<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sufizm.gen.tr -Düşünebilen Beyinlere. &#187; seyr</title>
	<atom:link href="http://www.sufizm.gen.tr/tag/seyr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sufizm.gen.tr</link>
	<description>sufizm, islam ve bilim.. sadece gerçeği arayanlara..</description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Mar 2010 23:00:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Manzara…</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/hakan-turkmen/manzara%e2%80%a6/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/hakan-turkmen/manzara%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 19:49:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hakan Türkmen]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[İman]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[manzara]]></category>
		<category><![CDATA[seyir]]></category>
		<category><![CDATA[seyr]]></category>
		<category><![CDATA[sufizm]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sufizm.gen.tr/?p=1135</guid>
		<description><![CDATA[Manzarayı daha önce görenler var… Onlar hep anlatır&#8230; Tek tek târif ederler bildikleri gördükleri yerleri&#8230; “Deniz aşağıdan başlıyor&#8230; İleride bir girinti var&#8230; Haritadaki girinti tam orası işte&#8230; Fakat şimdi sis olduğu için bir şey görünmüyor&#8230; ” Siz de bilmediğiniz ve bilmemenin doğal sonucu olarak görmediğiniz için sıcacık sesleriyle size manzarayı anlatanlara îman edersiniz… Hayatınızda ilk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 123px"><img src="http://www.tasavvuf.gen.tr/hakan-turkmen.jpg" alt="Hakan TÜRKMEN" width="113" height="93" /><p class="wp-caption-text">Hakan TÜRKMEN</p></div>
<p>Manzarayı daha önce görenler var… Onlar hep anlatır&#8230; Tek tek târif ederler bildikleri gördükleri yerleri&#8230;</p>
<p><em>“Deniz aşağıdan başlıyor&#8230; İleride bir girinti var&#8230; Haritadaki girinti tam orası işte&#8230; Fakat şimdi sis olduğu için bir şey görünmüyor&#8230; ”</em></p>
<p>Siz de bilmediğiniz ve bilmemenin doğal sonucu olarak görmediğiniz için sıcacık sesleriyle size manzarayı anlatanlara îman edersiniz…</p>
<p>Hayatınızda ilk ve tek olarak gelmişsiniz bu yere, nasıl sorgularsınız “<strong>yerliler</strong>”i? Siz “<strong>yabancı</strong>”sısınız o yerin… <span id="more-1135"></span><br />
Güvendiğinize bırakın kendinizi&#8230; Onlar sizi gezdirir&#8230;</p>
<p>Size anlatırlar bilmeniz gerekenleri, gösterirler görmeniz gerekenleri&#8230; Tabi ki siz de isterseniz… Zâten istediğiniz kadarını alıp gidersiniz&#8230; Tabi ki onlar da vermek istiyorlarsa… Karşılıklı uyum şart!</p>
<p>Manzarayı târif, su içmek kadar basittir onlar için&#8230; Sis var demiştik fakat her ne kadar sis olsa da sisin hafiflediği yerlerden yakaladıkları küçük şeylerle resmin tamamını görebilir onlar&#8230; Görmeseler nasıl târif edecekler sizin göremediklerinizi?.. Olaya “<strong>îkan</strong>” kazanmışlar&#8230; Bizim gibi “<strong>kör</strong>” değil onlar&#8230; Körün inandığı ve uyduğu şeye denir “<strong>îman</strong>”…</p>
<p>Göz var ama görmüyor bizde&#8230;</p>
<p>Görmüş, görüyor ve görecek onlarda&#8230;</p>
