Yansımalarda Kavramlar -12- Hasene-Hasenat
“HASENE- HASENÂT”
A-ÖN OKUMA
Tespit edebildiğimiz kadarı ile 44 ayette “HASENE” ve onun çoğulu “HASENÂT” kavramı geçiyor. Bu çalışmada 44 ayetin hepsi değerlendirilmiş, ancak okumanın uzamaması için kavramların benzer manalarla geçtiği bazıları AYETLER bölümümüze alınmamıştır.
Hasene kelimesini İHSAN-MUHSİN kavramlarından hatırladığımız gibi, HASAN- HUSEYİN- TAHSİN- AHSEN- HÜSNÜ- HÜSNİYE- HESNA- HÜSNA isimlerinin de bu kökten olduğunu zikredelim.
Görelim ne imiş HASENE?!..
1-AYETLER:
BAKARA
201-) Ve minhum men yekulü Rabbena atine fiyddünya haseneten ve fiyl ahırati haseneten vekına azaben nar;
Onlardan kimi de: “Rabbimiz, bize dünyada da hasene (Esmâ’nın güzelliklerini yaşamayı) ver, sonsuz gelecek sürecinde de hasene (nefsimizdeki Esmâ’nın güzellikleri) ver; (ayrı düşmenin) ateşinden bizi koru” derler.
NİSA
40-) İnnAllahe la yazlimü miskale zerretin, ve in tekü haseneten yudaıfha ve yü’ti min ledünHU ecran aziyma;
Şüphesiz Allah kimseye zerre ağırlığınca bile zulmetmez! Bir iyilik yapılmışsa onu kat kat arttırır ve ledünnünden azîm bir mükâfat verir.
85-) Men yeşfa’ şefa’aten haseneten yekün lehu nasiybün minha* ve men yeşfa’ şefa’aten seyyieten yekün lehu kiflün minha* ve kânAllahu alâ külli şey’in mukıyta;
Kim bir iyiliğin oluşması için vesile olursa, o iyilikten bir hissesi olur… Kim de kötü bir olaya vesile olursa, onda bir payı olur… Allah her şeye Mukît’tir.
ENÂM
160-) Men cae bil haseneti felehu aşru emsaliha* ve men cae Bisseyyieti fela yücza illâ misleha ve hüm la yuzlemun;
Kim bir iyilikle gelirse, ona getirdiğinin on misli vardır… Kim de bir kötülükle gelirse, ancak onun misliyle karşılığını yaşar! Onlar zulme uğratılmazlar.
ARAF
94-) Ve ma erselna fiy karyetin min Nebîyin illâ ehazna ehleha bil be’sai veddarrai leallehüm yeddarraun;
Biz (hangi) bölge halkına bir Nebi irsâl ettiysek, mutlaka onun halkını (kendini beğenmişliklerinden uzaklaştırmak için) sıkıntı, hastalık ile kuşattık; belki içtenlik ve alçak gönüllülükle yönelirler (diye).
95-) Sümme beddelna mekanes seyyietil hasenete hatta afev ve kalu kad messe abaened darraü ves serraü feahaznahüm bağteten ve hüm la yeş’urun;
Sonra içine düştükleri sıkıntıyı iyilik ile değiştirdik… Nihayet refaha erip (mal, evlatça) çoğaldılar ve (bu defa): “Babalarımıza da sıkıntı ve refah dolu günler gelmiştir (bunda alınacak bir ders olamaz)” dediler… Biz de onları, ne olup bittiğini fark etmeden yakaladık!
156-) Vektüb lena fiy hazihid dünya haseneten ve fiyl ahireti inna hüdna ileyKE, kale azabiy usıybu Bihi men eşa’* ve rahmetiy vesiat külle şey’* feseektübüha lilleziyne yettekune ve yü’tunez Zekate velleziyne hüm Bi ayatina yu’minun;
“Bize hem şu dünyada güzellik yaz hem sonsuz gelecek yaşamında… Doğrusu biz sana yöneldik”… Buyurdu ki: “Azabımı, kime dilersem ona isâbet ettiririm… Rahmetim her şeyi kapsar! Onu, korunanlara, zekâtı verenlere ve işaretlerimizdeki hakikate iman edenlere yazacağım.”
