Yansımalarda Kavramlar -7- İnfak

İNFAK

1.Bölüm | 2. Bölüm | 3. Bölüm | 4. Bölüm | 5. Bölüm | 6. Bölüm

A- ÖN OKUMA

1-AYETLER: Tespit edebildiğimiz kadarı ile 30 ayette İNFAK ve türevleri ( yunfikun – tunfikun- nefeka) kökenli kelimeler geçiyor. Bazı ayetlerde bir evveli bir sonrası da alındı.

BAKARA

2-) Zalikel Kitab’u lâ raybe fiyhi, hüden lil müttakiyn;
Hakkında şüphe edilmesi mümkün olmayan o Hakikat ve Sünnetullah BİLGİsi (KİTAP), korunmak isteyenlere gerçeği idrak etme kaynağıdır.

3-) Elleziyne yu’minune Bil ğaybi ve yukiymunas salate ve mimma rezaknahum yünfikun;
İşte onlar gayblarındaki (algılayamadıkları) hakikate (Nefslerinin Allah Esmâ’sının anlamlarının bir terkip-bileşimi şeklinde meydana geldiğine) iman ederler, salâtı ikame ederler (fiilen edâ yanı sıra anlamını yaşarlar) ve kendilerine verilen maddi-manevî yaşam gıdasını Allah adına karşılıksız paylaşırlar.

4-) Velleziyne yu’minune Bi ma ünzile ileyKE ve ma ünzile min kabliK (E) ve Bil ahireti hum yukinun;
Onlar hakikatinden sana (boyutsal geçişle) inzâl olunana ve öncekilere inzâl olmuşlara iman ederler; geleceklerindeki sonsuz yaşam süreçlerine de ikân (kesin idrakten kaynaklanan kabul) hâlindedirler.

215-) Yes’eluneke mazâ yunfikun* kul ma enfaktüm min hayrin felil valideyni vel akrabiyne vel yetama vel mesakiyni vebnissebiyl* ve ma tef’alu min hayrin feinnAllahe Bihi ‘Aliym;
Sana soruyorlar, neyi, kime Allah (rızası) için karşılıksız bağışlayacaklarını. Hayır olarak bağışlayacağınız şeyler, ana-baba, akraba, yetimler, yoksullar ve evinden uzak düşmüş yolcular içindir. Hayırdan ne yaparsanız, Allah (Esmâ’sıyla nefsinizi yaratan olarak) bilir.

219-) Yes’eluneke anil hamri vel meysir* kul fiyhima ismün kebiyrun ve menafiu linNas* ve ismühuma ekberu min nef’ıhima* ve yes’eluneke ma zâ yunfikun* kulil afv* kezâlike yübeyyinullahu lekumül ayati leallekum tetefekkerun;

Sana sarhoşluk veren şeyler ile kumardan soruyorlar. De ki: “Her ikisinde de büyük kötülük ve insanlar için bazı yararlar vardır. Fakat zararları yararlarından daha fazladır.” Allah yolunda ne kadar harcayacaklarını soruyorlar. De ki: “El Afv (zaruri harcamalarınızdan) arta kalanı bağışlayın!” Allah böylece gereken apaçık işaretleri veriyor size… (Nedenini) derin düşünmeniz için.

261-) Meselülleziyne yunfikune emvalehum fiy sebiylillâhi kemeseli habbetin enbetet seb’a senabile fiy külli sünbületin mietü habbetin, vAllahu yudaıfu limen yeşa’* vAllahu Vasi’un’Aliym;
Mallarını Allah’a imanları dolayısıyla insanlara karşılıksız bağışlayanların misali, yedi başak oluşturan ve her başağında yüz tane bulunan tek bir buğday tohumu gibidir. Allah dilediğine daha da katlar. Allah Vâsî’dir, Alîm’dir.

262-) Elleziyne yunfikune emvalehum fiy sebiylillâhi sümme la yutbiune ma enfeku mennen ve la ezen lehum ecruhum ınde Rabbihim* ve la havfün aleyhim ve la hum yahzenun;
Mallarını Allah’a imanları dolayısıyla insanlara karşılıksız bağışlayan, sonrasında da bu yaptıklarına başa kakma ya da eziyet gibi davranışlar eklemeyenlerin, Rableri indînde (nefslerinin hakikatini meydana getiren Esmâ bileşimlerinden kaynaklanan) özel ecirleri vardır. Onlara korkacakları bir şey yoktur, hüzün duyacakları bir şey de!..

265-) Ve meselülleziyne yunfikune emvalehumüb tiğae merdatillahi ve tesbiyten min enfüsihim kemeseli cennetin Bi rabvetin esabeha vabilün fe atet üküleha dı’feyn* fe in lem yusıbha vabilün fe tall* vAllahu Bi ma ta’melune Basıyr;
Allah rızasını isteyerek veya enfüslerindeki bir tespitten (Esmâ bileşimlerinin kendilerinde oluşturduğu anlayış ile) mallarını infak edenlerin misaline gelince… Kendisine şiddetli bir yağmur isâbet edip, yemişlerini iki kat vermiş tepedeki bir bahçeye benzer. Ona böyle bol yağmur yerine çiseleyen bir yağmur dahi yeterlidir. Allah yaptıklarınıza Basîr’dir.