<p>Bu sebeple “<strong>îman</strong>” edelim görenlere!..</p>
<p>Fakaat&#8230; Manzaradan bihabersin!..<br />
Önce, bunu kabullenmen gerekiyor!</p>
<p>Görenler görmüş manzarayı…Keyfini sürmüş, sürüyor ve sürecek..</p>
<p><strong>Senin de keyif sürmeni istemişler&#8230;</strong> Ki anlatıyorlar sana! “Laf olsun” diye değiller yanında!</p>
<p>Eğer onlara “<strong>îman edersen, zamânı gelince sen de görürsün</strong>” görmen gerekeni!,</p>
<p>Gözlerin hâla varsa, şartlar müsaitse, gidersin bir gün görürsün manzarayı!</p>
<p>Zor bir şey değil&#8230; Sâdece îman ehli olman gerekiyor… Ki zamânı gelince gidip göresin&#8230; Îman etmezsen ne diye gidesin manzarayı göreceğin yere! Çünkü görmeyeceğine inanmışsın&#8230; Orada istediği kadar güzel bir şey olsun fark etmez&#8230; Senin için “yok”tur&#8230; Gitmezsin senin için vâr olmayanı görmeye&#8230; Fakat gerçek indinde sen “yok” dediğin, gerçek indinde “<strong>var</strong>”dır, oradadır&#8230;</p>
<p>Sen istediğin kadar “yok” de… Görmüş, anlatıyor <strong>istediği zaman manzaranın keyfini sürenler</strong>!.. Senin “yok” deyişin onlar için hiçbir şeyi değiştirmez&#8230;</p>
<p>Bir kere gördüğün zaman, zâten sen de görenlerden olursun, bilenlerden olursun&#8230;</p>
<p>O zamâna kadar OKUmaya çalış… OKUyana uy… Sana anlatılanı sen de başkasına anlatabilirsin&#8230; Fakat “<strong>senin anlatman</strong>&#8221; ile “<strong>görenin anlatması</strong>” aynı şey mi acabâ?</p>
<p>Zâten görmediğin manzaranın ne kadarını anlatabilirsin ki? Sana anlatılan kadarını bildiğine göre, sen de ancak o kadarını anlatabilirsin.. O yüzden <strong>görmediğin şeyleri görmüş gibi târife kalkma</strong>!..</p>
<p>Sana anlatılmayan bir şeyi sorarlarsa sonrası zor olur senin için… Gören, bilen sormaz sana manzarayı! O keyfiyle meşguldür&#8230;</p>
<p>En iyisi, anlatabiliyorsan, görene kadar bildiğin (sana anlatılan) yerleri anlat, görmek isteyenlere!.. Görenlere yönlendirmeyi de ihmâl etme sakın!</p>
<p>Başkaları için <span style="text-decoration: underline;">şu durumda</span> yapacağın en güzel iş bu olacaktır&#8230;</p>
<p>Kendin için ise görenlere sarılman gerekiyor… Fakat onları hesâba çekmemek îcap eder&#8230;</p>
<p><strong>Görenler sorgulanmamalı!</strong></p>
<p>Anlamak için istediğin kadar sorarsın&#8230; Ona kimsenin bir şey dediği yok! Fakat bilesin ki, kesinlikle onlara muhalefet etmemen gerekiyor!</p>
<p>Onlara îman et!.. Çünkü ancak ve ancak o ettiğin <strong>îman ile göreceksin</strong>… Ancak o îman ile manzaranın keyfini süreceksin… Evde tıkılıp kalmak istemiyorsan bu işler böyle&#8230; Başka türlü değil…</p>
<p>Manzaranın yanında değil evin! Çok uzaklarda… O yüzden ya manzaranın yanında olman gerek ya da manzarayı bilenleri dinleyip daha sonra görmek için çalışmalar yapman gerek… <span style="text-decoration: underline;">Nasipse</span> manzaranın keyfini de sürersin zâten&#8230;</p>
<p>Selam olsun ehl-i keyfe… Selâm olsun göreceklere…</p>
<p><span style="color: #000080;"><strong><em>Selâmetle&#8230;<br />
