<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sufizm.gen.tr -Düşünebilen Beyinlere. &#187; Yansımalarda Kavramlar</title>
	<atom:link href="http://www.sufizm.gen.tr/tag/yansimalarda-kavramlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sufizm.gen.tr</link>
	<description>sufizm, islam ve bilim.. sadece gerçeği arayanlara..</description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Mar 2010 23:00:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Yemin Olsun İkiz Kardeşine ki; Sen Resullerdensin!&#8230; (5)</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yemin-olsun-ikiz-kardesine-ki-sen-resullerdensin-5/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yemin-olsun-ikiz-kardesine-ki-sen-resullerdensin-5/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2010 22:30:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mehmet Doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[sufizm]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[tefekkür]]></category>
		<category><![CDATA[Yansımalarda Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[yasin suresi]]></category>
		<category><![CDATA[yasin tefekkür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sufizm.gen.tr/?p=1129</guid>
		<description><![CDATA[(Yasin Suresi “özde anlama” çalışması… Bu çalışma ne bir tefsir, ne bir te’vil, ne de bir ayet yorumudur. “Kur’an’ı sana inzal olur gibi oku”, uyarısı; “Kur’an İnsanın İkiz Kardeşi” Nebevi Gerçeği çerçevesinde sadece bir yaklaşım denemesidir.) 37-) GECE DE ONLAR İÇİN BİR İŞARETTİR! ONDAN GÜNDÜZÜ (IŞIĞI) ÇEKERİZ DE HEMEN ONLAR KARANLIK İÇİNDE KALIRLAR. Bu ayetten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="left"><span style="color: #0000ff;"> </span></p>
<div id="attachment_798" class="wp-caption alignleft" style="width: 160px"><img class="size-thumbnail wp-image-798" title="Mehmet Doğramacı" src="http://www.tasavvuf.gen.tr/wp-content/uploads/2010/02/MD-150x150.jpg" alt="Mehmet Doğramacı" width="150" height="150" /><p class="wp-caption-text">Mehmet Doğramacı</p></div>
<p><span style="color: #0000ff;">(Yasin Suresi “özde anlama” çalışması… Bu çalışma ne bir  						tefsir, ne bir te’vil, ne de bir ayet yorumudur. <em> “Kur’an’ı sana inzal olur gibi oku”,</em> uyarısı; <em> “Kur’an İnsanın İkiz Kardeşi”</em> Nebevi Gerçeği  						çerçevesinde sadece bir yaklaşım denemesidir.)</span></p>
<p><strong> <span style="color: #ff0000;">37-)</span></strong><span style="color: #ff0000;"><strong> </strong><strong> GECE DE ONLAR İÇİN BİR İŞARETTİR! ONDAN GÜNDÜZÜ </strong> (IŞIĞI)<strong> ÇEKERİZ DE HEMEN ONLAR KARANLIK İÇİNDE KALIRLAR.</strong></span></p>
<p>Bu  						ayetten itibaren ÇİFTER anlatımlar görüyoruz. Yani  						ÇİFTLERİN YARATILMASI diye önceki ayette işaret olunan  						açığa çıkışa ilişkin misaller geliyor önümüze geceye-  						gündüze, güneşe- aya ait tasvirlerle.</p>
<p>Çiftler kavramının YARATMA kelimesi ile gelişi; bize  						göre İNSANIN KENDİ HAKİKATİNE dair derin bir uyarı!&#8230;  						Bunun açıklamasını konu sonuna bırakıp gece- gündüz  						kavramlarını tahlil edelim.</p>
<p>Gece; bilinen anlamından daha özde düşünülürse insanın  						Düşünce Boyutu, gündüz düşüncelerin suretlere bürünerek  						açığa çıktığı Fiiller Boyutudur. Gece; salt, açığa  						çıkmamış Esma Manaları; gündüz suretlerle kendini  						gösteren Ef’al Alemi.<span id="more-1129"></span></p>
<p>Bu  						ikisinin birbirini kovalaması ve takip etmesi;  						düşüncelerimizin fiillerimizi, fiillerimizin  						düşüncelerimizi sürekli biçimde besleyerek bir dönüşümün  						hayatımızı inşa ettiğini işaret ediyor. Bir başka  						deyişle; içinde yer aldığınız ortam; dış dünya;  sizin  						iç dünyanıza; iç dünyanız sizin dış dünyanıza tesir  						ederek yaşam oluşmakta ve sürmektedir. Bu nedenle; güzel  						düşünmek, olumlu bakmak, temiz niyetler beslemek ne  						kadar önemli ise; yaşam alanını temiz insanlar ve güzel  						mekânlardan seçmek de en az o kadar önemlidir.</p>
<p>Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin <em>“Güzel gören  						güzel düşünür; güzel düşünen hayatından lezzet alır”</em> sözü dışla için birbirine tesirinin beliğ bir  						ifadesidir. <em>“Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu  						söyleyeyim”</em> vecizesi dış alemin içimize etkisini  						çarpıcı biçimde belirlerken; <em>“Kardeş sen düşünceden  						ibaretsin, gül düşünür gül olursun, diken düşünür diken  						olursun”</em> (Mevlana) ifadesi de düşünce boyutumuzun  						hayatımızı inşada ana mihver olduğunun işaretidir.  						Aslında bu ayetten alınacak asıl ibret de bizce budur.</p>
<p>Şöyle ki; ayetteki vurucu ifade “Gündüzün gecenin  						içinden çekilip alınması” “Gecenin bir işaret oluşu”… O  						halde çözümlemede esas yaklaşım noktamız gündüzden  						ziyade gece olacak.</p>
<p>Aslolanın “Allah a’madadır” gerçeğince geceden de öte  						karanlık olduğunu biliyoruz. Gündüz ve gündüzün temel  						dinamiği ışık ise; geçici- fani bir durumdur!&#8230; Uzayın  						karanlık oluşu; ışığın sanal bir oyundan öte olmayışı da  						bunun delili. Ehlinin son sohbetlerinden birinde  						“Dışarıda ışık yoktur. Mekân ve zaman da yoktur. Bunlar  						beyinde oluşur” mealindeki ifadesi de realiteyi bir  						başka noktadan okumayı ima ediyor sanki.</p>
<p>Gündüz, yani suretlerin göründüğü âlem ve onları  						gösteren ışık oyunu; asıl gerçeğin yanında sadece vehmî  						bir durumdur ki; sinema perdesine yansıyan sahneler  						kadar geçici ve bir o kadar asıldan uzaktır.</p>
<p>Geceden gündüzün; ışığın çekilip alınması ve karanlığa  						gömülmek ne demek? İlk planda bu tasvir ürkütücü bir  						olumsuzluk hissi veriyor olsa da bir müjde, bir yeni  						açılım, bir yeni seyir ufku aslında. Nasıl mı?&#8230;</p>
<p>Yasin Suresine girerken bu surenin İNSAN yani  						HALİFETULLAH olgusunun bizde nasıl ve ne şekilde  						açılacağını anlattığını ifade etmiş; bunun oluşumunda  						KUR’AN’IN İKİZ KARDEŞİMİZ oluşunu fark etmekle olayın  						başladığını, ŞEHRİN ÖTE YANINDAN GELEN ADAM diye tasvir  						olunan misalde işaret edilen sıralı yaşam süreçleri ile  						bu idrakin geliştiğini vurgulamıştık. İşte o açılım  						sürecinin önemli bir aşaması da bizden gündüz ışığının  						çekilip karanlığa gömülmemizdir!</p>
<p>Az  						daha mı açalım?..</p>
<p>Bu  						süreç kendine açılmadan evvel bütün yaşamı, bütün  						değerlendirmeleri, bütün düşünceleri, bütün hareketleri  						gündüze; yani DIŞSAL ALEME göre olan kişi; ciddi bir  						dönüşümle İÇSEL ALEMine dönmekte yada  						dön-dü-rül-mek-te-dir!&#8230; O güne değin değerlendirmeleri  						KALABALIKLARA GÖRE olan insan; bundan böyle kendi  						sorgulama süreçlerine açılmaktadır. Bir anlamda topluma,  						çevreye, yakınlara, genel- geçer kabul ve değerlere göre  						bakış açısından sıyrılmakta; ALLAH’A GÖRE değerlendirme  						ve tefekkürlere girişmekte, <em>“İnsan gibi düşünülen  						Tanrı sanısından; Allah gibi düşünen insan anlayışı”</em>na  						geçmektedir. Bu süreç karanlığa, yani suretsizliğe, yani  						düşünce evrenine açılma sürecidir.</p>
<p>Gecenin Allah işareti olarak zikredilmesi ise insanın  						hakikati ile yüzleşmesinin gece diye betimlenen  						düşünceye-sorgulamaya dayalı ilme yönelişle  						gerçekleşeceğinin ifadesi. Kısaca, özüne dönen kimse  						için dışarının sanal ışıltılarıyla oyun ve oyalanma  						dönemi bitmiş; aslolan karanlığa; a’maiyete, kalbe dönüş  						başlamıştır.</p>
<p>Bu  						dönüşle bakalım daha neler fark edilir?</p>
<p><span style="color: #ff0000;">38-39-40) GÜNEŞ DE KENDİ YÖRÜNGESİNDE AKAR GİDER! AZÎZ,  						ALÎM`İN TAKDİRİDİR BU! AY`A GELİNCE, ONA KONAK YERLERİ  						TAKDİR ETTİK&#8230; NİHAYET KADİM URCUN (KURUYUP İNCELEN  						ESKİ HURMA DALI) GİBİ GÖRÜLÜR. NE GÜNEŞ, AY`A YETİŞİR;  						NE DE GECE GÜNDÜZÜ GEÇER! HER BİRİ AYRI YÖRÜNGEDE  						YÜZERLER.</span></p>
<p>Bu  						defa güneş ve aya dair seyirleri okuyoruz. “Güneş aklı,  						ay duyguyu temsil eder” dense de, “yakıcı gerçeği”  						güneş, o “gerçeğin vehmi yansıması”nı ay temsil eder.</p>
<p>Bir anlamda güneş “asıl ben”, ay “gölge benlik”tir.  						Güneş; “yaşam enerjisi”; ay; insanda çeşitli “çekim  						etkileri ile duygusal haller yaşatan ayna”dır.</p>
<p>İnsanın Yasin Suresine konu olan süreçte fark edeceği  						şey güneşin yada ayın üstünlüğü değil; bu ikisiyle  						kendinde neler oluştuğu, nasıl bir sistem işlediğidir. O  						nedenle; güneş; kendi yörüngesinde akmakta olan birimsel  						aklı, ay; çeşitli evrelerden geçerek kişinin bilinç  						denizinde med- cezir oluşumlarını tetikleyen, duygusal  						çalkantılar oluşturan nefsaniyete dönük beşeri yanı  						temsil eder.</p>
<p>Güneşin Aziz ve Alim’in takdiri ile kendi yörüngesinde  						akması; akla-ilme- gerçeğe dönük değerlendirmelerin AZİZ  						esması ile tetiklenen baskılama- zorlama- fitne- imtihan  						süreçleri ile geliştiğinin işareti. AZİZ den hemen sonra  						ALİYM esmaının gelişi; her sınav ve egoya dönük  						baskılama evresinin insanda İLMİ BİR GERÇEĞİ su yüzüne  						çıkararak hakikat güneşiyle ayan beyan yüzleşmesinin  						temsili.</p>
<p>Güneşi birimsel akıl olarak ele aldığımızda; insanın  						kendine yöneldiği bu süreçte birimsel aklın her şeyi  						kapsamadığı, sınırsız- sonsuzu çözmede yetersiz kaldığı;  						belli bir yörüngeye mahkûm olduğu fark edilir diye de  						düşünebiliriz. Hakikaten insan bu aşamalarda kendi  						aklının da ötesinde ve üstünde akıllar, üst bilinçler  						olduğunu görmekte, ister gönüllü ister mecburen olsun  						kendi acziyetini kavramaktadır.</p>
<p>…</p>
<p>Ayın çeşitli menziller, konak yerleri geçerek eski- kuru  						hurma dalına dönüşmesi ise; vehmî benliğin çeşitli seyir  						ve idrak yolculuklarından sonra kendi varlığının aslında  						hiç var olmadığını, faniliğini fark edişi diye anlamak  						mümkün.</p>
<p>Güneşin yörüngesi ve müstekar kelimesinden mülhem  						istikrarı olmasına karşın ayın menzilleri olması ve  						halden hale geçişi; hakikatin, özbene ait açılımın  						istikrarla devamlılık gösterdiğini; ama gölge benliğin  						aşama aşama eridiğini fısıldamaktadır.</p>
<p>Tasavvufi hayat bir tanıma göre; vehmi benliğin tükeniş  						evresidir. İşte ayın kuru hurma dalına dönüşmesi diye  						mecazen anlatılan; beşeri duygu ve değerlerin tükenişi,  						gerçekle yüzleştikçe hepsinin birer birer boşa  						çıkmasıdır!</p>
<p>Ne  						güneşin aya ne de ayın güneşe yetişememesi, gündüzün  						geceyi gecenin gündüzü geçememesi, her birinin belli bir  						yörüngede akması ise; güneş- ay, gece- gündüz ikili  						sistemi ile açıklanan oluşumu fark eden insanın gerek  						içsel ve gerekse dışa dönük yaşam anlayışında belli bir  						kudretle ayağa kalkışıdır.</p>
<p>Bu  						hitap, adeta farkındalığa ermiş insandan çıkmaktadır.  						Adeta o insan duyguları ve aklına güçlü bir eminlikle  						şöyle demektedir:</p>
<p><em> “Her ikinizin de yeri bende bellidir. Hiçbirinizi öne  						geçirmiyorum. Aklımı da duygumu da yerli yerince  						kullanacak ve değerlendireceğim!&#8230; Ben ne DUYGUSALım ne  						de çok AKILCI…Gündüzün geceye müdahalesine; yani dışsal  						dünyanın içsel alemime nüfuz edip beni etki altına  						almasına izin vermiyorum. Düşüncemi ben inşa ederim!&#8230;  						Düşüncelerimle dış dünyamı yanlı ve bireysel  						değerlendirmeye de izin vermiyorum… Evren ve dünya  						sadece benden ibaret değil. O halde her şeyi yerli  						yerince görecek ve hakkınca değerlendireceğim. Yani  						HAKKIN HAKKINI BÜRÜNDÜĞÜ SURETE GÖRE VERECEĞİM.”</em></p>
<p>***</p>
<p>Çiftler kavramının YARATMA kelimesi ile gelişi; bize  						göre İNSANIN KENDİ HAKİKATİNE dair derin bir uyarıdır  						demiştik en başta konuya girerken.</p>
<p>HALEKA kelimesi ile gelen YARATMA; bir anlamda VAR  						OLMAYANI VAR GÖSTERME demektir. CEALE kelimesi ile gelen  						OLUŞTURMA ise asıl hakikate dikkat çeker.</p>
<p>( 						<a href="http://okyanusum.com/yollarkalbecikarken4.html"> http://okyanusum.com/yollarkalbecikarken4.html</a> )</p>
<p>Kur’an HALİFE kavramını CEALE ile kullanırken; İnsana-  						beşere, dünyaya dair anlatımlar HALEKA ile gelir… Bundan  						şimdilik kısaca anlamamız gereken; Haleka kelimesi ile  						geçen işaretlerde boğulmamak, geri çekilip, tepeden  						bakarak, arka planı görmektir. Gündüz ve geceye, ikisine  						de ayrı ayrı varlık atfederek bakan anlayışın ne derece  						kör olduğu; dünyanın dışından bakıldığında bu ikisinin  						de geçici oluşumlar olduğunun görülmesi ile fark edilir.</p>
<p>O  						nedenle Haleka kelimesi ile gelen Çiftli anlatımlarda  						çiftlerden her birine takılarak değerlendirme yapmak  						değil; daha üstten, daha tepeden bakışla o çiftin  						işleyişinde saklı Teki görmektir hüner!..</p>
<p>Çiftli anlatımlardan sonra insana halife oluşunu  						hatırlatan bir diğer işareti okuyalım şimdi.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">41-42-43-44) BİZİM ONLARIN ZÜRRİYETLERİNİ O DOPDOLU  						GEMİLERDE YÜKLENİP TAŞIMAMIZ DA ONLAR İÇİN BİR  						İŞARETTİR! ONLAR İÇİN ONUN MİSLİ, BİNECEKLERİ ŞEYLERİ  						YARATMIŞ OLMAMIZ! EĞER DİLESEK ONLARI SUDA BOĞARIZ DA,  						NE İMDATLARINA YETİŞEN OLUR VE NE DE KURTARILIRLAR!  						ANCAK BİZDEN BİR RAHMET OLARAK VE YALNIZCA BELLİ BİR  						SÜRE NASİPLENMELERİ İÇİN ÖMÜR VERMEMİZ HARİÇ.</span></p>
<p>Bu  						ayetlerde geçen gemiye iki türlü anlam verilmiş  						eserlerde. “Genetik kotlarımızın nesilden nesile  						aktarımı”. Bir de “anne rahminde ceninin korunarak  						dünyaya gelişi”. Her iki anlamda madde planında şüphesiz  						doğrudur. İnsanlık nesli genetik kodlar taşıyan DNA  						sarmalı aracılığı ile çağlara aktarılmaktadır. Gen  						sarmalları korunmuş birer gemi gibi taşır insana ait  						özellikleri. Bozulmaksızın, hasara uğramaksızın…</p>
<p>Mana ve idrak planında gemi; alem suretlerince idare  						olunan; bilinç katmanlarıdır. Her çağda her dönemde Nefs  						Mertebeleri diye de işaret olunan İDRAK KATMANLARI yani  						ALEMLER var olacaktır, kendine özgü özellik ve bakış  						açılarını korumak suretiyle.</p>
<p>Buna göre her idrak; bir idrak gemisi içinde yaşamını  						sürdürerek bilinç denizinde üzerine düşen işlevi yerine  						getirerek yol almakta!</p>
<p>Gemi kavramını Nuh (as) kıssasına bağlayarak düşünecek  						olursak; gemi diye işaret olunanın; İNSANLIK ŞUURU yani  						HALİFELİĞİNİ FARK ETMİŞ neslin, seçilmiş, süzülmüş,  						korunmuş neslin devamının sağlanması olduğunu görürüz.</p>
<p>Hz. Nuh (as) Risaletin ilk açığa çıktığı mahalli  						sembolize eder. Risaletin ilk açığa çıktığı mahal;  						çeşitli çiftleri değerlendirerek Muhammedi yaşama adım  						atmak üzere dağa; belli bir bedensel bilince yerleşmiş,  						oradan hayatiyetini sürdürmüştür.</p>
<p>Binilecek geminin yaratılması; mevcut bedenlerimiz ve  						onlarda hakim olan bilinçlerimizdir bir bakışa göre.  						Binilecek gemileri insan karakterlerinin tâbi olduğu  						BURÇLAR diye de okumamız mümkün.</p>
<p>İnsanlığını fark edecek olanlar, belli idrak grupları  						içinde taşınmaktadırlar. Said neslinin Şaki neslinin  						kendi genleri ve kendi alem suretleri ile devamı el’an  						yürürlüktedir. Her idrak grubu gemisinde taşınacaktır  						belli bir süre. Sonra ömür denen süreç tükenecek ve her  						birim asıl gerçekle yüzleşecektir, mazerete, özre,  						bahaneye yer olmaksızın.</p>
<p>Muhammedi İdrak- Halifelik Şuuru- İnsanlık; Kulluk Şuuru  						da onun temsilcileri eliyle korunmuş ve aktarılmıştır.  						Kısacası; gemiler içinde taşınıyor olmak başlı başına  						bir lütuftur değerlendirebilene.</p>
<p>Tasavvufi Hakikate Yönelmek; kaptanı Muhammedi Zatlar  						olan Hilafet Gemisinde yerini almaktır,  						değerlendirebilene!&#8230;</p>
<p>…</p>
<p>Gemiler içinde zürriyetlerin aktarımı olayı, Yasinin  						buraya kadar hitaplarında açıklandığı şekilde hakikatle  						yüzleşen insana bir şey daha söylemektedir:</p>
<p><em> Yaşamına ve düşüncelerine dikkat et! El’an yaşadıkların  						da düşündüklerin de gemiye yükleniyor, bir gün karşına  						çıkmak üzere seriül hisab ve zül intikam kaydına  						giriyor. Ve aynı zamanda senden üreyecek neslin; yani  						bundan sonraki fiil ve idraklerinin de mayası böylelikle  						oluşuyor!&#8230;</em></p>
<p>Bize göre bu ayetlerin can damarı da burası!</p>
<p>Her fiil ve düşüncemizin yarınımıza seriül hisab kaydı  						vermesinden çok daha mühim olan; o anlayış ve  						yaklaşımımızın tüm hayatımızı etkileyecek bir tohum, bir  						maya oluşudur!</p>
<p>Bilgisayar sürücülerine yazılanı silmek belki kolaydır.  						Temizlenebilir, format atılabilir. Ne var ki harddiske  						işlenen, muhafaza edilmekte ve tüm işleyiş sistemini her  						an etkilemektedir. Buradaki olay, “Dedesi koruk yemiş  						torunun dişi kamaşmış”, “Bir alimden bir zalim  						oluşurmuş” şeklinde dışa atılarak değerlendirilecek  						kadar basit bir olay da değildir. Her an, her halimiz;  						ana çekirdeğimize, DNA mıza, bilinç merkezimize  						işlenmektedir, sonraki anların inşasında mutlak  						yönlendirici olmak üzere! Üzerinde derin derin  						düşünülesi sarsıcı bir gerçektir bu, anlayabilene!&#8230;</p>
<p>…</p>
<p>Harddiske, ana belleğe işlenenlerin kullanımında dahi  						ilahi bir lütufa kapı aralandığı, bir rahmet olarak;  						ister yanlış ekilsin ister doğru ekilsin düşünce ve  						fiilleri dönüştürme fırsatı  yani  bir “ömür” verildiği  						ayetin son ifadelerinde öne çıkıyor. Bu insanın  						sevinçten havalara zıplamasını gerektiren büyük bir  						müjdedir…</p>
<p>O  						halde her an derunumuza inecek tarzda kodlama yapıldığı  						gerçeği fark edilmişse; her an, ne ektiğini ne ettiğini  						sorgulayacak mekanizmaları devreye alabilecek  						uyanıklıkta olmak da çok önemli bir husustur.</p>
<p>O  						nedenle sistem içinde işlevleri açıklanan ve tavsiye  						edilen TEVBE- İSTİĞFAR- TEVEKKÜL- İHSAN- İNFAK- HELALLİK  						vb mekanizmalar çok iyi değerlendirilmelidir.  						Değerlendirilmelidir ki; ileriye dönük kodlamalarda,  						ileriye dönük gemiye yüklemelerde doğru ve Hakça  						davranılmış olsun!&#8230;</p>
<p>…</p>
<p>O  						gemide çeşitli idrak tohumlarının yerini almasından  						sonra kendi içimizde yaşanacak arınmalar, saflaştırmalar  						acaba nasıl cereyan eder?&#8230;</p>
<p>Bunu da önce cehennem, sonra da cennet tasvir eden,  						gelecek ayetlerde okuyalım inşaAllah!</p>
<p align="left"><em><span style="color: #ff0000;">[ ... ] Sürecek [ ... ]</span></em></p>
<p style="text-align: right;"><strong><em>Mehmet Doğramacı</em></strong></p>
<p style="text-align: right;"><a href="mailto:dogramacimehmet@gmail.com?Subject=Sufizm.gen.tr%20Iletisim"><strong><em>dogramacimehmet@gmail.com</em></strong></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yemin-olsun-ikiz-kardesine-ki-sen-resullerdensin-5/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yemin Olsun İkiz Kardeşine ki; Sen Resullerdensin!&#8230; (4)</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yemin-olsun-ikiz-kardesine-ki-sen-resullerdensin-4/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yemin-olsun-ikiz-kardesine-ki-sen-resullerdensin-4/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2010 22:27:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mehmet Doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[sufizm]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[tefekkür]]></category>
		<category><![CDATA[Yansımalarda Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[yasin suresi]]></category>
		<category><![CDATA[yasin tefekkür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sufizm.gen.tr/?p=1130</guid>
		<description><![CDATA[(Yasin Suresi “özde anlama” çalışması… Bu çalışma ne bir tefsir, ne bir te’vil, ne de bir ayet yorumudur. “Kur’an’ı sana inzal olur gibi oku”, uyarısı; “Kur’an İnsanın İkiz Kardeşi” Nebevi Gerçeği çerçevesinde sadece bir yaklaşım denemesidir.) 30-) HÜSRAN ŞU KULLARA! KENDİLERİNE BİR RASÛL GELMEYE GÖRSÜN, HEP ONUN BİLDİRDİĞİYLE ALAY EDERLERDİ. “Şehrin uzak tarafından koşup gelen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_798" class="wp-caption alignleft" style="width: 154px"><img class="size-medium wp-image-798 " title="Mehmet Doğramacı" src="http://www.tasavvuf.gen.tr/wp-content/uploads/2010/02/MD-240x300.jpg" alt="Mehmet Doğramacı" width="144" height="180" /><p class="wp-caption-text">Mehmet Doğramacı</p></div>
<p><span style="color: #0000ff;">(Yasin Suresi “özde anlama” çalışması… Bu çalışma ne bir  						tefsir, ne bir te’vil, ne de bir ayet yorumudur. <em> “Kur’an’ı sana inzal olur gibi oku”,</em> uyarısı; <em> “Kur’an İnsanın İkiz Kardeşi”</em> Nebevi Gerçeği  						çerçevesinde sadece bir yaklaşım denemesidir.)</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">30-) HÜSRAN ŞU KULLARA! KENDİLERİNE BİR RASÛL GELMEYE  						GÖRSÜN, HEP ONUN BİLDİRDİĞİYLE ALAY EDERLERDİ.</span></p>
<p><em> “Şehrin uzak tarafından koşup gelen adam</em>”ın  						açtığı sürecin benlik ve bilince ait eski binaları  						yıkacak bir açılım olduğunu 28-29. ayetlerden anlamış  						idik. 30. ayette de o sürecin nasıl ve nelere dayanarak  						başladığı anlatılıyor.</p>
<p>Şöyle ki; hüsran yıkım demektir. Hitabı hep içeriden  						okumaya gayret ettiğimiz için HÜSRAN ŞU KULLARA hitabını  						HÜSRAN BAZI TUTKULARA, ALIŞKANLIKLARA diye ele alacağız.  						Kulluk; bir yönüyle kölelik olduğu için, kölesi  						olduğumuz, kulluk ettiğimiz bazı alışkanlıklar,  						perdeler, şartlanmalar, yargılar, değerler; Rasülün  						hitabı alındıktan sonra yıkılmaya mahkum olacaklardır!..<span id="more-1130"></span></p>
<p>O yıkımın nasıl bir sebep- sonuç silsilesi içinde açığa  						çıkacağı da ayette işaret edilmiş. Rasülün hitabı ile  						“alay” söz konusu. İşte bu alay ve kınama; yıkım  						sürecinin ne yönde ilerleyeceğini gösteriyor. Biraz  						açalım…</p>
<p>“KİŞİ KINADIĞINI YAŞAMADIKÇA CAN VEREMEZ” hadisi  						hatırımızda kalsın. Risaletle bildirilen hakikat size  						açıldığı anda; geçmişte veya şimdide hor, hakir, yanlış,  						eğri gördüğünüz hallerle yüzleşme dönemine girersiniz.  						Bu bir manada sizde SERİÜL HISAB ve ZUL INTIKAM  						mekanizmalarının hız kazanması demektir. Ve en başlarda  						belirttiğimiz gibi lehinizedir, arınmanız içindir…</p>
<p>Siz Risalet bilgisi ile size gelen hakikati  						sindiremediniz ve “Olmaz, olamaz böyle şey” dediniz  						değil mi?.. İşte o olamaz dediğinizi yaşatacak sürecin  						tasavvufa yönelmekle başlayacağını unutmayınız!..</p>
<p>Çünkü “olmaz”larınız, “asla”larınız, “yapamam, bana  						uymaz”larınızın hepsi birer perdedir. Her mahalde hakkı  						seyrinize set çekerler. İşte bu perdenin yırtılması, ilk  						etapta kınadığınız şeylerin aşama aşama önünüze gelmesi  						ile olur. Tasavvufi hayata girmeden önce her şeyi düzgün  						giden insanların bu yönelişle birlikte kiminin işinde  						iflası, kiminin şehrini terke mecbur kalışı, kiminin  						aile hayatının sarsılması işte hep o hitaba karşı  						“alaylar ile yüzleşme” serisinden başka bir oluşum  						değildir.</p>
<p>İmtihan ve Fitne kavramının özü anlaşılırsa; ister alay  						ister hor görme biçiminde gelişsin; yaşanan sürecin  						“İLMİN STAJI” olduğu müşahede edilir. İmtihanla kendi  						potansiyelini görür ve sonuçlarını yaşarsın!..   						 						(<em>Fitne yani imtihan, senin, ilminle ne derece  						yaşayabildiğini fark etmen içindir!.. Sanma ki imtihan,  						başkalarının seni mükafatlandırması ya da  						cezalandırmasıdır!.. A.H)</em></p>
<p>Olaylara böyle bakmak yanış ve azaplara çok değişik bir  						boyuttan seyir hali açar kişiye.</p>
<p>Hüsran; yıkım, kayıp, zarar, üzüntü demek olsa da bu;  						beden ve bedeni değerler için geçerlidir.</p>
<p>Hemen işin müjde yönünü haber verelim; bilincin üzüntü  						ve yıkım gördükleri; şuur için yeniden inşanın ta  						kendisidir!..</p>
<p>Bu yıkım döneminde kayıplar yaşayan bilince; 31. ayette  						bir teselli, 32. de de diğer bir açılımla yeni ufuklar  						gösteriliyor. Okuyalım…</p>
<p><span style="color: #ff0000;">31-) GÖRMEDİLER Mİ Kİ ONLARDAN ÖNCE NİCE KUŞAKLAR HELÂK  						ETTİK Kİ; GİDENLERİN HİÇBİRİ GERİ DÖNMEYECEK ONLARA!</span></p>
<p>Çeşitli hüsranlar yaşanırken bilinç ve ego feryat  						ederek: <em>“Bitiyorsun sen. Yıkılıyorsun. Her şeyin  						elinden çıkıyor. Mahvolacaksın. Gel yol yakinken dön  						hemen!..” </em>şeklinde vehimler pompalamaya başlar. Kişi  						bu esnada aklı ve ilmi kullanabilirse; iki şeyi  						görecektir:</p>
<p>1-      						 						 						Hayatta gelişim için sürekli biçimde bazı şeylerin elden  						çıkması gerektiği.</p>
<p>2-      						 						 						Eskiler rafa kalkmadan yeni idrake erişmenin mümkün  						olmadığı.</p>
<p>Daha önce nice kuşaklar helak ettik, hiçbiri geri  						dönmedi ifadesi; “Çocukluğundan itibaren bir dizi  						değişim yaşadın ey insan, eskiden inandıklarının  						bazılarına şimdi inanmaz oldun, bazılarında da ne kadar  						kısıtlı düşündüğünü fark ettin, yani şu anına gelene  						kadar inandığın bazı şeylerden geçerek geldin, onlar  						sana geri de dönmeyecek” gerçeğini ifade etmekte.</p>
<p>Bir başka anlamda SİSTEMDE DEĞİŞMEYEN TEK ŞEYİN DEĞİŞİM  						OLDUĞU  çarpıcı biçimde dile gelmekte…</p>
<p>Öyle değil mi?.. Liseye başladığımızda ilkokul gözüyle  						bakmıyoruz hayata. Üniversite bitince lise idrakimizin  						ne kadar basit kaldığını seyrediyoruz. Tıpkı bunun gibi;  						şimdilerde bizi yakan o benliğe dair yıkımlar  						tamamlandığında da hüzünlü bir gülümseme ile şöyle  						diyeceğiz: NE KADAR DA SAFMIŞIM. DİN ADINA NELERE  						İNANMIŞ, NE YOLLARA SAPMIŞIM?!&#8230;</p>
<p>Buradaki helakin TOPLUMSAL KUŞAKLAR dan ziyade İDRAK  						KUŞAĞI olduğunun delili; kuşak için ayette KARN  						ifadesinin kullanılmasıdır. Karn; Yansımalarda ANTEN,  						yani algılama aracı olarak çevrilmiştir. Bu da bize, bu  						değişim süreçlerinde HEM ALGIMIZIN HEM DE ALGILAMA VE  						DEĞERLENDİRME ARAÇLARIMIZIN DEĞİŞECEĞİNİ fark  						ettirmekte…</p>
<p>Değişim sürecinin başlamasına paralel olarak, bir başka  						olay daha devreye girmektedir ki; bu da hem ahretimiz,  						ebedi yaşam boyutumuz, hem de şu anımız için kıymetli  						bir gelişmedir. Ne olduğunu ayetten değerlendirelim.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">32-) ELBETTE HEPSİ, TOPTAN ZORUNLU HAZIR BULUNACAKLAR.</span></p>
<p>Hiçbir algının ve eski idrakin geri dönmeyeceği ayeti;  						sürekli biçimde ileriye dönük gelişimi vurgularken HEPSİ  						TOPTAN HAZIR OLACAKLAR ifadesi ilk planda çelişik gibi  						geliyor, anlaşılamıyor.</p>
<p>“Hazır bulunma”da kullanılan kavram “MUHDARUN” dur. Bu  						da “zorunlu biçimde bir huzura çıkışı” ifade eder.  						Zorunlu huzura çıkma deyince aklımıza gelen şey, ya bir  						yetkili makama çıkma yada mahkeme edilme değil mi?&#8230;</p>
<p>Tanrısal düşüncelerden arınma gayretimiz olduğu için biz  						buradaki huzura çıkmayı etkin makama sunulma değil de  						MAHKEME; SORUŞTURMA, KOVUŞTURMA, DURUŞMA diye ele  						alacağız. (Elmalılı Hamdi Yazır’ın görüşü bu yöndedir.)</p>
<p>Kişinin hakikatle yüzleşmesi esnasında duruşma ve  						soruşturma yaşaması ne demek?&#8230;</p>
<p>Tüm kuvveleri ile o duruşmada hazır olmak ne demek?..</p>
<p>Bunun da içe ve dışa dönük iki yönü var azizim:</p>
<p>1-      						 						 						Sana açılan yeni bilgi ile sen kendi kendini  						sorgulayacak, kendini hesaba çekecek, vicdan yargıcının  						huzuruna çıkacaksın her gece seccadende yada her an  						yönelişlerinde…</p>
<p>2-      						 						 						Sana yeni bilgi ve değerlendirme açıldığı süreçte  						etrafındaki bütün insanların bir sorgulama ve kovuşturma  						açtıklarını hayretle müşahede edeceksin!&#8230; Sanki herkes  						başkalarını bırakacak da senin dürüstlüğünü,  						doğruluğunu, ilmini, halini sorgulamayı görev  						edinecekler…</p>
<p>Her iki süreç de çok zevklidir bilir misin?&#8230;</p>
<p>Aman Allah’ım, o seccadede sabaha kadar günahlarınla  						yüzleşip gözyaşlarına boğulmak nasıl bir zevktir,  						doyamazsın!.. Ağlamak bu kadar da mı huzur verirmiş, der  						gene hayretlere düşersin öylesi el açtığın, kul olarak  						acziyetini yanaklarında damla damla hissettiğin  						saatlerde.</p>
<p>Ya dışarıdakiler?.. Zevkli midir?.. Bütün mahalle, bütün  						şehir üstüne üstüne gelir adeta. Kimsenin hali görünmez  						de yakın çevrenin biricik gündemi sen olursun… Hakkında  						dedikodular mı çıkmaz, iftira mı olmaz, zanlar mı  						üretilmez, ooooooo neler neler…</p>
<p>Beden epey acısa da, içten içe kanasa da bunun zevki  						bambaşkadır. Negatifini gönüllü üstlenir seni candan (!)  						sevenler. Günahlarını birer- ikişer bölüşürler her gün,  						hatta paylaşamazlar bazen de oyuncak çekiştiren çocuklar  						 gibi itişirler birbirleriyle…</p>
<p>İşte sen gerek içte gerek dışta yaşadığın bu toplu  						yüzleşmelerle tüm mazini, içini dışını, saklını açığını  						önünde bulursun. Duruşmalar biraz uzasa da değil mi ki  						bu bir arınma süreci, aşama aşama her dosyadan beraat  						ederek yürürsün özgürlüğe. Her beraat ve geçişte  						kendinden daha bir emin ve daha bir hafiflemiş olarak…</p>
<p>…</p>
<p>Bazı yüksek idrakler için DURUŞMA SÜRECİ ömür boyudur!  						Hatta bazıları için ölümden sonra da sürer bu süreç.</p>
<p>Bak, hala Mevlana- Şems aşkı hakkında zanlar üretilmiyor  						mu? 						 						 						Yunus, Kaygusuz, Pir Sultan, Hallac, Cüneyd, Beyazid,  						İbn Arabi gibi zatlar hakkında hala ileri geri  						konuşulmuyor mu?&#8230;</p>
<p>Bir yönüyle MOLLA KASIM’LA YÜZLEŞME mekanizmasıdır bu.  						Evet, Molla Kasım’ların karşımıza gelişi sıradan bir  						süreç değil, sisteme ait bir mekanizmadır. (<a href="http://www.sufizmveinsan.com/sohbet/mollakasim.html">http://www.sufizmveinsan.com/sohbet/mollakasim.html</a>)</p>
<p>***</p>
<p>Bu duruşma süreçlerini sana yaşatan aslında senin  						hakikate yönelişinle beynini ve ruhunu teslim  						alanlardır. Nereden mi çıkardık?</p>
<p>LEDEYNA MUHDARUN diye geçiyor bu hazır olma hali…  						KATIMIZDA HAZIR OLACAKLAR… Burada konuşan BİZ kalıbıyla  						kimler?&#8230; (Ricali Gayb ve Divan konuları ile Tasarruf  						mekanizması okunursa bu süreçte sizi kimler ele alıyor  						anlarsınız.)</p>
<p>Bunlar yaşanırken kulluk acziyeti, beşer zafiyeti  						nedeniyle içinizde hafif burukluklar olabilir. Kolay  						değildir kayıpları, kaçışları, kınanmayı bilince  						sindirmek. İşte onun hazmını kolaylaştıracak misaller  						geliyor şimdi…</p>
<p><span style="color: #ff0000;">33-) ÖLÜ ARZ DA ONLAR İÇİN BİR İŞARETTİR! ONU DİRİLTTİK,  						ONDAN ÜRÜNLER ÇIKARDIK DA ONDAN YİYORLAR&#8230;</span></p>
<p>Sen şimdi sürekli “Elimden bir şeyler gidiyor, sahip  						olduklarım kayboluyor, sürekli biçimde yeniliyorum,  						yıkılıyorum” sanıyorsun ya. Bak Rabbimiz sana içinde  						bulunduğun dünyadan bir misal veriyor:</p>
<p>YER DE SENİN İÇİN İŞARET. KIŞIN ÖLÜR, YAZIN DİRİLİR. HER  						ÖLÜMÜ, YENİ MEYVEYE DİRİLİŞİDİR ASLINDA.</p>
<p>Ve cancağızım sen de oluşacak kayıplara böyle bak. Her  						yıkım bir inşa, her kayıp bir kazanım aslında.</p>
<p>Ayette ölü arzı, ölü beden diye de okuyabiliriz. Ölmeden  						diriliş yok demek ki. Bedenin yaşadığı her ölüm, şuurun  						yaşadığı bir diriliş aynı zamanda. Öyle ki uzun süre  						gıdalanacağın idrak meyveleri, şimdilerde elinden  						çıkanların tohumundan yeşerecek!..</p>
<p>Yeşerecek mi? Yooo, yeşermiş yetişmiş bile. Bak ayete:</p>
<p><span style="color: #ff0000;">34-) ORADA HURMA AĞAÇLARINDAN, ÜZÜMLERDEN BAHÇELER  						OLUŞTURDUK, ORADA PINARLAR FIŞKIRTTIK.</span></p>
<p>Hurma ağaçlarından bahçeler… Üzümlerden bahçeler…</p>
<p>Konu idrak olursa nasıl anlarız?..Hurma; beyni ve aklı;  						Üzüm; gönlü ve hissiyatı simgeler. Hurma yani akılla  						çeşitli çözümlemeler yapılırken; üzümden elde edilen  						şarap (aşk) ile kendinden (benlikten) geçme  						yaşanmaktadır. Olayın cennet halinde yaşandığı hatırdan  						çıkarılmaz ise; çeşitli yanışlara paralel olarak yeni  						idrak meyveleri derlenecek, bunların bir kısmından aklî  						TEFEKKÜRLER bir kısmından da sezgisel DOĞUŞLAR  						deneyimlenecek demektir.</p>
<p>Tefekkür ve Doğuşlardan elde edilecek olan da bahçeden  						pınarlar fışkırması diye tasvir edilmiş. Bu çalışmalar  						sonucu özümüzden bize akacak pınar LEDÜNNÜ İLİM ve  						MÜŞAHEDE olsa gerek…</p>
<p><span style="color: #ff0000;">35-) ONUN GETİRİSİNDEN VE ELLERİNİN ÜRETTİKLERİNDEN  						YESİNLER DİYE&#8230; HÂLÂ ŞÜKRETMEZLER Mİ?</span></p>
<p>Bu oluşum; lehimizedir dedik en acı sahnelerde dahi…  						İşte ayet, tüm bu süreçlerin bizim gelişimimiz için  						olduğunu çok açık biçimde bildiriyor. Tefekkür ve  						Doğuşlardan ve de aynı zamanda ellerimizle  						ürettiklerimizden yemek?..</p>
<p>Önceki ayette tefekkür ve doğuşu açtık da ellerimizle  						ürettiklerimizden yemek ne demek?.. Hakikat yolunda  						gerek zikir gerek riyazat gerekse nafileler biçiminde  						yaptığımız tüm çalışmalar; beden cehenneminden şuur  						cennetine geçişi kolaylaştıracak devrelerdir. Hakkı  						verildiğinde birebir değil bire on, bire yüz, bire bin  						getirilerle döner bize karşılığı. Eğer  						değerlendirebilirsek… Eğer olayı benliğimize mal etmez,  						kayıp gibi görmez, ukalalık etmez, haddimizi  						bilirsek!&#8230; Layıkı vechile değerlendirebilirsek…</p>
<p>Yaşanan imtihan ve bela süreçleri; ellerimizle (akıl ve  						duygu ile) ürettiğimiz kınamalar, alaylar dahi bize yeni  						meyveler sunar. Nasıl mı?.. Bela süreçleri ile  						yaşadığınız şey; idrak bahçenizin ökse ve ayrık  						otlarından temizlenmesinden, daha gür yayılasınız diye  						dallarınızın budanmasından başkası değildir. (<a href="http://www.sufizmveinsan.com/sohbet/nasilcalisir.html">http://www.sufizmveinsan.com/sohbet/nasilcalisir.html</a>)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">36-) SUBHAN&#8217;DIR; ARZIN (BEDENİN) OLUŞTURDUKLARINDAN,  						NEFSLERİNDEN (BİLİNÇLERİNDEN) VE DAHA BİLMEDİKLERİ  						ŞEYLERDEN BÜTÜN ÇİFTLERİ (GEN SARMALLARINI) YARATAN!</span></p>
<p>Tüm bu açığa çıkış aşamaları objektif olarak  						okunduğunda, yorumsuz dışarıdan bakarcasına  						seyredildiğinde, benlik gözlüğünden değil; kalp  						ufuklarından bakıldığında insan; kendinde hükmünü icra  						edenin türlü şekillerde zuhur ettiğini görmektedir.</p>
<p>Bedenselliğinden açığa çıkan hayvani haller ile  						bilincinin türlü suretlerle önüne gelişini  						seyretmektedir. Zaten bir duruşma süreci yaşayan; bir  						bir gerek hayvani ve gerekse beşeri boyutunun ürünleri  						ile yüzleşirken, deruni bir gerçeği daha fark eder ki;  						Sübhan olan Allah; zıtların birbirini itme ve çekmesiyle  						harika bir sistem işletmektedir evrende, iç evrenimizde,  						evren içre evrenlerde.</p>