267-) Ya eyyühelleziyne amenu enfiku min tayyibati ma kesebtüm ve mimma ahrecna lekum minel Ard* ve la teyemmemül habiyse minhu tunfikune ve lestüm Bi ahıziyhi illâ en tüğmidu fiyh* va’lemu ennAllahe Ğaniyy’ün Hamiyd;
Ey iman edenler, kazandıklarınızın ve arzdan sizin için çıkardıklarımızın temiz olanlarından infak edin. Göre göre, alıcısı olmayacağınız habis şeyleri başkalarına infak etmeye kalkışmayın. İyi bilin ki Allah Ganî’dir, Hamîd’dir.

270-) Ve ma enfaktüm min nefekatin ev nezertüm min nezrin fe innAllahe ya’lemuh* ve ma lizzalimiyne min ensar;
Her ne nafaka verdiyseniz veya ne vermeyi adadıysanız, muhakkak Allah onu bilir (karşılığını verir). Ama zâlimlere bir yardımcı yoktur.

271-) İn tübdüs sadekati feniımma hiye, ve in tuhfuha ve tü’tuhel fukarae fe huve hayrun lekum* ve yükeffiru ankum min seyyiatikum* vAllahu Bi ma ta’melune Habiyr;
Sadakalarınızı açıktan verirseniz ne güzeldir. Ama sadakalarınızı kimse bilmeden gizlice verirseniz sizin için daha hayırlıdır. Ve bu davranış sizin yanlış davranışlarınızın kefareti olur. Allah yaptıklarınızdan (hakikatiniz olması nedeniyle) Habîr’dir.

272-) Leyse aleyke hüdahum ve lakinnAllahe yehdiy men yeşa’* ve ma tünfiku min hayrin felienfüsikum* ve ma tünfikune illebtiğae vechillah* ve ma tünfiku min hayrin yüveffe ileykum ve entüm la tuzlemun;
Onların hidâyet bulması senin işlevin değildir!.. Ne var ki Allah dilediğine hidâyet eder (hidâyet kişinin varlığını meydana getiren Esmâ terkibindeki Hâdî isminin mânâsının açığa çıkmasının dilenmesiyle oluşur; dışarıdan verilmez)! Hayır olarak ne bağışlarsanız bu kendi yararınız içindir. Zaten siz vechullah için (vechullahı bildiğiniz veya gördüğünüz için) bağışlarsınız. Hayır olarak ne bağışlarsanız tamı tamına size geri ödenir ve asla hakkınız yenmez.

273-) Lil fukarailleziyne uhsıru fiy sebiylillâhi la yestetıy’une darben fiyl Ardı, yahsebühumül cahilü ağniyae minet teaffüf* ta’rifühum Bi siymahum* la yes’elunen Nase ilhafa* ve ma tünfiku min hayrin fe innAllahe Bihi ‘Aliym;
(İnfaklarınız) şu fakirler içindir ki, kendilerini hepten Allah yoluna vermişler, dünyalık yaşam gıdası için çalışmaya vakit ayırmamışlardır. İstemekten çekindikleri için de, iç yüzlerine vâkıf olmayanlar onları zengin sanır. Ancak sen onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük edip kimseden bir şey talep etmezler. (Artık) hayırdan ne bağışlarsanız muhakak Allah onu Alîm’dir.

274-) Elleziyne yünfikune emvalehum Bil leyli vennehari sirran ve alaniyeten felehum ecruhum ınde Rabbihim* ve la havfün aleyhim ve la hum yahzenun;
Mallarını gece ve gündüz, gizli veya açık infak edenler var ya, işte onların ecirleri Rableri indîndedir (hakikatlerinden gelip şuurlarında açığa çıkacak şekildedir). Onların ne korkacağı bir şey olur ne de hüzünleneceği.

ALİ İMRAN

92-) Len tenalül birra hatta tünfiku mimma tuhıbbun* ve ma tünfiku min şey’in fe innAllahe Bihi’Aliym;
Sevdiğiniz şeyleri başkalarına karşılıksız olarak bağışlamadıkça “Birr”e (hayra) eremezsiniz. Neyi Allah için karşılıksız bağışlarsanız, Allah onu (yaratanı olarak) bilir (karşılığını da halkeder).

116-) İnnelleziyne keferu len tuğniye anhüm emvalühüm ve la evladühüm minAllahi şey’en, ve ülaike ashabünnari, hüm fiyha halidun;
Hakikati inkâr edenlere gelince; onların ne malları ne de evlatları Allah’a karşı hiçbir koruma sağlamayacaktır. Onlar yanmaya mahkûmdurlar, sonsuza dek!

