<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sufizm.gen.tr -Düşünebilen Beyinlere. &#187; Yansımalarda Kavramlar</title>
	<atom:link href="http://www.sufizm.gen.tr/category/yansimalarda-kavramlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sufizm.gen.tr</link>
	<description>sufizm, islam ve bilim.. sadece gerçeği arayanlara..</description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Mar 2010 23:00:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Yansımalarda Kavramlar -12- Hasene-Hasenat</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-12-hasene-hasenat/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-12-hasene-hasenat/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 18:10:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yansımalarda Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[sufizm]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[tefekkür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sufizm.gen.tr/?p=1016</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;HASENE- HASENÂT” A-ÖN OKUMA Tespit edebildiğimiz kadarı ile 44 ayette “HASENE” ve onun çoğulu “HASENÂT” kavramı geçiyor. Bu çalışmada 44 ayetin hepsi değerlendirilmiş, ancak okumanın uzamaması için kavramların benzer manalarla geçtiği bazıları AYETLER bölümümüze alınmamıştır. Hasene kelimesini İHSAN-MUHSİN kavramlarından hatırladığımız gibi, HASAN- HUSEYİN- TAHSİN- AHSEN- HÜSNÜ- HÜSNİYE- HESNA- HÜSNA isimlerinin de bu kökten olduğunu zikredelim. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="color: #0000ff;"><strong>&#8220;HASENE- HASENÂT”</strong></span></h1>
<h2 style="text-align: center;"><span style="color: #333300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">A-ÖN OKUMA</span></strong></span></h2>
<p>Tespit edebildiğimiz kadarı ile 44 ayette “HASENE” ve onun çoğulu “HASENÂT” kavramı geçiyor. Bu çalışmada 44 ayetin hepsi değerlendirilmiş, ancak okumanın uzamaması için kavramların benzer manalarla geçtiği bazıları AYETLER bölümümüze alınmamıştır.</p>
<p>Hasene kelimesini İHSAN-MUHSİN kavramlarından hatırladığımız gibi, HASAN- HUSEYİN- TAHSİN- AHSEN- HÜSNÜ- HÜSNİYE- HESNA- HÜSNA isimlerinin de bu kökten olduğunu zikredelim.</p>
<p>Görelim ne imiş HASENE?!..</p>
<p align="center"><span style="color: #ff0000;"><strong>1-AYETLER:</strong></span></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">BAKARA </span> </strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>201-)</strong> Ve minhum men yekulü Rabbena atine <strong><em><span style="text-decoration: underline;">fiyddünya haseneten ve fiyl ahırati haseneten</span></em></strong> vekına azaben nar;</span><br />
<strong>Onlardan kimi de: <em><span style="text-decoration: underline;">&#8220;Rabbimiz, bize dünyada da hasene </span></em></strong><em><span style="text-decoration: underline;">(Esmâ&#8217;nın güzelliklerini yaşamayı)<strong> ver, sonsuz gelecek sürecinde de hasene </strong>(nefsimizdeki Esmâ&#8217;nın güzellikleri)<strong> ver;</strong></span></em><strong> </strong>(ayrı düşmenin)<strong> ateşinden bizi koru&#8221; derler.<span id="more-1016"></span></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>NİSA</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>40-)</strong> İnnAllahe la yazlimü miskale zerretin, ve in tekü <strong><em><span style="text-decoration: underline;">haseneten</span></em></strong> yudaıfha ve yü&#8217;ti min ledünHU ecran aziyma;</span><strong><br />
Şüphesiz Allah kimseye zerre ağırlığınca bile zulmetmez! <em><span style="text-decoration: underline;">Bir iyilik yapılmışsa onu kat kat arttırır ve ledünnünden azîm bir mükâfat verir.</span></em></strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>85-)</strong> Men yeşfa&#8217; şefa&#8217;aten <strong><em><span style="text-decoration: underline;">haseneten</span></em></strong> yekün lehu nasiybün minha* ve men yeşfa&#8217; şefa&#8217;aten seyyieten yekün lehu kiflün minha* ve kânAllahu alâ külli şey&#8217;in mukıyta;</span><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;"><em>Kim bir iyiliğin oluşması için vesile olursa, o iyilikten bir hissesi olur&#8230; Kim de kötü bir olaya vesile olursa, onda bir payı olur</em></span>&#8230; Allah her şeye Mukît&#8217;tir.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ENÂM </strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>160-)</strong> Men cae <em><span style="text-decoration: underline;">bil haseneti</span></em> felehu aşru emsaliha* ve men cae Bisseyyieti fela yücza illâ misleha ve hüm la yuzlemun;</span><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;"><em>Kim bir iyilikle gelirse, ona getirdiğinin on misli vardır</em></span>&#8230; Kim de bir kötülükle gelirse, ancak onun misliyle karşılığını yaşar! Onlar zulme uğratılmazlar.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ARAF</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>94-)</strong> Ve ma erselna fiy karyetin min Nebîyin illâ ehazna ehleha bil be&#8217;sai veddarrai leallehüm yeddarraun;</span></p>
<p><strong>Biz </strong>(hangi)<strong> bölge halkına bir Nebi irsâl ettiysek, mutlaka onun halkını </strong>(kendini beğenmişliklerinden uzaklaştırmak için)<strong> sıkıntı, hastalık ile kuşattık; belki içtenlik ve alçak </strong><strong>gönüllülükle yönelirler </strong>(diye)<strong>.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>95-)</strong> Sümme beddelna mekanes seyyietil <em><span style="text-decoration: underline;">hasenete</span></em> hatta afev ve kalu kad messe abaened darraü ves serraü feahaznahüm bağteten ve hüm la yeş&#8217;urun;</span><br />
<strong><em><span style="text-decoration: underline;">Sonra içine düştükleri sıkıntıyı iyilik ile değiştirdik&#8230;</span></em> Nihayet refaha erip </strong>(mal, evlatça)<strong> çoğaldılar ve </strong>(bu defa)<strong>: &#8220;Babalarımıza da sıkıntı ve refah dolu günler gelmiştir </strong>(bunda alınacak bir ders olamaz)<strong>&#8221; dediler&#8230; Biz de onları, ne olup bittiğini fark etmeden yakaladık!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>156-)</strong> Vektüb lena fiy hazihid dünya <em><span style="text-decoration: underline;">haseneten</span></em> ve fiyl ahireti inna hüdna ileyKE, kale azabiy usıybu Bihi men eşa&#8217;* ve rahmetiy vesiat külle şey&#8217;* feseektübüha lilleziyne yettekune ve yü&#8217;tunez Zekate velleziyne hüm Bi ayatina yu&#8217;minun;</span><br />
<strong><em><span style="text-decoration: underline;">&#8220;Bize hem şu dünyada güzellik yaz hem sonsuz gelecek yaşamında&#8230; Doğrusu biz sana yöneldik&#8221;&#8230; </span></em>Buyurdu ki: &#8220;Azabımı, kime dilersem ona isâbet ettiririm&#8230; Rahmetim her şeyi kapsar! Onu, korunanlara, zekâtı verenlere ve işaretlerimizdeki hakikate iman edenlere yazacağım.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>HUD</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>3-)</strong> Ve enistağfiru Rabbeküm sümme tubu ileyHİ yümettı&#8217;küm metaan<em><span style="text-decoration: underline;"> hasenen</span></em> ila ecelin müsemmen ve yü&#8217;ti külle ziy fadlin fadlehu, ve in tevellev fe inniy ehafü aleyküm azâbe yevmin kebiyr;</span><br />
<strong>&#8220;</strong>(Yanlış ve kusurlarınız için)<strong> bağışlanma isteyin Rabbinizden!<span style="text-decoration: underline;"><em> Sonra O&#8217;na tövbe edin ki, ömrünüz tamamlanana kadar sizi güzel bir şekilde yaşatıp, her erdemli kişiye lütfunu </em></span></strong><span style="text-decoration: underline;"><em>(ilim ve irfanlarının hak ettiğini)<strong> versin&#8230;</strong></em></span><strong> Eğer yüz çevirirseniz, sizin için o büyük sürecin azabından korkarım.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>114-)</strong> Ve ekımıs Salâte tarafeyin nehari ve zülefen minel leyl* innel <em><span style="text-decoration: underline;">hasenati</span></em> yüzhibnes seyyiat* zâlike zikra liz zakiriyn;</span><br />
<strong>Gündüzün iki tarafında ve geceden zülfelerde </strong>(gündüze yakın saatlerinde)<strong> salâtı ikame et&#8230; Muhakkak ki <em><span style="text-decoration: underline;">hasenat </span></em></strong><em><span style="text-decoration: underline;">(Hakikatini yaşamak-kişiden açığa çıkan güzel yaşantı)</span></em><strong><em><span style="text-decoration: underline;">,</span></em> </strong><strong>seyyiatı </strong>(hakikati örtme ve nefsaniyetten kaynaklanan suçların getirisini)<strong> giderir&#8230; Bu, idrak sahiplerine bir öğüttür.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>RA’D</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>22-)</strong> Velleziyne saberubtiğae vechi Rabbihim ve ekamus Salâte ve enfeku mimma razaknahüm sirran ve alaniyeten ve yedreune bil <em><span style="text-decoration: underline;">haseneti</span></em>sseyyiete ülaike lehüm ukbeddar;</span><br />
<strong>Yine onlar Rablerinin vechini </strong>(cennet yaşamı olan rabbanî kuvvelerin açığa çıkışı yaşamını)<strong> arzulayarak, sabrettiler </strong>(mevcut şartlarına)<strong>; salâtı ikame ettiler ve kendilerinde açığa çıkardığımız yaşam gıdasından gizli ve açık olarak bağışta bulundular&#8230; <span style="text-decoration: underline;"><em>Yaptıkları yanlışları </em></span></strong><span style="text-decoration: underline;"><em>(arkasından yapacakları)<strong> güzel fiillerle yok ederler&#8230; İşte onlarındır geleceğin vatanı!</strong></em></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>NAHL</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>30-)</strong> Ve kıyle lilleziynettekav ma zâ enzele Rabbüküm* kalu hayra* lilleziyne ahsenu fiy hazihid dünya <em><span style="text-decoration: underline;">hasenetün</span></em>, ve le darul ahireti hayr* ve le nı&#8217;me darul müttekıyn;</span><br />
<strong>Allah&#8217;tan korunanlara: &#8220;Rabbiniz ne inzâl etti?&#8221; denildi&#8230; &#8220;Hayır&#8221; dediler&#8230; <span style="text-decoration: underline;"><em>Şu dünyada güzel davrananlara güzellikler vardır&#8230;</em></span> Gelecekteki vatan ise elbette daha hayırlıdır&#8230; Muttakilerin vatanı ne güzeldir!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>41-)</strong> Velleziyne haceru fillahi min ba&#8217;di ma zulimu le nübevviennehüm fiyd dünya haseneten, ve leecrul ahireti ekber* lev kânu ya&#8217;lemun;</span><br />
<strong>Zulmedildikten sonra <em><span style="text-decoration: underline;">Allah&#8217;ta muhacir olanlara gelince; elbette onları dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz&#8230;</span></em> Gelecekteki mükâfatı ise elbette çok büyüktür. Eğer bilselerdi!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>75-)</strong> DarebAllahu meselen abden memluken la yakdiru alâ şey&#8217;in ve men razaknahu minna rizkan <em><span style="text-decoration: underline;">hasenen</span></em> fehuve yünfiku minhu sirran ve cehra* hel yestevun* elHamdu Lillah* bel ekseruhüm la ya&#8217;lemun;</span></p>
<p><strong>Allah </strong>(şöyle)<strong> bir <span style="text-decoration: underline;">misal</span> veriyor: Bir şeye gücü yetmeyen köle ile, <em><span style="text-decoration: underline;">kendisini bizden güzel bir yaşam gıdası ile beslediğimiz ve ondan, gizli ve açık başkalarına bağışta bulunan kişi&#8230;</span></em> Bunlar </strong><strong>hiç eşit olur mu? Hamd, Allah&#8217;a aittir! Hayır, onların çoğunluğu bilmezler.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>122-)</strong> Ve ateynahu fiyd dünya<em><span style="text-decoration: underline;"> haseneten</span></em>, ve innehu fiyl ahireti lemines salihıyn;</span><br />
<strong><em><span style="text-decoration: underline;">Biz Ona dünyada güzellikler verdik&#8230;</span></em> O, sonsuz gelecek yaşamda da sâlihlerdendir.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>125-)</strong> Ud&#8217;u ila sebiyli Rabbike bil hikmeti velmev&#8217;ızatil <em><span style="text-decoration: underline;">haseneti</span></em> ve cadilhüm billetiy hiye ahsen* inne Rabbeke HUve a&#8217;lemu Bimen dalle an sebiyliHİ ve HUve a&#8217;lemu bil mühtediyn;</span><br />
<span style="text-decoration: underline;"><strong><em>Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğüt ile davet et&#8230; Onlarla en güzel şekilde mücadele et&#8230;</em> Muhakkak ki Rabbin, &#8220;HÛ&#8221; yolundan sapanı daha iyi bilir </strong></span>(O)<strong>&#8230; Daha iyi bilir &#8220;HÛ&#8221;, doğru yola erenleri!</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>FURKAN</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>70-)</strong> İlla men tabe ve amene ve amile amelen salihan feülaike yübeddilullahu seyyiatihim <em><span style="text-decoration: underline;">hasenat</span></em>* ve kânAllahu Ğafuren Rahıyma; </span><strong><br />
Ancak tövbe eden, iman eden ve imanın gereğini uygulayan müstesna! <em><span style="text-decoration: underline;">Allah, onların kötülüklerini iyi niteliklere dönüştürür&#8230;</span></em> Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>NEML </strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>89-)</strong> Men cae bil <span style="text-decoration: underline;"><em>haseneti</em></span> felehu hayrun minha* ve hüm min fezeın yevmeizin aminun;</span><br />
<em><span style="text-decoration: underline;"><strong>Kim güzel vasıflarıyla geldi ise, onun için ondan daha hayırlısı vardır&#8230; Onlar o süreçte korkulası şeylerden güvendedirler.</strong></span></em></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>KASAS</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>53-)</strong> Ve iza yütla aleyhim kalu amenna bihİ innehül hakku min rabbina inna künna min kablihİ müslimiyn;</span><br />
<strong>Onlara bildirildiğinde: &#8220;Biz O&#8217;na iman ettik&#8230; Muhakkak ki O, Rabbimizden Hak&#8217;tır&#8230; Doğrusu biz O&#8217;ndan önce de, Rabbimize teslim olmuşluğumuzun farkındaydık!&#8221; dediler.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>54-)</strong> Ülaike yü&#8217;tevne ecrehüm merreteyni Bima saberu ve yedreune bil <em><span style="text-decoration: underline;">haseneti</span></em>sseyyiete ve mimma rezaknahüm yünfikun;</span><br />
<strong>İşte onlara sabrettikleri için bunun karşılığı iki kere verilir&#8230; <em><span style="text-decoration: underline;">Bunlar, kötülüğü güzel davranışla yok ederler ve beslediğimiz yaşam gıdalarından karşılıksız bağışlarlar.</span></em></strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>84-)</strong> Men cae bil <em><span style="text-decoration: underline;">haseneti</span></em> felehu hayrun minha* ve men cae Bisseyyieti fela yüczelleziyne amilüsseyyiati illâ ma kânu ya&#8217;melun;</span><br />
<em><span style="text-decoration: underline;"><strong>Kim güzellikleriyle </strong>(açığa çıkardığı Esmâ kemâlâtıyla)<strong> gelirse, onun için ondan daha hayırlısı vardır&#8230;</strong></span></em><strong> Kim de kötülük ile </strong>(kendini toprak olacak beden kabullenerek yaşamanın getirisi olan davranışlarla)<strong> gelirse, yaptığı kötülüklerin sonuçlarından başka bir şeyle karşılaşmaz!</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>AHZAB</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>21-)</strong> Lekad kâne leküm fiy Rasûlillahi <em><span style="text-decoration: underline;">üsvetün hasenetün</span></em> limen kâne yercullahe vel yevmel ahıre ve zekerAllahe kesiyra; </span><strong><br />
Andolsun ki, <em><span style="text-decoration: underline;">Rasûlullah&#8217;ta sizin için mükemmel bir örnek yaşam vardır!</span></em> Allah&#8217;ı ve sonsuz geleceği umanlar ve Allah&#8217;ı çok zikredenler </strong>(hatırlayanlar)<strong> için!</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>FUSSİLET</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>34-)</strong> Ve la testevil <em><span style="text-decoration: underline;">hasenetü</span></em> ve les seyyietü, idfa&#8217; billetiy hiye ahsenü feizelleziy beyneke ve beynehu adavetün keennehu veliyyün hamiym;</span><br />
<strong>İyilik, kötülük ile eşdeğer olmaz! <em><span style="text-decoration: underline;">Sen en güzel olan ile </span></em></strong><em><span style="text-decoration: underline;">(kötülüğü)<strong> uzaklaştır&#8230;</strong></span></em><strong> O takdirde görürsün ki, seninle düşmanlığı olan kimse, sanki sımsıcak bir dosttur!</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ŞURA</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>23-)</strong> Zâlikelleziy yübbeşşirullahu ıbadeHUlleziyne amenu ve amilus salihat* kul la es&#8217;elüküm aleyhi ecren illel meveddete fiyl kurba* ve men yakterif <em>haseneten</em> nezid lehu fiyha hüsna* innAllahe Ğafurun Şekûr; </span><strong><br />
İşte bu, Allah&#8217;ın, iman edip imanın gereğini uygulayan kullarına müjdelediğidir&#8230; De ki: &#8220;Sizden yakınlığın sevgisi dışında, bu tebliğim nedeniyle bir karşılık istemiyorum&#8221;&#8230; <em><span style="text-decoration: underline;">Kim bir güzellik kazanırsa, onda, onun için bir güzellik de biz arttırırız!</span></em> Muhakkak ki Allah Gafûr&#8217;dur, Şekûr&#8217;dur.</strong></p>
<h3><em><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;"><strong>2- TANIM VE AÇILIMLAR:</strong></span></span></em></h3>
<p align="center"><span style="color: #ff0000;">(Bu bölüme alınan tanımlarda “Yansımalar”a ek olarak “B Meal”den de istifade edilmiştir.)</span></p>
<p>HASENE; çoğulu HASENÂT. Bu kelimelere verilen anlamlar:</p>
<p>-       İyilik, Güzellik, Hayır.</p>
<p>-       Pozitif, Hakka ait şey</p>
<p>-       Ölüm ötesinde de geçerliliği olan iyilik; arınma, yakin, ihsan hali</p>
<p>-       Rabbani bir özellik.</p>
<p>-       İlahi özellikler, nübüvvet.</p>
<p>-       Güzel vasıflar.</p>
<p>-       Müşahade, yakiyn</p>
<p>-       İyilik, iyi nitelik, meleki amel.</p>
<p>-       Hz. Rasûlullah’ın yakınlarını sevmek; yakınlık.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">-       Hakikatini yaşamak-  Kişiden açığa çıkan güzel yaşantı.</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">-       Esmâ`nın güzelliklerini yaşamak.</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">-       Nefsimizdeki Esmâ`nın güzellikleri.</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">-       Kişinin açığa çıkardığı Esmâ kemâlâtı.</span></p>
<h2 style="text-align: center;"><span style="color: #333300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">B- ÇÖZÜMLEME</span></strong></span></h2>
<h3><em><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;"><strong>1- AYETLERDE HASENE VE HASENAT</strong></span></span></em></h3>
<p><span style="color: #ff0000;">BİZDE MEVCUT ESMANIN GÜZELLİKLERİNİ YAŞAMAYI (BEDEN CEHENNEMİNDEN KURTULARAK ŞUUR CENNETİNE GEÇMEYİ) GETİRECEK TÜM FİLLER:</span></p>
<p>-       Onlardan kimi de: &#8220;Rabbimiz, bize dünyada da hasene (Esmâ&#8217;nın güzelliklerini yaşamayı) ver, sonsuz gelecek sürecinde de hasene (nefsimizdeki Esmâ&#8217;nın güzellikleri) ver; (ayrı düşmenin) ateşinden bizi koru&#8221; derler. (Bakara-205)</p>
<p>-       Bir şeye gücü yetmeyen köle ile, kendisini bizden güzel bir yaşam gıdası ile beslediğimiz ve ondan, gizli ve açık başkalarına bağışta bulunan kişi&#8230; Bunlar hiç eşit olur mu? Hamd, Allah&#8217;a aittir! Hayır, onların çoğunluğu bilmezler.(Nahl-75)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">ŞUUR BOYUTUNDAN KAT KAT AÇILIMLAR GETİRECEK FİİLLER:</span></p>
<p>-       Bir iyilik yapılmışsa onu kat kat arttırır ve ledünnünden azîm bir mükâfat verir. (Nisa-40)</p>
<p>-       Kim bir iyilikle gelirse, ona getirdiğinin on misli vardır&#8230; Kim de bir kötülükle gelirse, ancak onun misliyle karşılığını yaşar! Onlar zulme uğratılmazlar. (Enam- 160)</p>
<p>Kim güzellikleriyle (açığa çıkardığı Esmâ kemâlâtıyla) gelirse, onun için ondan daha</p>
<p>-       hayırlısı vardır&#8230;(Kasas-84)</p>
<p>-       Kim bir güzellik kazanırsa, onda, onun için bir güzellik de biz arttırırız! Muhakkak ki Allah Gafûr&#8217;dur, Şekûr&#8217;dur. (Şura- 23)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">ÖZÜNE SAMİMİYETLE YÖNELENLERE VERİLECEK OLAN DÜNYEVİ VE UHREVİ LUTUFLAR:</span></p>
<p>-       &#8220;Bize hem şu dünyada güzellik yaz hem sonsuz gelecek yaşamında&#8230; Doğrusu biz sana yöneldik&#8221;&#8230; (Araf- 156)</p>
<p>-       Şu dünyada güzel davrananlara güzellikler vardır&#8230; (Nahl-30)</p>
<p>-       Allah&#8217;ta muhacir olanlara gelince; elbette onları dünyada güzel bir yere yerleştireceğiz&#8230; (Nahl-41)</p>
<p>-       Biz Ona dünyada güzellikler verdik&#8230;(Nahl-122)</p>
<p>-       Kim güzel vasıflarıyla geldi ise, onun için ondan daha hayırlısı vardır&#8230; Onlar o süreçte korkulası şeylerden güvendedirler. (Neml-89)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">TEVBENİN HAKİKATİNİ YAŞAYANLARA ARMAĞAN EDİLEN İDRAK VE HAL:</span></p>
<p>-       Sonra O&#8217;na tövbe edin ki, ömrünüz tamamlanana kadar sizi güzel bir şekilde yaşatıp, her erdemli kişiye lütfunu (ilim ve irfanlarının hak ettiğini) versin&#8230; (Hud-3)</p>
<p>-       Ancak tövbe eden, iman eden ve imanın gereğini uygulayan müstesna! Allah, onların kötülüklerini iyi niteliklere dönüştürür&#8230; Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir. (Furkan-70)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">SALATI İKAME EDENLERE; GÜNAHLARININ SİLİNMESİ, GÜZELLİKLERİN ARTIŞI ŞEKLİNDEKİ LÜTUFLAR:</span></p>
<p>-       Gündüzün iki tarafında ve geceden zülfelerde (gündüze yakın saatlerinde) salâtı ikame et&#8230; Muhakkak ki hasenat (Hakikatini yaşamak-kişiden açığa çıkan güzel yaşantı), seyyiatı (hakikati örtme ve nefsaniyetten kaynaklanan suçların getirisini) giderir&#8230; Bu, idrak sahiplerine bir öğüttür. (Hud-114)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">BİR YANLIŞIN PEŞİNDEN HEMEN SONRA ORTAYA KONURSA, YANLIŞIN GETİRİLERİNİ SİLEN İYİLİKLER:</span></p>
<p>-       Yaptıkları yanlışları (arkasından yapacakları) güzel fiillerle yok ederler&#8230; İşte onlarındır geleceğin vatanı! (Ra’d- 22)</p>
<p>-       Bunlar, kötülüğü güzel davranışla yok ederler ve beslediğimiz yaşam gıdalarından karşılıksız bağışlarlar. (Kasas- 54)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">İÇTENLİKLE ORTAYA KONDUĞUNDA SADECE İÇ DÜNYAMIZI DEĞİL, DIŞ DÜNYAMIZI DA GÜZELLEŞTİREN, DÖNÜŞTÜREN FİİLLER:</span></p>
<p>-  İyilik, kötülük ile eşdeğer olmaz! Sen en güzel olan ile (kötülüğü) uzaklaştır&#8230; O takdirde görürsün ki, seninle düşmanlığı olan kimse, sanki sımsıcak bir dosttur! (Fussilet- 34)</p>
<h4 style="text-align: center;"><em><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;"><strong>2-  AYETLERDE GEÇEN ESMALAR VE BU ESMALARA YÜKLENEN ANLAMLAR: </strong></span></span></em><a href="http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm" target="_blank"><em>http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm</em></a><strong> </strong></h4>
<p><span style="color: #ff0000;">EL HAFİYZ&#8230;</span> Âlemler içindekilerin varlığının korunması için onların gerekenlerini oluşturan.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">EL MUKİYT&#8230;</span> <strong>Hafîz</strong> isminin özelliğinin oluşması için gerekli olan maddi veya manevî olarak</p>
<p>nitelendirilen alt yapıyı oluşturup meydana getiren.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">ER REZZAK&#8230;</span> Hangi boyutta veya ortamda olursa olsun açığa çıkan birimin yaşamının devamı için gereken her türlü gıdayı veren.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">EL ĞAFÛR&#8230;</span> Allâh Rahmetinden asla ümit kesilmemesi gereken. Gerekli arınmayı yaptırtarak Rahîmiyetin nimetlerine erdiren. Rahîm ismini tetikleyen!</p>
<p><span style="color: #ff0000;">EŞ ŞEKÛR&#8230;</span> Verdiği nimeti çoğaltmak için o nimeti değerlendirten. Birimde verilen nimeti hakkıyla değerlendirerek &#8220;daha&#8221;sına açılmayı oluşturan. &#8220;Kerîm&#8221; isminin özelliğini tetikler. Bu ismin özelliğinin kapalı kalması ise, birimi kendisine ulaşana karşı kapanmayı; o nimeti değerlendirmek yerine başka yönlere dönerek o nimetten perdelenmeyi yaşatır. Bu da &#8220;nankörlük&#8221; yani verileni değerlendirmemek olarak tanımlanır. Verilenin gerisinden mahrum kalma sonucunu doğurur. Nimetin ardı kesilir!</p>
<p style="text-align: left;"><span style="color: #ff0000;">ER RAHIYM&#8230;</span> Âlem sûretleri ile kendini seyir edendir! Bilinçli varlıkları, hakikatlerine erdirmek suretiyle; seyretmekte ve Esmâ&#8217;sı özellikleriyle yaşatmakta olanın, kendisi olduğu farkındalığıyla yaşatandır. &#8220;Ve kâne bil mu&#8217;miniyne Rahıyma = Hakikatine iman etmişlere Rahîm&#8217;dir&#8221; (Ahzab: 43). Cennet diye işaret edilen yaşamın kaynağıdır. Melekî boyutun &#8220;var&#8221;lığını oluşturandır.</p>
<h2 style="text-align: center;"><span style="color: #333300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">C- SONUÇ:</span></strong></span></h2>
<h3><em><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;"><strong>HASENAT TEFEKKÜRÜ</strong></span></span></em></h3>
<p>SALİH AMEL kavramını geleneksel, rivayete dayalı bilgi kalıpları ile “belli başlı ameller” şeklinde anladığımız gibi Hasene ve Hasenat kelimeleri geçince de “bildik iyilikler “ şeklinde okumak, bir alışkanlık refleksi olarak kene misali düşüncemize yapışıyor.</p>
<p>Kur’an-ı Kerime eksenli, Rasülullah (sav) merkezli din anlayışı ile Yansıyanları değerlendirdiğimizde ise dışa dönük anlatım ve yaşam biçimlerinin, açılmak istenen mana yanında çok sığ, çok kısır kaldığı gözlediğimiz acı bir gerçek…</p>
<p>Ayetlerden HASENE- HASENAT kavramını bu gözlükle okuduğumuzda karşımıza harika açılımlar çıkıyor. Hasene kavramı bağlamında şunları yeni seyirler olarak not ediyoruz:</p>
<p><strong>Hakikatini yaşamayı niyete alan kimseden açığa çıkan güzel davranışlardır hasene.</strong> Bu çok önemli. Rast gele her müslümanın yaptığı bildik iyilikler değil, körü körüne tapınırcasına, dışsal bakış açıları ile ortaya konan fiiller değil, HAKİKATİNİ YAŞAMAK, ESMA KEMALATINI KENDİNDE AÇMAK üzere yönelenlerden açığa çıkanlardır Hasene.<strong> </strong></p>
<p><strong>Hasenede amaç; dışarıya, başkasına fayda vermekten öte; kişinin kendi özüne açılmasıdır.</strong> Klasik iyilik anlayışı ile, ayrı(!) birimlere yönelik fayda yaklaşımı içinde, benlik dimdik ayakta olarak yapılan fiiller; hasene kavramının ruhundan uzaktır!&#8230;</p>
<p><strong>Köprüden önce son çıkıştır Hasene: </strong>Sistem; seriül hisab, zül intikam mekanizmaları ile üretilen fiil ve düşüncelerin sonucunu yaşatırken, bu acı bir realite olarak önümüzde iken; samimiyetle özüne yönelenler ve yerinde kullanmasını bilenler için; son bir çıkış kapısı, Tevbe-i Nasuh ve İstiğfar mekanizmaları ile daima mevcuttur.</p>
<p>Ayetlerden okuduğumuz ve bize müjde olarak gelen şey; Hasenenin günahı silmesi, bununla da kalmayıp yeni idrakler bahşetmesidir!..</p>
<p>Bazı ayetlerde, adeta deftere yanlış yazdığımız yazılar için bir silgi gibi zikredilmesi, üzerinde çok çok düşünülesi, ayrıntıları ile kullanılası bir mekanizmadır.</p>
<p>( Tekke Kültürü ile yoğrulan Anadolu’da, yanlış yapanın, evinden bir lokma da olsa sadaka vermesi, meğer nerelere dayanıyormuş!)</p>
<p><strong>Hasenenin; samimiyetle ortaya konduğunda DIŞ DÜNYAMIZI DA DEĞİŞTİRME İMKANI VEREN BİR DÖNÜŞTÜRÜCÜ OLUŞU ise hayli dikkate değer! </strong></p>
<p>***<strong> </strong></p>
<p>Bütün bunlardan farklı olarak, kaynaktan yansıyan son bilgiler ışığında Hasene kavramından bizim anladığımız şu:</p>
<p>Öz noktamızı, Şuurumuzu, bizdeki Halife boyutunu açığa çıkarmak, beden ve beşer yanımızı şuurun emrine vermek; şeytanı secde ettirmek üzere; sahip olduğumuzu vehmettiklerimizden vermemiz, programlı biçimde riyazatlarımız, salatın, zikrin hakikatine yönelik gayretlerimizin tamamı hasene kapsamındadır!&#8230;</p>
<p><strong>Rabbena âtina fid dünya haseneten….</strong> diye başlayan duayı bu idrakle okumak ve yaşamak nasibimiz olsun….</p>
<p>Doğrular; Ehlinden, yanlışlar beşer yanımızdandır.</p>
<p>Şüphesiz en doğrusunu Allah, Rasülü ve de Ehlullah bilir.</p>
<h6 style="text-align: right;"><span style="color: #333333;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Diğer Bölümler :<a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-1/" target="_blank"> 1.Bölüm</a> | <a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-2/" target="_blank">2. Bölüm</a> | <a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-3-ihsan/" target="_blank">3. Bölüm</a> | <a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank">4. Bölüm | </a><a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-5-allahin-sevdikleri/" target="_blank">5. Bölüm </a>| <a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-6-israf/" target="_blank">6. Bölüm</a> | <a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-7-infak/" target="_blank">7. Bölüm</a><a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank"> </a>|<a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-8-allahin-sevmedikleri/" target="_blank"> 8. Bölüm </a>| <a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-9-allah-in-beraber-olduklari/">9. Bölüm </a>| <a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-10-istigfar/">10. Bölüm </a>| <a href="http://www.tasavvuf.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-11-karz-i-hasen/">11. Bölüm</a><a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank"><br />
</a></strong></em></span></span></h6>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #000080;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Mehmet Doğramacı<br />
dogramacimehmet@gmail.com</strong></em></span></span></p>
<p><em><span style="color: #000000;">Not : Yukarıdaki yazıda adı geçen ayetlerin numaralarına, metinlerine ve meallerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.</span></em></p>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #993366;"><em><span style="color: #000000;"><a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalar-da-kavramlar-goksel-olaylar-ayetler/" target="_blank">Göksel Olaylar Ayetleri</a> | <a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-ruzgar-firtina-ayetleri/" target="_blank">Rüzgar Ayetleri </a>| <a href="../yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalar%e2%80%99da-kavramlar-tevekkul-ayetleri/" target="_blank">Tevekkül Ayetleri</a></span></em></span></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-12-hasene-hasenat/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yansımalarda Kavramlar -11- Karz-ı Hasen</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-11-karz-i-hasen/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-11-karz-i-hasen/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 18:07:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yansımalarda Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Allaha Borç Vermek]]></category>
		<category><![CDATA[Karzı Hasen]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[sufizm]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[tefekkür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sufizm.gen.tr/?p=1014</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;KARZ- I HASEN” (Allah’a güzel borç vermek) A-ÖN OKUMA Tespit edebildiğimiz kadarı ile 6 ayette “KARZ-I HASEN” kavramı geçiyor. AYETLER: BAKARA 245-) Menzelleziy yukridullahe kardan hasenen feyudaıfehu lehu ad&#8217;afen kesiyreten, vAllahu yakbidu ve yebsut* ve ileyhi türceun; Kimdir o kişi ki, Allah&#8217;a güzel bir ödünç versin de karşılığını defalarca katlanmış olarak geri alsın? Allah kabz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: center;"><span style="color: #0000ff;"><strong>&#8220;KARZ- I HASEN”</strong></span></h2>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #333333;"><strong>(Allah’a güzel borç vermek)</strong></span><strong> </strong></h4>
<p align="center"><span style="color: #003300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">A-ÖN OKUMA</span></strong></span><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;">Tespit edebildiğimiz kadarı ile 6 ayette “KARZ-I HASEN” kavramı geçiyor.<span id="more-1014"></span></p>
<table style="height: 1054px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="691">
<tbody>
<tr>
<td width="607" valign="top">
<p align="center"><strong> <span style="color: #ff0000;">AYETLER:</span></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>BAKARA</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>245-)</strong> Menzelleziy <span style="text-decoration: underline;"><em>yukridullahe kardan hasenen</em></span> feyudaıfehu lehu   ad&#8217;afen kesiyreten, vAllahu yakbidu ve yebsut* ve ileyhi türceun;</span><br />
<strong>Kimdir o kişi ki, <em><span style="text-decoration: underline;">Allah&#8217;a güzel bir ödünç</span></em> versin de karşılığını defalarca katlanmış olarak geri alsın? Allah kabz eder   veya bast eder </strong>(tutar, sıkar, daraltır veya açar, genişletir,   yayar)<strong>&#8230; O&#8217;na   döndürülmektesiniz!</strong><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>MAİDE</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>12-)</strong> Ve lekad   ehazAllahu miysaka beni israiyl* ve beasna minhümüsney aşere nekıyba* ve   kalAllahu inniy meaküm* lein ekamtümüs Salate ve ateytümüz Zekate ve amentüm   Bi rusuliy ve azzertümuhüm ve <em><span style="text-decoration: underline;">akradtümullahe kardan hasenen</span></em> leükeffirenne anküm seyyiatiküm ve   leüdhılenneküm cennatin tecriy min tahtihel enhar* femen kefere ba&#8217;de zâlike   minküm fekad dalle sevaes sebiyl;</span><br />
<strong>Andolsun ki Allah,   İsrailoğullarının sözünü aldı&#8230; Onlardan on iki temsilci bâ&#8217;settik&#8230; Allah   şöyle buyurmuştu: &#8220;Ben muhakkak sizinleyim&#8230; Salâtı ikame ettiğiniz,   zekâtı verdiğiniz, Rasûllerime iman edip onlara yardımcı olduğunuz; <em><span style="text-decoration: underline;">Allah&#8217;a karz-ı hasen ile borç   verdiğiniz</span></em> takdirde, kötülüklerinizi sizden silerim; elbette sizi   altlarından nehirler akan cennetlere koyarım&#8230; Bundan sonra sizden kim   hakikati inkâr ederse, gerçekten yolun ortasından sapmıştır.&#8221;</strong><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>HADİD</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>11-)</strong> Men zelleziy <em><span style="text-decoration: underline;">yukridullahe kardan hasenen</span></em> feyuda&#8217;ıfehu lehu ve   lehu ecrun keriym;</span><br />
<strong>Kim ki, <em><span style="text-decoration: underline;">Allah&#8217;a karz-ı hasen </span></em></strong><em><span style="text-decoration: underline;">(güzel bir ödünç)<strong> versin</strong></span></em><strong><em><span style="text-decoration: underline;"> de</span></em>, Allah da onu, katlayarak ona   artırsın! Onun için cömert bir ecir de vardır.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>17-)</strong> I&#8217;lemu ennAllahe   yuhyiyl&#8217;Arda ba&#8217;de mevtiha* kad beyyenna lekümül&#8217;ayati le&#8217;alleküm ta&#8217;kılun;</span><br />
<strong>İyi bilin ki Allah,   ölümünden sonra arzı diriltir! Aklınızı kullanasınız diye size işaretleri   açık-seçik beyan ettik.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>18-)</strong> İnnel   mussaddikıyne velmussaddikati ve <em><span style="text-decoration: underline;">akredullahe kardan hasenen</span></em> yuda&#8217;afu lehüm ve lehüm ecrun keriym;</span><br />
<strong>Muhakkak ki sadaka   veren erkekler ve sadaka veren kadınlar ve <em><span style="text-decoration: underline;">Allah&#8217;a güzel bir ödünç verenler</span></em> var ya, onlara   kat kat artırılır&#8230; Onlar için cömert bir bedel de vardır.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>TEĞABÜN</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>14-)</strong> Ya eyyuhelleziyne   amenu inne min ezvaciküm ve evladiküm &#8216;aduvven leküm fahzeruhüm* ve in ta&#8217;fu   ve tasfehu ve tağfiru feinnAllahe Ğafurun Rahıym;</span><br />
<strong>Ey iman edenler!   Muhakkak ki eşlerinizden ve evlatlarınızdan </strong>(onların içinden)<strong> sizin için düşman vardır! Bundan   ötürü onlardan korunun! Eğer affeder, vazgeçer ve bağışlarsanız, muhakkak ki   Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>15-)</strong> innema emvaluküm   ve evladuküm fitnetun, vAllahu &#8216;ındeHU ecrun &#8216;Azıym;</span><br />
<strong>Mallarınız ve   evlatlarınız sizin için yalnızca sınav objesidir! Allah </strong>(a   gelince)<strong>, O&#8217;nun   indîndedir büyük ecir.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>16-)</strong> Fettekullahe   mesteta&#8217;tum vesme&#8217;u ve etiy&#8217;u ve enfiku hayren lienfüsiküm* ve men yuka şuhha   nefsihi feülaike hümül müflihun;</span><br />
<strong>Öyleyse, olabildiğince   Allah&#8217;tan </strong>(yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için)<strong> korunun; algılayın ve itaat edin ve   kendi hayrınıza olarak infak edin! Kim benliğinin cimriliğinden/ihtirasından   korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>17-)</strong> İn <span style="text-decoration: underline;"><em>tukridullahe kardan hasenen</em></span> yuda&#8217;ıfhu leküm ve   yağfir leküm* vAllahu Şekurun Haliym;</span><br />
<strong>Eğer<em><span style="text-decoration: underline;"> Allah&#8217;a </span></em></strong><em><span style="text-decoration: underline;">(Esmâ&#8217;sıyla var olmuş ihtiyaç   sahiplerine)<strong> güzel bir   ödünç verirseniz</strong></span></em><strong>,   verdiğinizi size katlayarak arttırır ve sizi mağfiret eder&#8230; Allah   Şekûr&#8217;dur, Halîm&#8217;dir.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>18-)</strong> &#8216;Alimul ğaybi   veşşehadetil&#8217;Aziyzül Hakiym; </span><strong><br />
Gayb ve şehâdetin Âlim&#8217;idir,   Azîz&#8217;dir, Hakîm&#8217;dir.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>MÜZZEMMİL</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>19-)</strong> İnne hazihi   tezkiretün, femen şaettehaze ila Rabbihi sebiyla; </span><strong><br />
Muhakkak ki bu bir tezkiredir </strong>(hatırlatıp   düşündürtme)<strong>! Dileyen   Rabbine </strong>(erdiren)<strong> yol edinir!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>20-)</strong> İnne Rabbeke   ya&#8217;lemu enneke tekumu edna min sülüseyilleyli ve nısfehu ve sülüsehu ve   taifetun minelleziyne me&#8217;ake, vAllahu yukaddirulleyle vennehar* &#8216;alime en len   tuhsuhu fetabe &#8216;aleyküm fakreu ma teyessere minelKur&#8217;ân* &#8216;alime en seyekûnu   minküm merda ve aharune yadribune fiyl&#8217;Ardı yebteğune min fadlillahi ve   aharune yukatilune fiy sebiylillâhi, fakreu ma teyessere minhu, ve   ekımusSalâte ve atuzZekâte ve <span style="text-decoration: underline;">akridullahe kardan hasena</span>* ve ma tukaddimu lienfüsiküm min   hayrin teciduhu &#8216;ındAllahi huve hayren ve a&#8217;zame ecra* vestağfirullah*   innAllahe Ğafurun Rahıym;</span><br />
<strong>Muhakkak ki Rabbin   senin gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında veya üçte birinde   kalktığını biliyor&#8230; Seninle beraber olanlardan bir grubun da! Geceyi ve   gündüzü Allah takdir ediyor! </strong>(Allah)<strong> onu asla değerlendiremeyeceğinizi   bildi de tövbenizi kabul etti&#8230; Kurân&#8217;dan kolaylaşanı okuyun </strong>(idrak   edin)<strong>! </strong>(Allah)<strong> bilir ki, sizden hastalar, arzda   dolaşıp Allah&#8217;ın lütfundan talep eden kimseler ve Allah yolunda savaşan   kimseler olacaktır. Artık O&#8217;ndan kolaylaşan kadarını okuyun; salâtı ikame   edin </strong>(yönelişi kaîm kılın müşahede ile)<strong>, zekâtı verin ve <em><span style="text-decoration: underline;">Allah&#8217;a güzel bir ödünç   verin</span></em>&#8230; Kendiniz için </strong>(önceden)<strong> hayırdan ne takdim ederseniz, Allah   indînde onun çok daha büyük ve hayırlısını bulursunuz. Allah&#8217;tan mağfiret   dileyin! Muhakkak ki Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p align="center"><span style="color: #003300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">B- ÇÖZÜMLEME</span></strong></span></p>
<table style="height: 342px;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="692">
<tbody>
<tr>
<td colspan="4" width="616" valign="top">
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong> <em><span style="text-decoration: underline;">AYETLERDE KARZ-I HASEN</span></em></strong></span></h3>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">KARZ-I   HASEN; ALLAH’A VERİLEN BORÇ KATLANARAK KARŞILIKLA KİŞİYE DÖNER: </span></strong><br />