<p>Bir anlamda insan kendinde oluşanların sistematiğini  						okudukça evrensel planda da aynı sistem ve düzenin  						işlediğini hissedebilmekte, bu hissedişe geldiğinde de  						acziyetini itiraf ile SÜBHAN ı tesbih etmektedir.</p>
<p align="left">İlerleyen ayetlerde ÇİFTLERİN YARATILMASI olayını hem  						mikro hem de makro planda değerlendirerek daha net  						biçimde okuyacağız inşaAllah.</p>
<p align="left">
<p align="left"><em><span style="color: #ff0000;">[ ... ] Sürecek [ ... ]</span></em></p>
<p align="left">
<p style="text-align: right;"><strong><em>Mehmet Doğramacı</em></strong></p>
<p style="text-align: right;"><a href="mailto:dogramacimehmet@gmail.com?Subject=Sufizm.gen.tr%20Iletisim"><strong><em>dogramacimehmet@gmail.com</em></strong></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yemin-olsun-ikiz-kardesine-ki-sen-resullerdensin-4/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yansımalarda Kavramlar -12- Hasene-Hasenat</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-12-hasene-hasenat/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-12-hasene-hasenat/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 18:10:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yansımalarda Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[sufizm]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[tefekkür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sufizm.gen.tr/?p=1016</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;HASENE- HASENÂT” A-ÖN OKUMA Tespit edebildiğimiz kadarı ile 44 ayette “HASENE” ve onun çoğulu “HASENÂT” kavramı geçiyor. Bu çalışmada 44 ayetin hepsi değerlendirilmiş, ancak okumanın uzamaması için kavramların benzer manalarla geçtiği bazıları AYETLER bölümümüze alınmamıştır. Hasene kelimesini İHSAN-MUHSİN kavramlarından hatırladığımız gibi, HASAN- HUSEYİN- TAHSİN- AHSEN- HÜSNÜ- HÜSNİYE- HESNA- HÜSNA isimlerinin de bu kökten olduğunu zikredelim. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="color: #0000ff;"><strong>&#8220;HASENE- HASENÂT”</strong></span></h1>
<h2 style="text-align: center;"><span style="color: #333300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">A-ÖN OKUMA</span></strong></span></h2>
<p>Tespit edebildiğimiz kadarı ile 44 ayette “HASENE” ve onun çoğulu “HASENÂT” kavramı geçiyor. Bu çalışmada 44 ayetin hepsi değerlendirilmiş, ancak okumanın uzamaması için kavramların benzer manalarla geçtiği bazıları AYETLER bölümümüze alınmamıştır.</p>
<p>Hasene kelimesini İHSAN-MUHSİN kavramlarından hatırladığımız gibi, HASAN- HUSEYİN- TAHSİN- AHSEN- HÜSNÜ- HÜSNİYE- HESNA- HÜSNA isimlerinin de bu kökten olduğunu zikredelim.</p>
<p>Görelim ne imiş HASENE?!..</p>
<p align="center"><span style="color: #ff0000;"><strong>1-AYETLER:</strong></span></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">BAKARA </span> </strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>201-)</strong> Ve minhum men yekulü Rabbena atine <strong><em><span style="text-decoration: underline;">fiyddünya haseneten ve fiyl ahırati haseneten</span></em></strong> vekına azaben nar;</span><br />
<strong>Onlardan kimi de: <em><span style="text-decoration: underline;">&#8220;Rabbimiz, bize dünyada da hasene </span></em></strong><em><span style="text-decoration: underline;">(Esmâ&#8217;nın güzelliklerini yaşamayı)<strong> ver, sonsuz gelecek sürecinde de hasene </strong>(nefsimizdeki Esmâ&#8217;nın güzellikleri)<strong> ver;</strong></span></em><strong> </strong>(ayrı düşmenin)<strong> ateşinden bizi koru&#8221; derler.<span id="more-1016"></span></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>NİSA</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>40-)</strong> İnnAllahe la yazlimü miskale zerretin, ve in tekü <strong><em><span style="text-decoration: underline;">haseneten</span></em></strong> yudaıfha ve yü&#8217;ti min ledünHU ecran aziyma;</span><strong><br />
Şüphesiz Allah kimseye zerre ağırlığınca bile zulmetmez! <em><span style="text-decoration: underline;">Bir iyilik yapılmışsa onu kat kat arttırır ve ledünnünden azîm bir mükâfat verir.</span></em></strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>85-)</strong> Men yeşfa&#8217; şefa&#8217;aten <strong><em><span style="text-decoration: underline;">haseneten</span></em></strong> yekün lehu nasiybün minha* ve men yeşfa&#8217; şefa&#8217;aten seyyieten yekün lehu kiflün minha* ve kânAllahu alâ külli şey&#8217;in mukıyta;</span><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;"><em>Kim bir iyiliğin oluşması için vesile olursa, o iyilikten bir hissesi olur&#8230; Kim de kötü bir olaya vesile olursa, onda bir payı olur</em></span>&#8230; Allah her şeye Mukît&#8217;tir.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ENÂM </strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>160-)</strong> Men cae <em><span style="text-decoration: underline;">bil haseneti</span></em> felehu aşru emsaliha* ve men cae Bisseyyieti fela yücza illâ misleha ve hüm la yuzlemun;</span><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;"><em>Kim bir iyilikle gelirse, ona getirdiğinin on misli vardır</em></span>&#8230; Kim de bir kötülükle gelirse, ancak onun misliyle karşılığını yaşar! Onlar zulme uğratılmazlar.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ARAF</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>94-)</strong> Ve ma erselna fiy karyetin min Nebîyin illâ ehazna ehleha bil be&#8217;sai veddarrai leallehüm yeddarraun;</span></p>
<p><strong>Biz </strong>(hangi)<strong> bölge halkına bir Nebi irsâl ettiysek, mutlaka onun halkını </strong>(kendini beğenmişliklerinden uzaklaştırmak için)<strong> sıkıntı, hastalık ile kuşattık; belki içtenlik ve alçak </strong><strong>gönüllülükle yönelirler </strong>(diye)<strong>.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>95-)</strong> Sümme beddelna mekanes seyyietil <em><span style="text-decoration: underline;">hasenete</span></em> hatta afev ve kalu kad messe abaened darraü ves serraü feahaznahüm bağteten ve hüm la yeş&#8217;urun;</span><br />
<strong><em><span style="text-decoration: underline;">Sonra içine düştükleri sıkıntıyı iyilik ile değiştirdik&#8230;</span></em> Nihayet refaha erip </strong>(mal, evlatça)<strong> çoğaldılar ve </strong>(bu defa)<strong>: &#8220;Babalarımıza da sıkıntı ve refah dolu günler gelmiştir </strong>(bunda alınacak bir ders olamaz)<strong>&#8221; dediler&#8230; Biz de onları, ne olup bittiğini fark etmeden yakaladık!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>156-)</strong> Vektüb lena fiy hazihid dünya <em><span style="text-decoration: underline;">haseneten</span></em> ve fiyl ahireti inna hüdna ileyKE, kale azabiy usıybu Bihi men eşa&#8217;* ve rahmetiy vesiat külle şey&#8217;* feseektübüha lilleziyne yettekune ve yü&#8217;tunez Zekate velleziyne hüm Bi ayatina yu&#8217;minun;</span><br />
<strong><em><span style="text-decoration: underline;">&#8220;Bize hem şu dünyada güzellik yaz hem sonsuz gelecek yaşamında&#8230; Doğrusu biz sana yöneldik&#8221;&#8230; </span></em>Buyurdu ki: &#8220;Azabımı, kime dilersem ona isâbet ettiririm&#8230; Rahmetim her şeyi kapsar! Onu, korunanlara, zekâtı verenlere ve işaretlerimizdeki hakikate iman edenlere yazacağım.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>HUD</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>3-)</strong> Ve enistağfiru Rabbeküm sümme tubu ileyHİ yümettı&#8217;küm metaan<em><span style="text-decoration: underline;"> hasenen</span></em> ila ecelin müsemmen ve yü&#8217;ti külle ziy fadlin fadlehu, ve in tevellev fe inniy ehafü aleyküm azâbe yevmin kebiyr;</span><br />
<strong>&#8220;</strong>(Yanlış ve kusurlarınız için)<strong> bağışlanma isteyin Rabbinizden!<span style="text-decoration: underline;"><em> Sonra O&#8217;na tövbe edin ki, ömrünüz tamamlanana kadar sizi güzel bir şekilde yaşatıp, her erdemli kişiye lütfunu </em></span></strong><span style="text-decoration: underline;"><em>(ilim ve irfanlarının hak ettiğini)<strong> versin&#8230;</strong></em></span><strong> Eğer yüz çevirirseniz, sizin için o büyük sürecin azabından korkarım.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>114-)</strong> Ve ekımıs Salâte tarafeyin nehari ve zülefen minel leyl* innel <em><span style="text-decoration: underline;">hasenati</span></em> yüzhibnes seyyiat* zâlike zikra liz zakiriyn;</span><br />
<strong>Gündüzün iki tarafında ve geceden zülfelerde </strong>(gündüze yakın saatlerinde)<strong> salâtı ikame et&#8230; Muhakkak ki <em><span style="text-decoration: underline;">hasenat </span></em></strong><em><span style="text-decoration: underline;">(Hakikatini yaşamak-kişiden açığa çıkan güzel yaşantı)</span></em><strong><em><span style="text-decoration: underline;">,</span></em> </strong><strong>seyyiatı </strong>(hakikati örtme ve nefsaniyetten kaynaklanan suçların getirisini)<strong> giderir&#8230; Bu, idrak sahiplerine bir öğüttür.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>RA’D</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>22-)</strong> Velleziyne saberubtiğae vechi Rabbihim ve ekamus Salâte ve enfeku mimma razaknahüm sirran ve alaniyeten ve yedreune bil <em><span style="text-decoration: underline;">haseneti</span></em>sseyyiete ülaike lehüm ukbeddar;</span><br />
<strong>Yine onlar Rablerinin vechini </strong>(cennet yaşamı olan rabbanî kuvvelerin açığa çıkışı yaşamını)<strong> arzulayarak, sabrettiler </strong>(mevcut şartlarına)<strong>; salâtı ikame ettiler ve kendilerinde açığa çıkardığımız yaşam gıdasından gizli ve açık olarak bağışta bulundular&#8230; <span style="text-decoration: underline;"><em>Yaptıkları yanlışları </em></span></strong><span style="text-decoration: underline;"><em>(arkasından yapacakları)<strong> güzel fiillerle yok ederler&#8230; İşte onlarındır geleceğin vatanı!</strong></em></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>NAHL</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>30-)</strong> Ve kıyle lilleziynettekav ma zâ enzele Rabbüküm* kalu hayra* lilleziyne ahsenu fiy hazihid dünya <em><span style="text-decoration: underline;">hasenetün</span></em>, ve le darul ahireti hayr* ve le nı&#8217;me darul müttekıyn;</span><br />
<strong>Allah&#8217;tan korunanlara: &#8220;Rabbiniz ne inzâl etti?&#8221; denildi&#8230; &#8220;Hayır&#8221; dediler&#8230; <span style="text-decoration: underline;"><em>Şu dünyada güzel davrananlara güzellikler vardır&#8230;</em></span> Gelecekteki vatan ise elbette daha hayırlıdır&#8230; Muttakilerin vatanı ne güzeldir!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>41-)</strong> Velleziyne haceru fillahi min ba&#8217;di ma zulimu le nübevviennehüm fiyd dünya haseneten, ve leecrul ahireti ekber* lev kânu ya&#8217;lemun;</span><br />
<strong>Zulmedildikten sonra <em><span style="text-decoration: underline;">Allah&#8217;ta muhacir olanlara gelince; elbette onları dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz&#8230;</span></em> Gelecekteki mükâfatı ise elbette çok büyüktür. Eğer bilselerdi!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>75-)</strong> DarebAllahu meselen abden memluken la yakdiru alâ şey&#8217;in ve men razaknahu minna rizkan <em><span style="text-decoration: underline;">hasenen</span></em> fehuve yünfiku minhu sirran ve cehra* hel yestevun* elHamdu Lillah* bel ekseruhüm la ya&#8217;lemun;</span></p>
<p><strong>Allah </strong>(şöyle)<strong> bir <span style="text-decoration: underline;">misal</span> veriyor: Bir şeye gücü yetmeyen köle ile, <em><span style="text-decoration: underline;">kendisini bizden güzel bir yaşam gıdası ile beslediğimiz ve ondan, gizli ve açık başkalarına bağışta bulunan kişi&#8230;</span></em> Bunlar </strong><strong>hiç eşit olur mu? Hamd, Allah&#8217;a aittir! Hayır, onların çoğunluğu bilmezler.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>122-)</strong> Ve ateynahu fiyd dünya<em><span style="text-decoration: underline;"> haseneten</span></em>, ve innehu fiyl ahireti lemines salihıyn;</span><br />
<strong><em><span style="text-decoration: underline;">Biz Ona dünyada güzellikler verdik&#8230;</span></em> O, sonsuz gelecek yaşamda da sâlihlerdendir.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>125-)</strong> Ud&#8217;u ila sebiyli Rabbike bil hikmeti velmev&#8217;ızatil <em><span style="text-decoration: underline;">haseneti</span></em> ve cadilhüm billetiy hiye ahsen* inne Rabbeke HUve a&#8217;lemu Bimen dalle an sebiyliHİ ve HUve a&#8217;lemu bil mühtediyn;</span><br />
<span style="text-decoration: underline;"><strong><em>Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğüt ile davet et&#8230; Onlarla en güzel şekilde mücadele et&#8230;</em> Muhakkak ki Rabbin, &#8220;HÛ&#8221; yolundan sapanı daha iyi bilir </strong></span>(O)<strong>&#8230; Daha iyi bilir &#8220;HÛ&#8221;, doğru yola erenleri!</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>FURKAN</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>70-)</strong> İlla men tabe ve amene ve amile amelen salihan feülaike yübeddilullahu seyyiatihim <em><span style="text-decoration: underline;">hasenat</span></em>* ve kânAllahu Ğafuren Rahıyma; </span><strong><br />
Ancak tövbe eden, iman eden ve imanın gereğini uygulayan müstesna! <em><span style="text-decoration: underline;">Allah, onların kötülüklerini iyi niteliklere dönüştürür&#8230;</span></em> Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>NEML </strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>89-)</strong> Men cae bil <span style="text-decoration: underline;"><em>haseneti</em></span> felehu hayrun minha* ve hüm min fezeın yevmeizin aminun;</span><br />
<em><span style="text-decoration: underline;"><strong>Kim güzel vasıflarıyla geldi ise, onun için ondan daha hayırlısı vardır&#8230; Onlar o süreçte korkulası şeylerden güvendedirler.</strong></span></em></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>KASAS</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>53-)</strong> Ve iza yütla aleyhim kalu amenna bihİ innehül hakku min rabbina inna künna min kablihİ müslimiyn;</span><br />
<strong>Onlara bildirildiğinde: &#8220;Biz O&#8217;na iman ettik&#8230; Muhakkak ki O, Rabbimizden Hak&#8217;tır&#8230; Doğrusu biz O&#8217;ndan önce de, Rabbimize teslim olmuşluğumuzun farkındaydık!&#8221; dediler.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>54-)</strong> Ülaike yü&#8217;tevne ecrehüm merreteyni Bima saberu ve yedreune bil <em><span style="text-decoration: underline;">haseneti</span></em>sseyyiete ve mimma rezaknahüm yünfikun;</span><br />
<strong>İşte onlara sabrettikleri için bunun karşılığı iki kere verilir&#8230; <em><span style="text-decoration: underline;">Bunlar, kötülüğü güzel davranışla yok ederler ve beslediğimiz yaşam gıdalarından karşılıksız bağışlarlar.</span></em></strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>84-)</strong> Men cae bil <em><span style="text-decoration: underline;">haseneti</span></em> felehu hayrun minha* ve men cae Bisseyyieti fela yüczelleziyne amilüsseyyiati illâ ma kânu ya&#8217;melun;</span><br />
<em><span style="text-decoration: underline;"><strong>Kim güzellikleriyle </strong>(açığa çıkardığı Esmâ kemâlâtıyla)<strong> gelirse, onun için ondan daha hayırlısı vardır&#8230;</strong></span></em><strong> Kim de kötülük ile </strong>(kendini toprak olacak beden kabullenerek yaşamanın getirisi olan davranışlarla)<strong> gelirse, yaptığı kötülüklerin sonuçlarından başka bir şeyle karşılaşmaz!</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>AHZAB</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>21-)</strong> Lekad kâne leküm fiy Rasûlillahi <em><span style="text-decoration: underline;">üsvetün hasenetün</span></em> limen kâne yercullahe vel yevmel ahıre ve zekerAllahe kesiyra; </span><strong><br />
Andolsun ki, <em><span style="text-decoration: underline;">Rasûlullah&#8217;ta sizin için mükemmel bir örnek yaşam vardır!</span></em> Allah&#8217;ı ve sonsuz geleceği umanlar ve Allah&#8217;ı çok zikredenler </strong>(hatırlayanlar)<strong> için!</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>FUSSİLET</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>34-)</strong> Ve la testevil <em><span style="text-decoration: underline;">hasenetü</span></em> ve les seyyietü, idfa&#8217; billetiy hiye ahsenü feizelleziy beyneke ve beynehu adavetün keennehu veliyyün hamiym;</span><br />
<strong>İyilik, kötülük ile eşdeğer olmaz! <em><span style="text-decoration: underline;">Sen en güzel olan ile </span></em></strong><em><span style="text-decoration: underline;">(kötülüğü)<strong> uzaklaştır&#8230;</strong></span></em><strong> O takdirde görürsün ki, seninle düşmanlığı olan kimse, sanki sımsıcak bir dosttur!</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ŞURA</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>23-)</strong> Zâlikelleziy yübbeşşirullahu ıbadeHUlleziyne amenu ve amilus salihat* kul la es&#8217;elüküm aleyhi ecren illel meveddete fiyl kurba* ve men yakterif <em>haseneten</em> nezid lehu fiyha hüsna* innAllahe Ğafurun Şekûr; </span><strong><br />
İşte bu, Allah&#8217;ın, iman edip imanın gereğini uygulayan kullarına müjdelediğidir&#8230; De ki: &#8220;Sizden yakınlığın sevgisi dışında, bu tebliğim nedeniyle bir karşılık istemiyorum&#8221;&#8230; <em><span style="text-decoration: underline;">Kim bir güzellik kazanırsa, onda, onun için bir güzellik de biz arttırırız!</span></em> Muhakkak ki Allah Gafûr&#8217;dur, Şekûr&#8217;dur.</strong></p>
<h3><em><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;"><strong>2- TANIM VE AÇILIMLAR:</strong></span></span></em></h3>
<p align="center"><span style="color: #ff0000;">(Bu bölüme alınan tanımlarda “Yansımalar”a ek olarak “B Meal”den de istifade edilmiştir.)</span></p>
<p>HASENE; çoğulu HASENÂT. Bu kelimelere verilen anlamlar:</p>
<p>-       İyilik, Güzellik, Hayır.</p>
<p>-       Pozitif, Hakka ait şey</p>
<p>-       Ölüm ötesinde de geçerliliği olan iyilik; arınma, yakin, ihsan hali</p>
<p>-       Rabbani bir özellik.</p>
<p>-       İlahi özellikler, nübüvvet.</p>
<p>-       Güzel vasıflar.</p>
<p>-       Müşahade, yakiyn</p>
<p>-       İyilik, iyi nitelik, meleki amel.</p>
<p>-       Hz. Rasûlullah’ın yakınlarını sevmek; yakınlık.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">-       Hakikatini yaşamak-  Kişiden açığa çıkan güzel yaşantı.</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">-       Esmâ`nın güzelliklerini yaşamak.</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">-       Nefsimizdeki Esmâ`nın güzellikleri.</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">-       Kişinin açığa çıkardığı Esmâ kemâlâtı.</span></p>
<h2 style="text-align: center;"><span style="color: #333300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">B- ÇÖZÜMLEME</span></strong></span></h2>
<h3><em><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;"><strong>1- AYETLERDE HASENE VE HASENAT</strong></span></span></em></h3>
<p><span style="color: #ff0000;">BİZDE MEVCUT ESMANIN GÜZELLİKLERİNİ YAŞAMAYI (BEDEN CEHENNEMİNDEN KURTULARAK ŞUUR CENNETİNE GEÇMEYİ) GETİRECEK TÜM FİLLER:</span></p>
<p>-       Onlardan kimi de: &#8220;Rabbimiz, bize dünyada da hasene (Esmâ&#8217;nın güzelliklerini yaşamayı) ver, sonsuz gelecek sürecinde de hasene (nefsimizdeki Esmâ&#8217;nın güzellikleri) ver; (ayrı düşmenin) ateşinden bizi koru&#8221; derler. (Bakara-205)</p>
<p>-       Bir şeye gücü yetmeyen köle ile, kendisini bizden güzel bir yaşam gıdası ile beslediğimiz ve ondan, gizli ve açık başkalarına bağışta bulunan kişi&#8230; Bunlar hiç eşit olur mu? Hamd, Allah&#8217;a aittir! Hayır, onların çoğunluğu bilmezler.(Nahl-75)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">ŞUUR BOYUTUNDAN KAT KAT AÇILIMLAR GETİRECEK FİİLLER:</span></p>
<p>-       Bir iyilik yapılmışsa onu kat kat arttırır ve ledünnünden azîm bir mükâfat verir. (Nisa-40)</p>
<p>-       Kim bir iyilikle gelirse, ona getirdiğinin on misli vardır&#8230; Kim de bir kötülükle gelirse, ancak onun misliyle karşılığını yaşar! Onlar zulme uğratılmazlar. (Enam- 160)</p>
<p>Kim güzellikleriyle (açığa çıkardığı Esmâ kemâlâtıyla) gelirse, onun için ondan daha</p>
<p>-       hayırlısı vardır&#8230;(Kasas-84)</p>
<p>-       Kim bir güzellik kazanırsa, onda, onun için bir güzellik de biz arttırırız! Muhakkak ki Allah Gafûr&#8217;dur, Şekûr&#8217;dur. (Şura- 23)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">ÖZÜNE SAMİMİYETLE YÖNELENLERE VERİLECEK OLAN DÜNYEVİ VE UHREVİ LUTUFLAR:</span></p>
<p>-       &#8220;Bize hem şu dünyada güzellik yaz hem sonsuz gelecek yaşamında&#8230; Doğrusu biz sana yöneldik&#8221;&#8230; (Araf- 156)</p>
<p>-       Şu dünyada güzel davrananlara güzellikler vardır&#8230; (Nahl-30)</p>
<p>-       Allah&#8217;ta muhacir olanlara gelince; elbette onları dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz&#8230; (Nahl-41)</p>
<p>-       Biz Ona dünyada güzellikler verdik&#8230;(Nahl-122)</p>
<p>-       Kim güzel vasıflarıyla geldi ise, onun için ondan daha hayırlısı vardır&#8230; Onlar o süreçte korkulası şeylerden güvendedirler. (Neml-89)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">TEVBENİN HAKİKATİNİ YAŞAYANLARA ARMAĞAN EDİLEN İDRAK VE HAL:</span></p>
<p>-       Sonra O&#8217;na tövbe edin ki, ömrünüz tamamlanana kadar sizi güzel bir şekilde yaşatıp, her erdemli kişiye lütfunu (ilim ve irfanlarının hak ettiğini) versin&#8230; (Hud-3)</p>
<p>-       Ancak tövbe eden, iman eden ve imanın gereğini uygulayan müstesna! Allah, onların kötülüklerini iyi niteliklere dönüştürür&#8230; Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir. (Furkan-70)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">SALATI İKAME EDENLERE; GÜNAHLARININ SİLİNMESİ, GÜZELLİKLERİN ARTIŞI ŞEKLİNDEKİ LÜTUFLAR:</span></p>
<p>-       Gündüzün iki tarafında ve geceden zülfelerde (gündüze yakın saatlerinde) salâtı ikame et&#8230; Muhakkak ki hasenat (Hakikatini yaşamak-kişiden açığa çıkan güzel yaşantı), seyyiatı (hakikati örtme ve nefsaniyetten kaynaklanan suçların getirisini) giderir&#8230; Bu, idrak sahiplerine bir öğüttür. (Hud-114)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">BİR YANLIŞIN PEŞİNDEN HEMEN SONRA ORTAYA KONURSA, YANLIŞIN GETİRİLERİNİ SİLEN İYİLİKLER:</span></p>
<p>-       Yaptıkları yanlışları (arkasından yapacakları) güzel fiillerle yok ederler&#8230; İşte onlarındır geleceğin vatanı! (Ra’d- 22)</p>
<p>-       Bunlar, kötülüğü güzel davranışla yok ederler ve beslediğimiz yaşam gıdalarından karşılıksız bağışlarlar. (Kasas- 54)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">İÇTENLİKLE ORTAYA KONDUĞUNDA SADECE İÇ DÜNYAMIZI DEĞİL, DIŞ DÜNYAMIZI DA GÜZELLEŞTİREN, DÖNÜŞTÜREN FİİLLER:</span></p>
<p>-  İyilik, kötülük ile eşdeğer olmaz! Sen en güzel olan ile (kötülüğü) uzaklaştır&#8230; O takdirde görürsün ki, seninle düşmanlığı olan kimse, sanki sımsıcak bir dosttur! (Fussilet- 34)</p>
<h4 style="text-align: center;"><em><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;"><strong>2-  AYETLERDE GEÇEN ESMALAR VE BU ESMALARA YÜKLENEN ANLAMLAR: </strong></span></span></em><a href="http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm" target="_blank"><em>http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm</em></a><strong> </strong></h4>
<p><span style="color: #ff0000;">EL HAFİYZ&#8230;</span> Âlemler içindekilerin varlığının korunması için onların gerekenlerini oluşturan.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">EL MUKİYT&#8230;</span> <strong>Hafîz</strong> isminin özelliğinin oluşması için gerekli olan maddi veya manevî olarak</p>
<p>nitelendirilen alt yapıyı oluşturup meydana getiren.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">ER REZZAK&#8230;</span> Hangi boyutta veya ortamda olursa olsun açığa çıkan birimin yaşamının devamı için gereken her türlü gıdayı veren.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">EL ĞAFÛR&#8230;</span> Allâh Rahmetinden asla ümit kesilmemesi gereken. Gerekli arınmayı yaptırtarak Rahîmiyetin nimetlerine erdiren. Rahîm ismini tetikleyen!</p>
<p><span style="color: #ff0000;">EŞ ŞEKÛR&#8230;</span> Verdiği nimeti çoğaltmak için o nimeti değerlendirten. Birimde verilen nimeti hakkıyla değerlendirerek &#8220;daha&#8221;sına açılmayı oluşturan. &#8220;Kerîm&#8221; isminin özelliğini tetikler. Bu ismin özelliğinin kapalı kalması ise, birimi kendisine ulaşana karşı kapanmayı; o nimeti değerlendirmek yerine başka yönlere dönerek o nimetten perdelenmeyi yaşatır. Bu da &#8220;nankörlük&#8221; yani verileni değerlendirmemek olarak tanımlanır. Verilenin gerisinden mahrum kalma sonucunu doğurur. Nimetin ardı kesilir!</p>
<p style="text-align: left;"><span style="color: #ff0000;">ER RAHIYM&#8230;</span> Âlem sûretleri ile kendini seyir edendir! Bilinçli varlıkları, hakikatlerine erdirmek suretiyle; seyretmekte ve Esmâ&#8217;sı özellikleriyle yaşatmakta olanın, kendisi olduğu farkındalığıyla yaşatandır. &#8220;Ve kâne bil mu&#8217;miniyne Rahıyma = Hakikatine iman etmişlere Rahîm&#8217;dir&#8221; (Ahzab: 43). Cennet diye işaret edilen yaşamın kaynağıdır. Melekî boyutun &#8220;var&#8221;lığını oluşturandır.</p>
<h2 style="text-align: center;"><span style="color: #333300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">C- SONUÇ:</span></strong></span></h2>
<h3><em><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;"><strong>HASENAT TEFEKKÜRÜ</strong></span></span></em></h3>
<p>SALİH AMEL kavramını geleneksel, rivayete dayalı bilgi kalıpları ile “belli başlı ameller” şeklinde anladığımız gibi Hasene ve Hasenat kelimeleri geçince de “bildik iyilikler “ şeklinde okumak, bir alışkanlık refleksi olarak kene misali düşüncemize yapışıyor.</p>
<p>Kur’an-ı Kerime eksenli, Rasülullah (sav) merkezli din anlayışı ile Yansıyanları değerlendirdiğimizde ise dışa dönük anlatım ve yaşam biçimlerinin, açılmak istenen mana yanında çok sığ, çok kısır kaldığı gözlediğimiz acı bir gerçek…</p>
<p>Ayetlerden HASENE- HASENAT kavramını bu gözlükle okuduğumuzda karşımıza harika açılımlar çıkıyor. Hasene kavramı bağlamında şunları yeni seyirler olarak not ediyoruz:</p>
<p><strong>Hakikatini yaşamayı niyete alan kimseden açığa çıkan güzel davranışlardır hasene.</strong> Bu çok önemli. Rast gele her müslümanın yaptığı bildik iyilikler değil, körü körüne tapınırcasına, dışsal bakış açıları ile ortaya konan fiiller değil, HAKİKATİNİ YAŞAMAK, ESMA KEMALATINI KENDİNDE AÇMAK üzere yönelenlerden açığa çıkanlardır Hasene.<strong> </strong></p>
<p><strong>Hasenede amaç; dışarıya, başkasına fayda vermekten öte; kişinin kendi özüne açılmasıdır.</strong> Klasik iyilik anlayışı ile, ayrı(!) birimlere yönelik fayda yaklaşımı içinde, benlik dimdik ayakta olarak yapılan fiiller; hasene kavramının ruhundan uzaktır!&#8230;</p>
<p><strong>Köprüden önce son çıkıştır Hasene: </strong>Sistem; seriül hisab, zül intikam mekanizmaları ile üretilen fiil ve düşüncelerin sonucunu yaşatırken, bu acı bir realite olarak önümüzde iken; samimiyetle özüne yönelenler ve yerinde kullanmasını bilenler için; son bir çıkış kapısı, Tevbe-i Nasuh ve İstiğfar mekanizmaları ile daima mevcuttur.</p>
<p>Ayetlerden okuduğumuz ve bize müjde olarak gelen şey; Hasenenin günahı silmesi, bununla da kalmayıp yeni idrakler bahşetmesidir!..</p>
<p>Bazı ayetlerde, adeta deftere yanlış yazdığımız yazılar için bir silgi gibi zikredilmesi, üzerinde çok çok düşünülesi, ayrıntıları ile kullanılası bir mekanizmadır.</p>
<p>( Tekke Kültürü ile yoğrulan Anadolu’da, yanlış yapanın, evinden bir lokma da olsa sadaka vermesi, meğer nerelere dayanıyormuş!)</p>
<p><strong>Hasenenin; samimiyetle ortaya konduğunda DIŞ DÜNYAMIZI DA DEĞİŞTİRME İMKANI VEREN BİR DÖNÜŞTÜRÜCÜ OLUŞU ise hayli dikkate değer! </strong></p>
<p>***<strong> </strong></p>
<p>Bütün bunlardan farklı olarak, kaynaktan yansıyan son bilgiler ışığında Hasene kavramından bizim anladığımız şu:</p>
<p>Öz noktamızı, Şuurumuzu, bizdeki Halife boyutunu açığa çıkarmak, beden ve beşer yanımızı şuurun emrine vermek; şeytanı secde ettirmek üzere; sahip olduğumuzu vehmettiklerimizden vermemiz, programlı biçimde riyazatlarımız, salatın, zikrin hakikatine yönelik gayretlerimizin tamamı hasene kapsamındadır!&#8230;</p>
<p><strong>Rabbena âtina fid dünya haseneten….</strong> diye başlayan duayı bu idrakle okumak ve yaşamak nasibimiz olsun….</p>
<p>Doğrular; Ehlinden, yanlışlar beşer yanımızdandır.</p>
<p>Şüphesiz en doğrusunu Allah, Rasülü ve de Ehlullah bilir.</p>
<h6 style="text-align: right;"><span style="color: #333333;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Diğer Bölümler :<a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-1/" target="_blank"> 1.Bölüm</a> | <a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-2/" target="_blank">2. Bölüm</a> | <a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-3-ihsan/" target="_blank">3. Bölüm</a> | <a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank">4. Bölüm | </a><a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-5-allahin-sevdikleri/" target="_blank">5. Bölüm </a>| <a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-6-israf/" target="_blank">6. Bölüm</a> | <a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-7-infak/" target="_blank">7. Bölüm</a><a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank"> </a>|<a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-8-allahin-sevmedikleri/" target="_blank"> 8. Bölüm </a>| <a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-9-allah-in-beraber-olduklari/">9. Bölüm </a>| <a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-10-istigfar/">10. Bölüm </a>| <a href="http://www.tasavvuf.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-11-karz-i-hasen/">11. Bölüm</a><a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank"><br />
</a></strong></em></span></span></h6>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #000080;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Mehmet Doğramacı<br />
dogramacimehmet@gmail.com</strong></em></span></span></p>
<p><em><span style="color: #000000;">Not : Yukarıdaki yazıda adı geçen ayetlerin numaralarına, metinlerine ve meallerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.</span></em></p>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #993366;"><em><span style="color: #000000;"><a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalar-da-kavramlar-goksel-olaylar-ayetler/" target="_blank">Göksel Olaylar Ayetleri</a> | <a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-ruzgar-firtina-ayetleri/" target="_blank">Rüzgar Ayetleri </a>| <a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalar%e2%80%99da-kavramlar-tevekkul-ayetleri/" target="_blank">Tevekkül Ayetleri</a></span></em></span></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-12-hasene-hasenat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yansımalarda Kavramlar -11- Karz-ı Hasen</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-11-karz-i-hasen/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-11-karz-i-hasen/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 18:07:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yansımalarda Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Allaha Borç Vermek]]></category>
		<category><![CDATA[Karzı Hasen]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[sufizm]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[tefekkür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sufizm.gen.tr/?p=1014</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;KARZ- I HASEN” (Allah’a güzel borç vermek) A-ÖN OKUMA Tespit edebildiğimiz kadarı ile 6 ayette “KARZ-I HASEN” kavramı geçiyor. AYETLER: BAKARA 245-) Menzelleziy yukridullahe kardan hasenen feyudaıfehu lehu ad&#8217;afen kesiyreten, vAllahu yakbidu ve yebsut* ve ileyhi türceun; Kimdir o kişi ki, Allah&#8217;a güzel bir ödünç versin de karşılığını defalarca katlanmış olarak geri alsın? Allah kabz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: center;"><span style="color: #0000ff;"><strong>&#8220;KARZ- I HASEN”</strong></span></h2>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #333333;"><strong>(Allah’a güzel borç vermek)</strong></span><strong> </strong></h4>
<p align="center"><span style="color: #003300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">A-ÖN OKUMA</span></strong></span><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;">Tespit edebildiğimiz kadarı ile 6 ayette “KARZ-I HASEN” kavramı geçiyor.<span id="more-1014"></span></p>
<table style="height: 1054px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="691">
<tbody>
<tr>
<td width="607" valign="top">
<p align="center"><strong> <span style="color: #ff0000;">AYETLER:</span></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>BAKARA</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>245-)</strong> Menzelleziy <span style="text-decoration: underline;"><em>yukridullahe kardan hasenen</em></span> feyudaıfehu lehu   ad&#8217;afen kesiyreten, vAllahu yakbidu ve yebsut* ve ileyhi türceun;</span><br />
<strong>Kimdir o kişi ki, <em><span style="text-decoration: underline;">Allah&#8217;a güzel bir ödünç</span></em> versin de karşılığını defalarca katlanmış olarak geri alsın? Allah kabz eder   veya bast eder </strong>(tutar, sıkar, daraltır veya açar, genişletir,   yayar)<strong>&#8230; O&#8217;na   döndürülmektesiniz!</strong><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>MAİDE</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>12-)</strong> Ve lekad   ehazAllahu miysaka beni israiyl* ve beasna minhümüsney aşere nekıyba* ve   kalAllahu inniy meaküm* lein ekamtümüs Salate ve ateytümüz Zekate ve amentüm   Bi rusuliy ve azzertümuhüm ve <em><span style="text-decoration: underline;">akradtümullahe kardan hasenen</span></em> leükeffirenne anküm seyyiatiküm ve   leüdhılenneküm cennatin tecriy min tahtihel enhar* femen kefere ba&#8217;de zâlike   minküm fekad dalle sevaes sebiyl;</span><br />
<strong>Andolsun ki Allah,   İsrailoğullarının sözünü aldı&#8230; Onlardan on iki temsilci bâ&#8217;settik&#8230; Allah   şöyle buyurmuştu: &#8220;Ben muhakkak sizinleyim&#8230; Salâtı ikame ettiğiniz,   zekâtı verdiğiniz, Rasûllerime iman edip onlara yardımcı olduğunuz; <em><span style="text-decoration: underline;">Allah&#8217;a karz-ı hasen ile borç   verdiğiniz</span></em> takdirde, kötülüklerinizi sizden silerim; elbette sizi   altlarından nehirler akan cennetlere koyarım&#8230; Bundan sonra sizden kim   hakikati inkâr ederse, gerçekten yolun ortasından sapmıştır.&#8221;</strong><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>HADİD</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>11-)</strong> Men zelleziy <em><span style="text-decoration: underline;">yukridullahe kardan hasenen</span></em> feyuda&#8217;ıfehu lehu ve   lehu ecrun keriym;</span><br />
