Yansımalarda Kavramlar -5- Allah’ın Sevdikleri

“ALLAH’IN SEVDIKLERI “

1.Bölüm | 2. Bölüm | 3. Bölüm | 4. Bölüm

A-ÖN OKUMA

1- AYETLER: Tespit edebildiğim kadarı ile 17 ayette “ALLAH’IN SEVDİKLERİ” zikrediliyor. Bazı ayetlerde bir evveli bir sonrası da alındı daha net anlaşılsın diye…


BAKARA

195-) Ve enfiku fiy sebiylillahi ve la tülku Bi eydiykum ilet tehlüketi ve ahsinu* innAllahe yuhıbbul muhsiniyn;
Fiysebilillah (Allah’a ermek için) karşılıksız bağışlayın ve (cimrilik yaparak) kendi kendinizi mahvetmeyin… Muhakkak Allah ihsan edicileri sever.

222-) Ve yes’eluneke anilmehıyd* kul huve ezen fa’tezilün nisae fiylmehıydı ve la takrabuhünne hatta yathürne, feizâ tetahherne fe’tuhünne min haysü emerakumullah* innAllahe yuhıbbut Tevvabiyne ve yuhıbbul mütetahhiriyn;
Sana kadınların aybaşı hâlinden soruyorlar… O sıkıntılı bir dönemdir. Kadınlarla, âdet kanaması sürecinde, (kandan) temizleninceye kadar cinsel ilişkiye girmeyin. Temizlendikten sonra Allah’ın hükmettiği yerden yaklaşabilirsiniz. Allah kesinlikle yanlışlarından (dolayı) çok tövbe edenleri, çok arınanları sever.

ALİ İMRAN

31-) Kul in küntüm tuhıbbunAllahe fettebiuniy yuhbibkümullahu ve yağfir leküm zünubeküm* vAllahu Ğafur’un Rahîym;
De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana tâbi olun; ki Allah sizi sevsin ve suçlarınızı bağışlasın. Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.”

75-) Ve min ehlil kitabi men inte’menhü Bi kıntarin yüeddihı ileyke, ve minhüm men in te’menhü Bi diynarin la yüeddihı ileyke illâ ma dümte aleyhi kaima* zâlike Bi ennehüm kalu leyse aleyna fiyl ümmiyyiyne sebiyl* ve yekulune alAllahil kezibe ve hüm ya’lemun;
Kendilerine hakikat bilgisi gelmiş olanlardan öyleleri vardır ki, kantar (dolusu) emanet bıraksan, onu sana aynen iade eder. Öyleleri de vardır ki, tek bir dinar (altın) emanet etsen, tepesine dikilip zorlamadıkça sana geri vermez. Bu onların, “Bize karşı olan ümmîlerin (hakikati bilmeyenlerin) hiçbir hakkı yoktur” diye (düşünmelerinden kaynaklanır). Onlar bile bile Allah üzerine yalan söylüyorlar.

76-) Bela men evfa Bi ahdihi vetteka feinnAllahe yuhıbbul müttekıyn;
Evet, kim sözünün arkasındaysa ve korunursa, şüphesiz ki Allah korunanları sever.

134-) Elleziyne yünfikune fiys serrai ved darrai vel kazımiynel ğayza vel afiyne aninNas* vAllahu yuhıbbul muhsiniyn;
Onlar ki, bollukta ve darlıkta Allah için karşılıksız bağışta bulunurlar, kızdıklarında öfkelerini kontrol ederler, insanların kusurlarını affederler. Allah ihsan edenleri sever.

146-) Ve keeyyin min Nebiyyin katele meahu ribbiyyune kesiyr* fema vehenu lima esabehüm fiy sebiylillâhi ve ma daufu ve mestekânu* vAllahu yuhıbbus sabiriyn;
Nice Nebiler, beraberlerinde Rablerinin kulluğu içinde olduklarını yaşayanlar olduğu hâlde savaştılar da; Allah yolunda başlarına gelenler yüzünden gevşemediler, zaaf göstermediler ve boyun eğmediler. Allah güçlüklere tahammül edenleri sever.