Kimdir o kişi ki,   Allah&#8217;a güzel bir ödünç versin de karşılığını defalarca katlanmış olarak geri   alsın? (Bakara-245) Kim ki, Allah&#8217;a karz-ı   hasen (güzel bir ödünç) versin de, Allah da onu, katlayarak ona artırsın!   (Hadid-11) Allah&#8217;a güzel bir ödünç verenler   var ya, onlara kat kat artırılır&#8230;(Hadid-18) Allah&#8217;a   (Esmâ&#8217;sıyla var olmuş ihtiyaç sahiplerine) güzel bir ödünç verirseniz,   verdiğinizi size katlayarak arttırır. (Teğabün-17) Allah&#8217;a   güzel bir ödünç verin&#8230; Kendiniz için (önceden) hayırdan ne takdim   ederseniz, Allah indînde onun çok daha büyük ve hayırlısını bulursunuz.(   Müzzemmil-20)</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">KARZ-I   HASEN GÜNAHLARIN SİLİNMESİNE VESİLEDİR: </span></strong><br />
Allah&#8217;a karz-ı hasen ile borç verdiğiniz   takdirde, kötülüklerinizi sizden silerim;(Maide-12)</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">KARZ-I   HASEN MAĞFİRETE (Bağışlanmaya) VESİLEDİR: </span></strong><br />
Allah&#8217;a (Esmâ&#8217;sıyla var olmuş ihtiyaç   sahiplerine) güzel bir ödünç verirseniz, verdiğinizi size katlayarak arttırır   ve sizi mağfiret eder&#8230;(Teğabün-17) Allah&#8217;a   güzel bir ödünç verin&#8230; Kendiniz için (önceden) hayırdan ne takdim   ederseniz, Allah indînde onun çok daha büyük ve hayırlısını bulursunuz.   Allah&#8217;tan mağfiret dileyin! Muhakkak ki Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir. (Müzzemmil-20)</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">KARZ-I   HASEN, ÖTEDE BİR YAPIYA DEĞİL, KENDİMİZEDİR! </span></strong><br />
Allah&#8217;a güzel bir ödünç verin&#8230;   Kendiniz için (önceden) hayırdan ne takdim ederseniz, Allah indînde onun çok   daha büyük ve hayırlısını bulursunuz. (Müzzemmil-20)</td>
</tr>
<tr>
<td width="11"></td>
<td width="592"></td>
<td width="10"></td>
<td width="4"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<table style="height: 329px;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="692">
<tbody>
<tr>
<td width="616" valign="top">
<p align="center"><strong> <em><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;">AYETLERDE GEÇEN ESMALAR VE BU   ESMALARA YÜKLENEN ANLAMLAR:</span></span></em><br />
</strong><a href="http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm" target="_blank"><em>http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm</em></a></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>EL- KERİYM:</strong></span> Öylesine cömert ki, kendisini   inkâr ile açığa çıkanlara dahi sayısız nimetlerini bağışlamakta. <strong>&#8220;OKU&#8221;</strong>mak   yani <strong><span style="text-decoration: underline;">&#8220;İKRA&#8221;</span></strong> ancak O&#8217;nun keremiyle bir birimde açığa çıkabilir. Her birimin hakikatinde   yer almakta.<strong> </strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>EL KABIDZ</strong></span>&#8230; Tüm   birimleri, onları oluşturan <strong>&#8220;Esmâ&#8221;</strong>sıyla   hakikatleri yönünden kudret eliyle tutup hükmünü icra eden! İçe dönüklüğü   yaşatan.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>EL BASIT</strong>&#8230;</span> Açıp   yayan. Boyutsallıkları ve derin görüşü oluşturan.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>EL HALİYM&#8230;</strong></span><strong> </strong>Açığa çıkan bir olaya ani ve fevrî tepki vermeyip,   açığa çıkış amacı doğrultusunda değerlendirmeye alan.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>EL AZİYM&#8230;</strong></span><strong> </strong>Açığa çıkmış Esmâ özelliği olan hiçbir birimin,   azametini kavrayamayacağı muhteşem büyüklük.<strong> </strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>EL ĞAFÛR&#8230;</strong></span><strong> </strong>Allâh Rahmetinden asla ümit kesilmemesi gereken.   Gerekli arınmayı yaptırtarak Rahîmiyetin nimetlerine erdiren. Rahîm ismini   tetikleyen!<strong> </strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">EŞ ŞEKÛR&#8230;</span> </strong>Verdiği nimeti çoğaltmak için o nimeti değerlendirten. Birimde verilen   nimeti hakkıyla değerlendirerek &#8220;daha&#8221;sına açılmayı oluşturan.   &#8220;Kerîm&#8221; isminin özelliğini tetikler. Bu ismin özelliğinin kapalı   kalması ise, birimi kendisine ulaşana karşı kapanmayı; o nimeti   değerlendirmek yerine başka yönlere dönerek o nimetten perdelenmeyi yaşatır.   Bu da &#8220;nankörlük&#8221; yani verileni değerlendirmemek olarak tanımlanır.   Verilenin gerisinden mahrum kalma sonucunu doğurur. Nimetin ardı kesilir!<strong> </strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<h2><span style="color: #333300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">C- SONUÇ:</span></strong></span></h2>
<table style="height: 1810px;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="691">
<tbody>
<tr>
<td width="610" valign="top">
<h3><strong> <em><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #993300;">KARZ-I HASEN TEFEKKÜRÜ</span></span></em></strong></h3>
<p>Bu tefekkürümüze has olmak üzere incelenecek metin   ve kavram tanımlamalarına girmedik. Çünkü KARZ-I HASEN denilince İslam   Alimlerince bugüne değin anlaşılan şeyler; “İyilikler, sadakalar, infaklar   çerçevesinde fiillerdir”…Bunlar doğru olmakla birlikte işin hakikatinin daha   farklı olduğunu hissediyoruz.</p>
<p>Tasavvuf bilgilerimizle Karz-ı Hasene baktığımızda   da şu ana kadar, “KARŞILIK BEKLEYEREK İBADET EDENLERİN”, yani avamın algısına   özgü bir kavrama işaret edildiğini görüyoruz.</p>
<p><strong>Kaynaktan yansıyan yeni bilgiler ve açılımlar ışığında </strong>konuyu değerlendirmenin daha yerinde olacağını düşündük. Özellikle de   tefekkürümüzde yeni boyutlar açan <span style="color: #000080;"><strong>ŞUUR BOYUTU;   ÖZ BOYUT; HALİFETULLAH YANIMIZ; İNSAN YANIMIZ</strong></span> ve  <span style="color: #ff0000;"><strong>BEDENÎ; HAYVANİ BOYUT; BEŞER YANIMIZ</strong></span> ayrımı bu   kavramı değerlendirmemizde yeni bir ışık oldu. Işık tutanlara şükründe   aciziz.<strong> </strong></p>
<p><strong>Nedir Karz-ı Hasen?&#8230; Nedir Allah’a Borç Vermek?!..</strong> Karsımızdaki bir birime verilen borç gibi değerlendirilebilir mi? “Malikel   mülk”  yani Mülkün sahibi  olan ,dolayısıyla borç- alacak- verecek   gibi beşeri kavramlardan beri olan Allah ismiyle isimlendirilen indinde tüm kavramların   düşmesi ,bizi otomatik olarak  bazen   Allah ismiyle de işaret edilen ama  O   nun, bizim de varlığımızı oluşturduğu aslimiz olan ESMA mertebesi düzeyinden değerlendirmemizi   gerektirir, zira borç alacak bir muhatabımız bu anlamda  söz konusu olamaz, olsa olsa <span style="text-decoration: underline;">KENDI   HAKIKATIMIZ olan ESMA mertebemizle yani    SUURumuzla  B’ilincimizin  temas‘i,iletişimi, yakinlasmasi Birbirine   AYN olmasi yani bilincin kendini ayri zannettiği varlığının aslini teşkil   eden esma mertebesi oldugu farkindaligi </span>söz konusu olabilir.</p>
<p>ALLAH’IN SEVDİKLERİ- ALLAH’IN SEVMEDİKLERİ- ALLAH’IN   BERABER OLDUKLARI tefekkürlerimizdeki düşünce metodumuzla Karz-ı Hasene   yaklaşalım. Müzzemmil- 20. Ayet ışığı tutmuş aslında: KARZ-I HASEN   KENDİMİZDEN KENDİMİZE!..</p>
<p>Biz, tasavvuf okumaya çalışanlar bu KENDİMİZDEN   KENDİMİZE tabirini çok kullanırız da işleyiş mekanizmasını ve hakikatini yine   de anladığımız söylenemez. Bunu da son bilgiler ışığında açmak gerek!..</p>
<p><strong>“BİRBİRİNİZE DÜŞMAN OLARAK İNİN !</strong> (7-24)” ayeti ile Adem’e yapılan hitap; uzun yıllar “ADEM VE EŞİ HAVVA” olarak   yanlış düzlemde, dışsal değerlendirildiğinden; öteleyerek anlama illeti   beynimize kene gibi yapışmış!&#8230;</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">İnsanın eşi diye işaret   olunan dışarıda dişi bir insan değil; Onun Hakikat yanına eş olarak yaratılan   BEDENi, HAYVAN yanıdır. </span>Cennetten (Esmaları ile tahakkuk   ve tasarruf etme halinden) çıkma, arza inme diye anlatılan olayda <span style="text-decoration: underline;">BİRİBİRİNE   DÜŞMAN OLARAK aşağı boyuta düşen; beden kaydına giren ikili yapı; ŞUUR ile   BİLİNÇtir&#8230;</span></p>
<p>İnsan, kendi içinde sürekli olarak bedenle özün   savaşını yaşar. İnsanlığın kahir ekseriyetinde bu savaşı beden kazanmakta,   neticesi hem dünyada hem de ahrette cehennem yaşamı olarak açığa   çıkmaktadır&#8230; İstisna denecek kadar az bir seçkinler zümresi ise, bu   bitmeyen savaşı ısrarla Şuurun kazanması yönünde tekniklerle sürdürecek ve   cennet yaşamına kapı açacak nasibi ölçüsünde!..</p>
<p>İşte Karz-ı Hasen kavramını bu noktadan ele   alırsak; <span style="text-decoration: underline;">Şuur boyutunda; Öz boyutta kendi esmalarımızı değerlendirmek   üzere; bedenimize, bilincimize biraz da zorlanarak yaptırdığımız eğitimler,   uygulamalar ve imanımızın gereği olarak ortaya koyduğumuz fiillerin ALLAH’A   BORÇ VERME diye misallendirildiğini görürüz..</span></p>
<p>Bu anlayisla bakarsak olaya; <span style="text-decoration: underline;">Esma   mertebesine  yönelik yakiyn amacli   yönelis ve bu yöneliste  devreye   sokulan her türlü tetikleme unsurlari ,fiilleri  aynen misliyle hatta birkac misliyle(bana   bir adim yaklasana BEN on adim yaklasirim)bilincte karsiligini   göreceginden  borc verme kavramiyla   anlatilmaya calisilmis,olabilir.</span></p>
<p>Allaha  yada   özümüze ,<span style="text-decoration: underline;">Esma boyutumuza yönelik yaptigimiz hertürlü gayretlerimizin   kesinlikle kaybolmayacagi ,mutlaka karsiligi verilecegi yada yasanacagi   vurgulanmis oluyor  BORC   kavramiyla,  zira sirf VERMEK  fiili kullanilsaydi geriye dönüsü kesinlik   kazanmayan bir veris olurdu ki  bu,   kisinin bu yolda yürümesine tesvik degil bilakis güvensizlige tesvise düsüren   kelam  olurdu .</span></p>
<p>***</p>
<p>Ayrica    DARDA olan ve tam teslimiyetle Allaha sığınmış bir kuluna yapilan   yardim da Allaha borc vermek olarak nitelendirilebileceğini göz ardı   etmeyelim&#8230; Dışarıya, başkasına gibi görünün bu durum da aslında Özümüze   yöneliktir.</p>
<p>***</p>
<p><strong>Borcun karşılığı birebir iken, ayetlerde “MİSLİYLE- KAT   KAT- CÖMERTÇE ECİR” kavramları da dikkat çekici!..</strong> Hemen hatırımıza şu hadis geliyor: <span style="color: #ff0000;">“KULUMUN   DİĞER İBADETLERİ KENDİSİ İÇİNDİR. ORUÇ MÜSTESNA. ORUÇ BENİM İÇİNDİR! ONUN   ECRİNİ BEN VERECEĞİM!”</span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">“Orucun ecrini ben vereceğim”   şeklinde dile gelen hitap; Şuur boyutumuzun; Zati boyutun bu ibadete ecir,   karşılık oluşturduğunun açıklanmasıdır. </span></p>
<p>Tasavvuf ehli, zikir, tefekkür, okuma yanı sıra   ORUÇ ibadetine ayrı bir değer vermiştir. Oruç; doğrudan doğruya Öz boyuttan   karşılık bulur!.. Yani bedensel boyuta yaptırdığımız bazı uygulamalar,   riyazatlar doğrudan doğruya Şuursal boyuttan açılımlar getirir, hem de misli   ile getirir demektir bu! Oruç kavramını İMSAK (Tutmak- Sakınmak- Vazgeçmek-   Baskılamak) diye düşünürsek, oruçla kastedilenin sadece açlık değil, bedenin   açlıkla kontrolü ve onun beraberinde gelişen hem fiilde hem düşüncede   yaşanması gereken ciddi bir disiplin olduğu fark edilecektir.</p>
<p>Kısaca özetlersek; <span style="text-decoration: underline;">Vehmi benliğinizden,   sahipliklerinizden, beşeri düşünce ve değerlendirmelerinizden verecekleriniz   otomatik olarak şuursal boyutun derinliklerinden ecirlerle size dönecektir.</span></p>
<p>***</p>
<p><strong>Beden- Şuur beraberliği ve işaret edilen, ecir   noktasında yeni açılan şu gerçeği de zikredelim: </strong>ŞUUR BOYUTUNDA AÇILIMLAR ELDE ETMEK SADECE DÜŞÜNCE- İLİM-   TEFEKKÜR-OKUMA İLE OLACAK İŞ HİÇ DEĞİLDİR. ŞUURSAL AÇILIMLAR; MUTLAK SURETTE   BEDENİ BOYUTUN KONTROL VE HÜKÜMRANLIK ALTINA ALINMASI İLE MÜMKÜNDÜR!..</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Gece namazına kalkarken gel   gitler yaşayan bizler; günün birinde bedenimize, bir köleye emredercesine   “KALK NAMAZA” dediğimizde anında kaldırabilir hale gelirsek; işte o zaman   hayvani boyutun esareti son bulmaya başlamış demektir.</span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Gece uykudan güç kalkan,   yemeğe oturunca iştahını frenleyemeyen, canının çektiğini almak, gözünün   değdiğine sahip olmak isteyen ve bunlardan hala vazgeçemeyen bizler iyi   bilelim ki; özlediğimiz HALİFE BOYUTU YAŞAMI sadece düşünce ile açılmayacak,   mutlak surette bu bedeni, şuur önünde secde ettirmemiz gerekecektir. Başkaca   da yolu yoktur.</span></p>
<p>Başkaca yolu olmadığı gerçeğini tarihsel süreç   içinde öze erenler şu veciz cümle ile zikretmişler: <strong>MÜCAHEDE OLMAKSIZIN   MÜŞAHEDE MÜMKÜN DEĞİLDİR!..</strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<p>Bedeni, beşeri anlamda yoğun gayret ortaya   konmadıkça Özden seyir ve müşahede imkansızdır.</p>
<p><strong>KARZ- I HASEN; Şuur boyutundan rızıklanmak üzere Beden   boyutundan verilen, vazgeçilen tüm halleri ve bu uğurda yapılan çalışmaları   içerir.</strong><span style="text-decoration: underline;"> </span><strong>Ecri MAĞFİRETtir. Ecri ŞÜKÜRdür. Ecri RAHİM   esması gereğince yeni idraklere, fark edilmemiş gerçeklere, açılmamış   sırlara, yaşanmamış yaşamlara açılmaktır!..</strong></p>
<p>***</p>
<p>Karz-ı Hasen geçen ayetlerde <strong>EŞ ŞEKUR</strong> esmasının varlığı; bu çalışmaların bizi NİMETİ HAKİKİ MANADA DEĞERLENDİRMEYE   taşıyacağını, <strong>ER RAHİM, EL KERİYM</strong> esmaları, bunun bize çok yeni   idrakler- yaşamlar bahşedeceğini; <strong>EL HALİYM</strong> esmaı; sukunet ve güzel   değerlendirmenin bizde açılacağını, <strong>EL ĞAFUR</strong> esması, istiğfar ve   mağfiretin hakikatinin Karz-ı Hasenin hakkını vermekle bizde oluşacacağını   işaret ediyor.</p>
<p><strong>EL KABİDZ</strong> ve <strong>EL BASİT</strong> esmaları da, bedeni boyutta yaşanan sıkmaların hakikatini idrak eder ve   gerekli korunmayı sağlarsak, EL BASİT gereğince boyutsal genişlikler elde   edileceğini işaret ediyor. (Bedeni boyuta uygulayacağımız sıkma ve   disiplinin, şuursal boyutta genişlik getireceği demektir bu)<strong> </strong></p>
<p><strong>EL AZİYM</strong> esması ile de   daha önce şahit olmadığımız bir azamet ve muhteşemlikte açılımlar vereceğini   işaret ediyor…</p>
<p>***</p>
<p>Bir başka açıdan “En güzel borç vermeyi” , Allah   ismiyle de  tanimlanan ESMA   mertebesinin ,arzda aciga cikmis en mükemmel mahallerine (Veli kullara) teslim-i   nefs ederek borc vermek de kasdedilmis olabilir mi acaba ? Bir gönle borc   vermek, pardon girmek  her seyden ala   imis!..“</p>
<p>***</p>
<p>ALLAH’A GÜZEL BORÇ; BEDENSEL YANINIZDAN; ŞUURSAL   YANINIZA YATIRIM YAPMAKTIR!.. KARŞILIĞI TAHMİN EDİLEMEYECEK ŞEKİL VE   BİÇİMLERLE DÖNECEKTİR Bİ İZNİLLAH…</p>
<p>Allah’a güzel borç vermek  ve .<strong>ESMA B’ANKA’SI</strong> nda borclari   tahsil etmek cümle Resulullah sevdalilarina hazmiyla birlikte   kolaylastirilmis ola.</p>
<p>Bunlar okuyabildiklerimiz.</p>
<p>Hatalar beşeriyetimizden, gerçekler ehlindendir.</p>
<p>Doğrusunu Allah, Rasülü ve de Ehlullah bilmektedir.</p>
<p>Allah’a Güzel Borç Verenlere Selam Olsun!&#8230;</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h6 style="text-align: right;"><span style="color: #333333;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Diğer Bölümler :<a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-1/" target="_blank"> 1.Bölüm</a> | <a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-2/" target="_blank">2. Bölüm</a> | <a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-3-ihsan/" target="_blank">3. Bölüm</a> | <a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank">4. Bölüm | </a><a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-5-allahin-sevdikleri/" target="_blank">5. Bölüm </a>| <a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-6-israf/" target="_blank">6. Bölüm</a> | <a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-7-infak/" target="_blank">7. Bölüm</a><a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank"> </a>|<a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-8-allahin-sevmedikleri/" target="_blank"> 8. Bölüm </a>| <a href="../mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-9-allah-in-beraber-olduklari/">9. Bölüm </a>| <a href="http://www.tasavvuf.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-10-istigfar/">10. Bölüm</a><a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank"><br />
</a></strong></em></span></span></h6>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #000080;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Mehmet Doğramacı<br />
dogramacimehmet@gmail.com</strong></em></span></span></p>
<p><em><span style="color: #000000;">Not : Yukarıdaki yazıda adı geçen ayetlerin numaralarına, metinlerine ve meallerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.</span></em></p>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #993366;"><em><span style="color: #000000;"><a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalar-da-kavramlar-goksel-olaylar-ayetler/" target="_blank">Göksel Olaylar Ayetleri</a> | <a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-ruzgar-firtina-ayetleri/" target="_blank">Rüzgar Ayetleri </a>| <a href="../yansimalarda-kavramlar/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalar%e2%80%99da-kavramlar-tevekkul-ayetleri/" target="_blank">Tevekkül Ayetleri</a></span></em></span></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-11-karz-i-hasen/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yansımalarda Kavramlar -10- İstigfar</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-10-istigfar/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-10-istigfar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Oct 2009 18:03:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yansımalarda Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[İstigfar]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>
		<category><![CDATA[tefekkür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sufizm.gen.tr/?p=1010</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;İSTİĞFAR” A-ÖN OKUMA Tespit edebildiğimiz kadarı ile 19 ayette “İSTİĞFAR” kavramı geçiyor. Yer yer TEVBE kavramı ile bağlantısı olsa dahi bu çalışmaya TEVBE ayetleri (86 adet) dâhil edilmemiştir. Her ne kadar Türkçede tevbe ve istiğfar aynı kavram gibi ele alınsa da Arap Gramerinin bilinen kaidesi (İSİM FARKLI İSE MANA DA FARKLIDIR) gereğince İstiğfarın daha özel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: center;"><span style="color: #0000ff;"><strong>&#8220;İSTİĞFAR”</strong></span></h2>
<h3><span style="color: #800000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">A-ÖN OKUMA</span></strong></span></h3>
<p>Tespit edebildiğimiz kadarı ile 19 ayette “İSTİĞFAR” kavramı geçiyor. Yer yer TEVBE kavramı ile bağlantısı olsa dahi bu çalışmaya TEVBE ayetleri (86 adet) dâhil edilmemiştir.</p>
<p>Her ne kadar Türkçede tevbe ve istiğfar aynı kavram gibi ele alınsa da Arap Gramerinin bilinen kaidesi (İSİM FARKLI İSE MANA DA FARKLIDIR) gereğince İstiğfarın daha özel bir anlamı olsa gerek. Görelim, neler yansır Allah İlminden!?….<span id="more-1010"></span></p>
<table style="height: 2189px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="679">
<tbody>
<tr>
<td width="607" valign="top">
<p align="center"><strong> </strong></p>
<h3 style="text-align: center;"><span style="color: #ff0000;"><strong> 1-AYETLER:</strong></span></h3>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">BAKARA</span></strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>198-)</strong> Leyse aleykum   cünahun en tebteğu fadlen min Rabbikum* feiza efadtüm min Arafatin   fezkürullahe ındel Meş&#8217;aril Haram* vezküruHU kema hedakum* ve in kuntum min   kablihı le minaddalliyn;</span><br />
(Hac süresi içinde)<strong> Rabbinizin fazlından istemenizde bir suç yoktur. Arafat&#8217;tan hep birlikte akıp   dönerken, Meşari Haram&#8217;da </strong>(Müzdelife)<strong> Allah&#8217;ı zikredin. O&#8217;nu, hidâyetinin   sizde açığa çıktığı kadarıyla zikredin. Muhakkak ki bundan önce siz </strong>(hakikatten)<strong> sapmışlardandınız.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>199-)</strong> Sümme efıydu min   haysü efadanNasu vestağfirullah* innAllahe Ğafurun Rahîym;</span><br />
<strong>Sonra herkesin topluca   döndüğü yerden siz de dönün ve </strong><span style="text-decoration: underline;"><em>(yetersizliklerinizden dolayı)<strong> istiğfar edin. Şüphesiz ki Allah   Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir.</strong></em></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ALİ İMRAN</strong></span></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>17-)</strong> EsSabiriyne ves   Sadikıyne vel Kanitiyne vel münfikıyne vel müstağfiriyne Bil eshar;</span><br />
(Onlar)<strong> sabredenlerdir,   sadıklardır, kanitlerdir </strong>(kulluğunun idrakıyla boyun   eğmişlerdir)<strong>, </strong>(muhtaçlara)<strong> bağışlayanlardır, seher vakti eksikliklerinden   dolayı istiğfar edenlerdir.</strong><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>134-)</strong> Elleziyne   yünfikune fiys serrai ved darrai vel kazımiynel ğayza vel afiyne aninNas*   vAllahu yuhıbbul muhsiniyn;</span><br />
<strong>Onlar ki, bollukta ve   darlıkta Allah için karşılıksız bağışta bulunurlar, kızdıklarında öfkelerini   kontrol ederler, insanların kusurlarını affederler. Allah ihsan edenleri   sever.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>135-)</strong> Velleziyne iza   faalu fahışeten ev zalemu enfüsehüm zekerullahe festağferu li zünubihim* ve   men yağfiruz zünube illellah* ve lem yusırru alâ ma fealu ve hüm ya&#8217;lemun;</span><br />
<em><span style="text-decoration: underline;"><strong>Onlar utanılacak bir iş yaptıklarında veya </strong>(Allah&#8217;tan perdelenerek)<strong> nefslerine zulmettiklerinde;   Allah&#8217;ı düşünüp yaptıkları yanlış, kusur dolayısıyla istiğfar ederler.</strong></span></em><strong><em><span style="text-decoration: underline;"> </span></em>Suçları da Allah&#8217;tan başka kim   bağışlayabilir </strong>(ki)<strong>!   Onlar yaptıkları yanlışlarda ısrarlı değillerdir.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>NİSA</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>63-)</strong> Ülaikelleziyne   ya&#8217;lemullahu ma fiy kulubihim fe a&#8217;rıd anhüm ve ızhüm ve kul lehüm fiy   enfüsihim kavlen beliyğa;</span><br />
<strong>İşte onlar, Allah&#8217;ın   kalplerindekini bildiği kişilerdir. Onun için sen söylediklerine aldırma ve   onlara öğüt ver ve nefsleri hakkında içlerine işleyecek açıklıkta söz söyle.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>64-)</strong> Ve ma erselna min   Rasulin illâ li yütaa Bi iznillah* ve lev ennehüm iz zalemu enfüsehüm cauke   festağferullahe vestağfere lehümür Rasulü levecedullahe Tevvaben Rahiyma;</span><br />
<strong>Biz her Rasûlü,   kendilerine Allah&#8217;ın izniyle itaat edilmeleri için irsâl ettik. E<em><span style="text-decoration: underline;">ğer onlar nefslerine   zulmettiklerinde sana gelselerdi de Allah&#8217;tan bağışlanma niyaz etselerdi,   Rasûl de onlar için istiğfar dileseydi, elbette Allah&#8217;ı Tevvab ve Rahîm   bulacaklardı.</span></em></strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>110-)</strong> Ve men ya&#8217;mel suen   ev yazlim nefsehu sümme yestağfirillahe yecidillahe Ğafuren Rahiyma;</span><br />
<strong>Kim bir suç işler ya   da nefsine zulmederse </strong>(benliği yüzünden-benliğini Allah&#8217;a   şirk koşarsa)<strong>; sonra </strong><em><span style="text-decoration: underline;">(suçunu idrak edip)<strong> Allah&#8217;a istiğfar ederse, Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir </strong>(bağışlayıcıdır   ve rahmetinden kaynaklanan güzellikleri yaşatandır)<strong>&#8230;</strong></span></em></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>MAİDE</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>73-)</strong> Lekad   keferelleziyne kalu innAllahe salisü selasetin, ve ma min ilâhin illâ ilâhun   vahıd* ve in lem yentehu amma yekulune leyemessennelleziyne keferu minhüm   azabün eliym;</span><br />
<strong>Andolsun ki:   &#8220;Allah, üç&#8217;ün üçüncüsüdür&#8221; diyenler de hakikati inkâr edenlerden   olmuşlardır! Tanrısallık kavramı geçersizdir, Ulûhiyet sahibi TEK&#8217;tir!.. Söylemekte   olduklarından vazgeçmezler ise, onlardan hakikati inkâr edenler, elbette acı   veren azabı yaşayacaklardır!</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>74-)</strong> Efela yetubune   ilellahi ve yestağfiruneHU, vAllahu Ğafurun Rahiym;</span><br />
<em><span style="text-decoration: underline;"><strong>Hâlâ Allah&#8217;a tövbe edip, bağışlanmaları için   yalvarmayacaklar mı? Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir.</strong></span></em></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ENFAL</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>32-)</strong> Ve iz kalullahümme   in kâne haza hüvel hakka min ındike feemtır aleyna hıcareten mines Semai   evi&#8217;tina Bi azâbin eliym;</span><br />
<strong>Hani, &#8220;Ey   Allahım&#8230; Eğer bu senin indînden Hakk&#8217;ın kendisi ise, </strong>(o   takdirde)<strong> gökten   üstümüze taşlar yağdır! Yahut bize acı bir azap ver&#8221; demişlerdi.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>33-)</strong> Ve ma kânAllahu   liyüazzibehüm ve ente fiyhim* ve ma kânAllahu müazzibehüm ve hüm yestağfirun;</span><br />
<strong>Hâlbuki sen onların   içindeyken Allah onlara azap vermezdi </strong>(sen âlemlere rahmet   olarak irsâl edilmiştin)<strong>&#8230;   <em><span style="text-decoration: underline;">Ayrıca, istiğfar edenler   de varken, Allah onlara azap edici değildir.</span></em></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>TEVBE</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>113-)</strong> Ma kâne linNebîyi   velleziyne amenu en yestağfiru lil müşrikiyne velev kânu üliy kurba min ba&#8217;di   ma tebeyyene lehüm ennehüm ashabül cahıym;</span><br />
<em><span style="text-decoration: underline;"><strong>Ne en-Nebi&#8217;ye ne de iman edenlere, akraba dahi olsalar;   ateş ehli oldukları açıkça belli olduktan sonra şirk koşanlar için bağışlanma   dilemeleri olur şey değil </strong>(zira &#8220;Allah şirki mağfiret etmez&#8221;)<strong>!</strong></span></em></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>114-)</strong> Ve ma kânestiğfaru   İbrahiyme li ebiyhi illâ an mev&#8217;ıdetin veadeha iyyah* felemma tebeyyene lehu   ennehu adüvvün lilhahi teberrae minhü, inne İbrahiyme le Evvahün Haliym;</span><br />
<em><span style="text-decoration: underline;"><strong>Babası için İbrahim&#8217;in istiğfarı, ancak ona verdiği bir   söz yüzünden idi&#8230;</strong></span></em><strong> Onun bir Allah düşmanı olduğu açıkça kendisine belli olunca, ondan   uzaklaştı&#8230; Muhakkak ki İbrahim ince kalpli ve hilm sahibiydi.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>NEML</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>46-)</strong> Kale ya kavmi lime   testa&#8217;cilune Bisseyyieti kablel haseneti, levla testağfirunAllahe lealleküm   turhamun;</span> (Sâlih)<strong> dedi ki: &#8220;Ey kavmim! İyilikten önce kötülüğü niye acele istiyorsunuz? <em><span style="text-decoration: underline;">Merhamet görmeniz için Allah&#8217;a   istiğfar etseniz iyi olmaz mı?&#8221;</span></em></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>MÜ’MİN</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>55-)</strong> Fasbir inne   va&#8217;dAllahi hakkun vestağfir lizenbike ve sebbih Bi Hamdi Rabbike bil aşiyyi   vel ibkâr;</span><br />
<strong>Sabret! Muhakkak ki   Allah&#8217;ın vaadi haktır! Yanlışların   için istiğfar et! Akşam ve sabah Rabbinin hamdi olarak tespih et!</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ZARİYAT</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>16-)</strong> Ahıziyne ma atahüm   Rabbühüm* innehüm kânu kable zaâlike muhsiniyn;</span><br />
<strong>Rablerinin kendilerine   verdiğini alıcılar olarak </strong>(içten dışa çıkış olarak)<strong>! Muhakkak ki onlar bundan önce   muhsindiler.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>17-)</strong> Kânu kaliylen   minel leyli ma yehceun;</span><br />
<strong>Geceden az bir bölümde   uyurlardı.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>18-)</strong> Ve bil eshari hüm   yestağfirun;</span><br />
<em><span style="text-decoration: underline;"><strong>Seherlerde istiğfar   ederlerdi.</strong></span></em></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>19-)</strong> Ve fiy emvalihim   hakkun lissaili vel mahrum;</span><br />
<strong>Onların mallarında   talep eden ve sıkıntıda olan için bir hak vardı.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>20-)</strong> Ve fiyl Ardı   ayatun lilmukıniyn;</span><br />
<strong>İkân sahiplerine arzda </strong>(bedende)<strong> işaretler vardır!</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>21-)</strong> Ve fiy enfüsiküm*   efela tubsırun;</span><br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">Nefslerinizde</span></strong><strong>! Hâlâ </strong>(fark   etmiyor)<strong> görmüyor   musunuz?</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>YUSUF</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>97-)</strong> Kalu ya   ebanestağfirlena zünubena inna künna hatıiyn;</span><br />
(Yusuf&#8217;un kardeşleri)<strong> dediler ki:<em><span style="text-decoration: underline;"> &#8220;Ey   babamız&#8230; Bizim için suçlarımızın bağışlanmasını dile&#8230; Doğrusu biz hata   edenler olduk.&#8221;</span></em></strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>98-)</strong> Kale sevfe   estağfiru leküm Rabbiy* inneHU &#8220;HU&#8221;vel Ğafurur Rahıym;</span><br />
(Yakup)<strong> dedi ki:   &#8220;<em><span style="text-decoration: underline;">S</span><span style="text-decoration: underline;">izin için   Rabbimden bağışlanma dileyeceğim&#8230; Muhakkak ki O, Gafûr&#8217;dur,   Rahîm&#8217;dir.&#8221;</span></em></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>MERYEM</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>46-)</strong> Kale erağıbün ente   an alihetiy ya İbrahiym* lein lem tentehi le ercümenneke vehcürniy meliyya;</span><br />
(Babası)<strong> dedi ki:   &#8220;Sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun, İbrahim? Yemin ederim ki   eğer vazgeçmezsen, seni mutlaka taşlatarak öldürürüm&#8230; Uzun müddet benden   uzak kal!&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>47-)</strong> Kale Selâmun   aleyke, se estağfiru leke Rabbiy* inneHU kâne Biy hafiyya;</span><br />
(İbrahim)<strong> dedi ki:   &#8220;Selâm üzerinde olsun.<span style="text-decoration: underline;"><em> Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim</em></span>. Muhakkak ki O, bana   çok ikramda bulunandır&#8221; dedi.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>48-)</strong> Ve a&#8217;tezilüküm ve   ma ted&#8217;une min dunillahi ve ed&#8217;u Rabbiy asa ella ekûne Bi duai Rabbiy   şakıyya;</span><br />
<strong>&#8220;Sizden de, sizin   Allah dûnundaki yöneldiklerinizden de uzaklaşıp; Rabbime dua ediyorum.   Rabbimin yönelişi ile mutsuz sona ermeyeceğimi umarım.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>49-)</strong> Felemma&#8217;tezelehüm   ve ma ya&#8217;budune min dunillahi vehebna lehu İshaka ve Ya&#8217;kub* ve küllen cealna   Nebîya; </span>(İbrahim)<strong> onlardan ve onların Allah dûnundaki yöneldiklerinden uzaklaşınca, Ona İshak&#8217;ı   ve Yakup&#8217;u hibe ettik&#8230; Hepsini Nebi oluşturduk!</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>MÜNAFİKUN</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>5-)</strong> Ve iza kıyle lehüm   te&#8217;alev yestağfir leküm Rasûlullahi levvev ruusehüm ve raeytehüm yesuddune ve   hüm mustekbirun;</span><br />
<span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Onlara: &#8220;Gelin, Rasûlullah sizin için mağfiret dilesin&#8221;   denildiği vakit, başlarını çevirdiler; sen onların kendini beğenmiş benlik   sahipleri olarak yüz çevirdiklerini görürsün.</strong></em></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>6-)</strong> Sevaun &#8216;aleyhim   estağferte lehüm em lem testağfir lehüm* len yağfirAllahu lehüm* innAllahe la   yehdilkavmel fasikıyn;</span><br />
<em><span style="text-decoration: underline;"><strong>Onlar için mağfiret dilemen yahut dilememen onlara birdir! Allah   onları asla mağfiret etmez! Muhakkak ki Allah inancı bozuklar topluluğunu   hakikate erdirmez!</strong></span></em></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>NUH</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>10-)</strong> Fekultüstağfiru Rabbeküm</em></span> inneHU   <em><span style="text-decoration: underline;">kâne Ğaffara; </span></em></span><br />
<span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Dedim ki: &#8220;Rabbinizden mağfiret dileyin&#8230;   Muhakkak ki O, Gaffar&#8217;dır.&#8221;</strong></em></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>MÜMTEHİNE</strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>5-)</strong> Rabbena lâ tec&#8217;alna fitneten lilleziyne keferu vağfir lena   Rabbena* inneke entel Aziyzül Hakiym;</span><br />
<span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;Rabbimiz!   Hakikat bilgisini inkâr edenler için bizi sınav objesi kılma! Bizi mağfiret   et Rabbimiz! Muhakkak ki sen Azîz&#8217;sin, Hakîm&#8217;sin.&#8221;</strong></em></span></p>
<p><strong> </strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table style="height: 80px;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="676">
<tbody>
<tr>
<td width="603" valign="top">
<p align="center"><strong><span style="color: #ff0000;">2- İNCELENECEK METİNLER: (3.   Md.de bu metinlerden özet yapılmıştır)</span></strong></p>
<p><strong>KAVRAMLARDA İSTİĞFAR</strong> <a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/istigfar/index.htm"></a></p>
<p><a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/istigfar/index.htm">http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/istigfar/index.htm</a></p>
<p><strong>İSLAM ANSK.DE İSTİĞFAR</strong></p>
<p><a href="http://www.sevde.de/islam_Ans/islam_ans.htm">http://www.sevde.de/islam_Ans/islam_ans.htm</a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong> </strong></p>
<table style="height: 515px;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="679">
<tbody>
<tr>
<td width="604" valign="top">
<h3><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>3- TANIM VE AÇILIMLAR:</strong><strong> </strong></em></span></span></h3>
<p><strong><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;">İSTİĞFAR NEDİR?</span></span> </strong>Sonsuz, sınırsız kuvvet, kudret, ilim   içinde bir hiç olduğunu fark ediş&#8230; Var oluş kemâlâtına   yakışmayan fiîlinden (veya düşüncenden) dolayı bağışlama talebi&#8230; Kelime değil; bir hal&#8230; ( &#8220;Estağfirullah&#8221;   demek değil; mânâsını bilerek ve hissederek hâlinden pişmanlık duyma ve   üzülme&#8230;) Yanlış bir fiîli   yapmaktan dolayı özür dileme&#8230; Günlük olaylar   içinde, var oluş gayemizin hakkını şuûrlu bir biçimde edâ edememekten dolayı   yapılan hatalı hareketlerin ardı sıra özür dileme&#8230; Hatalarını, cehâletini, Allah&#8217;ın  emrinde haddi   aşmasını; lâtifeyle, ciddî olarak,  bilmeyerek veya kasten yaptığı   yanlış hareketlerini itiraf edip bağışlanma dileme&#8230; Kalbinin örtülmesi neticesinde duyulan üzüntüden, içine   girilen kapanıklıktan, zâtı ilâhî’nin müşahedesinden perdelenmekten dolayı   özür dileme&#8230; Hakkı, hakkıyla   müşahede edememenin getirdiği sıkıntı ile; bu durum hissedildikçe özür   dileme&#8230; İnsanın yeryüzünde   &#8220;HALİFETULLAH&#8221; olarak yaşaması gerekirken, bu kemâlâtı yaşamasını   engelleyen davranışlar ortaya koyarak hayatını sürdürmesini  fark edip-o   idrakla özür dilemesi&#8230;  Bağışlanmadığı   taktirde, &#8220;Halifelik&#8221; yüceliğine yakışmayan ilkel beşerî   değerlendirmeler batağında boğulur gideceğini fark edip bu yüzden    merhamet edilmesi ve var oluş kemâlimin gereğini yaşama yolunu   kolaylaştırılmasını talep etme&#8230; <strong> </strong></p>
<p>Azîm   olan Arşın Rabbi Allah&#8217;ı tenzih edip, rahmet ve merhametinin   gerektirdiklerine ve her iyi olana mazhar kılması ve her günahtan selâmete   çıkarmasını talep&#8230;. İnsanın hakikatinin   gereğini yaşayamaması; beşerîyetinin getirdiği düşüncelerle, duygularla,   şartlanmalarla, tabiatının oluşturduğu güdüsel hareketlerle; ve   şartlanmalardan ileri gelen değer yargılarıyla hayatı değerlendirmesi; ve   bunun sonuçları olarak ortaya çıkan bütün fiîllerden dolayı özür dilemesi&#8230;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;">İNSAN-I KAMİLİN İSTİĞFARI:</span></span> </strong>Sonsuz-sınırsız olan varlığın mânâlarını,   sonsuz-sınırsız şekilde ortaya koymaktaki aczini yani yetersizliğini hissediş   hâli&#8230; Sonsuz-sınırsız varlığın mânâlarını, &#8220;kulluğunun gereği olarak   ortaya koymakta aciz&#8221;  olduğunu ve &#8220;O yüce Varlığın Âlemlerden   Ganî&#8221;lik vasfını itiraf etme&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>ADEM’İN   İSTİĞFARININ BİZDE YAŞANMASI:</strong></span></span> Yeryüzünde Halife   olarak zâhire çıkarıldığı için, hilafetinin bilinci içinde, yaptığını ÖTEDEKİNE   mal etmeyip; öteye atmayıp; faili hakiki olarak kendindekini görmek&#8230; Ve   yaptığını nefsinin hakikatine bağlayarak; yaptığı gerçeği örtme işi   dolayısıyla; nefsinin hakkını yemiş olarak, kendisine zulümde bulunduğunu   idrâk etme&#8230;(Bu idrâkın bize açılması, hissedilmesi ve yaşantımızda yer   alması, Âdem’in istiğfarının bizim tarafımızdan paylaşılmasıdır)</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;">İSTİĞFARDA ALLAH İNDİNDEN BAĞIŞLANMA DİLEMEK:</span></span> </strong>Beşerî kusurların örtülerek, hakikat nurlarının   &#8220;nefs&#8221;inde ortaya çıkmasını talep etmek&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>TEVBE VE İSTİĞFAR FARKI:</strong></span></span> <strong>Tövbe</strong>, bir büyük suçtan sonra; ortaya   konulan fiîlden duyulan pişmanlık ve geri dönüş dolayısıyla yapılır. <strong>İstiğfar</strong> ise, günlük olaylar içinde,   varoluş gayemizin hakkını şuûrlu bir biçimde edâ edememekten dolayı yapılan   hatalı hareketlerin ardı sıra özür dilemektir.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h3><span style="color: #800000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">B- ÇÖZÜMLEME</span></strong></span></h3>
<table style="height: 1010px;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="680">
<tbody>
<tr>
<td colspan="4" width="616" valign="top">
<h4><strong> <em><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;">1- AYETLERDE İSTİĞFAR</span></span></em></strong></h4>
<p><em><span style="color: #0000ff;"><strong>Kişinin yetersiz oluşunu fark   etmesi ve bu yönde gayrete gelmesi istiğfarın ilk aşamasıdır:</strong></span></em> Sonra herkesin topluca döndüğü   yerden siz de dönün ve (yetersizliklerinizden dolayı) istiğfar edin. Şüphesiz ki   Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir. (Bakara-199)</p>
<p><em><span style="color: #0000ff;"><strong>İstiğfarın hakikatinin   yaşandığı yegâne ibadet; hactır:</strong></span></em> (Hac süresi içinde) Rabbinizin fazlından   istemenizde bir suç yoktur. Arafat&#8217;tan hep birlikte akıp dönerken, Meşari Haram&#8217;da(Müzdelife)   Allah&#8217;ı zikredin. O&#8217;nu, hidâyetinin sizde açığa çıktığı kadarıyla zikredin.   Muhakkak ki bundan önce siz (hakikatten) sapmışlardandınız. Sonra herkesin   topluca döndüğü yerden siz de dönün ve (yetersizliklerinizden dolayı)   istiğfar edin. Şüphesiz ki Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir. (Bakara-198-199)</p>
<p><em><span style="color: #0000ff;"><strong>Seher vakti; (biyolojik saat,   beyin, astrolojik tesirler bakımından) istiğfar için en verimli zamandır:</strong></span></em> (Bu   dışsal yorumu bir de içsel; batini yönü ile düşünelim) (Onlar)   sabredenlerdir, sadıklardır, kanitlerdir (kulluğunun idrakıyla boyun   eğmişlerdir), (muhtaçlara) bağışlayanlardır, seher vakti eksikliklerinden   dolayı istiğfar edenlerdir. (Ali İmran-17) Seherlerde   istiğfar ederlerdi. (Zariyat-18) (Seher Vakti; kanaatimizce takvimlerimizde İMSAK ile   GUNEŞ arasındaki zamandır)</p>
<p><em><span style="color: #0000ff;"><strong>Kişi suçunu, yanlış fiil-   düşüncesini, hakikatten perdelenip nefsine zulmedişini fark eder etmez   istiğfara yönelmelidir:</strong></span></em> Onlar utanılacak bir iş yaptıklarında veya (Allah&#8217;tan   perdelenerek) nefslerine zulmettiklerinde; Allah&#8217;ı düşünüp yaptıkları yanlış,   kusur dolayısıyla istiğfar ederler. Suçları da Allah&#8217;tan başka kim   bağışlayabilir (ki)! Onlar yaptıkları yanlışlarda ısrarlı değillerdir.   (A.İmran-135)</p>
<p>Kim bir suç işler ya da nefsine zulmederse   (benliği yüzünden-benliğini Allah&#8217;a şirk koşarsa); sonra (suçunu idrak edip)   Allah&#8217;a istiğfar ederse, Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir (bağışlayıcıdır ve   rahmetinden kaynaklanan güzellikleri yaşatandır)&#8230;(Nisa-110)</p>