<strong>Kim ki, <em><span style="text-decoration: underline;">Allah&#8217;a karz-ı hasen </span></em></strong><em><span style="text-decoration: underline;">(güzel bir ödünç)<strong> versin</strong></span></em><strong><em><span style="text-decoration: underline;"> de</span></em>, Allah da onu, katlayarak ona   artırsın! Onun için cömert bir ecir de vardır.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>17-)</strong> I&#8217;lemu ennAllahe   yuhyiyl&#8217;Arda ba&#8217;de mevtiha* kad beyyenna lekümül&#8217;ayati le&#8217;alleküm ta&#8217;kılun;</span><br />
<strong>İyi bilin ki Allah,   ölümünden sonra arzı diriltir! Aklınızı kullanasınız diye size işaretleri   açık-seçik beyan ettik.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>18-)</strong> İnnel   mussaddikıyne velmussaddikati ve <em><span style="text-decoration: underline;">akredullahe kardan hasenen</span></em> yuda&#8217;afu lehüm ve lehüm ecrun keriym;</span><br />
<strong>Muhakkak ki sadaka   veren erkekler ve sadaka veren kadınlar ve <em><span style="text-decoration: underline;">Allah&#8217;a güzel bir ödünç verenler</span></em> var ya, onlara   kat kat artırılır&#8230; Onlar için cömert bir bedel de vardır.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>TEĞABÜN</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>14-)</strong> Ya eyyuhelleziyne   amenu inne min ezvaciküm ve evladiküm &#8216;aduvven leküm fahzeruhüm* ve in ta&#8217;fu   ve tasfehu ve tağfiru feinnAllahe Ğafurun Rahıym;</span><br />
<strong>Ey iman edenler!   Muhakkak ki eşlerinizden ve evlatlarınızdan </strong>(onların içinden)<strong> sizin için düşman vardır! Bundan   ötürü onlardan korunun! Eğer affeder, vazgeçer ve bağışlarsanız, muhakkak ki   Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>15-)</strong> innema emvaluküm   ve evladuküm fitnetun, vAllahu &#8216;ındeHU ecrun &#8216;Azıym;</span><br />
<strong>Mallarınız ve   evlatlarınız sizin için yalnızca sınav objesidir! Allah </strong>(a   gelince)<strong>, O&#8217;nun   indîndedir büyük ecir.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>16-)</strong> Fettekullahe   mesteta&#8217;tum vesme&#8217;u ve etiy&#8217;u ve enfiku hayren lienfüsiküm* ve men yuka şuhha   nefsihi feülaike hümül müflihun;</span><br />
<strong>Öyleyse, olabildiğince   Allah&#8217;tan </strong>(yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için)<strong> korunun; algılayın ve itaat edin ve   kendi hayrınıza olarak infak edin! Kim benliğinin cimriliğinden/ihtirasından   korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>17-)</strong> İn <span style="text-decoration: underline;"><em>tukridullahe kardan hasenen</em></span> yuda&#8217;ıfhu leküm ve   yağfir leküm* vAllahu Şekurun Haliym;</span><br />
<strong>Eğer<em><span style="text-decoration: underline;"> Allah&#8217;a </span></em></strong><em><span style="text-decoration: underline;">(Esmâ&#8217;sıyla var olmuş ihtiyaç   sahiplerine)<strong> güzel bir   ödünç verirseniz</strong></span></em><strong>,   verdiğinizi size katlayarak arttırır ve sizi mağfiret eder&#8230; Allah   Şekûr&#8217;dur, Halîm&#8217;dir.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>18-)</strong> &#8216;Alimul ğaybi   veşşehadetil&#8217;Aziyzül Hakiym; </span><strong><br />
Gayb ve şehâdetin Âlim&#8217;idir,   Azîz&#8217;dir, Hakîm&#8217;dir.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>MÜZZEMMİL</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>19-)</strong> İnne hazihi   tezkiretün, femen şaettehaze ila Rabbihi sebiyla; </span><strong><br />
Muhakkak ki bu bir tezkiredir </strong>(hatırlatıp   düşündürtme)<strong>! Dileyen   Rabbine </strong>(erdiren)<strong> yol edinir!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>20-)</strong> İnne Rabbeke   ya&#8217;lemu enneke tekumu edna min sülüseyilleyli ve nısfehu ve sülüsehu ve   taifetun minelleziyne me&#8217;ake, vAllahu yukaddirulleyle vennehar* &#8216;alime en len   tuhsuhu fetabe &#8216;aleyküm fakreu ma teyessere minelKur&#8217;ân* &#8216;alime en seyekûnu   minküm merda ve aharune yadribune fiyl&#8217;Ardı yebteğune min fadlillahi ve   aharune yukatilune fiy sebiylillâhi, fakreu ma teyessere minhu, ve   ekımusSalâte ve atuzZekâte ve <span style="text-decoration: underline;">akridullahe kardan hasena</span>* ve ma tukaddimu lienfüsiküm min   hayrin teciduhu &#8216;ındAllahi huve hayren ve a&#8217;zame ecra* vestağfirullah*   innAllahe Ğafurun Rahıym;</span><br />
<strong>Muhakkak ki Rabbin   senin gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında veya üçte birinde   kalktığını biliyor&#8230; Seninle beraber olanlardan bir grubun da! Geceyi ve   gündüzü Allah takdir ediyor! </strong>(Allah)<strong> onu asla değerlendiremeyeceğinizi   bildi de tövbenizi kabul etti&#8230; Kurân&#8217;dan kolaylaşanı okuyun </strong>(idrak   edin)<strong>! </strong>(Allah)<strong> bilir ki, sizden hastalar, arzda   dolaşıp Allah&#8217;ın lütfundan talep eden kimseler ve Allah yolunda savaşan   kimseler olacaktır. Artık O&#8217;ndan kolaylaşan kadarını okuyun; salâtı ikame   edin </strong>(yönelişi kaîm kılın müşahede ile)<strong>, zekâtı verin ve <em><span style="text-decoration: underline;">Allah&#8217;a güzel bir ödünç   verin</span></em>&#8230; Kendiniz için </strong>(önceden)<strong> hayırdan ne takdim ederseniz, Allah   indînde onun çok daha büyük ve hayırlısını bulursunuz. Allah&#8217;tan mağfiret   dileyin! Muhakkak ki Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p align="center"><span style="color: #003300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">B- ÇÖZÜMLEME</span></strong></span></p>
<table style="height: 342px;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="692">
<tbody>
<tr>
<td colspan="4" width="616" valign="top">
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong> <em><span style="text-decoration: underline;">AYETLERDE KARZ-I HASEN</span></em></strong></span></h3>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">KARZ-I   HASEN; ALLAH’A VERİLEN BORÇ KATLANARAK KARŞILIKLA KİŞİYE DÖNER: </span></strong><br />
Kimdir o kişi ki,   Allah&#8217;a güzel bir ödünç versin de karşılığını defalarca katlanmış olarak geri   alsın? (Bakara-245) Kim ki, Allah&#8217;a karz-ı   hasen (güzel bir ödünç) versin de, Allah da onu, katlayarak ona artırsın!   (Hadid-11) Allah&#8217;a güzel bir ödünç verenler   var ya, onlara kat kat artırılır&#8230;(Hadid-18) Allah&#8217;a   (Esmâ&#8217;sıyla var olmuş ihtiyaç sahiplerine) güzel bir ödünç verirseniz,   verdiğinizi size katlayarak arttırır. (Teğabün-17) Allah&#8217;a   güzel bir ödünç verin&#8230; Kendiniz için (önceden) hayırdan ne takdim   ederseniz, Allah indînde onun çok daha büyük ve hayırlısını bulursunuz.(   Müzzemmil-20)</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">KARZ-I   HASEN GÜNAHLARIN SİLİNMESİNE VESİLEDİR: </span></strong><br />
Allah&#8217;a karz-ı hasen ile borç verdiğiniz   takdirde, kötülüklerinizi sizden silerim;(Maide-12)</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">KARZ-I   HASEN MAĞFİRETE (Bağışlanmaya) VESİLEDİR: </span></strong><br />
Allah&#8217;a (Esmâ&#8217;sıyla var olmuş ihtiyaç   sahiplerine) güzel bir ödünç verirseniz, verdiğinizi size katlayarak arttırır   ve sizi mağfiret eder&#8230;(Teğabün-17) Allah&#8217;a   güzel bir ödünç verin&#8230; Kendiniz için (önceden) hayırdan ne takdim   ederseniz, Allah indînde onun çok daha büyük ve hayırlısını bulursunuz.   Allah&#8217;tan mağfiret dileyin! Muhakkak ki Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir. (Müzzemmil-20)</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">KARZ-I   HASEN, ÖTEDE BİR YAPIYA DEĞİL, KENDİMİZEDİR! </span></strong><br />
Allah&#8217;a güzel bir ödünç verin&#8230;   Kendiniz için (önceden) hayırdan ne takdim ederseniz, Allah indînde onun çok   daha büyük ve hayırlısını bulursunuz. (Müzzemmil-20)</td>
</tr>
<tr>
<td width="11"></td>
<td width="592"></td>
<td width="10"></td>
<td width="4"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<table style="height: 329px;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="692">
<tbody>
<tr>
<td width="616" valign="top">
<p align="center"><strong> <em><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;">AYETLERDE GEÇEN ESMALAR VE BU   ESMALARA YÜKLENEN ANLAMLAR:</span></span></em><br />
</strong><a href="http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm" target="_blank"><em>http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm</em></a></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>EL- KERİYM:</strong></span> Öylesine cömert ki, kendisini   inkâr ile açığa çıkanlara dahi sayısız nimetlerini bağışlamakta. <strong>&#8220;OKU&#8221;</strong>mak   yani <strong><span style="text-decoration: underline;">&#8220;İKRA&#8221;</span></strong> ancak O&#8217;nun keremiyle bir birimde açığa çıkabilir. Her birimin hakikatinde   yer almakta.<strong> </strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>EL KABIDZ</strong></span>&#8230; Tüm   birimleri, onları oluşturan <strong>&#8220;Esmâ&#8221;</strong>sıyla   hakikatleri yönünden kudret eliyle tutup hükmünü icra eden! İçe dönüklüğü   yaşatan.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>EL BASIT</strong>&#8230;</span> Açıp   yayan. Boyutsallıkları ve derin görüşü oluşturan.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>EL HALİYM&#8230;</strong></span><strong> </strong>Açığa çıkan bir olaya ani ve fevrî tepki vermeyip,   açığa çıkış amacı doğrultusunda değerlendirmeye alan.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>EL AZİYM&#8230;</strong></span><strong> </strong>Açığa çıkmış Esmâ özelliği olan hiçbir birimin,   azametini kavrayamayacağı muhteşem büyüklük.<strong> </strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>EL ĞAFÛR&#8230;</strong></span><strong> </strong>Allâh Rahmetinden asla ümit kesilmemesi gereken.   Gerekli arınmayı yaptırtarak Rahîmiyetin nimetlerine erdiren. Rahîm ismini   tetikleyen!<strong> </strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">EŞ ŞEKÛR&#8230;</span> </strong>Verdiği nimeti çoğaltmak için o nimeti değerlendirten. Birimde verilen   nimeti hakkıyla değerlendirerek &#8220;daha&#8221;sına açılmayı oluşturan.   &#8220;Kerîm&#8221; isminin özelliğini tetikler. Bu ismin özelliğinin kapalı   kalması ise, birimi kendisine ulaşana karşı kapanmayı; o nimeti   değerlendirmek yerine başka yönlere dönerek o nimetten perdelenmeyi yaşatır.   Bu da &#8220;nankörlük&#8221; yani verileni değerlendirmemek olarak tanımlanır.   Verilenin gerisinden mahrum kalma sonucunu doğurur. Nimetin ardı kesilir!<strong> </strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<h2><span style="color: #333300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">C- SONUÇ:</span></strong></span></h2>
<table style="height: 1810px;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="691">
<tbody>
<tr>
<td width="610" valign="top">
<h3><strong> <em><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #993300;">KARZ-I HASEN TEFEKKÜRÜ</span></span></em></strong></h3>
<p>Bu tefekkürümüze has olmak üzere incelenecek metin   ve kavram tanımlamalarına girmedik. Çünkü KARZ-I HASEN denilince İslam   Alimlerince bugüne değin anlaşılan şeyler; “İyilikler, sadakalar, infaklar   çerçevesinde fiillerdir”…Bunlar doğru olmakla birlikte işin hakikatinin daha   farklı olduğunu hissediyoruz.</p>
<p>Tasavvuf bilgilerimizle Karz-ı Hasene baktığımızda   da şu ana kadar, “KARŞILIK BEKLEYEREK İBADET EDENLERİN”, yani avamın algısına   özgü bir kavrama işaret edildiğini görüyoruz.</p>
<p><strong>Kaynaktan yansıyan yeni bilgiler ve açılımlar ışığında </strong>konuyu değerlendirmenin daha yerinde olacağını düşündük. Özellikle de   tefekkürümüzde yeni boyutlar açan <span style="color: #000080;"><strong>ŞUUR BOYUTU;   ÖZ BOYUT; HALİFETULLAH YANIMIZ; İNSAN YANIMIZ</strong></span> ve  <span style="color: #ff0000;"><strong>BEDENÎ; HAYVANİ BOYUT; BEŞER YANIMIZ</strong></span> ayrımı bu   kavramı değerlendirmemizde yeni bir ışık oldu. Işık tutanlara şükründe   aciziz.<strong> </strong></p>
<p><strong>Nedir Karz-ı Hasen?&#8230; Nedir Allah’a Borç Vermek?!..</strong> Karsımızdaki bir birime verilen borç gibi değerlendirilebilir mi? “Malikel   mülk”  yani Mülkün sahibi  olan ,dolayısıyla borç- alacak- verecek   gibi beşeri kavramlardan beri olan Allah ismiyle isimlendirilen indinde tüm kavramların   düşmesi ,bizi otomatik olarak  bazen   Allah ismiyle de işaret edilen ama  O   nun, bizim de varlığımızı oluşturduğu aslimiz olan ESMA mertebesi düzeyinden değerlendirmemizi   gerektirir, zira borç alacak bir muhatabımız bu anlamda  söz konusu olamaz, olsa olsa <span style="text-decoration: underline;">KENDI   HAKIKATIMIZ olan ESMA mertebemizle yani    SUURumuzla  B’ilincimizin  temas‘i,iletişimi, yakinlasmasi Birbirine   AYN olmasi yani bilincin kendini ayri zannettiği varlığının aslini teşkil   eden esma mertebesi oldugu farkindaligi </span>söz konusu olabilir.</p>
<p>ALLAH’IN SEVDİKLERİ- ALLAH’IN SEVMEDİKLERİ- ALLAH’IN   BERABER OLDUKLARI tefekkürlerimizdeki düşünce metodumuzla Karz-ı Hasene   yaklaşalım. Müzzemmil- 20. Ayet ışığı tutmuş aslında: KARZ-I HASEN   KENDİMİZDEN KENDİMİZE!..</p>
<p>Biz, tasavvuf okumaya çalışanlar bu KENDİMİZDEN   KENDİMİZE tabirini çok kullanırız da işleyiş mekanizmasını ve hakikatini yine   de anladığımız söylenemez. Bunu da son bilgiler ışığında açmak gerek!..</p>
<p><strong>“BİRBİRİNİZE DÜŞMAN OLARAK İNİN !</strong> (7-24)” ayeti ile Adem’e yapılan hitap; uzun yıllar “ADEM VE EŞİ HAVVA” olarak   yanlış düzlemde, dışsal değerlendirildiğinden; öteleyerek anlama illeti   beynimize kene gibi yapışmış!&#8230;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">İnsanın eşi diye işaret   olunan dışarıda dişi bir insan değil; Onun Hakikat yanına eş olarak yaratılan   BEDENi, HAYVAN yanıdır. </span>Cennetten (Esmaları ile tahakkuk   ve tasarruf etme halinden) çıkma, arza inme diye anlatılan olayda <span style="text-decoration: underline;">BİRİBİRİNE   DÜŞMAN OLARAK aşağı boyuta düşen; beden kaydına giren ikili yapı; ŞUUR ile   BİLİNÇtir&#8230;</span></p>
<p>İnsan, kendi içinde sürekli olarak bedenle özün   savaşını yaşar. İnsanlığın kahir ekseriyetinde bu savaşı beden kazanmakta,   neticesi hem dünyada hem de ahrette cehennem yaşamı olarak açığa   çıkmaktadır&#8230; İstisna denecek kadar az bir seçkinler zümresi ise, bu   bitmeyen savaşı ısrarla Şuurun kazanması yönünde tekniklerle sürdürecek ve   cennet yaşamına kapı açacak nasibi ölçüsünde!..</p>
<p>İşte Karz-ı Hasen kavramını bu noktadan ele   alırsak; <span style="text-decoration: underline;">Şuur boyutunda; Öz boyutta kendi esmalarımızı değerlendirmek   üzere; bedenimize, bilincimize biraz da zorlanarak yaptırdığımız eğitimler,   uygulamalar ve imanımızın gereği olarak ortaya koyduğumuz fiillerin ALLAH’A   BORÇ VERME diye misallendirildiğini görürüz..</span></p>
<p>Bu anlayisla bakarsak olaya; <span style="text-decoration: underline;">Esma   mertebesine  yönelik yakiyn amacli   yönelis ve bu yöneliste  devreye   sokulan her türlü tetikleme unsurlari ,fiilleri  aynen misliyle hatta birkac misliyle(bana   bir adim yaklasana BEN on adim yaklasirim)bilincte karsiligini   göreceginden  borc verme kavramiyla   anlatilmaya calisilmis,olabilir.</span></p>
<p>Allaha  yada   özümüze ,<span style="text-decoration: underline;">Esma boyutumuza yönelik yaptigimiz hertürlü gayretlerimizin   kesinlikle kaybolmayacagi ,mutlaka karsiligi verilecegi yada yasanacagi   vurgulanmis oluyor  BORC   kavramiyla,  zira sirf VERMEK  fiili kullanilsaydi geriye dönüsü kesinlik   kazanmayan bir veris olurdu ki  bu,   kisinin bu yolda yürümesine tesvik degil bilakis güvensizlige tesvise düsüren   kelam  olurdu .</span></p>
<p>***</p>
<p>Ayrica    DARDA olan ve tam teslimiyetle Allaha sığınmış bir kuluna yapilan   yardim da Allaha borc vermek olarak nitelendirilebileceğini göz ardı   etmeyelim&#8230; Dışarıya, başkasına gibi görünün bu durum da aslında Özümüze   yöneliktir.</p>
<p>***</p>
<p><strong>Borcun karşılığı birebir iken, ayetlerde “MİSLİYLE- KAT   KAT- CÖMERTÇE ECİR” kavramları da dikkat çekici!..</strong> Hemen hatırımıza şu hadis geliyor: <span style="color: #ff0000;">“KULUMUN   DİĞER İBADETLERİ KENDİSİ İÇİNDİR. ORUÇ MÜSTESNA. ORUÇ BENİM İÇİNDİR! ONUN   ECRİNİ BEN VERECEĞİM!”</span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">“Orucun ecrini ben vereceğim”   şeklinde dile gelen hitap; Şuur boyutumuzun; Zati boyutun bu ibadete ecir,   karşılık oluşturduğunun açıklanmasıdır. </span></p>
<p>Tasavvuf ehli, zikir, tefekkür, okuma yanı sıra   ORUÇ ibadetine ayrı bir değer vermiştir. Oruç; doğrudan doğruya Öz boyuttan   karşılık bulur!.. Yani bedensel boyuta yaptırdığımız bazı uygulamalar,   riyazatlar doğrudan doğruya Şuursal boyuttan açılımlar getirir, hem de misli   ile getirir demektir bu! Oruç kavramını İMSAK (Tutmak- Sakınmak- Vazgeçmek-   Baskılamak) diye düşünürsek, oruçla kastedilenin sadece açlık değil, bedenin   açlıkla kontrolü ve onun beraberinde gelişen hem fiilde hem düşüncede   yaşanması gereken ciddi bir disiplin olduğu fark edilecektir.</p>
<p>Kısaca özetlersek; <span style="text-decoration: underline;">Vehmi benliğinizden,   sahipliklerinizden, beşeri düşünce ve değerlendirmelerinizden verecekleriniz   otomatik olarak şuursal boyutun derinliklerinden ecirlerle size dönecektir.</span></p>
<p>***</p>
<p><strong>Beden- Şuur beraberliği ve işaret edilen, ecir   noktasında yeni açılan şu gerçeği de zikredelim: </strong>ŞUUR BOYUTUNDA AÇILIMLAR ELDE ETMEK SADECE DÜŞÜNCE- İLİM-   TEFEKKÜR-OKUMA İLE OLACAK İŞ HİÇ DEĞİLDİR. ŞUURSAL AÇILIMLAR; MUTLAK SURETTE   BEDENİ BOYUTUN KONTROL VE HÜKÜMRANLIK ALTINA ALINMASI İLE MÜMKÜNDÜR!..</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Gece namazına kalkarken gel   gitler yaşayan bizler; günün birinde bedenimize, bir köleye emredercesine   “KALK NAMAZA” dediğimizde anında kaldırabilir hale gelirsek; işte o zaman   hayvani boyutun esareti son bulmaya başlamış demektir.</span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Gece uykudan güç kalkan,   yemeğe oturunca iştahını frenleyemeyen, canının çektiğini almak, gözünün   değdiğine sahip olmak isteyen ve bunlardan hala vazgeçemeyen bizler iyi   bilelim ki; özlediğimiz HALİFE BOYUTU YAŞAMI sadece düşünce ile açılmayacak,   mutlak surette bu bedeni, şuur önünde secde ettirmemiz gerekecektir. Başkaca   da yolu yoktur.</span></p>
<p>Başkaca yolu olmadığı gerçeğini tarihsel süreç   içinde öze erenler şu veciz cümle ile zikretmişler: <strong>MÜCAHEDE OLMAKSIZIN   MÜŞAHEDE MÜMKÜN DEĞİLDİR!..</strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<p>Bedeni, beşeri anlamda yoğun gayret ortaya   konmadıkça Özden seyir ve müşahede imkansızdır.</p>
<p><strong>KARZ- I HASEN; Şuur boyutundan rızıklanmak üzere Beden   boyutundan verilen, vazgeçilen tüm halleri ve bu uğurda yapılan çalışmaları   içerir.</strong><span style="text-decoration: underline;"> </span><strong>Ecri MAĞFİRETtir. Ecri ŞÜKÜRdür. Ecri RAHİM   esması gereğince yeni idraklere, fark edilmemiş gerçeklere, açılmamış   sırlara, yaşanmamış yaşamlara açılmaktır!..</strong></p>
<p>***</p>
<p>Karz-ı Hasen geçen ayetlerde <strong>EŞ ŞEKUR</strong> esmasının varlığı; bu çalışmaların bizi NİMETİ HAKİKİ MANADA DEĞERLENDİRMEYE   taşıyacağını, <strong>ER RAHİM, EL KERİYM</strong> esmaları, bunun bize çok yeni   idrakler- yaşamlar bahşedeceğini; <strong>EL HALİYM</strong> esmaı; sukunet ve güzel   değerlendirmenin bizde açılacağını, <strong>EL ĞAFUR</strong> esması, istiğfar ve   mağfiretin hakikatinin Karz-ı Hasenin hakkını vermekle bizde oluşacacağını   işaret ediyor.</p>
<p><strong>EL KABİDZ</strong> ve <strong>EL BASİT</strong> esmaları da, bedeni boyutta yaşanan sıkmaların hakikatini idrak eder ve   gerekli korunmayı sağlarsak, EL BASİT gereğince boyutsal genişlikler elde   edileceğini işaret ediyor. (Bedeni boyuta uygulayacağımız sıkma ve   disiplinin, şuursal boyutta genişlik getireceği demektir bu)<strong> </strong></p>
<p><strong>EL AZİYM</strong> esması ile de   daha önce şahit olmadığımız bir azamet ve muhteşemlikte açılımlar vereceğini   işaret ediyor…</p>
<p>***</p>
<p>Bir başka açıdan “En güzel borç vermeyi” , Allah   ismiyle de  tanimlanan ESMA   mertebesinin ,arzda aciga cikmis en mükemmel mahallerine (Veli kullara) teslim-i   nefs ederek borc vermek de kasdedilmis olabilir mi acaba ? Bir gönle borc   vermek, pardon girmek  her seyden ala   imis!..“</p>
<p>***</p>
<p>ALLAH’A GÜZEL BORÇ; BEDENSEL YANINIZDAN; ŞUURSAL   YANINIZA YATIRIM YAPMAKTIR!.. KARŞILIĞI TAHMİN EDİLEMEYECEK ŞEKİL VE   BİÇİMLERLE DÖNECEKTİR Bİ İZNİLLAH…</p>
<p>Allah’a güzel borç vermek  ve .<strong>ESMA B’ANKA’SI</strong> nda borclari   tahsil etmek cümle Resulullah sevdalilarina hazmiyla birlikte   kolaylastirilmis ola.</p>
<p>Bunlar okuyabildiklerimiz.</p>
<p>Hatalar beşeriyetimizden, gerçekler ehlindendir.</p>
<p>Doğrusunu Allah, Rasülü ve de Ehlullah bilmektedir.</p>
<p>Allah’a Güzel Borç Verenlere Selam Olsun!&#8230;</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h6 style="text-align: right;"><span style="color: #333333;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Diğer Bölümler :<a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-1/" target="_blank"> 1.Bölüm</a> | <a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-2/" target="_blank">2. Bölüm</a> | <a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-3-ihsan/" target="_blank">3. Bölüm</a> | <a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank">4. Bölüm | </a><a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-5-allahin-sevdikleri/" target="_blank">5. Bölüm </a>| <a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-6-israf/" target="_blank">6. Bölüm</a> | <a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-7-infak/" target="_blank">7. Bölüm</a><a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank"> </a>|<a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-8-allahin-sevmedikleri/" target="_blank"> 8. Bölüm </a>| <a href="../mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-9-allah-in-beraber-olduklari/">9. Bölüm </a>| <a href="http://www.tasavvuf.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-10-istigfar/">10. Bölüm</a><a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank"><br />
</a></strong></em></span></span></h6>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #000080;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Mehmet Doğramacı<br />
dogramacimehmet@gmail.com</strong></em></span></span></p>
<p><em><span style="color: #000000;">Not : Yukarıdaki yazıda adı geçen ayetlerin numaralarına, metinlerine ve meallerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.</span></em></p>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #993366;"><em><span style="color: #000000;"><a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalar-da-kavramlar-goksel-olaylar-ayetler/" target="_blank">Göksel Olaylar Ayetleri</a> | <a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-ruzgar-firtina-ayetleri/" target="_blank">Rüzgar Ayetleri </a>| <a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalar%e2%80%99da-kavramlar-tevekkul-ayetleri/" target="_blank">Tevekkül Ayetleri</a></span></em></span></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-11-karz-i-hasen/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yansımalarda Kavramlar -10- İstigfar</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-10-istigfar/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-10-istigfar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 18:03:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yansımalarda Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[İstigfar]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[tefekkür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sufizm.gen.tr/?p=1010</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;İSTİĞFAR” A-ÖN OKUMA Tespit edebildiğimiz kadarı ile 19 ayette “İSTİĞFAR” kavramı geçiyor. Yer yer TEVBE kavramı ile bağlantısı olsa dahi bu çalışmaya TEVBE ayetleri (86 adet) dâhil edilmemiştir. Her ne kadar Türkçede tevbe ve istiğfar aynı kavram gibi ele alınsa da Arap Gramerinin bilinen kaidesi (İSİM FARKLI İSE MANA DA FARKLIDIR) gereğince İstiğfarın daha özel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: center;"><span style="color: #0000ff;"><strong>&#8220;İSTİĞFAR”</strong></span></h2>
<h3><span style="color: #800000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">A-ÖN OKUMA</span></strong></span></h3>
<p>Tespit edebildiğimiz kadarı ile 19 ayette “İSTİĞFAR” kavramı geçiyor. Yer yer TEVBE kavramı ile bağlantısı olsa dahi bu çalışmaya TEVBE ayetleri (86 adet) dâhil edilmemiştir.</p>
<p>Her ne kadar Türkçede tevbe ve istiğfar aynı kavram gibi ele alınsa da Arap Gramerinin bilinen kaidesi (İSİM FARKLI İSE MANA DA FARKLIDIR) gereğince İstiğfarın daha özel bir anlamı olsa gerek. Görelim, neler yansır Allah İlminden!?….<span id="more-1010"></span></p>
<table style="height: 2189px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="679">
<tbody>
<tr>
<td width="607" valign="top">
<p align="center"><strong> </strong></p>
<h3 style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong> 1-AYETLER:</strong></span></h3>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">BAKARA</span></strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>198-)</strong> Leyse aleykum   cünahun en tebteğu fadlen min Rabbikum* feiza efadtüm min Arafatin   fezkürullahe ındel Meş&#8217;aril Haram* vezküruHU kema hedakum* ve in kuntum min   kablihı le minaddalliyn;</span><br />
(Hac süresi içinde)<strong> Rabbinizin fazlından istemenizde bir suç yoktur. Arafat&#8217;tan hep birlikte akıp   dönerken, Meşari Haram&#8217;da </strong>(Müzdelife)<strong> Allah&#8217;ı zikredin. O&#8217;nu, hidâyetinin   sizde açığa çıktığı kadarıyla zikredin. Muhakkak ki bundan önce siz </strong>(hakikatten)<strong> sapmışlardandınız.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>199-)</strong> Sümme efıydu min   haysü efadanNasu vestağfirullah* innAllahe Ğafurun Rahîym;</span><br />
<strong>Sonra herkesin topluca   döndüğü yerden siz de dönün ve </strong><span style="text-decoration: underline;"><em>(yetersizliklerinizden dolayı)<strong> istiğfar edin. Şüphesiz ki Allah   Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir.</strong></em></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ALİ İMRAN</strong></span></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>17-)</strong> EsSabiriyne ves   Sadikıyne vel Kanitiyne vel münfikıyne vel müstağfiriyne Bil eshar;</span><br />
(Onlar)<strong> sabredenlerdir,   sadıklardır, kanitlerdir </strong>(kulluğunun idrakıyla boyun   eğmişlerdir)<strong>, </strong>(muhtaçlara)<strong> bağışlayanlardır, seher vakti eksikliklerinden   dolayı istiğfar edenlerdir.</strong><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>134-)</strong> Elleziyne   yünfikune fiys serrai ved darrai vel kazımiynel ğayza vel afiyne aninNas*   vAllahu yuhıbbul muhsiniyn;</span><br />
<strong>Onlar ki, bollukta ve   darlıkta Allah için karşılıksız bağışta bulunurlar, kızdıklarında öfkelerini   kontrol ederler, insanların kusurlarını affederler. Allah ihsan edenleri   sever.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>135-)</strong> Velleziyne iza   faalu fahışeten ev zalemu enfüsehüm zekerullahe festağferu li zünubihim* ve   men yağfiruz zünube illellah* ve lem yusırru alâ ma fealu ve hüm ya&#8217;lemun;</span><br />
<em><span style="text-decoration: underline;"><strong>Onlar utanılacak bir iş yaptıklarında veya </strong>(Allah&#8217;tan perdelenerek)<strong> nefslerine zulmettiklerinde;   Allah&#8217;ı düşünüp yaptıkları yanlış, kusur dolayısıyla istiğfar ederler.</strong></span></em><strong><em><span style="text-decoration: underline;"> </span></em>Suçları da Allah&#8217;tan başka kim   bağışlayabilir </strong>(ki)<strong>!   Onlar yaptıkları yanlışlarda ısrarlı değillerdir.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>NİSA</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>63-)</strong> Ülaikelleziyne   ya&#8217;lemullahu ma fiy kulubihim fe a&#8217;rıd anhüm ve ızhüm ve kul lehüm fiy   enfüsihim kavlen beliyğa;</span><br />
<strong>İşte onlar, Allah&#8217;ın   kalplerindekini bildiği kişilerdir. Onun için sen söylediklerine aldırma ve   onlara öğüt ver ve nefsleri hakkında içlerine işleyecek açıklıkta söz söyle.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>64-)</strong> Ve ma erselna min   Rasulin illâ li yütaa Bi iznillah* ve lev ennehüm iz zalemu enfüsehüm cauke   festağferullahe vestağfere lehümür Rasulü levecedullahe Tevvaben Rahiyma;</span><br />
<strong>Biz her Rasûlü,   kendilerine Allah&#8217;ın izniyle itaat edilmeleri için irsâl ettik. E<em><span style="text-decoration: underline;">ğer onlar nefslerine   zulmettiklerinde sana gelselerdi de Allah&#8217;tan bağışlanma niyaz etselerdi,   Rasûl de onlar için istiğfar dileseydi, elbette Allah&#8217;ı Tevvab ve Rahîm   bulacaklardı.</span></em></strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>110-)</strong> Ve men ya&#8217;mel suen   ev yazlim nefsehu sümme yestağfirillahe yecidillahe Ğafuren Rahiyma;</span><br />
<strong>Kim bir suç işler ya   da nefsine zulmederse </strong>(benliği yüzünden-benliğini Allah&#8217;a   şirk koşarsa)<strong>; sonra </strong><em><span style="text-decoration: underline;">(suçunu idrak edip)<strong> Allah&#8217;a istiğfar ederse, Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir </strong>(bağışlayıcıdır   ve rahmetinden kaynaklanan güzellikleri yaşatandır)<strong>&#8230;</strong></span></em></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>MAİDE</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>73-)</strong> Lekad   keferelleziyne kalu innAllahe salisü selasetin, ve ma min ilâhin illâ ilâhun   vahıd* ve in lem yentehu amma yekulune leyemessennelleziyne keferu minhüm   azabün eliym;</span><br />
<strong>Andolsun ki:   &#8220;Allah, üç&#8217;ün üçüncüsüdür&#8221; diyenler de hakikati inkâr edenlerden   olmuşlardır! Tanrısallık kavramı geçersizdir, Ulûhiyet sahibi TEK&#8217;tir!.. Söylemekte   olduklarından vazgeçmezler ise, onlardan hakikati inkâr edenler, elbette acı   veren azabı yaşayacaklardır!</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>74-)</strong> Efela yetubune   ilellahi ve yestağfiruneHU, vAllahu Ğafurun Rahiym;</span><br />
<em><span style="text-decoration: underline;"><strong>Hâlâ Allah&#8217;a tövbe edip, bağışlanmaları için   yalvarmayacaklar mı? Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir.</strong></span></em></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ENFAL</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>32-)</strong> Ve iz kalullahümme   in kâne haza hüvel hakka min ındike feemtır aleyna hıcareten mines Semai   evi&#8217;tina Bi azâbin eliym;</span><br />
<strong>Hani, &#8220;Ey   Allahım&#8230; Eğer bu senin indînden Hakk&#8217;ın kendisi ise, </strong>(o   takdirde)<strong> gökten   üstümüze taşlar yağdır! Yahut bize acı bir azap ver&#8221; demişlerdi.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>33-)</strong> Ve ma kânAllahu   liyüazzibehüm ve ente fiyhim* ve ma kânAllahu müazzibehüm ve hüm yestağfirun;</span><br />
<strong>Hâlbuki sen onların   içindeyken Allah onlara azap vermezdi </strong>(sen âlemlere rahmet   olarak irsâl edilmiştin)<strong>&#8230;   <em><span style="text-decoration: underline;">Ayrıca, istiğfar edenler   de varken, Allah onlara azap edici değildir.</span></em></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>TEVBE</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>113-)</strong> Ma kâne linNebîyi   velleziyne amenu en yestağfiru lil müşrikiyne velev kânu üliy kurba min ba&#8217;di   ma tebeyyene lehüm ennehüm ashabül cahıym;</span><br />
<em><span style="text-decoration: underline;"><strong>Ne en-Nebi&#8217;ye ne de iman edenlere, akraba dahi olsalar;   ateş ehli oldukları açıkça belli olduktan sonra şirk koşanlar için bağışlanma   dilemeleri olur şey değil </strong>(zira &#8220;Allah şirki mağfiret etmez&#8221;)<strong>!</strong></span></em></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>114-)</strong> Ve ma kânestiğfaru   İbrahiyme li ebiyhi illâ an mev&#8217;ıdetin veadeha iyyah* felemma tebeyyene lehu   ennehu adüvvün lilhahi teberrae minhü, inne İbrahiyme le Evvahün Haliym;</span><br />
<em><span style="text-decoration: underline;"><strong>Babası için İbrahim&#8217;in istiğfarı, ancak ona verdiği bir   söz yüzünden idi&#8230;</strong></span></em><strong> Onun bir Allah düşmanı olduğu açıkça kendisine belli olunca, ondan   uzaklaştı&#8230; Muhakkak ki İbrahim ince kalpli ve hilm sahibiydi.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>NEML</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>46-)</strong> Kale ya kavmi lime   testa&#8217;cilune Bisseyyieti kablel haseneti, levla testağfirunAllahe lealleküm   turhamun;</span> (Sâlih)<strong> dedi ki: &#8220;Ey kavmim! İyilikten önce kötülüğü niye acele istiyorsunuz? <em><span style="text-decoration: underline;">Merhamet görmeniz için Allah&#8217;a   istiğfar etseniz iyi olmaz mı?&#8221;</span></em></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>MÜ’MİN</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>55-)</strong> Fasbir inne   va&#8217;dAllahi hakkun vestağfir lizenbike ve sebbih Bi Hamdi Rabbike bil aşiyyi   vel ibkâr;</span><br />
<strong>Sabret! Muhakkak ki   Allah&#8217;ın vaadi haktır! Yanlışların   için istiğfar et! Akşam ve sabah Rabbinin hamdi olarak tespih et!</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ZARİYAT</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>16-)</strong> Ahıziyne ma atahüm   Rabbühüm* innehüm kânu kable zaâlike muhsiniyn;</span><br />
<strong>Rablerinin kendilerine   verdiğini alıcılar olarak </strong>(içten dışa çıkış olarak)<strong>! Muhakkak ki onlar bundan önce   muhsindiler.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>17-)</strong> Kânu kaliylen   minel leyli ma yehceun;</span><br />
<strong>Geceden az bir bölümde   uyurlardı.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>18-)</strong> Ve bil eshari hüm   yestağfirun;</span><br />
<em><span style="text-decoration: underline;"><strong>Seherlerde istiğfar   ederlerdi.</strong></span></em></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>19-)</strong> Ve fiy emvalihim   hakkun lissaili vel mahrum;</span><br />
<strong>Onların mallarında   talep eden ve sıkıntıda olan için bir hak vardı.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>20-)</strong> Ve fiyl Ardı   ayatun lilmukıniyn;</span><br />