147-) Ve ma kâne kavlehüm illâ en kalu Rabbenağfir lena zünubena ve israfena fiy emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil kafiriyn;
Onların söyledikleri şu idi: “Rabbimiz suçlarımızı ve yaptıklarımızdaki aşırılığı bağışla; bize metanet ve sebat ver; hakikati inkâr edenlere karşı bize yardım et, zafer ver.”

148-) Featahumullahu sevabeddünya ve husne seva Bil’ ahireti, vAllahu yuhıbbul muhsiniyn;
Allah da onlara hem dünya sevabını verdi hem de sonsuz gelecek sürecinin en güzel sevabını verdi. Allah ihsan edenleri sever.

159-) FeBima rahmetin minAllahi linte lehüm* ve lev künte fazzan ğaliyzal kalbi lenfaddu min havlike, fa’fü anhüm vestağfir lehüm ve şavirhüm fiyl emr* fe iza azemte fe tevekkel alAllah* innAllahe yuhıbbül mütevekkiliyn;
Allah’ın, hakikatinden açığa çıkardığı rahmet ile onlara yumuşak davrandın. Eğer sert ve keskin olsaydın onlar dağılıp giderlerdi. Onları affet ve bağışlanmalarını iste. Toplumsal konularda karar verirken onların fikirlerini al. Karar verip uygulamaya koyulduktan sonra da Allah’a güven! Muhakkak ki Allah kendisine tevekkül edenleri (hakikatlerindeki El-Vekîl isminin gereğini yerine getireceğine iman edenleri) sever.

MAİDE

13-) Fe Bi ma nakdıhim miysakahüm leannahüm ve cealna kulubehüm kasiyeten, yuharrifunel kelime an mevadııhı ve nesu hazzan mimma zükkiru Bihi, ve la tezalu tattaliu alâ hainetin minhüm illâ kaliylen minhüm fa’fü anhüm vasfah* innAllahe yuhıbbul muhsiniyn;
Ahdlerini bozmaları ile onları lânetledik ve kalplerini katılaştırdık (anlayışlarını kilitledik)! Kelimelerdeki mânâları asıl anlamlarından saptırırlar. Uyarıldıkları hakikatlerden haz almayı unuttular… Pek azı hariç, onlardan daima hainlik görürsün… Onları affet, aldırma! Muhakkak ki Allah ihsan sahiplerini sever.

42-) Semmaune lil kezibi ekkâlune lissuht* fein cauke fahküm beynehüm ev a’rıd anhüm* ve in tu’rıd anhüm felen yedurruke şey’a* ve in hakemte fahküm beynehüm bil kıst* innAllahe yuhıbbul muksitıyn;
(Onlar) sürekli yalan dinleyenler, çokça haram yiyenlerdir… Eğer sana gelirlerse aralarında hükmet yahut onlardan yüz çevir… Eğer onlardan yüz çevirir isen, sana hiçbir şekilde zarar veremezler… Şayet hükmedersen onların arasında adaletle hükmet… Muhakkak ki Allah muksitleri (âdil olup her şeyin hakkını verenleri) sever.

93-) Leyse alelleziyne amenu ve amilus salihati cünahun fiyma taımu iza mettekav ve amenu ve amilus salihati sümmettekav ve amenu sümmettekav ve ahsenu* vAllahu yuhıbbul muhsiniyn;
İman edip imanının gerektirdiği fiilleri ortaya koyanlar, korunmaya devam ederlerse (bir üst mertebede) imana ulaşıp, o imanın gereği çalışmalar yaparlar… Sonra bu anlayışa göre korunarak daha üst mertebede iman anlayışına kavuşurlar… O anlayışla imanlarının sonucu olarak da ona göre korunmaya başlarlar… Bundan sonra, ulaştıkları bu anlayışa göre korunmaya devam etmeleri, onları ihsana (Müşahede mertebesine) erdirir… İhsan mertebesine erdikten sonra, geçmişte (bilmeyerek) yediklerinin bir mahzuru yoktur artık! Allah muhsinleri sever.

TEVBE

4-) İllelleziyne ahedtüm minel müşrikiyne sümme lem yenkusuküm şey’en ve lem yüzahiru aleyküm ehaden feetimmu ileyhim ahdehüm ila müddetihim* innAllahe yuhıbbul müttekıyn;
Anlaşma yaptığınız müşriklerden, (anlaşma şartlarınızda) size karşı bir eksik uygulama yapmamış, sizin aleyhinize hiç kimseye yardım etmemiş olanlar hariç… Anlaşmaların süresi kadarıyla sözünüzü yerine getirin. Muhakkak ki Allah korunanları sever.