<p>Sabret!   Muhakkak ki Allah&#8217;ın vaadi haktır! Yanlışların için istiğfar et! Akşam ve   sabah Rabbinin hamdi olarak tespih et! (Mümin-55)</p>
<p><em><span style="color: #0000ff;"><strong>Allah ehli zatları   istiğfarımızda vesile kılmak, onlardan birine yönelmek bağışlanma sebebidir.   (Ayete göre; suçu ve yanlışı mağdur olan tarafa samimi itiraf ve helallik   almak da istiğfar kapsamındadır.)</strong></span></em> (Yusuf&#8217;un kardeşleri) dediler ki:   &#8220;Ey babamız&#8230; Bizim için suçlarımızın bağışlanmasını dile&#8230; Doğrusu   biz hata edenler olduk.&#8221; (Yakup) dedi ki: &#8220;Sizin için Rabbimden   bağışlanma dileyeceğim&#8230; Muhakkak ki O, Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir.&#8221; (Yusuf-   97-98)</p>
<p><em><span style="color: #0000ff;"><strong>Hakikat ve risalet ilmini   yaşayan bir zata; suçu açıkça itiraf etmek bir istiğfar çeşididir ve duası   alınırsa mağfirete (bağışlanmaya) kapı açar:</strong></span></em> Biz her Rasûlü,   kendilerine Allah&#8217;ın izniyle itaat edilmeleri için irsâl ettik. Eğer onlar   nefslerine zulmettiklerinde sana gelselerdi de Allah&#8217;tan bağışlanma niyaz   etselerdi, Rasûl de onlar için istiğfar dileseydi, elbette Allah&#8217;ı Tevvab ve   Rahîm bulacaklardı. (Nisa-64) (Bu dışsal yorumu bir de içsel düşünün)</p>
<p><em><span style="color: #0000ff;"><strong>İstiğfar; hem içte hem dışta   Rahim ismini açar, merhamet görmeye vesiledir:</strong></span> </em>(Sâlih) dedi ki:   &#8220;Ey kavmim! İyilikten önce kötülüğü niye acele istiyorsunuz? Merhamet   görmeniz için Allah&#8217;a istiğfar etseniz iyi olmaz mı?&#8221; (Neml-46)</p>
<p><em><span style="color: #0000ff;"><strong>Akrabamız bile olsa, açıkça Allah’a   şirk koşan için, bağışlanma temennisinde bulunmak doğru değildir:</strong></span></em> Ne en-Nebi&#8217;ye ne   de iman edenlere, akraba dahi olsalar; ateş ehli oldukları açıkça belli   olduktan sonra şirk koşanlar için bağışlanma dilemeleri olur şey değil (zira   &#8220;Allah şirki mağfiret etmez&#8221;)!<strong> /</strong> Babası için İbrahim&#8217;in istiğfarı, ancak   ona verdiği bir söz yüzünden idi&#8230; Onun bir Allah düşmanı olduğu açıkça   kendisine belli olunca, ondan uzaklaştı&#8230; Muhakkak ki İbrahim ince kalpli ve   hilm sahibiydi. (Tevbe- 113,114)</p>
<p><em><span style="color: #0000ff;"><strong>Yüksek ego sahipleri için   teslimiyet de, hakikati kabul de çok zordur. Bu yüzden bağışlanmazlar,   istiğfarın hakikati onlara açılmaz:</strong></span></em> Onlara: &#8220;Gelin, Rasûlullah   sizin için mağfiret dilesin&#8221; denildiği vakit, başlarını çevirdiler; sen   onların kendini beğenmiş benlik sahipleri olarak yüz çevirdiklerini görürsün.   Onlar için mağfiret dilemen yahut dilememen onlara birdir! Allah onları asla   mağfiret etmez! Muhakkak ki Allah inancı bozuklar topluluğunu hakikate   erdirmez! (Münafikun-5,6)</p>
<p><em><span style="color: #0000ff;"><strong>İstiğfar; sistem içinde   geçerli, kullanılması Allah tarafından önerilen paha biçilmez bir mekanizmadır:</strong></span></em> Dedim ki:   &#8220;Rabbinizden mağfiret dileyin&#8230; Muhakkak ki O, Gaffar&#8217;dır.&#8221;(   Nuh-16) Hâlâ Allah&#8217;a tövbe edip,   bağışlanmaları için yalvarmayacaklar mı? Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir. (Maide-   74)</p>
<p><strong><em><span style="color: #0000ff;">Bir toplulukta istiğfar   edenlerin bulunması, toplu belalara karşı korunmadır, kalkandır:</span></em> </strong>(Topluluğu   ve kalkanı bir de içsel düşünelim) Hâlbuki sen onların içindeyken Allah   onlara azap vermezdi (sen âlemlere rahmet olarak irsâl edilmiştin)&#8230; Ayrıca,   istiğfar edenler de varken, Allah onlara azap edici değildir. (Enfal-33)<strong> </strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><em><strong>İstiğfarın hakikatini   yaşayamamak; aleme- çevreye ibret olacak büyük belaları da çekebilir:</strong></em></span> &#8220;Rabbimiz!   Hakikat bilgisini inkâr edenler için bizi sınav objesi kılma! Bizi mağfiret   et Rabbimiz! Muhakkak ki sen Azîz&#8217;sin, Hakîm&#8217;sin.&#8221; (Mümtehine- 5)</p>
<p><em><span style="color: #0000ff;"><strong>İstiğfarın getirisi olacak   mağfireti talep etmek; rutin duamız olmalıdır:</strong></span></em> &#8220;Rabbinizden   mağfiret dileyin&#8230; Muhakkak ki O, Gaffar&#8217;dır.&#8221; (Nuh-10) Yanlışların için istiğfar et! Akşam ve sabah   Rabbinin hamdi olarak tespih et! (Mümin- 55)</td>
</tr>
<tr>
<td width="11"></td>
<td width="592"></td>
<td width="10"></td>
<td width="4"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p align="center"><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<p align="center"><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<p align="center"><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<table style="height: 423px;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="683">
<tbody>
<tr>
<td width="616" valign="top">
<p align="center"><span style="text-decoration: underline;"><em><span style="color: #ff0000;"><strong>2-  AYETLERDE GEÇEN ESMALAR VE BU   ESMALARA YÜKLENEN ANLAMLAR: </strong></span></em></span><a href="http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm" target="_blank"><em><br />
http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm</em></a><strong> </strong></p>
<p><strong><a href="http://download.ahmedhulusi.org/download/pdf/esma/halim.pdf" target="_blank">EL HALİYM</a></strong>&#8230; Açığa   çıkan bir olaya ani ve fevrî tepki vermeyip, açığa çıkış amacı doğrultusunda   değerlendirmeye alan.</p>
<p><strong><a href="http://download.ahmedhulusi.org/download/pdf/esma/gafur.pdf" target="_blank">EL ĞAFÛR</a></strong>&#8230; Allâh   Rahmetinden asla ümit kesilmemesi gereken. Gerekli arınmayı yaptırtarak   Rahîmiyetin nimetlerine erdiren. <strong>Rahîm</strong> ismini tetikleyen!</p>
<p><strong><a href="http://download.ahmedhulusi.org/download/pdf/esma/rahim.pdf" target="_blank">ER RAHIYM</a></strong>&#8230; Âlem   sûretleri ile kendini seyir edendir! Bilinçli varlıkları, hakikatlerine   erdirmek suretiyle; seyretmekte ve Esmâ&#8217;sı özellikleriyle yaşatmakta olanın,   kendisi olduğu farkındalığıyla yaşatandır. <strong>&#8220;Ve kâne bil mu&#8217;miniyne Rahıyma = <span style="text-decoration: underline;">Hakikatine   iman etmişlere Rahîm&#8217;dir</span>&#8220;</strong> (<a href="http://www.ahmedhulusi.org/kuran/033_ahzab.htm" target="_blank">Ahzab:   43</a>). Cennet diye işaret edilen yaşamın kaynağıdır. Melekî boyutun <strong>&#8220;var&#8221;</strong>lığını   oluşturandır<strong> </strong></p>
<p><strong><a href="http://download.ahmedhulusi.org/download/pdf/esma/tevvab.pdf" target="_blank">ET TEVVAB</a></strong>&#8230; Hak ve   hakikati algılatıp kavratarak, o birimin kendi hakikatine dönüşünü oluşturan.   Tövbeyi yaşatır. Yani, birime yaptığı yanlışlardan dönmeyi ve verdiği   zararları gidermeyi nasip eder. Bu isim özelliği açığa çıktığında <strong>Rahîm</strong> isminin   özelliğini tetikler. Sonuçta kişinin hakikatinin getirisi olan güzellikleri   ve müşahedeyi yaşatır.<strong> </strong></p>
<p><strong><a href="http://download.ahmedhulusi.org/download/pdf/esma/aziz.pdf" target="_blank">EL AZİYZ</a></strong>&#8230; Karşı   konulmaz güç sahibi olarak, dilediğini uygulayan! Tüm âlemlerde dilediğini   karşı çıkacak güç olmaksızın yerine getiren. Bu isim <strong>Rab</strong> ismiyle paralel   çalışan bir isimdir. <strong>Rab</strong> özelliği Azîz özelliğiyle hükmünü icra eder!<strong> </strong></p>
<p><strong><a href="http://download.ahmedhulusi.org/download/pdf/esma/hakim.pdf" target="_blank">EL HAKİYM</a></strong>&#8230;   İlminin kudretiyle açığa çıkmasını sebepler zincirine bağlayarak,   nedenselliği oluşturan ve böylece kesret algılamasını oluşturan.<strong> </strong></p>
<p><strong><a href="http://download.ahmedhulusi.org/download/pdf/esma/alim.pdf" target="_blank">EL ALİYM</a></strong>&#8230; <strong>&#8220;İlim&#8221;</strong> özelliği sebebiyle sınırsız sonsuz her şeyi ve her boyutu, her yönüyle Bilen!</p>
<p><strong><a href="http://download.ahmedhulusi.org/download/pdf/esma/gaffar.pdf" target="_blank">EL ĞAFFAR</a></strong>&#8230; Kudret   veya hikmetin gereği olarak oluşmuş noksanlıklarını fark edip, bunların   sonuçlarından kurtulmayı irade edenlere, örtüleyiciliğini yaşatan.   Bağışlayan.<strong> </strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<p align="center"><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<h3><em><span style="color: #800000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">C- SONUÇ:</span></strong></span></em></h3>
<table style="height: 1239px;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="688">
<tbody>
<tr>
<td width="610" valign="top">
<p align="center"><strong> </strong></p>
<h3><strong> <span style="color: #993300;">İSTİĞFAR TEFEKKÜRÜ</span></strong></h3>
<p>Tanımlar, ayetlerde görülen manalar ve esmalar   doğrultusunda istiğfar konusunu değerlendirdiğimizde istiğfar etmemiz gereken   en büyük suçun, en büyük yanlış algının, en büyük hatanın; ŞU ANKİ HAYATIMIZ,   ŞU ANKİ HALİMİZ OLDUĞUNU GÖREBİLİYOR MUYUZ?&#8230;</p>
<p><span style="color: #3366ff;">“KİMSİN?”, SORUSUNA HALA   İSİMLERİMİZLE, MESLEKLERİMİZLE, TOPLUMSAL UNVANLARIMIZLA CEVAP VERİYORSAK,   BEDENE DAYALI BİR KİMLİK TANIMI  VE   YAŞAMI İÇİNDEYİZ DEMEKTİR Kİ; İNSAN OLUŞUMUZA, HALİFE BOYUTUMUZA EN BUYUK   İHANET, EN BÜYÜK GÜNAH DA BUDUR!&#8230;</span></p>
<p>İstiğfarı tevbe ile karıştırmışız ve günahlarımıza   tevbeyi istiğfarın hakikati sanıyoruz. Oysa Rasulullah’ın istiğfarı   noktasından konuya bakarsak; yukarıda tanımını aldığımız ADEM’İN İSTİĞFARI VE   İNSANI KAMİLİN İSTİĞFARINI düşünerek neye istiğfar edip, neyden bağışlanma   dilememiz gerektiğini fark etmemiz gerekiyor!</p>
<p>Bedeni algıdan, bedensel yaşamdan; hayvanca   yaşamdan İNSANCA-ŞUURCA-HALİFETULLAH OLARAK yaşamaya yönelmek ve bunu talep   etmek; bu yönde çalışmalara girişmektir asıl istiğfar!&#8230; Hakiki mağfireti (bağışlanmayı   ) getirecek olan da bu idrakin yaşamıdır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Rasulullahın istiğfarından bizim   anlayacağımız!</span> </strong>Rasulullah günde 70 kez istiğfar edermiş. Geçmiş   ve geleceği bağışlanmış Efendimiz (sav) elbette günaha istiğfar ediyor   değildi.</p>
<p>Bizim bundan anlayacağımız; Beşeriyet gereği   insanlar arasına girmekle, Kesret kalabalığına düşmekle; Zati boyutun hakkını   verememe durumunu fark ederek istiğfar etmektir. Günde 70 kez bunu fark   edebilir miyiz?&#8230;</p>
<p>70 li rakamlar Arapçada ÇOKLUK bildirmek üzeredir,   sayı bildirmek üzere değil!&#8230;</p>
<p>Yani ÇOK ÇOK İSTİĞFAR, YANİ HER NEFESTE HER AN   İSTİĞFAR!&#8230; Her perdeliliğimizi her fark edişte derhal istiğfar!&#8230;</p>
<p>Daha başka ne anlarız Rasulun 70 kez   istiğfarından?!&#8230;</p>
<p>GUNDE 70 KEZ İÇİMİZDEN SESLENİYOR RASUL:</p>
<p>“SEN BU BEDEN DEĞİLSİN!”</p>
<p>“SEN BU ÇÜRÜYECEK TEN DEĞİLSİN.”</p>
<p>“SEN YUNUS’UN “ÖLEN HAYVAN İMİŞ” DEDİĞİ ÖLÜMLÜ   HAYVAN DEĞİLSİN…”</p>
<p>“SEN, EZELİ VE EBEDİ ŞUUR VARLIK OLAN   İNSANSIN!!!!!”</p>
<p>“SEN HALİFESİN!&#8230;. SİLKİN KENDİNE GEL….”</p>
<p>Evet günde 70 kez, her an böyle sesleniyor   içimizden O Şefkatli, O merhametli, O kendinden çok bizi düşünen Rasül!&#8230;. Duyabiliyor   muyuz?!&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Seherde istiğfar!&#8230;</strong> </span>Ne demek?&#8230; Kur’an zaman üstü ise… Kur’an İNSANI, insandaki oluşum   sistemlerini anlatıyor ise ne demek seherde istiğfar?&#8230;<strong> </strong></p>
<p>Bize göre bu şu demek…. SEHER; uykudan uyanılan   ilk vakit… Karanlığın aydınlığa dönüştüğü ilk an… Siz bir günah işlediniz…   Siz gaflet içindesiniz… Siz, Kesret kalabalığında bedensel hayvanlık içinde   yaşıyorsunuz… Ne zaman istiğfar edeceksiniz?&#8230;</p>
<p><span style="color: #3366ff;">GAFLETTEN UYANIŞI KENDİNİZDE İLK   FARK ETTİĞİNİZ AN; İSTİĞFARIN HAKİKATINI ORTAYA KOYMANIZ GEREKEN ANDIR!&#8230;   YOKSA OLAY SADECE GUN VE GECE BAGLAMINDAKİ SEHER İLE KAYDA GİRMEZ!&#8230;   GAFLETTEN UYANMAYA BAŞLADIGINIZ İLK AN SİZİN SEHERİNİZDİR!&#8230;</span></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Rasüle İtiraf ve Ondan mağfiret istemek ne   demek?..</span> </strong>Enfüsünüzden bir Rasul demiş Kur’an… Size sizden   merhametli, üzerinize titreyen bir Rasul demiş…. Kim o?.. Dışarıda Risaleti   açan zatlar mı sadece?&#8230; Sadece onlar değil….</p>
<p>Sizin ŞUURSAL ASLINIZ, SİZDEKİ HALIFE BOYUTU   içinizdeki Rasulunuz… Beden kaydı ile işlediğiniz suçu, düştüğünüz gafleti,   acziyeti; suçu sağa sola atmadan Ona itiraf edin.. Kendinizi tanımladığınız   beden halinizle, içinizdeki Rasule, kendi aslınıza zulmettiğinizi ona   söyleyiniz!&#8230; “Ben sana yanlış yaptım ey Özüm” deyiniz!&#8230; “Ben kendime; hakikatime   sırt döndüm” deyiniz. Bunu içtenlikle ve gayretle diyebilirseniz, içinizdeki   Rasulun merhameti ve şefkati ile sizi hem içeriden hem dışarıdan   sarmaladığını iliklerinize kadar hissedeceksiniz.</p>
<p>Rasüle böyle bir itirafın mağfireti çekeceğine ayet   teminat vermiş, Tevvab ve Rahim mekanizmalarının tetiklenmesini işaret ederek;   <em>Eğer onlar nefslerine zulmettiklerinde   sana gelselerdi de Allah&#8217;tan bağışlanma niyaz etselerdi, Rasûl de onlar için   istiğfar dileseydi, elbette Allah&#8217;ı Tevvab ve Rahîm bulacaklardı</em>..</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Bir toplulukta istiğfar edenler varsa   diğerlerinin de azaptan korunması ne demek?</strong></span><strong> </strong>Topluluk dışsal olarak sosyal hayat ve insan kalabalığı… Ya içsel?&#8230; <span style="color: #3366ff;">SİZDEKİ ESMA BİLEŞİMİ TOPLULUK…</span></p>
<p>Her esmanıza olan ihanetinizi itiraf da istiğfar   da ilk planda mümkün olmayabilir… Fark ettiğiniz esmalarda, fark ettiğiniz   perdeli noktalarda aczinizi itiraf ve istiğfara girişmeniz (içinizde istiğfar   edenler) diye anlatılmış… Diğer itiraf edemediğiniz, perdeli kaldığınız   manalar ise (topluluk) diye ifade edilmiş… Şu halde <span style="color: #3366ff;">FARK   EDEBİLDİĞİMİZ PERDELERİ ARALAMAYA ÇALIŞMAK, FARK EDEBİLDİĞİMİZ ESMALARIN   HAKKINI VERMEYE ÇALIŞMAK; DİĞER GAFLET ALANLARIMIZ SEBEBİYLE İNECEK BELA VE   AZABI DURDURMAKTADIR!..</span></p>
<p>Hakikatine, Allah İlmine yönelenler kendi   hayatlarına baktıklarında, Allah tarafından nasıl korunduklarını fark   edebileceklerdir.</p>
<p>Bu ayetten çıkacak diğer bir mana ise; Özündeki   Risalet boyutu ile tanışmanın, bir bir tüm gaflet alanlarımızda istiğfara ve   onun sonucu mağfirete start veren bir açılım olduğu noktasıdır!.. Ki bu da büyük   bir müjdedir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ve İstiğfarın Hakikatinin yaşandığı ibadet:   Hac!..</strong><strong> </strong></span>Nasip olanlara ne mutlu. Olmayanlara en tez   zamanda, mebrur olarak nasip olsun!&#8230; (Amin amin amin)</p>
<p>Ben acizin, okuyabildikleri bunlar. Yanlış   düşünceler benden, doğrular; Allah, Rasulu ve de Ehlullahtandır&#8230;</p>
<p>İSTİĞFARIN HAKİKATİNE EREN, MAĞFİRETE EREN   KULLARDAN OLMAMIZ NİYAZIMLA…</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h6 style="text-align: right;"><span style="color: #333333;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Diğer Bölümler :<a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-1/" target="_blank"> 1.Bölüm</a> | <a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-2/" target="_blank">2. Bölüm</a> | <a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-3-ihsan/" target="_blank">3. Bölüm</a> | <a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank">4. Bölüm | </a><a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-5-allahin-sevdikleri/" target="_blank">5. Bölüm </a>| <a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-6-israf/" target="_blank">6. Bölüm</a> | <a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-7-infak/" target="_blank">7. Bölüm</a><a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank"> </a>|<a href="../mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-8-allahin-sevmedikleri/" target="_blank"> 8. Bölüm </a>| <a href="http://www.tasavvuf.gen.tr/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-9-allah-in-beraber-olduklari/">9. Bölüm</a><a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank"><br />
</a></strong></em></span></span></h6>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #000080;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Mehmet Doğramacı<br />
dogramacimehmet@gmail.com</strong></em></span></span></p>
<p><em><span style="color: #000000;">Not : Yukarıdaki yazıda adı geçen ayetlerin numaralarına, metinlerine ve meallerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.</span></em></p>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #993366;"><em><span style="color: #000000;"><a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalar-da-kavramlar-goksel-olaylar-ayetler/" target="_blank">Göksel Olaylar Ayetleri</a> | <a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-ruzgar-firtina-ayetleri/" target="_blank">Rüzgar Ayetleri </a>| <a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalar%e2%80%99da-kavramlar-tevekkul-ayetleri/" target="_blank">Tevekkül Ayetleri</a></span></em></span></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-10-istigfar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yansımalarda Kavramlar -9- Allah’ın Beraber Oldukları</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-9-allah%e2%80%99in-beraber-olduklari/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-9-allah%e2%80%99in-beraber-olduklari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Sep 2009 20:17:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yansımalarda Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[Kurân-ı Kerîm]]></category>
		<category><![CDATA[Kurandan Yansımalar]]></category>
		<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[sufizm]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sufizm.gen.tr/?p=990</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;ALLAH’IN BERABER OLDUKLARI” A-ÖN OKUMA Tespit edebildiğimiz kadarı ile 21 ayette “ALLAH’IN BERABER OLDUKLARI” geçiyor. Kur’an’da geçen “Allah ….. ile beraberdir” ayetleri; Maiyet Sırrı ile ele alınmak durumundadır. O nedenle bu çalışmada bazı iman ve amel sahiplerinin “ALLAH’LA BERABER OLMA” sını içeren ayetlerin yanı sıra “MAİYET SIRRI” içeren ayetler de konuya dahil edilmiştir.. 1-AYETLER: BAKARA [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: center;"></h2>
<h2 style="text-align: center;"><span style="color: #888888;"><strong><img class="alignleft" src="http://www.sufizm.gen.tr/MD.jpg" alt="" width="73" height="91" />&#8220;ALLAH’IN BERABER OLDUKLARI”</strong></span></h2>
<h3 style="text-align: center;"><em><span style="color: #800000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">A-ÖN OKUMA</span></strong></span></em><strong> </strong></h3>
<p>Tespit edebildiğimiz kadarı ile 21 ayette “ALLAH’IN BERABER OLDUKLARI”  geçiyor. Kur’an’da geçen “Allah ….. ile beraberdir” ayetleri; Maiyet Sırrı ile ele alınmak durumundadır. O nedenle bu çalışmada bazı iman ve amel sahiplerinin “ALLAH’LA BERABER OLMA” sını içeren ayetlerin yanı sıra  “MAİYET SIRRI” içeren ayetler de konuya dahil edilmiştir..</p>
<table style="height: 2740px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="673">
<tbody>
<tr>
<td width="604" valign="top">
<p align="center"><strong> </strong></p>
<h3><span style="color: #993300;"><strong>1-AYETLER:</strong></span><strong> </strong></h3>
<h4><strong><span style="color: #ff0000;">BAKARA</span></strong><strong> </strong></h4>
<p><span style="color: #000080;"><strong>153-)</strong> Ya eyyühelleziyne amenüste&#8217;ıynu BisSabri vesSalati, innAllahe ma&#8217;asSabiriyn;</span><br />
<strong>Ey iman edenler,   hakikatinizin açığa çıkartacağı sabır </strong>(dayanma kuvvesi)<strong> ve salât </strong>(hakikatiniz   olan Esmâ mertebesine yönelişin getirisi olan müşahede ile)<strong> yardım isteyin. </strong><strong>Muhakkak ki Allah sabredenlerledir </strong>(Es Sabûr Esmâ&#8217;sıyla-mâiyet sırrı)<strong>.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>194-)</strong> Eşşehrülharamu Bişşehrilharami vel hurumatu kısas* femenı&#8217;teda aleykum   fa&#8217;tedu aleyhi Bi misli ma&#8217;teda aleykum* vettekullahe va&#8217;lemu ennAllahe   maalmüttekıyn;</span><br />
<strong>Haram ay, haramınız   olan aya bedeldir&#8230; Ve buna hürmette eşitlik esastır. O hâlde haddi aşıp </strong>(bu   süreçte)<strong> size   saldırana, saldırganlığının misliyle siz de saldırın! Allah&#8217;tan korunun, ve   iyi bilin ki Allah   korunanlarla beraberdir.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>249-)</strong> Fe lemma fesale talutu Bil cunudi, kale innAllahe mübteliykum Bi neher* femen   şeribe minhu feleyse minniy* vemen lem yat&#8217;amhü feinnehu minniy illâ   menığterafe gurfeten Bi yedih* feşeribu minhu illâ kaliylen minhum* felemma   cavezehu huve velleziyne amenu meahu, kalu la takate lenel yevme Bi calute ve   cunudih* kalelleziyne yezunnune ennehum mulakullahi kem min fietin kaliyletin   ğalebet fieten kesiyraten Bi iznillah* vAllahu meas Sabiriyn;</span><br />
<strong>Talut, ordusuyla yola   çıktığında </strong>(askerlerine)<strong> dedi ki: &#8220;Muhakkak Allah sizi bir nehir ile   sınayacaktır. Kim ondan içerse benden değildir. Kim ondan tatmazsa o da   bendendir. Eliyle bir avuç kadar alan müstesna&#8221;&#8230; Fakat içlerinden pek   azı hariç, ondan içtiler. Ne zaman ki O ve beraberindekiler nehrin karşı   yakasına geçtiler, &#8220;Calut ve ordusuna karşı savaşacak gücümüz   kalmadı&#8221; dediler. Allah&#8217;a kavuşacaklarını </strong>(imanları   sebebiyle)<strong> özlerinden   gelen </strong>(yakîn) <strong>ile   bilenler ise: &#8220;Pek çok defa, az bir topluluk Allah&#8217;ın izniyle </strong>(biiznillah)<strong>, kendilerinden çok fazla topluluğu   yenmiştir. Allah   dayananlar ile beraberdir&#8221; dediler.</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>NİSA</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000080;"><strong>108-) </strong><strong>Yestahfune minen Nasi ve la   yestahfune minAllahi ve HUve meahüm iz yübeyyitune ma la yerda minel kavl* ve   kânAllahu Bi ma ya`melune muhıyta;</strong><strong> </strong></span><strong><br />
(Münafıklar-ikiyüzlüler) </strong><strong>insanlardan   gizleyebilirler ama Allah`tan asla! Oysa O beraberdi </strong><strong>(tasavvufî anlayışla mâiyet sırrı-Allah`ın, kulun   her zerresini Esmâ`sıyla varetmesi hakikati) </strong><strong>onlarla gece boyu,   Allah`ın hoşlanmadığı şeyleri kurgularlarken. Allah yapmakta olduklarına   Muhît`tir!</strong><strong> </strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>ENFAL</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000080;"><strong>12-) </strong><strong>İz yuhıy Rabbüke ilel Melaiketi   enniy meaküm fesebbitülleziyne amenu* seulkıy fiy kulubilleziyne keferurru`be   fadribu fevkal a`nakı vadribu minhüm külle benan;</strong></span><strong><br />
Hani Rabbin melâikeye şöyle   vahyetmişti: &#8220;Muhakkak ben sizinle beraberim </strong><strong>(Allah melekle yan yana olmayacağına göre;   anlatılmak istenen {tasavvufta mâiyet sırrı diye bahsedilen}: meleklerin,   kendilerindeki kuvvet ve kudretin Allah`ın kuvvet ve kudreti bilincini   taşıdıkları realitesine işaret olunmaktadır)&#8230;</strong><strong> İman edenleri   sâbitleyin&#8230; Hakikat bilgisini inkâr edenlerin kalplerinde korku   oluşturacağım&#8230; </strong><strong>(Onların)</strong><strong> boyunlarının üstüne vurun </strong><strong>(vehim üzere sâbitleyin)</strong><strong> ve onların her   parmağına darbedin.&#8221;</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>19-)</strong> İn testeftihu fekad caekümül feth* ve in tentehu fehuve hayrun leküm* ve in   teudu neud* velen tuğniye anküm fietüküm şey&#8217;en velev kesüret, ve ennAllahe   meal mu&#8217;miniyn;</span><br />
<strong>Eğer siz fetih </strong>(zafer)<strong> istiyorsanız, işte size </strong>(Bedir&#8217;de)<strong> fetih geldi&#8230; Eğer </strong>(Rasûlullah&#8217;a   direnmekten)<strong> vazgeçerseniz, o sizin için daha hayırlıdır&#8230; Şayet </strong>(şirke)<strong> dönerseniz, biz de döneriz! </strong>(O   durumda)<strong> topluluğunuz   çok da olsa size hiçbir faydası olmaz&#8230; Kesinlikle Allah iman edenlerledir </strong>(kendinde açığa çıkan havl ve   kuvvetin Allah&#8217;ın olduğunu yaşayanlarladır)<strong>!</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>46-)</strong> Ve etıy&#8217;ullahe ve ResuleHU ve la tenazeu fetefşelu ve tezhebe riyhuküm   vasbiru* innAllahe maas sabiriyn;</span><br />
<strong>Allah&#8217;a ve Rasûlüne   itaat edin, birbirinizle zıtlaşmayın; </strong>(yoksa)<strong> korkuya kapılırsınız ve rüzgârınız </strong>(kuvvetiniz)<strong> gider&#8230; Sabredin&#8230; Muhakkak ki Allah &#8220;Es Sabûr&#8221;   isminin özelliğiyle sabredenlerledir.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>66-)</strong> El ANe haffefAllahu anküm ve alime enne fiyküm da&#8217;fa* fein yekün minküm   mietün sabiretün yağlibu mieteyn* ve in yekün minküm elfün yağlibu elfeyni Bi   iznillah* vAllahu meas sabiriyn;</span><br />
<strong>Şu an Allah sizden   yükünüzü hafifletti, çünkü biliyor ki sizde zayıflık var&#8230; </strong>(O   hâlde)<strong> sizden dayanan   yüz olursa, iki yüze galip gelirler&#8230; Sizden bin olursa, Allah&#8217;ın izniyle </strong>(Bi-iznillah)<strong>, iki bine galip gelirler&#8230; Allah sabredenlerle   beraberdir.</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>TEVBE</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000080;"><strong>36-)</strong> İnne ıddeşşühuri ındAllahisna aşere şehren fiy Kitabillahi yevme halekas   Semavati vel&#8217;Arda minha erbaatün hurum* zâliked diynül kayyimü fela tazlimu   fiyhinne enfüseküm ve katilül müşrikiyne kâffeten kema yükatiluneküm   kâffeten, va&#8217;lemu ennAllahe maal müttekıyn;</span><br />
<strong>Muhakkak ki Allah   indînde, semâları ve arzı halkettiği süreçte Allah ilminde, ayların adedi on   ikidir&#8230; Onlardan dördü haram </strong>(aylar)<strong>dır; </strong>(Muharrem,   Receb, Zilkaide, Zilhicce)<strong>&#8230;   İşte Din-i Kayyım </strong>(geçerli, payidar sistem)<strong> budur&#8230; Onlar </strong>(haram   aylar)<strong> içinde   nefslerinize zulmetmeyin&#8230; Müşriklerle savaşın, onların hep birlikte sizinle   savaştıkları gibi&#8230; İyi bilin ki Allah korunanlarla beraberdir </strong>(mâiyet   hakikatine işaret)<strong>.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>40-)</strong> İlla tensuruhu fekad nasarehullahu, iz ahrecehülleziyne keferu saniyesneyni,   iz hüma fiyl ğayri, iz yekulü lisahıbihi la tahzen innAllahe meana*   feenzelAllahu sekiynetehu aleyhi ve eyyedehu Bi cünudin lem teravha ve ceale   kelimetelleziyne keferus süfla* ve kelimetullahi hiyel ulya* vAllahu Azîyzün   Hakiym;</span><br />
<strong>Gerçekten Allah O&#8217;na   yardım etmiştir, siz O&#8217;na yardım etmeseniz de! Hani hakikat bilgisini inkâr   edenler O&#8217;nu </strong>(yurdundan)<strong> çıkmak zorunda bıraktıklarında; O, ikinin ikincisi </strong>(iki   kişiden biri)<strong> idi!   Hani onlar </strong>(Hz.Rasûlullah ve Hz.Ebu Bekr)<strong> mağarada idiler&#8230; Hani arkadaşına:   &#8220;Mahzun olma,   muhakkak ki Allah bizimle beraberdir </strong>(mâiyet sırrına   işaret ediyordu)<strong>&#8221;   diyordu&#8230; Allah, sekinetini </strong>(güven duygusuyla oluşan   sakinlik)<strong> O&#8217;nun   üzerine inzâl etmiş ve O&#8217;nu görmediğiniz ordularla desteklemişti. Hakikat   bilgisini inkâr edenlerin sözlerini süfla </strong>(en aşağı)<strong> kılmıştı&#8230; Allah sözü, işte   ulyadır </strong>(en üstün)<strong>!   Allah Azîz&#8217;dir, Hakîm&#8217;dir.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>123-)</strong> Ya eyyühelleziyne amenu katilülleziyne yeluneküm minel küffari velyecidu   fiyküm ğılzaten, va&#8217;lemu ennAllahe meal müttekıyn;</span><br />
<strong>Ey iman edenler!   Küffardan </strong>(gerçeği inkâr edenlerden)<strong> size yakın olanlarla savaşın! Sizde   şiddet, azîm, yoğun iman yaşamını bulsunlar&#8230; Bilin ki Allah korunanlarla beraberdir!</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>HUD</strong></span></h4>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>36-)</strong><strong> </strong>Ve   uhıye ila Nuhın ennehu len yu`mine min kavmike illâ men kad amene fela   tebteis Bima kânu yef`alun;</span><strong> </strong></p>
<p><strong>Nuh`a   vahyolundu ki: &#8220;Halkından, iman etmiş olanlar dışında kimse iman   etmeyecek&#8230; (Artık) onların yapmakta olduklarından dolayı üzgün olma!&#8221;</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>37-)</strong> Vasnaılfülke Bi a`yunina ve vahyina   ve la tuhatıbniy fiylleziyne zalemu* innehüm muğrekun;</span></p>
<p><strong>Gözlerimiz olarak (</strong>mâiyet sırrına işaret bu   ifade),<strong> vahyimizce gemiyi yap&#8230;</strong><strong> Zâlimler hakkında </strong>(şefaat için)<strong> bana yönelme&#8230; Kesinlikle onlar boğulacaklardır!</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>KEHF</strong></span></h4>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>24-)</strong> İlla en yeşaAllah* vezkür Rabbeke   iza nesiyt ve kul asa en yehdiyeni Rabbiy li akrebe min hazâ raşeda;</span></p>
<p><strong>Sadece   &#8220;inşâ Allah = Allah inşa ederse&#8221; kaydıyla demen, müstesna!..   Unuttuğunda Rabbini </strong>(hakikatin olan Esmâ   mertebesini)<strong> zikret </strong>(hatırla)!..<strong> Ve de ki: &#8220;Umarım Rabbim beni kurbunda </strong>(mâiyet sırrının yaşandığı   Tecelli-i Sıfat mertebesi. {İnsan-ı Kâmil, Sıfatların tecellisi bahsi;   Abdülkerim Ceylî. A.H.})<strong> olgunluğa erdirir.&#8221;</strong><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>TAHA</strong></span></h4>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>45-)</strong> Kala Rabbena innena nehafü en   yefruta aleyna ev en yatğa; </span><strong><br />
&#8220;Rabbimiz! Doğrusu biz, bizim aşırı   üstümüze gelmesinden veya taşkınlık yapmasından korkarız&#8221; dediler.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>46-) </strong>Kale la tehafa   inneniy meaküma esmeu ve era; </span><strong><br />
&#8220;Korkmayın! Muhakkak ki Ben sizinle olarak işitir ve   görürüm </strong>(mâiyet sırrı)&#8221;<strong> dedi. </strong>(Sahih Kudsi   hadis: &#8220;&#8230;&#8230;Ben kulumun görür gözü işitir kulağı olurum&#8230;&#8230;&#8221;)</p>
<p><strong> </strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>MÜMİNUN</strong></span></h4>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>27-)</strong> Fe evhayna ileyhi enisnaıl fülke Bi   a`yüniNA ve vahyiNA feiza cae emruNA ve farettennuru, feslük fiyha min küllin   zevceynisneyni ve ehleke illâ men sebeka aleyhil kavlü minhüm* ve la   tühatıbniy filleziyne zalemu* innehüm muğrekun;</span><strong><br />
Bunun   üzerine Ona </strong>(Nuh`a)<strong> vahyettik ki: &#8220;Gözlerimiz olarak </strong>(gözetimimiz anlamına gelse de   burada mâiyet sırrına işaret vardır)<strong> ve vahyimizle gemiyi yap&#8230;</strong><strong> İş başladığında </strong>(sular yükseldiğinde)<strong> ve fırın kaynadığı </strong>(buhar   kazanı mı vardı acaba)<strong> vakit, her eşi olandan bir çift ve onlardan,   aleyhine daha önce hüküm verilmiş olanlar hariç ehlini, gemiye al. Zâlimler   hakkında benimle muhatap olma! Kesinlikle onlar boğulacaklardır.&#8221;</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>NAHL</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000080;"><strong>128-)</strong> İnnAllahe mealleziynet tekav velleziyne hüm muhsinun; </span><strong><br />
Kesinlikle   Allah korunanlar ve muhsinlerle </strong>(Allah için yaşamakta olduğunun farkındalığında   olanlarla)<strong> beraberdir.</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>ANKEBUT</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000080;"><strong>69-)</strong> Velleziyne cahedu fiyna lenehdiyennehüm sübüleNA* ve innAllahe lemeal   muhsiniyn;</span><br />
<strong>Biz&#8217;e </strong>(ermek   için nefsine karşı)<strong> savaş verenlere gelince, elbette onları yollarımıza ulaştıracağız&#8230;   Kesinlikle Allah, yakîn   ehliyle </strong>(ihsan sahibi {Allah&#8217;a görüyormuşçasına yönelen})<strong> elbette beraberdir!</strong><strong> </strong>(Mâiyet sırrı.)</p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>MUHAMMED</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000080;"><strong>33-)</strong> Ya eyyühelleziyne amenu etıy&#8217;ullahe ve etıy&#8217;ur Rasûle ve la   tubtılu a&#8217;maleküm; </span><br />
<strong>Ey iman edenler! İtaat edin Allah&#8217;a   ve itaat edin Rasûl&#8217;e; yaptıklarınızın getirisini geçersiz kılmayın!</strong><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>34-)</strong> İnnelleziyne keferu ve saddu an sebiylillâhi sümme matu ve hüm küffarun felen   yağfirAllahu lehüm;</span><strong><br />
Muhakkak ki hakikat bilgisini   inkâr edenler, </strong>(insanları dışsallık veya içsellik   yüzünden)<strong> Allah   yolundan alıkoyanlar, sonra da hakikati inkârlarıyla ölenler var ya, Allah   onları asla bağışlamayacaktır!</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>35-)</strong> Fela tehinu ve ted&#8217;u ilesSelmi, ve entümül a&#8217;levne, vAllahu meaküm ve len   yetireküm a&#8217;maleküm; </span><strong>Gevşemeyin   ve siz üstünken, selm&#8217;e </strong>(barışa, Hak ile bâtılı uzlaştırmaya)<strong> çağırmayın! Allah sizinle Birliktedir! Sizin   yaptıklarınızı asla eksiltmeyecektir.</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>HADİD</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000080;"><strong>4-)</strong> &#8220;HÛ&#8221;velleziy halekasSemâvati vel&#8217;Arda fiy sitteti eyyamin   sümmesteva &#8216;alel&#8217;Arş* ya&#8217;lemu ma yelicu fiyl&#8217;Ardı ve ma yahrucu minha ve ma   yenzilu minesSemâi ve ma ya&#8217;rucu fiyha* ve HUve me&#8217;akum eyne ma küntüm*   vAllahu Bima ta&#8217;melune Basıyr;</span><br />
<strong>O, semâları ve arzı   altı süreçte yaratan, sonra da arşa istiva edendir! Arza gireni ve ondan   çıkanı; semâdan inzâl olanı ve onun içinde urûc edeni bilir&#8230; <span style="text-decoration: underline;">Nerede olursanız O sizinle </span></strong><span style="text-decoration: underline;">(hakikatinizin Esmâ ül   Hüsnâ&#8217;sıyla varolması sonucu)<strong> beraberdir </strong>(Mâiyet sırrına işaret)</span><strong>!   Allah yaptıklarınızı </strong>(yaratan olarak)<strong> Basîr&#8217;dir.</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>MÜCADELE</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000080;"><strong>6-)</strong> Yevme yeb`asühümullahu cemiy`an feyunebbiuhüm Bima `amilu* ahsahullahu ve   nesuHU, vAllahu `alâ külli şey`in Şehiyd;</span></p>
<p><strong>Gün gelir, Allah onların hepsini bâ`s eder</strong> (yeni bir   özellikle yeni bir boyutta diriltir) <strong>de</strong> <strong>yaptıklarını onlarda haber verir&#8230;   Allah,</strong> <strong>onu</strong> (kendilerinden   açığa çıkanları) <strong>kayda almış, onlar   ise onu unutmuşlardır&#8230; Allah her şey üzerine Şehîd`dir.</strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>7-)</strong> Elem   tera ennAllahe ya`lemu ma fiysSemavati ve ma fiyl`Ardı ma yekûnu min necva   selasetin illâ HUve rabi`uhüm ve la hamsetin illâ HUve sadisuhüm ve la edna   min zâlike ve la eksere illâ HUve me`ahüm eyne ma kânu* sümme yunebbiuhüm   Bima `amilu yevmelkıyameti, innAllahe Bikülli şey`in Aliym;</span></p>
<p><strong>Bundan daha az da olsalar, daha çok da   olsalar; nerede olursa   olsunlar mutlaka O, onlarla beraberdir</strong> (Esmâ`sıyla,   &#8220;yok&#8221;ken var kıldığı için &#8211; Mâiyet sırrı)! <strong>Sonra kıyamet sürecinde yaptıklarını</strong> (açığa çıkaran olarak) <strong>kendilerinde haber verir! Muhakkak ki   Allah Bi-küllî şey`in</strong> (şey`in Esmâ`sıyla hakikati olarak) <strong>Bilen`idir.</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong>HAŞR</strong></span></h4>
<p><span style="color: #000080;"><strong>23-)</strong> HuvAllahulleziy la ilahe illâ HU* el Melik`ül Kuddûs`üs Selâm`ul Mu`min`ul   Müheymin`ul Aziyz`ul Cebbar`ul Mütekebbir* SubhanAllahi `amma yüşrikûn;</span><br />
&#8220;<strong>HÛ&#8221; Allah, tanrı yok, sadece   &#8220;HÛ&#8221;! Melîk`tir</strong> (efâl, oluşlar âleminde mutlak hükmü yürüyen), <strong>Kuddûs`tür</strong> (yaratılmışlığa ve kevne   ait nitelenmelerden, yaratılmış kavramlardan münezzeh), <strong>Selâm`dır</strong> (yaratılmışlarda yakîn ve   kurb hâlini oluşturup mâiyet sırrını açığa çıkartan), <strong>Mümin`dir</strong> (iman açığa çıkartarak   hakikatini müşahedeye yönelten), <strong>Müheymin`dir</strong> (gözetip himaye eden, muhteşem azametini seyirde yaratılmışlığı kaldıran), <strong>Azîz`dir</strong> (karşı konulması imkânsız   olarak dilediğini yapan), <strong>Cebbâr`dır</strong> (iradesini zorunlu kabul ettiren), <strong>Mütekebbir`dir</strong> (Mutlak yegâne Kibriyâ {eniyeti} olan)! <strong>Allah,   onların ortak koştukları tanrı kavramlarından Subhan`dır!</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h3 style="text-align: left;"><span style="color: #993300;"><strong><em><span style="text-decoration: underline;">2- İNCELENECEK METİNLER: (3. Md.de bu metinlerden özet yapılmıştır)</span></em></strong></span></h3>
<p>İNSAN-I KAMİL kitabı SIFAT TECELLİSİ bahsi…</p>
<p>VELAYET KEMALATI: <a href="http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/bilinc/bilinc08.htm">http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/bilinc/bilinc08.htm</a></p>
<p>YAKİN: <a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/yakin/index.htm">http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/yakin/index.htm</a></p>
<p>KURB <a href="http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/gavs/gavs23.htm">http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/gavs/gavs23.htm</a></p>
<p>YAKINLIK <a href="http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/gavs/gavs24.htm">http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/gavs/gavs24.htm</a></p>
<p>MUKARREB <a href="http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/kendini/kendini24.htm">http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/kendini/kendini24.htm</a></p>
<h3 style="text-align: left;"><span style="color: #993300;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>3- TANIM VE AÇILIMLAR:</strong></em></span></span></h3>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">SIFAT TECELLİSİ:</span></strong> MARDİYEDE YAŞANIR:</span> &#8220;Mardiye&#8221;de, &#8220;Tecelli-i Sıfat&#8221; vardır. Yani, İlâhi vasıflarla tahakkuk etme hâli ki; bu ikisi arasındaki hâl, ancak yaşanarak farkedilir. Dilde bunu anlatmak çok zor bir şey!.. Çünkü biz, öyle bir şey düşünmemişiz, hayâl bile etmemişiz. Onun için bunlar böyle mecaz yollu anlatılır ama gerçeği ancak yaşanarak bilinir!.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">VELAYETİ KÜBRA:</span> &#8220;Mardiye&#8221;, sıfat mertebesidir, dedik. İlâhi vasıflarla vasıflanmış kişidir&#8230; &#8220;Mutmainne&#8221; ve &#8220;Râdiye&#8221;, &#8220;Velâyet-i Suğra&#8221;dır. &#8220;Mardiye&#8221;, &#8220;Velâyet-i Kübrâ&#8221;dır. Enbiyâ velâyetinin kemâlâtından hisse alınır. Bakâ Billah mertebesidir!. Bu mertebeden evvel kimsede İlmi Ledün olmaz!..</p>
<p><span style="color: #ff0000;">ARİF-İ BİLLAH:</span> &#8220;Mardiye&#8221; makamında hâsıl olan ikinci mârifetin sahibine &#8220;Ârif-i Billah&#8221; derler. Yani, varlığındaki Allah`ın ilmi ile her şeye ârif olan Zât demektir &#8220;Ârif-i Billah&#8221;!&#8230; Bu, &#8220;Hakikat&#8221;ten sonra gelen Mârifet-i Billah`tır&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">KURB<span style="color: #ff0000;">:</span></span></strong></span><span style="color: #ff0000;"><strong> </strong>KURBİYET MERTEBESİ:</span> RAHİMiyetin gereği olarak insan, hakikatini idrak eder, kendi özündeki ALLAH isimlerinden kaynaklanan kuvveleri keşfeder, bunları hissedip bunlara yakîn elde ederek “kurbiyet” mertebesine ulaşır!.<strong> </strong>Kurbiyet mertebesi-Allah Esmâ`sı özellikleriyle şuurlu tahakkuk mertebesidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">KURBİYET KAVRAMINDA DAHİ AYRILIK MEVCUT:</span> &#8220;- Ya Gavs. Kurb ehli kurbiyetlerinden dolayı yakınırlar, buûd ehlinin uzaklıktan şikâyetleri gibi&#8230;</p>
<p>Esasen bunun îzâh edilmesi ve anlaşılması oldukça güç bir husustur. Zirâ burada bahis mevzûu olan kimseler &#8220;yakîn&#8221; ehlidir. Ayn-el yakîn sahipleri.</p>
