Yansımalarda Kavramlar -8- Allah’ın Sevmedikleri
“ALLAH’IN SEVMEDIKLERI “
A-ÖN OKUMA
1- AYETLER: Tespit edebildiğimiz kadarı ile 23 ayette “ALLAH’IN SEVMEDİKLERİ” zikrediliyor. Bazı ayetlerde bir evveli bir sonrası da alındı daha net anlaşılsın diye…
BAKARA190-) Ve katilu fiy sebiylillahilleziyne yukatilunekum ve la ta’tedu* innAllahe la yuhıbbul mu’tediyn; 204-) Ve minenNasi men yu’cibüke kavlühu fiyl hayatid dünya ve yüşhidüllahe alâ ma fiy kalbihi ve huve eleddül hısam; 205-) Ve iza tevella sea fiyl Ardı li yüfside fiyha ve yühlikel harse vennesl* vAllahu la yuhıbbül fesad; 206-) Ve iza kıyle lehüttekıllahe ehazethül ızzetü Bil ismi fehasbühu cehennem* ve le bi’sel mihad; 275-) Elleziyne ye’külunerRiba la yekumune illâ kema yekumülleziy yetehabbetuhüşşeytanu minel mess* zâlike Bi ennehum kalu innemel bey’u mislürRiba* ve ehalellahul bey’a ve harremerRiba* fe men caehu mevızatün min Rabbihi fenteha felehu ma selef* ve emruhu ilellah* ve men ade feülaike ashabünnar* hum fiyha halidun; 276-) YemhakullahurRiba ve yurbis Sadekat* vAllahu la yuhıbbu külle keffarin esiym;
ALİ İMRAN31-) Kul in küntüm tuhıbbunAllahe fettebiuniy yuhbibkümullahu ve yağfir leküm zünubeküm* vAllahu Ğafur’un Rahîym; 32-) Kul etıy’ullahe verRasule, fein tevellev feinnAllahe la yuhıbbul Kafiriyn; 56-) Feemmelleziyne keferu feüazzibühüm azaben şediyden fid dünya vel ahireti, ve ma lehüm min nasıriyn; 57-) Ve emmelleziyne amenu ve amilus salihati feyüveffiyhim ucurehüm* vAllahu la yuhıbbuz zalimiyn; 140-) İn yemsesküm karhun fekad messel kavme karhun mislüh* ve tilkel eyyamu nüdavilüha beynen Nas* ve liya’lemAllahulleziyne amenu ve yettehıze minküm şüheda’* vAllahu la yuhıbbuz zalimiyn;
NİSA36-) Va’budullahe ve la tüşrikû BiHİ şey’en ve Bil valideyni ıhsanen ve Bi zil kurba vel yetama vel mesakiyni velcari zil kurba vel caril cünübi ves sahıbi Bil cenbi vebnis sebiyli ve ma meleket eymanüküm* innAllahe la yuhıbbu men kâne muhtalen fahura; 105-) İnna enzelna ileykel Kitabe Bil hakkı li tahküme beynenNasi Bi ma erakellah* ve la tekün lil hainiyne hasıyma; 106-) Vestağfirillah* innAllahe kâne Ğafuren Rahiyma; 107-) Ve la tücadil anilleziyne yahtanune enfüsehüm* innAllahe la yuhıbbı men kâne havvanen esiyma; 108-) Yestahfune minen Nasi ve la yestahfune minAllahi ve HUve meahüm iz yübeyyitune ma la yerda minel kavl* ve kânAllahu Bi ma ya’melune muhıyta; 148-) La yuhıbbullahul cehre Bissui minel kavli illâ men zulim* ve kânAllahu Semi’an Aliyma; MAİDE64-) Ve kaletil yahudü yedullahi mağluletün, ğullet eydiyhim ve luınu Bi ma kalu* bel yedahu mebsutatani yünfiku keyfe yeşa’* ve leyeziydenne kesiyren minhüm ma ünzile ileyke min Rabbike tuğyanen ve küfra* ve elkayna beynehümül adavete velbağdae ila yevmil