Hakan TÜRKMEN</em></strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/hakan-turkmen/manzara%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tırtıldan Kelebeğe</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/hakan-turkmen/tirtildan-kelebege/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/hakan-turkmen/tirtildan-kelebege/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 21:19:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hakan Türkmen]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[İman]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[seyir]]></category>
		<category><![CDATA[seyr]]></category>
		<category><![CDATA[sufizm]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı]]></category>
		<category><![CDATA[tasavuf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sufizm.gen.tr/?p=1101</guid>
		<description><![CDATA[Değerli dostum.. Ömür kısa.. Buralardan ne zaman çekilip gidilir bilinmez.. Herkes çok samimi çok içten.. Birbirimizle konuşurken, muhabbet ederken dünyayı bir kenara itiyoruz ve ilmin mi dersin muhabbetin mi dersin yoksa sendekinin bendekinin cazibesi mi dersin, ne dersin bilemiyorum fakat aramızda veya başkalarıyla aranda bir yakınlık, bir sevgi oluştu.. Oluşmaya devam ediyor.. ‘Bu sevgi akışı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.tasavvuf.gen.tr/hakan-turkmen.jpg" alt="" width="102" height="84" />Değerli dostum..</p>
<p>Ömür kısa.. Buralardan ne zaman çekilip gidilir bilinmez.. Herkes çok samimi çok içten.. Birbirimizle konuşurken, muhabbet ederken dünyayı bir kenara itiyoruz ve ilmin mi dersin muhabbetin mi dersin yoksa sendekinin bendekinin cazibesi mi dersin, ne dersin bilemiyorum fakat aramızda veya başkalarıyla aranda bir yakınlık, bir sevgi oluştu.. Oluşmaya devam ediyor.. ‘Bu sevgi akışı bir yana, dünya bir yana’ dedin.. Gözün her yerde bu sevgiyi aradı..</p>
<p>Fakaaat..<span id="more-1101"></span></p>
<p>Sevgin kâh hayatına sindi kâh hayattan kopardı seni.. İlim adına, herkese VERİCİ olacağın yerde, gittin herkese HULUSİCİLİK taslamaya başladın.. Veya MEVLANACILIK vs.. Bunda o kadar iddialıydın ki seni anlatırken görenler; ciddiyetine, bilgine hayran olmaktan alamadılar kendilerini.. Kimisi de ‘ne diyor bu, ben kendimle mutluyum, benim programım bundan ötesine elvermez, sen bana benim cennetimden bahsetsene’ diye lisanı haliyle haykırdı!! Fakat sen: ‘Allah iyi yaratamamış, İLİM İÇİN YARATMALIYDI’ dedin.. Ve karşındakini yok saydın.. Kendin var ama O yok&#8230;</p>
<p>Her İLİM anlatma girişiminde sana ‘istemiyorum’ dendi. Fakat sen, her seferinde zorbacılığına devam ettin..</p>
<p>Yaşlıya tasavvuf, cemaatçiye tasavvuf, ona tasavvuf buna tasavvuf.. Elinden gelse yedi milyar insana tasavvuf anlatacaksın.. Elinden gelse yedi milyar insandan tasavvufi bir yaşantı bekleyeceksin!..</p>
<p>Ama olmaz!</p>
<p>Bunlar hayal bile değil!</p>
<p>Hamhayal!!!</p>
<p>Öncelikli hedefin anlatmak değil zaten.. Senin tek hedefin aldığın ilmi yaşamaya çalışmak.. İlmin hakkını yaşayarak vermek..</p>
<p>Sana kimse demiyor: ‘Herkese vaaz ver’ diye.. Bana da kimse demedi.. Demez.. Çünkü OKUmayana, aklı başında olan hiç kimse ‘Git, anlat’ demez.. Diyemez… Nasıl desin?</p>
<p>Sistemin ‘S’sini görmemiş, anca kulaktan duyma, kitaptan görme bilgilerle tasavvuf lakırdısına devam eden, din hobisiyle meşgul olana ‘seslenişe vesile ol’ demezler.. Denildiği zannedilir..</p>