117-)
Meselü ma yünfikune fiy hazihil hayatid dünya kemeseli riyhın fiyha sırrun esabet harse kavmin zalemu enfüsehüm fe ehlekethu, ve ma zalemehümullahu ve lâkin enfüsehüm yazlimun;
Onların şu süflî madde boyutunda (esfeli sâfîliyn-dünya hayatı) harcadıklarının misali, kendi nefslerine zulmeden bir topluluğun ekinlerine isabet edip, onu mahveden dondurucu bir rüzgâra benzer. Allah onlara zulmetmedi, lâkin onlar kendilerine zulmediyorlar.

133-)
Ve sariu ila mağfiretin min Rabbiküm ve cennetin arduhes Semavatu vel Ardu, uıddet lil müttekıyn;
Koşuşun, Rabbinizden (hakikatinizdeki Esmâ bileşiminden kaynaklanacak olan) mağfirete ve semâlar (idrak mertebeleri) ile arz (bedensellik) genişliğindeki (Allah Esmâ’sının kuvveleriyle tahakkuk ortamı olan) cennete… Korunanlar için hazırlanmıştır o!

134-)
Elleziyne yünfikune fiys serrai ved darrai vel kazımiynel ğayza vel afiyne aninNas* vAllahu yuhıbbul muhsiniyn;
Onlar ki, bollukta ve darlıkta Allah için karşılıksız bağışta bulunurlar, kızdıklarında öfkelerini kontrol ederler, insanların kusurlarını affederler. Allah ihsan edenleri sever.

NİSA

38-) Velleziyne yünfikune emvalehüm riaen nasi ve la yu’minune Billahi ve la Bil yevmil ahıri, ve men yeküniş şeytanü lehu kariynen fesae kariyna;
Hakikatlerini de Esmâ’sıyla vareden Allah’a ve gelecekte yaşayacakları sürece iman etmedikleri hâlde, mallarını, insanlara gösteriş amaçlı harcarlar. Şeytan kimin yakını olursa, o ne kötü arkadaş sahibidir.

MAİDE

64-) Ve kaletil yahudü yedullahi mağluletün, ğullet eydiyhim ve luınu Bi ma kalu* bel yedahu mebsutatani yünfiku keyfe yeşa’* ve leyeziydenne kesiyren minhüm ma ünzile ileyke min Rabbike tuğyanen ve küfra* ve elkayna beynehümül adavete velbağdae ila yevmil kıyameti, küllema evkadu naren lil harbi atfeehAllahu ve yes’avne fiyl Ardı fesaden, vAllahu la yuhıbbul müfsidiyn;
Yahudiler, “Allah’ın eli bağlıdır” dediler… Söyledikleri kendilerinde açığa çıktı, kendi elleri bağlandı ve lânetlendiler! Bilakis, Allah’ın iki eli de açıktır; dilediğince bağışlamaya devam ediyor! Andolsun ki, Rabbinden sana inzâl olunan, onlardan çoğunun inkâr ve tuğyanını (isyan ile haddini aşmayı) arttırır! Onların arasına kıyamet sürecine kadar düşmanlık ve nefret duygusu yerleştirdik! Her ne zaman savaş için bir ateş yaksalar, Allah onu söndürdü… (Gene de) yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar… Allah inançları saptırma peşinde koşanları sevmez.

ENFAL

2-) İnnemel mu’minunelleziyne iza zükirAllahu vecilet kulubühüm ve iza tüliyet aleyhim ayatuHU zadethüm iymanen ve alâ Rabbihim yetevekkelun;
Kesinlikle iman edenler o kimselerdir ki, “Allah”ı anıp düşündüklerinde onların şuurlarında ürperti olur (o azamet yanında kendi acziyetlerini düşünmekten); onlara O’nun işaretleri okunduğunda, onların imanlarını arttırır (düşünebildikleri oranda)… Onlar Rablerine tevekkül ederler (hakikatlerindeki El-Vekîl isminin gereğini yerine getireceğine iman ederler).

3-) Elleziyne yukıymunes Salate ve mimma razaknahüm yünfikun;
Onlar ki, salâtı ikame ederler (Allah’a yönelişleri sonucu tüm varlığın O’nun hükmüne uyduğu; âlemlerde Allah Esmâ’sından başka {dûnunda} hiçbir şey olmadığı yaşanarak ‘Bâkî Allah’tır’ hakikati açığa çıkar) ve onları rızıklandırdıklarımızdan (maddi veya salâtı yaşamanın sonucu oluşan manevî rızkı) infak ederler.

4-)
Ülaike hümül mu’minine Hakka* lehüm deracatün ınde Rabbihim ve mağfiretün ve rizkun keriym;
İşte onlardır hakkıyla (tahkike dayalı) iman edenler… Onlar için Rableri indînde (hakikatleri olan Esmâ mertebesinin getirisi olan) dereceler, mağfiret (Esmâ kuvvesi olan ilmin benliği örtmesiyle oluşan bağışlanma) ve kerîm rızık (cömert-şerefli rızık, maddi veya manevî rızık) vardır.