<strong>İkân sahiplerine arzda </strong>(bedende)<strong> işaretler vardır!</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>21-)</strong> Ve fiy enfüsiküm*   efela tubsırun;</span><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">Nefslerinizde</span></strong><strong>! Hâlâ </strong>(fark   etmiyor)<strong> görmüyor   musunuz?</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>YUSUF</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>97-)</strong> Kalu ya   ebanestağfirlena zünubena inna künna hatıiyn;</span><br />
(Yusuf&#8217;un kardeşleri)<strong> dediler ki:<em><span style="text-decoration: underline;"> &#8220;Ey   babamız&#8230; Bizim için suçlarımızın bağışlanmasını dile&#8230; Doğrusu biz hata   edenler olduk.&#8221;</span></em></strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>98-)</strong> Kale sevfe   estağfiru leküm Rabbiy* inneHU &#8220;HU&#8221;vel Ğafurur Rahıym;</span><br />
(Yakup)<strong> dedi ki:   &#8220;<em><span style="text-decoration: underline;">S</span><span style="text-decoration: underline;">izin için   Rabbimden bağışlanma dileyeceğim&#8230; Muhakkak ki O, Gafûr&#8217;dur,   Rahîm&#8217;dir.&#8221;</span></em></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>MERYEM</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>46-)</strong> Kale erağıbün ente   an alihetiy ya İbrahiym* lein lem tentehi le ercümenneke vehcürniy meliyya;</span><br />
(Babası)<strong> dedi ki:   &#8220;Sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun, İbrahim? Yemin ederim ki   eğer vazgeçmezsen, seni mutlaka taşlatarak öldürürüm&#8230; Uzun müddet benden   uzak kal!&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>47-)</strong> Kale Selâmun   aleyke, se estağfiru leke Rabbiy* inneHU kâne Biy hafiyya;</span><br />
(İbrahim)<strong> dedi ki:   &#8220;Selâm üzerinde olsun.<span style="text-decoration: underline;"><em> Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim</em></span>. Muhakkak ki O, bana   çok ikramda bulunandır&#8221; dedi.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>48-)</strong> Ve a&#8217;tezilüküm ve   ma ted&#8217;une min dunillahi ve ed&#8217;u Rabbiy asa ella ekûne Bi duai Rabbiy   şakıyya;</span><br />
<strong>&#8220;Sizden de, sizin   Allah dûnundaki yöneldiklerinizden de uzaklaşıp; Rabbime dua ediyorum.   Rabbimin yönelişi ile mutsuz sona ermeyeceğimi umarım.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>49-)</strong> Felemma&#8217;tezelehüm   ve ma ya&#8217;budune min dunillahi vehebna lehu İshaka ve Ya&#8217;kub* ve küllen cealna   Nebîya; </span>(İbrahim)<strong> onlardan ve onların Allah dûnundaki yöneldiklerinden uzaklaşınca, Ona İshak&#8217;ı   ve Yakup&#8217;u hibe ettik&#8230; Hepsini Nebi oluşturduk!</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>MÜNAFİKUN</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>5-)</strong> Ve iza kıyle lehüm   te&#8217;alev yestağfir leküm Rasûlullahi levvev ruusehüm ve raeytehüm yesuddune ve   hüm mustekbirun;</span><br />
<span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Onlara: &#8220;Gelin, Rasûlullah sizin için mağfiret dilesin&#8221;   denildiği vakit, başlarını çevirdiler; sen onların kendini beğenmiş benlik   sahipleri olarak yüz çevirdiklerini görürsün.</strong></em></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>6-)</strong> Sevaun &#8216;aleyhim   estağferte lehüm em lem testağfir lehüm* len yağfirAllahu lehüm* innAllahe la   yehdilkavmel fasikıyn;</span><br />
<em><span style="text-decoration: underline;"><strong>Onlar için mağfiret dilemen yahut dilememen onlara birdir! Allah   onları asla mağfiret etmez! Muhakkak ki Allah inancı bozuklar topluluğunu   hakikate erdirmez!</strong></span></em></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>NUH</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>10-)</strong> Fekultüstağfiru Rabbeküm</em></span> inneHU   <em><span style="text-decoration: underline;">kâne Ğaffara; </span></em></span><br />
<span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Dedim ki: &#8220;Rabbinizden mağfiret dileyin&#8230;   Muhakkak ki O, Gaffar&#8217;dır.&#8221;</strong></em></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>MÜMTEHİNE</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>5-)</strong> Rabbena lâ tec&#8217;alna fitneten lilleziyne keferu vağfir lena   Rabbena* inneke entel Aziyzül Hakiym;</span><br />
<span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;Rabbimiz!   Hakikat bilgisini inkâr edenler için bizi sınav objesi kılma! Bizi mağfiret   et Rabbimiz! Muhakkak ki sen Azîz&#8217;sin, Hakîm&#8217;sin.&#8221;</strong></em></span></p>
<p><strong> </strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table style="height: 80px;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="676">
<tbody>
<tr>
<td width="603" valign="top">
<p align="center"><strong><span style="color: #ff0000;">2- İNCELENECEK METİNLER: (3.   Md.de bu metinlerden özet yapılmıştır)</span></strong></p>
<p><strong>KAVRAMLARDA İSTİĞFAR</strong> <a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/istigfar/index.htm"></a></p>
<p><a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/istigfar/index.htm">http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/istigfar/index.htm</a></p>
<p><strong>İSLAM ANSK.DE İSTİĞFAR</strong></p>
<p><a href="http://www.sevde.de/islam_Ans/islam_ans.htm">http://www.sevde.de/islam_Ans/islam_ans.htm</a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong> </strong></p>
<table style="height: 515px;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="679">
<tbody>
<tr>
<td width="604" valign="top">
<h3><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>3- TANIM VE AÇILIMLAR:</strong><strong> </strong></em></span></span></h3>
<p><strong><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;">İSTİĞFAR NEDİR?</span></span> </strong>Sonsuz, sınırsız kuvvet, kudret, ilim   içinde bir hiç olduğunu fark ediş&#8230; Var oluş kemâlâtına   yakışmayan fiîlinden (veya düşüncenden) dolayı bağışlama talebi&#8230; Kelime değil; bir hal&#8230; ( &#8220;Estağfirullah&#8221;   demek değil; mânâsını bilerek ve hissederek hâlinden pişmanlık duyma ve   üzülme&#8230;) Yanlış bir fiîli   yapmaktan dolayı özür dileme&#8230; Günlük olaylar   içinde, var oluş gayemizin hakkını şuûrlu bir biçimde edâ edememekten dolayı   yapılan hatalı hareketlerin ardı sıra özür dileme&#8230; Hatalarını, cehâletini, Allah&#8217;ın  emrinde haddi   aşmasını; lâtifeyle, ciddî olarak,  bilmeyerek veya kasten yaptığı   yanlış hareketlerini itiraf edip bağışlanma dileme&#8230; Kalbinin örtülmesi neticesinde duyulan üzüntüden, içine   girilen kapanıklıktan, zâtı ilâhî’nin müşahedesinden perdelenmekten dolayı   özür dileme&#8230; Hakkı, hakkıyla   müşahede edememenin getirdiği sıkıntı ile; bu durum hissedildikçe özür   dileme&#8230; İnsanın yeryüzünde   &#8220;HALİFETULLAH&#8221; olarak yaşaması gerekirken, bu kemâlâtı yaşamasını   engelleyen davranışlar ortaya koyarak hayatını sürdürmesini  fark edip-o   idrakla özür dilemesi&#8230;  Bağışlanmadığı   taktirde, &#8220;Halifelik&#8221; yüceliğine yakışmayan ilkel beşerî   değerlendirmeler batağında boğulur gideceğini fark edip bu yüzden    merhamet edilmesi ve var oluş kemâlimin gereğini yaşama yolunu   kolaylaştırılmasını talep etme&#8230; <strong> </strong></p>
<p>Azîm   olan Arşın Rabbi Allah&#8217;ı tenzih edip, rahmet ve merhametinin   gerektirdiklerine ve her iyi olana mazhar kılması ve her günahtan selâmete   çıkarmasını talep&#8230;. İnsanın hakikatinin   gereğini yaşayamaması; beşerîyetinin getirdiği düşüncelerle, duygularla,   şartlanmalarla, tabiatının oluşturduğu güdüsel hareketlerle; ve   şartlanmalardan ileri gelen değer yargılarıyla hayatı değerlendirmesi; ve   bunun sonuçları olarak ortaya çıkan bütün fiîllerden dolayı özür dilemesi&#8230;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;">İNSAN-I KAMİLİN İSTİĞFARI:</span></span> </strong>Sonsuz-sınırsız olan varlığın mânâlarını,   sonsuz-sınırsız şekilde ortaya koymaktaki aczini yani yetersizliğini hissediş   hâli&#8230; Sonsuz-sınırsız varlığın mânâlarını, &#8220;kulluğunun gereği olarak   ortaya koymakta aciz&#8221;  olduğunu ve &#8220;O yüce Varlığın Âlemlerden   Ganî&#8221;lik vasfını itiraf etme&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>ADEM’İN   İSTİĞFARININ BİZDE YAŞANMASI:</strong></span></span> Yeryüzünde Halife   olarak zâhire çıkarıldığı için, hilafetinin bilinci içinde, yaptığını ÖTEDEKİNE   mal etmeyip; öteye atmayıp; faili hakiki olarak kendindekini görmek&#8230; Ve   yaptığını nefsinin hakikatine bağlayarak; yaptığı gerçeği örtme işi   dolayısıyla; nefsinin hakkını yemiş olarak, kendisine zulümde bulunduğunu   idrâk etme&#8230;(Bu idrâkın bize açılması, hissedilmesi ve yaşantımızda yer   alması, Âdem’in istiğfarının bizim tarafımızdan paylaşılmasıdır)</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;">İSTİĞFARDA ALLAH İNDİNDEN BAĞIŞLANMA DİLEMEK:</span></span> </strong>Beşerî kusurların örtülerek, hakikat nurlarının   &#8220;nefs&#8221;inde ortaya çıkmasını talep etmek&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>TEVBE VE İSTİĞFAR FARKI:</strong></span></span> <strong>Tövbe</strong>, bir büyük suçtan sonra; ortaya   konulan fiîlden duyulan pişmanlık ve geri dönüş dolayısıyla yapılır. <strong>İstiğfar</strong> ise, günlük olaylar içinde,   varoluş gayemizin hakkını şuûrlu bir biçimde edâ edememekten dolayı yapılan   hatalı hareketlerin ardı sıra özür dilemektir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h3><span style="color: #800000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">B- ÇÖZÜMLEME</span></strong></span></h3>
<table style="height: 1010px;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="680">
<tbody>
<tr>
<td colspan="4" width="616" valign="top">
<h4><strong> <em><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;">1- AYETLERDE İSTİĞFAR</span></span></em></strong></h4>
<p><em><span style="color: #0000ff;"><strong>Kişinin yetersiz oluşunu fark   etmesi ve bu yönde gayrete gelmesi istiğfarın ilk aşamasıdır:</strong></span></em> Sonra herkesin topluca döndüğü   yerden siz de dönün ve (yetersizliklerinizden dolayı) istiğfar edin. Şüphesiz ki   Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir. (Bakara-199)</p>
<p><em><span style="color: #0000ff;"><strong>İstiğfarın hakikatinin   yaşandığı yegâne ibadet; hactır:</strong></span></em> (Hac süresi içinde) Rabbinizin fazlından   istemenizde bir suç yoktur. Arafat&#8217;tan hep birlikte akıp dönerken, Meşari Haram&#8217;da(Müzdelife)   Allah&#8217;ı zikredin. O&#8217;nu, hidâyetinin sizde açığa çıktığı kadarıyla zikredin.   Muhakkak ki bundan önce siz (hakikatten) sapmışlardandınız. Sonra herkesin   topluca döndüğü yerden siz de dönün ve (yetersizliklerinizden dolayı)   istiğfar edin. Şüphesiz ki Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir. (Bakara-198-199)</p>
<p><em><span style="color: #0000ff;"><strong>Seher vakti; (biyolojik saat,   beyin, astrolojik tesirler bakımından) istiğfar için en verimli zamandır:</strong></span></em> (Bu   dışsal yorumu bir de içsel; batini yönü ile düşünelim) (Onlar)   sabredenlerdir, sadıklardır, kanitlerdir (kulluğunun idrakıyla boyun   eğmişlerdir), (muhtaçlara) bağışlayanlardır, seher vakti eksikliklerinden   dolayı istiğfar edenlerdir. (Ali İmran-17) Seherlerde   istiğfar ederlerdi. (Zariyat-18) (Seher Vakti; kanaatimizce takvimlerimizde İMSAK ile   GUNEŞ arasındaki zamandır)</p>
<p><em><span style="color: #0000ff;"><strong>Kişi suçunu, yanlış fiil-   düşüncesini, hakikatten perdelenip nefsine zulmedişini fark eder etmez   istiğfara yönelmelidir:</strong></span></em> Onlar utanılacak bir iş yaptıklarında veya (Allah&#8217;tan   perdelenerek) nefslerine zulmettiklerinde; Allah&#8217;ı düşünüp yaptıkları yanlış,   kusur dolayısıyla istiğfar ederler. Suçları da Allah&#8217;tan başka kim   bağışlayabilir (ki)! Onlar yaptıkları yanlışlarda ısrarlı değillerdir.   (A.İmran-135)</p>
<p>Kim bir suç işler ya da nefsine zulmederse   (benliği yüzünden-benliğini Allah&#8217;a şirk koşarsa); sonra (suçunu idrak edip)   Allah&#8217;a istiğfar ederse, Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir (bağışlayıcıdır ve   rahmetinden kaynaklanan güzellikleri yaşatandır)&#8230;(Nisa-110)</p>
<p>Sabret!   Muhakkak ki Allah&#8217;ın vaadi haktır! Yanlışların için istiğfar et! Akşam ve   sabah Rabbinin hamdi olarak tespih et! (Mümin-55)</p>
<p><em><span style="color: #0000ff;"><strong>Allah ehli zatları   istiğfarımızda vesile kılmak, onlardan birine yönelmek bağışlanma sebebidir.   (Ayete göre; suçu ve yanlışı mağdur olan tarafa samimi itiraf ve helallik   almak da istiğfar kapsamındadır.)</strong></span></em> (Yusuf&#8217;un kardeşleri) dediler ki:   &#8220;Ey babamız&#8230; Bizim için suçlarımızın bağışlanmasını dile&#8230; Doğrusu   biz hata edenler olduk.&#8221; (Yakup) dedi ki: &#8220;Sizin için Rabbimden   bağışlanma dileyeceğim&#8230; Muhakkak ki O, Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir.&#8221; (Yusuf-   97-98)</p>
<p><em><span style="color: #0000ff;"><strong>Hakikat ve risalet ilmini   yaşayan bir zata; suçu açıkça itiraf etmek bir istiğfar çeşididir ve duası   alınırsa mağfirete (bağışlanmaya) kapı açar:</strong></span></em> Biz her Rasûlü,   kendilerine Allah&#8217;ın izniyle itaat edilmeleri için irsâl ettik. Eğer onlar   nefslerine zulmettiklerinde sana gelselerdi de Allah&#8217;tan bağışlanma niyaz   etselerdi, Rasûl de onlar için istiğfar dileseydi, elbette Allah&#8217;ı Tevvab ve   Rahîm bulacaklardı. (Nisa-64) (Bu dışsal yorumu bir de içsel düşünün)</p>
<p><em><span style="color: #0000ff;"><strong>İstiğfar; hem içte hem dışta   Rahim ismini açar, merhamet görmeye vesiledir:</strong></span> </em>(Sâlih) dedi ki:   &#8220;Ey kavmim! İyilikten önce kötülüğü niye acele istiyorsunuz? Merhamet   görmeniz için Allah&#8217;a istiğfar etseniz iyi olmaz mı?&#8221; (Neml-46)</p>
<p><em><span style="color: #0000ff;"><strong>Akrabamız bile olsa, açıkça Allah’a   şirk koşan için, bağışlanma temennisinde bulunmak doğru değildir:</strong></span></em> Ne en-Nebi&#8217;ye ne   de iman edenlere, akraba dahi olsalar; ateş ehli oldukları açıkça belli   olduktan sonra şirk koşanlar için bağışlanma dilemeleri olur şey değil (zira   &#8220;Allah şirki mağfiret etmez&#8221;)!<strong> /</strong> Babası için İbrahim&#8217;in istiğfarı, ancak   ona verdiği bir söz yüzünden idi&#8230; Onun bir Allah düşmanı olduğu açıkça   kendisine belli olunca, ondan uzaklaştı&#8230; Muhakkak ki İbrahim ince kalpli ve   hilm sahibiydi. (Tevbe- 113,114)</p>
<p><em><span style="color: #0000ff;"><strong>Yüksek ego sahipleri için   teslimiyet de, hakikati kabul de çok zordur. Bu yüzden bağışlanmazlar,   istiğfarın hakikati onlara açılmaz:</strong></span></em> Onlara: &#8220;Gelin, Rasûlullah   sizin için mağfiret dilesin&#8221; denildiği vakit, başlarını çevirdiler; sen   onların kendini beğenmiş benlik sahipleri olarak yüz çevirdiklerini görürsün.   Onlar için mağfiret dilemen yahut dilememen onlara birdir! Allah onları asla   mağfiret etmez! Muhakkak ki Allah inancı bozuklar topluluğunu hakikate   erdirmez! (Münafikun-5,6)</p>
<p><em><span style="color: #0000ff;"><strong>İstiğfar; sistem içinde   geçerli, kullanılması Allah tarafından önerilen paha biçilmez bir mekanizmadır:</strong></span></em> Dedim ki:   &#8220;Rabbinizden mağfiret dileyin&#8230; Muhakkak ki O, Gaffar&#8217;dır.&#8221;(   Nuh-16) Hâlâ Allah&#8217;a tövbe edip,   bağışlanmaları için yalvarmayacaklar mı? Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir. (Maide-   74)</p>
<p><strong><em><span style="color: #0000ff;">Bir toplulukta istiğfar   edenlerin bulunması, toplu belalara karşı korunmadır, kalkandır:</span></em> </strong>(Topluluğu   ve kalkanı bir de içsel düşünelim) Hâlbuki sen onların içindeyken Allah   onlara azap vermezdi (sen âlemlere rahmet olarak irsâl edilmiştin)&#8230; Ayrıca,   istiğfar edenler de varken, Allah onlara azap edici değildir. (Enfal-33)<strong> </strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><em><strong>İstiğfarın hakikatini   yaşayamamak; aleme- çevreye ibret olacak büyük belaları da çekebilir:</strong></em></span> &#8220;Rabbimiz!   Hakikat bilgisini inkâr edenler için bizi sınav objesi kılma! Bizi mağfiret   et Rabbimiz! Muhakkak ki sen Azîz&#8217;sin, Hakîm&#8217;sin.&#8221; (Mümtehine- 5)</p>
<p><em><span style="color: #0000ff;"><strong>İstiğfarın getirisi olacak   mağfireti talep etmek; rutin duamız olmalıdır:</strong></span></em> &#8220;Rabbinizden   mağfiret dileyin&#8230; Muhakkak ki O, Gaffar&#8217;dır.&#8221; (Nuh-10) Yanlışların için istiğfar et! Akşam ve sabah   Rabbinin hamdi olarak tespih et! (Mümin- 55)</td>
</tr>
<tr>
<td width="11"></td>
<td width="592"></td>
<td width="10"></td>
<td width="4"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p align="center"><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<p align="center"><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<p align="center"><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<table style="height: 423px;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="683">
<tbody>
<tr>
<td width="616" valign="top">
<p align="center"><span style="text-decoration: underline;"><em><span style="color: #ff0000;"><strong>2-  AYETLERDE GEÇEN ESMALAR VE BU   ESMALARA YÜKLENEN ANLAMLAR: </strong></span></em></span><a href="http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm" target="_blank"><em><br />
http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm</em></a><strong> </strong></p>
<p><strong><a href="http://download.ahmedhulusi.org/download/pdf/esma/halim.pdf" target="_blank">EL HALİYM</a></strong>&#8230; Açığa   çıkan bir olaya ani ve fevrî tepki vermeyip, açığa çıkış amacı doğrultusunda   değerlendirmeye alan.</p>
<p><strong><a href="http://download.ahmedhulusi.org/download/pdf/esma/gafur.pdf" target="_blank">EL ĞAFÛR</a></strong>&#8230; Allâh   Rahmetinden asla ümit kesilmemesi gereken. Gerekli arınmayı yaptırtarak   Rahîmiyetin nimetlerine erdiren. <strong>Rahîm</strong> ismini tetikleyen!</p>
<p><strong><a href="http://download.ahmedhulusi.org/download/pdf/esma/rahim.pdf" target="_blank">ER RAHIYM</a></strong>&#8230; Âlem   sûretleri ile kendini seyir edendir! Bilinçli varlıkları, hakikatlerine   erdirmek suretiyle; seyretmekte ve Esmâ&#8217;sı özellikleriyle yaşatmakta olanın,   kendisi olduğu farkındalığıyla yaşatandır. <strong>&#8220;Ve kâne bil mu&#8217;miniyne Rahıyma = <span style="text-decoration: underline;">Hakikatine   iman etmişlere Rahîm&#8217;dir</span>&#8220;</strong> (<a href="http://www.ahmedhulusi.org/kuran/033_ahzab.htm" target="_blank">Ahzab:   43</a>). Cennet diye işaret edilen yaşamın kaynağıdır. Melekî boyutun <strong>&#8220;var&#8221;</strong>lığını   oluşturandır<strong> </strong></p>
<p><strong><a href="http://download.ahmedhulusi.org/download/pdf/esma/tevvab.pdf" target="_blank">ET TEVVAB</a></strong>&#8230; Hak ve   hakikati algılatıp kavratarak, o birimin kendi hakikatine dönüşünü oluşturan.   Tövbeyi yaşatır. Yani, birime yaptığı yanlışlardan dönmeyi ve verdiği   zararları gidermeyi nasip eder. Bu isim özelliği açığa çıktığında <strong>Rahîm</strong> isminin   özelliğini tetikler. Sonuçta kişinin hakikatinin getirisi olan güzellikleri   ve müşahedeyi yaşatır.<strong> </strong></p>
<p><strong><a href="http://download.ahmedhulusi.org/download/pdf/esma/aziz.pdf" target="_blank">EL AZİYZ</a></strong>&#8230; Karşı   konulmaz güç sahibi olarak, dilediğini uygulayan! Tüm âlemlerde dilediğini   karşı çıkacak güç olmaksızın yerine getiren. Bu isim <strong>Rab</strong> ismiyle paralel   çalışan bir isimdir. <strong>Rab</strong> özelliği Azîz özelliğiyle hükmünü icra eder!<strong> </strong></p>
<p><strong><a href="http://download.ahmedhulusi.org/download/pdf/esma/hakim.pdf" target="_blank">EL HAKİYM</a></strong>&#8230;   İlminin kudretiyle açığa çıkmasını sebepler zincirine bağlayarak,   nedenselliği oluşturan ve böylece kesret algılamasını oluşturan.<strong> </strong></p>
<p><strong><a href="http://download.ahmedhulusi.org/download/pdf/esma/alim.pdf" target="_blank">EL ALİYM</a></strong>&#8230; <strong>&#8220;İlim&#8221;</strong> özelliği sebebiyle sınırsız sonsuz her şeyi ve her boyutu, her yönüyle Bilen!</p>
<p><strong><a href="http://download.ahmedhulusi.org/download/pdf/esma/gaffar.pdf" target="_blank">EL ĞAFFAR</a></strong>&#8230; Kudret   veya hikmetin gereği olarak oluşmuş noksanlıklarını fark edip, bunların   sonuçlarından kurtulmayı irade edenlere, örtüleyiciliğini yaşatan.   Bağışlayan.<strong> </strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<p align="center"><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<h3><em><span style="color: #800000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">C- SONUÇ:</span></strong></span></em></h3>
<table style="height: 1239px;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="688">
<tbody>
<tr>
<td width="610" valign="top">
<p align="center"><strong> </strong></p>
<h3><strong> <span style="color: #993300;">İSTİĞFAR TEFEKKÜRÜ</span></strong></h3>
<p>Tanımlar, ayetlerde görülen manalar ve esmalar   doğrultusunda istiğfar konusunu değerlendirdiğimizde istiğfar etmemiz gereken   en büyük suçun, en büyük yanlış algının, en büyük hatanın; ŞU ANKİ HAYATIMIZ,   ŞU ANKİ HALİMİZ OLDUĞUNU GÖREBİLİYOR MUYUZ?&#8230;</p>
<p><span style="color: #3366ff;">“KİMSİN?”, SORUSUNA HALA   İSİMLERİMİZLE, MESLEKLERİMİZLE, TOPLUMSAL UNVANLARIMIZLA CEVAP VERİYORSAK,   BEDENE DAYALI BİR KİMLİK TANIMI  VE   YAŞAMI İÇİNDEYİZ DEMEKTİR Kİ; İNSAN OLUŞUMUZA, HALİFE BOYUTUMUZA EN BUYUK   İHANET, EN BÜYÜK GÜNAH DA BUDUR!&#8230;</span></p>
<p>İstiğfarı tevbe ile karıştırmışız ve günahlarımıza   tevbeyi istiğfarın hakikati sanıyoruz. Oysa Rasulullah’ın istiğfarı   noktasından konuya bakarsak; yukarıda tanımını aldığımız ADEM’İN İSTİĞFARI VE   İNSANI KAMİLİN İSTİĞFARINI düşünerek neye istiğfar edip, neyden bağışlanma   dilememiz gerektiğini fark etmemiz gerekiyor!</p>
<p>Bedeni algıdan, bedensel yaşamdan; hayvanca   yaşamdan İNSANCA-ŞUURCA-HALİFETULLAH OLARAK yaşamaya yönelmek ve bunu talep   etmek; bu yönde çalışmalara girişmektir asıl istiğfar!&#8230; Hakiki mağfireti (bağışlanmayı   ) getirecek olan da bu idrakin yaşamıdır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Rasulullahın istiğfarından bizim   anlayacağımız!</span> </strong>Rasulullah günde 70 kez istiğfar edermiş. Geçmiş   ve geleceği bağışlanmış Efendimiz (sav) elbette günaha istiğfar ediyor   değildi.</p>
<p>Bizim bundan anlayacağımız; Beşeriyet gereği   insanlar arasına girmekle, Kesret kalabalığına düşmekle; Zati boyutun hakkını   verememe durumunu fark ederek istiğfar etmektir. Günde 70 kez bunu fark   edebilir miyiz?&#8230;</p>
<p>70 li rakamlar Arapçada ÇOKLUK bildirmek üzeredir,   sayı bildirmek üzere değil!&#8230;</p>
<p>Yani ÇOK ÇOK İSTİĞFAR, YANİ HER NEFESTE HER AN   İSTİĞFAR!&#8230; Her perdeliliğimizi her fark edişte derhal istiğfar!&#8230;</p>
<p>Daha başka ne anlarız Rasulun 70 kez   istiğfarından?!&#8230;</p>
<p>GUNDE 70 KEZ İÇİMİZDEN SESLENİYOR RASUL:</p>
<p>“SEN BU BEDEN DEĞİLSİN!”</p>
<p>“SEN BU ÇÜRÜYECEK TEN DEĞİLSİN.”</p>
<p>“SEN YUNUS’UN “ÖLEN HAYVAN İMİŞ” DEDİĞİ ÖLÜMLÜ   HAYVAN DEĞİLSİN…”</p>
<p>“SEN, EZELİ VE EBEDİ ŞUUR VARLIK OLAN   İNSANSIN!!!!!”</p>
<p>“SEN HALİFESİN!&#8230;. SİLKİN KENDİNE GEL….”</p>
<p>Evet günde 70 kez, her an böyle sesleniyor   içimizden O Şefkatli, O merhametli, O kendinden çok bizi düşünen Rasül!&#8230;. Duyabiliyor   muyuz?!&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Seherde istiğfar!&#8230;</strong> </span>Ne demek?&#8230; Kur’an zaman üstü ise… Kur’an İNSANI, insandaki oluşum   sistemlerini anlatıyor ise ne demek seherde istiğfar?&#8230;<strong> </strong></p>
<p>Bize göre bu şu demek…. SEHER; uykudan uyanılan   ilk vakit… Karanlığın aydınlığa dönüştüğü ilk an… Siz bir günah işlediniz…   Siz gaflet içindesiniz… Siz, Kesret kalabalığında bedensel hayvanlık içinde   yaşıyorsunuz… Ne zaman istiğfar edeceksiniz?&#8230;</p>
<p><span style="color: #3366ff;">GAFLETTEN UYANIŞI KENDİNİZDE İLK   FARK ETTİĞİNİZ AN; İSTİĞFARIN HAKİKATINI ORTAYA KOYMANIZ GEREKEN ANDIR!&#8230;   YOKSA OLAY SADECE GUN VE GECE BAGLAMINDAKİ SEHER İLE KAYDA GİRMEZ!&#8230;   GAFLETTEN UYANMAYA BAŞLADIGINIZ İLK AN SİZİN SEHERİNİZDİR!&#8230;</span></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Rasüle İtiraf ve Ondan mağfiret istemek ne   demek?..</span> </strong>Enfüsünüzden bir Rasul demiş Kur’an… Size sizden   merhametli, üzerinize titreyen bir Rasul demiş…. Kim o?.. Dışarıda Risaleti   açan zatlar mı sadece?&#8230; Sadece onlar değil….</p>
<p>Sizin ŞUURSAL ASLINIZ, SİZDEKİ HALIFE BOYUTU   içinizdeki Rasulunuz… Beden kaydı ile işlediğiniz suçu, düştüğünüz gafleti,   acziyeti; suçu sağa sola atmadan Ona itiraf edin.. Kendinizi tanımladığınız   beden halinizle, içinizdeki Rasule, kendi aslınıza zulmettiğinizi ona   söyleyiniz!&#8230; “Ben sana yanlış yaptım ey Özüm” deyiniz!&#8230; “Ben kendime; hakikatime   sırt döndüm” deyiniz. Bunu içtenlikle ve gayretle diyebilirseniz, içinizdeki   Rasulun merhameti ve şefkati ile sizi hem içeriden hem dışarıdan   sarmaladığını iliklerinize kadar hissedeceksiniz.</p>
<p>Rasüle böyle bir itirafın mağfireti çekeceğine ayet   teminat vermiş, Tevvab ve Rahim mekanizmalarının tetiklenmesini işaret ederek;   <em>Eğer onlar nefslerine zulmettiklerinde   sana gelselerdi de Allah&#8217;tan bağışlanma niyaz etselerdi, Rasûl de onlar için   istiğfar dileseydi, elbette Allah&#8217;ı Tevvab ve Rahîm bulacaklardı</em>..</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Bir toplulukta istiğfar edenler varsa   diğerlerinin de azaptan korunması ne demek?</strong></span><strong> </strong>Topluluk dışsal olarak sosyal hayat ve insan kalabalığı… Ya içsel?&#8230; <span style="color: #3366ff;">SİZDEKİ ESMA BİLEŞİMİ TOPLULUK…</span></p>
<p>Her esmanıza olan ihanetinizi itiraf da istiğfar   da ilk planda mümkün olmayabilir… Fark ettiğiniz esmalarda, fark ettiğiniz   perdeli noktalarda aczinizi itiraf ve istiğfara girişmeniz (içinizde istiğfar   edenler) diye anlatılmış… Diğer itiraf edemediğiniz, perdeli kaldığınız   manalar ise (topluluk) diye ifade edilmiş… Şu halde <span style="color: #3366ff;">FARK   EDEBİLDİĞİMİZ PERDELERİ ARALAMAYA ÇALIŞMAK, FARK EDEBİLDİĞİMİZ ESMALARIN   HAKKINI VERMEYE ÇALIŞMAK; DİĞER GAFLET ALANLARIMIZ SEBEBİYLE İNECEK BELA VE   AZABI DURDURMAKTADIR!..</span></p>
<p>Hakikatine, Allah İlmine yönelenler kendi   hayatlarına baktıklarında, Allah tarafından nasıl korunduklarını fark   edebileceklerdir.</p>
<p>Bu ayetten çıkacak diğer bir mana ise; Özündeki   Risalet boyutu ile tanışmanın, bir bir tüm gaflet alanlarımızda istiğfara ve   onun sonucu mağfirete start veren bir açılım olduğu noktasıdır!.. Ki bu da büyük   bir müjdedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ve İstiğfarın Hakikatinin yaşandığı ibadet:   Hac!..</strong><strong> </strong></span>Nasip olanlara ne mutlu. Olmayanlara en tez   zamanda, mebrur olarak nasip olsun!&#8230; (Amin amin amin)</p>
<p>Ben acizin, okuyabildikleri bunlar. Yanlış   düşünceler benden, doğrular; Allah, Rasulu ve de Ehlullahtandır&#8230;</p>
<p>İSTİĞFARIN HAKİKATİNE EREN, MAĞFİRETE EREN   KULLARDAN OLMAMIZ NİYAZIMLA…</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h6 style="text-align: right;"><span style="color: #333333;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Diğer Bölümler :<a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-1/" target="_blank"> 1.Bölüm</a> | <a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-2/" target="_blank">2. Bölüm</a> | <a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-3-ihsan/" target="_blank">3. Bölüm</a> | <a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank">4. Bölüm | </a><a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-5-allahin-sevdikleri/" target="_blank">5. Bölüm </a>| <a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-6-israf/" target="_blank">6. Bölüm</a> | <a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-7-infak/" target="_blank">7. Bölüm</a><a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank"> </a>|<a href="../mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-8-allahin-sevmedikleri/" target="_blank"> 8. Bölüm </a>| <a href="http://www.tasavvuf.gen.tr/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-9-allah-in-beraber-olduklari/">9. Bölüm</a><a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank"><br />
</a></strong></em></span></span></h6>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #000080;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Mehmet Doğramacı<br />
dogramacimehmet@gmail.com</strong></em></span></span></p>
<p><em><span style="color: #000000;">Not : Yukarıdaki yazıda adı geçen ayetlerin numaralarına, metinlerine ve meallerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.</span></em></p>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #993366;"><em><span style="color: #000000;"><a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalar-da-kavramlar-goksel-olaylar-ayetler/" target="_blank">Göksel Olaylar Ayetleri</a> | <a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-ruzgar-firtina-ayetleri/" target="_blank">Rüzgar Ayetleri </a>| <a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalar%e2%80%99da-kavramlar-tevekkul-ayetleri/" target="_blank">Tevekkül Ayetleri</a></span></em></span></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-10-istigfar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yansımalarda Kavramlar -9- Allah’ın Beraber Oldukları</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-9-allah%e2%80%99in-beraber-olduklari/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-9-allah%e2%80%99in-beraber-olduklari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Sep 2009 20:17:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yansımalarda Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[Kurân-ı Kerîm]]></category>
		<category><![CDATA[Kurandan Yansımalar]]></category>
		<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[sufizm]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sufizm.gen.tr/?p=990</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;ALLAH’IN BERABER OLDUKLARI” A-ÖN OKUMA Tespit edebildiğimiz kadarı ile 21 ayette “ALLAH’IN BERABER OLDUKLARI” geçiyor. Kur’an’da geçen “Allah ….. ile beraberdir” ayetleri; Maiyet Sırrı ile ele alınmak durumundadır. O nedenle bu çalışmada bazı iman ve amel sahiplerinin “ALLAH’LA BERABER OLMA” sını içeren ayetlerin yanı sıra “MAİYET SIRRI” içeren ayetler de konuya dahil edilmiştir.. 1-AYETLER: BAKARA [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: center;"></h2>
<h2 style="text-align: center;"><span style="color: #888888;"><strong><img class="alignleft" src="http://www.sufizm.gen.tr/MD.jpg" alt="" width="73" height="91" />&#8220;ALLAH’IN BERABER OLDUKLARI”</strong></span></h2>
<h3 style="text-align: center;"><em><span style="color: #800000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">A-ÖN OKUMA</span></strong></span></em><strong> </strong></h3>
<p>Tespit edebildiğimiz kadarı ile 21 ayette “ALLAH’IN BERABER OLDUKLARI”  geçiyor. Kur’an’da geçen “Allah ….. ile beraberdir” ayetleri; Maiyet Sırrı ile ele alınmak durumundadır. O nedenle bu çalışmada bazı iman ve amel sahiplerinin “ALLAH’LA BERABER OLMA” sını içeren ayetlerin yanı sıra  “MAİYET SIRRI” içeren ayetler de konuya dahil edilmiştir..</p>
<table style="height: 2740px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="673">
<tbody>
<tr>
<td width="604" valign="top">
<p align="center"><strong> </strong></p>
<h3><span style="color: #993300;"><strong>1-AYETLER:</strong></span><strong> </strong></h3>
<h4><strong><span style="color: #ff0000;">BAKARA</span></strong><strong> </strong></h4>
<p><span style="color: #000080;"><strong>153-)</strong> Ya eyyühelleziyne amenüste&#8217;ıynu BisSabri vesSalati, innAllahe ma&#8217;asSabiriyn;</span><br />
<strong>Ey iman edenler,   hakikatinizin açığa çıkartacağı sabır </strong>(dayanma kuvvesi)<strong> ve salât </strong>(hakikatiniz   olan Esmâ mertebesine yönelişin getirisi olan müşahede ile)<strong> yardım isteyin. </strong><strong>Muhakkak ki Allah sabredenlerledir </strong>(Es Sabûr Esmâ&#8217;sıyla-mâiyet sırrı)<strong>.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>194-)</strong> Eşşehrülharamu Bişşehrilharami vel hurumatu kısas* femenı&#8217;teda aleykum   fa&#8217;tedu aleyhi Bi misli ma&#8217;teda aleykum* vettekullahe va&#8217;lemu ennAllahe   maalmüttekıyn;</span><br />
<strong>Haram ay, haramınız   olan aya bedeldir&#8230; Ve buna hürmette eşitlik esastır. O hâlde haddi aşıp </strong>(bu   süreçte)<strong> size   saldırana, saldırganlığının misliyle siz de saldırın! Allah&#8217;tan korunun, ve   iyi bilin ki Allah   korunanlarla beraberdir.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>249-)</strong> Fe lemma fesale talutu Bil cunudi, kale innAllahe mübteliykum Bi neher* femen   şeribe minhu feleyse minniy* vemen lem yat&#8217;amhü feinnehu minniy illâ   menığterafe gurfeten Bi yedih* feşeribu minhu illâ kaliylen minhum* felemma   cavezehu huve velleziyne amenu meahu, kalu la takate lenel yevme Bi calute ve   cunudih* kalelleziyne yezunnune ennehum mulakullahi kem min fietin kaliyletin   ğalebet fieten kesiyraten Bi iznillah* vAllahu meas Sabiriyn;</span><br />
<strong>Talut, ordusuyla yola   çıktığında </strong>(askerlerine)<strong> dedi ki: &#8220;Muhakkak Allah sizi bir nehir ile   sınayacaktır. Kim ondan içerse benden değildir. Kim ondan tatmazsa o da   bendendir. Eliyle bir avuç kadar alan müstesna&#8221;&#8230; Fakat içlerinden pek   azı hariç, ondan içtiler. Ne zaman ki O ve beraberindekiler nehrin karşı   yakasına geçtiler, &#8220;Calut ve ordusuna karşı savaşacak gücümüz   kalmadı&#8221; dediler. Allah&#8217;a kavuşacaklarını </strong>(imanları   sebebiyle)<strong> özlerinden   gelen </strong>(yakîn) <strong>ile   bilenler ise: &#8220;Pek çok defa, az bir topluluk Allah&#8217;ın izniyle </strong>(biiznillah)<strong>, kendilerinden çok fazla topluluğu   yenmiştir. Allah   dayananlar ile beraberdir&#8221; dediler.</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>NİSA</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000080;"><strong>108-) </strong><strong>Yestahfune minen Nasi ve la   yestahfune minAllahi ve HUve meahüm iz yübeyyitune ma la yerda minel kavl* ve   kânAllahu Bi ma ya`melune muhıyta;</strong><strong> </strong></span><strong><br />