<p>Sesi duymamış olan nasıl SES olsun?!!</p>
<p>Sistemi OKUyan gördüğünü DİLLENDİRİR.. Sistemi OKUyamayan ise kozasında VAİZliğine devam eder.. Önüne gelene din anlatır, tasavvuf anlatır..</p>
<p>Kendini keşfedemeyen VERİCİ olduğu zanneder.. Bize zamanında ‘VERİCİ ol’ dediler.. Biz ne yaptık? O sözü aldık, şöyle tercüme ettik: ‘HERKESE DİN ANLAT,HERKESE DİN VER, TASAVVUF VER’</p>
<p>Sence doğru mu yaptık?</p>
<p>HERKESE DİN ANLATAMAZSIN!</p>
<p>HERKESE TASAVVUF HİÇ ANLATAMAZSIN!</p>
<p>Çünkü cennet; kat kat!</p>
<p>Senin ilmin, yüksek olabilir fakat sen, söylediğin değil yaptığın şeysin!</p>
<p>İlmin diyor: ‘Herkesi hoş gör’</p>
<p>Sen ise: ‘Herkes ilimle ilgilenmeli’ diyerek; içinde, çok derinlerde bir yerlerde ilimle ilgilenmeyenleri horluyorsun..</p>
<p>Yedi milyar insan var yeryüzünde!</p>
<p>Hristiyanı, yahudisi, budisti, cemaatçisi, tarikatçısı, satanisti, şiisi, sünnisi, delisi, egoisti, çucuğu, yaşlısı, kadını erkeği çeşit çeşit insan var şu yeryüzünde…</p>
<p>Hepsinin yaratılış amacı farklı farklı!!!</p>
<p>Cemaatten birine kolay gelen; insanları günahlardan korumak için cemaate çağırmak.. O’nun seviyesi bu işte! Sen bu kişiye ‘Sorgula, düşün, niye namaz, niye oruç’ vs soramazsın.. Bu soruyu sorman demek hem senin çok samimi olduğunu gösterir hem de sendeki GENELİ GÖREMEME olayını gösterir!</p>
<p>ABD’de doğup büyüseydin tüm herkese İSLAMIN DERİNLİĞİni anlatmayı bırak, İSLAMIN ŞEKİLSEL YANINI bile anlatamazdın!! Orada doğaydın ne olurdun, orası da ayrı bir konu fakat demek istediğim ŞARTLANMALARımız epey çok..</p>
<p>Hepimiz bir tırtılız.. Kelebek olmamız gerek..</p>
<p>Kozamızı delelim artık..</p>
<p>Yedi milyar, yedi buçuk milyar insandan bahsediyoruz.. Biz ise herkese CENNETLİKLERİN İÇİNDE BİLE BİR AVUÇ OLAN MUHAKKİKliği dayatıyoruz..</p>
<p>HAMALLIK YAPIYORUZ!!</p>
<p>Başkalarının düşüncelerini alıyoruz KENDİ DÜŞÜNCELERİMİZ diye pazarlıyoruz.. Hem kendimizi hem de çevremizi aldatıyoruz..</p>
<p>ÖZden konuşmak yerine İLMEL YAKİN olmak yerine, DUYMAL YAKİN olmak bize yetiyor, hatta artıyor bile.. Ne kadar DUYarsak o kadar mutlu mesut oluyoruz.. Ne kadar DUYarsak o derece HAMALLIK yapıyoruz..</p>
<p>Kitap yüklü eşeği eşkiyalar alırsa halimiz nice olur :)</p>
<p>Herkesin MUTMAİNNE olmasından falan bahsetmiyorum..</p>
<p>Demek istediğim; MUHAKKİK olmak için uğraştığını zanneden ben ve benzerlerimin MUKALLİTliği artırmak dışında bir şey yapmadığımızı anlamamdır..</p>
<p>Kimseye anlayışımı dayatmıyorum.. Sadece ‘LA İKRAHE FİD DİYN (Dinde zorlama yoktur)’ diyorum..</p>
<p>Marifet; ‘Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler’ diyebilmektir.. Şimdiye kadar lafını çok yaptın ‘Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler’in.. Fakat bu sözü yaşamına geçirmeyi düşündün mü hiç?</p>
<p>Din isteyene din anlat!</p>
<p>Tasavvuf isteyene tasavvuf anlat!</p>
<p>Çocuğa şeker ver, başını okşa, yanağını sık.. Yaşlıya hal-hatır sor.. Paraya ihtiyacı olana para ver.. Tebessüme ihtiyacı olanın yanına uğra sık sık.. Cemaatçiye, köylüye, tarikatçıya Allah korkusundan bahset, namazın, orucun faziletinden bahset.. Hristiyana O’nun penceresinden hitap et, yahudiye de.. Veya tüm diğerlerine..</p>
