İsminiz nasıl çağrılsın?
Gündelik yaşam içerisinde birbiri içine geçmiş kavramlar olarak kullanmakta olduğumuz düşünce,fikir,tefekkür ve yorum kelimelerini sordum kendime…
İnsan beyninde 15 milyar hücre var. Bu hücreler birbirleri ile dentrit ve akson adı verilen uzantılar ile kenetlenip, kendilerinde olanı diğeriyle ortak kullanacak şekilde bir yapı sergiliyorlar.Her bir hücre kendine veri tabanına sahip .Herhangi bir hücre grubunun bu muazzam kollektif veri tabanı beyindeki bu elektrik akışı ile atıl halden herekete geçiyor manadan fiile dönüşüyor…İşte beyinde belli hücre grupları arasında bir titreşim ve belli bir elektrik akışının oluştuğu ve beynin fiili olarak nitelendirilen bu hareketini beyinde yönlendiren bir ana yapı var…Bu ana yapının kendini adlandırışı istikametinde iki farklı sözcük ortaya çıkıyor bu oluş sürecini anlatmak için fikir ve düşünce.
Eğer bu hareket bir terkibiyet ile işaret edilen “ben” algısı yollu oluşuyorsa “fikir” adını alıyor ve ehlince “Kulun Allah’a bakışı”olarak tanımlanıyor.Eğer mutlak “ben”in tenezzülü yollu açığa çıkan şuur yollu oluşuyor ise düşünce adını alıyor …
Biz fikir ve düşüncelerden ibaret bir değerlendirilmiş algı paketçikleri bütünü olarak yaşamı algılıyoruz hep.Semi bu noktada bu iki transformatörden birini kullanarak basir’e iletiyor belkide algıları.Bu algı paketçikleri de kendi aralarında bağ yapabiliyorlar ve yaptıkları bu bağlar neticesinde fiil adı verilen duyu organlarınca değerlendirilebilecek beşeri oluşlara dönüştürülüyorlar…Fiiller de bu süreci yaşayan beden tarafından aynen kayıt altına alınıyor..Ve bu kayıtlar da her oluşun dinamiğinde belirleyici bir diğer etken olarak yer alıyorlar tıpkı bir arabanın aküsü gibi.Hem ilk hareketi veren elektriksel yapının üretiminde rol oynuyorlar mananın oluşa dönüşümünde hem de beşeri fiilleri tetikliyorlar .Bu tetikleyiş kendilerini tekrar var etmelerini sağlayan bir tür şarj oluş gibi…
Sonuç olarak algı paketçiklerinin oluşturduğu akıl yollu entegrasyon fiilin hakikati olarak ya kulun Allah’a bakışı şeklinde nitelendirilen bir şekilde yorum sözcüğü ile isimlendirilen bir tetikleyici kuvveye yada evreni var eden mutlak varlığın ilmi ile algılananları değerlendirmesi(A.H) sonucu tefekkür olarak algılanan hakikate etki edici bir yapıya bürünüyor..
An ,yorumlar ya da tefekkürlerle hasib esmasının sonucu olarak “O her an yeni bir şen’dedir !” hükmünce bürünüyor beşer algısında. .
Yorum sonucu söylenen söze laf tefekkür sonucu çıkan söze ise kelam deniyor…
Hangisi sevdirilmiş acaba bizlere?
Özgür Durmaz
keepingthefaith77@gmail.com
Yorum Yazmak İstermsiniz ?