kıyameti, küllema evkadu naren lil harbi atfeehAllahu ve yes’avne fiyl Ardı fesaden, vAllahu la yuhıbbul müfsidiyn; 87-) Ya eyyühelleziyne amenu la tuharrimu tayyibati ma ehallAllahu leküm ve la ta’tedu* innAllahe le yuhıbbul mu’tediyn; ENAM141-) Ve “HU”velleziy enşee cennâtin ma’ruşatin ve ğayre ma’ruşatin vennahle vezzer’a muhtelifen ükülühu vezzeytune verrummane müteşabihen ve ğayre müteşabih* külu min semerihi iza esmere ve atu hakkahu yevme hasadih* ve la tüsrifu* inneHU la yuhıbbul müsrifiyn; ARAF31-) Ya Beniy Ademe huzu ziyneteküm ınde külli mescidin ve külu veşrebu ve la tüsrifu* inneHU la yuhıbbul müsrifiyn; 55-) Üd’u Rabbeküm tedarruan ve hufyeten, inneHU la yuhıbbul mu’tediyn; ENFAL58-) Ve imma tehafenne min kavmin hıyaneten fenbiz ileyhim alâ seva’* innAllahe la yuhıbbül hainiyn; NAHL22-) İlahüküm ilahun vahıd * felleziyne la yu’minune bil ahireti kulubuhüm münkiretün ve hüm müstekbirun; 23-) La cerame ennAllahe ya’lemu ma yüsirrune ve ma yu’linun* inneHU la yuhıbbul müstekbiriyn; HAC38-) İnnAllahe yudafiu anilleziyne amenu* innAllahe la yuhıbbü külle havvanin kefur; KASAS76-) İnne Karune kâne min kavmi Musa febeğa aleyhim* ve ateynahu minel künuzi ma inne mefatihahu letenuü bil usbeti ülil kuvveti, iz kale lehu kavmühu la tefrah innAllahe la yuhıbbül ferihıyn; 77-) Vebteğı fiyma atakellahüd darel’ ahırete ve la tense nasıybeke mined dünya ve ahsin kema ahsenAllahu ileyke ve la tebğıl fesade fiyl Ard* innAllahe la yuhıbbül müfsidiyn; RUM44-) Men kefere fealeyhi küfruh* ve men amile salihan feli enfüsihim yemhedun; 45-) Liyecziyelleziyne amenu ve amilussalihati min fadliHİ, inneHU la yuhıbbül kafiriyn; LUKMAN17-) Ya büneyye ekımıs Salâte ve’mur bil ma’rufi venhe anil münkeri vasbir alâ ma esabek* inne zâlike min azmil ümur; 18-) Ve la tüsağğir haddeke linNasi ve la temşi fiyl Ardı mereha* innAllahe la yuhıbbu külle muhtalin fahur; ŞURA40-) Ve cezaü seyyietin seyyietün mislüha* femen ‘afa ve asleha feecruhu alellah* inneHU la yuhıbbuz zâlimiyn; HADİD22-) Ma esabe min musıybetin fiyl’Ardı ve la fiy enfüsiküm illâ fiy Kitabin min kabli en nebraeha inne zâlike ‘alellahi yesiyr; 23-) Likeyla te’sev ‘alâ ma fateküm ve la tefrahu Bima ataküm* vAllahu la yuhıbbu külle muhtalin fehur; |
2- İNCELENECEK METİNLER:
ZALİM: http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/zalim/index.htm
ZULÜM: http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/zulum/index.htm
NANKÖR: http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/nankorluk/index.htm
NİFAK: http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/nifak/index.htm
UCUB: http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/ucub/index.htm
BENCİL: http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/bencil/index.htm