<p>HERKESE VERİCİ OL!</p>
<p>Avrupalıya avrupalıca, amerikalıya amerikalıca, doğuluya doğuluca, şehirliye şehirlice, köylüye köylüce, yaşlıya yaşlıca, çocuğa çocukça..</p>
<p>Lütfen herkesin göz hizasına gel.. Kimseyi horlama! ‘Hoş görelim sakızı’ karın doyurmuyor!!! Hoşu görme zamanı geldi. MUTLAK BİRLİK zamanı geldi çattı..</p>
<p>Hor görmeme ne demek çok iyi düşün..</p>
<p>Hor görmemek ‘BUNLAR DİN İSTEMİYOR, NE YAPALIM DİNLEMEZSE DİNLEMESİNLER, ZORLAMAYAYIM’ demek değildir!</p>
<p>Hoş görmek; OLDUĞU GİBİ KABUL Etmektir..</p>
<p>DİKEY YÜKSELME yaptıramazsın kimseye! Yaptıracağın şey; YATAY GENİŞLEME! Bunlar ne demek çok iyi biliyorsun.. Kimsenin imanıyla oynama.. Çok büyük vebal!!!</p>
<p>Lafı da fazla uzatmayalım..</p>
<p>Kendine iyi bak dostum.. Kendini keşfet.. İyi yönlerini, kötülerini gör.. İnsanlara insan olduğu için yaklaş..</p>
<p>Samimiyetinden şüphem yok.. Öyle olsaydı bu yazıyı paylaşmazdım.. Fakat samimiyet sonuç değil.. EVRENSEL İNSAN için belki de araç: SAMİMİYET..</p>
<p>Hadi kal sağlıcakla..</p>
<p style="text-align: right;"><strong><em>Sevgilerle..</em></strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong><em>Hakan TÜRKMEN</em></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/hakan-turkmen/tirtildan-kelebege/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Olduğu Gibi Kabul Et!..</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/hakan-turkmen/oldugu-gibi-kabul-et/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/hakan-turkmen/oldugu-gibi-kabul-et/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Jan 2010 22:59:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hakan Türkmen]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[İman]]></category>
		<category><![CDATA[kader]]></category>
		<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[seyir]]></category>
		<category><![CDATA[seyr]]></category>
		<category><![CDATA[sufizm]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı]]></category>
		<category><![CDATA[tasavuf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sufizm.gen.tr/?p=1081</guid>
		<description><![CDATA[Yıllardır bir çok insan tanıdık.. Hepsi farklı farklıydı.. Kimisi yaşını put yapmış.. Kimisi tecrübesini put yapmış.. Kimisi cinsiyetini put yapmış.. Kimisi sağdan soldan duyduklarını gerçek putu yapmış.. Kimisi çevresini put yapmış.. Kimisi burcunu put yapmış.. Kimisi bedenini put yapmış.. Kimisi kalemini put yapmış.. Kimisi parasını put yapmış.. Kimisi de tüm bunların ötesinde gerçeği objektif olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.tasavvuf.gen.tr/hakan-turkmen.jpg" alt="" width="167" height="138" /></p>
<p>Yıllardır bir çok insan tanıdık.. Hepsi farklı farklıydı..</p>
<p>Kimisi <strong>yaşını</strong> put yapmış..<br />
Kimisi <strong>tecrübesini</strong> put yapmış..<br />
Kimisi <strong>cinsiyetini</strong> put yapmış..<br />
Kimisi sağdan soldan <strong>duyduklarını</strong> gerçek putu yapmış..<br />
Kimisi <strong>çevresini</strong> put yapmış..<br />
Kimisi <strong>burcunu</strong> put yapmış..<br />
Kimisi <strong>bedenini</strong> put yapmış..<br />
Kimisi <strong>kalemini</strong> put yapmış..<br />
Kimisi <strong>parasını</strong> put yapmış..<br />