(Münafıklar-ikiyüzlüler) </strong><strong>insanlardan   gizleyebilirler ama Allah`tan asla! Oysa O beraberdi </strong><strong>(tasavvufî anlayışla mâiyet sırrı-Allah`ın, kulun   her zerresini Esmâ`sıyla varetmesi hakikati) </strong><strong>onlarla gece boyu,   Allah`ın hoşlanmadığı şeyleri kurgularlarken. Allah yapmakta olduklarına   Muhît`tir!</strong><strong> </strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>ENFAL</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000080;"><strong>12-) </strong><strong>İz yuhıy Rabbüke ilel Melaiketi   enniy meaküm fesebbitülleziyne amenu* seulkıy fiy kulubilleziyne keferurru`be   fadribu fevkal a`nakı vadribu minhüm külle benan;</strong></span><strong><br />
Hani Rabbin melâikeye şöyle   vahyetmişti: &#8220;Muhakkak ben sizinle beraberim </strong><strong>(Allah melekle yan yana olmayacağına göre;   anlatılmak istenen {tasavvufta mâiyet sırrı diye bahsedilen}: meleklerin,   kendilerindeki kuvvet ve kudretin Allah`ın kuvvet ve kudreti bilincini   taşıdıkları realitesine işaret olunmaktadır)&#8230;</strong><strong> İman edenleri   sâbitleyin&#8230; Hakikat bilgisini inkâr edenlerin kalplerinde korku   oluşturacağım&#8230; </strong><strong>(Onların)</strong><strong> boyunlarının üstüne vurun </strong><strong>(vehim üzere sâbitleyin)</strong><strong> ve onların her   parmağına darbedin.&#8221;</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>19-)</strong> İn testeftihu fekad caekümül feth* ve in tentehu fehuve hayrun leküm* ve in   teudu neud* velen tuğniye anküm fietüküm şey&#8217;en velev kesüret, ve ennAllahe   meal mu&#8217;miniyn;</span><br />
<strong>Eğer siz fetih </strong>(zafer)<strong> istiyorsanız, işte size </strong>(Bedir&#8217;de)<strong> fetih geldi&#8230; Eğer </strong>(Rasûlullah&#8217;a   direnmekten)<strong> vazgeçerseniz, o sizin için daha hayırlıdır&#8230; Şayet </strong>(şirke)<strong> dönerseniz, biz de döneriz! </strong>(O   durumda)<strong> topluluğunuz   çok da olsa size hiçbir faydası olmaz&#8230; Kesinlikle Allah iman edenlerledir </strong>(kendinde açığa çıkan havl ve   kuvvetin Allah&#8217;ın olduğunu yaşayanlarladır)<strong>!</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>46-)</strong> Ve etıy&#8217;ullahe ve ResuleHU ve la tenazeu fetefşelu ve tezhebe riyhuküm   vasbiru* innAllahe maas sabiriyn;</span><br />
<strong>Allah&#8217;a ve Rasûlüne   itaat edin, birbirinizle zıtlaşmayın; </strong>(yoksa)<strong> korkuya kapılırsınız ve rüzgârınız </strong>(kuvvetiniz)<strong> gider&#8230; Sabredin&#8230; Muhakkak ki Allah &#8220;Es Sabûr&#8221;   isminin özelliğiyle sabredenlerledir.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>66-)</strong> El ANe haffefAllahu anküm ve alime enne fiyküm da&#8217;fa* fein yekün minküm   mietün sabiretün yağlibu mieteyn* ve in yekün minküm elfün yağlibu elfeyni Bi   iznillah* vAllahu meas sabiriyn;</span><br />
<strong>Şu an Allah sizden   yükünüzü hafifletti, çünkü biliyor ki sizde zayıflık var&#8230; </strong>(O   hâlde)<strong> sizden dayanan   yüz olursa, iki yüze galip gelirler&#8230; Sizden bin olursa, Allah&#8217;ın izniyle </strong>(Bi-iznillah)<strong>, iki bine galip gelirler&#8230; Allah sabredenlerle   beraberdir.</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>TEVBE</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000080;"><strong>36-)</strong> İnne ıddeşşühuri ındAllahisna aşere şehren fiy Kitabillahi yevme halekas   Semavati vel&#8217;Arda minha erbaatün hurum* zâliked diynül kayyimü fela tazlimu   fiyhinne enfüseküm ve katilül müşrikiyne kâffeten kema yükatiluneküm   kâffeten, va&#8217;lemu ennAllahe maal müttekıyn;</span><br />
<strong>Muhakkak ki Allah   indînde, semâları ve arzı halkettiği süreçte Allah ilminde, ayların adedi on   ikidir&#8230; Onlardan dördü haram </strong>(aylar)<strong>dır; </strong>(Muharrem,   Receb, Zilkaide, Zilhicce)<strong>&#8230;   İşte Din-i Kayyım </strong>(geçerli, payidar sistem)<strong> budur&#8230; Onlar </strong>(haram   aylar)<strong> içinde   nefslerinize zulmetmeyin&#8230; Müşriklerle savaşın, onların hep birlikte sizinle   savaştıkları gibi&#8230; İyi bilin ki Allah korunanlarla beraberdir </strong>(mâiyet   hakikatine işaret)<strong>.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>40-)</strong> İlla tensuruhu fekad nasarehullahu, iz ahrecehülleziyne keferu saniyesneyni,   iz hüma fiyl ğayri, iz yekulü lisahıbihi la tahzen innAllahe meana*   feenzelAllahu sekiynetehu aleyhi ve eyyedehu Bi cünudin lem teravha ve ceale   kelimetelleziyne keferus süfla* ve kelimetullahi hiyel ulya* vAllahu Azîyzün   Hakiym;</span><br />
<strong>Gerçekten Allah O&#8217;na   yardım etmiştir, siz O&#8217;na yardım etmeseniz de! Hani hakikat bilgisini inkâr   edenler O&#8217;nu </strong>(yurdundan)<strong> çıkmak zorunda bıraktıklarında; O, ikinin ikincisi </strong>(iki   kişiden biri)<strong> idi!   Hani onlar </strong>(Hz.Rasûlullah ve Hz.Ebu Bekr)<strong> mağarada idiler&#8230; Hani arkadaşına:   &#8220;Mahzun olma,   muhakkak ki Allah bizimle beraberdir </strong>(mâiyet sırrına   işaret ediyordu)<strong>&#8221;   diyordu&#8230; Allah, sekinetini </strong>(güven duygusuyla oluşan   sakinlik)<strong> O&#8217;nun   üzerine inzâl etmiş ve O&#8217;nu görmediğiniz ordularla desteklemişti. Hakikat   bilgisini inkâr edenlerin sözlerini süfla </strong>(en aşağı)<strong> kılmıştı&#8230; Allah sözü, işte   ulyadır </strong>(en üstün)<strong>!   Allah Azîz&#8217;dir, Hakîm&#8217;dir.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>123-)</strong> Ya eyyühelleziyne amenu katilülleziyne yeluneküm minel küffari velyecidu   fiyküm ğılzaten, va&#8217;lemu ennAllahe meal müttekıyn;</span><br />
<strong>Ey iman edenler!   Küffardan </strong>(gerçeği inkâr edenlerden)<strong> size yakın olanlarla savaşın! Sizde   şiddet, azîm, yoğun iman yaşamını bulsunlar&#8230; Bilin ki Allah korunanlarla beraberdir!</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>HUD</strong></span></h4>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>36-)</strong><strong> </strong>Ve   uhıye ila Nuhın ennehu len yu`mine min kavmike illâ men kad amene fela   tebteis Bima kânu yef`alun;</span><strong> </strong></p>
<p><strong>Nuh`a   vahyolundu ki: &#8220;Halkından, iman etmiş olanlar dışında kimse iman   etmeyecek&#8230; (Artık) onların yapmakta olduklarından dolayı üzgün olma!&#8221;</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>37-)</strong> Vasnaılfülke Bi a`yunina ve vahyina   ve la tuhatıbniy fiylleziyne zalemu* innehüm muğrekun;</span></p>
<p><strong>Gözlerimiz olarak (</strong>mâiyet sırrına işaret bu   ifade),<strong> vahyimizce gemiyi yap&#8230;</strong><strong> Zâlimler hakkında </strong>(şefaat için)<strong> bana yönelme&#8230; Kesinlikle onlar boğulacaklardır!</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>KEHF</strong></span></h4>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>24-)</strong> İlla en yeşaAllah* vezkür Rabbeke   iza nesiyt ve kul asa en yehdiyeni Rabbiy li akrebe min hazâ raşeda;</span></p>
<p><strong>Sadece   &#8220;inşâ Allah = Allah inşa ederse&#8221; kaydıyla demen, müstesna!..   Unuttuğunda Rabbini </strong>(hakikatin olan Esmâ   mertebesini)<strong> zikret </strong>(hatırla)!..<strong> Ve de ki: &#8220;Umarım Rabbim beni kurbunda </strong>(mâiyet sırrının yaşandığı   Tecelli-i Sıfat mertebesi. {İnsan-ı Kâmil, Sıfatların tecellisi bahsi;   Abdülkerim Ceylî. A.H.})<strong> olgunluğa erdirir.&#8221;</strong><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>TAHA</strong></span></h4>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>45-)</strong> Kala Rabbena innena nehafü en   yefruta aleyna ev en yatğa; </span><strong><br />
&#8220;Rabbimiz! Doğrusu biz, bizim aşırı   üstümüze gelmesinden veya taşkınlık yapmasından korkarız&#8221; dediler.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>46-) </strong>Kale la tehafa   inneniy meaküma esmeu ve era; </span><strong><br />
&#8220;Korkmayın! Muhakkak ki Ben sizinle olarak işitir ve   görürüm </strong>(mâiyet sırrı)&#8221;<strong> dedi. </strong>(Sahih Kudsi   hadis: &#8220;&#8230;&#8230;Ben kulumun görür gözü işitir kulağı olurum&#8230;&#8230;&#8221;)</p>
<p><strong> </strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>MÜMİNUN</strong></span></h4>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>27-)</strong> Fe evhayna ileyhi enisnaıl fülke Bi   a`yüniNA ve vahyiNA feiza cae emruNA ve farettennuru, feslük fiyha min küllin   zevceynisneyni ve ehleke illâ men sebeka aleyhil kavlü minhüm* ve la   tühatıbniy filleziyne zalemu* innehüm muğrekun;</span><strong><br />
Bunun   üzerine Ona </strong>(Nuh`a)<strong> vahyettik ki: &#8220;Gözlerimiz olarak </strong>(gözetimimiz anlamına gelse de   burada mâiyet sırrına işaret vardır)<strong> ve vahyimizle gemiyi yap&#8230;</strong><strong> İş başladığında </strong>(sular yükseldiğinde)<strong> ve fırın kaynadığı </strong>(buhar   kazanı mı vardı acaba)<strong> vakit, her eşi olandan bir çift ve onlardan,   aleyhine daha önce hüküm verilmiş olanlar hariç ehlini, gemiye al. Zâlimler   hakkında benimle muhatap olma! Kesinlikle onlar boğulacaklardır.&#8221;</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>NAHL</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000080;"><strong>128-)</strong> İnnAllahe mealleziynet tekav velleziyne hüm muhsinun; </span><strong><br />
Kesinlikle   Allah korunanlar ve muhsinlerle </strong>(Allah için yaşamakta olduğunun farkındalığında   olanlarla)<strong> beraberdir.</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>ANKEBUT</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000080;"><strong>69-)</strong> Velleziyne cahedu fiyna lenehdiyennehüm sübüleNA* ve innAllahe lemeal   muhsiniyn;</span><br />
<strong>Biz&#8217;e </strong>(ermek   için nefsine karşı)<strong> savaş verenlere gelince, elbette onları yollarımıza ulaştıracağız&#8230;   Kesinlikle Allah, yakîn   ehliyle </strong>(ihsan sahibi {Allah&#8217;a görüyormuşçasına yönelen})<strong> elbette beraberdir!</strong><strong> </strong>(Mâiyet sırrı.)</p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>MUHAMMED</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000080;"><strong>33-)</strong> Ya eyyühelleziyne amenu etıy&#8217;ullahe ve etıy&#8217;ur Rasûle ve la   tubtılu a&#8217;maleküm; </span><br />
<strong>Ey iman edenler! İtaat edin Allah&#8217;a   ve itaat edin Rasûl&#8217;e; yaptıklarınızın getirisini geçersiz kılmayın!</strong><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>34-)</strong> İnnelleziyne keferu ve saddu an sebiylillâhi sümme matu ve hüm küffarun felen   yağfirAllahu lehüm;</span><strong><br />
Muhakkak ki hakikat bilgisini   inkâr edenler, </strong>(insanları dışsallık veya içsellik   yüzünden)<strong> Allah   yolundan alıkoyanlar, sonra da hakikati inkârlarıyla ölenler var ya, Allah   onları asla bağışlamayacaktır!</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>35-)</strong> Fela tehinu ve ted&#8217;u ilesSelmi, ve entümül a&#8217;levne, vAllahu meaküm ve len   yetireküm a&#8217;maleküm; </span><strong>Gevşemeyin   ve siz üstünken, selm&#8217;e </strong>(barışa, Hak ile bâtılı uzlaştırmaya)<strong> çağırmayın! Allah sizinle Birliktedir! Sizin   yaptıklarınızı asla eksiltmeyecektir.</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>HADİD</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000080;"><strong>4-)</strong> &#8220;HÛ&#8221;velleziy halekasSemâvati vel&#8217;Arda fiy sitteti eyyamin   sümmesteva &#8216;alel&#8217;Arş* ya&#8217;lemu ma yelicu fiyl&#8217;Ardı ve ma yahrucu minha ve ma   yenzilu minesSemâi ve ma ya&#8217;rucu fiyha* ve HUve me&#8217;akum eyne ma küntüm*   vAllahu Bima ta&#8217;melune Basıyr;</span><br />
<strong>O, semâları ve arzı   altı süreçte yaratan, sonra da arşa istiva edendir! Arza gireni ve ondan   çıkanı; semâdan inzâl olanı ve onun içinde urûc edeni bilir&#8230; <span style="text-decoration: underline;">Nerede olursanız O sizinle </span></strong><span style="text-decoration: underline;">(hakikatinizin Esmâ ül   Hüsnâ&#8217;sıyla varolması sonucu)<strong> beraberdir </strong>(Mâiyet sırrına işaret)</span><strong>!   Allah yaptıklarınızı </strong>(yaratan olarak)<strong> Basîr&#8217;dir.</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>MÜCADELE</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000080;"><strong>6-)</strong> Yevme yeb`asühümullahu cemiy`an feyunebbiuhüm Bima `amilu* ahsahullahu ve   nesuHU, vAllahu `alâ külli şey`in Şehiyd;</span></p>
<p><strong>Gün gelir, Allah onların hepsini bâ`s eder</strong> (yeni bir   özellikle yeni bir boyutta diriltir) <strong>de</strong> <strong>yaptıklarını onlarda haber verir&#8230;   Allah,</strong> <strong>onu</strong> (kendilerinden   açığa çıkanları) <strong>kayda almış, onlar   ise onu unutmuşlardır&#8230; Allah her şey üzerine Şehîd`dir.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>7-)</strong> Elem   tera ennAllahe ya`lemu ma fiysSemavati ve ma fiyl`Ardı ma yekûnu min necva   selasetin illâ HUve rabi`uhüm ve la hamsetin illâ HUve sadisuhüm ve la edna   min zâlike ve la eksere illâ HUve me`ahüm eyne ma kânu* sümme yunebbiuhüm   Bima `amilu yevmelkıyameti, innAllahe Bikülli şey`in Aliym;</span></p>
<p><strong>Bundan daha az da olsalar, daha çok da   olsalar; nerede olursa   olsunlar mutlaka O, onlarla beraberdir</strong> (Esmâ`sıyla,   &#8220;yok&#8221;ken var kıldığı için &#8211; Mâiyet sırrı)! <strong>Sonra kıyamet sürecinde yaptıklarını</strong> (açığa çıkaran olarak) <strong>kendilerinde haber verir! Muhakkak ki   Allah Bi-küllî şey`in</strong> (şey`in Esmâ`sıyla hakikati olarak) <strong>Bilen`idir.</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>HAŞR</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000080;"><strong>23-)</strong> HuvAllahulleziy la ilahe illâ HU* el Melik`ül Kuddûs`üs Selâm`ul Mu`min`ul   Müheymin`ul Aziyz`ul Cebbar`ul Mütekebbir* SubhanAllahi `amma yüşrikûn;</span><br />
&#8220;<strong>HÛ&#8221; Allah, tanrı yok, sadece   &#8220;HÛ&#8221;! Melîk`tir</strong> (efâl, oluşlar âleminde mutlak hükmü yürüyen), <strong>Kuddûs`tür</strong> (yaratılmışlığa ve kevne   ait nitelenmelerden, yaratılmış kavramlardan münezzeh), <strong>Selâm`dır</strong> (yaratılmışlarda yakîn ve   kurb hâlini oluşturup mâiyet sırrını açığa çıkartan), <strong>Mümin`dir</strong> (iman açığa çıkartarak   hakikatini müşahedeye yönelten), <strong>Müheymin`dir</strong> (gözetip himaye eden, muhteşem azametini seyirde yaratılmışlığı kaldıran), <strong>Azîz`dir</strong> (karşı konulması imkânsız   olarak dilediğini yapan), <strong>Cebbâr`dır</strong> (iradesini zorunlu kabul ettiren), <strong>Mütekebbir`dir</strong> (Mutlak yegâne Kibriyâ {eniyeti} olan)! <strong>Allah,   onların ortak koştukları tanrı kavramlarından Subhan`dır!</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h3 style="text-align: left;"><span style="color: #993300;"><strong><em><span style="text-decoration: underline;">2- İNCELENECEK METİNLER: (3. Md.de bu metinlerden özet yapılmıştır)</span></em></strong></span></h3>
<p>İNSAN-I KAMİL kitabı SIFAT TECELLİSİ bahsi…</p>
<p>VELAYET KEMALATI: <a href="http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/bilinc/bilinc08.htm">http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/bilinc/bilinc08.htm</a></p>
<p>YAKİN: <a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/yakin/index.htm">http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/yakin/index.htm</a></p>
<p>KURB <a href="http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/gavs/gavs23.htm">http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/gavs/gavs23.htm</a></p>
<p>YAKINLIK <a href="http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/gavs/gavs24.htm">http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/gavs/gavs24.htm</a></p>
<p>MUKARREB <a href="http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/kendini/kendini24.htm">http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/kendini/kendini24.htm</a></p>
<h3 style="text-align: left;"><span style="color: #993300;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>3- TANIM VE AÇILIMLAR:</strong></em></span></span></h3>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">SIFAT TECELLİSİ:</span></strong> MARDİYEDE YAŞANIR:</span> &#8220;Mardiye&#8221;de, &#8220;Tecelli-i Sıfat&#8221; vardır. Yani, İlâhi vasıflarla tahakkuk etme hâli ki; bu ikisi arasındaki hâl, ancak yaşanarak farkedilir. Dilde bunu anlatmak çok zor bir şey!.. Çünkü biz, öyle bir şey düşünmemişiz, hayâl bile etmemişiz. Onun için bunlar böyle mecaz yollu anlatılır ama gerçeği ancak yaşanarak bilinir!.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">VELAYETİ KÜBRA:</span> &#8220;Mardiye&#8221;, sıfat mertebesidir, dedik. İlâhi vasıflarla vasıflanmış kişidir&#8230; &#8220;Mutmainne&#8221; ve &#8220;Râdiye&#8221;, &#8220;Velâyet-i Suğra&#8221;dır. &#8220;Mardiye&#8221;, &#8220;Velâyet-i Kübrâ&#8221;dır. Enbiyâ velâyetinin kemâlâtından hisse alınır. Bakâ Billah mertebesidir!. Bu mertebeden evvel kimsede İlmi Ledün olmaz!..</p>
<p><span style="color: #ff0000;">ARİF-İ BİLLAH:</span> &#8220;Mardiye&#8221; makamında hâsıl olan ikinci mârifetin sahibine &#8220;Ârif-i Billah&#8221; derler. Yani, varlığındaki Allah`ın ilmi ile her şeye ârif olan Zât demektir &#8220;Ârif-i Billah&#8221;!&#8230; Bu, &#8220;Hakikat&#8221;ten sonra gelen Mârifet-i Billah`tır&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">KURB<span style="color: #ff0000;">:</span></span></strong></span><span style="color: #ff0000;"><strong> </strong>KURBİYET MERTEBESİ:</span> RAHİMiyetin gereği olarak insan, hakikatini idrak eder, kendi özündeki ALLAH isimlerinden kaynaklanan kuvveleri keşfeder, bunları hissedip bunlara yakîn elde ederek “kurbiyet” mertebesine ulaşır!.<strong> </strong>Kurbiyet mertebesi-Allah Esmâ`sı özellikleriyle şuurlu tahakkuk mertebesidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">KURBİYET KAVRAMINDA DAHİ AYRILIK MEVCUT:</span> &#8220;- Ya Gavs. Kurb ehli kurbiyetlerinden dolayı yakınırlar, buûd ehlinin uzaklıktan şikâyetleri gibi&#8230;</p>
<p>Esasen bunun îzâh edilmesi ve anlaşılması oldukça güç bir husustur. Zirâ burada bahis mevzûu olan kimseler &#8220;yakîn&#8221; ehlidir. Ayn-el yakîn sahipleri.</p>
<p>&#8220;Yakîn&#8221; ile elde ettikleri bir kurb (yakınlık) sözkonusu!.. Ancak şuraya dikkat edelim; &#8220;Kurb&#8221; yani yakınlıktan söz ediyoruz, iki ayrı varlığın birbirine yakınlığından. Yani, Tekliğin müşâhedesi oluşmuş, fakat vehimdeki &#8220;benlik&#8221; kavramı kesin olarak kaybolmamış!.. Bir diğer ifade ile, Hakkel yakîn oluşmamış!.. Hakkel yakîn’in oluşması için, kişinin kendini Hak&#8217;tan ayrı bir varlık olarak düşünme hâli ortadan kalkar. Yâni &#8220;Zâtta fenâ&#8221; olma hâli diye târif edilen bir hâl ile ikilik kalkar.</p>
<p>İşte bu kişiler, ilmen olayın bütün sistemini bilirler. Olayın bu olduğunu da açık seçik müşâhede etmişlerdir. İşte bu noktada onları büyük bir üzüntü kaplar. Çünkü bir türlü bilinçlerini kaplayan &#8220;birimsel benlik&#8221; hissiyâtından, kavramından uzaklaşamamaktadırlar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">KURBİYET KAZANAN DAİMİ NAMAZI YAŞAMAKTADIR:</span> Bu havâs`ın &#8220;ikâme&#8221; ettiği namazın ötesinde, bir de &#8220;has-ül havâs&#8221;, &#8220;mukarreb&#8221; denen, &#8220;Allah&#8221;a kurbiyet kazanmış, evliyânın ileri derecelilerinde yaşanan &#8220;daimî namaz&#8221; hâli söz konusudur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">KURBİYET SAHİBİ EKBERİYET SEYRİ İÇİNDEDİR:</span> &#8220;Kurbiyet&#8221; sahipleri ise, &#8220;Ekber&#8221;iyet seyri içinde &#8220;haşyet&#8221; ile &#8220;seyri meallah&#8221;tadırlar. (Farkındayım çok tasavvufi oldu, ama bunların Türkçeleştirilmesi için başlı başına yeniden bir tasavvuf tabirleri kitabı yazmak gerek. Ona da şimdilik müsait değilim… Anlaşıldığı kadar! Anlayana&#8230; Üzgünüm! AH)</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">YAKİN:</span> </strong>İLK BASAMAĞI TEFEKKÜR VE NAFİLELER:</span> “Nâfilelerle” demek; bir takım faydalı, yararlı çalışmalarla demektir. Yani taban, en alt sınır olan çalışmalar “farz”lar, zaten kişinin kendini toparlayıp, kurtarabilmesi için zorunlu olan şeyler. Ama kişi, Allah’a yakîn elde etmek</p>
<p>istiyorsa, bunun dışında daha bir takım yararlı, faydalı çalışmalar yani “nâfileler” yapmak durumundadır. Farzları yerine getirmekle değil, fazladan yapılan nâfilelerle kişi yakîn elde edebilir.</p>
<p>“Tefekkür”, Allah’a yakînin ilk basamağıdır. Tefekkürü olmayanın yakîni oluşmaz!.</p>
<p>Allah’a yakîn elde etmek isteyen kişinin adım atacağı ilk basamak tefekkürdür. Yani, nâfile yapılan ibadetler, tefekkür basamağına basıldıktan sonra kişide tesirini göstermeye başlar. Tefekkür yoksa, zaten bir yere varılması mümkün değildir. Çünkü insanı hayvandan ayıran özellik, tefekkür özelliğidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">YAKİYN AŞAMALARI:</span> Bu meydana gelme birtakım yararlı çalışmalarla, &#8220;Kişi Allah`a öyle yakîn elde eder ki, Allah O`nun görür gözü, işitir kulağı, tutar eli, yürür ayağı olur&#8221; hükmü ortaya çıkacak; gözümüzde gören, kulağımızda işiten, dilimizde söyleyen, elimizde tutan, ayağımızda yürüyenin Allah olduğunu, &#8220;Ayn-el Yakîn&#8221; ve &#8220;Hakk-el Yakîn&#8221; yaşayacağız&#8230;</p>
<p>İşte bütün bunların neticesinde &#8220;Hilâfet sırrı&#8221; bizde zuhûr etmiş, &#8220;Halife&#8221; olduğumuzu önce ilm-el yakîn, sonra ayn-el yakîn, sonra da Hakk-el yakîn yaşama lütfuna ve şerefine ermiş bulunacağız.</p>
<p>&#8220;Mutmainne&#8221;de &#8220;İlmel Yakîn&#8221; hâsıl olur. Bu, &#8220;Râdiye&#8221;de &#8220;Aynel Yakîn&#8221;e döner. &#8220;Mardiye&#8221;de, &#8220;Hakkel Yakîn&#8221; hâsıl olur ve bu zâta &#8220;Arifi Billah&#8221; denir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">YAKİYN EHLİNİN HALİ:</span> TEK`in nazarıyla TEK`ten &#8220;çok&#8221;a bakışı muhafaza edip, sürekli olarak piramitin tepesinden aşağıya bakarak varlıkları seyretmek,  &#8220;YAKÎN EHLİ&#8221; nin hâlidir!. Korkudan,  &#8220;yakîne&#8221;  erenler,   beridirler.. Yakîne erende sabır ne arar?..</p>
<p><span style="color: #ff0000;">ALLAH’A VUSLAT:</span> İlâhi kudret ortaya çıktığı zaman &#8220;ölmeden evvel ölme&#8221; hâli &#8220;yakîn&#8221;e tekâbül eden şekliyle oluşur; ki bunun sonucunda kişi bilinci itibariyle var olan bir varlık olduğu idrâkına ererek, beden bağımlılığından kendini soyutlar; ki bunun sonucu da &#8220;mutmainne nefs&#8221; bilinci olarak velâyet hâlidir!. Böylece vehmî benliğin kendini, bedenmiş gibi kabûlü ortadan kalkar. İşte o zaman, &#8220;Allah`a vuslat&#8221; denilen hâl yaşanır&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">MUKARREB: </span></strong>TAHKİKE ERMİŞ KİMSELERDİR:</span> Tahkike ermişlerin ismi ise “müferridûn” veya “mukarrebun”dur ki; Allah “İSMİNDE” değil; ALLAH’IN AHADİYYETİNDE benlikleri yok olmuş; “el ân öyledir” sırrına binâen, Allah Bakîdir mânâsı yaşanır olmuştur… İşte bu yaşantı içinde olanlar, “İsm-i Âzâm” sırrına ermiş olanlardır ki;her nefeste “HU” diyenin mutlak bilinciyle yaşarlar…</p>
<p>Bu zevâtı kirâm, duâ edip de “Yâ ALLAH”, “YÂ HU” dedikleri zaman; “dillerinden söyleyen ben olurum”Hadîs-i Kudsî’si mânâsınca; dileyen kendi olur ve elbette kendi dileği de havada kalmaz, yerini bulur!..</p>
<p><span style="color: #ff0000;">NOKTASINDAKİ KUDRET AÇILANLARDIR:</span> &#8220;Ulâikel Mukarrebûn&#8221;!.. &#8220;Allah&#8221; adıyla işaret olunanın esmâsının özelliklerini &#8220;Nokta&#8221;larındaki kudret ile seyir hâlinde olanlardır onlar! &#8220;Onlar senin kullarındır; ne dilersen onu yaparsın&#8221; diyerek.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">KURBİYETİ YAŞAYAN, MUCİZELERE VESİLE KİŞİ:</span> Allah`a Kurbiyet mertebesinde yaşayan {Allah`ın bazı kendine has isimlerinin mânâlarının bu yakınlık sebebiyle kendisinde açığa çıktığı} mucizelere vesile kişidir Mukarreb.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">SABIR:</span></strong></span> Sabır, insanın hoşlanmadığı bir hal veya durumun zuhurunda, mecburen ona boyun eğerek, kabullenmesi, demektir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">GAFLET VE BELA ANINDA AÇIĞA ÇIKAR:</span> Esasen, Sabır, Gâfilin kendini koruma mekanizmasıdır!&#8230; Biz genelde, nefsimize hoş gelmeyen şeyleri ŞER olarak görürüz.. Halbuki nefsimize hoş gelmeyen şeye sabredersek, o şer gördüğümüz şey bizim şuur boyutunda kendimizi daha iyi tanımamıza yol açmak için, âmiyâne tabirle yontulmamız için başımıza gelmiş bir BELÂ dır!.. Biz o andaki şartlarımıza GÖRE o olayı şer olarak, belâ olarak nitelendirirsek de daha sonraki bir aşamada onun nimet olduğunu fark edebiliriz..</p>
<p><span style="color: #ff0000;">NİMETİ VERENİ GÖREMEYENİN HALİDİR:</span> Sabır da tahammül, katlanma vardır&#8230; Şükürde ise nimeti vereni görme vardır&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000;">TEPKİSİZ KABUL VE BEKLEMEDİR:</span> Sabır; tepki koymayıp olayın nasıl sonuçlanacağını beklemektir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">İHSAN:</span></strong></span> (Konu İHSAN-MUHSİN adlı daha evvelki dosyamızda ayetlerle işlendi)</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">VELAYETİ HASSA:</span></strong> HER DEVİRE, HER ÇAĞA GÖREVLİ OLARAK AÇIĞA ÇIKAN; BA’S OLUNAN RASULLERDİR:</span> Velâyeti Hassa… Risâlet kaynağından açığa çıkan “hakikat”e “iman” edip, bunu yaşayarak “yakîn”e erenlerin (ikân); veya bunun da ötesi “kurb” yapılarında açığa çıkanların “velâyet”i&#8230; İnsanlık bir piramit gibi düşünülürse eğer, o piramidin zirvesindekiler “Rasûl”lerdir. Onlar, her devirde, insanlığa kendi “hakikat”lerini bildirmek işlevini açığa çıkaranlardır&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">MÂİYET SIRRI: </span></strong>( ALLAH’LA BERABER OLMA)</span></p>
<p>-       Allah`ın, kulun her zerresini Esmâ`sıyla varetmesi hakikati.<strong> </strong></p>
<p>-       Meleklerin, kendilerindeki kuvvet ve kudretin Allah`ın kuvvet ve kudreti bilincini taşıdıkları realitesi.<strong> </strong></p>
<p>-       Tecelli-i Sıfat mertebesinde; Mardıye, Kurbiyet Ehli, Yakiyn Ehli, Mukarreb kimselerde açığa çıkan hal.<strong> </strong></p>
<p>-       “Ben kulumun görür gözü işitir kulağı olurum” müjdesinin yaşanması.<strong> </strong></p>
<p>-        ES SELAM isminin yaşanması sonucu yaratılmışlarda Kurb ve Yakiyn halinin açığa çıkması.</p>
<h3><span style="color: #800000;"><em><strong><span style="text-decoration: underline;">B- ÇÖZÜMLEME</span></strong></em></span></h3>
<p align="center"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;"><strong>1- AYETLERDE “ALLAH’IN BERABER OLDUKLARI” KİMSELER, FİİLLER, HALLER</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">A-   SABREDENLER- DAYANANLAR:</span>Es Sabur Esmasının açığa çıktığı, sabreden; dayanan kimselerle Maiyet Sırrı gereğince beraberdir. (Bakara- 153/249, Enfal-46/66)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">B-   TAKVA SAHİPLERİ; KORUNANLAR; MÜTTAKİLER:</span> Allah Korunanlar, Takva sahipleri ile beraberdir. (Bakara- 194,Tevbe-36/123, Nahl-128)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">C-   BÜTÜN KULLAR (Her Kulun her zerresini esmasıyla var etmesi)</span></p>
<p>(Münafıklar-ikiyüzlüler) insanlardan gizleyebilirler ama Allah`tan asla! Oysa O beraberdi. (Nisa-108)</p>
<p>-       <strong><span style="text-decoration: underline;">Nerede olursanız O sizinle</span></strong><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong><span style="text-decoration: underline;">(hakikatinizin Esmâ ül Hüsnâ&#8217;sıyla varolması sonucu)<strong> </strong><strong>beraberdir</strong><strong> </strong>(Mâiyet sırrına işaret)</span><strong>!</strong><strong> </strong><strong>Allah yaptıklarınızı</strong><strong> </strong>(yaratan olarak)<strong> </strong><strong>Basîr&#8217;dir.</strong><strong> </strong><strong>(Hadid</strong>-4)</p>
<p>-       Bundan daha az da olsalar, daha çok da olsalar; nerede olursa olsunlar mutlaka O, onlarla beraberdir (Esmâ`sıyla, &#8220;yok&#8221;ken var kıldığı için &#8211; Mâiyet sırrı)! (Mücadele- 7)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">D-   MELEKLER:</span> Hani Rabbin melâikeye şöyle vahyetmişti: &#8220;Muhakkak ben sizinle beraberim (Allah melekle yan yana olmayacağına göre; anlatılmak istenen {tasavvufta mâiyet sırrı diye bahsedilen}: meleklerin, kendilerindeki kuvvet ve kudretin Allah`ın kuvvet ve kudreti bilincini taşıdıkları realitesine işaret olunmaktadır)&#8230; (Enfal- 12)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">E-   İMAN EDENLER:</span> <strong>Kesinlikle Allah iman edenlerledir </strong>(kendinde açığa çıkan havl ve kuvvetin Allah&#8217;ın olduğunu yaşayanlarladır)<strong>!</strong> (Enfal- 19)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">F-   KURBİYETİ YAŞAYANLAR; SELAM İSMİ KENDİLERİNDE AÇIĞA ÇIKANLAR:</span></p>
<p>-       &#8220;Umarım Rabbim beni kurbunda<strong> </strong>(mâiyet sırrının yaşandığı Tecelli-i Sıfat mertebesi. {İnsan-ı Kâmil, Sıfatların tecellisi bahsi; Abdülkerim Ceylî. A.H.})<strong> </strong>olgunluğa erdirir.&#8221; (Kehf-24)</p>
<p>-       &#8220;Korkmayın! Muhakkak ki Ben sizinle olarak işitir ve görürüm (mâiyet sırrı)&#8221; dedi.<strong> </strong>(Sahih Kudsi hadis: &#8220;&#8230;&#8230;Ben kulumun görür gözü işitir kulağı olurum&#8230;&#8230;&#8221;) (Taha- 46)</p>
<p>-       Gözlerimiz olarak (gözetimimiz anlamına gelse de burada mâiyet sırrına işaret vardır) ve vahyimizle gemiyi yap&#8230;(Müminun- 27)</p>
<p>-       Selâm`dır (yaratılmışlarda yakîn ve kurb hâlini oluşturup mâiyet sırrını açığa çıkartan), (Haşr-23)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">G-   RASÜLE TESLİM OLANLAR:</span> Gevşemeyin ve siz üstünken, selm&#8217;e (barışa, Hak ile bâtılı uzlaştırmaya) çağırmayın! Allah sizinle Birliktedir! (Muhammed- 35)</p>
<p>-       O, ikinin ikincisi (iki kişiden biri) idi! Hani onlar (Hz.Rasûlullah ve Hz.Ebu Bekr) mağarada idiler&#8230; Hani arkadaşına: &#8220;Mahzun olma, muhakkak ki Allah bizimle beraberdir (mâiyet sırrına işaret ediyordu)&#8221; diyordu&#8230;( Tevbe- 40)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">H-   ÇOĞUNLUK AZGINLIK, TAŞKINLIK, ZULÜMDE BİRLEŞMİŞKEN, RABBİNE DÖNENLER:</span> Gözlerimiz olarak (mâiyet sırrına işaret bu ifade), vahyimizce gemiyi yap&#8230; Zâlimler hakkında (şefaat için) bana yönelme&#8230; Kesinlikle onlar boğulacaklardır! (Hud-37)</p>
<p>-       Bunun üzerine Ona (Nuh`a) vahyettik ki: &#8220;Gözlerimiz olarak (gözetimimiz anlamına gelse de burada mâiyet sırrına işaret vardır) ve vahyimizle gemiyi yap&#8230; İş başladığında (sular yükseldiğinde) ve fırın kaynadığı (buhar kazanı mı vardı acaba) vakit, her eşi olandan bir çift ve onlardan, aleyhine daha önce hüküm verilmiş olanlar hariç ehlini, gemiye al. Zâlimler hakkında benimle muhatap olma! Kesinlikle onlar boğulacaklardır.&#8221; (Müminun-7)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">İ-    İHSAN SAHİPLERİ VE YAKİN EHLİ:</span>Kesinlikle Allah, yakîn ehliyle (ihsan sahibi {Allah&#8217;a görüyormuşçasına yönelen}) elbette beraberdir! (Mâiyet sırrı.) (Ankebut- 69)</p>
<p><strong>Kesinlikle Allah korunanlar ve muhsinlerle</strong><strong> </strong>(Allah için yaşamakta olduğunun farkındalığında olanlarla)<strong> </strong><strong>beraberdir.</strong> (Nahl- 128)</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="color: #ff0000;"><br />
</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="color: #ff0000;">3-  AYETLERDE GEÇEN ESMALAR VE BU ESMALARA YÜKLENEN ANLAMLAR:<br />
<em><a href="http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm" target="_blank">http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm</a></em></span></strong></span><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #808080;"><strong>HÛ</strong>&#8230;</span> <strong>&#8220;HÛ&#8217;vAllahulleziy la ilahe illâ HÛ&#8221;</strong>! İster vahiy yollu gelsin, ister bilinç yollu üzerine eğilinsin, algılanan her <strong>&#8220;şey&#8221;</strong>in hakikatinin derûnu&#8230; Öylesine ki; <strong>Ekberiyet</strong> tecellisi sonucu önce <strong>&#8220;haşyeti&#8221;</strong>, sonucu olarak da <strong>&#8220;hiç&#8221;</strong>liği yaşatır ve bu yüzden de <strong>O</strong>&#8216;nun hakikatine erişilemez! <strong>&#8220;Basîretler ona ulaşmaz!&#8221;</strong> Mutlak bilinmezliğe ve kavranılmazlığa işaret ismidir! Nitekim <strong>&#8220;ALLÂH&#8221;</strong> dâhil <span style="text-decoration: underline;">tüm isimler</span> <strong>&#8220;HÛ&#8221;</strong>ya bağlı geçer <strong>Kurân</strong>&#8216;da! <strong>&#8220;HU ALLAHu EHAD&#8221;</strong>, <strong>&#8220;HU&#8217;ver Rahmanur Rahıym&#8221;</strong>, <strong>&#8220;Hu&#8217;vel&#8217;Evvelu vel&#8217;Ahıru vez&#8217;Zahiru vel&#8217;Batın&#8221;</strong>, <strong>&#8220;HU&#8217;vel Aliyyül Azıym&#8221;</strong>, <strong>&#8220;HU&#8217;ves Semiy&#8217;ul Basıyr&#8221;</strong> ve <strong>Haşr Sûresi</strong>&#8216;nin <span style="text-decoration: underline;">son üç âyeti</span> gibi! Bu arada şunu da bir diğer okunuş şekli itibarıyla fark ederiz ki, isimlerin öncesindeki &#8220;HÛ&#8221; ismi işaretiyle önce tenzih vurgulaması yapılır, sonra da söz edilen isimlerle teşbihe işaret edilir. Bu da hiçbir zaman gözden kaçırılmaması gereken bir işarettir.<strong> </strong></p>
<p><span style="color: #808080;"><strong>ES SELÂM</strong>&#8230;</span> <strong>Yaratılmışlara</strong><strong> </strong>(beden ve tabiat kayıtlarından; tehlikeden; boyutlarının<strong> </strong>kayıtlarından)<strong> </strong><strong>selâmet ihsan eden, yakîn hâlini oluşturan; iman edenlere &#8220;İSLÂM&#8221;ın hazmını veren; Dar&#8217;üs Selâm</strong><strong> </strong>(hakikatimize ait kuvvelerin tahakkuku)<strong> </strong><strong>olan cennet boyutu hâlinin yaşamını meydana getiren! Rahîm isminin tetikleyerek açığa çıkardığı isim-özelliktir! &#8220;Selâmün kavlen min Rabbin Rahıym = Rahîm Rab&#8217;den &#8220;<span style="text-decoration: underline;">Selâm</span>&#8221; sözü ulaşır</strong> (Selâm ismi özelliğini Rableri olan Esmâ hakikatlerinden açığa çıkan yolla yaşarlar)<strong>!</strong>&#8221; (<a href="http://www.ahmedhulusi.org/kuran/036_yasin.htm" target="_blank">Yâsîn: 58</a>).</p>
<p><span style="color: #808080;"><strong>EL MU&#8217;MİN&#8230;</strong></span> Algılananın ötesi olduğu farkındalığını oluşturandır Esmâ boyutu itibarıyla. Bu farkındalık, boyutumuzda &#8220;iman&#8221; olarak açığa çıkar. İman edenler şuurlarındaki bu farkındalıkla iman ederler; dünyamızda Rasûller; tüm varlıkta ise melekler dâhil! Bu farkındalık, bilinçteki aklın vehim esaretinden kurtulmasını sağlar. Vehim, kıyası kullanarak muhakeme yapan aklı saptırabilirken, iman karşısında güçsüz ve etkisiz kalır. Mümin isminin özelliğinin açığa çıkışı şuurdan bilince direkt yansır; dolayısıyla da vehim kuvvesi onun üzerinde tasarruf edemez.</p>