36-)
İnnelleziyne keferu yünfikune emvalehüm li yasuddu an sebiylillâh* fe seyünfikuneha sümme tekûnu aleyhim hasreten sümme yuğlebun* velleziyne keferu ila cehenneme yuhşerun;
O hakikat bilgisini inkâr edenler, Allah yolundan engellemek için mallarını bağışlarlar! Kalanları da harcayacaklar! Sonra bu harcamaları onlar için bir yürek acısı oluşturacak! Sonra yenilirler! (Nihayet) hakikat bilgisini inkâr edenler hep bir arada, cehenneme toplanır.

TEVBE

34-) Ya eyyühelleziyne amenu inne kesiyren minel’ahbari ver ruhbani leye’külune emvalenNasi bil bâtıli ve yesuddune an sebiylillâh* velleziyne yeknizunez zehebe vel fiddate ve la yünfikuneha fiy sebiylillâhi febeşşir hüm Bi azâbin eliym;
Ey iman edenler! Muhakkak ki ahbardan (hahamlar) ve ruhbandan birçoğu, insanların mallarını bâtıl olarak yerler ve onları Allah yolundan alıkoyarlar… Altın ve gümüşü depolayıp gizleyen ve onları Allah yolunda infak etmeyenlere gelince, onları acı bir azap ile müjdele!

53-) Kul enfiku tav’an ev kerhen len yütekabbele minküm* inneküm küntüm kavmen fasikıyn;
De ki: “Kendi arzunuzla veya isteksizce Allah uğruna, diyerek bağış yapın, sizden asla kabul olunmayacaktır… Çünkü siz fâsık (inanç sistemi bozulmuş) bir grup oldunuz!”

54-) Ve ma meneahüm en tukbele minhüm nefekatühüm illâ ennehüm keferu billahi ve Bi ResuliHİ ve la ye’tunes Salâte illâ ve hüm küsala ve la yünfikune illâ ve hüm karihun;
İnfaklarının (Allah için yaptıkları harcamaların) onlardan kabul edilmesine engel şudur: Onlar, Esmâ’sıyla onların hakikati olarak Allah’ı ve Rasûlünü inkâr edenlerden oldular; salâta ancak tembel tembel gelirler ve ancak istemeye istemeye bağışta bulunurlar.

91-)
Leyse aled duafai ve la alel merda ve la alelleziyne la yecidune ma yünfikune harecün iza nasahu Lillahi ve ResuliHİ, ma alel muhsiniyne min sebiyl* vAllahu Ğafurun Rahîym;
Allah ve Rasûlüne içtenlikle durumlarını açan malî yetersizlik içinde olanlara, hastalara ve bu yolda bağışlayacak bir şeyi bulamayanlara (sefere çıkmadıkları için), bir vebal yoktur… İyilik yapmak için yaşayanların kınanması söz konusu değildir. Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.

92-)
Ve la alelleziyne iza ma etevke li tahmilehüm kulte la ecidü ma ahmilüküm aleyh* tevellev ve a’yünühüm tefıydu mineddem’ı hazenen ella yecidu ma yünfikun;
Kendilerine silah-binek vermen için geldiklerinde: “Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum” dediğinde; infak edecek bir şey de bulamadıklarından dolayı, üzüntüden gözyaşları içinde dönen kimselere de kınama olmaz!

99-)
Ve minel a’rabi men yu’minu billahi vel yevmil ahıri ve yettehızü ma yünfiku kurubatin ındAllahi ve salevatir Resul* ela inneha kurbetün lehüm* seyudhıluhumullahu fiy rahmetiHİ, innAllahe Ğafurun Rahîym;
Bedevîlerden kimi de vardır ki, Esmâ’sıyla onların hakikati olan Allah’a ve yaşanacak sonsuz sürece iman eder ve infak ettiğini Allah indînde yakınlığa vesile olacak şeyler olarak düşünür; Rasûlullah’ın dualarında yer almak için vesile edinir… Dikkat edin, muhakkak ki o (infak ettikleri), kendileri için bir yakınlık vesilesidir… Allah onları rahmetine dâhil edecektir… Muhakkak ki Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.

121-) Ve la yünfikune nefekaten sağıyreten ve la kebiyreten ve la yaktaune vadiyen illâ kütibe lehüm li yecziyehümullahu ahsene ma kânu ya’melun;
Ne zaman küçük veya büyük bir bağış infak etseler, yeryüzünde yolculuk yapsalar; bu onlara kesinlikle yazılmış olduğu içindir… Bu, Allah’ın kendilerini, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükâfatlandırması içindir!

İBRAHİM

31-) Kul liıbadiyelleziyne amenu yukıymus Salâte ve yünfiku mimma razaknahüm sirran ve alaniyeten min kabli en ye’tiye yevmün la bey’un fiyhi ve la hılal;
İman etmiş kullarıma de ki: “Salâtı ikame etsinler ve verdiğimiz yaşam gıdalarından gizlice veya açıkça bağışta bulunsunlar, alış-veriş ve dostluğun olmadığı süreç gelmeden önce.”