7-) Keyfe yekûnü lilmüşrikiyne ahdün ındAllahi ve ınde ResuliHİ illelleziyne ahedtüm ındel MescidilHaram* fe mestekamu leküm festekıymu lehüm* innAllahe yuhıbbul müttekıyn;
Müşriklerin, Allah ve Rasûlünün indînde bir anlaşmaları nasıl olabilir? Mescid-i Haram indînde sözleştikleriniz müstesna… Onlar size sözlerine bağlı olarak davrandıkça, siz de onlara dosdoğru davranın… Muhakkak ki Allah, hükmüne boyun eğerek azabından korunanları sever.

108-) La tekum fiyhi ebeda* lemescidün üssise alet takva min evveli yevmin ehakku en tekume fiyh* fiyhi Ricalün yuhıbbune en yetetahheru* vAllahu yuhıbbul muttahhiriyn;
O mescidin (mescid-i dırar’ın) içinde asla namaza durma! Tâ ilk gününden temeli takva üzere tesis edilmiş mescid, içinde kıyam etmene elbette daha lâyıktır… Orada arınmışlığı seven rical vardır… Allah arınanları sever.

HUCURAT

9-) Ve in taifetani minel mu’miniynaktetelu feaslihu beynehüma* fein beğat ihdahüma alel uhra fekatillületiy tebğıy hatta tefi’e ila emrillah * fein faet feaslihu beynehüma bil adli ve aksitu* innAllahe yuhıbbul muksitıyn;
Eğer iman edenlerden iki topluluk çarpışırlarsa, onların arasını düzeltin… Eğer onlardan biri diğerine karşı haddi aşıp tecavüz ederse, o tecavüz edenle, Allah’ın emrine dönünceye kadar savaşın! Eğer dönerlerse, adaletle aralarını bulun. Muhakkak ki Allah, her şeyin hakkını verenleri sever.

MUMTEHINE

8-) La yenhakümullahu ‘anilleziyne lem yukatiluküm fiyddiyni ve lem yuhricuküm min diyariküm en teberruhüm ve tuksitu ileyhim* innAllahe yuhıbbulmuksitıyn;
Allah sizi, din yüzünden sizinle savaşmamış ve sizi yurtlarınızdan çıkarmamış kimselere iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan engellemez. Muhakkak ki Allah muksitleri (her şeye hakkını verenleri) sever.

SAF

4-) İnnAllahe yuhıbbulleziyne yukatilune fiy sebilihi saffen keennehüm bünyanun mersusun;
Allah, kendi yolunda çelik karkas blok bina bütünlüğünce saf bağlayarak savaşan kimseleri sever.

2- KONU İLE İLGİLİ OKUMALAR:

ALLÂH ESMÂ’SINDAKİ MUAZZAM, MUHTEŞEM ve MÜKEMMEL ÖZELLİKLER (ESMÂ ÜL HÜSNÂ)

http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm

Bu yazıda özelikle TETIKLEME SİSTEMİ dikkatle okunmalı… Ayetlerde Allah’ın Sevdikleri olarak zikredilen özelliklerle (esmalarla) bağlantılar kuralım sonra da hangi esma özelliklerini yaşarsak Allah Sevgisi tetiklenir, düşünelim…

ALLAH´IN KULU SEVMESİ VE BU SEVGİNİN MÂNÂSI

http://www.haznevi.net/icerikoku.aspx?KID=6733&BID=76

“Vahdet konusunu İbni Arabi’den önce zikreden veli” olarak öğrendiğimiz İMAM GAZALİ (KS) Hazretlerinin İHYA adlı dev eserinde geçen bu makalesi de dikkatle değerlendirilmeli…

B- ÇÖZÜMLEME

1- YANSIMALARDA “ALLAH’IN SEVDIKLERİ” KAPSAMINDA GEÇEN KIMSELER, HALLER, ÖZELLİKLER: (Ayetlere verilen manalardan derlendi)

A- İHSAN EDİCİLER; MUHSİNLER, İNFAK EDENLER, AFFEDENLER, ÖFKESİNİ KONTROL EDENLER:

- Fiysebilillah (Allah’a ermek için) karşılıksız bağışlayanlar.(Bakara-195)

- Onlar ki, bollukta ve darlıkta Allah için karşılıksız bağışta bulunurlar, kızdıklarında öfkelerini kontrol ederler, insanların kusurlarını affederler. Allah ihsan edenleri sever.(A.İmran-134)

- Allah ihsan edenleri sever.(A.İmran-148)

- Onları affet, aldırma! Muhakkak ki Allah ihsan sahiplerini sever. (Maide-13)

B- ÇOK TEVBE EDENLER; ARINANLAR:

- Yanlışlarından (dolayı) çok tövbe edenler.(Bakara-222)

- Çok arınanlar.(Bakara-222)

- Allah arınanları sever.(Tevbe- 108)

C- ALLAH RASULUNE TÂBÎ OLANLAR:

- De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana tâbi olun; ki Allah sizi sevsin. (A.İmran-31)

D- MUTTAKİLER; KORUNANLAR; TAKVA EHLİ:

- Evet, kim sözünün arkasındaysa ve korunursa, şüphesiz ki Allah korunanları sever.(A.İmran-76)

- Bundan sonra, ulaştıkları bu anlayışa göre korunmaya devam etmeleri, onları ihsana (Müşahede mertebesine) erdirir… İhsan mertebesine erdikten sonra, geçmişte (bilmeyerek) yediklerinin bir mahzuru yoktur artık! Allah muhsinleri sever.(Maide- 93)

- Anlaşmaların süresi kadarıyla sözünüzü yerine getirin. Muhakkak ki Allah korunanları sever.(Tevbe-4)

- Muhakkak ki Allah, hükmüne boyun eğerek azabından korunanları sever.(Tevbe- 7)

E- SABREDENLER:

- Allah güçlüklere tahammül edenleri sever.(A.İmran-146)

F- TEVEKKÜL EDENLER:

- Muhakkak ki Allah kendisine tevekkül edenleri (hakikatlerindeki El-Vekîl isminin gereğini yerine getireceğine iman edenleri) sever. (A.İmran- 159)

G- MUKSİTLER; ADALETLE HERŞEYİN HAKKINI VERENLER:

- Şayet hükmedersen onların arasında adaletle hükmet… Muhakkak ki Allah muksitleri (âdil olup her şeyin hakkını verenleri) sever.(Maide- 42)

- Muhakkak ki Allah, her şeyin hakkını verenleri sever. (Hucurat-9)

- Muhakkak ki Allah muksitleri (her şeye hakkını verenleri) sever.(Mümtehıne-8)

H- BİRLİK VE BÜTÜNLÜĞÜ KORUYARAK ALLAH YOLUNDA GAYRET EDENLER:

- Allah, kendi yolunda çelik karkas blok bina bütünlüğünce saf bağlayarak savaşan kimseleri sever.(Saff- 4)

2- ALLAH’IN SEVMESI NE DEMEK?..

Tasavvuf gözlüğümüzün B HARFİ İLMİ ve AHADUSSAMED İLMİ camlarından değerlendirecek olursak; ALLAH’IN SEVDİKLERİ ifadesi ile ötede bir tanrının beride bazı kulları sevmesinin kast edilmediğini hemen sezeriz.

O halde ne kast ediliyor?…

Seven ve Sevilen bağında İKİLİK- ŞİRK var ise; Özde bulmak gerekiyor ise bu kavramı nasıl anlayacağız?….

İşte kilit nokta burası!…

Konuyu paylaştığımız dostlar ALLAH’IN SEVMESİ konusunda özetle şöyle dediler:

1- Allah’ça vasıfların açığa çıktığı mazhar. (O vasıfların seyredildiği mahaller)

2- Farklılık boyutunda birinin diğerine olan üstünlüğü gibi değil de, daha ziyade aşikar olanın olmayana göre düşünelim. Yani; esmaların bir birimde daha fazla, daha kamil zuhura çıkışı bir nevi onun sevilmesi mecazı ile anlatılmış. Ama bu olay gene Onun dilemesi ile…

3- Fıtraten şuursal farkındalıkla yaşayanlar…

4- Bedenî bilinçlerini Kalbî Şuurlarının hükmü altına verecek imana ve o imanın gereği fiillere yönelecek kararlılığa sahip olarak yaşayanlar…

5- Gönle girenler!…. Özellikle dünyada bir ALLAH EHLİ; VELİ KULU SEVEN VE ONUN TARAFINDAN SEVİLENLER, ONUN İLGİSİNE MAZHAR OLANLAR….