<p><span style="color: #808080;"><strong>ES SABUR&#8230;</strong></span> &#8220;Eğer Allâh insanları zulümlerinden dolayı sorumlu tutup sonucunu hemen yaşatsaydı; (arz) üzerinde hiçbir DABBE (insan değil insan bedeni) bırakmazdı! Fakat onları hükmedilmiş bir vakte tehir ediyor&#8230; Ecelleri geldiği vakit de ne bir saat geri kalırlar, ne de öne geçebilirler&#8221; (Nahl: 61) Her yaratılmış olanın amacına uygun işlevini yapmasını bekleyip, o işlevini tamamladıktan sonra sonuçlarını yaşatan. Zâlimin zulmüne müsaade etmesi, yani Sabûr özelliğini açığa çıkarması, hem zâlim hem mazlum yönünden yaşanacak işlevin tam hakkıyla yaşanması ve daha sonra da sonuçlarının oluşması içindir. Belânın büyüğünün açığa çıkması, zulmün büyüğünün oluşmasını gerektirir!</p>
<p><span style="color: #808080;"><strong>EL MÜHEYMİN&#8230;</strong></span> &#8220;Esmâ&#8221; mertebesinden açığa çıkanları kendi sistemi içinde koruyup sürdürendir (El hafizu ver Rakiybu ala külli şey)! Ayrıca, (emaneti) gözetip himaye eden, koruyan, emin, anlamlarına da gelir. &#8220;MÜHEYMİN&#8221;in türediği kök olan &#8220;el Emanet&#8221;in Kurân&#8217;daki fonksiyonel kullanılışı, semâların &#8211; arzın &#8211; dağların yüklenmekten imtina ettiği ve el Kurân&#8217;ın ikizi olan el İnsan&#8217;ın yüklendiği şeydir. Esas itibarıyla Esmâ mertebesi ilminin RUH adlı melek olarak şuuruna işaret eder. Ondan da yeryüzünde açığa çıkan insana yansır bu emanet! Yani, Hakikatinin, Esmâ özellikleri olduğu şuurunu yaşamak! Bu da Mümin ismiyle ortak çalışır. RUH adlı melek (kuvve) dahi, Esmâ mertebesinin sonsuz sınırsız özelliklerine imanın kemâliyle Hayy ve Kayyûm&#8217;dur! Çünkü o dahi &#8220;şe&#8217;n&#8221; olarak vücud sahibidir!</p>
<p><span style="color: #808080;"><strong>EL KUDDÛS&#8230;</strong></span> Yaratılmışlarda açığa çıkan özellik ve kavramlarla tanımlanmaktan, kayıtlanmaktan ve sınırlanmaktan berî! Tüm âlemleri Esmâ&#8217;sıyla &#8220;var&#8221; kılarken, onlarda açığa</p>
<p>çıkan özelliklerle tanımlanmaktan dahi berîdir.</p>
<p><span style="color: #808080;"><strong>EL ALİYM&#8230;</strong></span> &#8220;İlim&#8221; özelliği sebebiyle sınırsız sonsuz her şeyi ve her boyutu, her yönüyle Bilen!</p>
<p><span style="color: #808080;"><strong>EL BASIYR&#8230;</strong></span> Açığa çıkan Esmâ özelliklerini her an seyir ile onlardan çıkanları değerlendirip sonuçlarını oluşturan</p>
<p><span style="color: #808080;"><strong>EL AZİYZ&#8230;</strong></span> Karşı konulmaz güç sahibi olarak, dilediğini uygulayan! Tüm âlemlerde dilediğini karşı çıkacak güç olmaksızın yerine getiren. Bu isim Rab ismiyle paralel çalışan bir isimdir. Rab özelliği Azîz özelliğiyle hükmünü icra eder!</p>
<p><span style="color: #808080;"><strong>EL HAKİYM&#8230;</strong></span> İlminin kudretiyle açığa çıkmasını sebepler zincirine bağlayarak, nedenselliği oluşturan ve böylece kesret algılamasını oluşturan.</p>
<p><span style="color: #808080;"><strong>ER REŞİYD&#8230;</strong></span> Rüşde erdiren! Birimin hakikatini fark etmesinin sonucu olarak olgunlaşmasını yaratan ve yaşatan!</p>
<p><span style="color: #808080;"><strong>EŞ ŞEHİYD&#8230;</strong></span> Varlığıyla varlığının şahidi olan. Açığa çıkardığı Esmâ özelliklerinden varlığını seyredip açığa çıkanlara şehâdet eden! Şehâdet edilenin kendisinden gayrı olmadığını yaşatan.</p>
<h3><span style="color: #800000;"><em><span style="text-decoration: underline;"><strong>C- SONUÇ:</strong></span></em></span></h3>
<p align="center"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;"><strong>ALLAH’LA BERABER OLMAK (Maiyet Sırrı) TEFEKKÜRÜ</strong></span></span></p>
<p>Bir yandan tüm insanları ve varlığı kapsayan bir ifade ile “Şah damarınızdan daha yakınız” deniyor, bir yandan  tüm varlığın aslı,  varoluş başlangıcı olan meleki yapıya yönelik “Sizinle beraberim” deniliyor, diğer yandan farklı fiil ve düşünce mahallerinde de beraber olmak seklinde ifadeler kullanılıyor.</p>
<p>Bir yandan esfeli safilin aşağıların aşağısından ta alayı iliyyin yücelerin en yüce NOKTAsına kadar her yerde var olan yalnız O iken, ayriyeten bir de  belli düşünce yada fiili  ortaya koyanların yanında da O olduğu vurgulanıyor.</p>
<p>Bu zamana kadar OKUmaya çalıştıklarımızdan anlayabildiğimiz kadarıyla, ZATen Allah ismiyle tanımlanandan gayrisi yok hatta gayri kavramindan da münezzeh hatta Allah ismi dahi  HU  ya isaret  HU ki idrak edilemeyen hakkında tefekkür edilemeyen bilinmezliğe işaret eden…</p>
<p>Baştan beri incelemekte olduğumuz ayetlerde ALLAH’LA BERABER OLMA kavramının birkaç boyutta kullanıldığını fark ediyoruz. Kullanım yerlerine göre durumu incelediğimizde; Maiyet Sırrına dair boyutsal anlatımı da kavramış olacağız.</p>
<p>İşte o boyutlar:</p>
<p><strong>1-</strong> Hangi mahluk, hangi kul, her nerede olursa olsun varlığı Allah’la kaim olup; esma mertebesi gereğince “gölge varlık” hükmüyle “var” gözükmektedir. Cüzlerin özündeki HU olarak tedbirat ve tasarruf eden Allah’tır. Bu birinci anlam doğrultusunda HER VARLIĞIN ALLAH’LA BERABERLİĞİ; HAKİKATLERİNİN ESMA-İ HÜSNA İLE VAR OLUŞU;</p>
<p>ESMASIYLA YOKTAN VAR EDİŞİ ifade eder… Onlar farkında olsun ya da olmasın…</p>
<p><strong>2-</strong> Meleklerdeki kuvvet ve kudret de onların Allah Bilinci taşımalarındandır. Melekleri hem dış alemde oluşumu açığa çıkarıcı unsurlar, hem de bizdeki kuvveler olarak değerlendirecek olursak; özü melek olduğu için her varlık, her an, her hali ile Allah’la beraberdir. Ayetlerde geçen münafıkların, iki yüzlülerin, zalimlerin her sakladıklarının Allah’ça bilinmesi de buradaki maiyeti vurgular. Bu maddeyi de GÖZETİM VE TASARRUF NOKTASINDA HER VARLIK ONUN HÜKMÜ ALTINDADIR HER AN diye özetleyebiliriz.</p>
<p><strong>3-</strong> İman edenler; diğer varlıkların Allah hükmü altında oluşundan daha özel bir korunmuşluk ve tasarruf altına girmektedirler ki; Maiyet sırrının açılımı da bu iman ile başlar! İMAN EHLİNİN YÖNELİŞİ; MAİYETİ FARK ETTİRECEK İLK AÇIĞA ÇIKIŞTIR.</p>
<p><strong>4-</strong> Her halükarda varligin kendisi  O olmasi hasebiyle , belli mahaller yada zuhur yerleri veya  ilminde seyrettigi  ilmi suretlerle  bazi isimleri izhar ettiginde ,yani tabir caizse hayalinde canlandirdiginda,  yine kendi kendisiyle olusu söz konusu (sanki beraber)se  ikilik anlayisindakiler icinde bir rahmet kapisi olarak acik tutulmus. Beraberdir kelimesiyle. İzhar olan bazı isimlerle kendini açığa çıkardığı ifade edilerek adeta henüz hakikati fark etmeyenlere de kapı açılmış. Sabreden, Takva ehlı ve Ihsan ehli ile beraberliği bu çerçevede düşünüyoruz.</p>
<p>Öte yandan Sabır, İhsan, Takva gibi; imanın gereği olarak ortaya konan hal ve davranışlar; mümin için özel bir korunmuşluk ve tahakkuk bahşeder ki; bu durum Allah’la Beraber olma diye ifade edilmiştir. Bize göre; sabrın, takvanın, ihsanın hakkını vererek yaşayan kimse; özel farkındalıklara ilerleyerek kendinde mevcut esma kuvveleri ile tahakkuk etme imkanı bulur. Yani bir anlamda dünyada cenneti belli boyutları yaşamak denen haldir bu. Sabrın; tepkisiz bekleme anlamı işte bu noktada çok mühimdir. O tepkisiz bekleme; saklı bir kudretin kendimizde açığa çıkışına zemin açmadır bir anlamda. (<a href="http://www.sufizmveinsan.com/sohbet/saklikudret.html">http://www.sufizmveinsan.com/sohbet/saklikudret.html</a>)</p>
<p>Sabredenlerde Maiyetin bir başka vechesi ise nimeti görememe, değerlendirememe anında açığa çıkan durumdur. Burada ES SABUR esması çalışmaktadır ki; onun işleyişi hem zalim hem mazlum yönündendir. Her yaratılmış olanın amacına uygun işlevini yapmasını bekleyip, o işlevini tamamladıktan sonra sonuçlarını yaşatan Allah’tır&#8230; Zâlimin zulmüne müsaade etmesi, yani Sabûr özelliğini açığa çıkarması, hem zâlim hem mazlum yönünden yaşanacak işlevin tam hakkıyla yaşanması ve daha sonra da sonuçlarının oluşması içindir. Belânın büyüğünün açığa çıkması, zulmün büyüğünün oluşmasını gerektirir!</p>
<p>…<br />
<strong>Ey iman edenler, hakikatinizin açığa çıkartacağı sabır</strong><strong> </strong>(dayanma kuvvesi)<strong> </strong><strong>ve salât</strong><strong> </strong>(hakikatiniz olan Esmâ mertebesine yönelişin getirisi olan müşahede ile)<strong> </strong><strong>yardım isteyin.</strong><strong> </strong><strong>Muhakkak ki Allah sabredenlerledir </strong>(Es Sabûr Esmâ&#8217;sıyla-mâiyet sırrı)<strong>. </strong><strong>(Bakara-153)</strong></p>
<p>Ayetinde  çok acık bir şekilde  hakikatimizi  idrak edip kavrayabilmek icin gerekli mücahedenin  sabır ve salat ile yapılacağı vurgulanıyor, ve murada ermenin, müşahadenin  Salat sürecindeki sıkıntılar ve zorluklar mücahede esnasında sabır kuvvesini kullanmayla gerçekleşeceği müjdesi veriliyor!!.</p>
<p>Bu maddeyi; SABIR- TAKVA- İHSAN FİİLİNİ YAŞAYANLARDA HÜKMÜNÜ AÇIKÇA ORTAYA KOYAN ODUR; BUNLARIN HAKKINI VEREN, MAİYETİ DAHA ÇOK SEZER VE HİSSEDER diye özetleyebiliriz.</p>
<p><strong>5-</strong> Kurbiyet ve Yakiyn halini yaşayan, seçilmiş kimselerde maiyet KULUN GÖREN GÖZÜ TUTAN ELİ noktasında öne çıkmaktadır ki; o kullarda özel tasarrufu ile dilediğini</p>
<p>gerçekleştirmektedir. Maiyetin bu yönüne SEÇİLMİŞLERDE MUCİZELERE AYNA HAL VE YAŞAMLARLA GÖRÜLEN ALLAH’LA BERABERLİK diyebiliriz.</p>
<p><strong>6-</strong> Toplumsal ortamda zulüm, haksızlık, isyan, azgınlık alabildiğine zirveye tırmanmışken özüne, Rabbine yönelerek itaat ve taat ile yaşayanlar; ayetlerde özel müjdelerle maiyet dahilinde sayılmışlardır. AHİR ZAMANDA BİR SUNNETI İHYA EDENE (DİNİN HAKİKATİNE AİT BİR GERÇEĞİ YAŞAMA ÇIKARANA) 100 ŞEHİT SEVABI VERİLİR hadisini de bu noktada anlıyoruz. Gelenek ve kültür sarmalı içinde debelenen çoğunluğun aksine; ÖZÜNE YÖNELENLER; ÖZEL BİR MAİYET İLE HEM KORUNMAKTA HEM DESTEKLENMEKTEDİRLER.</p>
<p><strong>7-</strong> Maiyetin bize göre en can alıcı boyutunu en sonda değerlendirmeyi uygun gördük:</p>
<p>Bu boyut “<span style="text-decoration: underline;">RASULE TESLİM OLANLARDA AÇILAN MAİYET BOYUTU</span>” dur ki; buradaki Rasul kavramı genel manada Hz. Muhammed Mustafa (sav) in bildirdiği hakikatler doğrultusunda yaşamayı ifade ettiği gibi özel bir anlamı da mevcuttur.</p>
<p>“Alemlerde Alem Suretlerince tasarrufu”nu sürdüren Allah; HER ÇAĞA, HER KAVME RASUL İRSAL ETTİĞİ GİBİ; EL’AN HER DEVRE HER TOPLUMA DA RASULLER BA’S ETMEKTEDİR!&#8230; “Ba’s Olunan Rasuller” ile “İrsal Olunan Rasuller “ gerçeği zihinlerde dengeye geldiğinde varılacak sonuç şudur:</p>
<p>HZ. MUHAMMED MUSTAFA (SAV) E YÖNELİK TESLİMİYETİN HAKİKATİ; KENDİ ÇAĞIMIZDA RİSALET İLMİNİ, ZÂTÎ İLMİ AÇIĞA ÇIKARAN, DEĞİŞMEZ GERÇEKLERİ AÇIKLAYAN KONUMUNDAKI ANA KAYNAĞI FARK ETMEK VE KAYITSIZ ŞARTSIZ ONDAN GELEN GERÇEKLERE, BİRİMSEL DEĞERLENDİRME KATMAKSIZIN UYMAK VE HAKKINI VEREREK YAŞAMAKTIR !&#8230;</p>
<p>Tasavvufun sır bahislerinden olan bu noktayı, ehli olanlar fark edecektir nasibince…</p>
<p>Bunu bu şekliyle değerlendirerek yaşayanlar; kanaatimizce Hz. Ebubekir’(sav)in Sevr mağarasında Efendimiz(sav)in ağzından duyduğu ve maiyetin zirvesi olan müjdeye muhatap olacaklardır Tasdikleri, Teslim oluşları ve de İdrakleri nispetinde:<strong> </strong>LA TAHZEN İNNALAHA MAANA= MAHZUN OLMA, KAYGILANMA, ÜZÜLME; ALLAH BİZİMLEDİR!&#8230;<strong> </strong></p>
<p>Burada ikinci müjde “İKİNİN İKİNCİSİ” şeklinde yaşanan haldir… Bunun bize göre çok sırlı yönlerinden biri; BİRLİK GAYESİ İLE YÖNELDİĞİNİZ KAYNAKLA, İKİZ VARLIKMIŞÇASINA ALGI VE İDRAK PARALELLİĞİ VE GENİŞLEMESİ YAŞAMAKTIR… Bunu da ancak yaşayan bilir…</p>
<p>Çağının Resulünü fark edip ilmine taabi olanlar; Nuh(as) ve ashabının gemi yapımında Allah gözetiminde olmaları gibi bir maiyet altındadırlar aynı zamanda…</p>
<p>Gemi; şeriat ve sunnetullah doğrultusunda korunma ve yaşamayı, tufan; her an gelebilecek kötü etki ve tesirleri (içten- dıştan) ifade ediyor diye düşünürsek; böyle bir gözetimin ne büyük müjdeler içerdiği, nasıl bir kalkan ve sığınak oluşturduğu daha net fark edilecektir!..</p>
<p>Biz ALLAH’LA BERABER OLMAK; MAİYET SIRRI kavramından bunları anladık. Şüphesiz doğrusunu ALLAH VE RASULU VE DE EHLULLAH BİLMEKTEDİR…</p>
<p>Selam; Allah’la beraberliğini fark ederek yaşamaya çalışanlara olsun…. Maiyet Sırrını yaşamak; hazmıyla kolaylaşsın bizlere…</p>
<h6 style="text-align: right;"><span style="color: #333333;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Diğer Bölümler :<a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-1/" target="_blank"> </a><a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-1/" target="_blank">1.Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-2/" target="_blank">2. Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-2-ihsan/" target="_blank">3. Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank">4. Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-5-allahin-sevdikleri/" target="_blank">5. Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-6-israf/" target="_blank">6. Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-7-infak/" target="_blank">7. Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-8-allahin-sevmedikleri/" target="_blank">8. Bölüm</a><a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank"><br />
</a></strong></em></span></span></h6>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #000080;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Mehmet Doğramacı<br />
dogramacimehmet@gmail.com</strong></em></span></span></p>
<p><em><span style="color: #000000;">Not : Yukarıdaki yazıda adı geçen ayetlerin numaralarına, metinlerine ve meallerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.</span></em></p>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #993366;"><em><span style="color: #000000;"><a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-goksel-olaylar-ayetler/" target="_blank">Göksel Olaylar Ayetleri </a>| <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-ruzgar-firtina-ayetleri/" target="_blank">Rüzgar Ayetleri</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalar%e2%80%99da-kavramlar-tevekkul-ayetleri/" target="_blank">Tevekkül Ayetleri</a></span></em></span></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-9-allah%e2%80%99in-beraber-olduklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hadis Bahçesinden Oruç Gülleri</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/hadis-bahcesinden-oruc-gulleri/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/hadis-bahcesinden-oruc-gulleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Sep 2009 15:05:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mehmet Doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>
		<category><![CDATA[Kurân-ı Kerîm]]></category>
		<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[oruç hadisleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yansımalarda Kavramlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sufizm.gen.tr/?p=978</guid>
		<description><![CDATA[İftara doğru hadis bahçesine girdik dostlarla. Güller kokladık. Farklı manalar derledik… Vaazlarda dinlediğimiz meşhur hadislere bir de vahdet penceresinden bakalım dedik. Buyurun bakalım; ORUÇLUNUN AĞIZ KOKUSU ALLAH KATINDA MİSKTEN DAHA DEĞERLİDİR! Oruçlunun ( KENDİNİ BEŞERİ DEĞERLENDİRMEDEN UZAK TUTANIN) Ağız Kokusu ( BEŞERİYETTEN UZAKLAŞMA SONUCU BİLİNCİNDE AÇIĞA ÇIKAN ENERJİ) Allah Katında ( DERÛNUNDA MEVCUT ŞUURSAL BOYUTTA) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"><img class="alignleft" src="http://www.sufizm.gen.tr/MD.jpg" alt="" width="86" height="108" />İftara doğru hadis bahçesine girdik dostlarla. Güller kokladık. Farklı manalar derledik… Vaazlarda dinlediğimiz meşhur hadislere bir de vahdet penceresinden bakalım dedik. Buyurun bakalım;</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> </span><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">ORUÇLUNUN AĞIZ KOKUSU ALLAH KATINDA MİSKTEN DAHA DEĞERLİDİR!</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">Oruçlunun<strong> </strong>( KENDİNİ BEŞERİ DEĞERLENDİRMEDEN UZAK TUTANIN) Ağız Kokusu ( BEŞERİYETTEN UZAKLAŞMA SONUCU BİLİNCİNDE AÇIĞA ÇIKAN ENERJİ) Allah Katında ( DERÛNUNDA MEVCUT ŞUURSAL BOYUTTA) Miskten ( CEYLANDAN ÇIKARILAN YAĞ MİSKTEN- BEDEN HAYVANINDAN ÇIKAN DİĞER KUVVELERDEN) Daha Değerlidir (ŞUURSAL YAŞAMA İMKÂN SUNAN YEGÂNE POTANSIYEL KUVVEDİR)&#8221;</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">Koku; SURETSİZ- ŞEKİLSİZ-CİSİMSİZ BİR AÇIĞA ÇIKIŞ&#8230;. Oruç; Hakikatin suretsiz olduğu noktasına; Salt Şuura bizi taşır, anlamı da çıkabilir&#8230;</span></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img246.imageshack.us/img246/7691/2ly0028x1024pm6.jpg" alt="" width="280" height="209" /></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">Kulumun diğer ibadetleri (<strong> </strong>BEŞERİYET DEĞERLENDİRMELERİNDEN ÇIKMAKSIZIN, BENLİĞİNİ BASKILAMAKSIZIN YAPTIĞI YÖNELİŞLER) kendisi içindir (İÇİNDE BENLİK OLDUĞU İÇİN, ONLARLA SADECE RUBUBİYETİNİ TANIR) Oruç müstesna ( AÇLIKLA BENLİĞİ BASKILAYAN ORUÇ, FARKLI BİR GETİRİYE SAHİPTİR!) Onun ecri bana aittir ( DİĞER İBADETLERLE RUBUBİYET AÇILIMLARI ELDE EDEBİLİR, ULÛHİYETE DÖNÜK İDRAK VE AÇILIMLAR SADECE ORUÇLA KAZANILIR. ORUCUN GETİRİSİ; <span> </span>ŞUURSAL YAŞAMIN KİŞİYE AÇILMASIDIR.)</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">***</span></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">RAMAZAN AYI GİRDİĞİ ZAMAN CENNETİN KAPILARI AÇILIR, CEHENNEMİN KAPILARI KAPANIR VE ŞEYTANLAR DA ZİNCİRE VURULUR.</span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">Ramazan ayı girdiği (KİŞİ; KUR’ANIN HAKİKATİNİ “OKU”MAYA; BEŞERİYETİNE GEM VURMAYA YÖNELDİĞİ) zaman, cennetin kapıları (ŞUURSAL YAŞAM YOLLARI) açılır, cehennemin kapıları (BEDENSELLİKTEN DOĞAN YANIŞLARA ÇEKEN YOLLAR) kapanır ve şeytanlar (BEDEN KAYDINDAN DOĞAN VEHİMLER- VESVESELER- HIRSLAR- TUTKULAR) da zincire vurulur.</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">…</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">Ezan okunurken, dostlardan biri, Ehlinin oruca dair vurgusu ile iftar edelim dedi:</span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> </span></p>
<p class="MsoNormal"><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;; color: red;">İnsanlara <strong>“Oruç” </strong>ile<strong> “Samediyyet nurlarını yaşamak” </strong>teklif edilmiştir</span><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;"> </span></strong><span style="font-size: 11pt; font-family: &quot;Arial&quot;,&quot;sans-serif&quot;;">(AH)</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/hadis-bahcesinden-oruc-gulleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yansımalarda Kavramlar -8- Allah&#8217;ın Sevmedikleri</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-8-allahin-sevmedikleri/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-8-allahin-sevmedikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 2009 17:13:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mehmet Doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[Yansımalarda Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Allah'ın Sevmedikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[sufizm]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sufizm.gen.tr/?p=972</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;ALLAH&#8217;IN SEVMEDIKLERI &#8220; A-ÖN OKUMA 1- AYETLER: Tespit edebildiğimiz kadarı ile 23 ayette &#8220;ALLAH&#8217;IN SEVMEDİKLERİ&#8221; zikrediliyor. Bazı ayetlerde bir evveli bir sonrası da alındı daha net anlaşılsın diye&#8230; BAKARA 190-) Ve katilu fiy sebiylillahilleziyne yukatilunekum ve la ta&#8217;tedu* innAllahe la yuhıbbul mu&#8217;tediyn; Sizi öldürmek amacıyla savaşanlarla siz de Allah için savaşın. Haddi aşmayın. Muhakkak Allah [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><img class="alignleft" src="http://www.sufizm.gen.tr/MD.jpg" alt="" width="83" height="104" /><span style="color: #888888;"><strong></strong></span></h2>
<h2></h2>
<h2></h2>
<h2></h2>
<h2><span style="color: #888888;"><strong>&#8220;ALLAH&#8217;IN SEVMEDIKLERI &#8220;</strong></span><span style="color: #333300;"><strong><span style="text-decoration: underline;"></p>
<p>A-ÖN OKUMA</span></strong></span><span style="color: #000080;"><span style="text-decoration: underline;"> </span></span></h2>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong> </strong></span></p>
<p><strong><span style="color: #000080;">1- AYETLER:</span> </strong><span style="color: #0000ff;">Tespit edebildiğimiz kadarı ile 23 ayette &#8220;ALLAH&#8217;IN SEVMEDİKLERİ&#8221; zikrediliyor. Bazı ayetlerde bir evveli bir sonrası da alındı daha net anlaşılsın diye&#8230;</span></p>
<p><span id="more-972"></span></p>
<table style="height: 2116px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="686">
<tbody>
<tr>
<td width="617" valign="top">
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>BAKARA </strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>190-)</strong> Ve katilu fiy sebiylillahilleziyne   yukatilunekum ve la ta&#8217;tedu* innAllahe la yuhıbbul mu&#8217;tediyn;</span><br />
<strong>Sizi öldürmek amacıyla savaşanlarla siz de Allah için savaşın. Haddi   aşmayın. Muhakkak Allah onları sevmez.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>204-)</strong> Ve minenNasi men yu&#8217;cibüke kavlühu fiyl   hayatid dünya ve yüşhidüllahe alâ ma fiy kalbihi ve huve eleddül hısam;</span><strong><br />
İnsanlardan   öylesi vardır ki, dünya hayatı hakkındaki sözü senin hoşuna gider ve o   kalbindekine Allah&#8217;ı da şahit tutar&#8230; Oysa o, düşmanlarının en yamanıdır.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>205-)</strong> Ve iza tevella sea fiyl Ardı li yüfside   fiyha ve yühlikel harse vennesl* vAllahu la yuhıbbül fesad;</span><br />
<strong>O dönüp gittiği zaman arzda fesat çıkarmaya, insanın ürününü ve neslini   mahvetmeye koşar. Allah fesadı sevmez.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>206-)</strong> Ve iza kıyle lehüttekıllahe ehazethül   ızzetü Bil ismi fehasbühu cehennem* ve le bi&#8217;sel mihad;</span><br />
<strong>Ona: &#8220;Allah&#8217;tan korun&#8221; denildiğinde, benliği onu suça sürükler.   İşte onun hakkından cehennem gelir. Cidden çok kötü yataktır o!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>275-)</strong> Elleziyne ye&#8217;külunerRiba la yekumune   illâ kema yekumülleziy yetehabbetuhüşşeytanu minel mess* zâlike Bi ennehum   kalu innemel bey&#8217;u mislürRiba* ve ehalellahul bey&#8217;a ve harremerRiba* fe men   caehu mevızatün min Rabbihi fenteha felehu ma selef* ve emruhu ilellah* ve   men ade feülaike ashabünnar* hum fiyha halidun;</span><br />
<strong>Riba yiyenler, şeytan </strong>(cin)<strong> çarpmış kişi nasıl ayağa kalkarsa   öylece kalkarlar. Bu onların, ribayı alışverişle aynı tutmalarından ileri   gelir. Oysa Allah alışverişi helal kıldı, ribayı haram. </strong>(Alışverişte   aldığının karşılığı ödenir; riba ise verilen borcun çeşitli miktarlarda   fazlasıyla karşılığının alınmasıdır. Riba, karşılıksız yardımlaşma   &#8220;infak&#8221; anlayışının tam zıddıdır.)<strong> Artık her kim Rabbinden gelen   öğüt ile ribadan vazgeçerse, geçmişi ona aittir, hakkındaki hüküm ise   Allah&#8217;ındır. Kim de döner riba alırsa, işte onlar ateş ehlidir. Onlar orada   sonsuza dek kalırlar.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>276-)</strong> YemhakullahurRiba ve yurbis Sadekat*   vAllahu la yuhıbbu külle keffarin esiym;</span><br />
<strong>Allah ribayı </strong>(gelirini)<strong> mahveder, sadakayı </strong>(gelirini)<strong> ise   arttırır!.. Allah, suçlarında ısrar eden nankörlerin hiçbirini sevmez.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>ALİ İMRAN</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>31-)</strong> Kul in küntüm   tuhıbbunAllahe fettebiuniy yuhbibkümullahu ve yağfir leküm zünubeküm* vAllahu   Ğafur&#8217;un Rahîym;</span><br />
<strong>De ki: &#8220;Eğer   Allah&#8217;ı seviyorsanız bana tâbi olun; ki Allah sizi sevsin ve suçlarınızı   bağışlasın. Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>32-)</strong> Kul etıy&#8217;ullahe verRasule, fein tevellev feinnAllahe la   yuhıbbul Kafiriyn;</span><br />
<strong>De ki: &#8220;Allah&#8217;a ve Rasûle itaat edin!&#8221;&#8230; Eğer yüz çevirirlerse,   muhakkak Allah hakikati inkâr edenleri sevmez.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>56-)</strong> Feemmelleziyne keferu feüazzibühüm azaben şediyden fid dünya   vel ahireti, ve ma lehüm min nasıriyn;</span><br />
<strong>&#8220;Fakat o hakikati inkâr edenlere gelince; onlara hem dünyada hem de   sonsuz gelecek sürecinde şiddetle azap yaşatacağım. Onların hiçbir   yardımcıları da olmaz.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>57-)</strong> Ve emmelleziyne amenu ve amilus salihati feyüveffiyhim   ucurehüm* vAllahu la yuhıbbuz zalimiyn;</span><br />
<strong>&#8220;Hakikatine&#8221; iman edip bunun gereği olan çalışmaları yapanlara   gelince; onların yaptıklarının getirisi tamı tamına verir. Allah zâlimleri   sevmez!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>140-)</strong> İn yemsesküm karhun fekad messel kavme   karhun mislüh* ve tilkel eyyamu nüdavilüha beynen Nas* ve   liya&#8217;lemAllahulleziyne amenu ve yettehıze minküm şüheda&#8217;* vAllahu la yuhıbbuz   zalimiyn;</span><br />
<strong>Eğer size bir yara </strong>(-nın ızdırabı)<strong> dokunuyorsa, o topluluğa da bir   benzeri dokunmuştur. Böyle günler, devridaim olurlar insanlar arasında. İman   edenlerin Allah&#8217;ça bilinmesi </strong>(varlığındaki Esmâ mertebesince açığa   çıkarılanın sonucunun meydana getirilmesi) <strong>ve hakikate hayatları pahasına   şehâdet edenlerin oluşması içindir. Allah zulmedenleri </strong>(nefslerinin veya   başkalarının hakkını vermeyenleri)<strong> sevmez.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>NİSA </strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>36-)</strong> Va&#8217;budullahe ve la tüşrikû BiHİ şey&#8217;en ve Bil valideyni   ıhsanen ve Bi zil kurba vel yetama vel mesakiyni velcari zil kurba vel caril   cünübi ves sahıbi Bil cenbi vebnis sebiyli ve ma meleket eymanüküm* innAllahe   la yuhıbbu men kâne muhtalen fahura;</span><br />
<strong>Allah&#8217;a kulluk edin ve hakikatiniz olana hiçbir şeyi şirk koşmayın </strong>(hiçbir   varlığa tanrılık pâyesi vermeyin)<strong>! Ana-babanıza, yakınlarınıza, yetimlere,   yoksullara, yakın komşulara ve uzak komşulara, yol arkadaşınıza, yolda   kalmışlara ve eliniz altındakilere ihsanda bulunun. Muhakkak Allah kibirlenip   övünenleri sevmez.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>105-)</strong> İnna enzelna ileykel Kitabe Bil hakkı li   tahküme beynenNasi Bi ma erakellah* ve la tekün lil hainiyne hasıyma;</span><br />
<strong>Kesinlikle biz inzâl ettik sana hakikat bilgisini, Hak olarak insanlar   arasında Allah&#8217;ın gösterdiği ile hüküm vermen için. Hainleri savunma!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>106-)</strong> Vestağfirillah* innAllahe kâne Ğafuren   Rahiyma;</span><br />
<strong>Allah&#8217;tan mağfiret dile. Muhakkak Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>107-)</strong> Ve la tücadil anilleziyne yahtanune   enfüsehüm* innAllahe la yuhıbbı men kâne havvanen esiyma;</span><br />
<strong>Nefslerine ihanet edenleri savunma! Muhakkak ki Allah nefsine ihanet   suçuna ısrarla devam edeni sevmez.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>108-)</strong> Yestahfune minen Nasi ve la yestahfune   minAllahi ve HUve meahüm iz yübeyyitune ma la yerda minel kavl* ve kânAllahu   Bi ma ya&#8217;melune muhıyta;</span><br />
(Münafıklar-ikiyüzlüler)<strong> insanlardan gizleyebilirler ama Allah&#8217;tan asla!   Oysa O beraberdi </strong>(tasavvufî anlayışla mâiyet sırrı-Allah&#8217;ın, kulun her   zerresini Esmâ&#8217;sıyla varetmesi hakikati)<strong> onlarla gece boyu, Allah&#8217;ın   hoşlanmadığı şeyleri kurgularlarken. Allah yapmakta olduklarına Muhît&#8217;tir!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>148-)</strong> La yuhıbbullahul cehre Bissui minel   kavli illâ men zulim* ve kânAllahu Semi&#8217;an Aliyma;</span><br />
<strong>Zulme uğrayan dışında, kötü sözün açıktan konuşulmasını sevmez Allah!   Allah Semî&#8217;dir, Alîm&#8217;dir.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>MAİDE </strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>64-)</strong> Ve kaletil yahudü yedullahi mağluletün, ğullet eydiyhim ve   luınu Bi ma kalu* bel yedahu mebsutatani yünfiku keyfe yeşa&#8217;* ve leyeziydenne   kesiyren minhüm ma ünzile ileyke min Rabbike tuğyanen ve küfra* ve elkayna   beynehümül adavete velbağdae ila yevmil kıyameti, küllema evkadu naren lil   harbi atfeehAllahu ve yes&#8217;avne fiyl Ardı fesaden, vAllahu la yuhıbbul   müfsidiyn;</span><br />
<strong>Yahudiler, &#8220;Allah&#8217;ın eli bağlıdır&#8221; dediler&#8230; Söyledikleri   kendilerinde açığa çıktı, kendi elleri bağlandı ve lânetlendiler! Bilakis,   Allah&#8217;ın iki eli de açıktır; dilediğince bağışlamaya devam ediyor! Andolsun   ki, Rabbinden sana inzâl olunan, onlardan çoğunun inkâr ve tuğyanını </strong>(isyan   ile haddini aşmayı)<strong> arttırır! Onların arasına kıyamet sürecine kadar   düşmanlık ve nefret duygusu yerleştirdik! Her ne zaman savaş için bir ateş   yaksalar, Allah onu söndürdü&#8230; </strong>(Gene de)<strong> yeryüzünde bozgunculuğa   koşarlar&#8230; Allah inançları saptırma peşinde koşanları sevmez.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>87-)</strong> Ya eyyühelleziyne amenu la tuharrimu tayyibati ma ehallAllahu   leküm ve la ta&#8217;tedu* innAllahe le yuhıbbul mu&#8217;tediyn;</span><br />
<strong>Ey iman edenler!.. Allah&#8217;ın sizin için helal ettiği pak rızıkları haram   kılmayın ve haddi aşmayın </strong>(Allah&#8217;ın helal kıldığını haram kabul ederek)<strong>!   Muhakkak ki Allah haddi aşanları sevmez.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>ENAM</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>141-)</strong> Ve &#8220;HU&#8221;velleziy enşee cennâtin   ma&#8217;ruşatin ve ğayre ma&#8217;ruşatin vennahle vezzer&#8217;a muhtelifen ükülühu   vezzeytune verrummane müteşabihen ve ğayre müteşabih* külu min semerihi iza   esmere ve atu hakkahu yevme hasadih* ve la tüsrifu* inneHU la yuhıbbul   müsrifiyn;</span><br />
<strong>Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, hurmaları, yemişleri muhtelif ekinleri,   zeytinleri ve narları, müteşabih ve gayrı müteşabih olarak inşa eden   &#8220;HÛ&#8221;dur&#8230; O&#8217;nun ürünlerini meyve verdiğinde yeyin; hasadının   gününde ise onun hakkını verin </strong>(zekât)<strong>&#8230; İsraf etmeyin, çünkü O,   israf edenleri sevmez.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>ARAF</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>31-)</strong> Ya Beniy Ademe huzu ziyneteküm ınde külli mescidin ve külu   veşrebu ve la tüsrifu* inneHU la yuhıbbul müsrifiyn;</span><br />
<strong>Ey Ademoğulları her secde mahallinde zinetinizi giyin&#8230; Yeyin, için </strong>(bunları   değerlendirin)<strong>, israf etmeyin </strong>(gereksiz şekilde kullanmayın)<strong>&#8230; Çünkü   O, israf edenleri </strong>(elindeki nimetleri gereksiz yere kullananları)<strong> sevmez!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>55-)</strong> Üd&#8217;u Rabbeküm tedarruan ve hufyeten, inneHU la yuhıbbul   mu&#8217;tediyn;</span><br />
<strong>Rabbinize yalvararak ve derûnunuzla dua edin&#8230; Muhakkak ki O, haddini   aşanları sevmez.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>ENFAL</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>58-)</strong> Ve imma tehafenne min kavmin hıyaneten fenbiz ileyhim alâ   seva&#8217;* innAllahe la yuhıbbül hainiyn;</span><br />
<strong>Şayet bir topluluğun ihanetinden endişen varsa, anlaşmayı geçersiz   saydığını önceden onlara bildir! Muhakkak ki Allah ihanet edenleri sevmez.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>NAHL</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>22-)</strong> İlahüküm ilahun vahıd * felleziyne la yu&#8217;minune bil ahireti   kulubuhüm münkiretün ve hüm müstekbirun;</span><br />
<strong>İlâh olarak düşündüğünüz Ulûhiyet sahibi BİR&#8217;dir! Sonsuz gelecek   yaşamlarına iman etmeyenlere gelince, onların şuurlarını inkâr kaplamıştır ve   güçlü bir benlikle yaşamaktadırlar </strong>(benliklerini şirk koşanlar)<strong>!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>23-)</strong> La cerame ennAllahe ya&#8217;lemu ma yüsirrune ve ma yu&#8217;linun*   inneHU la yuhıbbul müstekbiriyn;</span><br />
<strong>Elbette ki Allah gizlediklerini de, açığa çıkardıklarını da bilir&#8230;   Muhakkak ki O, benlikleriyle yaşayanları sevmez.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>HAC</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>38-)</strong> İnnAllahe yudafiu anilleziyne amenu* innAllahe la yuhıbbü   külle havvanin kefur;</span><br />
<strong>Muhakkak ki Allah iman edenlere sahip çıkar! Muhakkak ki Allah hiçbir hain </strong>(emanete ihanet eden)<strong> ve nankörü </strong>(verileni değerlendirmeyeni)<strong> sevmez!</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>KASAS</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>76-)</strong> İnne Karune kâne min kavmi Musa febeğa aleyhim* ve ateynahu   minel künuzi ma inne mefatihahu letenuü bil usbeti ülil kuvveti, iz kale lehu   kavmühu la tefrah innAllahe la yuhıbbül ferihıyn;</span><br />
<strong>Muhakkak ki Karun, Musa&#8217;nın kavminden idi de onlara haddi aşıp zulmetti&#8230;   Ona öyle hazineler vermiştik ki onların anahtarları güçlü bir gruba ağır   gelirdi&#8230; Hani yurttaşları ona dedi ki: &#8220;Şımarma, muhakkak ki Allah   şımarıp taşkınlık gösterenleri sevmez.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>77-)</strong> Vebteğı fiyma atakellahüd darel&#8217; ahırete ve la tense   nasıybeke mined dünya ve ahsin kema ahsenAllahu ileyke ve la tebğıl fesade   fiyl Ard* innAllahe la yuhıbbül müfsidiyn;</span><br />
<strong>&#8220;Allah&#8217;ın sana verdiklerinden, gelecek yurdunu </strong>(kazandıracaklarını)<strong> iste, dünyadan da nasibini unutma! Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de ihsan   et! Yeryüzünde bozgunculuk yapma! Muhakkak ki Allah bozgunculuk yapanları   sevmez!&#8221;</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>RUM</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>44-)</strong> Men kefere fealeyhi küfruh* ve men amile salihan feli   enfüsihim yemhedun;</span><br />
<strong>Kim küfür </strong>(inkâr)<strong> eder ise, onun inkârı kendi zararınadır&#8230; Kim de   imanın gereğini uygularsa, kendi nefsi için hazırlamış olur </strong>(yaptıklarının   karşılığını)<strong>.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>45-)</strong> Liyecziyelleziyne amenu ve amilussalihati min fadliHİ, inneHU   la yuhıbbül kafiriyn;</span><br />
(Allah,)<strong> iman edip imanın gereğini uygulayanlara kendi fazlından karşılık   versin diye&#8230; Muhakkak ki O, hakikat bilgisini inkâr edenleri sevmez!</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>LUKMAN</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>17-)</strong> Ya büneyye ekımıs Salâte ve&#8217;mur bil ma&#8217;rufi venhe anil   münkeri vasbir alâ ma esabek* inne zâlike min azmil ümur;</span><br />