NAHL


75-)
DarebAllahu meselen abden memluken la yakdiru alâ şey’in ve men razaknahu minna rizkan hasenen fehuve yünfiku minhu sirran ve cehra* hel yestevun* elHamdu Lillah* bel ekseruhüm la ya’lemun;
Allah (şöyle) bir misal veriyor: Bir şeye gücü yetmeyen köle ile, kendisini bizden güzel bir yaşam gıdası ile beslediğimiz ve ondan, gizli ve açık başkalarına bağışta bulunan kişi… Bunlar hiç eşit olur mu? Hamd, Allah’a aittir! Hayır, onların çoğunluğu bilmezler.

HAC

34-) Ve likülli ümmetin cealna menseken liyezkürusmAllahi alâ ma razekahüm min behiymetil en’am* feilâhuküm ilahun vahıdün feleHU eslimu* ve beşşiril muhbitiyn;
Allah ismini anmaları için, kurbanlıklarla rızıklandırdığımız her ümmete bir mensek (ibadet yeri-Rahmanî hakikatin gereği) kıldık… Sizin ilâh olarak düşündüğünüz, Ulûhiyet sahibi TEK’tir! Bu durumda O’na teslimiyetinizin farkında olun! Teslimiyet ve itaati fark etmeye müsait olanları müjdele!

35-) Elleziyne iza zükirAllahu vecilet kulubühüm ves sabiriyne alâ ma esabehüm vel mukıymis Salâti ve mimma razaknahüm yünfikun;
Onlar ki, “Allah” anıldığında o anlam şuurlarında haşyet oluşturur… Kendilerine isâbet edenlere sabredenler ve salâtı ikame edenlerdir… Kendilerini beslediğimiz yaşam gıdalarından, başkalarına da bağışlarlar.

KASAS

52-) Elleziyne ateynahümül Kitabe min kablihi hüm Bihi yu’minun;
Ondan önce kendilerine Hakikat BİLGİsi (Kitap) verdiğimiz kimseler var ya, onlar O’na (hakikatlerine) iman ederler.

53-) Ve iza yütla aleyhim kalu amenna bihİ innehül hakku min rabbina inna künna min kablihİ müslimiyn;
Onlara bildirildiğinde: “Biz O’na iman ettik… Muhakkak ki O, Rabbimizden Hak’tır… Doğrusu biz O’ndan önce de, Rabbimize teslim olmuşluğumuzun farkındaydık!” dediler.

54-)
Ülaike yü’tevne ecrehüm merreteyni Bima saberu ve yedreune bil hasenetisseyyiete ve mimma rezaknahüm yünfikun;

İşte onlara sabrettikleri için bunun karşılığı iki kere verilir… Bunlar, kötülüğü güzel davranışla yok ederler ve beslediğimiz yaşam gıdalarından karşılıksız bağışlarlar.

SECDE

15-) İnnema yu’minu Bi ayatiNElleziyne iza zükkiru Biha harru sücceden ve sebbehu Bi Hamdi Rabbihim ve hüm la yestekbirun;
Bizim işaretlerimize sadece şunlar iman ederler ki, onlarla hatırlatma yapıldığında, secde ile yere kapandılar; benliksiz, Rablerinin Hamdi olarak tespih (işlevlerini yerine getirdiler) ettiler. (15. âyet secde âyetidir.)

16-) Tetecafa cünubühüm anilmedaciı yed’une Rabbehüm havfen ve tamea* ve mimma razaknahüm yünfikun;
(Gece) yataklarından kalkıp; korkarak ve umarak Rablerine dua ederler… Kendilerini beslediğimiz yaşam gıdalarından Allah için karşılıksız bağışta bulunurlar

ŞURA

38-) Velleziynestecabu liRabbihim ve ekamus Salâte, ve emruhüm şura beynehüm* ve mimma razaknahüm yünfikun;
Onlar ki Rablerine icabet edip salâtı ikame ederler; işleri, aralarında istişare ederek çözerler… Kendilerini beslediğimiz şeylerden de infak ederler…

HADİD

10-) Ve maleküm ella tunfiku fiy sebiylillâhi ve Lillahi miyrasüsSemâvati vel’Ard* la yesteviy minküm men enfeka min kablilfethı ve katel* ülaike a’zamu dereceten minelleziyne enfeku min ba’du ve katelu* ve küllen ve’adAllahulhüsna* vAllahu Bima ta’melune Habiyr;
Ne oluyor size ki, semâların ve arzın mirası Allah’a ait olduğu hâlde (sonunda her şeyinizi dünyada terk edeceğiniz hâlde), Allah yolunda infak etmiyorsunuz? Sizden fetihten önce infak etmiş ve savaşmış kimse (bunu yapmayanla) bir olmaz! Bunlar derece itibarıyla, (fetihten) sonra infak etmiş ve savaşmış kimselerden daha büyüktür! Allah hepsine en güzeli vadetmiştir. Allah yaptıklarınızda Habîr’dir.