HUD
3-) Ve enistağfiru Rabbeküm sümme tubu ileyHİ yümettı’küm metaan hasenen ila ecelin müsemmen ve yü’ti külle ziy fadlin fadlehu, ve in tevellev fe inniy ehafü aleyküm azâbe yevmin kebiyr;
“(Yanlış ve kusurlarınız için) bağışlanma isteyin Rabbinizden! Sonra O’na tövbe edin ki, ömrünüz tamamlanana kadar sizi güzel bir şekilde yaşatıp, her erdemli kişiye lütfunu (ilim ve irfanlarının hak ettiğini) versin… Eğer yüz çevirirseniz, sizin için o büyük sürecin azabından korkarım.”
114-) Ve ekımıs Salâte tarafeyin nehari ve zülefen minel leyl* innel hasenati yüzhibnes seyyiat* zâlike zikra liz zakiriyn;
Gündüzün iki tarafında ve geceden zülfelerde (gündüze yakın saatlerinde) salâtı ikame et… Muhakkak ki hasenat (Hakikatini yaşamak-kişiden açığa çıkan güzel yaşantı), seyyiatı (hakikati örtme ve nefsaniyetten kaynaklanan suçların getirisini) giderir… Bu, idrak sahiplerine bir öğüttür.
RA’D
22-) Velleziyne saberubtiğae vechi Rabbihim ve ekamus Salâte ve enfeku mimma razaknahüm sirran ve alaniyeten ve yedreune bil hasenetisseyyiete ülaike lehüm ukbeddar;
Yine onlar Rablerinin vechini (cennet yaşamı olan rabbanî kuvvelerin açığa çıkışı yaşamını) arzulayarak, sabrettiler (mevcut şartlarına); salâtı ikame ettiler ve kendilerinde açığa çıkardığımız yaşam gıdasından gizli ve açık olarak bağışta bulundular… Yaptıkları yanlışları (arkasından yapacakları) güzel fiillerle yok ederler… İşte onlarındır geleceğin vatanı!
NAHL
30-) Ve kıyle lilleziynettekav ma zâ enzele Rabbüküm* kalu hayra* lilleziyne ahsenu fiy hazihid dünya hasenetün, ve le darul ahireti hayr* ve le nı’me darul müttekıyn;
Allah’tan korunanlara: “Rabbiniz ne inzâl etti?” denildi… “Hayır” dediler… Şu dünyada güzel davrananlara güzellikler vardır… Gelecekteki vatan ise elbette daha hayırlıdır… Muttakilerin vatanı ne güzeldir!
41-) Velleziyne haceru fillahi min ba’di ma zulimu le nübevviennehüm fiyd dünya haseneten, ve leecrul ahireti ekber* lev kânu ya’lemun;
Zulmedildikten sonra Allah’ta muhacir olanlara gelince; elbette onları dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz… Gelecekteki mükâfatı ise elbette çok büyüktür. Eğer bilselerdi!
75-) DarebAllahu meselen abden memluken la yakdiru alâ şey’in ve men razaknahu minna rizkan hasenen fehuve yünfiku minhu sirran ve cehra* hel yestevun* elHamdu Lillah* bel ekseruhüm la ya’lemun;
Allah (şöyle) bir misal veriyor: Bir şeye gücü yetmeyen köle ile, kendisini bizden güzel bir yaşam gıdası ile beslediğimiz ve ondan, gizli ve açık başkalarına bağışta bulunan kişi… Bunlar hiç eşit olur mu? Hamd, Allah’a aittir! Hayır, onların çoğunluğu bilmezler.
122-) Ve ateynahu fiyd dünya haseneten, ve innehu fiyl ahireti lemines salihıyn;
Biz Ona dünyada güzellikler verdik… O, sonsuz gelecek yaşamda da sâlihlerdendir.