<p>&#8220;Yakîn&#8221; ile elde ettikleri bir kurb (yakınlık) sözkonusu!.. Ancak şuraya dikkat edelim; &#8220;Kurb&#8221; yani yakınlıktan söz ediyoruz, iki ayrı varlığın birbirine yakınlığından. Yani, Tekliğin müşâhedesi oluşmuş, fakat vehimdeki &#8220;benlik&#8221; kavramı kesin olarak kaybolmamış!.. Bir diğer ifade ile, Hakkel yakîn oluşmamış!.. Hakkel yakîn’in oluşması için, kişinin kendini Hak&#8217;tan ayrı bir varlık olarak düşünme hâli ortadan kalkar. Yâni &#8220;Zâtta fenâ&#8221; olma hâli diye târif edilen bir hâl ile ikilik kalkar.</p>
<p>İşte bu kişiler, ilmen olayın bütün sistemini bilirler. Olayın bu olduğunu da açık seçik müşâhede etmişlerdir. İşte bu noktada onları büyük bir üzüntü kaplar. Çünkü bir türlü bilinçlerini kaplayan &#8220;birimsel benlik&#8221; hissiyâtından, kavramından uzaklaşamamaktadırlar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">KURBİYET KAZANAN DAİMİ NAMAZI YAŞAMAKTADIR:</span> Bu havâs`ın &#8220;ikâme&#8221; ettiği namazın ötesinde, bir de &#8220;has-ül havâs&#8221;, &#8220;mukarreb&#8221; denen, &#8220;Allah&#8221;a kurbiyet kazanmış, evliyânın ileri derecelilerinde yaşanan &#8220;daimî namaz&#8221; hâli söz konusudur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">KURBİYET SAHİBİ EKBERİYET SEYRİ İÇİNDEDİR:</span> &#8220;Kurbiyet&#8221; sahipleri ise, &#8220;Ekber&#8221;iyet seyri içinde &#8220;haşyet&#8221; ile &#8220;seyri meallah&#8221;tadırlar. (Farkındayım çok tasavvufi oldu, ama bunların Türkçeleştirilmesi için başlı başına yeniden bir tasavvuf tabirleri kitabı yazmak gerek. Ona da şimdilik müsait değilim… Anlaşıldığı kadar! Anlayana&#8230; Üzgünüm! AH)</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">YAKİN:</span> </strong>İLK BASAMAĞI TEFEKKÜR VE NAFİLELER:</span> “Nâfilelerle” demek; bir takım faydalı, yararlı çalışmalarla demektir. Yani taban, en alt sınır olan çalışmalar “farz”lar, zaten kişinin kendini toparlayıp, kurtarabilmesi için zorunlu olan şeyler. Ama kişi, Allah’a yakîn elde etmek</p>
<p>istiyorsa, bunun dışında daha bir takım yararlı, faydalı çalışmalar yani “nâfileler” yapmak durumundadır. Farzları yerine getirmekle değil, fazladan yapılan nâfilelerle kişi yakîn elde edebilir.</p>
<p>“Tefekkür”, Allah’a yakînin ilk basamağıdır. Tefekkürü olmayanın yakîni oluşmaz!.</p>
<p>Allah’a yakîn elde etmek isteyen kişinin adım atacağı ilk basamak tefekkürdür. Yani, nâfile yapılan ibadetler, tefekkür basamağına basıldıktan sonra kişide tesirini göstermeye başlar. Tefekkür yoksa, zaten bir yere varılması mümkün değildir. Çünkü insanı hayvandan ayıran özellik, tefekkür özelliğidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">YAKİYN AŞAMALARI:</span> Bu meydana gelme birtakım yararlı çalışmalarla, &#8220;Kişi Allah`a öyle yakîn elde eder ki, Allah O`nun görür gözü, işitir kulağı, tutar eli, yürür ayağı olur&#8221; hükmü ortaya çıkacak; gözümüzde gören, kulağımızda işiten, dilimizde söyleyen, elimizde tutan, ayağımızda yürüyenin Allah olduğunu, &#8220;Ayn-el Yakîn&#8221; ve &#8220;Hakk-el Yakîn&#8221; yaşayacağız&#8230;</p>
<p>İşte bütün bunların neticesinde &#8220;Hilâfet sırrı&#8221; bizde zuhûr etmiş, &#8220;Halife&#8221; olduğumuzu önce ilm-el yakîn, sonra ayn-el yakîn, sonra da Hakk-el yakîn yaşama lütfuna ve şerefine ermiş bulunacağız.</p>
<p>&#8220;Mutmainne&#8221;de &#8220;İlmel Yakîn&#8221; hâsıl olur. Bu, &#8220;Râdiye&#8221;de &#8220;Aynel Yakîn&#8221;e döner. &#8220;Mardiye&#8221;de, &#8220;Hakkel Yakîn&#8221; hâsıl olur ve bu zâta &#8220;Arifi Billah&#8221; denir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">YAKİYN EHLİNİN HALİ:</span> TEK`in nazarıyla TEK`ten &#8220;çok&#8221;a bakışı muhafaza edip, sürekli olarak piramitin tepesinden aşağıya bakarak varlıkları seyretmek,  &#8220;YAKÎN EHLİ&#8221; nin hâlidir!. Korkudan,  &#8220;yakîne&#8221;  erenler,   beridirler.. Yakîne erende sabır ne arar?..</p>
<p><span style="color: #ff0000;">ALLAH’A VUSLAT:</span> İlâhi kudret ortaya çıktığı zaman &#8220;ölmeden evvel ölme&#8221; hâli &#8220;yakîn&#8221;e tekâbül eden şekliyle oluşur; ki bunun sonucunda kişi bilinci itibariyle var olan bir varlık olduğu idrâkına ererek, beden bağımlılığından kendini soyutlar; ki bunun sonucu da &#8220;mutmainne nefs&#8221; bilinci olarak velâyet hâlidir!. Böylece vehmî benliğin kendini, bedenmiş gibi kabûlü ortadan kalkar. İşte o zaman, &#8220;Allah`a vuslat&#8221; denilen hâl yaşanır&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">MUKARREB: </span></strong>TAHKİKE ERMİŞ KİMSELERDİR:</span> Tahkike ermişlerin ismi ise “müferridûn” veya “mukarrebun”dur ki; Allah “İSMİNDE” değil; ALLAH’IN AHADİYYETİNDE benlikleri yok olmuş; “el ân öyledir” sırrına binâen, Allah Bakîdir mânâsı yaşanır olmuştur… İşte bu yaşantı içinde olanlar, “İsm-i Âzâm” sırrına ermiş olanlardır ki;her nefeste “HU” diyenin mutlak bilinciyle yaşarlar…</p>
<p>Bu zevâtı kirâm, duâ edip de “Yâ ALLAH”, “YÂ HU” dedikleri zaman; “dillerinden söyleyen ben olurum”Hadîs-i Kudsî’si mânâsınca; dileyen kendi olur ve elbette kendi dileği de havada kalmaz, yerini bulur!..</p>
<p><span style="color: #ff0000;">NOKTASINDAKİ KUDRET AÇILANLARDIR:</span> &#8220;Ulâikel Mukarrebûn&#8221;!.. &#8220;Allah&#8221; adıyla işaret olunanın esmâsının özelliklerini &#8220;Nokta&#8221;larındaki kudret ile seyir hâlinde olanlardır onlar! &#8220;Onlar senin kullarındır; ne dilersen onu yaparsın&#8221; diyerek.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">KURBİYETİ YAŞAYAN, MUCİZELERE VESİLE KİŞİ:</span> Allah`a Kurbiyet mertebesinde yaşayan {Allah`ın bazı kendine has isimlerinin mânâlarının bu yakınlık sebebiyle kendisinde açığa çıktığı} mucizelere vesile kişidir Mukarreb.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">SABIR:</span></strong></span> Sabır, insanın hoşlanmadığı bir hal veya durumun zuhurunda, mecburen ona boyun eğerek, kabullenmesi, demektir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">GAFLET VE BELA ANINDA AÇIĞA ÇIKAR:</span> Esasen, Sabır, Gâfilin kendini koruma mekanizmasıdır!&#8230; Biz genelde, nefsimize hoş gelmeyen şeyleri ŞER olarak görürüz.. Halbuki nefsimize hoş gelmeyen şeye sabredersek, o şer gördüğümüz şey bizim şuur boyutunda kendimizi daha iyi tanımamıza yol açmak için, âmiyâne tabirle yontulmamız için başımıza gelmiş bir BELÂ dır!.. Biz o andaki şartlarımıza GÖRE o olayı şer olarak, belâ olarak nitelendirirsek de daha sonraki bir aşamada onun nimet olduğunu fark edebiliriz..</p>
<p><span style="color: #ff0000;">NİMETİ VERENİ GÖREMEYENİN HALİDİR:</span> Sabır da tahammül, katlanma vardır&#8230; Şükürde ise nimeti vereni görme vardır&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000;">TEPKİSİZ KABUL VE BEKLEMEDİR:</span> Sabır; tepki koymayıp olayın nasıl sonuçlanacağını beklemektir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">İHSAN:</span></strong></span> (Konu İHSAN-MUHSİN adlı daha evvelki dosyamızda ayetlerle işlendi)</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">VELAYETİ HASSA:</span></strong> HER DEVİRE, HER ÇAĞA GÖREVLİ OLARAK AÇIĞA ÇIKAN; BA’S OLUNAN RASULLERDİR:</span> Velâyeti Hassa… Risâlet kaynağından açığa çıkan “hakikat”e “iman” edip, bunu yaşayarak “yakîn”e erenlerin (ikân); veya bunun da ötesi “kurb” yapılarında açığa çıkanların “velâyet”i&#8230; İnsanlık bir piramit gibi düşünülürse eğer, o piramidin zirvesindekiler “Rasûl”lerdir. Onlar, her devirde, insanlığa kendi “hakikat”lerini bildirmek işlevini açığa çıkaranlardır&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">MÂİYET SIRRI: </span></strong>( ALLAH’LA BERABER OLMA)</span></p>
<p>-       Allah`ın, kulun her zerresini Esmâ`sıyla varetmesi hakikati.<strong> </strong></p>
<p>-       Meleklerin, kendilerindeki kuvvet ve kudretin Allah`ın kuvvet ve kudreti bilincini taşıdıkları realitesi.<strong> </strong></p>
<p>-       Tecelli-i Sıfat mertebesinde; Mardıye, Kurbiyet Ehli, Yakiyn Ehli, Mukarreb kimselerde açığa çıkan hal.<strong> </strong></p>
<p>-       “Ben kulumun görür gözü işitir kulağı olurum” müjdesinin yaşanması.<strong> </strong></p>
<p>-        ES SELAM isminin yaşanması sonucu yaratılmışlarda Kurb ve Yakiyn halinin açığa çıkması.</p>
<h3><span style="color: #800000;"><em><strong><span style="text-decoration: underline;">B- ÇÖZÜMLEME</span></strong></em></span></h3>
<p align="center"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;"><strong>1- AYETLERDE “ALLAH’IN BERABER OLDUKLARI” KİMSELER, FİİLLER, HALLER</strong></span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">A-   SABREDENLER- DAYANANLAR:</span>Es Sabur Esmasının açığa çıktığı, sabreden; dayanan kimselerle Maiyet Sırrı gereğince beraberdir. (Bakara- 153/249, Enfal-46/66)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">B-   TAKVA SAHİPLERİ; KORUNANLAR; MÜTTAKİLER:</span> Allah Korunanlar, Takva sahipleri ile beraberdir. (Bakara- 194,Tevbe-36/123, Nahl-128)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">C-   BÜTÜN KULLAR (Her Kulun her zerresini esmasıyla var etmesi)</span></p>
<p>(Münafıklar-ikiyüzlüler) insanlardan gizleyebilirler ama Allah`tan asla! Oysa O beraberdi. (Nisa-108)</p>
<p>-       <strong><span style="text-decoration: underline;">Nerede olursanız O sizinle</span></strong><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong><span style="text-decoration: underline;">(hakikatinizin Esmâ ül Hüsnâ&#8217;sıyla varolması sonucu)<strong> </strong><strong>beraberdir</strong><strong> </strong>(Mâiyet sırrına işaret)</span><strong>!</strong><strong> </strong><strong>Allah yaptıklarınızı</strong><strong> </strong>(yaratan olarak)<strong> </strong><strong>Basîr&#8217;dir.</strong><strong> </strong><strong>(Hadid</strong>-4)</p>
<p>-       Bundan daha az da olsalar, daha çok da olsalar; nerede olursa olsunlar mutlaka O, onlarla beraberdir (Esmâ`sıyla, &#8220;yok&#8221;ken var kıldığı için &#8211; Mâiyet sırrı)! (Mücadele- 7)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">D-   MELEKLER:</span> Hani Rabbin melâikeye şöyle vahyetmişti: &#8220;Muhakkak ben sizinle beraberim (Allah melekle yan yana olmayacağına göre; anlatılmak istenen {tasavvufta mâiyet sırrı diye bahsedilen}: meleklerin, kendilerindeki kuvvet ve kudretin Allah`ın kuvvet ve kudreti bilincini taşıdıkları realitesine işaret olunmaktadır)&#8230; (Enfal- 12)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">E-   İMAN EDENLER:</span> <strong>Kesinlikle Allah iman edenlerledir </strong>(kendinde açığa çıkan havl ve kuvvetin Allah&#8217;ın olduğunu yaşayanlarladır)<strong>!</strong> (Enfal- 19)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">F-   KURBİYETİ YAŞAYANLAR; SELAM İSMİ KENDİLERİNDE AÇIĞA ÇIKANLAR:</span></p>
<p>-       &#8220;Umarım Rabbim beni kurbunda<strong> </strong>(mâiyet sırrının yaşandığı Tecelli-i Sıfat mertebesi. {İnsan-ı Kâmil, Sıfatların tecellisi bahsi; Abdülkerim Ceylî. A.H.})<strong> </strong>olgunluğa erdirir.&#8221; (Kehf-24)</p>
<p>-       &#8220;Korkmayın! Muhakkak ki Ben sizinle olarak işitir ve görürüm (mâiyet sırrı)&#8221; dedi.<strong> </strong>(Sahih Kudsi hadis: &#8220;&#8230;&#8230;Ben kulumun görür gözü işitir kulağı olurum&#8230;&#8230;&#8221;) (Taha- 46)</p>
<p>-       Gözlerimiz olarak (gözetimimiz anlamına gelse de burada mâiyet sırrına işaret vardır) ve vahyimizle gemiyi yap&#8230;(Müminun- 27)</p>
<p>-       Selâm`dır (yaratılmışlarda yakîn ve kurb hâlini oluşturup mâiyet sırrını açığa çıkartan), (Haşr-23)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">G-   RASÜLE TESLİM OLANLAR:</span> Gevşemeyin ve siz üstünken, selm&#8217;e (barışa, Hak ile bâtılı uzlaştırmaya) çağırmayın! Allah sizinle Birliktedir! (Muhammed- 35)</p>
<p>-       O, ikinin ikincisi (iki kişiden biri) idi! Hani onlar (Hz.Rasûlullah ve Hz.Ebu Bekr) mağarada idiler&#8230; Hani arkadaşına: &#8220;Mahzun olma, muhakkak ki Allah bizimle beraberdir (mâiyet sırrına işaret ediyordu)&#8221; diyordu&#8230;( Tevbe- 40)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">H-   ÇOĞUNLUK AZGINLIK, TAŞKINLIK, ZULÜMDE BİRLEŞMİŞKEN, RABBİNE DÖNENLER:</span> Gözlerimiz olarak (mâiyet sırrına işaret bu ifade), vahyimizce gemiyi yap&#8230; Zâlimler hakkında (şefaat için) bana yönelme&#8230; Kesinlikle onlar boğulacaklardır! (Hud-37)</p>
<p>-       Bunun üzerine Ona (Nuh`a) vahyettik ki: &#8220;Gözlerimiz olarak (gözetimimiz anlamına gelse de burada mâiyet sırrına işaret vardır) ve vahyimizle gemiyi yap&#8230; İş başladığında (sular yükseldiğinde) ve fırın kaynadığı (buhar kazanı mı vardı acaba) vakit, her eşi olandan bir çift ve onlardan, aleyhine daha önce hüküm verilmiş olanlar hariç ehlini, gemiye al. Zâlimler hakkında benimle muhatap olma! Kesinlikle onlar boğulacaklardır.&#8221; (Müminun-7)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">İ-    İHSAN SAHİPLERİ VE YAKİN EHLİ:</span>Kesinlikle Allah, yakîn ehliyle (ihsan sahibi {Allah&#8217;a görüyormuşçasına yönelen}) elbette beraberdir! (Mâiyet sırrı.) (Ankebut- 69)</p>
<p><strong>Kesinlikle Allah korunanlar ve muhsinlerle</strong><strong> </strong>(Allah için yaşamakta olduğunun farkındalığında olanlarla)<strong> </strong><strong>beraberdir.</strong> (Nahl- 128)</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="color: #ff0000;"><br />
</span></strong></span></p>
<p align="center"><span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="color: #ff0000;">3-  AYETLERDE GEÇEN ESMALAR VE BU ESMALARA YÜKLENEN ANLAMLAR:<br />
<em><a href="http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm" target="_blank">http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm</a></em></span></strong></span><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #808080;"><strong>HÛ</strong>&#8230;</span> <strong>&#8220;HÛ&#8217;vAllahulleziy la ilahe illâ HÛ&#8221;</strong>! İster vahiy yollu gelsin, ister bilinç yollu üzerine eğilinsin, algılanan her <strong>&#8220;şey&#8221;</strong>in hakikatinin derûnu&#8230; Öylesine ki; <strong>Ekberiyet</strong> tecellisi sonucu önce <strong>&#8220;haşyeti&#8221;</strong>, sonucu olarak da <strong>&#8220;hiç&#8221;</strong>liği yaşatır ve bu yüzden de <strong>O</strong>&#8216;nun hakikatine erişilemez! <strong>&#8220;Basîretler ona ulaşmaz!&#8221;</strong> Mutlak bilinmezliğe ve kavranılmazlığa işaret ismidir! Nitekim <strong>&#8220;ALLÂH&#8221;</strong> dâhil <span style="text-decoration: underline;">tüm isimler</span> <strong>&#8220;HÛ&#8221;</strong>ya bağlı geçer <strong>Kurân</strong>&#8216;da! <strong>&#8220;HU ALLAHu EHAD&#8221;</strong>, <strong>&#8220;HU&#8217;ver Rahmanur Rahıym&#8221;</strong>, <strong>&#8220;Hu&#8217;vel&#8217;Evvelu vel&#8217;Ahıru vez&#8217;Zahiru vel&#8217;Batın&#8221;</strong>, <strong>&#8220;HU&#8217;vel Aliyyül Azıym&#8221;</strong>, <strong>&#8220;HU&#8217;ves Semiy&#8217;ul Basıyr&#8221;</strong> ve <strong>Haşr Sûresi</strong>&#8216;nin <span style="text-decoration: underline;">son üç âyeti</span> gibi! Bu arada şunu da bir diğer okunuş şekli itibarıyla fark ederiz ki, isimlerin öncesindeki &#8220;HÛ&#8221; ismi işaretiyle önce tenzih vurgulaması yapılır, sonra da söz edilen isimlerle teşbihe işaret edilir. Bu da hiçbir zaman gözden kaçırılmaması gereken bir işarettir.<strong> </strong></p>
<p><span style="color: #808080;"><strong>ES SELÂM</strong>&#8230;</span> <strong>Yaratılmışlara</strong><strong> </strong>(beden ve tabiat kayıtlarından; tehlikeden; boyutlarının<strong> </strong>kayıtlarından)<strong> </strong><strong>selâmet ihsan eden, yakîn hâlini oluşturan; iman edenlere &#8220;İSLÂM&#8221;ın hazmını veren; Dar&#8217;üs Selâm</strong><strong> </strong>(hakikatimize ait kuvvelerin tahakkuku)<strong> </strong><strong>olan cennet boyutu hâlinin yaşamını meydana getiren! Rahîm isminin tetikleyerek açığa çıkardığı isim-özelliktir! &#8220;Selâmün kavlen min Rabbin Rahıym = Rahîm Rab&#8217;den &#8220;<span style="text-decoration: underline;">Selâm</span>&#8221; sözü ulaşır</strong> (Selâm ismi özelliğini Rableri olan Esmâ hakikatlerinden açığa çıkan yolla yaşarlar)<strong>!</strong>&#8221; (<a href="http://www.ahmedhulusi.org/kuran/036_yasin.htm" target="_blank">Yâsîn: 58</a>).</p>
<p><span style="color: #808080;"><strong>EL MU&#8217;MİN&#8230;</strong></span> Algılananın ötesi olduğu farkındalığını oluşturandır Esmâ boyutu itibarıyla. Bu farkındalık, boyutumuzda &#8220;iman&#8221; olarak açığa çıkar. İman edenler şuurlarındaki bu farkındalıkla iman ederler; dünyamızda Rasûller; tüm varlıkta ise melekler dâhil! Bu farkındalık, bilinçteki aklın vehim esaretinden kurtulmasını sağlar. Vehim, kıyası kullanarak muhakeme yapan aklı saptırabilirken, iman karşısında güçsüz ve etkisiz kalır. Mümin isminin özelliğinin açığa çıkışı şuurdan bilince direkt yansır; dolayısıyla da vehim kuvvesi onun üzerinde tasarruf edemez.</p>
<p><span style="color: #808080;"><strong>ES SABUR&#8230;</strong></span> &#8220;Eğer Allâh insanları zulümlerinden dolayı sorumlu tutup sonucunu hemen yaşatsaydı; (arz) üzerinde hiçbir DABBE (insan değil insan bedeni) bırakmazdı! Fakat onları hükmedilmiş bir vakte tehir ediyor&#8230; Ecelleri geldiği vakit de ne bir saat geri kalırlar, ne de öne geçebilirler&#8221; (Nahl: 61) Her yaratılmış olanın amacına uygun işlevini yapmasını bekleyip, o işlevini tamamladıktan sonra sonuçlarını yaşatan. Zâlimin zulmüne müsaade etmesi, yani Sabûr özelliğini açığa çıkarması, hem zâlim hem mazlum yönünden yaşanacak işlevin tam hakkıyla yaşanması ve daha sonra da sonuçlarının oluşması içindir. Belânın büyüğünün açığa çıkması, zulmün büyüğünün oluşmasını gerektirir!</p>
<p><span style="color: #808080;"><strong>EL MÜHEYMİN&#8230;</strong></span> &#8220;Esmâ&#8221; mertebesinden açığa çıkanları kendi sistemi içinde koruyup sürdürendir (El hafizu ver Rakiybu ala külli şey)! Ayrıca, (emaneti) gözetip himaye eden, koruyan, emin, anlamlarına da gelir. &#8220;MÜHEYMİN&#8221;in türediği kök olan &#8220;el Emanet&#8221;in Kurân&#8217;daki fonksiyonel kullanılışı, semâların &#8211; arzın &#8211; dağların yüklenmekten imtina ettiği ve el Kurân&#8217;ın ikizi olan el İnsan&#8217;ın yüklendiği şeydir. Esas itibarıyla Esmâ mertebesi ilminin RUH adlı melek olarak şuuruna işaret eder. Ondan da yeryüzünde açığa çıkan insana yansır bu emanet! Yani, Hakikatinin, Esmâ özellikleri olduğu şuurunu yaşamak! Bu da Mümin ismiyle ortak çalışır. RUH adlı melek (kuvve) dahi, Esmâ mertebesinin sonsuz sınırsız özelliklerine imanın kemâliyle Hayy ve Kayyûm&#8217;dur! Çünkü o dahi &#8220;şe&#8217;n&#8221; olarak vücud sahibidir!</p>
<p><span style="color: #808080;"><strong>EL KUDDÛS&#8230;</strong></span> Yaratılmışlarda açığa çıkan özellik ve kavramlarla tanımlanmaktan, kayıtlanmaktan ve sınırlanmaktan berî! Tüm âlemleri Esmâ&#8217;sıyla &#8220;var&#8221; kılarken, onlarda açığa</p>
<p>çıkan özelliklerle tanımlanmaktan dahi berîdir.</p>
<p><span style="color: #808080;"><strong>EL ALİYM&#8230;</strong></span> &#8220;İlim&#8221; özelliği sebebiyle sınırsız sonsuz her şeyi ve her boyutu, her yönüyle Bilen!</p>
<p><span style="color: #808080;"><strong>EL BASIYR&#8230;</strong></span> Açığa çıkan Esmâ özelliklerini her an seyir ile onlardan çıkanları değerlendirip sonuçlarını oluşturan</p>
<p><span style="color: #808080;"><strong>EL AZİYZ&#8230;</strong></span> Karşı konulmaz güç sahibi olarak, dilediğini uygulayan! Tüm âlemlerde dilediğini karşı çıkacak güç olmaksızın yerine getiren. Bu isim Rab ismiyle paralel çalışan bir isimdir. Rab özelliği Azîz özelliğiyle hükmünü icra eder!</p>
<p><span style="color: #808080;"><strong>EL HAKİYM&#8230;</strong></span> İlminin kudretiyle açığa çıkmasını sebepler zincirine bağlayarak, nedenselliği oluşturan ve böylece kesret algılamasını oluşturan.</p>
<p><span style="color: #808080;"><strong>ER REŞİYD&#8230;</strong></span> Rüşde erdiren! Birimin hakikatini fark etmesinin sonucu olarak olgunlaşmasını yaratan ve yaşatan!</p>
<p><span style="color: #808080;"><strong>EŞ ŞEHİYD&#8230;</strong></span> Varlığıyla varlığının şahidi olan. Açığa çıkardığı Esmâ özelliklerinden varlığını seyredip açığa çıkanlara şehâdet eden! Şehâdet edilenin kendisinden gayrı olmadığını yaşatan.</p>
<h3><span style="color: #800000;"><em><span style="text-decoration: underline;"><strong>C- SONUÇ:</strong></span></em></span></h3>
<p align="center"><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;"><strong>ALLAH’LA BERABER OLMAK (Maiyet Sırrı) TEFEKKÜRÜ</strong></span></span></p>
<p>Bir yandan tüm insanları ve varlığı kapsayan bir ifade ile “Şah damarınızdan daha yakınız” deniyor, bir yandan  tüm varlığın aslı,  varoluş başlangıcı olan meleki yapıya yönelik “Sizinle beraberim” deniliyor, diğer yandan farklı fiil ve düşünce mahallerinde de beraber olmak seklinde ifadeler kullanılıyor.</p>
<p>Bir yandan esfeli safilin aşağıların aşağısından ta alayı iliyyin yücelerin en yüce NOKTAsına kadar her yerde var olan yalnız O iken, ayriyeten bir de  belli düşünce yada fiili  ortaya koyanların yanında da O olduğu vurgulanıyor.</p>
<p>Bu zamana kadar OKUmaya çalıştıklarımızdan anlayabildiğimiz kadarıyla, ZATen Allah ismiyle tanımlanandan gayrisi yok hatta gayri kavramindan da münezzeh hatta Allah ismi dahi  HU  ya isaret  HU ki idrak edilemeyen hakkında tefekkür edilemeyen bilinmezliğe işaret eden…</p>
<p>Baştan beri incelemekte olduğumuz ayetlerde ALLAH’LA BERABER OLMA kavramının birkaç boyutta kullanıldığını fark ediyoruz. Kullanım yerlerine göre durumu incelediğimizde; Maiyet Sırrına dair boyutsal anlatımı da kavramış olacağız.</p>
<p>İşte o boyutlar:</p>
<p><strong>1-</strong> Hangi mahluk, hangi kul, her nerede olursa olsun varlığı Allah’la kaim olup; esma mertebesi gereğince “gölge varlık” hükmüyle “var” gözükmektedir. Cüzlerin özündeki HU olarak tedbirat ve tasarruf eden Allah’tır. Bu birinci anlam doğrultusunda HER VARLIĞIN ALLAH’LA BERABERLİĞİ; HAKİKATLERİNİN ESMA-İ HÜSNA İLE VAR OLUŞU;</p>
<p>ESMASIYLA YOKTAN VAR EDİŞİ ifade eder… Onlar farkında olsun ya da olmasın…</p>
<p><strong>2-</strong> Meleklerdeki kuvvet ve kudret de onların Allah Bilinci taşımalarındandır. Melekleri hem dış alemde oluşumu açığa çıkarıcı unsurlar, hem de bizdeki kuvveler olarak değerlendirecek olursak; özü melek olduğu için her varlık, her an, her hali ile Allah’la beraberdir. Ayetlerde geçen münafıkların, iki yüzlülerin, zalimlerin her sakladıklarının Allah’ça bilinmesi de buradaki maiyeti vurgular. Bu maddeyi de GÖZETİM VE TASARRUF NOKTASINDA HER VARLIK ONUN HÜKMÜ ALTINDADIR HER AN diye özetleyebiliriz.</p>
<p><strong>3-</strong> İman edenler; diğer varlıkların Allah hükmü altında oluşundan daha özel bir korunmuşluk ve tasarruf altına girmektedirler ki; Maiyet sırrının açılımı da bu iman ile başlar! İMAN EHLİNİN YÖNELİŞİ; MAİYETİ FARK ETTİRECEK İLK AÇIĞA ÇIKIŞTIR.</p>
<p><strong>4-</strong> Her halükarda varligin kendisi  O olmasi hasebiyle , belli mahaller yada zuhur yerleri veya  ilminde seyrettigi  ilmi suretlerle  bazi isimleri izhar ettiginde ,yani tabir caizse hayalinde canlandirdiginda,  yine kendi kendisiyle olusu söz konusu (sanki beraber)se  ikilik anlayisindakiler icinde bir rahmet kapisi olarak acik tutulmus. Beraberdir kelimesiyle. İzhar olan bazı isimlerle kendini açığa çıkardığı ifade edilerek adeta henüz hakikati fark etmeyenlere de kapı açılmış. Sabreden, Takva ehlı ve Ihsan ehli ile beraberliği bu çerçevede düşünüyoruz.</p>
<p>Öte yandan Sabır, İhsan, Takva gibi; imanın gereği olarak ortaya konan hal ve davranışlar; mümin için özel bir korunmuşluk ve tahakkuk bahşeder ki; bu durum Allah’la Beraber olma diye ifade edilmiştir. Bize göre; sabrın, takvanın, ihsanın hakkını vererek yaşayan kimse; özel farkındalıklara ilerleyerek kendinde mevcut esma kuvveleri ile tahakkuk etme imkanı bulur. Yani bir anlamda dünyada cenneti belli boyutları yaşamak denen haldir bu. Sabrın; tepkisiz bekleme anlamı işte bu noktada çok mühimdir. O tepkisiz bekleme; saklı bir kudretin kendimizde açığa çıkışına zemin açmadır bir anlamda. (<a href="http://www.sufizmveinsan.com/sohbet/saklikudret.html">http://www.sufizmveinsan.com/sohbet/saklikudret.html</a>)</p>
<p>Sabredenlerde Maiyetin bir başka vechesi ise nimeti görememe, değerlendirememe anında açığa çıkan durumdur. Burada ES SABUR esması çalışmaktadır ki; onun işleyişi hem zalim hem mazlum yönündendir. Her yaratılmış olanın amacına uygun işlevini yapmasını bekleyip, o işlevini tamamladıktan sonra sonuçlarını yaşatan Allah’tır&#8230; Zâlimin zulmüne müsaade etmesi, yani Sabûr özelliğini açığa çıkarması, hem zâlim hem mazlum yönünden yaşanacak işlevin tam hakkıyla yaşanması ve daha sonra da sonuçlarının oluşması içindir. Belânın büyüğünün açığa çıkması, zulmün büyüğünün oluşmasını gerektirir!</p>
<p>…<br />
<strong>Ey iman edenler, hakikatinizin açığa çıkartacağı sabır</strong><strong> </strong>(dayanma kuvvesi)<strong> </strong><strong>ve salât</strong><strong> </strong>(hakikatiniz olan Esmâ mertebesine yönelişin getirisi olan müşahede ile)<strong> </strong><strong>yardım isteyin.</strong><strong> </strong><strong>Muhakkak ki Allah sabredenlerledir </strong>(Es Sabûr Esmâ&#8217;sıyla-mâiyet sırrı)<strong>. </strong><strong>(Bakara-153)</strong></p>
<p>Ayetinde  çok acık bir şekilde  hakikatimizi  idrak edip kavrayabilmek icin gerekli mücahedenin  sabır ve salat ile yapılacağı vurgulanıyor, ve murada ermenin, müşahadenin  Salat sürecindeki sıkıntılar ve zorluklar mücahede esnasında sabır kuvvesini kullanmayla gerçekleşeceği müjdesi veriliyor!!.</p>
<p>Bu maddeyi; SABIR- TAKVA- İHSAN FİİLİNİ YAŞAYANLARDA HÜKMÜNÜ AÇIKÇA ORTAYA KOYAN ODUR; BUNLARIN HAKKINI VEREN, MAİYETİ DAHA ÇOK SEZER VE HİSSEDER diye özetleyebiliriz.</p>
<p><strong>5-</strong> Kurbiyet ve Yakiyn halini yaşayan, seçilmiş kimselerde maiyet KULUN GÖREN GÖZÜ TUTAN ELİ noktasında öne çıkmaktadır ki; o kullarda özel tasarrufu ile dilediğini</p>
<p>gerçekleştirmektedir. Maiyetin bu yönüne SEÇİLMİŞLERDE MUCİZELERE AYNA HAL VE YAŞAMLARLA GÖRÜLEN ALLAH’LA BERABERLİK diyebiliriz.</p>
<p><strong>6-</strong> Toplumsal ortamda zulüm, haksızlık, isyan, azgınlık alabildiğine zirveye tırmanmışken özüne, Rabbine yönelerek itaat ve taat ile yaşayanlar; ayetlerde özel müjdelerle maiyet dahilinde sayılmışlardır. AHİR ZAMANDA BİR SUNNETI İHYA EDENE (DİNİN HAKİKATİNE AİT BİR GERÇEĞİ YAŞAMA ÇIKARANA) 100 ŞEHİT SEVABI VERİLİR hadisini de bu noktada anlıyoruz. Gelenek ve kültür sarmalı içinde debelenen çoğunluğun aksine; ÖZÜNE YÖNELENLER; ÖZEL BİR MAİYET İLE HEM KORUNMAKTA HEM DESTEKLENMEKTEDİRLER.</p>
<p><strong>7-</strong> Maiyetin bize göre en can alıcı boyutunu en sonda değerlendirmeyi uygun gördük:</p>
<p>Bu boyut “<span style="text-decoration: underline;">RASULE TESLİM OLANLARDA AÇILAN MAİYET BOYUTU</span>” dur ki; buradaki Rasul kavramı genel manada Hz. Muhammed Mustafa (sav) in bildirdiği hakikatler doğrultusunda yaşamayı ifade ettiği gibi özel bir anlamı da mevcuttur.</p>
<p>“Alemlerde Alem Suretlerince tasarrufu”nu sürdüren Allah; HER ÇAĞA, HER KAVME RASUL İRSAL ETTİĞİ GİBİ; EL’AN HER DEVRE HER TOPLUMA DA RASULLER BA’S ETMEKTEDİR!&#8230; “Ba’s Olunan Rasuller” ile “İrsal Olunan Rasuller “ gerçeği zihinlerde dengeye geldiğinde varılacak sonuç şudur:</p>
<p>HZ. MUHAMMED MUSTAFA (SAV) E YÖNELİK TESLİMİYETİN HAKİKATİ; KENDİ ÇAĞIMIZDA RİSALET İLMİNİ, ZÂTÎ İLMİ AÇIĞA ÇIKARAN, DEĞİŞMEZ GERÇEKLERİ AÇIKLAYAN KONUMUNDAKI ANA KAYNAĞI FARK ETMEK VE KAYITSIZ ŞARTSIZ ONDAN GELEN GERÇEKLERE, BİRİMSEL DEĞERLENDİRME KATMAKSIZIN UYMAK VE HAKKINI VEREREK YAŞAMAKTIR !&#8230;</p>
<p>Tasavvufun sır bahislerinden olan bu noktayı, ehli olanlar fark edecektir nasibince…</p>
<p>Bunu bu şekliyle değerlendirerek yaşayanlar; kanaatimizce Hz. Ebubekir’(sav)in Sevr mağarasında Efendimiz(sav)in ağzından duyduğu ve maiyetin zirvesi olan müjdeye muhatap olacaklardır Tasdikleri, Teslim oluşları ve de İdrakleri nispetinde:<strong> </strong>LA TAHZEN İNNALAHA MAANA= MAHZUN OLMA, KAYGILANMA, ÜZÜLME; ALLAH BİZİMLEDİR!&#8230;<strong> </strong></p>
<p>Burada ikinci müjde “İKİNİN İKİNCİSİ” şeklinde yaşanan haldir… Bunun bize göre çok sırlı yönlerinden biri; BİRLİK GAYESİ İLE YÖNELDİĞİNİZ KAYNAKLA, İKİZ VARLIKMIŞÇASINA ALGI VE İDRAK PARALELLİĞİ VE GENİŞLEMESİ YAŞAMAKTIR… Bunu da ancak yaşayan bilir…</p>
<p>Çağının Resulünü fark edip ilmine taabi olanlar; Nuh(as) ve ashabının gemi yapımında Allah gözetiminde olmaları gibi bir maiyet altındadırlar aynı zamanda…</p>
<p>Gemi; şeriat ve sunnetullah doğrultusunda korunma ve yaşamayı, tufan; her an gelebilecek kötü etki ve tesirleri (içten- dıştan) ifade ediyor diye düşünürsek; böyle bir gözetimin ne büyük müjdeler içerdiği, nasıl bir kalkan ve sığınak oluşturduğu daha net fark edilecektir!..</p>
<p>Biz ALLAH’LA BERABER OLMAK; MAİYET SIRRI kavramından bunları anladık. Şüphesiz doğrusunu ALLAH VE RASULU VE DE EHLULLAH BİLMEKTEDİR…</p>
<p>Selam; Allah’la beraberliğini fark ederek yaşamaya çalışanlara olsun…. Maiyet Sırrını yaşamak; hazmıyla kolaylaşsın bizlere…</p>
<h6 style="text-align: right;"><span style="color: #333333;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Diğer Bölümler :<a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-1/" target="_blank"> </a><a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-1/" target="_blank">1.Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-2/" target="_blank">2. Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-2-ihsan/" target="_blank">3. Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank">4. Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-5-allahin-sevdikleri/" target="_blank">5. Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-6-israf/" target="_blank">6. Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-7-infak/" target="_blank">7. Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-8-allahin-sevmedikleri/" target="_blank">8. Bölüm</a><a href="../mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank"><br />
</a></strong></em></span></span></h6>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #000080;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Mehmet Doğramacı<br />
dogramacimehmet@gmail.com</strong></em></span></span></p>
<p><em><span style="color: #000000;">Not : Yukarıdaki yazıda adı geçen ayetlerin numaralarına, metinlerine ve meallerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.</span></em></p>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #993366;"><em><span style="color: #000000;"><a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-goksel-olaylar-ayetler/" target="_blank">Göksel Olaylar Ayetleri </a>| <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-ruzgar-firtina-ayetleri/" target="_blank">Rüzgar Ayetleri</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalar%e2%80%99da-kavramlar-tevekkul-ayetleri/" target="_blank">Tevekkül Ayetleri</a></span></em></span></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/yansimalarda-kavramlar/yansimalarda-kavramlar-9-allah%e2%80%99in-beraber-olduklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yansımalarda Kavramlar -8- Allah&#8217;ın Sevmedikleri</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-8-allahin-sevmedikleri/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-8-allahin-sevmedikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 2009 17:13:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mehmet Doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[Yansımalarda Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Allah'ın Sevmedikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[sufizm]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sufizm.gen.tr/?p=972</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;ALLAH&#8217;IN SEVMEDIKLERI &#8220; A-ÖN OKUMA 1- AYETLER: Tespit edebildiğimiz kadarı ile 23 ayette &#8220;ALLAH&#8217;IN SEVMEDİKLERİ&#8221; zikrediliyor. Bazı ayetlerde bir evveli bir sonrası da alındı daha net anlaşılsın diye&#8230; BAKARA 190-) Ve katilu fiy sebiylillahilleziyne yukatilunekum ve la ta&#8217;tedu* innAllahe la yuhıbbul mu&#8217;tediyn; Sizi öldürmek amacıyla savaşanlarla siz de Allah için savaşın. Haddi aşmayın. Muhakkak Allah [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><img class="alignleft" src="http://www.sufizm.gen.tr/MD.jpg" alt="" width="83" height="104" /><span style="color: #888888;"><strong></strong></span></h2>
<h2></h2>
<h2></h2>
<h2></h2>
<h2><span style="color: #888888;"><strong>&#8220;ALLAH&#8217;IN SEVMEDIKLERI &#8220;</strong></span><span style="color: #333300;"><strong><span style="text-decoration: underline;"></p>
<p>A-ÖN OKUMA</span></strong></span><span style="color: #000080;"><span style="text-decoration: underline;"> </span></span></h2>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong> </strong></span></p>
<p><strong><span style="color: #000080;">1- AYETLER:</span> </strong><span style="color: #0000ff;">Tespit edebildiğimiz kadarı ile 23 ayette &#8220;ALLAH&#8217;IN SEVMEDİKLERİ&#8221; zikrediliyor. Bazı ayetlerde bir evveli bir sonrası da alındı daha net anlaşılsın diye&#8230;</span></p>
<p><span id="more-972"></span></p>
<table style="height: 2116px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="686">
<tbody>
<tr>
<td width="617" valign="top">
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>BAKARA </strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>190-)</strong> Ve katilu fiy sebiylillahilleziyne   yukatilunekum ve la ta&#8217;tedu* innAllahe la yuhıbbul mu&#8217;tediyn;</span><br />
<strong>Sizi öldürmek amacıyla savaşanlarla siz de Allah için savaşın. Haddi   aşmayın. Muhakkak Allah onları sevmez.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>204-)</strong> Ve minenNasi men yu&#8217;cibüke kavlühu fiyl   hayatid dünya ve yüşhidüllahe alâ ma fiy kalbihi ve huve eleddül hısam;</span><strong><br />
İnsanlardan   öylesi vardır ki, dünya hayatı hakkındaki sözü senin hoşuna gider ve o   kalbindekine Allah&#8217;ı da şahit tutar&#8230; Oysa o, düşmanlarının en yamanıdır.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>205-)</strong> Ve iza tevella sea fiyl Ardı li yüfside   fiyha ve yühlikel harse vennesl* vAllahu la yuhıbbül fesad;</span><br />
<strong>O dönüp gittiği zaman arzda fesat çıkarmaya, insanın ürününü ve neslini   mahvetmeye koşar. Allah fesadı sevmez.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>206-)</strong> Ve iza kıyle lehüttekıllahe ehazethül   ızzetü Bil ismi fehasbühu cehennem* ve le bi&#8217;sel mihad;</span><br />
<strong>Ona: &#8220;Allah&#8217;tan korun&#8221; denildiğinde, benliği onu suça sürükler.   İşte onun hakkından cehennem gelir. Cidden çok kötü yataktır o!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>275-)</strong> Elleziyne ye&#8217;külunerRiba la yekumune   illâ kema yekumülleziy yetehabbetuhüşşeytanu minel mess* zâlike Bi ennehum   kalu innemel bey&#8217;u mislürRiba* ve ehalellahul bey&#8217;a ve harremerRiba* fe men   caehu mevızatün min Rabbihi fenteha felehu ma selef* ve emruhu ilellah* ve   men ade feülaike ashabünnar* hum fiyha halidun;</span><br />
<strong>Riba yiyenler, şeytan </strong>(cin)<strong> çarpmış kişi nasıl ayağa kalkarsa   öylece kalkarlar. Bu onların, ribayı alışverişle aynı tutmalarından ileri   gelir. Oysa Allah alışverişi helal kıldı, ribayı haram. </strong>(Alışverişte   aldığının karşılığı ödenir; riba ise verilen borcun çeşitli miktarlarda   fazlasıyla karşılığının alınmasıdır. Riba, karşılıksız yardımlaşma   &#8220;infak&#8221; anlayışının tam zıddıdır.)<strong> Artık her kim Rabbinden gelen   öğüt ile ribadan vazgeçerse, geçmişi ona aittir, hakkındaki hüküm ise   Allah&#8217;ındır. Kim de döner riba alırsa, işte onlar ateş ehlidir. Onlar orada   sonsuza dek kalırlar.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>276-)</strong> YemhakullahurRiba ve yurbis Sadekat*   vAllahu la yuhıbbu külle keffarin esiym;</span><br />
<strong>Allah ribayı </strong>(gelirini)<strong> mahveder, sadakayı </strong>(gelirini)<strong> ise   arttırır!.. Allah, suçlarında ısrar eden nankörlerin hiçbirini sevmez.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>ALİ İMRAN</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>31-)</strong> Kul in küntüm   tuhıbbunAllahe fettebiuniy yuhbibkümullahu ve yağfir leküm zünubeküm* vAllahu   Ğafur&#8217;un Rahîym;</span><br />
<strong>De ki: &#8220;Eğer   Allah&#8217;ı seviyorsanız bana tâbi olun; ki Allah sizi sevsin ve suçlarınızı   bağışlasın. Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>32-)</strong> Kul etıy&#8217;ullahe verRasule, fein tevellev feinnAllahe la   yuhıbbul Kafiriyn;</span><br />
<strong>De ki: &#8220;Allah&#8217;a ve Rasûle itaat edin!&#8221;&#8230; Eğer yüz çevirirlerse,   muhakkak Allah hakikati inkâr edenleri sevmez.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>56-)</strong> Feemmelleziyne keferu feüazzibühüm azaben şediyden fid dünya   vel ahireti, ve ma lehüm min nasıriyn;</span><br />
<strong>&#8220;Fakat o hakikati inkâr edenlere gelince; onlara hem dünyada hem de   sonsuz gelecek sürecinde şiddetle azap yaşatacağım. Onların hiçbir   yardımcıları da olmaz.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>57-)</strong> Ve emmelleziyne amenu ve amilus salihati feyüveffiyhim   ucurehüm* vAllahu la yuhıbbuz zalimiyn;</span><br />
<strong>&#8220;Hakikatine&#8221; iman edip bunun gereği olan çalışmaları yapanlara   gelince; onların yaptıklarının getirisi tamı tamına verir. Allah zâlimleri   sevmez!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>140-)</strong> İn yemsesküm karhun fekad messel kavme   karhun mislüh* ve tilkel eyyamu nüdavilüha beynen Nas* ve   liya&#8217;lemAllahulleziyne amenu ve yettehıze minküm şüheda&#8217;* vAllahu la yuhıbbuz   zalimiyn;</span><br />
<strong>Eğer size bir yara </strong>(-nın ızdırabı)<strong> dokunuyorsa, o topluluğa da bir   benzeri dokunmuştur. Böyle günler, devridaim olurlar insanlar arasında. İman   edenlerin Allah&#8217;ça bilinmesi </strong>(varlığındaki Esmâ mertebesince açığa   çıkarılanın sonucunun meydana getirilmesi) <strong>ve hakikate hayatları pahasına   şehâdet edenlerin oluşması içindir. Allah zulmedenleri </strong>(nefslerinin veya   başkalarının hakkını vermeyenleri)<strong> sevmez.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>NİSA </strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>36-)</strong> Va&#8217;budullahe ve la tüşrikû BiHİ şey&#8217;en ve Bil valideyni   ıhsanen ve Bi zil kurba vel yetama vel mesakiyni velcari zil kurba vel caril   cünübi ves sahıbi Bil cenbi vebnis sebiyli ve ma meleket eymanüküm* innAllahe   la yuhıbbu men kâne muhtalen fahura;</span><br />
<strong>Allah&#8217;a kulluk edin ve hakikatiniz olana hiçbir şeyi şirk koşmayın </strong>(hiçbir   varlığa tanrılık pâyesi vermeyin)<strong>! Ana-babanıza, yakınlarınıza, yetimlere,   yoksullara, yakın komşulara ve uzak komşulara, yol arkadaşınıza, yolda   kalmışlara ve eliniz altındakilere ihsanda bulunun. Muhakkak Allah kibirlenip   övünenleri sevmez.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>105-)</strong> İnna enzelna ileykel Kitabe Bil hakkı li   tahküme beynenNasi Bi ma erakellah* ve la tekün lil hainiyne hasıyma;</span><br />
<strong>Kesinlikle biz inzâl ettik sana hakikat bilgisini, Hak olarak insanlar   arasında Allah&#8217;ın gösterdiği ile hüküm vermen için. Hainleri savunma!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>106-)</strong> Vestağfirillah* innAllahe kâne Ğafuren   Rahiyma;</span><br />
<strong>Allah&#8217;tan mağfiret dile. Muhakkak Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>107-)</strong> Ve la tücadil anilleziyne yahtanune   enfüsehüm* innAllahe la yuhıbbı men kâne havvanen esiyma;</span><br />
<strong>Nefslerine ihanet edenleri savunma! Muhakkak ki Allah nefsine ihanet   suçuna ısrarla devam edeni sevmez.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>108-)</strong> Yestahfune minen Nasi ve la yestahfune   minAllahi ve HUve meahüm iz yübeyyitune ma la yerda minel kavl* ve kânAllahu   Bi ma ya&#8217;melune muhıyta;</span><br />
(Münafıklar-ikiyüzlüler)<strong> insanlardan gizleyebilirler ama Allah&#8217;tan asla!   Oysa O beraberdi </strong>(tasavvufî anlayışla mâiyet sırrı-Allah&#8217;ın, kulun her   zerresini Esmâ&#8217;sıyla varetmesi hakikati)<strong> onlarla gece boyu, Allah&#8217;ın   hoşlanmadığı şeyleri kurgularlarken. Allah yapmakta olduklarına Muhît&#8217;tir!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>148-)</strong> La yuhıbbullahul cehre Bissui minel   kavli illâ men zulim* ve kânAllahu Semi&#8217;an Aliyma;</span><br />
<strong>Zulme uğrayan dışında, kötü sözün açıktan konuşulmasını sevmez Allah!   Allah Semî&#8217;dir, Alîm&#8217;dir.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>MAİDE </strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>64-)</strong> Ve kaletil yahudü yedullahi mağluletün, ğullet eydiyhim ve   luınu Bi ma kalu* bel yedahu mebsutatani yünfiku keyfe yeşa&#8217;* ve leyeziydenne   kesiyren minhüm ma ünzile ileyke min Rabbike tuğyanen ve küfra* ve elkayna   beynehümül adavete velbağdae ila yevmil kıyameti, küllema evkadu naren lil   harbi atfeehAllahu ve yes&#8217;avne fiyl Ardı fesaden, vAllahu la yuhıbbul   müfsidiyn;</span><br />