2- İNCELENECEK METİNLER:

İNFAKIN SEBEPLERİ: http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/oku/oku34.htm

“KAVRAMLAR”DA İNFAK: http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/infak/index.htm

İMAM GAZALİ’DE İNFAK: http://abdullahdai.com/muvahhidsahsiyet/010.htm

İNFAK KAVRAMI: http://www.tefekkur-dergisi.com/_infak.html

VEREN EL OLMAK: http://www.yenidunyadergisi.com/yazdir.php?id=1157&yazar_id=7


3- TANIM VE AÇILIMLAR:

İNFAK nedir?İNFAK“, elden çıkartma, bir başkasına verme, anlamındadır..

Neler infak kavramına girer?

  • “Birr”
  • “Varlığını” Allah yolunda bağışlama
  • Sevdiklerinden bağışlama
  • Karşılığını beklemeksizin bağışlama
  • Benliğini terketmek ve arınmak….
  • Bâtında “Mânâ”lardan(Mânâ rızıklarından) bağışlama…
  • Esmâ bileşimlerinin kendilerinde oluşturduğu anlayış ile bağışlama…
  • “Şirk-i hafi”den korunmak
  • Allah rızasını isteyerek bağışlama…
  • Korunma amaçlı bağışlama…
  • Harcama
  • Maddi harcama…
  • Rızıklandırıldığından başkalarına bağışlama
  • Zâhirde ve Bâtında bağışlama
  • Elden çıkartma… Bir başkasına verme…
  • Başkalarıyla paylaşma
  • Cehennemden ve “şirk-i hafi”den korunma

İnfakın Dereceleri

“İnfak”ın iki derecesi vardır…

1-”İnfak”ın birinci derecesi, yukarıdaki âyette belirtilen şekilde “rızıklandırıldığından başkalarına bağışlama”dır; başkalarıyla paylaşmadır.. Bu bağışlanan, elindekilerin herhangi bir kısmı olabilir… Elindekinin “ille de şu bölümü” diye bir kayıt yoktur…

2-”İnfak”ın ikinci derecesi ise “Birr” diye tanımlanır, ki buna işaret eden âyet de şudur:

-”SEVDİĞİNİZ ŞEYLERDEN İNFAK ETMEDİKÇE BİRRE EREMEZSİNİZ”… (3-92)

Dikkat edilirse burada “SEVDİKLERİNİZDEN” kaydı mevcuttur… Rastgele bir şeyi değil!

Bu âyet nâzil olduğu zaman, Rasûlullah yanındaki inanmışların her biri, en çok sevdikleri nesneleri başkalarına bağışlamışlardı… Elbette ki, bu âyet sadece o zaman yaşayanları değil; diğer âyetler gibi, kıyamete kadar tüm hitap ettiği müslümanları muhatap alıyordu.

B- ÇÖZÜMLEME

1-YANSIMALARDA “İNFAK” ANLATIMLARINDAN ÖRNEKLER: (Ayetlere verilen manalardan derlendi)

İNFAK:

- Kendisine verilen maddi-manevî yaşam gıdasını Allah adına karşılıksız paylaşmak. (Bakara- 3)

- Hayır olarak bağışlanacak şeyleri, ana-baba, akraba, yetimler, yoksullar ve evinden uzak düşmüş yolcular için bağışlamak.(Bakara- 215)

- El Afv (zaruri harcamalardan) arta kalanı bağışlamak. (Bakara- 219)

- Kazandıklarının ve arzdan çıkılanların temiz olanlarından bağışlamak. (Bakara- 267)

- Mallarını gece ve gündüz, gizli veya açık bağışlamak. (Bakara- 274)

- Birre ermek amacıyla sevdiği şeylerden bağışlamak. (A.İmran-92)

- Bolluk ve darlık anlarında Allah için karşılıksız vermek. (A.İmran- 134)

- Maddi veya salâtı yaşamanın sonucu oluşan manevî rızkı paylaşmak. ( Enfal- 3)

- Allah için yapılan harcamalar. (Tevbe-54)

İNFAK EDENLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ:

- Takva Sahibi; Müttaki; Korunmak isteyenlerdir. (Bakara- 2)

- Onlar gayblarındaki (algılayamadıkları) hakikate (Nefslerinin Allah Esmâ’sının anlamlarının bir terkip-bileşimi şeklinde meydana geldiğine) iman ederler, salâtı ikame ederler (fiilen edâ yanı sıra anlamını yaşarlar) (Bakara-3)

- Onlar hakikatinden sana (boyutsal geçişle) inzâl olunana ve öncekilere inzâl olmuşlara iman ederler; geleceklerindeki sonsuz yaşam süreçlerine de ikân (kesin idrakten kaynaklanan kabul) hâlindedirler. (Bakara-4)