SAPMA: http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/dalalet/index.htm
KÜFÜR http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/kufur/index.htm
B- ÇÖZÜMLEME
1- YANSIMALARDA “ALLAH’IN SEVMEDIKLERİ” KAPSAMINDA GEÇEN KIMSELER, HALLER, ÖZELLİKLER: (Ayetlere verilen manalardan derlendi)
A- SAVAŞ, DÜŞMANLIK, ÖLDÜRME VE KARŞI KARŞIYA GELME DURUMLARINDA HADDİ AŞANLAR:
- Sizi öldürmek amacıyla savaşanlarla siz de Allah için savaşın. Haddi aşmayın. Muhakkak Allah haddi aşanları sevmez. (Bakara-190)
B- ARZDA FESAD ÇIKARANLAR-BOZGUNCULUK YAPANLAR:
- O dönüp gittiği zaman arzda fesat çıkarmaya, insanın ürününü ve neslini mahvetmeye koşar. Allah fesadı sevmez.(Bakara- 205)
- “Allah’ın sana verdiklerinden, gelecek yurdunu (kazandıracaklarını) iste, dünyadan da nasibini unutma! Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de ihsan et! Yeryüzünde bozgunculuk yapma! Muhakkak ki Allah bozgunculuk yapanları sevmez!” (Kasas- 77)
C- RİBA YİYENLER:
- Riba yiyenler, şeytan (cin) çarpmış kişi nasıl ayağa kalkarsa öylece kalkarlar. Bu onların, ribayı alışverişle aynı tutmalarından ileri gelir. Oysa Allah alışverişi helal kıldı, ribayı haram. (Alışverişte aldığının karşılığı ödenir; riba ise verilen borcun çeşitli miktarlarda fazlasıyla karşılığının alınmasıdır. Riba, karşılıksız yardımlaşma “infak” anlayışının tam zıddıdır.) Artık her kim Rabbinden gelen öğüt ile ribadan vazgeçerse, geçmişi ona aittir, hakkındaki hüküm ise Allah’ındır. Kim de döner riba alırsa, işte onlar ateş ehlidir. Onlar orada sonsuza dek kalırlar.
- Allah ribayı (gelirini) mahveder, sadakayı (gelirini) ise arttırır!.. Allah, suçlarında ısrar eden nankörlerin hiçbirini sevmez. (Bakara-275-276)
D- NANKÖRLER VE SUÇLARINDA ISRAR EDENLER:
- Allah, suçlarında ısrar eden nankörlerin hiçbirini sevmez. (Bakara-275-276)
- Muhakkak ki Allah iman edenlere sahip çıkar! Muhakkak ki Allah hiçbir hain (emanete ihanet eden) ve nankörü (verileni değerlendirmeyeni) sevmez! (Hac-38)
E- KÂFİRLER- RASÜLE TABİ OLMAKTAN YÜZ ÇEVİRENLER- HAKİKATİ İNKÂR EDENLER:
- De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana tâbi olun; ki Allah sizi sevsin ve suçlarınızı bağışlasın. Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.” De ki: “Allah’a ve Rasûle itaat edin!”… Eğer yüz çevirirlerse, muhakkak Allah hakikati inkâr edenleri sevmez.(A.İmran- 31-32)
F- ZALİMLER- AFFEDEMEYENLER, BARIŞA YANAŞMAYANLAR:
- “Hakikatine” iman edip bunun gereği olan çalışmaları yapanlara gelince; onların yaptıklarının getirisi tamı tamına verir. Allah zâlimleri sevmez!(A.İmran-57)