<strong>&#8220;Ey evladım&#8230; Salâtı ikame et&#8230; İmanına uygun olanla hükmet, kötü   davranışlardan vazgeçir. Sana isâbet eden şeye de sabret! Muhakkak ki bunlar,   azmetmeyi gerektiren işlerdendir.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>18-)</strong> Ve la tüsağğir haddeke linNasi ve la temşi fiyl Ardı mereha*   innAllahe la yuhıbbu külle muhtalin fahur;</span><br />
<strong>&#8220;Kibirlenerek insanlardan yüzünü çevirme ve yeryüzünde kendini beğenerek   yürüme! Muhakkak ki Allah, elindekilerle gururlanan kibirli hiçbir kimseyi   sevmez!&#8221;</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>ŞURA</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>40-)</strong> Ve cezaü seyyietin seyyietün mislüha* femen &#8216;afa ve asleha   feecruhu alellah* inneHU la yuhıbbuz zâlimiyn;</span> <strong><br />
Bir kötülüğün   karşılığı, onun benzeri bir kötülüktür! Kim affeder ve barışırsa, onun ecri   Allah&#8217;ın üzerinedir&#8230; Muhakkak ki O, zâlimleri sevmez.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>HADİD</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>22-)</strong> Ma esabe min musıybetin fiyl&#8217;Ardı ve la fiy enfüsiküm illâ   fiy Kitabin min kabli en nebraeha inne zâlike &#8216;alellahi yesiyr; </span><strong><span style="text-decoration: underline;"><br />
Arzda </span></strong><span style="text-decoration: underline;">(bedeninizde-dış dünyanızda)<strong> ve nefslerinizde </strong>(iç   dünyanızda)<strong> size isâbet eden hiçbir musîbet yoktur ki, bizim onu   yaratmamızdan önce, bir kitapta </strong>(ilim boyutunda takdir edilmiş)<strong> olmasın</strong></span><strong>! Muhakkak ki bu Allah üzerine çok kolaydır!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>23-)</strong> Likeyla te&#8217;sev &#8216;alâ ma fateküm ve la tefrahu Bima ataküm*   vAllahu la yuhıbbu külle muhtalin fehur;</span><br />
(Bunu bildiriyoruz)<strong> ki elinizden kaçana üzülmeyesiniz ve size verdiği ile   de sevinip şımarmayasınız! Allah çok övünen kibirli hiçbir kimseyi sevmez!</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>2- İNCELENECEK METİNLER:</strong></span></p>
<p>ZALİM: <a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/zalim/index.htm">http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/zalim/index.htm</a></p>
<p>ZULÜM: <a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/zulum/index.htm">http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/zulum/index.htm</a></p>
<p>NANKÖR: <a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/nankorluk/index.htm">http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/nankorluk/index.htm</a></p>
<p>NİFAK: <a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/nifak/index.htm">http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/nifak/index.htm</a></p>
<p>UCUB: <a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/ucub/index.htm">http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/ucub/index.htm</a></p>
<p>BENCİL: <a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/bencil/index.htm">http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/bencil/index.htm</a></p>
<p>SAPMA: <a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/dalalet/index.htm">http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/dalalet/index.htm</a></p>
<p>KÜFÜR <a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/kufur/index.htm">http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/kufur/index.htm</a></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<h3><span style="color: #800000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">B- ÇÖZÜMLEME</span></strong></span></h3>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong>1- YANSIMALARDA &#8220;ALLAH&#8217;IN SEVMEDIKLERİ&#8221; KAPSAMINDA GEÇEN KIMSELER, HALLER, ÖZELLİKLER: </strong>(Ayetlere verilen manalardan derlendi)</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">A-    SAVAŞ, DÜŞMANLIK, ÖLDÜRME VE KARŞI KARŞIYA GELME DURUMLARINDA HADDİ AŞANLAR:</span></p>
<p>-       Sizi öldürmek amacıyla savaşanlarla siz de Allah için savaşın. Haddi aşmayın. Muhakkak Allah haddi aşanları sevmez. (Bakara-190)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">B-   ARZDA FESAD ÇIKARANLAR-BOZGUNCULUK YAPANLAR:</span></p>
<p>-       O dönüp gittiği zaman arzda fesat çıkarmaya, insanın ürününü ve neslini mahvetmeye koşar. Allah fesadı sevmez.(Bakara- 205)</p>
<p>-       &#8220;Allah&#8217;ın sana verdiklerinden, gelecek yurdunu (kazandıracaklarını) iste, dünyadan da nasibini unutma! Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de ihsan et! Yeryüzünde bozgunculuk yapma! Muhakkak ki Allah bozgunculuk yapanları sevmez!&#8221; (Kasas- 77)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">C-   RİBA YİYENLER:</span></p>
<p>-       Riba yiyenler, şeytan (cin) çarpmış kişi nasıl ayağa kalkarsa öylece kalkarlar. Bu onların, ribayı alışverişle aynı tutmalarından ileri gelir. Oysa Allah alışverişi helal kıldı, ribayı haram. (Alışverişte aldığının karşılığı ödenir; riba ise verilen borcun çeşitli miktarlarda fazlasıyla karşılığının alınmasıdır. Riba, karşılıksız yardımlaşma &#8220;infak&#8221; anlayışının tam zıddıdır.) Artık her kim Rabbinden gelen öğüt ile ribadan vazgeçerse, geçmişi ona aittir, hakkındaki hüküm ise Allah&#8217;ındır. Kim de döner riba alırsa, işte onlar ateş ehlidir. Onlar orada sonsuza dek kalırlar.</p>
<p>-       Allah ribayı (gelirini) mahveder, sadakayı (gelirini) ise arttırır!.. Allah, suçlarında ısrar eden nankörlerin hiçbirini sevmez. (Bakara-275-276)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">D-   NANKÖRLER VE SUÇLARINDA ISRAR EDENLER:</span></p>
<p>-       Allah, suçlarında ısrar eden nankörlerin hiçbirini sevmez. (Bakara-275-276)</p>
<p>-       Muhakkak ki Allah iman edenlere sahip çıkar! Muhakkak ki Allah hiçbir hain (emanete ihanet eden) ve nankörü (verileni değerlendirmeyeni) sevmez! (Hac-38)</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;">E-   KÂFİRLER- RASÜLE TABİ OLMAKTAN YÜZ ÇEVİRENLER- HAKİKATİ İNKÂR EDENLER:</span></p>
<p>-       <strong>De ki: &#8220;Eğer Allah&#8217;ı seviyorsanız bana tâbi olun; ki Allah sizi sevsin ve suçlarınızı bağışlasın. Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir.&#8221; </strong>De ki: &#8220;Allah&#8217;a ve Rasûle itaat edin!&#8221;&#8230; Eğer yüz çevirirlerse, muhakkak Allah hakikati inkâr edenleri sevmez.(A.İmran- 31-32)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">F-    ZALİMLER- AFFEDEMEYENLER, BARIŞA YANAŞMAYANLAR:</span></p>
<p>-       &#8220;Hakikatine&#8221; iman edip bunun gereği olan çalışmaları yapanlara gelince; onların yaptıklarının getirisi tamı tamına verir. Allah zâlimleri sevmez!(A.İmran-57)</p>
<p>-       Eğer size bir yara (-nın ızdırabı) dokunuyorsa, o topluluğa da bir benzeri dokunmuştur. Böyle günler, devridaim olurlar insanlar arasında. İman edenlerin Allah&#8217;ça bilinmesi (varlığındaki Esmâ mertebesince açığa çıkarılanın sonucunun meydana getirilmesi) ve hakikate hayatları pahasına şehâdet edenlerin oluşması içindir. Allah zulmedenleri (nefslerinin veya başkalarının hakkını vermeyenleri) sevmez.(A.İmran- 140)</p>
<p>-       Bir kötülüğün karşılığı, onun benzeri bir kötülüktür! Kim affeder ve barışırsa, onun ecri Allah&#8217;ın üzerinedir&#8230; Muhakkak ki O, zâlimleri sevmez. (Şura- 40)</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>G-</strong><strong> </strong>KİBİRLENENLER- KİBİRLERİ SEBEBİYLE  İNSANLARA İHSANDA BULUNMAKTAN GERİ KALANLAR:</span></p>
<p>-       Allah&#8217;a kulluk edin ve hakikatiniz olana hiçbir şeyi şirk koşmayın (hiçbir varlığa tanrılık pâyesi vermeyin)! Ana-babanıza, yakınlarınıza, yetimlere, yoksullara, yakın komşulara ve uzak komşulara, yol arkadaşınıza, yolda kalmışlara ve eliniz altındakilere ihsanda bulunun. Muhakkak Allah kibirlenip övünenleri sevmez. (Nisa- 36)</p>
<p>-       &#8220;Kibirlenerek insanlardan yüzünü çevirme ve yeryüzünde kendini beğenerek yürüme! Muhakkak ki Allah, elindekilerle gururlanan kibirli hiçbir kimseyi sevmez!&#8221;(Lukman-18)</p>
<p>-       <span style="text-decoration: underline;">Arzda (bedeninizde-dış dünyanızda) ve nefslerinizde (iç dünyanızda) size isâbet eden hiçbir musîbet yoktur ki, bizim onu yaratmamızdan önce, bir kitapta (ilim boyutunda takdir edilmiş) olmasın</span>! Muhakkak ki bu Allah üzerine çok kolaydır!</p>
<p>-       (Bunu bildiriyoruz) ki elinizden kaçana üzülmeyesiniz ve size verdiği ile de sevinip şımarmayasınız! Allah çok övünen kibirli hiçbir kimseyi sevmez! (Hadid- 22,23)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">H-   İHANET EDENLER; İHANET EDENLERİ SAVUNANLAR- MÜNAFIKLAR:</span></p>
<p>-       Nefslerine ihanet edenleri savunma! Muhakkak ki Allah nefsine ihanet suçuna ısrarla devam edeni sevmez (Nisa- 107)</p>
<p>-       (Münafıklar-ikiyüzlüler) insanlardan gizleyebilirler ama Allah&#8217;tan asla! Oysa O beraberdi (tasavvufî anlayışla mâiyet sırrı-Allah&#8217;ın, kulun her zerresini Esmâ&#8217;sıyla varetmesi hakikati) onlarla gece boyu, Allah&#8217;ın hoşlanmadığı şeyleri kurgularlarken. Allah yapmakta olduklarına Muhît&#8217;tir! (108)</p>
<p>-       Şayet bir topluluğun ihanetinden endişen varsa, anlaşmayı geçersiz saydığını önceden onlara bildir! Muhakkak ki Allah ihanet edenleri sevmez. (Enfal- 58)</p>
<p>-       Muhakkak ki Allah iman edenlere sahip çıkar! Muhakkak ki Allah hiçbir hain (emanete ihanet eden) ve nankörü (verileni değerlendirmeyeni) sevmez! (Hac-38)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">İ-       MAZLIMLAR HARİÇ, KÖTÜ SÖZLERİ GÜNDEMDE TUTANLAR:</span></p>
<p>-       Zulme uğrayan dışında, kötü sözün açıktan konuşulmasını sevmez Allah! Allah Semî&#8217;dir, Alîm&#8217;dir.( Nisa- 148)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">J-    İNANÇLARI SAPTIRMAYA ÇALIŞANLAR:</span></p>
<p>-       Yahudiler, &#8220;Allah&#8217;ın eli bağlıdır&#8221; dediler&#8230; Söyledikleri kendilerinde açığa çıktı, kendi elleri bağlandı ve lânetlendiler! Bilakis, Allah&#8217;ın iki eli de açıktır; dilediğince bağışlamaya devam ediyor! Andolsun ki, Rabbinden sana inzâl olunan, onlardan çoğunun inkâr ve tuğyanını (isyan ile haddini aşmayı) arttırır! Onların arasına kıyamet sürecine kadar düşmanlık ve nefret duygusu yerleştirdik! Her ne zaman savaş için bir ateş yaksalar, Allah onu söndürdü&#8230; (Gene de) yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar&#8230; Allah inançları saptırma peşinde koşanları sevmez. (Maide- 64)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">K-   ALLAH HÜKÜMLERİNİN AKSİNE HÜKÜMLER ÇIKARARAK, HEVA VE HEVESİNE TABİ OLARAK HADDİ AŞANLAR:</span></p>
<p>-       Ey iman edenler!.. Allah&#8217;ın sizin için helal ettiği pak rızıkları haram kılmayın ve haddi aşmayın (Allah&#8217;ın helal kıldığını haram kabul ederek)! Muhakkak ki Allah haddi aşanları sevmez.(Maide-87)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">L-    İSRAF EDENLER:</span></p>
<p>-       Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, hurmaları, yemişleri muhtelif ekinleri, zeytinleri ve narları, müteşabih ve gayrı müteşabih olarak inşa eden &#8220;HÛ&#8221;dur&#8230; O&#8217;nun ürünlerini meyve verdiğinde yeyin; hasadının gününde ise onun hakkını verin (zekât)&#8230; İsraf etmeyin, çünkü O, israf edenleri sevmez. (En&#8217;am- 141)</p>
<p>-       Ey Ademoğulları her secde mahallinde zinetinizi giyin&#8230; Yeyin, için (bunları değerlendirin), israf etmeyin (gereksiz şekilde kullanmayın)&#8230; Çünkü O, israf edenleri (elindeki nimetleri gereksiz yere kullananları) sevmez! (Araf- 31)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">M-   DUADA ACZİYET VE YÖNELİŞİN HAKKINI VERMEYENLER:</span></p>
<p>-       Rabbinize yalvararak ve derûnunuzla dua edin&#8230; Muhakkak ki O, haddini aşanları sevmez. (Araf- 55)</p>
<p>N-   BENLİKLERİ İLE YAŞAYANLAR:<br />
- İlâh olarak düşündüğünüz Ulûhiyet sahibi BİR&#8217;dir! Sonsuz gelecek yaşamlarına iman etmeyenlere gelince, onların şuurlarını inkâr kaplamıştır ve güçlü bir benlikle yaşamaktadırlar (benliklerini şirk koşanlar)! (Nahl-22)</p>
<p>-       Elbette ki Allah gizlediklerini de, açığa çıkardıklarını da bilir&#8230; Muhakkak ki O, benlikleriyle yaşayanları sevmez. (Nahl-23)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">O-   ŞIMARANLAR, TAŞKINLIK YAPANLAR, ZENGİNLİKLE AZGINLAŞANLAR:</span></p>
<p>-       Muhakkak ki Karun, Musa&#8217;nın kavminden idi de onlara haddi aşıp zulmetti&#8230; Ona öyle hazineler vermiştik ki onların anahtarları güçlü bir gruba ağır gelirdi&#8230; Hani yurttaşları ona dedi ki: &#8220;Şımarma, muhakkak ki Allah şımarıp taşkınlık gösterenleri sevmez.&#8221; (Kasas- 76)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">P-   İMANININ GEREĞİ FİİLLERi YAPMAYANLAR- HAKİKATİ İNKÂR EDENLER:</span></p>
<p>-       Kim küfür (inkâr) eder ise, onun inkârı kendi zararınadır&#8230; Kim de imanın gereğini uygularsa, kendi nefsi için hazırlamış olur (yaptıklarının karşılığını).</p>
<p>-       (Allah,) iman edip imanın gereğini uygulayanlara kendi fazlından karşılık versin diye&#8230; Muhakkak ki O, hakikat bilgisini inkâr edenleri sevmez!(Rum- 44,45)</p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong>2- BAZI TANIM VE AÇILIMLAR </strong>(Yansımalar&#8217;dan ve Kavramlar&#8217;dan)</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">(Dünyada ve Bedende) FESAT ÇIKARMAK-BOZGUNCULUK YAPMAK:</span> Varoluş amacına uygun olmayan şekilde hareket etmek.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">RİBA:</span> Alışverişte aldığının karşılığı ödenir; riba ise verilen borcun çeşitli miktarlarda fazlasıyla karşılığının alınmasıdır. Riba, karşılıksız yardımlaşma &#8220;infak&#8221; anlayışının tam zıddıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">KÂFİR:</span> Gerçeği örten&#8230; Gerçeği değerlendiremeyen&#8230; Allah gerçeğini örten&#8230; Kendin veya karşındakinin ötesinde yönelecek bir varlık düşünen&#8230; Hz. Muhammed aleyhisselâmın açıklamış olduğu, &#8220;Tanrı yoktur sadece Allah vardır&#8221; gerçeğini örten&#8230; Sanki Tanrı varmış gibi yaşayıp ötedeki veya ötendeki tanrıya tapanlara, bu yüzden gerçeği örten ve inkâr eden&#8230; Allah&#8217;ın inzâl ettiği ile hükmetmeyen&#8230; İçinde yaşadıkları evrensel &#8220;Sistem&#8221;i &#8220;Oku&#8221;yamadıkları için kendi ayaklarıyla sonsuz bir azâba doğru yürümekte olan&#8230; &#8220;Kozası&#8221; dışındaki gerçekten &#8220;gaflet&#8221; hâlinde yaşayan&#8230; İnsanlık içinde en fazla yardıma muhtaç kişi&#8230; İstidracı ortaya koyan&#8230; Arzı , benliği kadar; sonu ise cehennem olan&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000;">ZALİM- ZULMEDEN:</span> Gerçeğin hakkını veremeyen&#8230; Nefsinin hakikatini bilmeyen&#8230; Nefsine zulmeden&#8230; Hâkimi Mutlak&#8217;ı, değerlendiremediği için; kendini, O&#8217;nun dışında varsayarak, şirk koşmak sûretiyle; &#8220;nefs&#8221;inin hakikatinden perdelenip, kendine zulmeden..</p>
<p>Nefslerinin veya başkalarının hakkını vermeyen!</p>
<p><span style="color: #ff0000;">NANKÖR:</span> İlmin gereğini yaşamayandır!. Bu kelime kendisine verileni değerlendirmeyip, eline geçeni tepen, kadir kıymet bilmeyenler için kullanılır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">NİFAK:</span> &#8220;Ya olduğun gibi görün; ya da göründüğün gibi ol&#8221; diyen Mevlâna Celâleddin, ikiyüzlülüğün ne kadar yanlış olduğunu idrak ettirmek istemiştir. İnsanların hakkında başka türlü düşündüğü halde yüzüne başka davranan gönlünde nifak taşımaktadır. Nifaksa şirkten bir cüzdür! Güvenmediğin insanla aynı mekânda bulunmamak, münafıklıktan çok daha evlâdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">MÜNAFIK:</span> İki yüzlü.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">HADDİ AŞMAK:</span> Allah&#8217;ın haram kıldığını helal, helal kıldığını haram saymak&#8230;. Sünnetullaha uymamak&#8230; Cezalandırmada ilahi sınırları aşmak&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000;">İSRAF:</span> Elindeki nimeti gereksiz yere kullanan. (İSRAF-MÜSRİF dosyamızda ayetlerle incelendi)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">KİBİR-UCUB:</span> Kişinin &#8220;Mutlak Kudret&#8221; sahibi yanı sıra kendini var kabul etmesi hâli&#8230; Varlığındaki ilâhi sıfatlardan gelen büyüklüğü müşahede edememe ve yaşayamama sonucunu doğuran kendisinde bir varlık, kuvvet ve kudret görme hâli&#8230;</p>
<p>&#8220;İlâhi sıfatların birimden zuhûru ile yaşanan hâl&#8221;den (Kendindeki kemâl sıfatlarının zuhuru olan Adn Cennet&#8217;nden) mahrum bırakan kendini beğeniş&#8230;</p>
<p>Sonu gelmeyen-git gide artan-benliği kuvvetlendiren-kişiyi kendini bir birim olarak görme hâlinde  sâbitleyen ve  neticesi de hüsran olan kendini beğenme&#8230;</p>
<p><strong><span style="color: #3366ff;">3- &#8220;ALLAH&#8217;IN SEVMEMESİ&#8221; NE DEMEK?</span> </strong>Tasavvuf gözlüğümüzün B HARFİ İLMİ ve AHADUSSAMED İLMİ camlarından değerlendirecek olursak; ALLAH&#8217;IN SEVMEDİKLERİ ifadesi ile ötede bir tanrının beride bazı kulları sevmemesinin kast edilmediğini hemen sezeriz.<strong> </strong>O halde ne kast ediliyor?&#8230;</p>
<p>Sevmek ve Sevmemek kavramlarında İKİLİK- ŞİRK var ise; Özde bulmak gerekiyor ise bu kavramı nasıl anlayacağız?&#8230;. İşte kilit nokta burası!&#8230;</p>
<p>Konuyu paylaştığımız dostlardan ilhamla ALLAH&#8217;IN SEVMEMESİ konusunda özet yaklaşımlar:</p>
<p>1-    Allah&#8217;ça vasıfların örtüldüğü, Allah&#8217;ın örtünmeyi dilediği, kendini örtünerek seyrettiği mahaller.</p>
<p>2-    Farklılık boyutunda birinin diğerine olan üstünlüğü gibi değil de, daha ziyade aşikar olanın olmayana göre düşünelim. Yani; esmaların bir birimde daha az, daha zayıf zuhura çıkışı bir nevi onun sevilmemesi mecazı ile anlatılmış. Ama bu olay gene Onun dilemesi ile&#8230;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>3-    Fıtraten şuursal farkındalıkla değil de bedensel bilinçle yaşayanlar&#8230;</p>
<p>4-    Bedenî bilinçlerini Kalbî Şuurlarının hükmü altına verecek imana henüz sahip olmayanlar.</p>
<p>5-    Gönle giremeyenler!&#8230;. Özellikle dünyada bir ALLAH EHLİ; VELİ KULA RASTLAYAMAYIP SADECE KENDİ KALIBI İÇİNDE YAŞAYANLAR, GENİŞLEYEMEYENLER&#8230;.</p>
<p>Yada bir veliye düşmanlık edenler, ona tavrı alanlar, gerçeğe sırt dönenler.</p>
<p>6-    <span style="text-decoration: underline;">Miknatis  Demiri sever, Altin,Gümüs, Bakir madenini ise hic sevmez, </span>Demiri  cezbesiyle delicesine kendine cekerken, Altin ve Gümüsü yada Bakiri yanina getirseniz  orali bile olmaz,hic reaksiyon göstermez..</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Altin&#8217;in cennet madeni ,Demirinse cehennem  madeni</span> oldugundan bahseden bir hadis hatirima geldi,Resulullahin  Demir takilara onay vermeyip Gümüsü tavsiye ederken Altinin da  erkeklerce Cennette kullanilacagindan bahsettigi..<br />
Anladigim kadariyla  <span style="text-decoration: underline;">sevmek bizim anladigimiz sekilde  bir sevgi tazahürü degil  bir seyin  fitratina  yada frekansina uygun olan bir baska seye karsi olusan cekim gücü yada cazibesi,</span> peki  Allah ismiyle tanimlanan sonsuz ve sinirsizlik kavramlarindan  (Tanrisal özellikler) da münezzeh olanin  dengi benzeri muhatabi varmiki!?, yoksa, sevmesi nasil olurki!?..<br />
Fakat  mademki Allah sevgisinden bahsediliyor,o halde  <span style="text-decoration: underline;">dikkatimizin sevgi tanimlamasiyla bir özellige yada olusuma  cekilmesi hatta cezbedilmesi  icin bu ifade kullanilmis olamaz mi ?, </span>eger öyleyse,Allahin sevmemesi de  tam ziddi olarak  bu sevmenin getirdigi güzellikler  ve özelliklerle yasamdan mahrum olmayi gerektirirki ,fitratinda sevmek yada sevilmek olanlarin korunmalari icin  nasil düsünmeleri ve hangi fiileri ortaya koymalari gerekir ki  <strong>sevilmemekten  yani  O MUAZZAM;MUHTESEM,MÜKEMMEL, özellikleri yasamaktan mahrum kalma</strong>sinlar.<br />
<strong>Bu özellikleri yasamak  ALLAHIN SEVMESI  yasayamamak da  SEVMEMESI olarak ifade edilmis ,</strong>elbette takdirlerinde olana kolaylastirilacaktir.Allah indinde ise ne Altinin bir degeri var ne Gümüsün ne de Demirin, bu degerler bizim icin ..<br />
Kimyasi Altin olanlar  Cennetini ,Demir olanlar Cehennemini yasayacak,biz aramizda  yasadiklarimizi degerlendirirken, bunlar Allahin sevdikleri bunlarda sevmedikleri diye tasnife gidecegiz,  Oysa ilminde seyrettiklerinden GANI olarak ,kendi kendineligini  yasamaya devam edecek.</p>
<p><strong>Birde tetikleme sistemiyle bakarsak olaya </strong>belli isimlerin özelliklerinden meydana gelen  fiiler yada düsünceler  bir baska Ismin manasinin kuvveden fiile cikmasini tetikliyorsa  Kuranda gecen  <span style="text-decoration: underline;">sevilmeyenlerin  ortaya cikardiklari düsünce yada fiilerinin  sevilmeme diye bahsedilen daha dogrusu BIZIM SEVMEDIGIMIZ  yani ortaya ciktiginda sonucunu  pismanlik icinde yasayacagimiz  ISMIN özelliklerini tetikler ve geregini yasatir..</span><br />
Bir anlamda  sevgide belli isimleri tetiklemeyle yasaniyor  sevgisizlikte,  her iki kavramin kökeni özümüzdeki ESMA mertebesine dayaniyor.<br />
Sevilen,   Hakikatiyle yakine erenler, sevilmeyenlerde mahrum olup uzaklasanlardir.</p>
<p><strong>Musluk neyi akitirsa onun rengine bulanir.</strong> Seversen sevilirsin ,sevmezsen sevilmezsin  ..seven de sensin sevmeyen de &#8230;suyu akitirsan muslugundan elbette sende islanirsin .yok acmaz kapali birakirsan bir gün gelir suyun bozulur,kokar,ne sen icebilirsin nede baskalari&#8230;.ne sen o Suyu seversin ne de o Su seni.<br />
<span style="color: #ff0000;">&#8220;Cennete iman ile girilir,birbirinizi sevmedikce tam iman etmis olmazsiniz,birbirinizi sevmek icin aranizda selami yayiniz..&#8221;(Hadis)</span><br />
Demek  <span style="text-decoration: underline;">birbirimizi sevmek varligimizdaki iman nurunu yada Ismini tetikliyor sonucu cennet  ve Allahin sevmesi  ifadesinin ta kendisi,ayrica birbirimizi sevmeyi  tetikleyecek olan isimde  SELAM..selami yayabilirsek yani  cennet vari güzellikleri birbirimizle paylastikca   aramizda sevgi kuvveden fiile cikacak  o da  MÜMIN ismini tetikleyip  hakikatimizi yasamamiza vesile olacak&#8230;</span><br />
Veya  tam tersi yukarda  tavsiye edilenler  ES gecilecek   Kur&#8217;an da gecen Allahin sevmedigi fiil ve düsüncelerle mahrumiyet ve uzaklik yasanacak..<br />
Somut bir örnek istersek;  <span style="text-decoration: underline;">Bir VELI&#8217;nin kendisinden uzaklastigi kisi Allahin sevmedigi  kisi demektir.. zira  sevginin alameti  velayeti yasamaktir,VELInin uzaklasmasi o kisinin velayet nurlarindan mahrum olmasini  gerektirir.</span><br />
VELInin tutar eli yürüyen ayagi gören gözü isiten kulagi,vesair özellikleri ALLAHtir.<br />
Niyazimiz  Resulullah sevdasiyla sonsuza kadar yasamak , BIR  VELI NIN GÖNLÜNE GIRIP, KALBINE TERS  DÜSMEMEKTIR..</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<p><span style="color: #3366ff;">(Ufkumuzu açan bu açıklamalarından dolayı fikirlerini paylaşan dostlara teşekkür ediyoruz.)</span></p>
<p><strong> </strong></p>
<h3><span style="color: #800000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">C- SONUÇ;</span></strong></span></h3>
<p><span style="color: #339966;"><strong>TAKVA- İHLAS- İHSAN- İNFAK- TESLIMIYET- TEVEKKUL- SABIR- SEYIR- ALLAH RASULUNE TABI OLMA- ALLAH RIDVANINA TABİ OLMA- ADİL OLMA- BİRLİĞİ BÜTÜNLÜĞÜ KORUMA- ALLAH YOLUNDA GAYRET kavramlarını hayata geçirirsek ALLAH&#8217;IN SEVDIKLERInden oluyor, Cennet yaşıyoruz nasibimizce&#8230;..</strong></span></p>
<p>Yok eğer bizde;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ZULUM- İSRAF- İSYAN- PERDELİLİK- KENDI AKLI İLE RASULUN HAKİKAT İLDMİNE KAFA TUTMA- KUR&#8217;ANIN VE RASULULLAH&#8217;IN ÇİZDİGİ ALLAH SINIRLARINA UYMAMA- NİFAK- KİBİR- NİMETE NAKÖRLÜK- HADDİ AŞMA- BOZGUNCULUK- RİBA YEME- BENLİK GİRDABINDA YAŞAM açığa çıkıyorsa işte o zaman ALLAH&#8217;IN SEVMEDİKLERİ kavramının çevrelediği Cehennemde yanmaya başlıyoruz&#8230;. </strong></span></p>
<p>Çok söze gerek yok&#8230;.</p>
<p>Düşün ve Titre!&#8230;.</p>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #000080;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Mehmet Doğramacı<br />
dogramacimehmet@gmail.com</strong></em></span></span></p>
<p><em><span style="color: #000000;">Not : Yukarıdaki yazıda adı geçen ayetlerin numaralarına, metinlerine ve meallerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.</span></em></p>
<h6 style="text-align: center;"><span style="color: #333333;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong><span style="text-decoration: underline;"><em><strong><a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-1/" target="_blank">1.Bölüm</a> | <a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-2/" target="_blank">2. Bölüm</a> | <a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-2-ihsan/" target="_blank">3. Bölüm</a> | <a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank">4. Bölüm</a> | <a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-5-allahin-sevdikleri/" target="_blank">5. Bölüm | </a><a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-6-israf/" target="_blank">6. Bölüm | </a><a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-7-infak/" target="_blank">7.Bölüm</a></strong></em></span></strong></em></span></span></h6>
<h5 style="text-align: center;"><span style="color: #993366;"><em><span style="color: #000000;"><a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-goksel-olaylar-ayetler/" target="_blank">Göksel Olaylar Ayetleri</a> | <a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-ruzgar-firtina-ayetleri/" target="_blank">Rüzgar Ayetleri </a>| <a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalar%e2%80%99da-kavramlar-tevekkul-ayetleri/" target="_blank">Tevekkül Ayetleri</a></span></em></span></h5>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-8-allahin-sevmedikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yansımalarda Kavramlar -6- İsraf</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-6-israf/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-6-israf/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2009 00:10:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mehmet Doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[Yansımalarda Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[israf]]></category>
		<category><![CDATA[Kurandan Yansımalar]]></category>
		<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[sufizm]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sufizm.gen.tr/?p=951</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;İSRAF&#8221; 1.Bölüm &#124; 2. Bölüm &#124; 3. Bölüm &#124; 4. Bölüm &#124; 5. Bölüm A-ÖN OKUMA 1- AYETLER: Tespit edebildiğimiz kadarı ile 17 ayette İSRAF ve MÜSRİF kökenli kelimeler geçiyor. Bazı ayetlerde bir evveli bir sonrası da alındı. ALİ İMRAN 147-) Ve ma kâne kavlehüm illâ en kalu Rabbenağfir lena zünubena ve israfena fiy emrina [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #333333;"><strong><img class="alignleft" src="http://www.sufizm.gen.tr/MD.jpg" alt="" width="104" height="130" />&#8220;İSRAF&#8221;</strong></span></h2>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #333333;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong><a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-1/" target="_blank">1.Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-2/" target="_blank">2. Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-2-ihsan/" target="_blank">3. Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank">4. Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-5-allahin-sevdikleri/" target="_blank">5. Bölüm</a><a href="../mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank"><br />
</a></strong></em></span></span></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #003300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">A-ÖN OKUMA</span></strong></span><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>1- AYETLER: </strong>Tespit edebildiğimiz kadarı ile 17 ayette  İSRAF ve MÜSRİF kökenli kelimeler geçiyor. Bazı ayetlerde bir evveli bir sonrası da alındı.<span id="more-951"></span></span></p>
<table style="height: 1790px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="654">
<tbody>
<tr>
<td width="604" valign="top">
<h3><em><span style="color: #ff0000;"><strong>ALİ İMRAN </strong></span></em></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>147-)</strong> Ve ma kâne kavlehüm illâ en kalu   Rabbenağfir lena zünubena ve israfena fiy emrina ve sebbit akdamena vensurna   alel kavmil kafiriyn;</span><br />
<strong>Onların söyledikleri şu idi: &#8220;Rabbimiz suçlarımızı ve   yaptıklarımızdaki aşırılığı bağışla; bize metanet ve sebat ver; hakikati   inkâr edenlere karşı bize yardım et, zafer ver.&#8221;</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><em><strong>NİSA</strong></em></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>6-)</strong> Vebtelül yetama hatta iza beleğun nikah* fein anestüm minhüm   rüşden fedfeu ileyhim emvalehüm* ve la te&#8217;küluha israfen ve bidaren en   yekberu* ve men kâne ğaniyyen felyesta&#8217;fif* ve men kâne fakıyren felye&#8217;kül   Bil ma&#8217;ruf* feiza defa&#8217;tüm ileyhim emvalehüm feeşhidu aleyhim* ve kefa   Billahi Hasiyba;</span><br />
<strong>Yetimleri nikâhlanabilecekleri yaşa gelene kadar gözetip deneyin. Şayet   onların olgunlaştığını gözlerseniz, mallarını kendilerine teslim edin. Onlar   büyüyünce mallarına sahip olacaklar diye, acele edip mallarını israf etmeyin.   Zengin olan iffetli davransın </strong>(yetim malını yemekten uzak dursun)<strong>.   Yoksul olan ise, ondan örfte olan kadarıyla </strong>(haddi aşmadan)<strong> yararlansın. Mallarını kendilerine iade ederken de şahit bulundurun </strong>(yaptıklarınızın   değerlendirilmesi için)<strong>. Hakikatiniz olan Allah Esmâ&#8217;sından Hasîb isminin   özelliği size yeterlidir.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><em><strong>MAİDE</strong></em></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>32-)</strong> Min ecli zâlike ketebna alâ beni israiyle ennehu men katele   nefsen Bi ğayri nefsin ev fesadin fiyl Ardı fe keennema katelen Nase cemiy&#8217;a*   ve men ahyaha fekeennema ahyenNase cemiy&#8217;a* ve lekad caethüm Rusulüna bil   beyyinat* sümme inne kesiyren minhüm ba&#8217;de zâlike fiyl Ardı lemüsrifun; </span><br />
<strong>Bu nedenledir ki İsrailoğulları üzerine şunu yazdık: &#8220;Kim bir kişiyi   bir kişiye karşılık </strong>(kısas)<strong> veya yeryüzünde fesada karşılık olmaksızın   öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir&#8230; Kim de onu diriltirse, bütün   insanları diriltmiş gibidir&#8230;&#8221; Andolsun ki Rasûllerimiz onlara açık   deliller olarak geldi; ama hâlâ onlardan birçoğu bunun ardından, yeryüzünde   israf etmektedirler </strong>(verdiklerimizi değerlendirmemekteler)<strong>.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><em><strong>EN&#8217;AM</strong></em></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>141-)</strong> Ve &#8220;HU&#8221;velleziy enşee cennâtin   ma&#8217;ruşatin ve ğayre ma&#8217;ruşatin vennahle vezzer&#8217;a muhtelifen ükülühu   vezzeytune verrummane müteşabihen ve ğayre müteşabih* külu min semerihi iza   esmere ve atu hakkahu yevme hasadih* ve la tüsrifu* inneHU la yuhıbbul   müsrifiyn;</span><br />
<strong>Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, hurmaları, yemişleri muhtelif ekinleri,   zeytinleri ve narları, müteşabih ve gayrı müteşabih olarak inşa eden   &#8220;HÛ&#8221;dur&#8230; O&#8217;nun ürünlerini meyve verdiğinde yeyin; hasadının gününde   ise onun hakkını verin </strong>(zekât)<strong>&#8230; İsraf etmeyin, çünkü O, israf   edenleri sevmez.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><em><strong>ARAF</strong></em></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>31-)</strong> Ya Beniy Ademe huzu ziyneteküm ınde külli mescidin ve külu   veşrebu ve la tüsrifu* inneHU la yuhıbbul müsrifiyn;</span><br />
<strong>Ey Ademoğulları her secde mahallinde zinetinizi giyin&#8230; Yeyin, için </strong>(bunları   değerlendirin)<strong>, israf etmeyin </strong>(gereksiz şekilde kullanmayın)<strong>&#8230;   Çünkü O, israf edenleri </strong>(elindeki nimetleri gereksiz yere kullananları)<strong> sevmez!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>81-)</strong> İnneküm lete&#8217;tuner Ricale şehveten min dunin nisa&#8217;* bel entüm   kavmün müsrifun;</span><br />
<strong>&#8220;Siz, kadınları bırakıp erkeklerle yatıyorsunuz! Hayır siz, sınırları   aşan bir toplumsunuz!&#8221;</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><em><strong>YUNUS </strong></em></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>12-)</strong> Ve iza messel İnsaneddurru deana licenbihi ev kaıden ev   kaima* felemma keşefna anhü durrahu merre keen lem yed&#8217;una ila durrin messeh*   kezâlike züyyine lil müsrifiyne ma kânu ya&#8217;melun;</span><br />
<strong>İnsan, sıkıntı veren bir olay yaşadığında; uzanmış, otururken ya da   ayaktayken bize yönelip yardım ister! Fakat o olaydan feraha çıkardığımızda,   sanki kendisini sıkan o olay için bize dua etmemiş gibi yürür gider! İşte haddi   aşanlara, yapmakta oldukları böylece süslendirilmiştir.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>83-)</strong> Fema amene li Musa illâ zürriyyetün min kavmihî alâ havfin   min fir&#8217;avne ve meleihim en yeftinehüm* ve inne fir&#8217;avne lealin fiyl Ard* ve   innehu leminel müsrifiyn; </span><br />
<strong>Firavun ve ileri gelenlerinin başlarına belâ olacağı korkusuyla, Musa&#8217;ya,   kendi halkından genç bir gruptan başka kimse iman etmedi&#8230; Muhakkak ki   Firavun yeryüzünde zorba hükümran idi! Muhakkak ki O, israf edenlerdendi!</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><em><strong>ENBİYA </strong></em></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>9-)</strong> Sümme sadaknahümül va&#8217;de feenceynahüm ve men neşau ve   ehleknel müsrifiyn;</span><br />
<strong>Sonra Onlara bildirimimizi gerçekleştirdik; Onları ve dilediğimiz   kimseleri kurtarıp, müsrifleri helâk ettik.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><em><strong>ŞUARA</strong></em></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>150-)</strong> Fettekullahe ve etıy&#8217;un;</span><br />
<strong>&#8220;O hâlde Allah&#8217;tan </strong>(kesinlikle yaptıklarınızın sonucunu   yaşatacağı için)<strong> korunun ve bana itaat edin.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>151-)</strong> Ve la tutıy&#8217;u emrel müsrifiyn;</span><br />
<strong>&#8220;Yetkisini aşanların emrine itaat etmeyin!&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>152-)</strong> Elleziyne yüfsidune fiyl Ardı ve la   yuslihun;</span><br />