125-) Ud’u ila sebiyli Rabbike bil hikmeti velmev’ızatil haseneti ve cadilhüm billetiy hiye ahsen* inne Rabbeke HUve a’lemu Bimen dalle an sebiyliHİ ve HUve a’lemu bil mühtediyn;
Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğüt ile davet et… Onlarla en güzel şekilde mücadele et… Muhakkak ki Rabbin, “HÛ” yolundan sapanı daha iyi bilir (O)… Daha iyi bilir “HÛ”, doğru yola erenleri!
FURKAN
70-) İlla men tabe ve amene ve amile amelen salihan feülaike yübeddilullahu seyyiatihim hasenat* ve kânAllahu Ğafuren Rahıyma;
Ancak tövbe eden, iman eden ve imanın gereğini uygulayan müstesna! Allah, onların kötülüklerini iyi niteliklere dönüştürür… Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir
NEML
89-) Men cae bil haseneti felehu hayrun minha* ve hüm min fezeın yevmeizin aminun;
Kim güzel vasıflarıyla geldi ise, onun için ondan daha hayırlısı vardır… Onlar o süreçte korkulası şeylerden güvendedirler.
KASAS
53-) Ve iza yütla aleyhim kalu amenna bihİ innehül hakku min rabbina inna künna min kablihİ müslimiyn;
Onlara bildirildiğinde: “Biz O’na iman ettik… Muhakkak ki O, Rabbimizden Hak’tır… Doğrusu biz O’ndan önce de, Rabbimize teslim olmuşluğumuzun farkındaydık!” dediler.
54-) Ülaike yü’tevne ecrehüm merreteyni Bima saberu ve yedreune bil hasenetisseyyiete ve mimma rezaknahüm yünfikun;
İşte onlara sabrettikleri için bunun karşılığı iki kere verilir… Bunlar, kötülüğü güzel davranışla yok ederler ve beslediğimiz yaşam gıdalarından karşılıksız bağışlarlar.
84-) Men cae bil haseneti felehu hayrun minha* ve men cae Bisseyyieti fela yüczelleziyne amilüsseyyiati illâ ma kânu ya’melun;
Kim güzellikleriyle (açığa çıkardığı Esmâ kemâlâtıyla) gelirse, onun için ondan daha hayırlısı vardır… Kim de kötülük ile (kendini toprak olacak beden kabullenerek yaşamanın getirisi olan davranışlarla) gelirse, yaptığı kötülüklerin sonuçlarından başka bir şeyle karşılaşmaz!
AHZAB
21-) Lekad kâne leküm fiy Rasûlillahi üsvetün hasenetün limen kâne yercullahe vel yevmel ahıre ve zekerAllahe kesiyra;
Andolsun ki, Rasûlullah’ta sizin için mükemmel bir örnek yaşam vardır! Allah’ı ve sonsuz geleceği umanlar ve Allah’ı çok zikredenler (hatırlayanlar) için!
FUSSİLET
34-) Ve la testevil hasenetü ve les seyyietü, idfa’ billetiy hiye ahsenü feizelleziy beyneke ve beynehu adavetün keennehu veliyyün hamiym;
İyilik, kötülük ile eşdeğer olmaz! Sen en güzel olan ile (kötülüğü) uzaklaştır… O takdirde görürsün ki, seninle düşmanlığı olan kimse, sanki sımsıcak bir dosttur!
ŞURA
23-) Zâlikelleziy yübbeşşirullahu ıbadeHUlleziyne amenu ve amilus salihat* kul la es’elüküm aleyhi ecren illel meveddete fiyl kurba* ve men yakterif haseneten nezid lehu fiyha hüsna* innAllahe Ğafurun Şekûr;
İşte bu, Allah’ın, iman edip imanın gereğini uygulayan kullarına müjdelediğidir… De ki: “Sizden yakınlığın sevgisi dışında, bu tebliğim nedeniyle bir karşılık istemiyorum”… Kim bir güzellik kazanırsa, onda, onun için bir güzellik de biz arttırırız! Muhakkak ki Allah Gafûr’dur, Şekûr’dur.
2- TANIM VE AÇILIMLAR:
(Bu bölüme alınan tanımlarda “Yansımalar”a ek olarak “B Meal”den de istifade edilmiştir.)