- Eğer size bir yara (-nın ızdırabı) dokunuyorsa, o topluluğa da bir benzeri dokunmuştur. Böyle günler, devridaim olurlar insanlar arasında. İman edenlerin Allah’ça bilinmesi (varlığındaki Esmâ mertebesince açığa çıkarılanın sonucunun meydana getirilmesi) ve hakikate hayatları pahasına şehâdet edenlerin oluşması içindir. Allah zulmedenleri (nefslerinin veya başkalarının hakkını vermeyenleri) sevmez.(A.İmran- 140)
- Bir kötülüğün karşılığı, onun benzeri bir kötülüktür! Kim affeder ve barışırsa, onun ecri Allah’ın üzerinedir… Muhakkak ki O, zâlimleri sevmez. (Şura- 40)
G- KİBİRLENENLER- KİBİRLERİ SEBEBİYLE İNSANLARA İHSANDA BULUNMAKTAN GERİ KALANLAR:
- Allah’a kulluk edin ve hakikatiniz olana hiçbir şeyi şirk koşmayın (hiçbir varlığa tanrılık pâyesi vermeyin)! Ana-babanıza, yakınlarınıza, yetimlere, yoksullara, yakın komşulara ve uzak komşulara, yol arkadaşınıza, yolda kalmışlara ve eliniz altındakilere ihsanda bulunun. Muhakkak Allah kibirlenip övünenleri sevmez. (Nisa- 36)
- “Kibirlenerek insanlardan yüzünü çevirme ve yeryüzünde kendini beğenerek yürüme! Muhakkak ki Allah, elindekilerle gururlanan kibirli hiçbir kimseyi sevmez!”(Lukman-18)
- Arzda (bedeninizde-dış dünyanızda) ve nefslerinizde (iç dünyanızda) size isâbet eden hiçbir musîbet yoktur ki, bizim onu yaratmamızdan önce, bir kitapta (ilim boyutunda takdir edilmiş) olmasın! Muhakkak ki bu Allah üzerine çok kolaydır!
- (Bunu bildiriyoruz) ki elinizden kaçana üzülmeyesiniz ve size verdiği ile de sevinip şımarmayasınız! Allah çok övünen kibirli hiçbir kimseyi sevmez! (Hadid- 22,23)
H- İHANET EDENLER; İHANET EDENLERİ SAVUNANLAR- MÜNAFIKLAR:
- Nefslerine ihanet edenleri savunma! Muhakkak ki Allah nefsine ihanet suçuna ısrarla devam edeni sevmez (Nisa- 107)
- (Münafıklar-ikiyüzlüler) insanlardan gizleyebilirler ama Allah’tan asla! Oysa O beraberdi (tasavvufî anlayışla mâiyet sırrı-Allah’ın, kulun her zerresini Esmâ’sıyla varetmesi hakikati) onlarla gece boyu, Allah’ın hoşlanmadığı şeyleri kurgularlarken. Allah yapmakta olduklarına Muhît’tir! (108)
- Şayet bir topluluğun ihanetinden endişen varsa, anlaşmayı geçersiz saydığını önceden onlara bildir! Muhakkak ki Allah ihanet edenleri sevmez. (Enfal- 58)
- Muhakkak ki Allah iman edenlere sahip çıkar! Muhakkak ki Allah hiçbir hain (emanete ihanet eden) ve nankörü (verileni değerlendirmeyeni) sevmez! (Hac-38)
İ- MAZLIMLAR HARİÇ, KÖTÜ SÖZLERİ GÜNDEMDE TUTANLAR:
- Zulme uğrayan dışında, kötü sözün açıktan konuşulmasını sevmez Allah! Allah Semî’dir, Alîm’dir.( Nisa- 148)
J- İNANÇLARI SAPTIRMAYA ÇALIŞANLAR:
- Yahudiler, “Allah’ın eli bağlıdır” dediler… Söyledikleri kendilerinde açığa çıktı, kendi elleri bağlandı ve lânetlendiler! Bilakis, Allah’ın iki eli de açıktır; dilediğince bağışlamaya devam ediyor! Andolsun ki, Rabbinden sana inzâl olunan, onlardan çoğunun inkâr ve tuğyanını (isyan ile haddini aşmayı) arttırır! Onların arasına kıyamet sürecine kadar düşmanlık ve nefret duygusu yerleştirdik! Her ne zaman savaş için bir ateş yaksalar, Allah onu söndürdü… (Gene de) yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar… Allah inançları saptırma peşinde koşanları sevmez. (Maide- 64)