Kimisi de tüm bunların ötesinde <strong>gerçeği objektif olarak değerlendirmiş…</strong><span id="more-1081"></span></p>
<p>Aynı hikâye şu anda devam etmektedir, devam da edecektir&#8230; Bu sistem realitesidir.. Allah her şeyi bir kaderle yaratmış.. Mis kokulu gül bahçeleri olduğu gibi gübre yığınları da vardır..</p>
<p>Bizim amacımız ne bir kimseyi değiştirmek ne de ukelâlık yapıp birilerine akıl vermek.. Bizim amacımız bunlar değil.. Kendi fark ettiğimiz şeyleri paylaşmak dışında bir şey yapmıyoruz.. Bir şeyi yazdığımızda hiçbir zaman dayatma yapmadık.. Bundan sonra da yapmayacağız inşallah.. Bir şeyi anlatırken olabildiğince neden-niçinleriyle yazmaya çalışıyoruz..</p>
<p>Bâzen ‘sen dili’ bâzen ‘ben dili’ bazen ‘siz dili’ bazen de ‘biz dili’ kullandık.. Bunlar hiçbir zaman ‘bir siz var bir de biz varız’ veya ‘bir sen var bir de ben varım, size veya sana akıl vereyim, akıl verelim’ anlamına gelmemelidir.. Çünkü ortada böyle bir şey yok..</p>
<p><strong>Bir araya gelme amacımız bilgi paylaşımı dışında bir şey değildir.. </strong></p>
<p>Hiç kimsenin Allah’a yakınlığı bilemem.. Hiç kimse de benim Allah’a yakınlığımı bilemez..</p>
<p><strong>Allah’a yakınlık bilgiyle veya o bilginin açıkça ifadesiyle alakalı değildir..</strong></p>
<p><strong>Allah kalplere bakar kalplere!!!</strong></p>
<p>Bizim işimiz ‘ben yakınım, sen yakınsın, o yakın değil’ değildir.. Bizim işimiz SADECE BİLGİ PAYLAŞIMIDIR!!! Bilgimiz varsa paylaşırız, yoksa bilgisi olan birinden dinleriz.. Herkesi dinleriz ve kendi yolumuzu kendimiz çizerek sonuçlarını da paşalar gibi yaşarız.. Çünkü ancak ellerimizle yaptıklarımızın sonuçlarını yaşadık, yaşıyoruz ve yaşayacağız..</p>
<p>Elbette bilgi edineceğiz.. En nihayetinde amellerimizle bir şeyler kazanıyoruz.. Amelin anahtarı bilgidir.. O sebeple bilgiyi amel için öğreneceğiz..</p>
<p><strong>ALLAH RESULÜNÜN YURDU, entelektüel kapasiteye, kapasite katılsın diye bilgi öğrenenlerin diyarı değildir.. Bir insanın Allah Resûlü’ne yakınlığı bilgisi ölçüsünde değildir.. Yakınlık, iman ve o imanın sonuçlarının yaşanıp yaşanmadığından başkaca bir şeyle belirlenmez!!! </strong></p>
<p>Bu sebeple, kendimizi çeşitli aynalar vesilesiyle görmeye çalışalım&#8230; ‘Ne durumdayım, nereye doğru gidiyorum, eksik yönlerim, iyi yönlerim’ bunlarla uğraşalım.. İnsanlarla uğraştığımız yeter artık..</p>
<p>Herkes, bilgiye hücum ediyor.. Fakat bilgiye yönelmek yerine, mevcut bilgilerini yaşamaya çalışsalar Allah’ın öğreteceği bilgiye kapı aralarlar. Çünkü hadiste: <strong>“Kul, bildiğiyle amel ederse, ALLAH O’NA BİLMEDİĞİNİ ÖĞRETİR” </strong>deniliyor.. Demek ki, her bilgilinin bilgisi, amel neticesinde oluşmamış.. Demek ki, her bilgiliyi, Allah’a yakın zannedemeyiz..</p>
<p>Allah’a yakın olanlar, bildiklerini yaşayanlar ve yaşamaya çalışanlar dışındaki kimseler değildir..</p>
<p>Kaderle kafayı yemiş diyecekler olabilir fakat yine kader konusuna gelmeden edemeyeceğim.. Çünkü <strong>“Allah’a imanın anahtarı kadere imandır!” </strong></p>
<p>Değerli dostum..<br />
Her gün onlarca, yüzlerce insan görüyoruz.. Bu insanların etiketleri vs. senin için önemli değil.. Senin için önemli olan, onların insan olduğu.. Sen çok samimiyetle onlara faydalı olmak derdindesin.. Fakat onlara faydalı olmanın ilk şartı: <strong>“ONLARI OLDUĞU GİBİ KABUL ETMEK” </strong>tir..</p>