<strong>&#8220;Ki onlar </strong>(yetkilerini aşanlar)<strong> dünyada insanları yanlışa   yönlendirirler, düzeltici olmazlar.&#8221;</strong></p>
<h3><em><span style="color: #ff0000;"><strong>YASİN</strong></span></em></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>18-)</strong> Kalû inna tetayyerna Biküm lein lem tentehu lenercümenneküm   ve leyemessenneküm minna azâbün eliym;</span><br />
<strong>Dediler ki: &#8220;Kuşkusuz sizde uğursuzluk olduğunu düşünüyoruz&#8230;   Andolsun ki, eğer vazgeçmezseniz, kesinlikle sizi taşlayarak öldüreceğiz ve   elbette size bizden feci bir azap dokunacaktır.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>19-)</strong> Kalu tairuküm meaküm* ein zükkirtüm bel entüm kavmün   müsrifun;</span><br />
<strong>Dediler ki: &#8220;Sizin uğursuzluğunuz sizinledir&#8230; Eğer </strong>(hakikatinizle)<strong> hatırlatılıyorsanız bu mu </strong>(uğursuzluk)<strong>? Hayır, siz israf eden bir   toplumsunuz.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>20-)</strong> Ve cae min aksalmediyneti racülün yes&#8217;a, kale ya kavmit   tebiul murseliyn;</span><br />
<strong>Şehrin uzak tarafından koşarak bir adam geldi: &#8220;Ey halkım, Rasûllere   tâbi olun&#8221; dedi.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>21-)</strong> İttebiu men lâ yes&#8217;elüküm ecren vehüm mühtedun;</span><br />
<strong>&#8220;Sizden bir karşılık istemeyen; kendileri hakikat üzere olanlara tâbi   olun!&#8221;</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><em><strong>MÜMİN</strong></em></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>28-)</strong> Ve kale racülün mu&#8217;minun, min ali fir&#8217;avne yektümü imanehu   etaktülune racülen en yekule RabbiyAllahu ve kad caeküm bil beyyinati min   Rabbiküm* ve in yekü kaziben fealeyhi kezibüh* ve in yekü sadikan yusıbküm   ba&#8217;dulleziy yeıdüküm* innAllahe la yehdiy men huve müsrifün kezzab;</span><br />
<strong>Firavun ailesinden olup o ana kadar imanını açıklamamış bir adam dedi ki:   &#8220;Rabbim Allah&#8217;tır, dediği için mi bir adamı öldürüyorsunuz? Oysa O, size   Rabbinizden apaçık delillerle gelmiştir&#8230; Eğer o yalancı ise, yalanı kendi   aleyhinedir&#8230; Şayet doğru söyleyen ise, sizi uyardığı azap size isâbet eder!   Muhakkak ki Allah, </strong>(hakikat sermayesini)<strong> israf eden, çok yalancı   kimseye hidâyet etmez.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>34-)</strong> Ve lekad caeküm Yusufu min kablü bil beyyinati fema ziltüm   fiy şekkin mimma caeküm Bih* hatta iza heleke kultüm len yeb&#8217;asâllahu min   ba&#8217;diHİ Rasûla* kezâlike yudıllullahu men huve müsrifün murtab;</span><br />
<strong>Daha önce Yusuf da size apaçık delilleriyle gelmişti de Onun size   getirdiklerinden kuşku duyarak yaşamıştınız&#8230; Nihayet </strong>(Yusuf)<strong> vefat   ettiğinde de: &#8220;Allah, O&#8217;ndan sonra bir Rasûl asla bâ&#8217;s etmez&#8221;   demiştiniz&#8230; Allah, israf eden, kuşkulu kimseyi böylece saptırır.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>35-)</strong> Elleziyne yücadilune fiy ayatillahi Bi ğayri sultanin etahüm*   kebüre makten ındAllahi ve ındelleziyne amenu* kezâlike yatbeullahu alâ külli   kalbi mütekebbirin cebbar;</span><br />
<strong>Onlar ki kendilerine gelmiş reddedilemez bir delil olmaksızın Allah&#8217;ın   işaretleri hakkında mücadele ederler&#8230; </strong>(Bu durum)<strong> hem Allah indînde   ve hem de iman edenlerin indînde şiddetli gazaba sebep oldu&#8230; Böylece Allah,   her kibirlenen, zorba bilinci kilitler. </strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>43-)</strong> La cerame ennema ted&#8217;uneniy ileyhi leyse lehu da&#8217;vetün fiyd   dünya vela fiyl ahireti ve enne mereddena ilAllahi ve ennel müsrifiyne hüm   ashabun nar;</span><br />
<strong>&#8220;Hakikat şu ki: Sizin beni kendisine davet ettiğinizin ne dünyada ve   ne de sonsuz gelecek yaşamda bir daveti yoktur&#8230; Muhakkak ki bizim dönüşümüz   Allah&#8217;adır&#8230; Muhakkak ki </strong>(ömrünü)<strong> israf edenler Nâr   arkadaşlarıdır!&#8221;</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><em><strong>ZUHRUF</strong></em></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>4-)</strong> Ve inneHU fiy Ümmil Kitabi ledeyNA le Aliyyün Hakiym;</span><br />
<strong>Muhakkak ki O, katımızda, Ana BİLGİde </strong>(İlmullah)<strong>, Âliyy&#8217;dir,   Hakîm&#8217;dir.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>5-)</strong> Efenadribü ankümüz Zikre safhan en küntüm kavmen müsrifiyn;</span><br />
<strong>Siz </strong>(hakikatinizdeki kuvveleri)<strong> israf eden bir topluluksunuz diye,   sizi uyarmaktan vaz mı geçelim?</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><em><strong>DUHAN</strong></em></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>31-)</strong> Min fir&#8217;avn* innehu kâne aliyen minel müsrifiyn;</span><br />
<strong>Firavun&#8217;dan </strong>(benliğin sembolü)<strong>! Muhakkak ki O, üstünlük taslayan,   israf edenlerden </strong>(hakikatindeki kuvveleri boşa harcayan)<strong> idi.</strong></p>
<h3><em><span style="color: #ff0000;"><strong>ZÜMER</strong></span></em></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>53-)</strong> Kul ya ıbadiyelleziyne esrefu alâ enfüsihim la taknetu min   rahmetillah* innAllahe yağfiruzzünube cemiy&#8217;a* inneHU &#8220;HU&#8221;vel   ĞafururRahıym;</span><br />
<strong>De ki: &#8220;Ey nefslerinin hakkını vermede israf etmiş kullarım </strong>(nefsinin   hakikatini yaşamak yerine ömrünü bedensellik yolunda harcamış olan)<strong>! Allah   Rahmetinden ümit kesmeyin! Muhakkak ki Allah bütün suçları </strong>(tövbe edene)<strong> mağfiret eder&#8230; Muhakkak ki O, Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir.&#8221;</strong></p>
<h3><em><span style="color: #ff0000;"><strong>İSRA</strong></span></em></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>33-)</strong> Ve la taktülün nefselletiy harramAllahu illâ bil Hakk* ve men   kutile mazlumen fekad cealna liveliyyihi sultanen fela yüsrif fiylkatl*   innehu kane mensurea;</span><br />
<strong>Allah&#8217;ın haram kıldığı nefsi, Hak olarak hariç </strong>(kısas gereği dışında)<strong>,   öldürmeyin! Kim haksız yere öldürülür ise, biz onun velîsine bir yetki   vermişizdir. O da öldürmekte ileri gitmesin </strong>(kısas sınırını aşmasın)<strong>!   Çünkü o yardım olunmuştur.</strong></p>
<h3><em><span style="color: #ff0000;"><strong>FURKAN</strong></span></em></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>67-)</strong> Velleziyne iza enfeku lem yüsrifu ve lem yaktüru ve kâne   beyne zâlike kavama;</span><br />
<strong>Onlar ki, karşılıksız bağışta israf etmezler, cimrilik de etmezler&#8230;   İkisi arasında ölçülü ve hakkaniyetlidirler.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="color: #000080;"><strong>2- ESERLERDE &#8220;İSRAF&#8221;:</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;">Dosttan Dosta</span></p>
<p>-       Yaşam,  üzülerek israf edilmiyecek kadar değerli sermayedir.</p>
<p>-       Yaşam üzülmek suretiyle israf edilmemesi gereken, son derece değerli ve  değerlendirilmesi  zorunlu  bir  şeydir.</p>
<p><span style="color: #0000ff;">Cuma Sohbetleri</span></p>
<p>-       Bir adam yemeğini yemiş, sofrada bir dilim ekmek bırakmış; ona, ne müsrif insan, diyoruz.</p>
<p>Yalnız o adam değil, hepimiz istisnasız müsrifiz, iflâstayız! Çünkü, içinde yaşadığımız anları, ölümden sonraki hayatta bize yararlı olacak şekilde değerlendiremiyoruz.</p>
<p>Ne kadar büyük bir yanlıştır ki, zikri veya ibadeti sadece câmiye ve seccadeye tahsis etmişiz. Onun dışında kalan zamanın hepsini de dedikoduya gıybete ayırmışız!.</p>
<p>-       Cuma günü yatağından kalkıp sabah namazını kıldıktan sonra, namazı kıldığın yerde oturup hiç olmazsa beş dakika düşüneceksin: &#8220;<em>Şu geçen Cuma namazından bu Cumaya kadar, bu bir haftamı ben nasıl değerlendirdim, hangi kazançlı işleri yaptım, ne kadar zamanımı da <a name="11f8bd40f1cd5103_ggggittt"></a>israf ettim? Bu arada, ne kadar insanı da aldattım?. Menfaat sağlamak için ne davranışlar yapıp, ne yalanlar söyledim?. Bu arada neleri kaybettim?. Dünyada bırakıp gideceğim ve bir daha benimle hiç alâkası olmayacak şeyler için ne kadar zaman harcadım?..</em>&#8221;</p>
<p><span style="color: #0000ff;">Bilincin Arınışı</span></p>
<p>Bu arınmanın tam zirvesindeki &#8220;Hanîf&#8221; Nebi ve Rasûl, Muhammed Mustafa Aleyhisselâm&#8217;dır.</p>
<p>Öğülmüş, yüceltilmiş, ve &#8220;ıstıfa&#8221;dan &#8220;arınmış saf&#8221; gelen &#8220;Mustafa&#8221; ismi ile, tam arınmış; vehmi varlık kabullerinden tümüyle arınmak sûretiyle Allah&#8217;ın varlığını müşahede etmiş ve dolayısıyla her hangi bir tanrıya tapınmanın yersiz ve gereksiz olduğunu idrâk etmiş kişi&#8230; Onun için de diyor ki:&#8221;Lailahe illâ Allah&#8221; &#8220;Tanrı yoktur; sadece Allah&#8221;!&#8230;</p>
<p>Yani, insanlar kelimei tevhidin derinliklerindeki şu anlamla uyarılmak isteniyor: &#8220;Tanrıya tapınarak ömrünüzü heba etmeyin!.. Ömrünüzü israf etmeyin!..</p>
<p>Siz, ötede bir tanrı varsayıyorsunuz!.. Oysa ne ötede bir tanrı var, ne de sizin &#8220;ben&#8221; dediğiniz O&#8217;ndan ayrı bir varlık!. Bu, &#8220;bâtıl&#8221;dır; aslı, gerçeği olmayan boş bir var kabul ediştir!. Gerçekte asla böyle bir şey yok!&#8230; Bir tanrı, bir de siz diye bir ikilem kesinlikle sözkonusu değil!.</p>
<p>Lâilahe illallah&#8221; = &#8220;Tanrı yok, yalnızca Allah&#8221;</p>
<p><span style="color: #0000ff;">Evrensel Sırlar</span></p>
<p>Daima yeniye açık ol !&#8230; Hiç bir konuda önyargılı olma !.. Gerçeğini ve sistem içindeki yerini tesbit edemeden hiç bir şey hakkında hüküm verme !.. İnsanları yargılamak, onların dedikodusunu yapmak sûretiyle zamanını sakın israf etme !..</p>
<p><span style="color: #0000ff;">Hz. Muhammed&#8217;in Açıkladığı Allah</span></p>
<p>&#8220;Sen, «ALLAH»ın yeryüzündeki hâlifesi olarak yaratıldın&#8230; «ALLAH»ın bütün isimlerinin mânâları ile bezendin&#8230;</p>
<p>Şimdi kendini bu madde dünyasında bulman hasebiyle, sonunda çürüyüp yok olacak bir beden olarak düşünme; ve böyle düşünmek suretiyle «nefsine zulmetme»!&#8230; Kendindeki güçleri «israf» etme&#8230;</p>
<p><span style="color: #003300;"><br />
</span></p>
<p><span style="color: #003300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">B- ÇÖZÜMLEME</span></strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>YANSIMALARDA &#8220;İSRAF&#8221; &#8220;İSRAF EDEN KİMSE; MÜSRİF&#8221; TANIMLARINDAN ÖRNEKLER: </strong>(Ayetlere verilen manalardan derlendi)</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İSRAF:</strong></span></p>
<p>-       <span style="color: #ff0000;"><strong>Yaptıklarımızdaki aşırılıklar</strong></span> (A.İmran- 147)</p>
<p>-       <span style="color: #008000;"><strong>Henüz büyüme çağında iken yetimin malını yemek!</strong></span> (Nisa- 6)</p>
<p>-       <span style="color: #333399;"><strong>Allah&#8217;ın verdiklerini değerlendirememek!&#8230;</strong></span> (Maide- 32)</p>
<p>-       <span style="color: #ff6600;"><strong>Ürünlerden, kazançlardan, ele geçenlerden zekat vermemek!</strong></span> (En&#8217;am- 141)</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>MÜSRİF:</strong></span></p>
<p>-       <strong><span style="color: #333399;">Elindeki nimetleri gereksiz yere kullanan.</span> </strong>(Araf- 31)</p>
<p>-       <span style="color: #008000;"><strong>Allah sınırlarını aşanlar. (Özellikle karşı cinse değil de tatmin için kendi cinsine yönelen)</strong></span> (Araf- 81)</p>
<p>-       <span style="color: #ff6600;"><strong>Sıkıntı anında dua ve niyazla Allah&#8217;a yönelip sıkıntı geçince beşeriyete düşüp Allah&#8217;ı unutan.</strong></span> (Yunus-12)</p>
<p>-       <span style="color: #333399;"><strong>Yeryüzünde zorbalık eden. (Yeryüzü ARZ diye geçiyor, bu da beden. Ayette zorba Firavun diye geçmiş. Öyleyse BEDENSEL BOYUTTA YAŞAYARAK KENDİNE ZULMEDEN DE MÜSRİF)</strong></span> (Yunus- 83)</p>
<p>-       <span style="color: #008000;"><strong>Allah Rasullerınin, Nebilerinin bildirdiği gerçeklere sırt dönenler.</strong></span> (Enbiya-9)</p>
<p>-       <span style="color: #ff6600;"><strong>Yetkilerini aşıp insanları yanlışa yönlendiren, düzeltici olmak yerine bozgunculuğu seçenler.</strong></span> (Şuara- 151-152)</p>
<p>-      <span style="color: #ff6600;"> <strong>Hakikat üzere olan gerçeği tebliğ eden Rasüllere tabi olmadığı gibi, onlara tavır alan, uğursuz sayan, zulmetmeyi niyete alan&#8230;</strong> </span>(Yasin- 18,21)</p>
<p>-       <span style="color: #333399;"><strong>Hakikat sermayesini israf eden, çok yalancı&#8230;</strong></span> (Mümin- 28)</p>
<p>-       <span style="color: #008000;"><strong>Her çağda her topluma ba&#8217;s edilen Rasulleri inkar eden, kuşkusu hiç dinmeyen ve böylece sapıtan.</strong></span> (Mümin- 34)</p>
<p>-       <strong><span style="color: #ff6600;">Kendileri için açığa çıkmış, ba&#8217;s olmuş Rasulu inkarı sebebiyle bilinci kilitlenen. Kibirli, zorba, Allah İşaretleri hakkında mücadele içinde, karşı duruş içinde olduğu için gazaba uğrayacak olan. </span><script type="text/javascript"></script></strong>(Mümin-35)</p>
<p>-      <span style="color: #ff6600;"> <strong>Sonsuz gelecek yaşamı fark edemeyen. Dünyaya ömrünü harcayan, bedensellikle yaşayan.</strong></span> (Mümin-43)</p>
<p>-       <span style="color: #333399;"><strong>Hakikatindeki kuvveleri israf eden! (Şuurca-Kalpçe değil, Bedensel Bilinç kısıtlılığı ile yaşamayı seçen)</strong></span> (Zuhruf- 5)</p>
<p>-       <span style="color: #008000;"><strong>Üstünlük taslayarak benliğinde tanrısallık vehmeden, bundan dolayı hakikatindeki kuvveleri boşa harcayan.</strong></span> (Duhan- 31)</p>
<p>-       <strong><span style="color: #ff6600;">Nefsinin hakikatini yaşamak yerine ömrünü bedensellik yolunda harcamış olan.</span> </strong>(Zümer- 53)</p>
<p>-       <span style="color: #333399;"><strong>Allah&#8217;ın Rahmetinden ümit kesen.</strong></span> (Zümer- 53)</p>
<p>-       <span style="color: #008000;"><strong>Tevbe edenlere Mağfiret kapısının açık olduğuna ikna olamayan, günahı karşısında karamsarlığa düşen.</strong></span> (Zümer- 53)</p>
<p>-       <span style="color: #ff6600;"><strong>Ceza vermede Allah sınırlarını aşan.</strong></span> (İsra- 33)</p>
<p>-       <span style="color: #ff6600;"><strong>Elindeki nimetleri karşılıksız bağışlamada ölçüyü aşmayan, cimriilik de etmeyen, dengeli yaşayan.</strong></span> (Furkan- 67)</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #003300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">C- SONUÇ;</span></strong></span></p>
<p><span style="color: #003366;">Yukarıda ayetlerden çıkan tanımlamaları derin derin düşünmeliyim&#8230;</span></p>
<p>Müsrifliğe düştüğüm hallerim neler? İsraf etmeyenlerden olmak için bakışımı, yaşamımı ve idrakimi yeniden gözden geçirmeliyim?!&#8230;.</p>
<p>Her bir mana üzerine çok şey söylenebilir. Ama beni derinden etkileyen acı gerçek şu oldu:</p>
<p><span style="color: #333300;">HER ÇAĞDA, HER TOPLUMA BA&#8217;S OLAN RASULLERİ (RİSALET İLMİNİ YAYAN, KITABIN HAKIKATINI İNSANLIĞA AÇAN) MAHALLERİ TANIYAMAMAK!!!!&#8230; ONLARA SIRT DÖNMEK&#8230; DAHA FECİSİ; ONA VE ONDAN YAYILANA TAVIR ALMAK!&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #333300;">BU; BAŞLI BAŞINA İKİ ŞEYİ ANINDA OLUŞTURUP DEVREYE SOKUYOR :</span></p>
<p><span style="color: #333300;">1-    BİLİNCİN KİLİTLENMESİ&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #333300;">2-    DÖNÜŞÜ OLMAYAN GAZABA UĞRAMAK&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #808000;">Kendi çağımda Risalet Gerçeğini yayan Rasulu tanıdım mı?&#8230; Haydi diyelim, duydum, haber aldım, acaba gereği gibi değerlendirebiliyor muyum kaynaktan yayılanı?&#8230;</span></p>
<p>&#8230;.</p>
<p>Yorum yapamayacağım&#8230;.</p>
<p>Derin derin Düşünmeliyim&#8230;.</p>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #000080;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Mehmet Doğramacı<br />
dogramacimehmet@gmail.com</strong></em></span></span></p>
<p><em><span style="color: #000000;">Not : Yukarıdaki yazıda adı geçen ayetlerin numaralarına, metinlerine ve meallerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.</span></em></p>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #993366;"><em><span style="color: #000000;"><a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-goksel-olaylar-ayetler/" target="_blank">Göksel Olaylar Ayetleri</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-ruzgar-firtina-ayetleri/" target="_blank">Rüzgar Ayetleri </a>| <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalar%e2%80%99da-kavramlar-tevekkul-ayetleri/" target="_blank">Tevekkül Ayetleri</a></span></em></span></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-6-israf/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yansımalarda Kavramlar -4- İhlas</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2009 19:50:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mehmet Doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[Yansımalarda Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[İhlas]]></category>
		<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet doğramacı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sufizm.gen.tr/?p=937</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;İHLAS&#8220; 1.Bölüm &#124; 2. Bölüm &#124; 3. Bölüm A-ÖN OKUMA 1- AYETLER: Tespit edebildiğim kadarı ile 18 ayette İHLAS ve türevleri (muhlis-muhles-muhlısıyn-muhlisun) geçiyor. Bazı ayetlerde bir evveli bir sonrası da alındı. BAKARA 139-) Kul etühaccunena fiyllahi ve HUve Rabbuna ve Rabbükum* ve lena a&#8217;maluna ve lekum a&#8217;malükum* ve nahnü leHU muhlisun; De ki: &#8220;Allah hakkında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><strong> </strong></h3>
<h3><span style="color: #333333;"><em><strong> </strong></em><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;</strong><strong>İHLAS</strong><strong>&#8220;</strong></em></span></span></h3>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #333333;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong><a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-1/" target="_blank">1.Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-2/" target="_blank">2. Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-2-ihsan/" target="_blank">3. Bölüm</a><br />
</strong></em></span></span></p>
<h3><span style="color: #003300;"><strong> <span style="text-decoration: underline;">A-ÖN OKUMA</span></strong></span><span style="text-decoration: underline;"> </span></h3>
<p><span style="color: #000080;"><strong>1- </strong><strong>AYETLER: </strong>Tespit edebildiğim kadarı ile 18 ayette  <em><strong><span style="text-decoration: underline;">İHLAS</span></strong></em> ve türevleri (muhlis-muhles-muhlısıyn-muhlisun) geçiyor. Bazı ayetlerde bir evveli bir sonrası da alındı.</span></p>
<p><strong><span id="more-937"></span></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="604" valign="top">
<h4><em><span style="color: #ff0000;"><strong>BAKARA</strong></span></em></h4>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>139-)</strong> Kul etühaccunena fiyllahi ve HUve   Rabbuna ve Rabbükum* ve lena a&#8217;maluna ve lekum a&#8217;malükum* ve nahnü leHU   muhlisun;</span> <strong>De ki: &#8220;Allah hakkında bizle mi tartışıyorsunuz? O,   Rabbimiz ve Rabbinizdir! Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız </strong>(-ın<strong> </strong>sonuçları da)<strong> sizedir. Biz O&#8217;na ihlâsla yönelenleriz.&#8221;</strong></p>
<h4><em><span style="color: #ff0000;"><strong>YUNUS</strong></span></em></h4>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>22-)</strong> &#8220;HU&#8221;velleziy yüseyyiruküm fiyl   berri vel bahr* hatta iza küntüm fiyl fülki ve cerayne Bihim Bi riyhın   tayyibetin ve ferihu Biha caetha riyhun asıfün ve caehümül mevcü min külli   mekanin ve zannu ennehüm uhıyta Bihim, deavullahe muhlisıyne lehüd diyn* lein   enceytena min hazihi le nekûnenne mineş şakiriyn;</span><br />
<strong>&#8220;HÛ&#8221; ki sizi   karada ve denizde seyrettirmekte&#8230; Hatta siz gemideyken; gemiler,   içindekileri sakin bir rüzgâr ile akıp götürdükleri sırada bundan   mutlularken; onlara fırtına gelip çatar, dalgalar her taraftan onları vurur!   Onlar da dalgalarla kuşatıldıklarını ve büyük tehlikede olduklarını   düşündüklerinde, tüm oluşumun Allah&#8217;ın kudret elinde olduğuna inanmış olarak   dua ederler: &#8220;Andolsun ki eğer bizi şundan kurtarırsan, kesinlikle şükredenlerden   olacağız.&#8221;</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><em><strong>ANKEBUT</strong></em></span></h4>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>65-)</strong> Feiza rakibu fiyl fülki deavullahe   muhlisıyne lehüd diyn* felemma neccahüm ilel berri iza hüm yüşrikûn;</span><strong> Gemiye   bindikleri vakit, inançlarını sırf O&#8217;na yönlendirerek Allah&#8217;a dua ederler&#8230;   Onları karaya </strong>(çıkarıp)<strong> kurtarınca, bir de bakarsın onlar şirk koşuyorlar</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><em><strong>LUKMAN</strong></em></span></h4>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>32-)</strong> Ve iza ğaşiyehüm mevcün kezzuleli   deavullahe muhlisıyne lehüd diyn* felemma neccahüm ilel berri feminhüm   muktesıd* ve ma yechadü Bi ayatiNA illâ küllü hattarin kefur; </span><strong>Onları kara bulutlar gibi bir dalga kapladığında,   inançlarını sadece O&#8217;na hâlis kılarak Allah&#8217;a dua ederler&#8230; Onları karaya </strong>(çıkarıp)<strong> kurtardığımızda, onlardan bazısı   orta yolu tutar. İşaretlerimizi çok gaddar ve çok nankör olandan başkası bile   bile inkâr etmez.</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><em><strong>ZÜMER</strong></em></span></h4>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>2-)</strong> İnna enzelna ileykel Kitabe bil Hakkı   fa&#8217;budillahe muhlisan lehüd diyn;</span><strong> Muhakkak ki biz sana O BİLGİyi   Hak olarak </strong>(hakikatin olan Esmâ boyutundan açığa çıkardık)<strong> inzâl ettik! O hâlde Din&#8217;i, </strong>(varlıktaki   sistem ve düzenin mutlak hâkimi-hükümranı olarak)<strong> Allah&#8217;a kulluğunun farkındalığıyla   yaşa!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>11-)</strong> Kul inniy ümirtü en a&#8217;budAllahe muhlisan   lehüd diyn;</span> <strong>De ki: &#8220;Kesinlikle hükmolundum ki, sistem ve düzeninde   O&#8217;ndan başka etken görmemek üzere Allah&#8217;a kulluk edeyim.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>14-)</strong> Kulillahe a&#8217;büdü muhlisan lehu diyniy;</span><strong> De ki: &#8220;Sistem ve düzeninde O&#8217;ndan başka etken görmemek üzere Allah&#8217;a   kulluk edeyim&#8230;&#8221;</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><em><strong>YUSUF</strong></em></span></h4>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>24-)</strong> Ve lekad hemmet Bihi ve hemme Biha*   levla en rea burhane Rabbih* kezâlike linasrife anhüssue velfahşa&#8217;* innehu   min ıbadinel muhlesıyn;</span> <strong>Andolsun   ki </strong>(o kadın)<strong> Onu arzulamıştı&#8230; Rabbinin burhanı olmasaydı </strong>(aklı duygusuna   hâkim olmasaydı Yusuf da)<strong> ona meyletmiş gitmişti! Biz böylece Ondan kötülüğü </strong>(nefsanî   duyguları)<strong> ve şehveti   uzak tuttuk! Çünkü O, ihlâslı kullarımızdandır.</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><em><strong>HİCR</strong></em></span></h4>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>39-)</strong> Kale Rabbi Bima ağveyteniy le   üzeyyinenne lehüm fiyl Ardı ve leuğviyennehüm ecmeıyn;</span><br />
(İblis)<strong> dedi ki:   &#8220;Rabbim! Bende açığa çıkan Esmâ&#8217;n sonucu azdırman yüzünden, yemin ederim   ki, arzda </strong>(bedenli yaşamlarında)<strong> onlara </strong>(suçları;   Sünnetullah&#8217;a göre perdelilik oluşturan fiilleri)<strong> süsleyeceğim ve onları toptan azdıracağım.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>40-)</strong> İlla ıbadeke minhümül muhlesıyn;</span> <strong>&#8220;Onlardan ihlâslandırılmış   kulların müstesna!&#8221;</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><em><strong>MERYEM</strong></em></span></h4>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>51-)</strong> Vezkür fiylKitâbi Musa* innehu kâne   muhlesan ve kâne Rasûlen Nebîya;</span> <strong>Gelen BİLGİ içinde Musa&#8217;yı da   hatırlat </strong>(zikret)<strong>&#8230;   Muhakkak ki O muhlas </strong>(Allah&#8217;a kulluğunun farkındalığında   olan, seçilmiş)<strong> idi;   Rasûldü, Nebiydi.</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><em><strong>MÜMİN </strong></em></span></h4>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>65-)</strong> &#8220;HU&#8221;vel Hayyü la ilahe illâ   HUve fed&#8217;uhu muhlisıyne lehüd diyn* elHamdu Lillahi Rabbil alemiyn;</span> <strong>&#8220;HÛ&#8221;dur   El Hayy! Tanrı yoktur; sadece &#8220;HÛ&#8221;! Dini O&#8217;na has kılarak, O&#8217;na   yönelin artık! Hamd, âlemlerin </strong>(insanların)<strong> Rabbi Allah&#8217;a aittir.</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><em><strong>SAFFAT</strong></em></span></h4>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>39-)</strong> Ve ma tüczevne illâ ma küntüm ta&#8217;melun;</span> <strong>Yaptıklarınızın sonucundan başka bir   şey yaşamazsınız!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>40-)</strong> İlla ıbadAllahil muhlesıyn;</span><strong>Allah&#8217;ın   ihlâsa </strong>(samimiyete, sâfiyete)<strong> erdirilmiş kulları </strong>(azaptan)<strong> müstesna.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>71-)</strong> Ve lekad dalle kablehüm ekserul   evveliyn;</span> <strong>Andolsun   ki onlardan önce, ilk nesillerin çoğunluğu da </strong>(Hakikatten)<strong> sapmıştı!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>72-)</strong> Ve lekad erselna fiyhim münziriyn; </span><strong>Andolsun ki onların da içinde   uyarıcılar irsâl ettik.</strong> <strong>73-)</strong> Fenzur keyfe kâne akıbetül münzeriyn; <strong>O uyarılanların sonu nasıl oldu bir   bak!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>74-)</strong> İlla ıbadAllahil muhlesıyn;</span> <strong>Sadece Allah&#8217;ın ihlâsa </strong>(samimiyete,   saflığa)<strong> erdirilmiş   kulları bunun dışında kaldı.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>127-)</strong> Fekezzebuhu feinnehüm lemuhdarun;</span> <strong>Onu </strong>(İlyas&#8217;ı)<strong> yalanladılar! Muhakkak ki onlar   zorunlu huzura çıktılar!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>128-)</strong> İlla ıbadAllahil muhlesıyn;</span> <strong>Sadece Allah&#8217;ın ihlâsa </strong>(samimiyete,   saflığa)<strong> erdirilmiş   kulları müstesna.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>158-)</strong> Ve cealu beynehu ve beynel cinneti   neseba* ve lekad alimetil cinnetü innehüm lemuhdarun;</span><br />
<strong>O&#8217;nunla </strong>(Allah   ile)<strong> cinler </strong>(normal   insan duyularının algılayamadığı bilinçli varlıklar) <strong>arasında bir bağ oluşturdular! </strong>(Onlara   Allah dûnunda tanrısallık atfettiler)<strong>&#8230;   Andolsun cinler de bilir ki, muhakkak onlar muhdarîndir </strong>(zorunlu   olarak huzurda hazır tutulacaklardır)<strong>!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>159-)</strong> SubhanAllahi amma yesıfun; </span><strong>Allah onların vasıflandırmalarından   münezzehtir!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>160-)</strong> İlla ıbadAllahil muhlesıyn;</span> <strong>Sadece Allah&#8217;ın ihlâsa </strong>(samimiyete,   saflığa)<strong> erdirilmiş   kulları müstesna </strong>(gerisi &#8220;muhdarîn&#8221; olarak   anlatılan sınıftandır)<strong>.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>167-)</strong> Ve in kânu le yekulun;<strong>Muhakkak   ki </strong>(o müşrikler)<strong> şöyle de diyorlardı:</strong> <strong>168-)</strong> Lev   enne ındeNA zikren minel evveliyn; </span><strong>&#8220;Eğer bizim yanımızda da   atalarımızdan bize ulaşmış bir bilgi olsa idi&#8230;&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>169-)</strong> Lekünna ıbadAllahil muhlesıyn;</span> <strong>&#8220;Elbette biz de Allah&#8217;ın ihlâsa </strong>(samimiyete, saflığa)<strong> erdirilmiş kulları olurduk.&#8221;</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><em><strong>SAD</strong></em></span></h4>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>82-)</strong> Kale feBi ızzetiKE le uğviyennehüm   ecmeıyn;</span> (İblis)<strong> dedi ki: &#8220;İzzetine </strong>(karşı konulmaz gücüne)<strong> yemin ederim ki, onların hepsini <span style="text-decoration: underline;">şaşırtıp</span> </strong>(kendilerini beden kabul ettirerek, bedenin zevkleri peşinde   koşturarak; hakikatlerini oluşturan ruhun konusundan)<strong> saptıracağım.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>83-)</strong> İlla ıbadeKE minhümül muhlesıyn;</span> <strong>&#8220;Ancak onlardan ihlâsa   erdirilmiş </strong>(hakikatlerini yaşattığın)<strong> kulların müstesna.&#8221;</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><em><strong>BEYYİNE</strong></em></span></h4>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>5-)</strong> Ve ma ümiru illâ liya&#8217;budullahe   muhlisıyne lehüd diyne hunefae ve yukıymusSalâte ve yü&#8217;tüzZekâte ve zâlike   diynülkayyimeh;</span> <strong>Oysaki   onlar, Hanîfler olarak Dini O&#8217;na </strong>(yalnız Allah&#8217;a)<strong> hâlis kılarak Allah&#8217;a kulluk   yapmalarından, salâtı ikame etmelerinden ve zekâtı vermelerinden başka bir   şeyle emir olunmadılar&#8230; İşte budur Din-i Kayyım </strong>(geçerli   hak din-sistem)<strong>!</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>2- ESERLERDE &#8220;</strong><em><span style="text-decoration: underline;"><strong>İHLAS</strong></span></em><strong>&#8220;:</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;">Dosttan Dosta</span></p>
<p>- İkân, <span style="text-decoration: underline;"><em>ihlas</em></span> &#8220;OKU&#8221;makla başlar.</p>
<p>- <em><span style="text-decoration: underline;">İhlâs</span></em> &#8220;OKU&#8221;madan,  &#8220;Allah&#8221; adıyla işaret olunanı  bulamazsın!</p>
<p>- <em><span style="text-decoration: underline;">İhlas</span></em> ârifibillahın aynasıdır&#8230; Ârifibillah orada hakikatini seyreder.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><br />
</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;">Gavsiye Açıklaması, Bilincin Arınışı, Hz. Muhammed (sav) in Açıkladığı Allah, Sistemin Seslenişi</span> eserlerinden <em><span style="text-decoration: underline;">İHLAS</span></em> SURESİ anlamları okunmalı ki <span style="text-decoration: underline;">İhlas</span> kavramı neye işaret ediyor kavrayabilelim!&#8230;</p>
<h3><span style="color: #003300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">B- ÇÖZÜMLEME</span></strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>1-</strong> <script type="text/javascript"></script><strong>YANSIMALARDA &#8220;</strong><em><span style="text-decoration: underline;"><strong>İHLAS</strong></span></em><strong>&#8221; &#8220;</strong><em><span style="text-decoration: underline;"><strong>İHLAS</strong></span></em><strong> SAHİBİ; MUHLİS&#8221; TANIMLARINDAN ÖRNEKLER: </strong>(Ayetlere verilen manalardan derlendi)</span></p>
<p><em><span style="text-decoration: underline;">İHLAS:</span></em></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Tüm oluşumun Allah&#8217;ın kudret elinde olduğuna inanmış olarak dua etmek! (Yunus 22)</strong></p>
<p>-       İnançlarını sırf Ona halis kılarak; yönlendirerek Allah&#8217;a dua etmek. (Bakara-139, Ankebut- 65, Lukman-32)</p>
<p>MUHLİS:</p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Din&#8217;i, </strong>(varlıktaki sistem ve düzenin mutlak hâkimi-hükümranı olarak)<strong> Allah&#8217;a kulluğunun farkındalığıyla yaşamak! (Zümer-2)</strong></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Sistem ve düzeninde O&#8217;ndan başka etken görmemek üzere Allah&#8217;a kulluk eden kimse. (Zümer-11,14)</strong></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Kendisinden kötülük (nefsani duygular) ve şehvet (Allah tarafından) uzak tutulmuş kimse. (Yusuf- 24)</strong></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Şeytanda açığa çıkan bedence yaşam ve suçları; Sünnetullaha göre perdelilik oluşturan filleri süslü görme ile azdırılmışlık hallerinden korunmuş kimseler&#8230; (Hicr-39,40)</strong></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong>Allah&#8217;a kulluğunun farkındalığında olan, seçilmiş<strong> kimse. (Meryem- 51)</strong></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Tanrı yoktur, sadece Hu, gerçeğini fark ederek Dini sadece Ona has kılarak yönelen kimse! (Mümin-65)</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Samimiyet ve Safiyete erdirilmiş kullar. (Saffat 40)</strong></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Zorunlu olarak huzura getirilen ;Muhdarin sınıfı (Cinler ve onların etki altına aldıklarının) dışında kalan, korunacak olan kullar! (Saffat- 158-160)</strong></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Kendilerini beden kabul etmeleri sonucu asıl özlerinden sapanların aksine; Allah tarafından hakikatleri yaşatılan kullar. (Sad- 82,83)</strong></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Hanîfler olarak Dini O&#8217;na </strong>(yalnız Allah&#8217;a)<strong> hâlis kılarak Allah&#8217;a kulluk yapmakla, salâtı ikame etmekle ve zekâtı vermekle emrolunanlar&#8230; Din-i Kayyım </strong>(geçerli hak din-sistem)<strong>i idrak etmiş ve yaşayan kullar. (Beyyine-5)</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<h3><span style="color: #003300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">C- SONUÇ;</span></strong></span></h3>
<p>Yukarıda ayetlerden çıkan tanımlamaları derin derin düşünmeliyim&#8230; Ne kadar ihlaslıyım? Muhlislere ne kadar benziyor bakışım, yaşamım ve idrakim?!&#8230;.</p>
<p>Yorum yapamayacağım&#8230;.</p>
<p>Düşünmeliyim&#8230;.</p>
<p><em><span style="color: #000000;">Not : Yukarıdaki yazıda adı geçen ayetlerin numalarına, metinlerine ve meallerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.</span></em></p>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #993366;"><em><span style="color: #000000;"><a href="../mehmet-dogramaci/yansimalar-da-kavramlar-goksel-olaylar-ayetler/" target="_blank">Göksel Olaylar Ayetleri</a> | <a href="../mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-ruzgar-firtina-ayetleri/" target="_blank">Rüzgar Ayetleri </a>| <a href="../mehmet-dogramaci/yansimalar%e2%80%99da-kavramlar-tevekkul-ayetleri/" target="_blank">Tevekkül Ayetleri</a></span></em></span></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