- Sadakalarını sırf Allah için gizli ve açık olarak verirler. (Bakara- 271)

- Sevdikleri her şeyden karşılıksız verirler. (A.İmran-92)

- Bollukta ve darlıkta veriler. (A. İmran- 134)

- Öfkelerini kontrol ederler.(134)

- İnsanların kusurlarını Affederler.(134) – İhsan ederler, Muhsindirler. (134) – “Allah”ı anıp düşündüklerinde onların şuurlarında ürperti olur (o azamet yanında kendi acziyetlerini düşünmekten); onlara O’nun işaretleri okunduğunda, onların imanlarını arttırır (düşünebildikleri oranda)Onlar Rablerine tevekkül ederler (hakikatlerindeki El-Vekîl isminin gereğini yerine getireceğine iman ederler). (Enfal-2)Salâtı ikame ederler (Allah’a yönelişleri sonucu tüm varlığın O’nun hükmüne uyduğu; âlemlerde Allah Esmâ’sından başka {dûnunda} hiçbir şey olmadığı yaşanarak ‘Bâkî Allah’tır’ hakikati açığa çıkar) (Enfal- 3) - Hakkıyla (tahkike dayalı) iman ederler. (Enfal-4)

- Teslimiyet ve itaati fark etmeye müsait olan, ilahi müjde alacak olanlardır! (Hac-34)

- Kendilerine isabet edenlere sabrederler. (Hac-35)

- Kötülüğü güzel davranışlarla yok ederler, savuştururlar. (Kasas-54)

- Secde ederler, benliksiz yönelirler. (Secde- 15)

- (Gece) yataklarından kalkıp; korkarak ve umarak Rablerine dua ederler. (Secde-16)

- İşleri aralarında istişare ederek çözerler. (Şura-38)

İNFAK EDENLERE KUR’AN’IN YAPTIĞI BENZETME VE MİSALLER:

- Mallarını Allah’a imanları dolayısıyla insanlara karşılıksız bağışlayanların misali, yedi başak oluşturan ve her başağında yüz tane bulunan tek bir buğday tohumu gibidir. (Bakara-261)

- Allah rızasını isteyerek veya enfüslerindeki bir tespitten (Esmâ bileşimlerinin kendilerinde oluşturduğu anlayış ile) mallarını infak edenlerin misaline gelince… Kendisine şiddetli bir yağmur isâbet edip, yemişlerini iki kat vermiş tepedeki bir bahçeye benzer. Ona böyle bol yağmur yerine çiseleyen bir yağmur dahi yeterlidir.

(Bakara-265)

- Allah (şöyle) bir misal veriyor: Bir şeye gücü yetmeyen köle ile, kendisini bizden güzel bir yaşam gıdası ile beslediğimiz ve ondan, gizli ve açık başkalarına bağışta bulunan kişi… Bunlar hiç eşit olur mu? Hamd, Allah’a aittir! Hayır, onların çoğunluğu bilmezler.

(Nahl-75)

İNFAK ETMEMENİN BEDELİ, İNFAK ETMEYENLERİN NELER YAŞAYACAĞI?..

- Zalimdirler. (Bakara-270)

- Korunmaktan uzaktırlar, ebedi yanışa mahkûmdurlar. (A.İmran-116)

- Kendi nefislerine zulmektedirler. (A.İmran-117)

- Mallarını gösteriş amaçlı harcarlar. Şeytan; arkadaşları olmuştur. (Nisa-38)

- Kalplerine nefret ve düşmanlık yerleşir. Allah’ın lanetini çekerler. Yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İsyan ve haddi aşma onlarda artar. (Maide- 64)

- Acı bir azapla müjdelenmişlerdir Allah tarafından. (Tevbe-34)

İNFAK EDENLERE VERİLECEK OLANLAR; ECİRLERİ; ONLARDA AÇILACAK HALLER:

- İmanın hakikatini ve ikanı yaşarlar. (Bakara-2,4)

- Rableri indînde (nefslerinin hakikatini meydana getiren Esmâ bileşimlerinden kaynaklanan) özel ecirleri vardır. (Bakara-262)

- Onlara korkacakları bir şey yoktur, hüzün duyacakları bir şey de!..(262)

- Birre ereceklerdir. (A.İmran-92)

- Cennet onlar için hazırlanmıştır. (A.İmran-133)

- Allah’ın Sevdikleri kapsamındadırlar. (A.İmran-134)

- Onlar ki, salâtı ikame ederler (Allah’a yönelişleri sonucu tüm varlığın O’nun hükmüne uyduğu; âlemlerde Allah Esmâ’sından başka {dûnunda} hiçbir şey olmadığı yaşanarak ‘Bâkî Allah’tır’ hakikati açığa çıkar) (Enfal-3)