Unutmayalım ki “Allah’ın alemlerdeki tasarrufu alem suretleri iledir; başkaca değil…” EL HAMIYD esmaı açıklamasında VELİ kelimesi ALEM SURETİ olarak tanımlanmış… İşte bu gerçek nedeni ile Veliyi sevmek, Onun tarafından sevilmek; Allah’ın Sevmesi kapsamındadır diye düşündük…

< Maksut cihana gelmekten kişi Rabbin bilmektir/ Rabbini bilmekten murad Evliyasın Bulmaktır> (Kaygusuz Abdal)

<Yunus Emre der hoca/ İsterse var bin hacca/ Hepisinden iyice/ Bir gönüle girmektir>

6- Anlayabildigim kadariyla ; Sevmek ve Sevilmek Allah indindeki kavramlar değildir, beşeriyetin değerlerine göre bir anlatım tarzıdır, ESMA mertebesinin zahir olduğu noktadaki ki zahir olusundaki mana tesbiti dahi bizim algilamalarimiza göredir. Farkli ESMA zuhuratinin ya da SEYRinin bizim anlayisimiza indirgenmis anlatim tarzi olsa gerektir.

O’nun indinden bakinca ne seven var ne sevilen, cünki Allah ismiyle tanimlanan hakikat zati itibariyle Esmasından meydana getirdiği tüm alemlerden ganidir, alemlerden gani olunca alemlerde açığa çıkan, seyredilen her türlü manalar ve kavramlardan da beri olması gerekir.

ESMAlarin en fazla aciga ciktigi SEYR mahalli sanki Allahin en sevdigi kul gibi anlatilmis. Bir anlamda bir seyr mahallinden ne kadar ESMA genis kapsamli olarak seyrediliyorsa o mahallin kendisini yansitan olusturan ESMA mertebesine sevgili olusundan bahsedilmis, Allah ismiyle isaret edilirken özündeki Allah’a ait esmalar kastedilerek. O sevgili olan mahallin diğer esmalara karsi kuvveden fiile cikardiklarinin farkini anlatabilmek acisindan bu ifade kullanilmis.”Görenle görmeyen bir olurmu”,”ölü ile diri olan bir olurmu” sorulariylada bu gibi farkliliklar gözler önüne serilmeye calisilmis.

Eger gercekten bizim anladigimiz gibi bir sevme sevilme olayi söz konusu olsaydi buradan birde sevmedikleri var anlayisi cikardi ki ,bu da Allah’in kendi varliginda var olan bazi esmalari sevmedigi anlamina gelirdi bunun ardindan gelen soru ise sevmedigini neden yaratiyor olurdu, veya sevmedigini ortadan kaldiracak kadar aciz oldugu anlamina gelirdi. O zaman Allahin sevmedigi birseyi yaratmasi söz konusu olabilir miydi? Diledigini yapan olarak neden sevmedini yaratsin? Sonra mademki diledigini yapiyor o halde yaptigi herseyi aslinda seviyor.

Genel anlamda düsündügümüzde Allahin sevmedigi hicbir kulu yok gerek Cennet ehli gerekse Cehennem ehli icinde.zira her sey Allahin dilemesiyle var olmakta, kulluklarini kayitsiz sartsiz yerine getirmedeler.

Özel anlamda; cennet ehlinin mertebelerine göre yasamlarinin farkliliklarini ifade edebilmek acisindan, sevilen olarak bilinmeleri söz konusu ki ,gercekten bize göre bu sevilenler zümresi(Cennet ehli) yasadiklari itibariyle sevilmeyenlere(Cehennem ehli) göre kiyas edilemiyecek bir farkliliga sahib.