<p>Eğer sen, insanları olduğu gibi kabul etmeyip, onları değiştirmeye çalışırsan, Allah’ın her şeyi bir kaderle yarattığını göz önünde bulundurmazsan, kadere imanlı olup olmadığını kendine bir sor derim..</p>
<p>Yukarıda bilgiden bahsedip durdum.. Amele yöneltilmeyen bilgi, insanı hem kaderden hem de amelden kopartır..</p>
<p>Bilgi peşinde koşan insan, git gide peşinde koştuğu şeyi PUT haline getirir.. Ve kendisini toplumdan soyutlar..</p>
<p>Bilgisi kadar üstün olduğunu zanneder..</p>
<p>Hiç kimsenin göz hizasına gelemez..</p>
<p>İnsanların çoğu; din, tasavvuf bilgisayarıdır.. Fakat tasavvufun ilk kıyafetini giymeden meydana çıkmışlardır..</p>
<p><strong>“Tasavvuf: Kâl ilmi değil hâl ilmidir.” </strong></p>
<p>Madem lak lak değil tasavvuf, neden hâla bilgimizi arttırmaya yöneliyoruz?</p>
<p>Olay; 10 bil, 1 yap değil ki!..</p>
<p>Bildiğin kadarını uygulamaktan geçiyor Allah dostlarına yaklaşmak..</p>
<p>&gt;&gt;&gt; <strong>Yetmiyor mu şu anda vâr olan Allah ehlinin açıklamaları?</strong> &lt;&lt;&lt;</p>
<p><strong>Neden, ‘OKUmamış insanları okuyarak OKUma öğreneceğim’ zannına kapılıyorsun ki? </strong></p>
<p>Demediler mi sana: <strong>“Yüzme bilmeyenden yüzme öğrenilmez” “Anadan doğma körden gökkuşağı târifi bekleme” </strong>diye.. Amacın OKUmaksa, OKUyan birine yapışacaksın.. OKUma bilmeyenden OKUma öğrenmiyorsun.. OKUmamış birinden OKUma öğrenilmez.. OKUmayı OKUma bilen, OKUmuş biri öğretir!!</p>
<p>Biraz gerçekçi olursan o kadar kapılar açılacak ki sana..</p>
<p>Ah biraz gerçi olsak neler değişecek?</p>
<p>Ama biz, kendimizi kandırmasını öyle çok seviyoruz ki, başımıza tokmakla vurulsa yine de vazgeçmiyoruz bu putumuzdan..</p>
<p>Kimsenin değişmesini bekleyemeyiz.. Sadece, değişecek olanlara vesile olmak için uğraşıp duruyoruz.. Allah sisteminde sihirli değneğe yer olmadığı için O’nun sebeplerinden bir sebep olmak için uğraşıyoruz.. Dilerse vesile kılar, dilerse de &#8216;bugünde bunları yazmış&#8217; dedirtir ve yine bu kullarına biraz daha dedikodu ham maddesi çıkartır..</p>
<p>Yazımızı çok değerli insan <strong>Yılmaz Dündar</strong> hocamın sözleriyle bitiriyorum:</p>
<p><strong>“Kaderi anlayan, birilerini değiştirmeye çalışmaz. Herkesi olduğu gibi kabul eder. Tanrı</strong> (Allah’tan müstakilliğini ilan etmiş, gizli müşrik), <strong>hep birilerini düzeltmeye çalışır. Narsist tanrılar</strong> (güç, kudret sahibi gizli müşrikler) <strong>hep başarılı olur.” </strong></p>
<p>Saygı ve sevgilerimle..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/hakan-turkmen/oldugu-gibi-kabul-et/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>RAB&#8217; den ALLAH&#8217;a&#8230;</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/mert-kilic-tefekkur/rab-den-allaha/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/mert-kilic-tefekkur/rab-den-allaha/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Jan 2010 22:56:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mert Kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[rab]]></category>
		<category><![CDATA[seyr]]></category>