<strong>Yahudiler, &#8220;Allah&#8217;ın eli bağlıdır&#8221; dediler&#8230; Söyledikleri   kendilerinde açığa çıktı, kendi elleri bağlandı ve lânetlendiler! Bilakis,   Allah&#8217;ın iki eli de açıktır; dilediğince bağışlamaya devam ediyor! Andolsun   ki, Rabbinden sana inzâl olunan, onlardan çoğunun inkâr ve tuğyanını </strong>(isyan   ile haddini aşmayı)<strong> arttırır! Onların arasına kıyamet sürecine kadar   düşmanlık ve nefret duygusu yerleştirdik! Her ne zaman savaş için bir ateş   yaksalar, Allah onu söndürdü&#8230; </strong>(Gene de)<strong> yeryüzünde bozgunculuğa   koşarlar&#8230; Allah inançları saptırma peşinde koşanları sevmez.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>87-)</strong> Ya eyyühelleziyne amenu la tuharrimu tayyibati ma ehallAllahu   leküm ve la ta&#8217;tedu* innAllahe le yuhıbbul mu&#8217;tediyn;</span><br />
<strong>Ey iman edenler!.. Allah&#8217;ın sizin için helal ettiği pak rızıkları haram   kılmayın ve haddi aşmayın </strong>(Allah&#8217;ın helal kıldığını haram kabul ederek)<strong>!   Muhakkak ki Allah haddi aşanları sevmez.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>ENAM</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>141-)</strong> Ve &#8220;HU&#8221;velleziy enşee cennâtin   ma&#8217;ruşatin ve ğayre ma&#8217;ruşatin vennahle vezzer&#8217;a muhtelifen ükülühu   vezzeytune verrummane müteşabihen ve ğayre müteşabih* külu min semerihi iza   esmere ve atu hakkahu yevme hasadih* ve la tüsrifu* inneHU la yuhıbbul   müsrifiyn;</span><br />
<strong>Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, hurmaları, yemişleri muhtelif ekinleri,   zeytinleri ve narları, müteşabih ve gayrı müteşabih olarak inşa eden   &#8220;HÛ&#8221;dur&#8230; O&#8217;nun ürünlerini meyve verdiğinde yeyin; hasadının   gününde ise onun hakkını verin </strong>(zekât)<strong>&#8230; İsraf etmeyin, çünkü O,   israf edenleri sevmez.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>ARAF</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>31-)</strong> Ya Beniy Ademe huzu ziyneteküm ınde külli mescidin ve külu   veşrebu ve la tüsrifu* inneHU la yuhıbbul müsrifiyn;</span><br />
<strong>Ey Ademoğulları her secde mahallinde zinetinizi giyin&#8230; Yeyin, için </strong>(bunları   değerlendirin)<strong>, israf etmeyin </strong>(gereksiz şekilde kullanmayın)<strong>&#8230; Çünkü   O, israf edenleri </strong>(elindeki nimetleri gereksiz yere kullananları)<strong> sevmez!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>55-)</strong> Üd&#8217;u Rabbeküm tedarruan ve hufyeten, inneHU la yuhıbbul   mu&#8217;tediyn;</span><br />
<strong>Rabbinize yalvararak ve derûnunuzla dua edin&#8230; Muhakkak ki O, haddini   aşanları sevmez.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>ENFAL</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>58-)</strong> Ve imma tehafenne min kavmin hıyaneten fenbiz ileyhim alâ   seva&#8217;* innAllahe la yuhıbbül hainiyn;</span><br />
<strong>Şayet bir topluluğun ihanetinden endişen varsa, anlaşmayı geçersiz   saydığını önceden onlara bildir! Muhakkak ki Allah ihanet edenleri sevmez.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>NAHL</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>22-)</strong> İlahüküm ilahun vahıd * felleziyne la yu&#8217;minune bil ahireti   kulubuhüm münkiretün ve hüm müstekbirun;</span><br />
<strong>İlâh olarak düşündüğünüz Ulûhiyet sahibi BİR&#8217;dir! Sonsuz gelecek   yaşamlarına iman etmeyenlere gelince, onların şuurlarını inkâr kaplamıştır ve   güçlü bir benlikle yaşamaktadırlar </strong>(benliklerini şirk koşanlar)<strong>!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>23-)</strong> La cerame ennAllahe ya&#8217;lemu ma yüsirrune ve ma yu&#8217;linun*   inneHU la yuhıbbul müstekbiriyn;</span><br />
<strong>Elbette ki Allah gizlediklerini de, açığa çıkardıklarını da bilir&#8230;   Muhakkak ki O, benlikleriyle yaşayanları sevmez.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>HAC</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>38-)</strong> İnnAllahe yudafiu anilleziyne amenu* innAllahe la yuhıbbü   külle havvanin kefur;</span><br />
<strong>Muhakkak ki Allah iman edenlere sahip çıkar! Muhakkak ki Allah hiçbir hain </strong>(emanete ihanet eden)<strong> ve nankörü </strong>(verileni değerlendirmeyeni)<strong> sevmez!</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>KASAS</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>76-)</strong> İnne Karune kâne min kavmi Musa febeğa aleyhim* ve ateynahu   minel künuzi ma inne mefatihahu letenuü bil usbeti ülil kuvveti, iz kale lehu   kavmühu la tefrah innAllahe la yuhıbbül ferihıyn;</span><br />
<strong>Muhakkak ki Karun, Musa&#8217;nın kavminden idi de onlara haddi aşıp zulmetti&#8230;   Ona öyle hazineler vermiştik ki onların anahtarları güçlü bir gruba ağır   gelirdi&#8230; Hani yurttaşları ona dedi ki: &#8220;Şımarma, muhakkak ki Allah   şımarıp taşkınlık gösterenleri sevmez.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>77-)</strong> Vebteğı fiyma atakellahüd darel&#8217; ahırete ve la tense   nasıybeke mined dünya ve ahsin kema ahsenAllahu ileyke ve la tebğıl fesade   fiyl Ard* innAllahe la yuhıbbül müfsidiyn;</span><br />
<strong>&#8220;Allah&#8217;ın sana verdiklerinden, gelecek yurdunu </strong>(kazandıracaklarını)<strong> iste, dünyadan da nasibini unutma! Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de ihsan   et! Yeryüzünde bozgunculuk yapma! Muhakkak ki Allah bozgunculuk yapanları   sevmez!&#8221;</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>RUM</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>44-)</strong> Men kefere fealeyhi küfruh* ve men amile salihan feli   enfüsihim yemhedun;</span><br />
<strong>Kim küfür </strong>(inkâr)<strong> eder ise, onun inkârı kendi zararınadır&#8230; Kim de   imanın gereğini uygularsa, kendi nefsi için hazırlamış olur </strong>(yaptıklarının   karşılığını)<strong>.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>45-)</strong> Liyecziyelleziyne amenu ve amilussalihati min fadliHİ, inneHU   la yuhıbbül kafiriyn;</span><br />
(Allah,)<strong> iman edip imanın gereğini uygulayanlara kendi fazlından karşılık   versin diye&#8230; Muhakkak ki O, hakikat bilgisini inkâr edenleri sevmez!</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>LUKMAN</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>17-)</strong> Ya büneyye ekımıs Salâte ve&#8217;mur bil ma&#8217;rufi venhe anil   münkeri vasbir alâ ma esabek* inne zâlike min azmil ümur;</span><br />
<strong>&#8220;Ey evladım&#8230; Salâtı ikame et&#8230; İmanına uygun olanla hükmet, kötü   davranışlardan vazgeçir. Sana isâbet eden şeye de sabret! Muhakkak ki bunlar,   azmetmeyi gerektiren işlerdendir.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>18-)</strong> Ve la tüsağğir haddeke linNasi ve la temşi fiyl Ardı mereha*   innAllahe la yuhıbbu külle muhtalin fahur;</span><br />
<strong>&#8220;Kibirlenerek insanlardan yüzünü çevirme ve yeryüzünde kendini beğenerek   yürüme! Muhakkak ki Allah, elindekilerle gururlanan kibirli hiçbir kimseyi   sevmez!&#8221;</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>ŞURA</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>40-)</strong> Ve cezaü seyyietin seyyietün mislüha* femen &#8216;afa ve asleha   feecruhu alellah* inneHU la yuhıbbuz zâlimiyn;</span> <strong><br />
Bir kötülüğün   karşılığı, onun benzeri bir kötülüktür! Kim affeder ve barışırsa, onun ecri   Allah&#8217;ın üzerinedir&#8230; Muhakkak ki O, zâlimleri sevmez.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>HADİD</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>22-)</strong> Ma esabe min musıybetin fiyl&#8217;Ardı ve la fiy enfüsiküm illâ   fiy Kitabin min kabli en nebraeha inne zâlike &#8216;alellahi yesiyr; </span><strong><span style="text-decoration: underline;"><br />
Arzda </span></strong><span style="text-decoration: underline;">(bedeninizde-dış dünyanızda)<strong> ve nefslerinizde </strong>(iç   dünyanızda)<strong> size isâbet eden hiçbir musîbet yoktur ki, bizim onu   yaratmamızdan önce, bir kitapta </strong>(ilim boyutunda takdir edilmiş)<strong> olmasın</strong></span><strong>! Muhakkak ki bu Allah üzerine çok kolaydır!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>23-)</strong> Likeyla te&#8217;sev &#8216;alâ ma fateküm ve la tefrahu Bima ataküm*   vAllahu la yuhıbbu külle muhtalin fehur;</span><br />
(Bunu bildiriyoruz)<strong> ki elinizden kaçana üzülmeyesiniz ve size verdiği ile   de sevinip şımarmayasınız! Allah çok övünen kibirli hiçbir kimseyi sevmez!</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>2- İNCELENECEK METİNLER:</strong></span></p>
<p>ZALİM: <a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/zalim/index.htm">http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/zalim/index.htm</a></p>
<p>ZULÜM: <a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/zulum/index.htm">http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/zulum/index.htm</a></p>
<p>NANKÖR: <a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/nankorluk/index.htm">http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/nankorluk/index.htm</a></p>
<p>NİFAK: <a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/nifak/index.htm">http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/nifak/index.htm</a></p>
<p>UCUB: <a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/ucub/index.htm">http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/ucub/index.htm</a></p>
<p>BENCİL: <a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/bencil/index.htm">http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/bencil/index.htm</a></p>
<p>SAPMA: <a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/dalalet/index.htm">http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/dalalet/index.htm</a></p>
<p>KÜFÜR <a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/kufur/index.htm">http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/kufur/index.htm</a></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"> </span></strong></p>
<h3><span style="color: #800000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">B- ÇÖZÜMLEME</span></strong></span></h3>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong>1- YANSIMALARDA &#8220;ALLAH&#8217;IN SEVMEDIKLERİ&#8221; KAPSAMINDA GEÇEN KIMSELER, HALLER, ÖZELLİKLER: </strong>(Ayetlere verilen manalardan derlendi)</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">A-    SAVAŞ, DÜŞMANLIK, ÖLDÜRME VE KARŞI KARŞIYA GELME DURUMLARINDA HADDİ AŞANLAR:</span></p>
<p>-       Sizi öldürmek amacıyla savaşanlarla siz de Allah için savaşın. Haddi aşmayın. Muhakkak Allah haddi aşanları sevmez. (Bakara-190)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">B-   ARZDA FESAD ÇIKARANLAR-BOZGUNCULUK YAPANLAR:</span></p>
<p>-       O dönüp gittiği zaman arzda fesat çıkarmaya, insanın ürününü ve neslini mahvetmeye koşar. Allah fesadı sevmez.(Bakara- 205)</p>
<p>-       &#8220;Allah&#8217;ın sana verdiklerinden, gelecek yurdunu (kazandıracaklarını) iste, dünyadan da nasibini unutma! Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de ihsan et! Yeryüzünde bozgunculuk yapma! Muhakkak ki Allah bozgunculuk yapanları sevmez!&#8221; (Kasas- 77)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">C-   RİBA YİYENLER:</span></p>
<p>-       Riba yiyenler, şeytan (cin) çarpmış kişi nasıl ayağa kalkarsa öylece kalkarlar. Bu onların, ribayı alışverişle aynı tutmalarından ileri gelir. Oysa Allah alışverişi helal kıldı, ribayı haram. (Alışverişte aldığının karşılığı ödenir; riba ise verilen borcun çeşitli miktarlarda fazlasıyla karşılığının alınmasıdır. Riba, karşılıksız yardımlaşma &#8220;infak&#8221; anlayışının tam zıddıdır.) Artık her kim Rabbinden gelen öğüt ile ribadan vazgeçerse, geçmişi ona aittir, hakkındaki hüküm ise Allah&#8217;ındır. Kim de döner riba alırsa, işte onlar ateş ehlidir. Onlar orada sonsuza dek kalırlar.</p>
<p>-       Allah ribayı (gelirini) mahveder, sadakayı (gelirini) ise arttırır!.. Allah, suçlarında ısrar eden nankörlerin hiçbirini sevmez. (Bakara-275-276)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">D-   NANKÖRLER VE SUÇLARINDA ISRAR EDENLER:</span></p>
<p>-       Allah, suçlarında ısrar eden nankörlerin hiçbirini sevmez. (Bakara-275-276)</p>
<p>-       Muhakkak ki Allah iman edenlere sahip çıkar! Muhakkak ki Allah hiçbir hain (emanete ihanet eden) ve nankörü (verileni değerlendirmeyeni) sevmez! (Hac-38)</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;">E-   KÂFİRLER- RASÜLE TABİ OLMAKTAN YÜZ ÇEVİRENLER- HAKİKATİ İNKÂR EDENLER:</span></p>
<p>-       <strong>De ki: &#8220;Eğer Allah&#8217;ı seviyorsanız bana tâbi olun; ki Allah sizi sevsin ve suçlarınızı bağışlasın. Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir.&#8221; </strong>De ki: &#8220;Allah&#8217;a ve Rasûle itaat edin!&#8221;&#8230; Eğer yüz çevirirlerse, muhakkak Allah hakikati inkâr edenleri sevmez.(A.İmran- 31-32)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">F-    ZALİMLER- AFFEDEMEYENLER, BARIŞA YANAŞMAYANLAR:</span></p>
<p>-       &#8220;Hakikatine&#8221; iman edip bunun gereği olan çalışmaları yapanlara gelince; onların yaptıklarının getirisi tamı tamına verir. Allah zâlimleri sevmez!(A.İmran-57)</p>
<p>-       Eğer size bir yara (-nın ızdırabı) dokunuyorsa, o topluluğa da bir benzeri dokunmuştur. Böyle günler, devridaim olurlar insanlar arasında. İman edenlerin Allah&#8217;ça bilinmesi (varlığındaki Esmâ mertebesince açığa çıkarılanın sonucunun meydana getirilmesi) ve hakikate hayatları pahasına şehâdet edenlerin oluşması içindir. Allah zulmedenleri (nefslerinin veya başkalarının hakkını vermeyenleri) sevmez.(A.İmran- 140)</p>
<p>-       Bir kötülüğün karşılığı, onun benzeri bir kötülüktür! Kim affeder ve barışırsa, onun ecri Allah&#8217;ın üzerinedir&#8230; Muhakkak ki O, zâlimleri sevmez. (Şura- 40)</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>G-</strong><strong> </strong>KİBİRLENENLER- KİBİRLERİ SEBEBİYLE  İNSANLARA İHSANDA BULUNMAKTAN GERİ KALANLAR:</span></p>
<p>-       Allah&#8217;a kulluk edin ve hakikatiniz olana hiçbir şeyi şirk koşmayın (hiçbir varlığa tanrılık pâyesi vermeyin)! Ana-babanıza, yakınlarınıza, yetimlere, yoksullara, yakın komşulara ve uzak komşulara, yol arkadaşınıza, yolda kalmışlara ve eliniz altındakilere ihsanda bulunun. Muhakkak Allah kibirlenip övünenleri sevmez. (Nisa- 36)</p>
<p>-       &#8220;Kibirlenerek insanlardan yüzünü çevirme ve yeryüzünde kendini beğenerek yürüme! Muhakkak ki Allah, elindekilerle gururlanan kibirli hiçbir kimseyi sevmez!&#8221;(Lukman-18)</p>
<p>-       <span style="text-decoration: underline;">Arzda (bedeninizde-dış dünyanızda) ve nefslerinizde (iç dünyanızda) size isâbet eden hiçbir musîbet yoktur ki, bizim onu yaratmamızdan önce, bir kitapta (ilim boyutunda takdir edilmiş) olmasın</span>! Muhakkak ki bu Allah üzerine çok kolaydır!</p>
<p>-       (Bunu bildiriyoruz) ki elinizden kaçana üzülmeyesiniz ve size verdiği ile de sevinip şımarmayasınız! Allah çok övünen kibirli hiçbir kimseyi sevmez! (Hadid- 22,23)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">H-   İHANET EDENLER; İHANET EDENLERİ SAVUNANLAR- MÜNAFIKLAR:</span></p>
<p>-       Nefslerine ihanet edenleri savunma! Muhakkak ki Allah nefsine ihanet suçuna ısrarla devam edeni sevmez (Nisa- 107)</p>
<p>-       (Münafıklar-ikiyüzlüler) insanlardan gizleyebilirler ama Allah&#8217;tan asla! Oysa O beraberdi (tasavvufî anlayışla mâiyet sırrı-Allah&#8217;ın, kulun her zerresini Esmâ&#8217;sıyla varetmesi hakikati) onlarla gece boyu, Allah&#8217;ın hoşlanmadığı şeyleri kurgularlarken. Allah yapmakta olduklarına Muhît&#8217;tir! (108)</p>
<p>-       Şayet bir topluluğun ihanetinden endişen varsa, anlaşmayı geçersiz saydığını önceden onlara bildir! Muhakkak ki Allah ihanet edenleri sevmez. (Enfal- 58)</p>
<p>-       Muhakkak ki Allah iman edenlere sahip çıkar! Muhakkak ki Allah hiçbir hain (emanete ihanet eden) ve nankörü (verileni değerlendirmeyeni) sevmez! (Hac-38)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">İ-       MAZLIMLAR HARİÇ, KÖTÜ SÖZLERİ GÜNDEMDE TUTANLAR:</span></p>
<p>-       Zulme uğrayan dışında, kötü sözün açıktan konuşulmasını sevmez Allah! Allah Semî&#8217;dir, Alîm&#8217;dir.( Nisa- 148)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">J-    İNANÇLARI SAPTIRMAYA ÇALIŞANLAR:</span></p>
<p>-       Yahudiler, &#8220;Allah&#8217;ın eli bağlıdır&#8221; dediler&#8230; Söyledikleri kendilerinde açığa çıktı, kendi elleri bağlandı ve lânetlendiler! Bilakis, Allah&#8217;ın iki eli de açıktır; dilediğince bağışlamaya devam ediyor! Andolsun ki, Rabbinden sana inzâl olunan, onlardan çoğunun inkâr ve tuğyanını (isyan ile haddini aşmayı) arttırır! Onların arasına kıyamet sürecine kadar düşmanlık ve nefret duygusu yerleştirdik! Her ne zaman savaş için bir ateş yaksalar, Allah onu söndürdü&#8230; (Gene de) yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar&#8230; Allah inançları saptırma peşinde koşanları sevmez. (Maide- 64)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">K-   ALLAH HÜKÜMLERİNİN AKSİNE HÜKÜMLER ÇIKARARAK, HEVA VE HEVESİNE TABİ OLARAK HADDİ AŞANLAR:</span></p>
<p>-       Ey iman edenler!.. Allah&#8217;ın sizin için helal ettiği pak rızıkları haram kılmayın ve haddi aşmayın (Allah&#8217;ın helal kıldığını haram kabul ederek)! Muhakkak ki Allah haddi aşanları sevmez.(Maide-87)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">L-    İSRAF EDENLER:</span></p>
<p>-       Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, hurmaları, yemişleri muhtelif ekinleri, zeytinleri ve narları, müteşabih ve gayrı müteşabih olarak inşa eden &#8220;HÛ&#8221;dur&#8230; O&#8217;nun ürünlerini meyve verdiğinde yeyin; hasadının gününde ise onun hakkını verin (zekât)&#8230; İsraf etmeyin, çünkü O, israf edenleri sevmez. (En&#8217;am- 141)</p>
<p>-       Ey Ademoğulları her secde mahallinde zinetinizi giyin&#8230; Yeyin, için (bunları değerlendirin), israf etmeyin (gereksiz şekilde kullanmayın)&#8230; Çünkü O, israf edenleri (elindeki nimetleri gereksiz yere kullananları) sevmez! (Araf- 31)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">M-   DUADA ACZİYET VE YÖNELİŞİN HAKKINI VERMEYENLER:</span></p>
<p>-       Rabbinize yalvararak ve derûnunuzla dua edin&#8230; Muhakkak ki O, haddini aşanları sevmez. (Araf- 55)</p>
<p>N-   BENLİKLERİ İLE YAŞAYANLAR:<br />
- İlâh olarak düşündüğünüz Ulûhiyet sahibi BİR&#8217;dir! Sonsuz gelecek yaşamlarına iman etmeyenlere gelince, onların şuurlarını inkâr kaplamıştır ve güçlü bir benlikle yaşamaktadırlar (benliklerini şirk koşanlar)! (Nahl-22)</p>
<p>-       Elbette ki Allah gizlediklerini de, açığa çıkardıklarını da bilir&#8230; Muhakkak ki O, benlikleriyle yaşayanları sevmez. (Nahl-23)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">O-   ŞIMARANLAR, TAŞKINLIK YAPANLAR, ZENGİNLİKLE AZGINLAŞANLAR:</span></p>
<p>-       Muhakkak ki Karun, Musa&#8217;nın kavminden idi de onlara haddi aşıp zulmetti&#8230; Ona öyle hazineler vermiştik ki onların anahtarları güçlü bir gruba ağır gelirdi&#8230; Hani yurttaşları ona dedi ki: &#8220;Şımarma, muhakkak ki Allah şımarıp taşkınlık gösterenleri sevmez.&#8221; (Kasas- 76)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">P-   İMANININ GEREĞİ FİİLLERi YAPMAYANLAR- HAKİKATİ İNKÂR EDENLER:</span></p>
<p>-       Kim küfür (inkâr) eder ise, onun inkârı kendi zararınadır&#8230; Kim de imanın gereğini uygularsa, kendi nefsi için hazırlamış olur (yaptıklarının karşılığını).</p>
<p>-       (Allah,) iman edip imanın gereğini uygulayanlara kendi fazlından karşılık versin diye&#8230; Muhakkak ki O, hakikat bilgisini inkâr edenleri sevmez!(Rum- 44,45)</p>
<p><span style="color: #3366ff;"><strong>2- BAZI TANIM VE AÇILIMLAR </strong>(Yansımalar&#8217;dan ve Kavramlar&#8217;dan)</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">(Dünyada ve Bedende) FESAT ÇIKARMAK-BOZGUNCULUK YAPMAK:</span> Varoluş amacına uygun olmayan şekilde hareket etmek.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">RİBA:</span> Alışverişte aldığının karşılığı ödenir; riba ise verilen borcun çeşitli miktarlarda fazlasıyla karşılığının alınmasıdır. Riba, karşılıksız yardımlaşma &#8220;infak&#8221; anlayışının tam zıddıdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">KÂFİR:</span> Gerçeği örten&#8230; Gerçeği değerlendiremeyen&#8230; Allah gerçeğini örten&#8230; Kendin veya karşındakinin ötesinde yönelecek bir varlık düşünen&#8230; Hz. Muhammed aleyhisselâmın açıklamış olduğu, &#8220;Tanrı yoktur sadece Allah vardır&#8221; gerçeğini örten&#8230; Sanki Tanrı varmış gibi yaşayıp ötedeki veya ötendeki tanrıya tapanlara, bu yüzden gerçeği örten ve inkâr eden&#8230; Allah&#8217;ın inzâl ettiği ile hükmetmeyen&#8230; İçinde yaşadıkları evrensel &#8220;Sistem&#8221;i &#8220;Oku&#8221;yamadıkları için kendi ayaklarıyla sonsuz bir azâba doğru yürümekte olan&#8230; &#8220;Kozası&#8221; dışındaki gerçekten &#8220;gaflet&#8221; hâlinde yaşayan&#8230; İnsanlık içinde en fazla yardıma muhtaç kişi&#8230; İstidracı ortaya koyan&#8230; Arzı , benliği kadar; sonu ise cehennem olan&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000;">ZALİM- ZULMEDEN:</span> Gerçeğin hakkını veremeyen&#8230; Nefsinin hakikatini bilmeyen&#8230; Nefsine zulmeden&#8230; Hâkimi Mutlak&#8217;ı, değerlendiremediği için; kendini, O&#8217;nun dışında varsayarak, şirk koşmak sûretiyle; &#8220;nefs&#8221;inin hakikatinden perdelenip, kendine zulmeden..</p>
<p>Nefslerinin veya başkalarının hakkını vermeyen!</p>
<p><span style="color: #ff0000;">NANKÖR:</span> İlmin gereğini yaşamayandır!. Bu kelime kendisine verileni değerlendirmeyip, eline geçeni tepen, kadir kıymet bilmeyenler için kullanılır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">NİFAK:</span> &#8220;Ya olduğun gibi görün; ya da göründüğün gibi ol&#8221; diyen Mevlâna Celâleddin, ikiyüzlülüğün ne kadar yanlış olduğunu idrak ettirmek istemiştir. İnsanların hakkında başka türlü düşündüğü halde yüzüne başka davranan gönlünde nifak taşımaktadır. Nifaksa şirkten bir cüzdür! Güvenmediğin insanla aynı mekânda bulunmamak, münafıklıktan çok daha evlâdır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">MÜNAFIK:</span> İki yüzlü.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">HADDİ AŞMAK:</span> Allah&#8217;ın haram kıldığını helal, helal kıldığını haram saymak&#8230;. Sünnetullaha uymamak&#8230; Cezalandırmada ilahi sınırları aşmak&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000;">İSRAF:</span> Elindeki nimeti gereksiz yere kullanan. (İSRAF-MÜSRİF dosyamızda ayetlerle incelendi)</p>
<p><span style="color: #ff0000;">KİBİR-UCUB:</span> Kişinin &#8220;Mutlak Kudret&#8221; sahibi yanı sıra kendini var kabul etmesi hâli&#8230; Varlığındaki ilâhi sıfatlardan gelen büyüklüğü müşahede edememe ve yaşayamama sonucunu doğuran kendisinde bir varlık, kuvvet ve kudret görme hâli&#8230;</p>
<p>&#8220;İlâhi sıfatların birimden zuhûru ile yaşanan hâl&#8221;den (Kendindeki kemâl sıfatlarının zuhuru olan Adn Cennet&#8217;nden) mahrum bırakan kendini beğeniş&#8230;</p>
<p>Sonu gelmeyen-git gide artan-benliği kuvvetlendiren-kişiyi kendini bir birim olarak görme hâlinde  sâbitleyen ve  neticesi de hüsran olan kendini beğenme&#8230;</p>
<p><strong><span style="color: #3366ff;">3- &#8220;ALLAH&#8217;IN SEVMEMESİ&#8221; NE DEMEK?</span> </strong>Tasavvuf gözlüğümüzün B HARFİ İLMİ ve AHADUSSAMED İLMİ camlarından değerlendirecek olursak; ALLAH&#8217;IN SEVMEDİKLERİ ifadesi ile ötede bir tanrının beride bazı kulları sevmemesinin kast edilmediğini hemen sezeriz.<strong> </strong>O halde ne kast ediliyor?&#8230;</p>
<p>Sevmek ve Sevmemek kavramlarında İKİLİK- ŞİRK var ise; Özde bulmak gerekiyor ise bu kavramı nasıl anlayacağız?&#8230;. İşte kilit nokta burası!&#8230;</p>
<p>Konuyu paylaştığımız dostlardan ilhamla ALLAH&#8217;IN SEVMEMESİ konusunda özet yaklaşımlar:</p>
<p>1-    Allah&#8217;ça vasıfların örtüldüğü, Allah&#8217;ın örtünmeyi dilediği, kendini örtünerek seyrettiği mahaller.</p>
<p>2-    Farklılık boyutunda birinin diğerine olan üstünlüğü gibi değil de, daha ziyade aşikar olanın olmayana göre düşünelim. Yani; esmaların bir birimde daha az, daha zayıf zuhura çıkışı bir nevi onun sevilmemesi mecazı ile anlatılmış. Ama bu olay gene Onun dilemesi ile&#8230;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>3-    Fıtraten şuursal farkındalıkla değil de bedensel bilinçle yaşayanlar&#8230;</p>
<p>4-    Bedenî bilinçlerini Kalbî Şuurlarının hükmü altına verecek imana henüz sahip olmayanlar.</p>
<p>5-    Gönle giremeyenler!&#8230;. Özellikle dünyada bir ALLAH EHLİ; VELİ KULA RASTLAYAMAYIP SADECE KENDİ KALIBI İÇİNDE YAŞAYANLAR, GENİŞLEYEMEYENLER&#8230;.</p>
<p>Yada bir veliye düşmanlık edenler, ona tavrı alanlar, gerçeğe sırt dönenler.</p>
<p>6-    <span style="text-decoration: underline;">Miknatis  Demiri sever, Altin,Gümüs, Bakir madenini ise hic sevmez, </span>Demiri  cezbesiyle delicesine kendine cekerken, Altin ve Gümüsü yada Bakiri yanina getirseniz  orali bile olmaz,hic reaksiyon göstermez..</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Altin&#8217;in cennet madeni ,Demirinse cehennem  madeni</span> oldugundan bahseden bir hadis hatirima geldi,Resulullahin  Demir takilara onay vermeyip Gümüsü tavsiye ederken Altinin da  erkeklerce Cennette kullanilacagindan bahsettigi..<br />
Anladigim kadariyla  <span style="text-decoration: underline;">sevmek bizim anladigimiz sekilde  bir sevgi tazahürü degil  bir seyin  fitratina  yada frekansina uygun olan bir baska seye karsi olusan cekim gücü yada cazibesi,</span> peki  Allah ismiyle tanimlanan sonsuz ve sinirsizlik kavramlarindan  (Tanrisal özellikler) da münezzeh olanin  dengi benzeri muhatabi varmiki!?, yoksa, sevmesi nasil olurki!?..<br />
Fakat  mademki Allah sevgisinden bahsediliyor,o halde  <span style="text-decoration: underline;">dikkatimizin sevgi tanimlamasiyla bir özellige yada olusuma  cekilmesi hatta cezbedilmesi  icin bu ifade kullanilmis olamaz mi ?, </span>eger öyleyse,Allahin sevmemesi de  tam ziddi olarak  bu sevmenin getirdigi güzellikler  ve özelliklerle yasamdan mahrum olmayi gerektirirki ,fitratinda sevmek yada sevilmek olanlarin korunmalari icin  nasil düsünmeleri ve hangi fiileri ortaya koymalari gerekir ki  <strong>sevilmemekten  yani  O MUAZZAM;MUHTESEM,MÜKEMMEL, özellikleri yasamaktan mahrum kalma</strong>sinlar.<br />
<strong>Bu özellikleri yasamak  ALLAHIN SEVMESI  yasayamamak da  SEVMEMESI olarak ifade edilmis ,</strong>elbette takdirlerinde olana kolaylastirilacaktir.Allah indinde ise ne Altinin bir degeri var ne Gümüsün ne de Demirin, bu degerler bizim icin ..<br />
Kimyasi Altin olanlar  Cennetini ,Demir olanlar Cehennemini yasayacak,biz aramizda  yasadiklarimizi degerlendirirken, bunlar Allahin sevdikleri bunlarda sevmedikleri diye tasnife gidecegiz,  Oysa ilminde seyrettiklerinden GANI olarak ,kendi kendineligini  yasamaya devam edecek.</p>
<p><strong>Birde tetikleme sistemiyle bakarsak olaya </strong>belli isimlerin özelliklerinden meydana gelen  fiiler yada düsünceler  bir baska Ismin manasinin kuvveden fiile cikmasini tetikliyorsa  Kuranda gecen  <span style="text-decoration: underline;">sevilmeyenlerin  ortaya cikardiklari düsünce yada fiilerinin  sevilmeme diye bahsedilen daha dogrusu BIZIM SEVMEDIGIMIZ  yani ortaya ciktiginda sonucunu  pismanlik icinde yasayacagimiz  ISMIN özelliklerini tetikler ve geregini yasatir..</span><br />
Bir anlamda  sevgide belli isimleri tetiklemeyle yasaniyor  sevgisizlikte,  her iki kavramin kökeni özümüzdeki ESMA mertebesine dayaniyor.<br />
Sevilen,   Hakikatiyle yakine erenler, sevilmeyenlerde mahrum olup uzaklasanlardir.</p>
<p><strong>Musluk neyi akitirsa onun rengine bulanir.</strong> Seversen sevilirsin ,sevmezsen sevilmezsin  ..seven de sensin sevmeyen de &#8230;suyu akitirsan muslugundan elbette sende islanirsin .yok acmaz kapali birakirsan bir gün gelir suyun bozulur,kokar,ne sen icebilirsin nede baskalari&#8230;.ne sen o Suyu seversin ne de o Su seni.<br />
<span style="color: #ff0000;">&#8220;Cennete iman ile girilir,birbirinizi sevmedikce tam iman etmis olmazsiniz,birbirinizi sevmek icin aranizda selami yayiniz..&#8221;(Hadis)</span><br />
Demek  <span style="text-decoration: underline;">birbirimizi sevmek varligimizdaki iman nurunu yada Ismini tetikliyor sonucu cennet  ve Allahin sevmesi  ifadesinin ta kendisi,ayrica birbirimizi sevmeyi  tetikleyecek olan isimde  SELAM..selami yayabilirsek yani  cennet vari güzellikleri birbirimizle paylastikca   aramizda sevgi kuvveden fiile cikacak  o da  MÜMIN ismini tetikleyip  hakikatimizi yasamamiza vesile olacak&#8230;</span><br />
Veya  tam tersi yukarda  tavsiye edilenler  ES gecilecek   Kur&#8217;an da gecen Allahin sevmedigi fiil ve düsüncelerle mahrumiyet ve uzaklik yasanacak..<br />
Somut bir örnek istersek;  <span style="text-decoration: underline;">Bir VELI&#8217;nin kendisinden uzaklastigi kisi Allahin sevmedigi  kisi demektir.. zira  sevginin alameti  velayeti yasamaktir,VELInin uzaklasmasi o kisinin velayet nurlarindan mahrum olmasini  gerektirir.</span><br />
VELInin tutar eli yürüyen ayagi gören gözü isiten kulagi,vesair özellikleri ALLAHtir.<br />
Niyazimiz  Resulullah sevdasiyla sonsuza kadar yasamak , BIR  VELI NIN GÖNLÜNE GIRIP, KALBINE TERS  DÜSMEMEKTIR..</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<p><span style="color: #3366ff;">(Ufkumuzu açan bu açıklamalarından dolayı fikirlerini paylaşan dostlara teşekkür ediyoruz.)</span></p>
<p><strong> </strong></p>
<h3><span style="color: #800000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">C- SONUÇ;</span></strong></span></h3>
<p><span style="color: #339966;"><strong>TAKVA- İHLAS- İHSAN- İNFAK- TESLIMIYET- TEVEKKUL- SABIR- SEYIR- ALLAH RASULUNE TABI OLMA- ALLAH RIDVANINA TABİ OLMA- ADİL OLMA- BİRLİĞİ BÜTÜNLÜĞÜ KORUMA- ALLAH YOLUNDA GAYRET kavramlarını hayata geçirirsek ALLAH&#8217;IN SEVDIKLERInden oluyor, Cennet yaşıyoruz nasibimizce&#8230;..</strong></span></p>
<p>Yok eğer bizde;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ZULUM- İSRAF- İSYAN- PERDELİLİK- KENDI AKLI İLE RASULUN HAKİKAT İLDMİNE KAFA TUTMA- KUR&#8217;ANIN VE RASULULLAH&#8217;IN ÇİZDİGİ ALLAH SINIRLARINA UYMAMA- NİFAK- KİBİR- NİMETE NAKÖRLÜK- HADDİ AŞMA- BOZGUNCULUK- RİBA YEME- BENLİK GİRDABINDA YAŞAM açığa çıkıyorsa işte o zaman ALLAH&#8217;IN SEVMEDİKLERİ kavramının çevrelediği Cehennemde yanmaya başlıyoruz&#8230;. </strong></span></p>
<p>Çok söze gerek yok&#8230;.</p>
<p>Düşün ve Titre!&#8230;.</p>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #000080;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Mehmet Doğramacı<br />
dogramacimehmet@gmail.com</strong></em></span></span></p>
<p><em><span style="color: #000000;">Not : Yukarıdaki yazıda adı geçen ayetlerin numaralarına, metinlerine ve meallerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.</span></em></p>
<h6 style="text-align: center;"><span style="color: #333333;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong><span style="text-decoration: underline;"><em><strong><a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-1/" target="_blank">1.Bölüm</a> | <a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-2/" target="_blank">2. Bölüm</a> | <a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-2-ihsan/" target="_blank">3. Bölüm</a> | <a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank">4. Bölüm</a> | <a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-5-allahin-sevdikleri/" target="_blank">5. Bölüm | </a><a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-6-israf/" target="_blank">6. Bölüm | </a><a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-7-infak/" target="_blank">7.Bölüm</a></strong></em></span></strong></em></span></span></h6>
<h5 style="text-align: center;"><span style="color: #993366;"><em><span style="color: #000000;"><a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-goksel-olaylar-ayetler/" target="_blank">Göksel Olaylar Ayetleri</a> | <a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-ruzgar-firtina-ayetleri/" target="_blank">Rüzgar Ayetleri </a>| <a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalar%e2%80%99da-kavramlar-tevekkul-ayetleri/" target="_blank">Tevekkül Ayetleri</a></span></em></span></h5>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-8-allahin-sevmedikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yansımalarda Kavramlar -7- İnfak</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-7-infak/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-7-infak/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Sep 2009 16:35:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mehmet Doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[Yansımalarda Kavramlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sufizm.gen.tr/?p=969</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;İNFAK&#8220; 1.Bölüm &#124; 2. Bölüm &#124; 3. Bölüm &#124; 4. Bölüm &#124; 5. Bölüm &#124; 6. Bölüm A- ÖN OKUMA 1-AYETLER: Tespit edebildiğimiz kadarı ile 30 ayette İNFAK ve türevleri ( yunfikun &#8211; tunfikun- nefeka) kökenli kelimeler geçiyor. Bazı ayetlerde bir evveli bir sonrası da alındı. BAKARA 2-) Zalikel Kitab&#8217;u lâ raybe fiyhi, hüden lil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: left;"><strong><img class="alignleft" src="http://www.sufizm.gen.tr/MD.jpg" alt="" width="82" height="103" /><span style="color: #888888;">&#8220;</span></strong><span style="color: #888888;"><strong>İNFAK</strong><strong>&#8220;</strong></span></h2>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #333333;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong><a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-1/" target="_blank">1.Bölüm</a> | <a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-2/" target="_blank">2. Bölüm</a> | <a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-2-ihsan/" target="_blank">3. Bölüm</a> | <a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank">4. Bölüm</a> | <a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-5-allahin-sevdikleri/" target="_blank">5. Bölüm | </a><a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-6-israf/" target="_blank">6. Bölüm</a><a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank"><br />
</a></strong></em></span></span></p>
<h3><span style="color: #333300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">A- ÖN OKUMA</span></strong></span><span style="text-decoration: underline;"> </span></h3>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #000080;"><strong>1-AYETLER:</strong></span><strong> </strong>Tespit edebildiğimiz kadarı ile 30 ayette İNFAK ve türevleri ( yunfikun &#8211; tunfikun- nefeka) kökenli kelimeler geçiyor. Bazı ayetlerde bir evveli bir sonrası da alındı.</span></p>
<p><span id="more-969"></span></p>
<table style="height: 2814px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="689">
<tbody>
<tr>
<td width="604" valign="top">
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>BAKARA</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>2-)</strong> Zalikel Kitab&#8217;u lâ raybe fiyhi, hüden   lil müttakiyn;</span><br />
<strong>Hakkında şüphe   edilmesi mümkün olmayan o Hakikat ve Sünnetullah BİLGİsi </strong>(KİTAP)<strong>, korunmak isteyenlere gerçeği idrak   etme kaynağıdır.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>3-)</strong> Elleziyne yu&#8217;minune Bil ğaybi ve   yukiymunas salate ve mimma rezaknahum yünfikun;</span><br />
<strong>İşte onlar   gayblarındaki</strong> (algılayamadıkları) <strong>hakikate </strong>(Nefslerinin   Allah Esmâ&#8217;sının anlamlarının bir terkip-bileşimi şeklinde meydana geldiğine)<strong> iman ederler, salâtı ikame ederler </strong>(fiilen   edâ yanı sıra anlamını yaşarlar) <strong>ve   kendilerine verilen maddi-manevî yaşam gıdasını Allah adına karşılıksız   paylaşırlar.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>4-)</strong> Velleziyne yu&#8217;minune Bi ma ünzile ileyKE   ve ma ünzile min kabliK (E) ve Bil ahireti hum yukinun;</span><br />
<strong>Onlar hakikatinden   sana </strong>(boyutsal geçişle) <strong>inzâl olunana ve öncekilere inzâl olmuşlara iman   ederler; geleceklerindeki sonsuz yaşam süreçlerine de ikân </strong>(kesin   idrakten kaynaklanan kabul)<strong> hâlindedirler.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>215-)</strong> Yes&#8217;eluneke mazâ yunfikun* kul ma   enfaktüm min hayrin felil valideyni vel akrabiyne vel yetama vel mesakiyni   vebnissebiyl* ve ma tef&#8217;alu min hayrin feinnAllahe Bihi &#8216;Aliym;</span><br />
<strong>Sana soruyorlar, neyi, kime Allah </strong>(rızası)<strong> için karşılıksız   bağışlayacaklarını. Hayır olarak bağışlayacağınız şeyler, ana-baba, akraba,   yetimler, yoksullar ve evinden uzak düşmüş yolcular içindir. Hayırdan ne   yaparsanız, Allah </strong>(Esmâ&#8217;sıyla nefsinizi yaratan olarak)<strong> bilir.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>219-)</strong> Yes&#8217;eluneke anil hamri vel meysir* kul   fiyhima ismün kebiyrun ve menafiu linNas* ve ismühuma ekberu min nef&#8217;ıhima*   ve yes&#8217;eluneke ma zâ yunfikun* kulil afv* kezâlike yübeyyinullahu lekumül   ayati leallekum tetefekkerun;</span></p>
<p><strong>Sana sarhoşluk veren şeyler ile kumardan soruyorlar. De ki:    &#8220;Her ikisinde de büyük kötülük ve insanlar için bazı yararlar vardır.   Fakat zararları yararlarından daha fazladır.&#8221; Allah yolunda ne kadar   harcayacaklarını soruyorlar. De ki: &#8220;El Afv </strong>(zaruri   harcamalarınızdan)<strong> arta kalanı bağışlayın!&#8221; Allah böylece gereken   apaçık işaretleri veriyor size&#8230; </strong>(Nedenini)<strong> derin düşünmeniz için.</strong><span style="color: #0000ff;"><strong><br />
</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>261-)</strong> Meselülleziyne yunfikune emvalehum fiy   sebiylillâhi kemeseli habbetin enbetet seb&#8217;a senabile fiy külli sünbületin   mietü habbetin, vAllahu yudaıfu limen yeşa&#8217;* vAllahu Vasi&#8217;un&#8217;Aliym;</span><br />
<strong>Mallarını Allah&#8217;a   imanları dolayısıyla insanlara karşılıksız bağışlayanların misali, yedi başak   oluşturan ve her başağında yüz tane bulunan tek bir buğday tohumu gibidir.   Allah dilediğine daha da katlar. Allah Vâsî&#8217;dir, Alîm&#8217;dir.</strong><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong></strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>262-)</strong> Elleziyne yunfikune emvalehum fiy   sebiylillâhi sümme la yutbiune ma enfeku mennen ve la ezen lehum ecruhum ınde   Rabbihim* ve la havfün aleyhim ve la hum yahzenun;</span><br />
<strong>Mallarını Allah&#8217;a   imanları dolayısıyla insanlara karşılıksız bağışlayan, sonrasında da bu   yaptıklarına başa kakma ya da eziyet gibi davranışlar eklemeyenlerin, Rableri   indînde</strong> (nefslerinin hakikatini meydana getiren Esmâ   bileşimlerinden kaynaklanan)<strong> özel ecirleri vardır. Onlara korkacakları bir şey yoktur, hüzün duyacakları   bir şey de!..</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>265-)</strong> Ve meselülleziyne yunfikune emvalehumüb   tiğae merdatillahi ve tesbiyten min enfüsihim kemeseli cennetin Bi rabvetin   esabeha vabilün fe atet üküleha dı&#8217;feyn* fe in lem yusıbha vabilün fe tall*   vAllahu Bi ma ta&#8217;melune Basıyr;</span><br />
<strong>Allah rızasını   isteyerek veya enfüslerindeki bir tespitten </strong>(Esmâ   bileşimlerinin kendilerinde oluşturduğu anlayış ile)<strong> mallarını </strong><strong>infak</strong><strong> edenlerin misaline gelince&#8230; Kendisine şiddetli bir yağmur isâbet edip,   yemişlerini iki kat vermiş tepedeki bir bahçeye benzer. Ona böyle bol yağmur   yerine çiseleyen bir yağmur dahi yeterlidir. Allah yaptıklarınıza Basîr&#8217;dir.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>267-)</strong> Ya eyyühelleziyne amenu enfiku min   tayyibati ma kesebtüm ve mimma ahrecna lekum minel Ard* ve la teyemmemül   habiyse minhu tunfikune ve lestüm Bi ahıziyhi illâ en tüğmidu fiyh* va&#8217;lemu   ennAllahe Ğaniyy&#8217;ün Hamiyd;</span><br />
<strong>Ey iman edenler,   kazandıklarınızın ve arzdan sizin için çıkardıklarımızın temiz olanlarından </strong><strong>infak</strong><strong> edin.   Göre göre, alıcısı olmayacağınız habis şeyleri başkalarına </strong><strong>infak</strong><strong> etmeye   kalkışmayın. İyi bilin ki Allah Ganî&#8217;dir, Hamîd&#8217;dir.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>270-)</strong> Ve ma enfaktüm min nefekatin ev nezertüm   min nezrin fe innAllahe ya&#8217;lemuh* ve ma lizzalimiyne min ensar;</span><br />