HASENE; çoğulu HASENÂT. Bu kelimelere verilen anlamlar:
- İyilik, Güzellik, Hayır.
- Pozitif, Hakka ait şey
- Ölüm ötesinde de geçerliliği olan iyilik; arınma, yakin, ihsan hali
- Rabbani bir özellik.
- İlahi özellikler, nübüvvet.
- Güzel vasıflar.
- Müşahade, yakiyn
- İyilik, iyi nitelik, meleki amel.
- Hz. Rasûlullah’ın yakınlarını sevmek; yakınlık.
- Hakikatini yaşamak- Kişiden açığa çıkan güzel yaşantı.
- Esmâ`nın güzelliklerini yaşamak.
- Nefsimizdeki Esmâ`nın güzellikleri.
- Kişinin açığa çıkardığı Esmâ kemâlâtı.
B- ÇÖZÜMLEME
1- AYETLERDE HASENE VE HASENAT
BİZDE MEVCUT ESMANIN GÜZELLİKLERİNİ YAŞAMAYI (BEDEN CEHENNEMİNDEN KURTULARAK ŞUUR CENNETİNE GEÇMEYİ) GETİRECEK TÜM FİLLER:
- Onlardan kimi de: “Rabbimiz, bize dünyada da hasene (Esmâ’nın güzelliklerini yaşamayı) ver, sonsuz gelecek sürecinde de hasene (nefsimizdeki Esmâ’nın güzellikleri) ver; (ayrı düşmenin) ateşinden bizi koru” derler. (Bakara-205)
- Bir şeye gücü yetmeyen köle ile, kendisini bizden güzel bir yaşam gıdası ile beslediğimiz ve ondan, gizli ve açık başkalarına bağışta bulunan kişi… Bunlar hiç eşit olur mu? Hamd, Allah’a aittir! Hayır, onların çoğunluğu bilmezler.(Nahl-75)
ŞUUR BOYUTUNDAN KAT KAT AÇILIMLAR GETİRECEK FİİLLER:
- Bir iyilik yapılmışsa onu kat kat arttırır ve ledünnünden azîm bir mükâfat verir. (Nisa-40)
- Kim bir iyilikle gelirse, ona getirdiğinin on misli vardır… Kim de bir kötülükle gelirse, ancak onun misliyle karşılığını yaşar! Onlar zulme uğratılmazlar. (Enam- 160)
Kim güzellikleriyle (açığa çıkardığı Esmâ kemâlâtıyla) gelirse, onun için ondan daha
- hayırlısı vardır…(Kasas-84)
- Kim bir güzellik kazanırsa, onda, onun için bir güzellik de biz arttırırız! Muhakkak ki Allah Gafûr’dur, Şekûr’dur. (Şura- 23)
ÖZÜNE SAMİMİYETLE YÖNELENLERE VERİLECEK OLAN DÜNYEVİ VE UHREVİ LUTUFLAR:
- “Bize hem şu dünyada güzellik yaz hem sonsuz gelecek yaşamında… Doğrusu biz sana yöneldik”… (Araf- 156)
- Şu dünyada güzel davrananlara güzellikler vardır… (Nahl-30)
- Allah’ta muhacir olanlara gelince; elbette onları dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz… (Nahl-41)
- Biz Ona dünyada güzellikler verdik…(Nahl-122)
- Kim güzel vasıflarıyla geldi ise, onun için ondan daha hayırlısı vardır… Onlar o süreçte korkulası şeylerden güvendedirler. (Neml-89)
TEVBENİN HAKİKATİNİ YAŞAYANLARA ARMAĞAN EDİLEN İDRAK VE HAL:
- Sonra O’na tövbe edin ki, ömrünüz tamamlanana kadar sizi güzel bir şekilde yaşatıp, her erdemli kişiye lütfunu (ilim ve irfanlarının hak ettiğini) versin… (Hud-3)
- Ancak tövbe eden, iman eden ve imanın gereğini uygulayan müstesna! Allah, onların kötülüklerini iyi niteliklere dönüştürür… Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir. (Furkan-70)
SALATI İKAME EDENLERE; GÜNAHLARININ SİLİNMESİ, GÜZELLİKLERİN ARTIŞI ŞEKLİNDEKİ LÜTUFLAR:
- Gündüzün iki tarafında ve geceden zülfelerde (gündüze yakın saatlerinde) salâtı ikame et… Muhakkak ki hasenat (Hakikatini yaşamak-kişiden açığa çıkan güzel yaşantı), seyyiatı (hakikati örtme ve nefsaniyetten kaynaklanan suçların getirisini) giderir… Bu, idrak sahiplerine bir öğüttür. (Hud-114)
BİR YANLIŞIN PEŞİNDEN HEMEN SONRA ORTAYA KONURSA, YANLIŞIN GETİRİLERİNİ SİLEN İYİLİKLER:
- Yaptıkları yanlışları (arkasından yapacakları) güzel fiillerle yok ederler… İşte onlarındır geleceğin vatanı! (Ra’d- 22)
- Bunlar, kötülüğü güzel davranışla yok ederler ve beslediğimiz yaşam gıdalarından karşılıksız bağışlarlar. (Kasas- 54)
İÇTENLİKLE ORTAYA KONDUĞUNDA SADECE İÇ DÜNYAMIZI DEĞİL, DIŞ DÜNYAMIZI DA GÜZELLEŞTİREN, DÖNÜŞTÜREN FİİLLER:
- İyilik, kötülük ile eşdeğer olmaz! Sen en güzel olan ile (kötülüğü) uzaklaştır… O takdirde görürsün ki, seninle düşmanlığı olan kimse, sanki sımsıcak bir dosttur! (Fussilet- 34)
2- AYETLERDE GEÇEN ESMALAR VE BU ESMALARA YÜKLENEN ANLAMLAR: http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm
EL HAFİYZ… Âlemler içindekilerin varlığının korunması için onların gerekenlerini oluşturan.
EL MUKİYT… Hafîz isminin özelliğinin oluşması için gerekli olan maddi veya manevî olarak
nitelendirilen alt yapıyı oluşturup meydana getiren.
ER REZZAK… Hangi boyutta veya ortamda olursa olsun açığa çıkan birimin yaşamının devamı için gereken her türlü gıdayı veren.
EL ĞAFÛR… Allâh Rahmetinden asla ümit kesilmemesi gereken. Gerekli arınmayı yaptırtarak Rahîmiyetin nimetlerine erdiren. Rahîm ismini tetikleyen!
EŞ ŞEKÛR… Verdiği nimeti çoğaltmak için o nimeti değerlendirten. Birimde verilen nimeti hakkıyla değerlendirerek “daha”sına açılmayı oluşturan. “Kerîm” isminin özelliğini tetikler. Bu ismin özelliğinin kapalı kalması ise, birimi kendisine ulaşana karşı kapanmayı; o nimeti değerlendirmek yerine başka yönlere dönerek o nimetten perdelenmeyi yaşatır. Bu da “nankörlük” yani verileni değerlendirmemek olarak tanımlanır. Verilenin gerisinden mahrum kalma sonucunu doğurur. Nimetin ardı kesilir!
ER RAHIYM… Âlem sûretleri ile kendini seyir edendir! Bilinçli varlıkları, hakikatlerine erdirmek suretiyle; seyretmekte ve Esmâ’sı özellikleriyle yaşatmakta olanın, kendisi olduğu farkındalığıyla yaşatandır. “Ve kâne bil mu’miniyne Rahıyma = Hakikatine iman etmişlere Rahîm’dir” (Ahzab: 43). Cennet diye işaret edilen yaşamın kaynağıdır. Melekî boyutun “var”lığını oluşturandır.
C- SONUÇ:
HASENAT TEFEKKÜRÜ
SALİH AMEL kavramını geleneksel, rivayete dayalı bilgi kalıpları ile “belli başlı ameller” şeklinde anladığımız gibi Hasene ve Hasenat kelimeleri geçince de “bildik iyilikler “ şeklinde okumak, bir alışkanlık refleksi olarak kene misali düşüncemize yapışıyor.