K- ALLAH HÜKÜMLERİNİN AKSİNE HÜKÜMLER ÇIKARARAK, HEVA VE HEVESİNE TABİ OLARAK HADDİ AŞANLAR:
- Ey iman edenler!.. Allah’ın sizin için helal ettiği pak rızıkları haram kılmayın ve haddi aşmayın (Allah’ın helal kıldığını haram kabul ederek)! Muhakkak ki Allah haddi aşanları sevmez.(Maide-87)
L- İSRAF EDENLER:
- Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, hurmaları, yemişleri muhtelif ekinleri, zeytinleri ve narları, müteşabih ve gayrı müteşabih olarak inşa eden “HÛ”dur… O’nun ürünlerini meyve verdiğinde yeyin; hasadının gününde ise onun hakkını verin (zekât)… İsraf etmeyin, çünkü O, israf edenleri sevmez. (En’am- 141)
- Ey Ademoğulları her secde mahallinde zinetinizi giyin… Yeyin, için (bunları değerlendirin), israf etmeyin (gereksiz şekilde kullanmayın)… Çünkü O, israf edenleri (elindeki nimetleri gereksiz yere kullananları) sevmez! (Araf- 31)
M- DUADA ACZİYET VE YÖNELİŞİN HAKKINI VERMEYENLER:
- Rabbinize yalvararak ve derûnunuzla dua edin… Muhakkak ki O, haddini aşanları sevmez. (Araf- 55)
N- BENLİKLERİ İLE YAŞAYANLAR:
- İlâh olarak düşündüğünüz Ulûhiyet sahibi BİR’dir! Sonsuz gelecek yaşamlarına iman etmeyenlere gelince, onların şuurlarını inkâr kaplamıştır ve güçlü bir benlikle yaşamaktadırlar (benliklerini şirk koşanlar)! (Nahl-22)
- Elbette ki Allah gizlediklerini de, açığa çıkardıklarını da bilir… Muhakkak ki O, benlikleriyle yaşayanları sevmez. (Nahl-23)
O- ŞIMARANLAR, TAŞKINLIK YAPANLAR, ZENGİNLİKLE AZGINLAŞANLAR:
- Muhakkak ki Karun, Musa’nın kavminden idi de onlara haddi aşıp zulmetti… Ona öyle hazineler vermiştik ki onların anahtarları güçlü bir gruba ağır gelirdi… Hani yurttaşları ona dedi ki: “Şımarma, muhakkak ki Allah şımarıp taşkınlık gösterenleri sevmez.” (Kasas- 76)
P- İMANININ GEREĞİ FİİLLERi YAPMAYANLAR- HAKİKATİ İNKÂR EDENLER:
- Kim küfür (inkâr) eder ise, onun inkârı kendi zararınadır… Kim de imanın gereğini uygularsa, kendi nefsi için hazırlamış olur (yaptıklarının karşılığını).
- (Allah,) iman edip imanın gereğini uygulayanlara kendi fazlından karşılık versin diye… Muhakkak ki O, hakikat bilgisini inkâr edenleri sevmez!(Rum- 44,45)
2- BAZI TANIM VE AÇILIMLAR (Yansımalar’dan ve Kavramlar’dan)
(Dünyada ve Bedende) FESAT ÇIKARMAK-BOZGUNCULUK YAPMAK: Varoluş amacına uygun olmayan şekilde hareket etmek.
RİBA: Alışverişte aldığının karşılığı ödenir; riba ise verilen borcun çeşitli miktarlarda fazlasıyla karşılığının alınmasıdır. Riba, karşılıksız yardımlaşma “infak” anlayışının tam zıddıdır.