		<category><![CDATA[sufizm]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sufizm.gen.tr/?p=1079</guid>
		<description><![CDATA[Fark ettiğinden de cahil olduğunu düşünüp, kendisini bu kadar bilen ve öğretenin arasına atan RAB&#8217; binin Latifiyetini, kendindeki Şekur nasibince değerlendirmesinin lüzumunu hissettiği, meclistekilerin büyüğünün hitabı geldi; - Ya sen ?.. Ne düşünüyorsun bu konuda..? Kartal gelmiş, kalkan balığına uçma hakkındaki fikrini soruyor. Ne denir ki ? Diye düşündü&#8230; Ortamdaki herkes bilgili ve hal ehli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.tasavvuf.gen.tr/mert-kilic.jpg" alt="" width="79" height="116" /></p>
<p>Fark ettiğinden de cahil olduğunu düşünüp, kendisini bu kadar bilen ve öğretenin arasına atan RAB&#8217; binin Latifiyetini, kendindeki Şekur nasibince değerlendirmesinin lüzumunu hissettiği, meclistekilerin büyüğünün hitabı geldi;</p>
<p>-                     Ya sen ?.. Ne düşünüyorsun bu konuda..?</p>
<p><span id="more-1079"></span>Kartal gelmiş, kalkan balığına uçma hakkındaki fikrini soruyor. Ne denir ki ? Diye düşündü&#8230; Ortamdaki herkes bilgili ve hal ehli idi, hele ki büyükler; biri İlimde, diğeri Kalemde, öbürü Yaşamda erbap iken ne diyebilirdi ki ? Hepsi bir noktada en yüksek makamlardı ortamdaki. Kendininse hiçbir özelliği yoktu. Sonra aklına geldi; “Yere göğe sığmam, mümin kulun kalbine sığarım”. Ne müminliğine, ne kalbine güveniyordu ama umudu da kesmiyordu. Beyni durdu, kalbi konuştu;</p>
<p>-                     Şu gördüğünüz acizde ne sizinki gibi ilim, ne diğer hazretlerinki gibi kelam ve yaşam var. Ancak ben bundan dolayı en ufak bir mutsuzlukta duymuyorum. Çünkü eğer ki bu etrafımdakilerin bütün güzel özellikleri bende olsa idi, tek başıma kalıp, hiçbir şeyi seyredip temaşa etmeksizin; Ne de çok ilmim var, amma güzelim, benden iyisi, bilgilisi yok demekten başka çare kalmazdı. BEN, bu gerçeğin sadece bu şekilde cereyan etmesindense, her bir özelliği değişik kombinasyonlarla değişik yerlerde seyretmeyi yeğledim. Bu durumda şu geveleyen aciz, kainatta her algıladığının kendisine hizmet ettiğini görüyor. Aynı şekilde kendisinin de aynen kainattaki her şeye hizmet ettiğini, istese de, istemese de&#8230; Algılanan her zerre, kendisi dışında algılanan her zerre için ve kendisi dışındaki her zerre de, onun için var. Bunu bilmek kişiye, hem kainata aşk duydururken, kainatın o kişiye olan aşkını da hissetmesine sebep oluyor. Her şeyin, her şeye olan bağlılığına, aşkına ve muhtaçlığına bir bütün olarak baktığımızda muhtaçsız bir tek çıkıyor. İşte bu sebepten ben sizi de sizdeki özelliği de aşk ile severim. Aynı mantıktan kendimdeki özelliği de&#8230;</p>
<p>Dedikten çok sonra, farkına vardı, söylediklerinin aslında sorulan sorunun cevabı olduğunu&#8230; Rab seyrinden, Allah seyrine geçişin örneğini verdiğini&#8230;</p>
<h5 style="text-align: right;"><span style="text-decoration: underline;"><strong></strong><strong><span style="color: #003366;">Mert Kılıç<br />
mslmert@gmail.com</span></strong></span></h5>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/mert-kilic-tefekkur/rab-den-allaha/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