<strong>Her ne nafaka   verdiyseniz veya ne vermeyi adadıysanız, muhakkak Allah onu bilir </strong>(karşılığını   verir)<strong>. Ama zâlimlere   bir yardımcı yoktur.</strong><br />
<strong></strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>271-)</strong> İn tübdüs sadekati feniımma hiye, ve in   tuhfuha ve tü&#8217;tuhel fukarae fe huve hayrun lekum* ve yükeffiru ankum min   seyyiatikum* vAllahu Bi ma ta&#8217;melune Habiyr;</span><br />
<strong>Sadakalarınızı açıktan   verirseniz ne güzeldir. Ama sadakalarınızı kimse bilmeden gizlice verirseniz   sizin için daha hayırlıdır. Ve bu davranış sizin yanlış davranışlarınızın   kefareti olur. Allah yaptıklarınızdan </strong>(hakikatiniz olması   nedeniyle)<strong> Habîr&#8217;dir.</strong><br />
<strong></strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>272-)</strong> Leyse aleyke hüdahum ve lakinnAllahe yehdiy   men yeşa&#8217;* ve ma tünfiku min hayrin felienfüsikum* ve ma tünfikune illebtiğae   vechillah* ve ma tünfiku min hayrin yüveffe ileykum ve entüm la tuzlemun;</span><br />
<strong>Onların hidâyet   bulması senin işlevin değildir!.. Ne var ki Allah dilediğine hidâyet eder </strong>(hidâyet   kişinin varlığını meydana getiren Esmâ terkibindeki Hâdî isminin mânâsının   açığa çıkmasının dilenmesiyle oluşur; dışarıdan verilmez)<strong>! Hayır olarak ne bağışlarsanız bu   kendi yararınız içindir. Zaten siz vechullah için </strong>(vechullahı   bildiğiniz veya gördüğünüz için)<strong> bağışlarsınız. Hayır olarak ne bağışlarsanız tamı tamına size geri ödenir ve   asla hakkınız yenmez. </strong><br />
<strong></strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>273-)</strong> Lil fukarailleziyne uhsıru fiy   sebiylillâhi la yestetıy&#8217;une darben fiyl Ardı, yahsebühumül cahilü ağniyae   minet teaffüf* ta&#8217;rifühum Bi siymahum* la yes&#8217;elunen Nase ilhafa* ve ma   tünfiku min hayrin fe innAllahe Bihi &#8216;Aliym;</span><br />
(İnfaklarınız)<strong> şu   fakirler içindir ki, kendilerini hepten Allah yoluna vermişler, dünyalık   yaşam gıdası için çalışmaya vakit ayırmamışlardır. İstemekten çekindikleri   için de, iç yüzlerine vâkıf olmayanlar onları zengin sanır. Ancak sen onları   yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük edip kimseden bir şey talep etmezler. </strong>(Artık)<strong> hayırdan ne bağışlarsanız muhakak   Allah onu Alîm&#8217;dir.</strong><br />
<strong></strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>274-)</strong> Elleziyne yünfikune emvalehum Bil leyli   vennehari sirran ve alaniyeten felehum ecruhum ınde Rabbihim* ve la havfün   aleyhim ve la hum yahzenun;</span><br />
<strong>Mallarını gece ve   gündüz, gizli veya açık </strong><strong>infak</strong><strong> edenler var ya, işte onların ecirleri Rableri indîndedir </strong>(hakikatlerinden   gelip şuurlarında açığa çıkacak şekildedir)<strong>. Onların ne korkacağı bir şey olur ne de   hüzünleneceği.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>ALİ İMRAN </strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>92-)</strong> Len tenalül birra hatta tünfiku mimma   tuhıbbun* ve ma tünfiku min şey&#8217;in fe innAllahe Bihi&#8217;Aliym;</span><br />
<strong>Sevdiğiniz şeyleri   başkalarına karşılıksız olarak bağışlamadıkça &#8220;Birr&#8221;e </strong>(hayra)<strong> eremezsiniz. Neyi Allah için   karşılıksız bağışlarsanız, Allah onu </strong>(yaratanı olarak)<strong> bilir </strong>(karşılığını   da halkeder)<strong>.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>116-)</strong> İnnelleziyne keferu len tuğniye anhüm   emvalühüm ve la evladühüm minAllahi şey&#8217;en, ve ülaike ashabünnari, hüm fiyha   halidun;</span><br />
<strong>Hakikati inkâr   edenlere gelince; onların ne malları ne de evlatları Allah&#8217;a karşı hiçbir   koruma sağlamayacaktır. Onlar yanmaya mahkûmdurlar, sonsuza dek!</strong><br />
<strong><br />
<span style="color: #0000ff;">117-)</span></strong><span style="color: #0000ff;"> Meselü ma yünfikune fiy hazihil hayatid   dünya kemeseli riyhın fiyha sırrun esabet harse kavmin zalemu enfüsehüm fe   ehlekethu, ve ma zalemehümullahu ve lâkin enfüsehüm yazlimun;</span><br />
<strong>Onların şu süflî madde   boyutunda </strong>(esfeli sâfîliyn-dünya hayatı) <strong>harcadıklarının misali, kendi   nefslerine zulmeden bir topluluğun ekinlerine isabet edip, onu mahveden   dondurucu bir rüzgâra benzer. Allah onlara zulmetmedi, lâkin onlar   kendilerine zulmediyorlar.</strong><br />
<strong><br />
<span style="color: #0000ff;">133-)</span></strong><span style="color: #0000ff;"> Ve sariu ila mağfiretin min Rabbiküm ve   cennetin arduhes Semavatu vel Ardu, uıddet lil müttekıyn;</span><br />
<strong>Koşuşun, Rabbinizden </strong>(hakikatinizdeki   Esmâ bileşiminden kaynaklanacak olan)<strong> mağfirete ve semâlar </strong>(idrak mertebeleri) <strong>ile arz </strong>(bedensellik)<strong> genişliğindeki </strong>(Allah   Esmâ&#8217;sının kuvveleriyle tahakkuk ortamı olan) <strong>cennete&#8230; Korunanlar için hazırlanmıştır o!</strong><br />
<strong><br />
<span style="color: #0000ff;">134-)</span></strong><span style="color: #0000ff;"> Elleziyne yünfikune fiys serrai ved   darrai vel kazımiynel ğayza vel afiyne aninNas* vAllahu yuhıbbul muhsiniyn;</span><br />
<strong>Onlar ki, bollukta ve   darlıkta Allah için karşılıksız bağışta bulunurlar, kızdıklarında öfkelerini   kontrol ederler, insanların kusurlarını affederler. Allah ihsan edenleri   sever.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>NİSA</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>38-)</strong> Velleziyne yünfikune emvalehüm riaen   nasi ve la yu&#8217;minune Billahi ve la Bil yevmil ahıri, ve men yeküniş şeytanü   lehu kariynen fesae kariyna;</span><br />
<strong>Hakikatlerini de   Esmâ&#8217;sıyla vareden Allah&#8217;a ve gelecekte yaşayacakları sürece iman etmedikleri   hâlde, mallarını, insanlara gösteriş amaçlı harcarlar. Şeytan kimin yakını   olursa, o ne kötü arkadaş sahibidir.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>MAİDE</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>64-)</strong> Ve kaletil yahudü yedullahi mağluletün,   ğullet eydiyhim ve luınu Bi ma kalu* bel yedahu mebsutatani yünfiku keyfe   yeşa&#8217;* ve leyeziydenne kesiyren minhüm ma ünzile ileyke min Rabbike tuğyanen   ve küfra* ve elkayna beynehümül adavete velbağdae ila yevmil kıyameti,   küllema evkadu naren lil harbi atfeehAllahu ve yes&#8217;avne fiyl Ardı fesaden,   vAllahu la yuhıbbul müfsidiyn;</span><br />
<strong>Yahudiler,   &#8220;Allah&#8217;ın eli bağlıdır&#8221; dediler&#8230; Söyledikleri kendilerinde açığa   çıktı, kendi elleri bağlandı ve lânetlendiler! Bilakis, Allah&#8217;ın iki eli de   açıktır; dilediğince bağışlamaya devam ediyor! Andolsun ki, Rabbinden sana   inzâl olunan, onlardan çoğunun inkâr ve tuğyanını </strong>(isyan ile   haddini aşmayı)<strong> arttırır! Onların arasına kıyamet sürecine kadar düşmanlık ve nefret duygusu   yerleştirdik! Her ne zaman savaş için bir ateş yaksalar, Allah onu   söndürdü&#8230; </strong>(Gene de)<strong> yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar&#8230; Allah inançları saptırma peşinde   koşanları sevmez.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>ENFAL</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>2-)</strong> İnnemel mu&#8217;minunelleziyne iza   zükirAllahu vecilet kulubühüm ve iza tüliyet aleyhim ayatuHU zadethüm iymanen   ve alâ Rabbihim yetevekkelun;</span><br />
<strong>Kesinlikle iman   edenler o kimselerdir ki, &#8220;Allah&#8221;ı anıp düşündüklerinde onların   şuurlarında ürperti olur </strong>(o azamet yanında kendi acziyetlerini   düşünmekten)<strong>; onlara   O&#8217;nun işaretleri okunduğunda, onların imanlarını arttırır </strong>(düşünebildikleri   oranda)<strong>&#8230; Onlar   Rablerine tevekkül ederler </strong>(hakikatlerindeki El-Vekîl isminin   gereğini yerine getireceğine iman ederler)<strong>.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>3-)</strong> Elleziyne yukıymunes Salate ve mimma   razaknahüm yünfikun;</span><br />
<strong>Onlar ki, salâtı ikame   ederler </strong>(Allah&#8217;a yönelişleri sonucu tüm varlığın O&#8217;nun   hükmüne uyduğu; âlemlerde Allah Esmâ&#8217;sından başka {dûnunda} hiçbir şey   olmadığı yaşanarak &#8216;Bâkî Allah&#8217;tır&#8217; hakikati açığa çıkar)<strong> ve onları rızıklandırdıklarımızdan </strong>(maddi   veya salâtı yaşamanın sonucu oluşan manevî rızkı)<strong> </strong><strong>infak</strong><strong> ederler.</strong><br />
<strong><br />
<span style="color: #0000ff;">4-)</span></strong><span style="color: #0000ff;"> Ülaike hümül mu&#8217;minine   Hakka* lehüm deracatün ınde Rabbihim ve mağfiretün ve rizkun keriym;</span><br />
<strong>İşte onlardır hakkıyla </strong>(tahkike dayalı)<strong> iman edenler&#8230; Onlar için Rableri indînde </strong>(hakikatleri olan   Esmâ mertebesinin getirisi olan)<strong> dereceler, mağfiret </strong>(Esmâ kuvvesi olan ilmin benliği   örtmesiyle oluşan bağışlanma)<strong> ve kerîm rızık </strong>(cömert-şerefli rızık, maddi veya manevî   rızık)<strong> vardır.</strong><br />
<strong><br />
<span style="color: #0000ff;">36-)</span></strong><span style="color: #0000ff;"> İnnelleziyne keferu yünfikune emvalehüm   li yasuddu an sebiylillâh* fe seyünfikuneha sümme tekûnu aleyhim hasreten   sümme yuğlebun* velleziyne keferu ila cehenneme yuhşerun;</span><br />
<strong>O hakikat bilgisini   inkâr edenler, Allah yolundan engellemek için mallarını bağışlarlar!   Kalanları da harcayacaklar! Sonra bu harcamaları onlar için bir yürek acısı   oluşturacak! Sonra yenilirler! </strong>(Nihayet)<strong> hakikat bilgisini inkâr edenler hep   bir arada, cehenneme toplanır.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>TEVBE</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>34-)</strong> Ya eyyühelleziyne amenu inne kesiyren   minel&#8217;ahbari ver ruhbani leye&#8217;külune emvalenNasi bil bâtıli ve yesuddune an   sebiylillâh* velleziyne yeknizunez zehebe vel fiddate ve la yünfikuneha fiy   sebiylillâhi febeşşir hüm Bi azâbin eliym;</span><br />
<strong>Ey iman edenler!   Muhakkak ki ahbardan </strong>(hahamlar)<strong> ve ruhbandan birçoğu, insanların   mallarını bâtıl olarak yerler ve onları Allah yolundan alıkoyarlar&#8230; Altın   ve gümüşü depolayıp gizleyen ve onları Allah yolunda </strong><strong>infak</strong><strong> etmeyenlere gelince, onları acı bir azap ile müjdele!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>53-)</strong> Kul enfiku tav&#8217;an ev kerhen len   yütekabbele minküm* inneküm küntüm kavmen fasikıyn;</span><br />
<strong>De ki: &#8220;Kendi   arzunuzla veya isteksizce Allah uğruna, diyerek bağış yapın, sizden asla   kabul olunmayacaktır&#8230; Çünkü siz fâsık </strong>(inanç sistemi   bozulmuş)<strong> bir grup   oldunuz!&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>54-)</strong> Ve ma meneahüm en tukbele minhüm   nefekatühüm illâ ennehüm keferu billahi ve Bi ResuliHİ ve la ye&#8217;tunes Salâte   illâ ve hüm küsala ve la yünfikune illâ ve hüm karihun;</span><br />
<strong>İnfaklarının </strong>(Allah   için yaptıkları harcamaların)<strong> onlardan kabul edilmesine engel şudur: Onlar, Esmâ&#8217;sıyla onların hakikati   olarak Allah&#8217;ı ve Rasûlünü inkâr edenlerden oldular; salâta ancak tembel   tembel gelirler ve ancak istemeye istemeye bağışta bulunurlar.</strong><br />
<strong><br />
<span style="color: #0000ff;">91-)</span></strong><span style="color: #0000ff;"> Leyse aled duafai ve la alel merda ve la   alelleziyne la yecidune ma yünfikune harecün iza nasahu Lillahi ve ResuliHİ,   ma alel muhsiniyne min sebiyl* vAllahu Ğafurun Rahîym;</span><br />
<strong>Allah ve Rasûlüne   içtenlikle durumlarını açan malî yetersizlik içinde olanlara, hastalara ve bu   yolda bağışlayacak bir şeyi bulamayanlara </strong>(sefere   çıkmadıkları için)<strong>,   bir vebal yoktur&#8230; İyilik yapmak için yaşayanların kınanması söz konusu   değildir. Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir.</strong><br />
<strong><br />
<span style="color: #0000ff;">92-)</span></strong><span style="color: #0000ff;"> Ve la alelleziyne iza ma etevke li   tahmilehüm kulte la ecidü ma ahmilüküm aleyh* tevellev ve a&#8217;yünühüm tefıydu   mineddem&#8217;ı hazenen ella yecidu ma yünfikun;</span><br />
<strong>Kendilerine   silah-binek vermen için geldiklerinde: &#8220;Sizi bindirecek bir şey   bulamıyorum&#8221; dediğinde; </strong><strong>infak</strong><strong> edecek   bir şey de bulamadıklarından dolayı, üzüntüden gözyaşları içinde dönen   kimselere de kınama olmaz!</strong><br />
<strong><br />
<span style="color: #0000ff;">99-)</span></strong><span style="color: #0000ff;"> Ve minel a&#8217;rabi men yu&#8217;minu billahi vel   yevmil ahıri ve yettehızü ma yünfiku kurubatin ındAllahi ve salevatir Resul*   ela inneha kurbetün lehüm* seyudhıluhumullahu fiy rahmetiHİ, innAllahe   Ğafurun Rahîym;</span><br />
<strong>Bedevîlerden kimi de   vardır ki, Esmâ&#8217;sıyla onların hakikati olan Allah&#8217;a ve yaşanacak sonsuz   sürece iman eder ve </strong><strong>infak</strong><strong> ettiğini Allah indînde yakınlığa vesile olacak şeyler olarak düşünür;   Rasûlullah&#8217;ın dualarında yer almak için vesile edinir&#8230; Dikkat edin,   muhakkak ki o </strong>(infak ettikleri)<strong>,   kendileri için bir yakınlık vesilesidir&#8230; Allah onları rahmetine dâhil   edecektir&#8230; Muhakkak ki Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>121-)</strong> Ve la yünfikune nefekaten sağıyreten ve   la kebiyreten ve la yaktaune vadiyen illâ kütibe lehüm li yecziyehümullahu   ahsene ma kânu ya&#8217;melun;</span><br />
<strong>Ne zaman küçük veya   büyük bir bağış </strong><strong>infak</strong><strong> etseler, yeryüzünde yolculuk yapsalar; bu onlara kesinlikle yazılmış olduğu   içindir&#8230; Bu, Allah&#8217;ın kendilerini, yapmakta olduklarının en güzeliyle   mükâfatlandırması içindir!</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>İBRAHİM</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>31-)</strong> Kul liıbadiyelleziyne amenu yukıymus   Salâte ve yünfiku mimma razaknahüm sirran ve alaniyeten min kabli en ye&#8217;tiye   yevmün la bey&#8217;un fiyhi ve la hılal;</span><br />
<strong>İman etmiş kullarıma   de ki: &#8220;Salâtı ikame etsinler ve verdiğimiz yaşam gıdalarından gizlice   veya açıkça bağışta bulunsunlar, alış-veriş ve dostluğun olmadığı süreç   gelmeden önce.&#8221;</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>NAHL</strong></span></h3>
<p><strong><br />
<span style="color: #0000ff;">75-)</span></strong><span style="color: #0000ff;"> DarebAllahu meselen abden memluken la   yakdiru alâ şey&#8217;in ve men razaknahu minna rizkan hasenen fehuve yünfiku minhu   sirran ve cehra* hel yestevun* elHamdu Lillah* bel ekseruhüm la ya&#8217;lemun;</span><br />
<strong>Allah </strong>(şöyle)<strong> bir <span style="text-decoration: underline;">misal</span> veriyor: Bir şeye   gücü yetmeyen köle ile, kendisini bizden güzel bir yaşam gıdası ile   beslediğimiz ve ondan, gizli ve açık başkalarına bağışta bulunan kişi&#8230;   Bunlar hiç eşit olur mu? Hamd, Allah&#8217;a aittir! Hayır, onların çoğunluğu   bilmezler.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>HAC</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>34-)</strong> Ve likülli ümmetin cealna menseken   liyezkürusmAllahi alâ ma razekahüm min behiymetil en&#8217;am* feilâhuküm ilahun   vahıdün feleHU eslimu* ve beşşiril muhbitiyn;</span><br />
<strong>Allah ismini anmaları   için, kurbanlıklarla rızıklandırdığımız her ümmete bir mensek </strong>(ibadet   yeri-Rahmanî hakikatin gereği)<strong> kıldık&#8230; Sizin ilâh olarak düşündüğünüz, Ulûhiyet sahibi TEK&#8217;tir! Bu durumda   O&#8217;na teslimiyetinizin farkında olun! Teslimiyet ve itaati fark etmeye müsait   olanları müjdele!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>35-)</strong> Elleziyne iza zükirAllahu vecilet   kulubühüm ves sabiriyne alâ ma esabehüm vel mukıymis Salâti ve mimma   razaknahüm yünfikun;</span><br />
<strong>Onlar ki,   &#8220;Allah&#8221; anıldığında o anlam şuurlarında haşyet oluşturur&#8230;   Kendilerine isâbet edenlere sabredenler ve salâtı ikame edenlerdir&#8230;   Kendilerini beslediğimiz yaşam gıdalarından, başkalarına da bağışlarlar.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>KASAS</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>52-)</strong> Elleziyne ateynahümül Kitabe min kablihi   hüm Bihi yu&#8217;minun;</span><br />
<strong>Ondan önce kendilerine   Hakikat BİLGİsi </strong>(Kitap)<strong> verdiğimiz kimseler var ya, onlar O&#8217;na </strong>(hakikatlerine)<strong> iman ederler.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>53-)</strong> Ve iza yütla aleyhim kalu amenna bihİ   innehül hakku min rabbina inna künna min kablihİ müslimiyn;</span><br />
<strong>Onlara   bildirildiğinde: &#8220;Biz O&#8217;na iman ettik&#8230; Muhakkak ki O, Rabbimizden   Hak&#8217;tır&#8230; Doğrusu biz O&#8217;ndan önce de, Rabbimize teslim olmuşluğumuzun   farkındaydık!&#8221; dediler.</strong><br />
<span style="color: #0000ff;"><strong><br />
54-)</strong> Ülaike yü&#8217;tevne ecrehüm merreteyni Bima   saberu ve yedreune bil hasenetisseyyiete ve mimma rezaknahüm yünfikun;</span><br />
<strong>İşte onlara   sabrettikleri için bunun karşılığı iki kere verilir&#8230; Bunlar, kötülüğü güzel   davranışla yok ederler ve beslediğimiz yaşam gıdalarından karşılıksız   bağışlarlar.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>SECDE</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>15-)</strong> İnnema yu&#8217;minu Bi ayatiNElleziyne iza   zükkiru Biha harru sücceden ve sebbehu Bi Hamdi Rabbihim ve hüm la   yestekbirun;</span><br />
<strong>Bizim işaretlerimize   sadece şunlar iman ederler ki, onlarla hatırlatma yapıldığında, secde ile   yere kapandılar; benliksiz, Rablerinin Hamdi olarak tespih </strong>(işlevlerini   yerine getirdiler)<strong> ettiler. </strong>(15. âyet secde âyetidir.)</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>16-)</strong> Tetecafa cünubühüm anilmedaciı yed&#8217;une   Rabbehüm havfen ve tamea* ve mimma razaknahüm yünfikun;</span><br />
(Gece)<strong> yataklarından   kalkıp; korkarak ve umarak Rablerine dua ederler&#8230; Kendilerini beslediğimiz   yaşam gıdalarından Allah için karşılıksız bağışta bulunurlar</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>ŞURA</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>38-)</strong> Velleziynestecabu liRabbihim ve ekamus   Salâte, ve emruhüm şura beynehüm* ve mimma razaknahüm yünfikun;</span><br />
<strong>Onlar ki Rablerine   icabet edip salâtı ikame ederler; işleri, aralarında istişare ederek   çözerler&#8230; Kendilerini beslediğimiz şeylerden de </strong><strong>infak</strong><strong> ederler&#8230;</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><strong>HADİD</strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>10-)</strong> Ve maleküm ella tunfiku fiy sebiylillâhi ve Lillahi   miyrasüsSemâvati vel&#8217;Ard* la yesteviy minküm men enfeka min kablilfethı ve   katel* ülaike a&#8217;zamu dereceten minelleziyne enfeku min ba&#8217;du ve katelu* ve   küllen ve&#8217;adAllahulhüsna* vAllahu Bima ta&#8217;melune Habiyr;</span><br />
<strong>Ne oluyor size ki, semâların ve arzın mirası Allah&#8217;a ait olduğu hâlde </strong>(sonunda   her şeyinizi dünyada terk edeceğiniz hâlde)<strong>, Allah yolunda </strong><strong>infak</strong><strong> etmiyorsunuz? Sizden fetihten önce </strong><strong>infak</strong><strong> etmiş   ve savaşmış kimse </strong>(bunu yapmayanla)<strong> bir olmaz! Bunlar derece itibarıyla, </strong>(fetihten)<strong> sonra </strong><strong>infak</strong><strong> etmiş ve savaşmış kimselerden daha   büyüktür! Allah hepsine en güzeli vadetmiştir. Allah yaptıklarınızda   Habîr&#8217;dir.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><br />
<span style="color: #000080;">2- İNCELENECEK METİNLER:</span><br />
</strong></p>
<p>İNFAKIN SEBEPLERİ:  <a href="http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/oku/oku34.htm" target="_blank">http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/oku/oku34.htm</a></p>
<p>&#8220;KAVRAMLAR&#8221;DA İNFAK: <a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/infak/index.htm" target="_blank">http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/infak/index.htm</a></p>
<p>İMAM GAZALİ&#8217;DE İNFAK: <a href="http://abdullahdai.com/muvahhidsahsiyet/010.htm" target="_blank">http://abdullahdai.com/muvahhidsahsiyet/010.htm</a></p>
<p>İNFAK KAVRAMI:  <a href="http://www.tefekkur-dergisi.com/_infak.html" target="_blank">http://www.tefekkur-dergisi.com/_infak.html</a></p>
<p>VEREN EL OLMAK: <a href="http://www.yenidunyadergisi.com/yazdir.php?id=1157&amp;yazar_id=7" target="_blank">http://www.yenidunyadergisi.com/yazdir.php?id=1157&amp;yazar_id=7</a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><br />
<span style="color: #000080;">3- TANIM VE AÇILIMLAR:</span></strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #993366;"><strong>İNFAK</strong><strong> nedir?</strong></span> &#8220;<strong>İNFAK</strong>&#8220;, elden çıkartma, bir başkasına verme, anlamındadır..</p>
<p><span style="color: #993366;"><strong>Neler </strong><strong>infak</strong><strong> kavramına girer?</strong></span></p>
<ul class="unIndentedList">
<li> <span style="color: #0000ff;">&#8220;Birr&#8221;</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;"> &#8220;Varlığını&#8221; Allah yolunda bağışlama</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;"> Sevdiklerinden bağışlama</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;"> Karşılığını beklemeksizin bağışlama</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;"> Benliğini terketmek ve arınmak&#8230;.</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;"> Bâtında &#8220;Mânâ&#8221;lardan(Mânâ rızıklarından) bağışlama&#8230;</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;"> Esmâ bileşimlerinin kendilerinde oluşturduğu anlayış ile bağışlama&#8230;</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;"> &#8220;Şirk-i hafi&#8221;den korunmak</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;"> Allah rızasını isteyerek bağışlama&#8230;</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;"> Korunma amaçlı bağışlama&#8230;</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;"> Harcama</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;"> Maddi harcama&#8230;</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;"> Rızıklandırıldığından başkalarına bağışlama</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;"> Zâhirde ve Bâtında bağışlama</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;"> Elden çıkartma&#8230; Bir başkasına verme&#8230;</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;"> Başkalarıyla paylaşma</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;"> Cehennemden ve &#8220;şirk-i hafi&#8221;den korunma</span></li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>İnfak</strong><strong>ın Dereceleri</strong></span></p>
<p>&#8220;İnfak&#8221;ın iki derecesi vardır&#8230;</p>
<p>1-&#8221;İnfak&#8221;ın birinci derecesi, yukarıdaki âyette belirtilen şekilde &#8220;rızıklandırıldığından başkalarına bağışlama&#8221;dır; başkalarıyla paylaşmadır.. Bu bağışlanan, elindekilerin herhangi bir kısmı olabilir&#8230; Elindekinin &#8220;ille de şu bölümü&#8221; diye bir kayıt yoktur&#8230;</p>
<p>2-&#8221;İnfak&#8221;ın ikinci derecesi ise &#8220;Birr&#8221; diye tanımlanır, ki buna işaret eden âyet de şudur:</p>
<p>-&#8221;SEVDİĞİNİZ ŞEYLERDEN İNFAK ETMEDİKÇE BİRRE EREMEZSİNİZ&#8221;&#8230; (3-92)</p>
<p>Dikkat edilirse burada &#8220;SEVDİKLERİNİZDEN&#8221; kaydı mevcuttur&#8230; Rastgele bir şeyi değil!</p>
<p>Bu âyet nâzil olduğu zaman, Rasûlullah yanındaki inanmışların her biri, en çok sevdikleri nesneleri başkalarına bağışlamışlardı&#8230; Elbette ki, bu âyet sadece o zaman yaşayanları değil; diğer âyetler gibi, kıyamete kadar tüm hitap ettiği müslümanları muhatap alıyordu.</p>
<h2><span style="color: #800000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">B- ÇÖZÜMLEME</span></strong></span></h2>
<p><span style="color: #333399;"><strong>1-YANSIMALARDA &#8220;</strong><strong>İNFAK</strong><strong>&#8221; ANLATIMLARINDAN ÖRNEKLER: </strong>(Ayetlere verilen manalardan derlendi)</span></p>
<p><span style="color: #993366;"><strong>İNFAK</strong><strong>:</strong></span></p>
<p><strong>- </strong><span style="color: #ff0000;">Kendisine verilen maddi-manevî yaşam gıdasını Allah adına karşılıksız paylaşmak. (Bakara- 3)</span></p>
<p>-       Hayır olarak bağışlanacak şeyleri, ana-baba, akraba, yetimler, yoksullar ve evinden uzak düşmüş yolcular için bağışlamak.(Bakara- 215)</p>
<p>-       <span style="color: #ff0000;">El Afv (zaruri harcamalardan) arta kalanı bağışlamak. (Bakara- 219)</span></p>
<p>-       Kazandıklarının ve arzdan çıkılanların temiz olanlarından bağışlamak. (Bakara- 267)</p>
<p>-       <span style="color: #ff0000;">Mallarını gece ve gündüz, gizli veya açık bağışlamak. (Bakara- 274)</span></p>
<p>-       Birre ermek amacıyla sevdiği şeylerden bağışlamak. (A.İmran-92)</p>
<p>-       <span style="color: #ff0000;">Bolluk ve darlık anlarında Allah için karşılıksız vermek. (A.İmran- 134)</span></p>
<p>-       Maddi veya salâtı yaşamanın sonucu oluşan manevî rızkı paylaşmak. ( Enfal- 3)</p>
<p>-       <span style="color: #ff0000;">Allah için yapılan harcamalar. (Tevbe-54)</span></p>
<p><span style="color: #993366;"><strong>İNFAK EDENLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ:</strong></span></p>
<p>-       Takva Sahibi; Müttaki; Korunmak isteyenlerdir. (Bakara- 2)</p>
<p>-       <span style="color: #ff0000;">Onlar gayblarındaki (algılayamadıkları) hakikate (Nefslerinin Allah Esmâ&#8217;sının anlamlarının bir terkip-bileşimi şeklinde meydana geldiğine) iman ederler, salâtı ikame ederler (fiilen edâ yanı sıra anlamını yaşarlar) (Bakara-3)</span></p>
<p>-       <strong>Onlar hakikatinden sana</strong><strong> </strong>(boyutsal geçişle) <strong>inzâl olunana ve öncekilere inzâl olmuşlara iman ederler; geleceklerindeki sonsuz yaşam süreçlerine de ikân</strong><strong> </strong>(kesin idrakten kaynaklanan kabul)<strong> </strong><strong>hâlindedirler.</strong> (Bakara-4)</p>
<p>-       <span style="color: #ff0000;">Sadakalarını sırf Allah için gizli ve açık olarak verirler. (Bakara- 271)</span></p>
<p>-       Sevdikleri her şeyden karşılıksız verirler. (A.İmran-92)</p>
<p>-       <span style="color: #ff0000;">Bollukta ve darlıkta veriler. (A. İmran- 134)</span></p>
<p>-       Öfkelerini kontrol ederler.(134)</p>
<p>-       <span style="color: #ff0000;"><script type="text/javascript"></script>İnsanların kusurlarını Affederler.(134)</span> &#8211;       İhsan ederler, Muhsindirler. (134)  &#8211;      <span style="color: #ff0000;"> <strong>&#8220;Allah&#8221;ı anıp düşündüklerinde onların şuurlarında ürperti olur</strong><strong> </strong>(o azamet yanında kendi acziyetlerini düşünmekten)<strong>; </strong><strong>onlara O&#8217;nun işaretleri okunduğunda, onların</strong><strong> imanlarını </strong><strong>arttırır </strong>(düşünebildikleri oranda)<strong>&#8230; </strong><strong>Onlar Rablerine tevekkül ederler</strong><strong> </strong>(hakikatlerindeki El-Vekîl isminin gereğini yerine getireceğine iman ederler)<strong>.</strong> (Enfal-2)</span> &#8211;       <strong>Salâtı ikame ederler</strong><strong> </strong>(Allah&#8217;a yönelişleri sonucu tüm varlığın O&#8217;nun hükmüne uyduğu; âlemlerde Allah Esmâ&#8217;sından başka {dûnunda} hiçbir şey olmadığı yaşanarak &#8216;Bâkî Allah&#8217;tır&#8217; hakikati açığa çıkar) (Enfal- 3)  <script type="text/javascript"></script><strong>-</strong><strong> </strong><span style="color: #ff0000;"><strong>Hakkıyla</strong><strong> </strong>(tahkike dayalı)<strong> </strong><strong>iman ederler. (Enfal-4)</strong></span></p>
<p>-       <strong>Teslimiyet ve itaati fark etmeye müsait olan, ilahi  müjde alacak olanlardır! (Hac-34)</strong></p>
<p>-       <span style="color: #ff0000;">Kendilerine isabet edenlere sabrederler. (Hac-35)</span></p>
<p>-       Kötülüğü güzel davranışlarla yok ederler, savuştururlar. (Kasas-54)</p>
<p>-       <span style="color: #ff0000;">Secde ederler, benliksiz yönelirler. (Secde- 15)</span></p>
<p>-       (Gece) yataklarından kalkıp; korkarak ve umarak Rablerine dua ederler. (Secde-16)</p>
<p>-       <span style="color: #ff0000;">İşleri aralarında istişare ederek çözerler. (Şura-38)</span></p>
<p><span style="color: #993366;"><strong>İNFAK EDENLERE KUR&#8217;AN&#8217;IN YAPTIĞI BENZETME VE MİSALLER:</strong></span></p>
<p>-       Mallarını Allah&#8217;a imanları dolayısıyla insanlara karşılıksız bağışlayanların misali, yedi başak oluşturan ve her başağında yüz tane bulunan tek bir buğday tohumu gibidir. (Bakara-261)</p>
<p>-      <span style="color: #ff0000;"> Allah rızasını isteyerek veya enfüslerindeki bir tespitten (Esmâ bileşimlerinin kendilerinde oluşturduğu anlayış ile) mallarını infak edenlerin misaline gelince&#8230; Kendisine şiddetli bir yağmur isâbet edip, yemişlerini iki kat vermiş tepedeki bir bahçeye benzer. Ona böyle bol yağmur yerine çiseleyen bir yağmur dahi yeterlidir.</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">(Bakara-265)</span></p>
<p>-       Allah (şöyle) bir misal veriyor: Bir şeye gücü yetmeyen köle ile, kendisini bizden güzel bir yaşam gıdası ile beslediğimiz ve ondan, gizli ve açık başkalarına bağışta bulunan kişi&#8230; Bunlar hiç eşit olur mu? Hamd, Allah&#8217;a aittir! Hayır, onların çoğunluğu bilmezler.</p>
<p>(Nahl-75)</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #993366;"><strong>İNFAK ETMEMENİN BEDELİ, İNFAK ETMEYENLERİN NELER YAŞAYACAĞI?..</strong></span></p>
<p>-       <span style="color: #ff0000;">Zalimdirler. (Bakara-270)</span></p>
<p>-       Korunmaktan uzaktırlar, ebedi yanışa mahkûmdurlar. (A.İmran-116)</p>
<p>-       <span style="color: #ff0000;">Kendi nefislerine zulmektedirler. (A.İmran-117)</span></p>
<p>-       Mallarını gösteriş amaçlı harcarlar. Şeytan; arkadaşları olmuştur. (Nisa-38)</p>
<p>-       <span style="color: #ff0000;">Kalplerine nefret ve düşmanlık yerleşir. Allah&#8217;ın lanetini çekerler. Yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. İsyan ve haddi aşma onlarda artar. (Maide- 64)</span></p>
<p>-       Acı bir azapla müjdelenmişlerdir Allah tarafından. (Tevbe-34)</p>
<p><span style="color: #993366;"><strong>İNFAK EDENLERE VERİLECEK OLANLAR; ECİRLERİ; ONLARDA AÇILACAK HALLER: </strong></span></p>
<p>-       <span style="color: #ff0000;">İmanın hakikatini ve ikanı yaşarlar. (Bakara-2,4)</span></p>
<p>-       Rableri indînde (nefslerinin hakikatini meydana getiren Esmâ bileşimlerinden kaynaklanan) özel ecirleri vardır. (Bakara-262)</p>
<p>-       <span style="color: #ff0000;"><strong>Onlara korkacakları bir şey yoktur, hüzün duyacakları bir şey de!..</strong>(262)</span></p>
<p>-       Birre ereceklerdir. (A.İmran-92)</p>
<p>-       <span style="color: #ff0000;">Cennet onlar için hazırlanmıştır. (A.İmran-133)</span></p>
<p>-       Allah&#8217;ın Sevdikleri kapsamındadırlar. (A.İmran-134)</p>
<p>-       <span style="color: #ff0000;">Onlar ki, salâtı ikame ederler (Allah&#8217;a yönelişleri sonucu tüm varlığın O&#8217;nun hükmüne uyduğu; âlemlerde Allah Esmâ&#8217;sından başka {dûnunda} hiçbir şey olmadığı yaşanarak &#8216;Bâkî Allah&#8217;tır&#8217; hakikati açığa çıkar) (Enfal-3)</span></p>
<p>-       <strong>Onlar için Rableri</strong><strong> </strong><strong>indînde</strong><strong> </strong>(hakikatleri olan Esmâ mertebesinin getirisi olan)<strong> </strong><strong>dereceler, mağfiret</strong><strong> </strong>(Esmâ kuvvesi olan ilmin benliği örtmesiyle oluşan bağışlanma)<strong> </strong><strong>ve kerîm rızık</strong><strong> </strong>(cömert-şerefli rızık, maddi veya manevî rızık)<strong> </strong><strong>vardır.</strong> (Enfal-4)</p>
<p>-       <span style="color: #ff0000;">Dikkat edin, muhakkak ki o (infak ettikleri), kendileri için bir yakınlık vesilesidir&#8230; Allah onları rahmetine dâhil edecektir&#8230; (Tevbe- 99)</span></p>
<p>-       Yapmakta oldukları Allah&#8217;ça en güzeliyle mükafatlandırılacaktır. (Tevbe-121)</p>
<p>-       <span style="color: #ff0000;">Aşağıdaki esmaların hakikatleri ve getirileri onlara açılacaktır. (MD)</span></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #800080;"><strong>2- AYETLERDE; </strong><strong>İNFAK</strong><strong> KELİMESİ İLE BERABER ZİKREDİLEN ESMALAR VE SON YAZI İLE BU ESMALARA YÜKLENEN ANLAMLAR: </strong>(İnfak ile bağlantılı esmalar ayetlerden seçildi. Bağlantıya dair yoruma girmedim. O yorumu düşünmeliyim, infak hangi esmalarda hangi mekanizmaları tetikliyor, bizde neler oluşturuyor?)</span></p>
<p><a href="http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm" target="_blank">http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm</a></p>
<p>EL ALİYM&#8230; &#8220;İlim&#8221; özelliği sebebiyle sınırsız sonsuz her şeyi ve her boyutu, her yönüyle Bilen!</p>
<p>EL VASİ&#8217;&#8230; Esmâ özellikleriyle tüm âlemleri kapsamış olan.</p>
<p>EL BERR&#8230; Fıtratların gereğini kolaylaştırarak oluşmasını sağlayan! Bu konuda vaatlerini yerine getiren.</p>
<p>EL BASIYR&#8230; Açığa çıkan Esmâ özelliklerini her an seyir ile onlardan çıkanları değerlendirip sonuçlarını oluşturan.</p>
<p>EL ĞANİYY&#8230; Esmâ&#8217;sının işaret ettiği özelliklerle sınırlanıp kayıtlanmayan ve o vasıflarla etiketlenmekten dahi münezzeh olan; &#8220;Ekberiyeti&#8221; dolayısıyla! Esmâ&#8217;sıyla sayısız sınırsız zengin olan!</p>
<p>EL HAMİYD&#8230; Açığa çıkardığı evrensel kemâlâtı &#8220;Velî&#8221; ismi kapsamında açığa çıkardığı âlem sûretlerince seyredip değerlendirendir! Hamd yalnızca kendisine aittir!</p>
<p>EL HABİYR&#8230; Açığa çıkan Esmâ özelliğinin &#8220;var&#8221;lığını, &#8220;Esmâ&#8221;sıyla meydana getiren olarak, onun durumundan haberi olan. Birime, kendisinden açığa çıkanla, ne mertebede anlayışa sahip olduğunu fark ettiren!</p>
<p>EL HADİY&#8230; Hakikate erdiren&#8230; Hakikatin gereğini yaşatan! Hakk&#8217;ı dillendirten! Hakikate yönlendiren!</p>
<p>EL VEKİYL&#8230; Açığa çıkan her birimin işlevinin gereğini yerine getirmek için gerekeni yapan. Bunun idrakıyla kendisine tevekkül edene sahip çıkarak, onun için en hayırlı sonucu oluşturan. Hakikatindeki el Vekiyl isminin özelliğine iman eden Allâh&#8217;ın tüm isimlerine (tüm kuvvelerine) de iman etmiş olur! Halifelik sırrının kaynağı bir isimdir!</p>
<p>EL ĞAFFAR&#8230; Kudret veya hikmetin gereği olarak oluşmuş noksanlıklarını fark edip, bunların sonuçlarından kurtulmayı irade edenlere, örtüleyiciliğini yaşatan. Bağışlayan.</p>
<p>ER RAHIYM&#8230; Âlem sûretleri ile kendini seyir edendir! Bilinçli varlıkları, hakikatlerine erdirmek suretiyle; seyretmekte ve Esmâ&#8217;sı özellikleriyle yaşatmakta olanın, kendisi olduğu farkındalığıyla yaşatandır. &#8220;Ve kâne bil mu&#8217;miniyne Rahıyma = Hakikatine iman etmişlere Rahîm&#8217;dir&#8221; (Ahzab: 43). Cennet diye işaret edilen yaşamın kaynağıdır. Melekî boyutun &#8220;var&#8221;lığını oluşturandır.</p>
<h2><span style="color: #800000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">C- SONUÇ;</span></strong></span></h2>
<p>Bu açılımlardan sonra söylenecek çok söz yok. Sadece, vaktiyle duyduğum, hafızama kazınan, bir vecize ile bitireyim.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">&#8220;MÜ&#8217;MİNLE KAFİRİN FARKI; İMAN</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">MÜMİNLE MÜNAFIKIN FARKI; İNFAKTIR!&#8221;</span></p>
<p>Rabbim bizi münafık olmaktan &#8220;İnfak&#8221; ile korusun, bu manayı bize kolaylaştırsın hazmı ile&#8230;</p>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #000080;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Mehmet Doğramacı<br />
dogramacimehmet@gmail.com</strong></em></span></span></p>
<p><em><span style="color: #000000;">Not : Yukarıdaki yazıda adı geçen ayetlerin numaralarına, metinlerine ve meallerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.</span></em></p>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #993366;"><em><span style="color: #000000;"><a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-goksel-olaylar-ayetler/" target="_blank">Göksel Olaylar Ayetleri</a> | <a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-ruzgar-firtina-ayetleri/" target="_blank">Rüzgar Ayetleri </a>| <a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalar%e2%80%99da-kavramlar-tevekkul-ayetleri/" target="_blank">Tevekkül Ayetleri</a></span></em></span></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-7-infak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yansımalarda Kavramlar -6- İsraf</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-6-israf/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-6-israf/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2009 00:10:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mehmet Doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[Yansımalarda Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[islam]]></category>
		<category><![CDATA[israf]]></category>
		<category><![CDATA[Kurandan Yansımalar]]></category>
		<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[sufizm]]></category>
		<category><![CDATA[Tasavvuf]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sufizm.gen.tr/?p=951</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;İSRAF&#8221; 1.Bölüm &#124; 2. Bölüm &#124; 3. Bölüm &#124; 4. Bölüm &#124; 5. Bölüm A-ÖN OKUMA 1- AYETLER: Tespit edebildiğimiz kadarı ile 17 ayette İSRAF ve MÜSRİF kökenli kelimeler geçiyor. Bazı ayetlerde bir evveli bir sonrası da alındı. ALİ İMRAN 147-) Ve ma kâne kavlehüm illâ en kalu Rabbenağfir lena zünubena ve israfena fiy emrina [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #333333;"><strong><img class="alignleft" src="http://www.sufizm.gen.tr/MD.jpg" alt="" width="104" height="130" />&#8220;İSRAF&#8221;</strong></span></h2>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #333333;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong><a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-1/" target="_blank">1.Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-2/" target="_blank">2. Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-2-ihsan/" target="_blank">3. Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank">4. Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-5-allahin-sevdikleri/" target="_blank">5. Bölüm</a><a href="../mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank"><br />
</a></strong></em></span></span></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #003300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">A-ÖN OKUMA</span></strong></span><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>1- AYETLER: </strong>Tespit edebildiğimiz kadarı ile 17 ayette  İSRAF ve MÜSRİF kökenli kelimeler geçiyor. Bazı ayetlerde bir evveli bir sonrası da alındı.<span id="more-951"></span></span></p>
<table style="height: 1790px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="654">
<tbody>
<tr>
<td width="604" valign="top">
<h3><em><span style="color: #ff0000;"><strong>ALİ İMRAN </strong></span></em></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>147-)</strong> Ve ma kâne kavlehüm illâ en kalu   Rabbenağfir lena zünubena ve israfena fiy emrina ve sebbit akdamena vensurna   alel kavmil kafiriyn;</span><br />
<strong>Onların söyledikleri şu idi: &#8220;Rabbimiz suçlarımızı ve   yaptıklarımızdaki aşırılığı bağışla; bize metanet ve sebat ver; hakikati   inkâr edenlere karşı bize yardım et, zafer ver.&#8221;</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><em><strong>NİSA</strong></em></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>6-)</strong> Vebtelül yetama hatta iza beleğun nikah* fein anestüm minhüm   rüşden fedfeu ileyhim emvalehüm* ve la te&#8217;küluha israfen ve bidaren en   yekberu* ve men kâne ğaniyyen felyesta&#8217;fif* ve men kâne fakıyren felye&#8217;kül   Bil ma&#8217;ruf* feiza defa&#8217;tüm ileyhim emvalehüm feeşhidu aleyhim* ve kefa   Billahi Hasiyba;</span><br />