KÂFİR: Gerçeği örten… Gerçeği değerlendiremeyen… Allah gerçeğini örten… Kendin veya karşındakinin ötesinde yönelecek bir varlık düşünen… Hz. Muhammed aleyhisselâmın açıklamış olduğu, “Tanrı yoktur sadece Allah vardır” gerçeğini örten… Sanki Tanrı varmış gibi yaşayıp ötedeki veya ötendeki tanrıya tapanlara, bu yüzden gerçeği örten ve inkâr eden… Allah’ın inzâl ettiği ile hükmetmeyen… İçinde yaşadıkları evrensel “Sistem”i “Oku”yamadıkları için kendi ayaklarıyla sonsuz bir azâba doğru yürümekte olan… “Kozası” dışındaki gerçekten “gaflet” hâlinde yaşayan… İnsanlık içinde en fazla yardıma muhtaç kişi… İstidracı ortaya koyan… Arzı , benliği kadar; sonu ise cehennem olan…
ZALİM- ZULMEDEN: Gerçeğin hakkını veremeyen… Nefsinin hakikatini bilmeyen… Nefsine zulmeden… Hâkimi Mutlak’ı, değerlendiremediği için; kendini, O’nun dışında varsayarak, şirk koşmak sûretiyle; “nefs”inin hakikatinden perdelenip, kendine zulmeden..
Nefslerinin veya başkalarının hakkını vermeyen!
NANKÖR: İlmin gereğini yaşamayandır!. Bu kelime kendisine verileni değerlendirmeyip, eline geçeni tepen, kadir kıymet bilmeyenler için kullanılır.
NİFAK: “Ya olduğun gibi görün; ya da göründüğün gibi ol” diyen Mevlâna Celâleddin, ikiyüzlülüğün ne kadar yanlış olduğunu idrak ettirmek istemiştir. İnsanların hakkında başka türlü düşündüğü halde yüzüne başka davranan gönlünde nifak taşımaktadır. Nifaksa şirkten bir cüzdür! Güvenmediğin insanla aynı mekânda bulunmamak, münafıklıktan çok daha evlâdır.
MÜNAFIK: İki yüzlü.
HADDİ AŞMAK: Allah’ın haram kıldığını helal, helal kıldığını haram saymak…. Sünnetullaha uymamak… Cezalandırmada ilahi sınırları aşmak…
İSRAF: Elindeki nimeti gereksiz yere kullanan. (İSRAF-MÜSRİF dosyamızda ayetlerle incelendi)
KİBİR-UCUB: Kişinin “Mutlak Kudret” sahibi yanı sıra kendini var kabul etmesi hâli… Varlığındaki ilâhi sıfatlardan gelen büyüklüğü müşahede edememe ve yaşayamama sonucunu doğuran kendisinde bir varlık, kuvvet ve kudret görme hâli…
“İlâhi sıfatların birimden zuhûru ile yaşanan hâl”den (Kendindeki kemâl sıfatlarının zuhuru olan Adn Cennet’nden) mahrum bırakan kendini beğeniş…
Sonu gelmeyen-git gide artan-benliği kuvvetlendiren-kişiyi kendini bir birim olarak görme hâlinde sâbitleyen ve neticesi de hüsran olan kendini beğenme…
3- “ALLAH’IN SEVMEMESİ” NE DEMEK? Tasavvuf gözlüğümüzün B HARFİ İLMİ ve AHADUSSAMED İLMİ camlarından değerlendirecek olursak; ALLAH’IN SEVMEDİKLERİ ifadesi ile ötede bir tanrının beride bazı kulları sevmemesinin kast edilmediğini hemen sezeriz. O halde ne kast ediliyor?…
Sevmek ve Sevmemek kavramlarında İKİLİK- ŞİRK var ise; Özde bulmak gerekiyor ise bu kavramı nasıl anlayacağız?…. İşte kilit nokta burası!…
Konuyu paylaştığımız dostlardan ilhamla ALLAH’IN SEVMEMESİ konusunda özet yaklaşımlar:
1- Allah’ça vasıfların örtüldüğü, Allah’ın örtünmeyi dilediği, kendini örtünerek seyrettiği mahaller.