- Onlar için Rableri indînde (hakikatleri olan Esmâ mertebesinin getirisi olan) dereceler, mağfiret (Esmâ kuvvesi olan ilmin benliği örtmesiyle oluşan bağışlanma) ve kerîm rızık (cömert-şerefli rızık, maddi veya manevî rızık) vardır. (Enfal-4)

- Dikkat edin, muhakkak ki o (infak ettikleri), kendileri için bir yakınlık vesilesidir… Allah onları rahmetine dâhil edecektir… (Tevbe- 99)

- Yapmakta oldukları Allah’ça en güzeliyle mükafatlandırılacaktır. (Tevbe-121)

- Aşağıdaki esmaların hakikatleri ve getirileri onlara açılacaktır. (MD)

2- AYETLERDE; İNFAK KELİMESİ İLE BERABER ZİKREDİLEN ESMALAR VE SON YAZI İLE BU ESMALARA YÜKLENEN ANLAMLAR: (İnfak ile bağlantılı esmalar ayetlerden seçildi. Bağlantıya dair yoruma girmedim. O yorumu düşünmeliyim, infak hangi esmalarda hangi mekanizmaları tetikliyor, bizde neler oluşturuyor?)

http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm

EL ALİYM… “İlim” özelliği sebebiyle sınırsız sonsuz her şeyi ve her boyutu, her yönüyle Bilen!

EL VASİ’… Esmâ özellikleriyle tüm âlemleri kapsamış olan.

EL BERR… Fıtratların gereğini kolaylaştırarak oluşmasını sağlayan! Bu konuda vaatlerini yerine getiren.

EL BASIYR… Açığa çıkan Esmâ özelliklerini her an seyir ile onlardan çıkanları değerlendirip sonuçlarını oluşturan.

EL ĞANİYY… Esmâ’sının işaret ettiği özelliklerle sınırlanıp kayıtlanmayan ve o vasıflarla etiketlenmekten dahi münezzeh olan; “Ekberiyeti” dolayısıyla! Esmâ’sıyla sayısız sınırsız zengin olan!

EL HAMİYD… Açığa çıkardığı evrensel kemâlâtı “Velî” ismi kapsamında açığa çıkardığı âlem sûretlerince seyredip değerlendirendir! Hamd yalnızca kendisine aittir!

EL HABİYR… Açığa çıkan Esmâ özelliğinin “var”lığını, “Esmâ”sıyla meydana getiren olarak, onun durumundan haberi olan. Birime, kendisinden açığa çıkanla, ne mertebede anlayışa sahip olduğunu fark ettiren!

EL HADİY… Hakikate erdiren… Hakikatin gereğini yaşatan! Hakk’ı dillendirten! Hakikate yönlendiren!

EL VEKİYL… Açığa çıkan her birimin işlevinin gereğini yerine getirmek için gerekeni yapan. Bunun idrakıyla kendisine tevekkül edene sahip çıkarak, onun için en hayırlı sonucu oluşturan. Hakikatindeki el Vekiyl isminin özelliğine iman eden Allâh’ın tüm isimlerine (tüm kuvvelerine) de iman etmiş olur! Halifelik sırrının kaynağı bir isimdir!

EL ĞAFFAR… Kudret veya hikmetin gereği olarak oluşmuş noksanlıklarını fark edip, bunların sonuçlarından kurtulmayı irade edenlere, örtüleyiciliğini yaşatan. Bağışlayan.

ER RAHIYM… Âlem sûretleri ile kendini seyir edendir! Bilinçli varlıkları, hakikatlerine erdirmek suretiyle; seyretmekte ve Esmâ’sı özellikleriyle yaşatmakta olanın, kendisi olduğu farkındalığıyla yaşatandır. “Ve kâne bil mu’miniyne Rahıyma = Hakikatine iman etmişlere Rahîm’dir” (Ahzab: 43). Cennet diye işaret edilen yaşamın kaynağıdır. Melekî boyutun “var”lığını oluşturandır.

C- SONUÇ;

Bu açılımlardan sonra söylenecek çok söz yok. Sadece, vaktiyle duyduğum, hafızama kazınan, bir vecize ile bitireyim.

“MÜ’MİNLE KAFİRİN FARKI; İMAN

MÜMİNLE MÜNAFIKIN FARKI; İNFAKTIR!”

Rabbim bizi münafık olmaktan “İnfak” ile korusun, bu manayı bize kolaylaştırsın hazmı ile…

Mehmet Doğramacı
dogramacimehmet@gmail.com

Not : Yukarıdaki yazıda adı geçen ayetlerin numaralarına, metinlerine ve meallerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Göksel Olaylar Ayetleri | Rüzgar Ayetleri | Tevekkül Ayetleri

1 Yorum için “Yansımalarda Kavramlar -7- İnfak”

  1. [...] 1.Bölüm | 2. Bölüm | 3. Bölüm | 4. Bölüm | 5. Bölüm | 6. Bölüm | 7.Bölüm [...]

Yorum Yazmak İstermsiniz ?

Kullanabileceğiniz XHTML etiketleri: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>