<strong>Yetimleri nikâhlanabilecekleri yaşa gelene kadar gözetip deneyin. Şayet   onların olgunlaştığını gözlerseniz, mallarını kendilerine teslim edin. Onlar   büyüyünce mallarına sahip olacaklar diye, acele edip mallarını israf etmeyin.   Zengin olan iffetli davransın </strong>(yetim malını yemekten uzak dursun)<strong>.   Yoksul olan ise, ondan örfte olan kadarıyla </strong>(haddi aşmadan)<strong> yararlansın. Mallarını kendilerine iade ederken de şahit bulundurun </strong>(yaptıklarınızın   değerlendirilmesi için)<strong>. Hakikatiniz olan Allah Esmâ&#8217;sından Hasîb isminin   özelliği size yeterlidir.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><em><strong>MAİDE</strong></em></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>32-)</strong> Min ecli zâlike ketebna alâ beni israiyle ennehu men katele   nefsen Bi ğayri nefsin ev fesadin fiyl Ardı fe keennema katelen Nase cemiy&#8217;a*   ve men ahyaha fekeennema ahyenNase cemiy&#8217;a* ve lekad caethüm Rusulüna bil   beyyinat* sümme inne kesiyren minhüm ba&#8217;de zâlike fiyl Ardı lemüsrifun; </span><br />
<strong>Bu nedenledir ki İsrailoğulları üzerine şunu yazdık: &#8220;Kim bir kişiyi   bir kişiye karşılık </strong>(kısas)<strong> veya yeryüzünde fesada karşılık olmaksızın   öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir&#8230; Kim de onu diriltirse, bütün   insanları diriltmiş gibidir&#8230;&#8221; Andolsun ki Rasûllerimiz onlara açık   deliller olarak geldi; ama hâlâ onlardan birçoğu bunun ardından, yeryüzünde   israf etmektedirler </strong>(verdiklerimizi değerlendirmemekteler)<strong>.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><em><strong>EN&#8217;AM</strong></em></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>141-)</strong> Ve &#8220;HU&#8221;velleziy enşee cennâtin   ma&#8217;ruşatin ve ğayre ma&#8217;ruşatin vennahle vezzer&#8217;a muhtelifen ükülühu   vezzeytune verrummane müteşabihen ve ğayre müteşabih* külu min semerihi iza   esmere ve atu hakkahu yevme hasadih* ve la tüsrifu* inneHU la yuhıbbul   müsrifiyn;</span><br />
<strong>Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, hurmaları, yemişleri muhtelif ekinleri,   zeytinleri ve narları, müteşabih ve gayrı müteşabih olarak inşa eden   &#8220;HÛ&#8221;dur&#8230; O&#8217;nun ürünlerini meyve verdiğinde yeyin; hasadının gününde   ise onun hakkını verin </strong>(zekât)<strong>&#8230; İsraf etmeyin, çünkü O, israf   edenleri sevmez.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><em><strong>ARAF</strong></em></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>31-)</strong> Ya Beniy Ademe huzu ziyneteküm ınde külli mescidin ve külu   veşrebu ve la tüsrifu* inneHU la yuhıbbul müsrifiyn;</span><br />
<strong>Ey Ademoğulları her secde mahallinde zinetinizi giyin&#8230; Yeyin, için </strong>(bunları   değerlendirin)<strong>, israf etmeyin </strong>(gereksiz şekilde kullanmayın)<strong>&#8230;   Çünkü O, israf edenleri </strong>(elindeki nimetleri gereksiz yere kullananları)<strong> sevmez!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>81-)</strong> İnneküm lete&#8217;tuner Ricale şehveten min dunin nisa&#8217;* bel entüm   kavmün müsrifun;</span><br />
<strong>&#8220;Siz, kadınları bırakıp erkeklerle yatıyorsunuz! Hayır siz, sınırları   aşan bir toplumsunuz!&#8221;</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><em><strong>YUNUS </strong></em></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>12-)</strong> Ve iza messel İnsaneddurru deana licenbihi ev kaıden ev   kaima* felemma keşefna anhü durrahu merre keen lem yed&#8217;una ila durrin messeh*   kezâlike züyyine lil müsrifiyne ma kânu ya&#8217;melun;</span><br />
<strong>İnsan, sıkıntı veren bir olay yaşadığında; uzanmış, otururken ya da   ayaktayken bize yönelip yardım ister! Fakat o olaydan feraha çıkardığımızda,   sanki kendisini sıkan o olay için bize dua etmemiş gibi yürür gider! İşte haddi   aşanlara, yapmakta oldukları böylece süslendirilmiştir.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>83-)</strong> Fema amene li Musa illâ zürriyyetün min kavmihî alâ havfin   min fir&#8217;avne ve meleihim en yeftinehüm* ve inne fir&#8217;avne lealin fiyl Ard* ve   innehu leminel müsrifiyn; </span><br />
<strong>Firavun ve ileri gelenlerinin başlarına belâ olacağı korkusuyla, Musa&#8217;ya,   kendi halkından genç bir gruptan başka kimse iman etmedi&#8230; Muhakkak ki   Firavun yeryüzünde zorba hükümran idi! Muhakkak ki O, israf edenlerdendi!</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><em><strong>ENBİYA </strong></em></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>9-)</strong> Sümme sadaknahümül va&#8217;de feenceynahüm ve men neşau ve   ehleknel müsrifiyn;</span><br />
<strong>Sonra Onlara bildirimimizi gerçekleştirdik; Onları ve dilediğimiz   kimseleri kurtarıp, müsrifleri helâk ettik.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><em><strong>ŞUARA</strong></em></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>150-)</strong> Fettekullahe ve etıy&#8217;un;</span><br />
<strong>&#8220;O hâlde Allah&#8217;tan </strong>(kesinlikle yaptıklarınızın sonucunu   yaşatacağı için)<strong> korunun ve bana itaat edin.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>151-)</strong> Ve la tutıy&#8217;u emrel müsrifiyn;</span><br />
<strong>&#8220;Yetkisini aşanların emrine itaat etmeyin!&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>152-)</strong> Elleziyne yüfsidune fiyl Ardı ve la   yuslihun;</span><br />
<strong>&#8220;Ki onlar </strong>(yetkilerini aşanlar)<strong> dünyada insanları yanlışa   yönlendirirler, düzeltici olmazlar.&#8221;</strong></p>
<h3><em><span style="color: #ff0000;"><strong>YASİN</strong></span></em></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>18-)</strong> Kalû inna tetayyerna Biküm lein lem tentehu lenercümenneküm   ve leyemessenneküm minna azâbün eliym;</span><br />
<strong>Dediler ki: &#8220;Kuşkusuz sizde uğursuzluk olduğunu düşünüyoruz&#8230;   Andolsun ki, eğer vazgeçmezseniz, kesinlikle sizi taşlayarak öldüreceğiz ve   elbette size bizden feci bir azap dokunacaktır.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>19-)</strong> Kalu tairuküm meaküm* ein zükkirtüm bel entüm kavmün   müsrifun;</span><br />
<strong>Dediler ki: &#8220;Sizin uğursuzluğunuz sizinledir&#8230; Eğer </strong>(hakikatinizle)<strong> hatırlatılıyorsanız bu mu </strong>(uğursuzluk)<strong>? Hayır, siz israf eden bir   toplumsunuz.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>20-)</strong> Ve cae min aksalmediyneti racülün yes&#8217;a, kale ya kavmit   tebiul murseliyn;</span><br />
<strong>Şehrin uzak tarafından koşarak bir adam geldi: &#8220;Ey halkım, Rasûllere   tâbi olun&#8221; dedi.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>21-)</strong> İttebiu men lâ yes&#8217;elüküm ecren vehüm mühtedun;</span><br />
<strong>&#8220;Sizden bir karşılık istemeyen; kendileri hakikat üzere olanlara tâbi   olun!&#8221;</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><em><strong>MÜMİN</strong></em></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>28-)</strong> Ve kale racülün mu&#8217;minun, min ali fir&#8217;avne yektümü imanehu   etaktülune racülen en yekule RabbiyAllahu ve kad caeküm bil beyyinati min   Rabbiküm* ve in yekü kaziben fealeyhi kezibüh* ve in yekü sadikan yusıbküm   ba&#8217;dulleziy yeıdüküm* innAllahe la yehdiy men huve müsrifün kezzab;</span><br />
<strong>Firavun ailesinden olup o ana kadar imanını açıklamamış bir adam dedi ki:   &#8220;Rabbim Allah&#8217;tır, dediği için mi bir adamı öldürüyorsunuz? Oysa O, size   Rabbinizden apaçık delillerle gelmiştir&#8230; Eğer o yalancı ise, yalanı kendi   aleyhinedir&#8230; Şayet doğru söyleyen ise, sizi uyardığı azap size isâbet eder!   Muhakkak ki Allah, </strong>(hakikat sermayesini)<strong> israf eden, çok yalancı   kimseye hidâyet etmez.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>34-)</strong> Ve lekad caeküm Yusufu min kablü bil beyyinati fema ziltüm   fiy şekkin mimma caeküm Bih* hatta iza heleke kultüm len yeb&#8217;asâllahu min   ba&#8217;diHİ Rasûla* kezâlike yudıllullahu men huve müsrifün murtab;</span><br />
<strong>Daha önce Yusuf da size apaçık delilleriyle gelmişti de Onun size   getirdiklerinden kuşku duyarak yaşamıştınız&#8230; Nihayet </strong>(Yusuf)<strong> vefat   ettiğinde de: &#8220;Allah, O&#8217;ndan sonra bir Rasûl asla bâ&#8217;s etmez&#8221;   demiştiniz&#8230; Allah, israf eden, kuşkulu kimseyi böylece saptırır.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>35-)</strong> Elleziyne yücadilune fiy ayatillahi Bi ğayri sultanin etahüm*   kebüre makten ındAllahi ve ındelleziyne amenu* kezâlike yatbeullahu alâ külli   kalbi mütekebbirin cebbar;</span><br />
<strong>Onlar ki kendilerine gelmiş reddedilemez bir delil olmaksızın Allah&#8217;ın   işaretleri hakkında mücadele ederler&#8230; </strong>(Bu durum)<strong> hem Allah indînde   ve hem de iman edenlerin indînde şiddetli gazaba sebep oldu&#8230; Böylece Allah,   her kibirlenen, zorba bilinci kilitler. </strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>43-)</strong> La cerame ennema ted&#8217;uneniy ileyhi leyse lehu da&#8217;vetün fiyd   dünya vela fiyl ahireti ve enne mereddena ilAllahi ve ennel müsrifiyne hüm   ashabun nar;</span><br />
<strong>&#8220;Hakikat şu ki: Sizin beni kendisine davet ettiğinizin ne dünyada ve   ne de sonsuz gelecek yaşamda bir daveti yoktur&#8230; Muhakkak ki bizim dönüşümüz   Allah&#8217;adır&#8230; Muhakkak ki </strong>(ömrünü)<strong> israf edenler Nâr   arkadaşlarıdır!&#8221;</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><em><strong>ZUHRUF</strong></em></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>4-)</strong> Ve inneHU fiy Ümmil Kitabi ledeyNA le Aliyyün Hakiym;</span><br />
<strong>Muhakkak ki O, katımızda, Ana BİLGİde </strong>(İlmullah)<strong>, Âliyy&#8217;dir,   Hakîm&#8217;dir.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>5-)</strong> Efenadribü ankümüz Zikre safhan en küntüm kavmen müsrifiyn;</span><br />
<strong>Siz </strong>(hakikatinizdeki kuvveleri)<strong> israf eden bir topluluksunuz diye,   sizi uyarmaktan vaz mı geçelim?</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><em><strong>DUHAN</strong></em></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>31-)</strong> Min fir&#8217;avn* innehu kâne aliyen minel müsrifiyn;</span><br />
<strong>Firavun&#8217;dan </strong>(benliğin sembolü)<strong>! Muhakkak ki O, üstünlük taslayan,   israf edenlerden </strong>(hakikatindeki kuvveleri boşa harcayan)<strong> idi.</strong></p>
<h3><em><span style="color: #ff0000;"><strong>ZÜMER</strong></span></em></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>53-)</strong> Kul ya ıbadiyelleziyne esrefu alâ enfüsihim la taknetu min   rahmetillah* innAllahe yağfiruzzünube cemiy&#8217;a* inneHU &#8220;HU&#8221;vel   ĞafururRahıym;</span><br />
<strong>De ki: &#8220;Ey nefslerinin hakkını vermede israf etmiş kullarım </strong>(nefsinin   hakikatini yaşamak yerine ömrünü bedensellik yolunda harcamış olan)<strong>! Allah   Rahmetinden ümit kesmeyin! Muhakkak ki Allah bütün suçları </strong>(tövbe edene)<strong> mağfiret eder&#8230; Muhakkak ki O, Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir.&#8221;</strong></p>
<h3><em><span style="color: #ff0000;"><strong>İSRA</strong></span></em></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>33-)</strong> Ve la taktülün nefselletiy harramAllahu illâ bil Hakk* ve men   kutile mazlumen fekad cealna liveliyyihi sultanen fela yüsrif fiylkatl*   innehu kane mensurea;</span><br />
<strong>Allah&#8217;ın haram kıldığı nefsi, Hak olarak hariç </strong>(kısas gereği dışında)<strong>,   öldürmeyin! Kim haksız yere öldürülür ise, biz onun velîsine bir yetki   vermişizdir. O da öldürmekte ileri gitmesin </strong>(kısas sınırını aşmasın)<strong>!   Çünkü o yardım olunmuştur.</strong></p>
<h3><em><span style="color: #ff0000;"><strong>FURKAN</strong></span></em></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>67-)</strong> Velleziyne iza enfeku lem yüsrifu ve lem yaktüru ve kâne   beyne zâlike kavama;</span><br />
<strong>Onlar ki, karşılıksız bağışta israf etmezler, cimrilik de etmezler&#8230;   İkisi arasında ölçülü ve hakkaniyetlidirler.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="color: #000080;"><strong>2- ESERLERDE &#8220;İSRAF&#8221;:</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;">Dosttan Dosta</span></p>
<p>-       Yaşam,  üzülerek israf edilmiyecek kadar değerli sermayedir.</p>
<p>-       Yaşam üzülmek suretiyle israf edilmemesi gereken, son derece değerli ve  değerlendirilmesi  zorunlu  bir  şeydir.</p>
<p><span style="color: #0000ff;">Cuma Sohbetleri</span></p>
<p>-       Bir adam yemeğini yemiş, sofrada bir dilim ekmek bırakmış; ona, ne müsrif insan, diyoruz.</p>
<p>Yalnız o adam değil, hepimiz istisnasız müsrifiz, iflâstayız! Çünkü, içinde yaşadığımız anları, ölümden sonraki hayatta bize yararlı olacak şekilde değerlendiremiyoruz.</p>
<p>Ne kadar büyük bir yanlıştır ki, zikri veya ibadeti sadece câmiye ve seccadeye tahsis etmişiz. Onun dışında kalan zamanın hepsini de dedikoduya gıybete ayırmışız!.</p>
<p>-       Cuma günü yatağından kalkıp sabah namazını kıldıktan sonra, namazı kıldığın yerde oturup hiç olmazsa beş dakika düşüneceksin: &#8220;<em>Şu geçen Cuma namazından bu Cumaya kadar, bu bir haftamı ben nasıl değerlendirdim, hangi kazançlı işleri yaptım, ne kadar zamanımı da <a name="11f8bd40f1cd5103_ggggittt"></a>israf ettim? Bu arada, ne kadar insanı da aldattım?. Menfaat sağlamak için ne davranışlar yapıp, ne yalanlar söyledim?. Bu arada neleri kaybettim?. Dünyada bırakıp gideceğim ve bir daha benimle hiç alâkası olmayacak şeyler için ne kadar zaman harcadım?..</em>&#8221;</p>
<p><span style="color: #0000ff;">Bilincin Arınışı</span></p>
<p>Bu arınmanın tam zirvesindeki &#8220;Hanîf&#8221; Nebi ve Rasûl, Muhammed Mustafa Aleyhisselâm&#8217;dır.</p>
<p>Öğülmüş, yüceltilmiş, ve &#8220;ıstıfa&#8221;dan &#8220;arınmış saf&#8221; gelen &#8220;Mustafa&#8221; ismi ile, tam arınmış; vehmi varlık kabullerinden tümüyle arınmak sûretiyle Allah&#8217;ın varlığını müşahede etmiş ve dolayısıyla her hangi bir tanrıya tapınmanın yersiz ve gereksiz olduğunu idrâk etmiş kişi&#8230; Onun için de diyor ki:&#8221;Lailahe illâ Allah&#8221; &#8220;Tanrı yoktur; sadece Allah&#8221;!&#8230;</p>
<p>Yani, insanlar kelimei tevhidin derinliklerindeki şu anlamla uyarılmak isteniyor: &#8220;Tanrıya tapınarak ömrünüzü heba etmeyin!.. Ömrünüzü israf etmeyin!..</p>
<p>Siz, ötede bir tanrı varsayıyorsunuz!.. Oysa ne ötede bir tanrı var, ne de sizin &#8220;ben&#8221; dediğiniz O&#8217;ndan ayrı bir varlık!. Bu, &#8220;bâtıl&#8221;dır; aslı, gerçeği olmayan boş bir var kabul ediştir!. Gerçekte asla böyle bir şey yok!&#8230; Bir tanrı, bir de siz diye bir ikilem kesinlikle sözkonusu değil!.</p>
<p>Lâilahe illallah&#8221; = &#8220;Tanrı yok, yalnızca Allah&#8221;</p>
<p><span style="color: #0000ff;">Evrensel Sırlar</span></p>
<p>Daima yeniye açık ol !&#8230; Hiç bir konuda önyargılı olma !.. Gerçeğini ve sistem içindeki yerini tesbit edemeden hiç bir şey hakkında hüküm verme !.. İnsanları yargılamak, onların dedikodusunu yapmak sûretiyle zamanını sakın israf etme !..</p>
<p><span style="color: #0000ff;">Hz. Muhammed&#8217;in Açıkladığı Allah</span></p>
<p>&#8220;Sen, «ALLAH»ın yeryüzündeki hâlifesi olarak yaratıldın&#8230; «ALLAH»ın bütün isimlerinin mânâları ile bezendin&#8230;</p>
<p>Şimdi kendini bu madde dünyasında bulman hasebiyle, sonunda çürüyüp yok olacak bir beden olarak düşünme; ve böyle düşünmek suretiyle «nefsine zulmetme»!&#8230; Kendindeki güçleri «israf» etme&#8230;</p>
<p><span style="color: #003300;"><br />
</span></p>
<p><span style="color: #003300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">B- ÇÖZÜMLEME</span></strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>YANSIMALARDA &#8220;İSRAF&#8221; &#8220;İSRAF EDEN KİMSE; MÜSRİF&#8221; TANIMLARINDAN ÖRNEKLER: </strong>(Ayetlere verilen manalardan derlendi)</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İSRAF:</strong></span></p>
<p>-       <span style="color: #ff0000;"><strong>Yaptıklarımızdaki aşırılıklar</strong></span> (A.İmran- 147)</p>
<p>-       <span style="color: #008000;"><strong>Henüz büyüme çağında iken yetimin malını yemek!</strong></span> (Nisa- 6)</p>
<p>-       <span style="color: #333399;"><strong>Allah&#8217;ın verdiklerini değerlendirememek!&#8230;</strong></span> (Maide- 32)</p>
<p>-       <span style="color: #ff6600;"><strong>Ürünlerden, kazançlardan, ele geçenlerden zekat vermemek!</strong></span> (En&#8217;am- 141)</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>MÜSRİF:</strong></span></p>
<p>-       <strong><span style="color: #333399;">Elindeki nimetleri gereksiz yere kullanan.</span> </strong>(Araf- 31)</p>
<p>-       <span style="color: #008000;"><strong>Allah sınırlarını aşanlar. (Özellikle karşı cinse değil de tatmin için kendi cinsine yönelen)</strong></span> (Araf- 81)</p>
<p>-       <span style="color: #ff6600;"><strong>Sıkıntı anında dua ve niyazla Allah&#8217;a yönelip sıkıntı geçince beşeriyete düşüp Allah&#8217;ı unutan.</strong></span> (Yunus-12)</p>
<p>-       <span style="color: #333399;"><strong>Yeryüzünde zorbalık eden. (Yeryüzü ARZ diye geçiyor, bu da beden. Ayette zorba Firavun diye geçmiş. Öyleyse BEDENSEL BOYUTTA YAŞAYARAK KENDİNE ZULMEDEN DE MÜSRİF)</strong></span> (Yunus- 83)</p>
<p>-       <span style="color: #008000;"><strong>Allah Rasullerınin, Nebilerinin bildirdiği gerçeklere sırt dönenler.</strong></span> (Enbiya-9)</p>
<p>-       <span style="color: #ff6600;"><strong>Yetkilerini aşıp insanları yanlışa yönlendiren, düzeltici olmak yerine bozgunculuğu seçenler.</strong></span> (Şuara- 151-152)</p>
<p>-      <span style="color: #ff6600;"> <strong>Hakikat üzere olan gerçeği tebliğ eden Rasüllere tabi olmadığı gibi, onlara tavır alan, uğursuz sayan, zulmetmeyi niyete alan&#8230;</strong> </span>(Yasin- 18,21)</p>
<p>-       <span style="color: #333399;"><strong>Hakikat sermayesini israf eden, çok yalancı&#8230;</strong></span> (Mümin- 28)</p>
<p>-       <span style="color: #008000;"><strong>Her çağda her topluma ba&#8217;s edilen Rasulleri inkar eden, kuşkusu hiç dinmeyen ve böylece sapıtan.</strong></span> (Mümin- 34)</p>
<p>-       <strong><span style="color: #ff6600;">Kendileri için açığa çıkmış, ba&#8217;s olmuş Rasulu inkarı sebebiyle bilinci kilitlenen. Kibirli, zorba, Allah İşaretleri hakkında mücadele içinde, karşı duruş içinde olduğu için gazaba uğrayacak olan. </span><script type="text/javascript"></script></strong>(Mümin-35)</p>
<p>-      <span style="color: #ff6600;"> <strong>Sonsuz gelecek yaşamı fark edemeyen. Dünyaya ömrünü harcayan, bedensellikle yaşayan.</strong></span> (Mümin-43)</p>
<p>-       <span style="color: #333399;"><strong>Hakikatindeki kuvveleri israf eden! (Şuurca-Kalpçe değil, Bedensel Bilinç kısıtlılığı ile yaşamayı seçen)</strong></span> (Zuhruf- 5)</p>
<p>-       <span style="color: #008000;"><strong>Üstünlük taslayarak benliğinde tanrısallık vehmeden, bundan dolayı hakikatindeki kuvveleri boşa harcayan.</strong></span> (Duhan- 31)</p>
<p>-       <strong><span style="color: #ff6600;">Nefsinin hakikatini yaşamak yerine ömrünü bedensellik yolunda harcamış olan.</span> </strong>(Zümer- 53)</p>
<p>-       <span style="color: #333399;"><strong>Allah&#8217;ın Rahmetinden ümit kesen.</strong></span> (Zümer- 53)</p>
<p>-       <span style="color: #008000;"><strong>Tevbe edenlere Mağfiret kapısının açık olduğuna ikna olamayan, günahı karşısında karamsarlığa düşen.</strong></span> (Zümer- 53)</p>
<p>-       <span style="color: #ff6600;"><strong>Ceza vermede Allah sınırlarını aşan.</strong></span> (İsra- 33)</p>
<p>-       <span style="color: #ff6600;"><strong>Elindeki nimetleri karşılıksız bağışlamada ölçüyü aşmayan, cimriilik de etmeyen, dengeli yaşayan.</strong></span> (Furkan- 67)</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #003300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">C- SONUÇ;</span></strong></span></p>
<p><span style="color: #003366;">Yukarıda ayetlerden çıkan tanımlamaları derin derin düşünmeliyim&#8230;</span></p>
<p>Müsrifliğe düştüğüm hallerim neler? İsraf etmeyenlerden olmak için bakışımı, yaşamımı ve idrakimi yeniden gözden geçirmeliyim?!&#8230;.</p>
<p>Her bir mana üzerine çok şey söylenebilir. Ama beni derinden etkileyen acı gerçek şu oldu:</p>
<p><span style="color: #333300;">HER ÇAĞDA, HER TOPLUMA BA&#8217;S OLAN RASULLERİ (RİSALET İLMİNİ YAYAN, KITABIN HAKIKATINI İNSANLIĞA AÇAN) MAHALLERİ TANIYAMAMAK!!!!&#8230; ONLARA SIRT DÖNMEK&#8230; DAHA FECİSİ; ONA VE ONDAN YAYILANA TAVIR ALMAK!&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #333300;">BU; BAŞLI BAŞINA İKİ ŞEYİ ANINDA OLUŞTURUP DEVREYE SOKUYOR :</span></p>
<p><span style="color: #333300;">1-    BİLİNCİN KİLİTLENMESİ&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #333300;">2-    DÖNÜŞÜ OLMAYAN GAZABA UĞRAMAK&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #808000;">Kendi çağımda Risalet Gerçeğini yayan Rasulu tanıdım mı?&#8230; Haydi diyelim, duydum, haber aldım, acaba gereği gibi değerlendirebiliyor muyum kaynaktan yayılanı?&#8230;</span></p>
<p>&#8230;.</p>
<p>Yorum yapamayacağım&#8230;.</p>
<p>Derin derin Düşünmeliyim&#8230;.</p>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #000080;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>Mehmet Doğramacı<br />
dogramacimehmet@gmail.com</strong></em></span></span></p>
<p><em><span style="color: #000000;">Not : Yukarıdaki yazıda adı geçen ayetlerin numaralarına, metinlerine ve meallerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.</span></em></p>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #993366;"><em><span style="color: #000000;"><a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-goksel-olaylar-ayetler/" target="_blank">Göksel Olaylar Ayetleri</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-ruzgar-firtina-ayetleri/" target="_blank">Rüzgar Ayetleri </a>| <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalar%e2%80%99da-kavramlar-tevekkul-ayetleri/" target="_blank">Tevekkül Ayetleri</a></span></em></span></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-6-israf/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yansımalarda Kavramlar -5- Allah&#8217;ın Sevdikleri</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-5-allahin-sevdikleri/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-5-allahin-sevdikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Aug 2009 21:31:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mehmet Doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[Yansımalarda Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[MPL TV]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sufizm.gen.tr/?p=948</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;ALLAH&#8217;IN SEVDIKLERI &#8220; 1.Bölüm &#124; 2. Bölüm &#124; 3. Bölüm &#124; 4. Bölüm A-ÖN OKUMA 1- AYETLER: Tespit edebildiğim kadarı ile 17 ayette &#8220;ALLAH&#8217;IN SEVDİKLERİ&#8221; zikrediliyor. Bazı ayetlerde bir evveli bir sonrası da alındı daha net anlaşılsın diye&#8230; BAKARA 195-) Ve enfiku fiy sebiylillahi ve la tülku Bi eydiykum ilet tehlüketi ve ahsinu* innAllahe yuhıbbul [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #333333;"><em><strong>&#8220;ALLAH&#8217;IN SEVDIKLERI &#8220;</strong></em></span></h2>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #333333;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong><a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-1/" target="_blank">1.Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-2/" target="_blank">2. Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-2-ihsan/" target="_blank">3. Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/" target="_blank">4. Bölüm</a><br />
</strong></em></span></span></p>
<p><span style="color: #333300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">A-ÖN OKUMA</span></strong></span><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>1- AYETLER: </strong>Tespit edebildiğim kadarı ile 17 ayette &#8220;ALLAH&#8217;IN SEVDİKLERİ&#8221; zikrediliyor. Bazı ayetlerde bir evveli bir sonrası da alındı daha net anlaşılsın diye&#8230;</span></p>
<p><span style="color: #000080;"><br />
</span></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="617">
<tbody>
<tr>
<td width="617" valign="top">
<h3><em><span style="color: #ff0000;"><strong>BAKARA</strong></span></em></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>195-)</strong> Ve enfiku fiy sebiylillahi ve la tülku   Bi eydiykum ilet tehlüketi ve ahsinu* innAllahe yuhıbbul muhsiniyn;</span><br />
<strong>Fiysebilillah </strong>(Allah&#8217;a ermek için) <strong>karşılıksız bağışlayın ve </strong>(cimrilik   yaparak) <strong>kendi kendinizi mahvetmeyin&#8230; Muhakkak Allah ihsan edicileri   sever.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>222-)</strong> Ve yes&#8217;eluneke anilmehıyd* kul huve ezen   fa&#8217;tezilün nisae fiylmehıydı ve la takrabuhünne hatta yathürne, feizâ   tetahherne fe&#8217;tuhünne min haysü emerakumullah* innAllahe yuhıbbut Tevvabiyne   ve yuhıbbul mütetahhiriyn;</span><br />
<strong>Sana kadınların aybaşı hâlinden soruyorlar&#8230; O sıkıntılı bir dönemdir.   Kadınlarla, âdet kanaması sürecinde, </strong>(kandan) <strong>temizleninceye kadar   cinsel ilişkiye girmeyin. Temizlendikten sonra Allah&#8217;ın hükmettiği yerden   yaklaşabilirsiniz. Allah kesinlikle yanlışlarından </strong>(dolayı)<strong> çok tövbe   edenleri, çok arınanları sever.</strong></p>
<h3><em><span style="color: #ff0000;"><strong>ALİ İMRAN</strong></span></em></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>31-)</strong> Kul in küntüm tuhıbbunAllahe fettebiuniy   yuhbibkümullahu ve yağfir leküm zünubeküm* vAllahu Ğafur&#8217;un Rahîym;</span><br />
<strong>De ki: &#8220;Eğer   Allah&#8217;ı seviyorsanız bana tâbi olun; ki Allah sizi sevsin ve suçlarınızı   bağışlasın. Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>75-)</strong> Ve min ehlil kitabi men inte&#8217;menhü Bi kıntarin yüeddihı   ileyke, ve minhüm men in te&#8217;menhü Bi diynarin la yüeddihı ileyke illâ ma   dümte aleyhi kaima* zâlike Bi ennehüm kalu leyse aleyna fiyl ümmiyyiyne   sebiyl* ve yekulune alAllahil kezibe ve hüm ya&#8217;lemun;</span><br />
<strong>Kendilerine hakikat bilgisi gelmiş olanlardan öyleleri vardır ki, kantar </strong>(dolusu)<strong> emanet bıraksan, onu sana aynen iade eder. Öyleleri de vardır ki, tek bir   dinar </strong>(altın)<strong> emanet etsen, tepesine dikilip zorlamadıkça sana geri   vermez. Bu onların, &#8220;Bize karşı olan ümmîlerin </strong>(hakikati   bilmeyenlerin)<strong> hiçbir hakkı yoktur&#8221; diye </strong>(düşünmelerinden   kaynaklanır)<strong>. Onlar bile bile Allah üzerine yalan söylüyorlar.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>76-)</strong> Bela men evfa Bi ahdihi vetteka feinnAllahe yuhıbbul   müttekıyn;</span><br />
<strong>Evet, kim sözünün arkasındaysa ve korunursa, şüphesiz ki Allah korunanları   sever.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>134-)</strong> Elleziyne yünfikune fiys serrai ved   darrai vel kazımiynel ğayza vel afiyne aninNas* vAllahu yuhıbbul muhsiniyn;</span><br />
<strong>Onlar ki, bollukta ve darlıkta Allah için karşılıksız bağışta bulunurlar,   kızdıklarında öfkelerini kontrol ederler, insanların kusurlarını affederler.   Allah ihsan edenleri sever.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>146-)</strong> Ve keeyyin min Nebiyyin katele meahu   ribbiyyune kesiyr* fema vehenu lima esabehüm fiy sebiylillâhi ve ma daufu ve   mestekânu* vAllahu yuhıbbus sabiriyn;</span><br />
<strong>Nice Nebiler, beraberlerinde Rablerinin kulluğu içinde olduklarını   yaşayanlar olduğu hâlde savaştılar da; Allah yolunda başlarına gelenler   yüzünden gevşemediler, zaaf göstermediler ve boyun eğmediler. Allah   güçlüklere tahammül edenleri sever.</strong></p>
<p><script type="text/javascript"></script><span style="color: #0000ff;"><strong>147-)</strong> Ve ma kâne kavlehüm illâ en kalu   Rabbenağfir lena zünubena ve israfena fiy emrina ve sebbit akdamena vensurna   alel kavmil kafiriyn;</span><br />
<strong>Onların söyledikleri şu idi: &#8220;Rabbimiz suçlarımızı ve   yaptıklarımızdaki aşırılığı bağışla; bize metanet ve sebat ver; hakikati   inkâr edenlere karşı bize yardım et, zafer ver.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>148-)</strong> Featahumullahu sevabeddünya ve husne   seva Bil&#8217; ahireti, vAllahu yuhıbbul muhsiniyn;</span><br />
<strong>Allah da onlara hem dünya sevabını verdi hem de sonsuz gelecek sürecinin   en güzel sevabını verdi. Allah ihsan edenleri sever.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>159-)</strong> FeBima rahmetin minAllahi linte lehüm*   ve lev künte fazzan ğaliyzal kalbi lenfaddu min havlike, fa&#8217;fü anhüm   vestağfir lehüm ve şavirhüm fiyl emr* fe iza azemte fe tevekkel alAllah*   innAllahe yuhıbbül mütevekkiliyn;</span><br />
<strong>Allah&#8217;ın, hakikatinden açığa çıkardığı rahmet ile onlara yumuşak   davrandın. Eğer sert ve keskin olsaydın onlar dağılıp giderlerdi. Onları   affet ve bağışlanmalarını iste. Toplumsal konularda karar verirken onların   fikirlerini al. Karar verip uygulamaya koyulduktan sonra da Allah&#8217;a güven!   Muhakkak ki Allah kendisine tevekkül edenleri</strong> (hakikatlerindeki El-Vekîl   isminin gereğini yerine getireceğine iman edenleri)<strong> sever.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><em><strong>MAİDE </strong></em></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>13-)</strong> Fe Bi ma nakdıhim miysakahüm leannahüm   ve cealna kulubehüm kasiyeten, yuharrifunel kelime an mevadııhı ve nesu   hazzan mimma zükkiru Bihi, ve la tezalu tattaliu alâ hainetin minhüm illâ   kaliylen minhüm fa&#8217;fü anhüm vasfah* innAllahe yuhıbbul muhsiniyn;</span><br />
<strong>Ahdlerini bozmaları   ile onları lânetledik ve kalplerini katılaştırdık </strong>(anlayışlarını   kilitledik)<strong>!   Kelimelerdeki mânâları asıl anlamlarından saptırırlar. Uyarıldıkları   hakikatlerden haz almayı unuttular&#8230; Pek azı hariç, onlardan daima hainlik   görürsün&#8230; Onları affet, aldırma! Muhakkak ki Allah ihsan sahiplerini sever.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>42-)</strong> Semmaune lil kezibi ekkâlune lissuht*   fein cauke fahküm beynehüm ev a&#8217;rıd anhüm* ve in tu&#8217;rıd anhüm felen yedurruke   şey&#8217;a* ve in hakemte fahküm beynehüm bil kıst* innAllahe yuhıbbul muksitıyn;</span><br />
(Onlar)<strong> sürekli yalan   dinleyenler, çokça haram yiyenlerdir&#8230; Eğer sana gelirlerse aralarında   hükmet yahut onlardan yüz çevir&#8230; Eğer onlardan yüz çevirir isen, sana   hiçbir şekilde zarar veremezler&#8230; Şayet hükmedersen onların arasında   adaletle hükmet&#8230; Muhakkak ki Allah muksitleri </strong>(âdil olup   her şeyin hakkını verenleri)<strong> sever.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>93-)</strong> Leyse alelleziyne amenu ve amilus salihati   cünahun fiyma taımu iza mettekav ve amenu ve amilus salihati sümmettekav ve   amenu sümmettekav ve ahsenu* vAllahu yuhıbbul muhsiniyn;</span><br />
<strong>İman edip imanının   gerektirdiği fiilleri ortaya koyanlar, korunmaya devam ederlerse </strong>(bir   üst mertebede)<strong> imana   ulaşıp, o imanın gereği çalışmalar yaparlar&#8230; Sonra bu anlayışa göre   korunarak daha üst mertebede iman anlayışına kavuşurlar&#8230; O anlayışla   imanlarının sonucu olarak da ona göre korunmaya başlarlar&#8230; Bundan sonra,   ulaştıkları bu anlayışa göre korunmaya devam etmeleri, onları ihsana </strong>(Müşahede   mertebesine)<strong> erdirir&#8230; İhsan mertebesine erdikten sonra, geçmişte </strong>(bilmeyerek)<strong> yediklerinin bir mahzuru yoktur   artık! Allah muhsinleri sever.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><em><strong>TEVBE </strong></em></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>4-)</strong> İllelleziyne ahedtüm minel müşrikiyne   sümme lem yenkusuküm şey&#8217;en ve lem yüzahiru aleyküm ehaden feetimmu ileyhim   ahdehüm ila müddetihim* innAllahe yuhıbbul müttekıyn;</span><br />
<strong>Anlaşma yaptığınız   müşriklerden, </strong>(anlaşma şartlarınızda)<strong> size karşı bir eksik uygulama   yapmamış, sizin aleyhinize hiç kimseye yardım etmemiş olanlar hariç&#8230;   Anlaşmaların süresi kadarıyla sözünüzü yerine getirin. Muhakkak ki Allah   korunanları sever.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>7-)</strong> Keyfe yekûnü lilmüşrikiyne ahdün   ındAllahi ve ınde ResuliHİ illelleziyne ahedtüm ındel MescidilHaram* fe   mestekamu leküm festekıymu lehüm* innAllahe yuhıbbul müttekıyn;</span><br />
<strong>Müşriklerin, Allah ve   Rasûlünün indînde bir anlaşmaları nasıl olabilir? Mescid-i Haram indînde   sözleştikleriniz müstesna&#8230; Onlar size sözlerine bağlı olarak davrandıkça,   siz de onlara dosdoğru davranın&#8230; Muhakkak ki Allah, hükmüne boyun eğerek   azabından korunanları sever.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>108-)</strong> La tekum fiyhi ebeda* lemescidün üssise   alet takva min evveli yevmin ehakku en tekume fiyh* fiyhi Ricalün yuhıbbune   en yetetahheru* vAllahu yuhıbbul muttahhiriyn;</span><br />
<strong>O mescidin </strong>(mescid-i   dırar&#8217;ın)<strong> içinde asla   namaza durma! Tâ ilk gününden temeli takva üzere tesis edilmiş mescid, içinde   kıyam etmene elbette daha lâyıktır&#8230; Orada arınmışlığı seven rical vardır&#8230;   Allah arınanları sever.</strong></p>
<h3><em><span style="color: #ff0000;"><strong>HUCURAT</strong></span></em></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>9-)</strong> Ve in taifetani minel mu&#8217;miniynaktetelu   feaslihu beynehüma* fein beğat ihdahüma alel uhra fekatillületiy tebğıy hatta   tefi&#8217;e ila emrillah * fein faet feaslihu beynehüma bil adli ve aksitu*   innAllahe yuhıbbul muksitıyn;</span><br />
<strong>Eğer iman edenlerden   iki topluluk çarpışırlarsa, onların arasını düzeltin&#8230; Eğer onlardan biri   diğerine karşı haddi aşıp tecavüz ederse, o tecavüz edenle, Allah&#8217;ın emrine   dönünceye kadar savaşın! Eğer dönerlerse, adaletle aralarını bulun. Muhakkak   ki Allah, her şeyin hakkını verenleri sever.</strong></p>
<h3><span style="color: #ff0000;"><em><strong>MUMTEHINE </strong></em></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>8-)</strong> La yenhakümullahu &#8216;anilleziyne lem   yukatiluküm fiyddiyni ve lem yuhricuküm min diyariküm en teberruhüm ve   tuksitu ileyhim* innAllahe yuhıbbulmuksitıyn;</span><br />
<strong>Allah sizi, din   yüzünden sizinle savaşmamış ve sizi yurtlarınızdan çıkarmamış kimselere   iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan engellemez. Muhakkak ki Allah   muksitleri </strong>(her şeye hakkını verenleri)<strong> sever.</strong></p>
<h3><em><span style="color: #ff0000;"><strong>SAF</strong></span></em></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>4-)</strong> İnnAllahe yuhıbbulleziyne yukatilune fiy   sebilihi saffen keennehüm bünyanun mersusun;</span><br />
<strong>Allah, kendi yolunda   çelik karkas blok bina bütünlüğünce saf bağlayarak savaşan kimseleri sever.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>2- KONU İLE İLGİLİ OKUMALAR:</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ALLÂH ESMÂ&#8217;SINDAKİ MUAZZAM, MUHTEŞEM ve MÜKEMMEL ÖZELLİKLER (ESMÂ ÜL HÜSNÂ)</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong></strong></span><strong> </strong><a href="http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm" target="_blank">http://www.ahmedhulusi.org/kuran/elesmaulhusna.htm</a></p>
<p>Bu yazıda özelikle TETIKLEME SİSTEMİ dikkatle okunmalı&#8230; Ayetlerde Allah&#8217;ın Sevdikleri olarak zikredilen özelliklerle (esmalarla) bağlantılar kuralım sonra da hangi esma özelliklerini yaşarsak Allah Sevgisi tetiklenir, düşünelim&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ALLAH´IN KULU SEVMESİ VE BU SEVGİNİN MÂNÂSI</strong></span><strong> </strong></p>
<p><a href="http://www.haznevi.net/icerikoku.aspx?KID=6733&amp;BID=76" target="_blank">http://www.haznevi.net/icerikoku.aspx?KID=6733&amp;BID=76</a></p>
<p><strong> </strong>&#8220;Vahdet konusunu İbni Arabi&#8217;den önce zikreden veli&#8221; olarak öğrendiğimiz İMAM GAZALİ (KS) Hazretlerinin İHYA adlı dev eserinde geçen bu makalesi de dikkatle değerlendirilmeli&#8230;</p>
<p><strong> </strong></p>
<h2><em><span style="color: #333333;"><strong>B- ÇÖZÜMLEME</strong></span></em></h2>
<p><span style="color: #000080;"><strong>1- YANSIMALARDA &#8220;ALLAH&#8217;IN </strong><strong>SEVDIKLERİ</strong><strong>&#8221; KAPSAMINDA GEÇEN KIMSELER, HALLER, ÖZELLİKLER: </strong>(Ayetlere verilen manalardan derlendi)</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>A- </strong> İHSAN EDİCİLER; MUHSİNLER, İNFAK EDENLER, AFFEDENLER, ÖFKESİNİ KONTROL EDENLER:</span></p>
<p>-       Fiysebilillah (Allah&#8217;a ermek için) karşılıksız bağışlayanlar.(Bakara-195)</p>
<p>-       Onlar ki, bollukta ve darlıkta Allah için karşılıksız bağışta bulunurlar, kızdıklarında öfkelerini kontrol ederler, insanların kusurlarını affederler. Allah ihsan edenleri sever.(A.İmran-134)</p>
<p>-       Allah ihsan edenleri sever.(A.İmran-148)</p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Onları affet, aldırma! Muhakkak ki Allah ihsan sahiplerini sever. (Maide-13)</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>B-</strong> ÇOK TEVBE EDENLER; ARINANLAR:</span></p>
<p>-       Yanlışlarından (dolayı) çok tövbe edenler.(Bakara-222)</p>
<p>-       Çok arınanlar.(Bakara-222)</p>
<p>-       <strong>Allah arınanları sever.(Tevbe- 108)</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>C- </strong> ALLAH RASULUNE TÂBÎ OLANLAR:</span></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>De ki: &#8220;Eğer Allah&#8217;ı seviyorsanız bana tâbi olun; ki Allah sizi sevsin. (A.İmran-31)</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>D-</strong> MUTTAKİLER; KORUNANLAR; TAKVA EHLİ:</span></p>
<p>-       Evet, kim sözünün arkasındaysa ve korunursa, şüphesiz ki Allah korunanları sever.(A.İmran-76)</p>
<p>-       <strong>Bundan sonra, ulaştıkları bu anlayışa göre korunmaya devam etmeleri, onları ihsana </strong>(Müşahede mertebesine)<strong> erdirir&#8230; İhsan mertebesine erdikten sonra, geçmişte </strong>(bilmeyerek)<strong> yediklerinin bir mahzuru yoktur artık! Allah muhsinleri sever.(Maide- 93)</strong></p>
<p>-       <strong>Anlaşmaların süresi kadarıyla sözünüzü yerine getirin. Muhakkak ki Allah korunanları sever.(Tevbe-4)</strong></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Muhakkak ki Allah, hükmüne boyun eğerek azabından korunanları sever.(Tevbe- 7)</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>E-</strong> SABREDENLER:</span></p>
<p>-       Allah güçlüklere tahammül edenleri sever.(A.İmran-146)</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>F-</strong> TEVEKKÜL EDENLER:</span></p>
<p>-       Muhakkak ki Allah kendisine tevekkül edenleri (hakikatlerindeki El-Vekîl isminin gereğini yerine getireceğine iman edenleri) sever. (A.İmran- 159)</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>G-</strong> MUKSİTLER; ADALETLE HERŞEYİN HAKKINI VERENLER:</span></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Şayet hükmedersen onların arasında adaletle hükmet&#8230; Muhakkak ki Allah muksitleri </strong>(âdil olup her şeyin hakkını verenleri)<strong> sever.(Maide- 42)</strong></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Muhakkak ki Allah, her şeyin hakkını verenleri sever. (Hucurat-9)</strong></p>
<p>-       <strong>Muhakkak ki Allah muksitleri </strong>(her şeye hakkını verenleri)<strong> sever.(Mümtehıne-8)</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>H-</strong><strong> </strong>BİRLİK VE BÜTÜNLÜĞÜ KORUYARAK ALLAH YOLUNDA GAYRET EDENLER:</span></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Allah, kendi yolunda çelik karkas blok bina bütünlüğünce saf bağlayarak savaşan kimseleri sever.(Saff- 4)</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>2- ALLAH&#8217;IN SEVMESI NE DEMEK?..</strong></span></p>
<p>Tasavvuf gözlüğümüzün B HARFİ İLMİ ve AHADUSSAMED İLMİ camlarından değerlendirecek olursak; ALLAH&#8217;IN SEVDİKLERİ ifadesi ile ötede bir tanrının beride bazı kulları sevmesinin kast edilmediğini hemen sezeriz.</p>
<p>O halde ne kast ediliyor?&#8230;</p>
<p>Seven ve Sevilen bağında İKİLİK- ŞİRK var ise; Özde bulmak gerekiyor ise bu kavramı nasıl anlayacağız?&#8230;.</p>
<p>İşte kilit nokta burası!&#8230;</p>
<p>Konuyu paylaştığımız dostlar ALLAH&#8217;IN SEVMESİ konusunda özetle şöyle dediler:</p>
<p>1-    Allah&#8217;ça vasıfların açığa çıktığı mazhar. (O vasıfların seyredildiği mahaller)</p>