2- Farklılık boyutunda birinin diğerine olan üstünlüğü gibi değil de, daha ziyade aşikar olanın olmayana göre düşünelim. Yani; esmaların bir birimde daha az, daha zayıf zuhura çıkışı bir nevi onun sevilmemesi mecazı ile anlatılmış. Ama bu olay gene Onun dilemesi ile…
3- Fıtraten şuursal farkındalıkla değil de bedensel bilinçle yaşayanlar…
4- Bedenî bilinçlerini Kalbî Şuurlarının hükmü altına verecek imana henüz sahip olmayanlar.
5- Gönle giremeyenler!…. Özellikle dünyada bir ALLAH EHLİ; VELİ KULA RASTLAYAMAYIP SADECE KENDİ KALIBI İÇİNDE YAŞAYANLAR, GENİŞLEYEMEYENLER….
Yada bir veliye düşmanlık edenler, ona tavrı alanlar, gerçeğe sırt dönenler.
6- Miknatis Demiri sever, Altin,Gümüs, Bakir madenini ise hic sevmez, Demiri cezbesiyle delicesine kendine cekerken, Altin ve Gümüsü yada Bakiri yanina getirseniz orali bile olmaz,hic reaksiyon göstermez..
Altin’in cennet madeni ,Demirinse cehennem madeni oldugundan bahseden bir hadis hatirima geldi,Resulullahin Demir takilara onay vermeyip Gümüsü tavsiye ederken Altinin da erkeklerce Cennette kullanilacagindan bahsettigi..
Anladigim kadariyla sevmek bizim anladigimiz sekilde bir sevgi tazahürü degil bir seyin fitratina yada frekansina uygun olan bir baska seye karsi olusan cekim gücü yada cazibesi, peki Allah ismiyle tanimlanan sonsuz ve sinirsizlik kavramlarindan (Tanrisal özellikler) da münezzeh olanin dengi benzeri muhatabi varmiki!?, yoksa, sevmesi nasil olurki!?..
Fakat mademki Allah sevgisinden bahsediliyor,o halde dikkatimizin sevgi tanimlamasiyla bir özellige yada olusuma cekilmesi hatta cezbedilmesi icin bu ifade kullanilmis olamaz mi ?, eger öyleyse,Allahin sevmemesi de tam ziddi olarak bu sevmenin getirdigi güzellikler ve özelliklerle yasamdan mahrum olmayi gerektirirki ,fitratinda sevmek yada sevilmek olanlarin korunmalari icin nasil düsünmeleri ve hangi fiileri ortaya koymalari gerekir ki sevilmemekten yani O MUAZZAM;MUHTESEM,MÜKEMMEL, özellikleri yasamaktan mahrum kalmasinlar.
Bu özellikleri yasamak ALLAHIN SEVMESI yasayamamak da SEVMEMESI olarak ifade edilmis ,elbette takdirlerinde olana kolaylastirilacaktir.Allah indinde ise ne Altinin bir degeri var ne Gümüsün ne de Demirin, bu degerler bizim icin ..
Kimyasi Altin olanlar Cennetini ,Demir olanlar Cehennemini yasayacak,biz aramizda yasadiklarimizi degerlendirirken, bunlar Allahin sevdikleri bunlarda sevmedikleri diye tasnife gidecegiz, Oysa ilminde seyrettiklerinden GANI olarak ,kendi kendineligini yasamaya devam edecek.
Birde tetikleme sistemiyle bakarsak olaya belli isimlerin özelliklerinden meydana gelen fiiler yada düsünceler bir baska Ismin manasinin kuvveden fiile cikmasini tetikliyorsa Kuranda gecen sevilmeyenlerin ortaya cikardiklari düsünce yada fiilerinin sevilmeme diye bahsedilen daha dogrusu BIZIM SEVMEDIGIMIZ yani ortaya ciktiginda sonucunu pismanlik icinde yasayacagimiz ISMIN özelliklerini tetikler ve geregini yasatir..