Allah muhsinleri sever,Allah ihsan edisine mahal olan birim allahin sevdigi olarak anlatiliyor bize göre .Her mahalde var ama esmanin daha kapsamli yogunlukla ciktigi mahal sevgili olmus oluyor.bize göre bir deger bu bence

AYRICA TESVIK VAR TESBITI YASAMAK ICIN herkes sevilmek yani daha fazla IHSANA kavusmak icin bir caba gösterir fitraten,herseyin en güzeline ulasmaktir gayeleri.bu istek kiminde dünyaya yönelik olarak cikar ve biz onlar icin sevilmeyenler tabiri kullanilir.fitratinda iman aciga cikacaklarda, sonsuz yasama dair meyilleri dolayisiyla yasadiklari yada yasayacaklari yüzünden sevilenler diye isimlendirilir.

Mademki tanriyi hesaba katmadan düsünecegiz, B’izdeki Allahin esmasi söz konusu burda esmasinin aciga cikisi kolaylastirildikca sevgili oluyor sevgiyi burda tamammen farkli olarak yasami kolaylastirilmis birimin nasibi olarak görsek mesela.

Birde ÖZELIN ÖZELI olan sevilenler var ki belki de kuran bunlara isaret ediyor ,

nerdeki sevilenler önce alemlerde sonra her birimde var olan isimlerin manalarinda,

yani RAHMETIN geneli var özeli var özelinde özeli var hatta dahada ötesi..

Belalar en cok nebilere sonra velilere sonrada sirasiyla derecelerine göre insanlarin üzerine yagar seklinde bir hadis vardi hatirladigim kadariyla.burda bizim anlayisimizin tam tersi belalar dünyada en sevdiklerine yagiyor,yani özel sevilmek icin var olanlar fitratlarindaki sevgi programinin olusturdugu bela yagmurlarinda yikanarak arinacaklar,kendilerindeki o kuranda Sevgiyle birlikte bahsedilen ESMALAR aciga cikacak sonucundada Cennet yasami baslayacak. Yada sadece Imanini degil Akil melegini de devreye sokup alemden ibret alip, ZIKIR; FIKIR, TAAT (ORUC, HAC, ZEKAT, SALAT)gibi calismalarla yanmadan bela yagmurlarinda islanmadan kendi kendilerine arinarak bahsedilen esmalari aciga cikaracaklar.

Kisaca Esma mertebesinin zuhurunun aciga cikardigi manalara aciga cikan ISIMlere göre manalar yüklenmis , Allahin sevmesi,sevmemesi,intikam almasi,lanet etmesi,kiskanmasi,beraber olmasi gibi anlatimlarla..

(Ufkumuzu açan bu açıklamalarından dolayı fikirlerini paylaşan dostlara teşekkür ediyoruz.)

C- SONUÇ;

Allah’ın Sevmesi kavramı ile ikili bir anlatım olmadığını; Şuursal açılım, Bedene Şuurun hükmetmesi, Fıtraten şuursal boyutta yaşaması Allah tarafından dilenen; takdir edilenler, Esmanın ve Allah’ça vasıfların mazharı olan mahaller, Özel Sevgi ile Özel Arınmaya ve lütuflara muhatap olacak kullara işaret edildiğini öğrendik…

Allah’ın sevmesi halinin bizde açığa çıkışı için İHSAN- İNFAK- MUKSIT- MUTTAKİ-MÜTEVEKKİL kavramlarının yaşama geçirilmesi gerektiğini de fark ettik…

Ve hem ayetten hem de dostların açıklamalarından çıkardığım bir gerçek daha var ki; Allah’ın Sevdiklerinden olmanın kestirme yolu ONUN RASULUNE TESLIM OLMAKTIR…

Onun Rasulune tabii olmakla kast edilenin özelde Hz. Muhammed Mustafa (as)a teslimiyet, genelde ise; HER ÇAĞDA BA’S OLUNAN RASULLERE; RİSALET İLMİNİ YANSITAN MAHALLERİN İLMİNE YÖNELMEK olduğunu düşünüyoruz… (Ali İmran- 31)

Allah’ın Sevdiklerinden olmak hazmıyla bize kolaylaşsın diliyoruz….

Mehmet Doğramacı
dogramacimehmet@gmail.com

Not : Yukarıdaki yazıda adı geçen ayetlerin numalarına, metinlerine ve meallerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Göksel Olaylar Ayetleri | Rüzgar Ayetleri | Tevekkül Ayetleri

Yorum Yazmak İstermsiniz ?

Kullanabileceğiniz XHTML etiketleri: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <blockquote cite=""> <code> <em> <strong>