Arşiv tefekkür
İncelediğiniz Arşiv tefekkür.
İncelediğiniz Arşiv tefekkür.
Salât için ezan okuduğunuzda, ezanı alay ve eğlence edindiler… Bu, onların aklını kullanamayan bir güruh olmalarından ötürüdür.(Maide 58) …Önümde uzanıp öylece duran bu sözcükler bütünü biryerlerde birşeyleri aktive eden bir kod gibi esrarengiz, bir ultimatom gibi keskin ve ciddi, ellerimle tutabileceğim kadar gerçek, kendimi bulabileceğim kadar derin… Kitabı kapatmadan, masanın üzerine ters çevirerek , az [...]
Baştan söyleyeyim, ikilik düzlük çar-çöp her şey BEN’ den… Bu yazıyı yazarken ki tüm kuralları ben koydum siz ancak okursunuz, katılırsınız ya da katılmazsınız, fikirler ancak beni bağlar… Şimdiki nesil pek bilmez ama çocukluğunu bundan 20-25 sene önce yaşamışlar genelde bilirler. Bazı oyunlar oynanırken kural yada düzen belirleyiciler olurdu. Mesela “yeşil tuttum bütün kurallar benden” [...]
Üveys El- Karani (ks) örneğine bir yaklaşım denemesi Merhaba Cancağızım, Bundan önceki iki gönül mektubumda “Mağaralar” konusunu konuşmuştuk seninle. Nedendir bilinmez, bu aralar içimde Üveys El Karani (ks) Hazretlerine ve onun yaşamına karşı yeni bir iştiyak doğdu. Sanırım son dönemlerdeki kalbî yayın bu yönde frekanslar saçıyor ki pek çok dostun aynı konulara yöneldiğini duyuyor, görüyorum. [...]
(İnsansı- Mental Hayvan- Veli) İnsanın idrak ve yaşam anlayışları 3 gruba derlendi Ehlinden ilhamla: 1- İnsansı 2 Mental Hayvan 3- Veli (İnsan)… İnsansı: Beşer- İnsana benzer ama hayvanlıktan çıkamamış bilinç- İman Nuru kendine açılmamış- Mülhime altı düzeylerde gezinir. Mental Hayvan: İman nuru var ama beşerlikten çıkamamış- Henüz arınmasını tamamlamamış- Mülhimeyi geçememiş- Şuursal açılım yaşamamış bilinç. [...]
Akşam yemeği için aldıkları ekmekten kalan yarım ekmeğin arasına çikolatayı düzgün bir şekilde sürdükten sonra bardağa su doldurup gecenin sessizliğini dinlemek ve gecenin ayazını tüm hücrelerinde hissetmek için balkona çıktı. Hafiften esen rüzgar, estiği kadarıyla titretiyordu. Dar balkonda bulunan demir tezgahın üzerine konulmuş yastığa oturdu.Manzara gibi bir şey olmadığı için elindeki ekmeği azar azar yiyerek [...]
Yüzüstü uzanmış yatıyordu, dünyevi meşgalelere ara vermiş, beyni olabildiğince boş bir vaziyette… Gözleri, tavandan aşağı doğru inipte karşıya doğru bakınca, oynattığı ayak parmaklarına takıldı. Gülümseyerek düşündü, nasıl da hakimdi vücudundaki her uzvuna. Beyinden bir komut vermesi yeterli oluyordu. Yeter ki vereceği komuta yabancı olmasın, daha önce yaptığı bir şey olsun. İliminde ki bir hareketi, yapmayı [...]
Güneşin batışını Konyaaltı plajının hemen üst kısmındaki bu parkın köşesinde oturup ayaklarımı falezlerden aşağıya sallarken, sessizce önümde uçsuz bucaksız uzanan gökyüzünün kırmızısında denizin üzerinde halden hale geçen birbiri içine karışıp kah kükreyip kah süzülen dalgaların kendi dillerinde ne kadar da çok şey anlatıyor olabileceklerini düşünüyorum. Tatlı bir rüzgar, denizden bana doğru eserken aklımdan geçenleri selamlıyor [...]
Azizim; Mağaralara yolculuğumuzu içeren ilk mektubumu okumuşsun. “Anlayamadığım yerler olsa da satır aralarında hakikate yöneldiğim andan itibaren yaşadıklarımı seyrettim” diye de not yollamışsın. Bu yol; birlik yolu olduğu için, “sen”, “ben” yada “öteki” adı altında yaşananın ruhu hep aynıdır Cancağızım. Ben bunu daha cesur bir söylemle bir sohbetimizde sana aktarmıştım: Kendi hakikatine yönelen her insan; [...]
Mademki onlardan ve Allah`tan ayrı olarak taptıklarından uzaklaştınız, o hâlde o mağaraya sığının ki, Rabbiniz Rahmetinden size yaysın ve yaptığınızda sizin için yararlı bir şey oluştursun. (Kehf-16) Dostum; Marifet Yolculuğunda yaşayacağın bazı seyirleri sana gönül mektuplarıyla yazmak geldi içimden. Bu uzun soluklu Hakikat Maratonunda sen ve ben dışarıdan bakanlara göre iki ayrı yapı görünsek de [...]
“HASENE- HASENÂT” A-ÖN OKUMA Tespit edebildiğimiz kadarı ile 44 ayette “HASENE” ve onun çoğulu “HASENÂT” kavramı geçiyor. Bu çalışmada 44 ayetin hepsi değerlendirilmiş, ancak okumanın uzamaması için kavramların benzer manalarla geçtiği bazıları AYETLER bölümümüze alınmamıştır. Hasene kelimesini İHSAN-MUHSİN kavramlarından hatırladığımız gibi, HASAN- HUSEYİN- TAHSİN- AHSEN- HÜSNÜ- HÜSNİYE- HESNA- HÜSNA isimlerinin de bu kökten olduğunu zikredelim. [...]