Kur’an-ı Kerime eksenli, Rasülullah (sav) merkezli din anlayışı ile Yansıyanları değerlendirdiğimizde ise dışa dönük anlatım ve yaşam biçimlerinin, açılmak istenen mana yanında çok sığ, çok kısır kaldığı gözlediğimiz acı bir gerçek…
Ayetlerden HASENE- HASENAT kavramını bu gözlükle okuduğumuzda karşımıza harika açılımlar çıkıyor. Hasene kavramı bağlamında şunları yeni seyirler olarak not ediyoruz:
Hakikatini yaşamayı niyete alan kimseden açığa çıkan güzel davranışlardır hasene. Bu çok önemli. Rast gele her müslümanın yaptığı bildik iyilikler değil, körü körüne tapınırcasına, dışsal bakış açıları ile ortaya konan fiiller değil, HAKİKATİNİ YAŞAMAK, ESMA KEMALATINI KENDİNDE AÇMAK üzere yönelenlerden açığa çıkanlardır Hasene.
Hasenede amaç; dışarıya, başkasına fayda vermekten öte; kişinin kendi özüne açılmasıdır. Klasik iyilik anlayışı ile, ayrı(!) birimlere yönelik fayda yaklaşımı içinde, benlik dimdik ayakta olarak yapılan fiiller; hasene kavramının ruhundan uzaktır!…
Köprüden önce son çıkıştır Hasene: Sistem; seriül hisab, zül intikam mekanizmaları ile üretilen fiil ve düşüncelerin sonucunu yaşatırken, bu acı bir realite olarak önümüzde iken; samimiyetle özüne yönelenler ve yerinde kullanmasını bilenler için; son bir çıkış kapısı, Tevbe-i Nasuh ve İstiğfar mekanizmaları ile daima mevcuttur.
Ayetlerden okuduğumuz ve bize müjde olarak gelen şey; Hasenenin günahı silmesi, bununla da kalmayıp yeni idrakler bahşetmesidir!..
Bazı ayetlerde, adeta deftere yanlış yazdığımız yazılar için bir silgi gibi zikredilmesi, üzerinde çok çok düşünülesi, ayrıntıları ile kullanılası bir mekanizmadır.
( Tekke Kültürü ile yoğrulan Anadolu’da, yanlış yapanın, evinden bir lokma da olsa sadaka vermesi, meğer nerelere dayanıyormuş!)
Hasenenin; samimiyetle ortaya konduğunda DIŞ DÜNYAMIZI DA DEĞİŞTİRME İMKANI VEREN BİR DÖNÜŞTÜRÜCÜ OLUŞU ise hayli dikkate değer!
***
Bütün bunlardan farklı olarak, kaynaktan yansıyan son bilgiler ışığında Hasene kavramından bizim anladığımız şu:
Öz noktamızı, Şuurumuzu, bizdeki Halife boyutunu açığa çıkarmak, beden ve beşer yanımızı şuurun emrine vermek; şeytanı secde ettirmek üzere; sahip olduğumuzu vehmettiklerimizden vermemiz, programlı biçimde riyazatlarımız, salatın, zikrin hakikatine yönelik gayretlerimizin tamamı hasene kapsamındadır!…
Rabbena âtina fid dünya haseneten…. diye başlayan duayı bu idrakle okumak ve yaşamak nasibimiz olsun….
Doğrular; Ehlinden, yanlışlar beşer yanımızdandır.
Şüphesiz en doğrusunu Allah, Rasülü ve de Ehlullah bilir.
Diğer Bölümler : 1.Bölüm | 2. Bölüm | 3. Bölüm | 4. Bölüm | 5. Bölüm | 6. Bölüm | 7. Bölüm | 8. Bölüm | 9. Bölüm | 10. Bölüm | 11. Bölüm
Mehmet Doğramacı
dogramacimehmet@gmail.com
Not : Yukarıdaki yazıda adı geçen ayetlerin numaralarına, metinlerine ve meallerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.
Yorum Yazmak İstermsiniz ?