Bir anlamda sevgide belli isimleri tetiklemeyle yasaniyor sevgisizlikte, her iki kavramin kökeni özümüzdeki ESMA mertebesine dayaniyor.
Sevilen, Hakikatiyle yakine erenler, sevilmeyenlerde mahrum olup uzaklasanlardir.
Musluk neyi akitirsa onun rengine bulanir. Seversen sevilirsin ,sevmezsen sevilmezsin ..seven de sensin sevmeyen de …suyu akitirsan muslugundan elbette sende islanirsin .yok acmaz kapali birakirsan bir gün gelir suyun bozulur,kokar,ne sen icebilirsin nede baskalari….ne sen o Suyu seversin ne de o Su seni.
“Cennete iman ile girilir,birbirinizi sevmedikce tam iman etmis olmazsiniz,birbirinizi sevmek icin aranizda selami yayiniz..”(Hadis)
Demek birbirimizi sevmek varligimizdaki iman nurunu yada Ismini tetikliyor sonucu cennet ve Allahin sevmesi ifadesinin ta kendisi,ayrica birbirimizi sevmeyi tetikleyecek olan isimde SELAM..selami yayabilirsek yani cennet vari güzellikleri birbirimizle paylastikca aramizda sevgi kuvveden fiile cikacak o da MÜMIN ismini tetikleyip hakikatimizi yasamamiza vesile olacak…
Veya tam tersi yukarda tavsiye edilenler ES gecilecek Kur’an da gecen Allahin sevmedigi fiil ve düsüncelerle mahrumiyet ve uzaklik yasanacak..
Somut bir örnek istersek; Bir VELI’nin kendisinden uzaklastigi kisi Allahin sevmedigi kisi demektir.. zira sevginin alameti velayeti yasamaktir,VELInin uzaklasmasi o kisinin velayet nurlarindan mahrum olmasini gerektirir.
VELInin tutar eli yürüyen ayagi gören gözü isiten kulagi,vesair özellikleri ALLAHtir.
Niyazimiz Resulullah sevdasiyla sonsuza kadar yasamak , BIR VELI NIN GÖNLÜNE GIRIP, KALBINE TERS DÜSMEMEKTIR..
(Ufkumuzu açan bu açıklamalarından dolayı fikirlerini paylaşan dostlara teşekkür ediyoruz.)
C- SONUÇ;
TAKVA- İHLAS- İHSAN- İNFAK- TESLIMIYET- TEVEKKUL- SABIR- SEYIR- ALLAH RASULUNE TABI OLMA- ALLAH RIDVANINA TABİ OLMA- ADİL OLMA- BİRLİĞİ BÜTÜNLÜĞÜ KORUMA- ALLAH YOLUNDA GAYRET kavramlarını hayata geçirirsek ALLAH’IN SEVDIKLERInden oluyor, Cennet yaşıyoruz nasibimizce…..
Yok eğer bizde;
ZULUM- İSRAF- İSYAN- PERDELİLİK- KENDI AKLI İLE RASULUN HAKİKAT İLDMİNE KAFA TUTMA- KUR’ANIN VE RASULULLAH’IN ÇİZDİGİ ALLAH SINIRLARINA UYMAMA- NİFAK- KİBİR- NİMETE NAKÖRLÜK- HADDİ AŞMA- BOZGUNCULUK- RİBA YEME- BENLİK GİRDABINDA YAŞAM açığa çıkıyorsa işte o zaman ALLAH’IN SEVMEDİKLERİ kavramının çevrelediği Cehennemde yanmaya başlıyoruz….
Çok söze gerek yok….
Düşün ve Titre!….
Mehmet Doğramacı
dogramacimehmet@gmail.com
Not : Yukarıdaki yazıda adı geçen ayetlerin numaralarına, metinlerine ve meallerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Yorum Yazmak İstermsiniz ?