<p>2-    Farklılık boyutunda birinin diğerine olan üstünlüğü gibi değil de, daha ziyade aşikar olanın olmayana göre düşünelim. Yani; esmaların bir birimde daha fazla, daha kamil zuhura çıkışı bir nevi onun sevilmesi mecazı ile anlatılmış. Ama bu olay gene Onun dilemesi ile&#8230;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>3-    Fıtraten şuursal farkındalıkla yaşayanlar&#8230;</p>
<p>4-    Bedenî bilinçlerini Kalbî Şuurlarının hükmü altına verecek imana ve o imanın gereği fiillere yönelecek kararlılığa sahip olarak yaşayanlar&#8230;</p>
<p>5-    Gönle girenler!&#8230;. Özellikle dünyada bir ALLAH EHLİ; VELİ KULU SEVEN VE ONUN TARAFINDAN SEVİLENLER, ONUN İLGİSİNE MAZHAR OLANLAR&#8230;.</p>
<p>Unutmayalım ki &#8220;Allah&#8217;ın alemlerdeki tasarrufu alem suretleri iledir; başkaca değil&#8230;&#8221; EL HAMIYD esmaı açıklamasında VELİ kelimesi ALEM SURETİ olarak tanımlanmış&#8230; İşte bu gerçek nedeni ile Veliyi sevmek, Onun tarafından sevilmek; Allah&#8217;ın Sevmesi kapsamındadır diye düşündük&#8230;</p>
<p><em>&lt; Maksut cihana gelmekten kişi Rabbin bilmektir/ Rabbini bilmekten murad Evliyasın Bulmaktır&gt; (Kaygusuz Abdal)</em></p>
<p><em> </em></p>
<p><em>&lt;Yunus Emre der hoca/ İsterse var bin hacca/ Hepisinden iyice/ Bir gönüle girmektir&gt;</em></p>
<p>6-    Anlayabildigim kadariyla ; <span style="text-decoration: underline;">Sevmek ve Sevilmek Allah indindeki kavramlar değildir,</span> beşeriyetin değerlerine  göre bir anlatım tarzıdır, ESMA mertebesinin  zahir olduğu noktadaki ki zahir olusundaki mana tesbiti dahi bizim algilamalarimiza göredir. Farkli ESMA  zuhuratinin  ya da SEYRinin   bizim anlayisimiza   indirgenmis anlatim tarzi olsa gerektir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">O&#8217;nun indinden bakinca ne seven var ne sevilen, cünki Allah ismiyle tanimlanan hakikat zati itibariyle Esmasından meydana getirdiği tüm alemlerden ganidir, alemlerden gani olunca alemlerde açığa çıkan, seyredilen her türlü manalar ve kavramlardan da beri olması gerekir.</span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">ESMAlarin en fazla aciga ciktigi SEYR mahalli sanki Allahin en sevdigi kul gibi anlatilmis.</span> Bir  anlamda bir seyr mahallinden ne kadar ESMA genis kapsamli olarak seyrediliyorsa o mahallin kendisini yansitan olusturan ESMA mertebesine sevgili olusundan bahsedilmis, Allah ismiyle isaret edilirken özündeki Allah&#8217;a ait esmalar kastedilerek. O sevgili olan mahallin diğer esmalara karsi kuvveden fiile cikardiklarinin farkini anlatabilmek acisindan bu ifade kullanilmis.&#8221;Görenle görmeyen bir olurmu&#8221;,&#8221;ölü ile diri olan bir olurmu&#8221; sorulariylada bu gibi farkliliklar gözler önüne serilmeye calisilmis.</p>
<p>Eger gercekten bizim anladigimiz gibi bir sevme sevilme olayi söz konusu olsaydi buradan birde sevmedikleri var anlayisi cikardi ki ,bu da Allah&#8217;in kendi varliginda var olan bazi esmalari sevmedigi anlamina gelirdi bunun ardindan gelen soru ise  sevmedigini neden yaratiyor olurdu, veya sevmedigini ortadan kaldiracak kadar aciz oldugu anlamina gelirdi. O zaman Allahin sevmedigi birseyi yaratmasi söz konusu olabilir miydi? Diledigini yapan olarak neden sevmedini yaratsin? Sonra mademki diledigini yapiyor o halde yaptigi herseyi aslinda seviyor.</p>
<p>Genel anlamda düsündügümüzde  Allahin sevmedigi hicbir kulu yok  gerek Cennet ehli gerekse Cehennem ehli icinde.zira her sey Allahin dilemesiyle var olmakta, kulluklarini  kayitsiz sartsiz yerine getirmedeler.</p>
<p>Özel anlamda; <span style="text-decoration: underline;">cennet ehlinin mertebelerine göre yasamlarinin farkliliklarini ifade edebilmek acisindan,  sevilen olarak bilinmeleri söz konusu ki ,gercekten bize göre bu sevilenler zümresi(Cennet ehli) yasadiklari itibariyle  sevilmeyenlere(Cehennem ehli) göre kiyas edilemiyecek bir farkliliga sahib.</span></p>
<p>Allah muhsinleri sever,Allah ihsan edisine mahal olan birim  allahin sevdigi olarak anlatiliyor bize göre .Her  mahalde var ama esmanin  daha kapsamli yogunlukla ciktigi mahal sevgili olmus oluyor.bize göre bir deger bu bence</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">AYRICA TESVIK VAR TESBITI YASAMAK ICIN</span> herkes sevilmek yani daha fazla IHSANA kavusmak  icin bir caba gösterir fitraten,herseyin en güzeline ulasmaktir gayeleri.bu istek kiminde dünyaya yönelik olarak cikar  ve biz onlar icin sevilmeyenler tabiri kullanilir.fitratinda iman aciga cikacaklarda,  sonsuz yasama dair meyilleri dolayisiyla yasadiklari yada yasayacaklari yüzünden   sevilenler diye isimlendirilir.</p>
<p>Mademki tanriyi hesaba katmadan  düsünecegiz, <span style="text-decoration: underline;">B&#8217;izdeki Allahin esmasi söz konusu burda esmasinin aciga cikisi kolaylastirildikca sevgili oluyor  sevgiyi burda tamammen farkli olarak yasami kolaylastirilmis birimin nasibi olarak görsek</span> mesela.</p>
<p>Birde <span style="text-decoration: underline;">ÖZELIN ÖZELI olan sevilenler</span> var ki belki de kuran bunlara isaret ediyor ,</p>
<p>nerdeki sevilenler önce alemlerde sonra her birimde var olan isimlerin manalarinda,</p>
<p>yani  RAHMETIN geneli var özeli var özelinde özeli var  hatta dahada ötesi..</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Belalar en cok nebilere sonra velilere sonrada sirasiyla derecelerine göre  insanlarin üzerine yagar seklinde bir hadis vardi hatirladigim kadariyla.burda bizim anlayisimizin tam tersi belalar dünyada en sevdiklerine yagiyor,yani özel sevilmek icin var olanlar fitratlarindaki sevgi programinin olusturdugu bela yagmurlarinda yikanarak arinacaklar,kendilerindeki  o kuranda  Sevgiyle birlikte bahsedilen ESMALAR aciga cikacak  sonucundada Cennet yasami baslayacak.</span> Yada sadece Imanini degil Akil melegini de devreye sokup alemden ibret alip, ZIKIR; FIKIR, TAAT (ORUC, HAC, ZEKAT, SALAT)gibi calismalarla yanmadan bela yagmurlarinda islanmadan kendi kendilerine arinarak  bahsedilen esmalari aciga cikaracaklar.</p>
<p>Kisaca <span style="text-decoration: underline;">Esma mertebesinin zuhurunun aciga cikardigi manalara aciga cikan ISIMlere göre  manalar yüklenmis , Allahin sevmesi,sevmemesi,intikam almasi,lanet etmesi,kiskanmasi,beraber olmasi gibi  anlatimlarla..</span></p>
<p>(Ufkumuzu açan bu açıklamalarından dolayı fikirlerini paylaşan dostlara teşekkür ediyoruz.)</p>
<p><strong> </strong></p>
<h3><span style="color: #333333;"><strong><span style="text-decoration: underline;">C- SONUÇ;</span></strong></span></h3>
<p>Allah&#8217;ın Sevmesi kavramı ile ikili bir anlatım olmadığını; Şuursal açılım, Bedene Şuurun hükmetmesi, Fıtraten şuursal boyutta yaşaması Allah tarafından dilenen; takdir edilenler, Esmanın ve Allah&#8217;ça vasıfların mazharı olan mahaller, Özel Sevgi ile Özel Arınmaya ve lütuflara muhatap olacak kullara işaret edildiğini öğrendik&#8230;</p>
<p>Allah&#8217;ın sevmesi halinin bizde açığa çıkışı için İHSAN- İNFAK- MUKSIT- MUTTAKİ-MÜTEVEKKİL kavramlarının yaşama geçirilmesi gerektiğini de fark ettik&#8230;</p>
<p>Ve hem ayetten hem de dostların açıklamalarından çıkardığım bir gerçek daha var ki; <span style="text-decoration: underline;">Allah&#8217;ın Sevdiklerinden olmanın kestirme yolu ONUN RASULUNE TESLIM OLMAKTIR&#8230;</span></p>
<p>Onun Rasulune tabii olmakla kast edilenin özelde Hz. Muhammed Mustafa (as)a teslimiyet, genelde ise; HER ÇAĞDA BA&#8217;S OLUNAN RASULLERE; RİSALET İLMİNİ YANSITAN MAHALLERİN İLMİNE YÖNELMEK olduğunu düşünüyoruz&#8230; (Ali İmran- 31)</p>
<p>Allah&#8217;ın Sevdiklerinden olmak hazmıyla bize kolaylaşsın diliyoruz&#8230;.</p>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #000080;"><em><strong>Mehmet Doğramacı</strong></em><span style="text-decoration: underline;"><em><strong><br />
dogramacimehmet@gmail.com</strong></em></span></span></p>
<p><em><span style="color: #000000;"><strong>Not :</strong> Yukarıdaki yazıda adı geçen ayetlerin numalarına, metinlerine ve meallerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.</span></em></p>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #993366;"><em><span style="color: #000000;"><a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/mehmet-dogramaci/yansimalar-da-kavramlar-goksel-olaylar-ayetler/" target="_blank">Göksel Olaylar Ayetleri</a> | <a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-ruzgar-firtina-ayetleri/" target="_blank">Rüzgar Ayetleri </a>| <a href="../mehmet-dogramaci-yazilari/mehmet-dogramaci/yansimalar%e2%80%99da-kavramlar-tevekkul-ayetleri/" target="_blank">Tevekkül Ayetleri</a></span></em></span></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-5-allahin-sevdikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yansımalarda Kavramlar -4- İhlas</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Aug 2009 19:50:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mehmet Doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[Yansımalarda Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[İhlas]]></category>
		<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet doğramacı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sufizm.gen.tr/?p=937</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;İHLAS&#8220; 1.Bölüm &#124; 2. Bölüm &#124; 3. Bölüm A-ÖN OKUMA 1- AYETLER: Tespit edebildiğim kadarı ile 18 ayette İHLAS ve türevleri (muhlis-muhles-muhlısıyn-muhlisun) geçiyor. Bazı ayetlerde bir evveli bir sonrası da alındı. BAKARA 139-) Kul etühaccunena fiyllahi ve HUve Rabbuna ve Rabbükum* ve lena a&#8217;maluna ve lekum a&#8217;malükum* ve nahnü leHU muhlisun; De ki: &#8220;Allah hakkında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><strong> </strong></h3>
<h3><span style="color: #333333;"><em><strong> </strong></em><span style="text-decoration: underline;"><em><strong>&#8220;</strong><strong>İHLAS</strong><strong>&#8220;</strong></em></span></span></h3>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #333333;"><span style="text-decoration: underline;"><em><strong><a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-1/" target="_blank">1.Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-2/" target="_blank">2. Bölüm</a> | <a href="http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-2-ihsan/" target="_blank">3. Bölüm</a><br />
</strong></em></span></span></p>
<h3><span style="color: #003300;"><strong> <span style="text-decoration: underline;">A-ÖN OKUMA</span></strong></span><span style="text-decoration: underline;"> </span></h3>
<p><span style="color: #000080;"><strong>1- </strong><strong>AYETLER: </strong>Tespit edebildiğim kadarı ile 18 ayette  <em><strong><span style="text-decoration: underline;">İHLAS</span></strong></em> ve türevleri (muhlis-muhles-muhlısıyn-muhlisun) geçiyor. Bazı ayetlerde bir evveli bir sonrası da alındı.</span></p>
<p><strong><span id="more-937"></span></strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="604" valign="top">
<h4><em><span style="color: #ff0000;"><strong>BAKARA</strong></span></em></h4>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>139-)</strong> Kul etühaccunena fiyllahi ve HUve   Rabbuna ve Rabbükum* ve lena a&#8217;maluna ve lekum a&#8217;malükum* ve nahnü leHU   muhlisun;</span> <strong>De ki: &#8220;Allah hakkında bizle mi tartışıyorsunuz? O,   Rabbimiz ve Rabbinizdir! Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız </strong>(-ın<strong> </strong>sonuçları da)<strong> sizedir. Biz O&#8217;na ihlâsla yönelenleriz.&#8221;</strong></p>
<h4><em><span style="color: #ff0000;"><strong>YUNUS</strong></span></em></h4>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>22-)</strong> &#8220;HU&#8221;velleziy yüseyyiruküm fiyl   berri vel bahr* hatta iza küntüm fiyl fülki ve cerayne Bihim Bi riyhın   tayyibetin ve ferihu Biha caetha riyhun asıfün ve caehümül mevcü min külli   mekanin ve zannu ennehüm uhıyta Bihim, deavullahe muhlisıyne lehüd diyn* lein   enceytena min hazihi le nekûnenne mineş şakiriyn;</span><br />
<strong>&#8220;HÛ&#8221; ki sizi   karada ve denizde seyrettirmekte&#8230; Hatta siz gemideyken; gemiler,   içindekileri sakin bir rüzgâr ile akıp götürdükleri sırada bundan   mutlularken; onlara fırtına gelip çatar, dalgalar her taraftan onları vurur!   Onlar da dalgalarla kuşatıldıklarını ve büyük tehlikede olduklarını   düşündüklerinde, tüm oluşumun Allah&#8217;ın kudret elinde olduğuna inanmış olarak   dua ederler: &#8220;Andolsun ki eğer bizi şundan kurtarırsan, kesinlikle şükredenlerden   olacağız.&#8221;</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><em><strong>ANKEBUT</strong></em></span></h4>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>65-)</strong> Feiza rakibu fiyl fülki deavullahe   muhlisıyne lehüd diyn* felemma neccahüm ilel berri iza hüm yüşrikûn;</span><strong> Gemiye   bindikleri vakit, inançlarını sırf O&#8217;na yönlendirerek Allah&#8217;a dua ederler&#8230;   Onları karaya </strong>(çıkarıp)<strong> kurtarınca, bir de bakarsın onlar şirk koşuyorlar</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><em><strong>LUKMAN</strong></em></span></h4>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>32-)</strong> Ve iza ğaşiyehüm mevcün kezzuleli   deavullahe muhlisıyne lehüd diyn* felemma neccahüm ilel berri feminhüm   muktesıd* ve ma yechadü Bi ayatiNA illâ küllü hattarin kefur; </span><strong>Onları kara bulutlar gibi bir dalga kapladığında,   inançlarını sadece O&#8217;na hâlis kılarak Allah&#8217;a dua ederler&#8230; Onları karaya </strong>(çıkarıp)<strong> kurtardığımızda, onlardan bazısı   orta yolu tutar. İşaretlerimizi çok gaddar ve çok nankör olandan başkası bile   bile inkâr etmez.</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><em><strong>ZÜMER</strong></em></span></h4>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>2-)</strong> İnna enzelna ileykel Kitabe bil Hakkı   fa&#8217;budillahe muhlisan lehüd diyn;</span><strong> Muhakkak ki biz sana O BİLGİyi   Hak olarak </strong>(hakikatin olan Esmâ boyutundan açığa çıkardık)<strong> inzâl ettik! O hâlde Din&#8217;i, </strong>(varlıktaki   sistem ve düzenin mutlak hâkimi-hükümranı olarak)<strong> Allah&#8217;a kulluğunun farkındalığıyla   yaşa!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>11-)</strong> Kul inniy ümirtü en a&#8217;budAllahe muhlisan   lehüd diyn;</span> <strong>De ki: &#8220;Kesinlikle hükmolundum ki, sistem ve düzeninde   O&#8217;ndan başka etken görmemek üzere Allah&#8217;a kulluk edeyim.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>14-)</strong> Kulillahe a&#8217;büdü muhlisan lehu diyniy;</span><strong> De ki: &#8220;Sistem ve düzeninde O&#8217;ndan başka etken görmemek üzere Allah&#8217;a   kulluk edeyim&#8230;&#8221;</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><em><strong>YUSUF</strong></em></span></h4>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>24-)</strong> Ve lekad hemmet Bihi ve hemme Biha*   levla en rea burhane Rabbih* kezâlike linasrife anhüssue velfahşa&#8217;* innehu   min ıbadinel muhlesıyn;</span> <strong>Andolsun   ki </strong>(o kadın)<strong> Onu arzulamıştı&#8230; Rabbinin burhanı olmasaydı </strong>(aklı duygusuna   hâkim olmasaydı Yusuf da)<strong> ona meyletmiş gitmişti! Biz böylece Ondan kötülüğü </strong>(nefsanî   duyguları)<strong> ve şehveti   uzak tuttuk! Çünkü O, ihlâslı kullarımızdandır.</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><em><strong>HİCR</strong></em></span></h4>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>39-)</strong> Kale Rabbi Bima ağveyteniy le   üzeyyinenne lehüm fiyl Ardı ve leuğviyennehüm ecmeıyn;</span><br />
(İblis)<strong> dedi ki:   &#8220;Rabbim! Bende açığa çıkan Esmâ&#8217;n sonucu azdırman yüzünden, yemin ederim   ki, arzda </strong>(bedenli yaşamlarında)<strong> onlara </strong>(suçları;   Sünnetullah&#8217;a göre perdelilik oluşturan fiilleri)<strong> süsleyeceğim ve onları toptan azdıracağım.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>40-)</strong> İlla ıbadeke minhümül muhlesıyn;</span> <strong>&#8220;Onlardan ihlâslandırılmış   kulların müstesna!&#8221;</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><em><strong>MERYEM</strong></em></span></h4>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>51-)</strong> Vezkür fiylKitâbi Musa* innehu kâne   muhlesan ve kâne Rasûlen Nebîya;</span> <strong>Gelen BİLGİ içinde Musa&#8217;yı da   hatırlat </strong>(zikret)<strong>&#8230;   Muhakkak ki O muhlas </strong>(Allah&#8217;a kulluğunun farkındalığında   olan, seçilmiş)<strong> idi;   Rasûldü, Nebiydi.</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><em><strong>MÜMİN </strong></em></span></h4>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>65-)</strong> &#8220;HU&#8221;vel Hayyü la ilahe illâ   HUve fed&#8217;uhu muhlisıyne lehüd diyn* elHamdu Lillahi Rabbil alemiyn;</span> <strong>&#8220;HÛ&#8221;dur   El Hayy! Tanrı yoktur; sadece &#8220;HÛ&#8221;! Dini O&#8217;na has kılarak, O&#8217;na   yönelin artık! Hamd, âlemlerin </strong>(insanların)<strong> Rabbi Allah&#8217;a aittir.</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><em><strong>SAFFAT</strong></em></span></h4>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>39-)</strong> Ve ma tüczevne illâ ma küntüm ta&#8217;melun;</span> <strong>Yaptıklarınızın sonucundan başka bir   şey yaşamazsınız!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>40-)</strong> İlla ıbadAllahil muhlesıyn;</span><strong>Allah&#8217;ın   ihlâsa </strong>(samimiyete, sâfiyete)<strong> erdirilmiş kulları </strong>(azaptan)<strong> müstesna.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>71-)</strong> Ve lekad dalle kablehüm ekserul   evveliyn;</span> <strong>Andolsun   ki onlardan önce, ilk nesillerin çoğunluğu da </strong>(Hakikatten)<strong> sapmıştı!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>72-)</strong> Ve lekad erselna fiyhim münziriyn; </span><strong>Andolsun ki onların da içinde   uyarıcılar irsâl ettik.</strong> <strong>73-)</strong> Fenzur keyfe kâne akıbetül münzeriyn; <strong>O uyarılanların sonu nasıl oldu bir   bak!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>74-)</strong> İlla ıbadAllahil muhlesıyn;</span> <strong>Sadece Allah&#8217;ın ihlâsa </strong>(samimiyete,   saflığa)<strong> erdirilmiş   kulları bunun dışında kaldı.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>127-)</strong> Fekezzebuhu feinnehüm lemuhdarun;</span> <strong>Onu </strong>(İlyas&#8217;ı)<strong> yalanladılar! Muhakkak ki onlar   zorunlu huzura çıktılar!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>128-)</strong> İlla ıbadAllahil muhlesıyn;</span> <strong>Sadece Allah&#8217;ın ihlâsa </strong>(samimiyete,   saflığa)<strong> erdirilmiş   kulları müstesna.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>158-)</strong> Ve cealu beynehu ve beynel cinneti   neseba* ve lekad alimetil cinnetü innehüm lemuhdarun;</span><br />
<strong>O&#8217;nunla </strong>(Allah   ile)<strong> cinler </strong>(normal   insan duyularının algılayamadığı bilinçli varlıklar) <strong>arasında bir bağ oluşturdular! </strong>(Onlara   Allah dûnunda tanrısallık atfettiler)<strong>&#8230;   Andolsun cinler de bilir ki, muhakkak onlar muhdarîndir </strong>(zorunlu   olarak huzurda hazır tutulacaklardır)<strong>!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>159-)</strong> SubhanAllahi amma yesıfun; </span><strong>Allah onların vasıflandırmalarından   münezzehtir!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>160-)</strong> İlla ıbadAllahil muhlesıyn;</span> <strong>Sadece Allah&#8217;ın ihlâsa </strong>(samimiyete,   saflığa)<strong> erdirilmiş   kulları müstesna </strong>(gerisi &#8220;muhdarîn&#8221; olarak   anlatılan sınıftandır)<strong>.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>167-)</strong> Ve in kânu le yekulun;<strong>Muhakkak   ki </strong>(o müşrikler)<strong> şöyle de diyorlardı:</strong> <strong>168-)</strong> Lev   enne ındeNA zikren minel evveliyn; </span><strong>&#8220;Eğer bizim yanımızda da   atalarımızdan bize ulaşmış bir bilgi olsa idi&#8230;&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>169-)</strong> Lekünna ıbadAllahil muhlesıyn;</span> <strong>&#8220;Elbette biz de Allah&#8217;ın ihlâsa </strong>(samimiyete, saflığa)<strong> erdirilmiş kulları olurduk.&#8221;</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><em><strong>SAD</strong></em></span></h4>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>82-)</strong> Kale feBi ızzetiKE le uğviyennehüm   ecmeıyn;</span> (İblis)<strong> dedi ki: &#8220;İzzetine </strong>(karşı konulmaz gücüne)<strong> yemin ederim ki, onların hepsini <span style="text-decoration: underline;">şaşırtıp</span> </strong>(kendilerini beden kabul ettirerek, bedenin zevkleri peşinde   koşturarak; hakikatlerini oluşturan ruhun konusundan)<strong> saptıracağım.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>83-)</strong> İlla ıbadeKE minhümül muhlesıyn;</span> <strong>&#8220;Ancak onlardan ihlâsa   erdirilmiş </strong>(hakikatlerini yaşattığın)<strong> kulların müstesna.&#8221;</strong></p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><em><strong>BEYYİNE</strong></em></span></h4>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>5-)</strong> Ve ma ümiru illâ liya&#8217;budullahe   muhlisıyne lehüd diyne hunefae ve yukıymusSalâte ve yü&#8217;tüzZekâte ve zâlike   diynülkayyimeh;</span> <strong>Oysaki   onlar, Hanîfler olarak Dini O&#8217;na </strong>(yalnız Allah&#8217;a)<strong> hâlis kılarak Allah&#8217;a kulluk   yapmalarından, salâtı ikame etmelerinden ve zekâtı vermelerinden başka bir   şeyle emir olunmadılar&#8230; İşte budur Din-i Kayyım </strong>(geçerli   hak din-sistem)<strong>!</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>2- ESERLERDE &#8220;</strong><em><span style="text-decoration: underline;"><strong>İHLAS</strong></span></em><strong>&#8220;:</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;">Dosttan Dosta</span></p>
<p>- İkân, <span style="text-decoration: underline;"><em>ihlas</em></span> &#8220;OKU&#8221;makla başlar.</p>
<p>- <em><span style="text-decoration: underline;">İhlâs</span></em> &#8220;OKU&#8221;madan,  &#8220;Allah&#8221; adıyla işaret olunanı  bulamazsın!</p>
<p>- <em><span style="text-decoration: underline;">İhlas</span></em> ârifibillahın aynasıdır&#8230; Ârifibillah orada hakikatini seyreder.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><br />
</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;">Gavsiye Açıklaması, Bilincin Arınışı, Hz. Muhammed (sav) in Açıkladığı Allah, Sistemin Seslenişi</span> eserlerinden <em><span style="text-decoration: underline;">İHLAS</span></em> SURESİ anlamları okunmalı ki <span style="text-decoration: underline;">İhlas</span> kavramı neye işaret ediyor kavrayabilelim!&#8230;</p>
<h3><span style="color: #003300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">B- ÇÖZÜMLEME</span></strong></span></h3>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>1-</strong> <script type="text/javascript"></script><strong>YANSIMALARDA &#8220;</strong><em><span style="text-decoration: underline;"><strong>İHLAS</strong></span></em><strong>&#8221; &#8220;</strong><em><span style="text-decoration: underline;"><strong>İHLAS</strong></span></em><strong> SAHİBİ; MUHLİS&#8221; TANIMLARINDAN ÖRNEKLER: </strong>(Ayetlere verilen manalardan derlendi)</span></p>
<p><em><span style="text-decoration: underline;">İHLAS:</span></em></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Tüm oluşumun Allah&#8217;ın kudret elinde olduğuna inanmış olarak dua etmek! (Yunus 22)</strong></p>
<p>-       İnançlarını sırf Ona halis kılarak; yönlendirerek Allah&#8217;a dua etmek. (Bakara-139, Ankebut- 65, Lukman-32)</p>
<p>MUHLİS:</p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Din&#8217;i, </strong>(varlıktaki sistem ve düzenin mutlak hâkimi-hükümranı olarak)<strong> Allah&#8217;a kulluğunun farkındalığıyla yaşamak! (Zümer-2)</strong></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Sistem ve düzeninde O&#8217;ndan başka etken görmemek üzere Allah&#8217;a kulluk eden kimse. (Zümer-11,14)</strong></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Kendisinden kötülük (nefsani duygular) ve şehvet (Allah tarafından) uzak tutulmuş kimse. (Yusuf- 24)</strong></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Şeytanda açığa çıkan bedence yaşam ve suçları; Sünnetullaha göre perdelilik oluşturan filleri süslü görme ile azdırılmışlık hallerinden korunmuş kimseler&#8230; (Hicr-39,40)</strong></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong>Allah&#8217;a kulluğunun farkındalığında olan, seçilmiş<strong> kimse. (Meryem- 51)</strong></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Tanrı yoktur, sadece Hu, gerçeğini fark ederek Dini sadece Ona has kılarak yönelen kimse! (Mümin-65)</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Samimiyet ve Safiyete erdirilmiş kullar. (Saffat 40)</strong></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Zorunlu olarak huzura getirilen ;Muhdarin sınıfı (Cinler ve onların etki altına aldıklarının) dışında kalan, korunacak olan kullar! (Saffat- 158-160)</strong></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Kendilerini beden kabul etmeleri sonucu asıl özlerinden sapanların aksine; Allah tarafından hakikatleri yaşatılan kullar. (Sad- 82,83)</strong></p>
<p><strong>-</strong><strong> </strong><strong>Hanîfler olarak Dini O&#8217;na </strong>(yalnız Allah&#8217;a)<strong> hâlis kılarak Allah&#8217;a kulluk yapmakla, salâtı ikame etmekle ve zekâtı vermekle emrolunanlar&#8230; Din-i Kayyım </strong>(geçerli hak din-sistem)<strong>i idrak etmiş ve yaşayan kullar. (Beyyine-5)</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<h3><span style="color: #003300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">C- SONUÇ;</span></strong></span></h3>
<p>Yukarıda ayetlerden çıkan tanımlamaları derin derin düşünmeliyim&#8230; Ne kadar ihlaslıyım? Muhlislere ne kadar benziyor bakışım, yaşamım ve idrakim?!&#8230;.</p>
<p>Yorum yapamayacağım&#8230;.</p>
<p>Düşünmeliyim&#8230;.</p>
<p><em><span style="color: #000000;">Not : Yukarıdaki yazıda adı geçen ayetlerin numalarına, metinlerine ve meallerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.</span></em></p>
<h4 style="text-align: center;"><span style="color: #993366;"><em><span style="color: #000000;"><a href="../mehmet-dogramaci/yansimalar-da-kavramlar-goksel-olaylar-ayetler/" target="_blank">Göksel Olaylar Ayetleri</a> | <a href="../mehmet-dogramaci/yansimalarda-kavramlar-ruzgar-firtina-ayetleri/" target="_blank">Rüzgar Ayetleri </a>| <a href="../mehmet-dogramaci/yansimalar%e2%80%99da-kavramlar-tevekkul-ayetleri/" target="_blank">Tevekkül Ayetleri</a></span></em></span></h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-4-ihlas/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yansımalarda Kavramlar &#8211; 3 &#8211; İhsan</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-2-ihsan/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-2-ihsan/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Aug 2009 21:51:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mehmet Doğramacı]]></category>
		<category><![CDATA[Yansımalarda Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[İhsan]]></category>
		<category><![CDATA[Manset]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet doğramacı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sufizm.gen.tr/?p=927</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;İHSAN-MUHSİN&#8220; A- ÖN OKUMA 1- AYETLER (38 ayette muhsin geçiyor. Bazı ayetlerde bir evveli bir sonrası da alındı) BAKARA 57-) Ve zallelna aleykumulğamame ve enzelna aleykumulmenne vesselva, külu min tayyibati ma rezaknakum ve ma zalemuna ve lâkin kanu enfüsehum yazlimun; Ve sizi (yakıcı hakikatten perdeleyen ve beşeriyetinizin idâmesini sağlayan) bulutla gölgeledik; üzerinize menn (varlığınızı oluşturan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: center;"><span style="color: #333333;"><strong>&#8220;</strong><strong>İHSAN-MUHSİN</strong><strong>&#8220;</strong></span></h2>
<p><span style="color: #800000;"><strong><span style="text-decoration: underline;">A- ÖN OKUMA</span></strong></span><span style="text-decoration: underline;"> </span></p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>1- AYETLER </strong>(38 ayette <span style="color: #ff0000;">muhsin</span> geçiyor. Bazı ayetlerde bir evveli bir sonrası da alındı)<span id="more-927"></span></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><br />
</span></p>
<table style="height: 3432px;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="0" width="667">
<tbody>
<tr>
<td valign="top"><span style="color: #ff0000;"><em><strong>BAKARA</strong></em></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>57-)</strong> Ve zallelna aleykumulğamame ve enzelna aleykumulmenne   vesselva, külu min tayyibati ma rezaknakum ve ma zalemuna ve lâkin kanu   enfüsehum yazlimun; </span><br />
<strong>Ve sizi </strong>(yakıcı hakikatten perdeleyen ve beşeriyetinizin idâmesini   sağlayan)<strong> bulutla gölgeledik; üzerinize menn </strong>(varlığınızı oluşturan   Allah Esmâ&#8217;sındaki kudret kuvvesi)<strong> ve selva </strong>(manevî âleminizi hissetme   duygusu) <strong>inzâl ettik </strong>(hakikatinizden şuurunuza)<strong>&#8230; &#8220;Rızık   olarak verdiğimiz temiz şeyleri yeyin&#8221;, dedik. Onlar </strong>(hakikat   bilgisini değerlendirmeyerek)<strong> bize zulmetmediler, kendi nefslerine   zulmettiler! </strong>(Burada âyetin bir bâtın yorumuna yer verilmiştir zâhir anlamı   yanı sıra. A.H.)</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>58-)</strong> Ve iz kulnedhulu hazihilkaryete fekülu minha haysü şi&#8217;tüm   rağaden vedhulülbabe sücceden ve kulu hıttatün nağfir lekum hatayakum* ve   senezidül<strong><span style="color: #ff0000;">muhsin</span></strong>iyn; </span><br />
<strong>Hani şunu demiştik onlara: &#8220;Şu karyeye </strong>(boyuta)<strong> girin ve orada   dilediğiniz şekilde </strong>(o boyutun nimetlerini)<strong> yeyin&#8230; Kapısından da   secde ederek </strong>(varlığınızın yokluğunu, yalnızca Allah Esmâ&#8217;sının var   olduğunu itiraf ederek) <strong>girin ve </strong>(benlik hissinizden dolayı)<strong> mağfiret dileyin&#8230; Ki </strong>(benliğinizin oluşturduğu) <strong>hatalarınızı   mağfiret edelim. Kendisine bağışlananları başkalarıyla karşılıksız   paylaşanlara </strong>(<strong><span style="color: #ff0000;">muhsin</span></strong>lere)<strong> daha da   arttıracağız.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>111-)</strong> Ve kalu len yedhulel cennete illâ men   kâne huden ev nesara* tilke emaniyyühum* kul hatu bürhanekum in kuntum   sadikıyn; </span><br />
<strong>Dediler ki: &#8220;Yahudi veya Hristiyan olanlardan başkası cennete   girmeyecek!&#8221;&#8230; Bu onların kuruntularıdır!  De ki: &#8220;Eğer doğru   söylüyorsanız delilinizi koyun ortaya!&#8221;&#8230;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>112-)</strong> Bela men esleme vechehu Lillahi ve huve <strong><span style="color: #ff0000;">muhsin</span></strong>un   felehu ecruhu &#8216;ınde Rabbihi, ve la havfün aleyhim ve la hum yahzenun; </span><br />
<strong>Hayır </strong>(olay<strong> </strong>onların kuruntuladığı gibi değil)<strong>!.. Kim </strong>(vechinin)<strong> hakikatinin Allah </strong>(Esmâ&#8217;sının açığa çıkışı)<strong> için olduğunu hissederse,   işte onun mükâfatı Rabbindendir </strong>(hakikatindendir)<strong>. Onlara ne korku   vardır ne de hüzün verecek bir şey!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>195-)</strong> Ve enfiku fiy sebiylillahi ve la tülku   Bi eydiykum ilet tehlüketi ve ahsinu* innAllahe yuhıbbul <strong><span style="color: #ff0000;">muhsin</span></strong>iyn; </span><br />
<strong>Fiysebilillah </strong>(Allah&#8217;a ermek için) <strong>karşılıksız bağışlayın ve </strong>(cimrilik   yaparak) <strong>kendi kendinizi mahvetmeyin&#8230; Muhakkak Allah ihsan edicileri   sever.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>236-)</strong> La cünaha aleykum in tallaktümün nisae   ma lem temessuhünne ev tefridu lehünne feriydaten, ve mettiu&#8217;hünn* alel musiı   kaderuhu ve alel muktiri kaderuh* metaan Bil ma&#8217;ruf* Hakkan alel <strong><span style="color: #ff0000;">muhsin</span></strong>iyn; </span><br />
<strong>Eğer kendileriyle yatmadan veya mehr tespit etmeden önce boşarsanız size   bir suç yoktur. Onları faydalandırın. İmkânları geniş olan, kapasitesince,   imkânları dar olan da kendi ölçüsünde örfte olduğu üzere faydalandırmalıdır </strong>(boşanan   eşlerini)<strong>.  İhsan ediciler üzerine bir görevdir bu.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><em><strong>AL-İ İMRAN </strong></em></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>134-)</strong> Elleziyne yünfikune fiys serrai ved   darrai vel kazımiynel ğayza vel afiyne aninNas* vAllahu yuhıbbul <span style="color: #ff0000;"><strong>muhsin</strong></span>iyn; </span><br />
<strong>Onlar ki, bollukta ve darlıkta Allah için karşılıksız bağışta bulunurlar,   kızdıklarında öfkelerini kontrol ederler, insanların kusurlarını affederler. Allah   ihsan edenleri sever.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>148-)</strong> Featahumullahu sevabeddünya ve husne   seva Bil&#8217; ahireti, vAllahu yuhıbbul <strong>muhsin</strong>iyn; </span><br />
<strong>Allah da onlara hem dünya sevabını verdi hem de sonsuz gelecek sürecinin   en güzel sevabını verdi. Allah ihsan edenleri sever.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><em><strong>NISA</strong></em></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>125-)</strong> Ve men ahsenü diynen mimmen esleme   vechehu Lillahi ve huve <strong><span style="color: #ff0000;">muhsin</span></strong>un vettebea millete İbrahiyme   haniyfa* vettehazAllahu İbrahiyme haliyla; </span><br />
<strong>Muhsin olarak </strong>(varlığının Allah Esmâ&#8217;sının açığa çıkışıyla   yaratıldığının idrakı içinde)<strong> vechinin, Allah için olduğunun   teslimiyetinde olan ve hanîf olarak </strong>(tanrı kavramı olmayan-yalnızca   Allah&#8217;a kulluk edilmekte olduğunun bilincinde)<strong> İbrahim milletine tâbi   olanın din anlayışından daha güzeli ne olabilir ki! Allah, İbrahim&#8217;i Halîl   edindi.</strong> (Ona &#8220;Hullet makamı&#8221; yaşamı ihsan etti. Bu konuda ek   bilgi: El İnsan-ı Kâmil, Abdülkerim Ceylî, Abdülaziz Mecdi Tolun çevirisi.   A.H.)</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><em><strong>MAİDE</strong></em></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>13-)</strong> Fe Bi ma nakdıhim miysakahüm leannahüm ve cealna kulubehüm   kasiyeten, yuharrifunel kelime an mevadııhı ve nesu hazzan mimma zükkiru   Bihi, ve la tezalu tattaliu alâ hainetin minhüm illâ kaliylen minhüm fa&#8217;fü   anhüm vasfah* innAllahe yuhıbbul <strong>muhsin</strong>iyn; </span><br />
<strong>Ahdlerini bozmaları ile onları lânetledik ve kalplerini katılaştırdık </strong>(anlayışlarını   kilitledik)<strong>! Kelimelerdeki mânâları asıl anlamlarından saptırırlar.   Uyarıldıkları hakikatlerden haz almayı unuttular&#8230; Pek azı hariç, onlardan   daima hainlik görürsün&#8230; Onları affet, aldırma! Muhakkak ki Allah ihsan   sahiplerini sever.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>85-)</strong> Fe esabehümullahu Bi ma kalu cennatin tecriy min tahtihel   enharu halidiyne fiyha* ve zâlike cezaül <span style="color: #ff0000;"><strong>muhsin</strong></span>iyn; </span><br />
<strong>Böyle düşünmeleri nedeniyle, Allah onları içinde ebedî kalacakları,   altlarından nehirler akan cennetler ile mükâfatlandırdı&#8230; İşte budur   muhsinlerin cezası! </strong>(ihsanın cezası=karşılığı=getirisi=sonucu, ihsandır.)</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>93-)</strong> Leyse alelleziyne amenu ve amilus salihati cünahun fiyma   taımu iza mettekav ve amenu ve amilus salihati sümmettekav ve amenu   sümmettekav ve ahsenu* vAllahu yuhıbbul <strong><span style="color: #ff0000;">muhsin</span></strong>iyn; </span><br />
<strong>İman edip imanının gerektirdiği fiilleri ortaya koyanlar, korunmaya devam   ederlerse </strong>(bir üst mertebede)<strong> imana ulaşıp, o imanın gereği çalışmalar   yaparlar&#8230; Sonra bu anlayışa göre korunarak daha üst mertebede iman   anlayışına kavuşurlar&#8230; O anlayışla imanlarının sonucu olarak da ona göre   korunmaya başlarlar&#8230; Bundan sonra, ulaştıkları bu anlayışa göre korunmaya   devam etmeleri, onları ihsana </strong>(Müşahede mertebesine)<strong> erdirir&#8230; İhsan   mertebesine erdikten sonra, geçmişte </strong>(bilmeyerek)<strong> yediklerinin bir   mahzuru yoktur artık! Allah muhsinleri sever.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><em><strong>ENAM</strong></em></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>84-)</strong> Ve vehebna lehu İshaka ve Ya&#8217;kub* küllen hedeyna* ve Nuhan   hedeyna min kablü ve min zürriyyetihi Davude ve Süleymane ve Eyyube ve Yusufe   ve Musa ve Harun* ve kezâlike neczil <strong><span style="color: #ff0000;">muhsin</span></strong>iyn; </span><br />
<strong>Biz O&#8217;na </strong>(İbrahim&#8217;e)<strong> İshak&#8217;ı ve Yakup&#8217;u bağışladık&#8230; Hepsine   hidâyet ettik </strong>(hakikati bildirdik)<strong>. Daha önce Nuh&#8217;a ve Onun   zürriyetinden Davud&#8217;a, Süleyman&#8217;a, Eyyub&#8217;a, Yusuf&#8217;a, Musa&#8217;ya ve Harun&#8217;a da   hidâyet etmiştik&#8230; Muhsinleri böyle mükâfatlandırırız.</strong></p>
<p><em><span style="color: #ff0000;"><strong>ARAF</strong></span></em></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>56-)</strong> Ve la tüfsidu fiyl Ardı ba&#8217;de ıslahıha ved&#8217;uhu havfen ve   tame&#8217;an, inne rahmetAllahi kariybun minel <span style="color: #ff0000;"><strong>muhsin</strong></span>iyn; </span><br />
<strong>Düzene sokulduktan sonra arzda bozgunculuk yapmayın&#8230; Korkarak ve icabet   edeceğine inanarak O&#8217;na dua edin! Muhakkak ki Allah Rahmeti muhsinlerden   yakındır.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>160-)</strong> Ve katta&#8217;na hümüsnetey aşrete esbatan   ümema* ve evhayna ila Musa izisteskahü kavmühu enıdrib Bi asakel hacer*   fenbeceset minhüsneta aşrete ayna* kad alime küllü ünasin meşrabehüm* ve   zallelna aleyhimül ğamame ve enzelna aleyhimül menne vesselva* külu min   tayyibati ma razaknaküm* ve ma zalemuna ve lâkin kânu enfüsehüm yazlimun; </span><br />
<strong>Biz onları on iki gruba, </strong>(on iki)<strong> topluluğa ayırdık&#8230; Halkı ondan   su istediklerinde Musa&#8217;ya: &#8220;Asa olarak </strong>(kendindeki kuvvelerle asanı   bütünleştirmiş olarak) <strong> taşa vur&#8221; diye vahyettik&#8230; Ondan on iki   kaynak fışkırdı&#8230; Her grup kendi meşrebini </strong>(içeceği yeri)<strong> hakikaten   bildi&#8230; Bulutu üzerlerine gölge yaptık ve kudret helvası ve bıldırcın inzâl   ettik&#8230; </strong>(Dedik)<strong>: &#8220;Sizi rızıklandırdığımız temiz pak şeyleri   yeyin&#8221;&#8230;  Onlar bize zulmetmediler, nefslerine zulmetmekteydiler.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>161-)</strong> Ve iz kıyle lehümüskünu hazihil karyete   ve külu minha haysü şi&#8217;tüm ve kulu hıttatün vedhulül babe sücceden nağfir   leküm hatıy&#8217;atiküm* seneziydül <span style="color: #ff0000;"><strong>muhsin</strong></span>iyn; </span><br />
<strong>Hani onlara: &#8220;Şu şehirde yerleşin&#8230; Ondan istediğiniz yerden yeyin.   &#8216;Mağfiret et&#8217;, deyin ve kapısından secdenin anlamını yaşayarak girin ki,   hatalarınızı sizin için mağfiret edelim&#8230; Muhsinlere daha da ziyade   edeceğiz&#8221; denildi.</strong></p>
<p><em><span style="color: #ff0000;"><strong>TEVBE</strong></span></em></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>91-)</strong> Leyse aled duafai ve la alel merda ve la alelleziyne la   yecidune ma yünfikune harecün iza nasahu Lillahi ve ResuliHİ, ma alel <span style="color: #ff0000;"><strong>muhsin</strong></span>iyne   min sebiyl* vAllahu Ğafurun Rahîym; </span><br />
<strong>Allah ve Rasûlüne içtenlikle durumlarını açan malî yetersizlik içinde   olanlara, hastalara ve bu yolda bağışlayacak bir şeyi bulamayanlara </strong>(sefere   çıkmadıkları için)<strong>, bir vebal yoktur&#8230; İyilik yapmak için yaşayanların   kınanması söz konusu değildir. Allah Gafûr&#8217;dur, Rahîm&#8217;dir.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>120-)</strong> Ma kâne li ehlil Mediyneti ve men   havlehüm minel a&#8217;rabi en yetehallefu an Resulillahi ve la yerğabu Bi   enfüsihim an nefsih* zâlike Bi ennehüm la yusıybuhüm zameün ve la nesabün ve   la mahmesatün fiy sebiylillâhi ve la yetaune mevtıen yağıyzul küffare ve la   yenalune min adüvvin neylen illâ kütibe lehüm Bihi amelün salih* innAllahe la   yudıy&#8217;u ecrel <span style="color: #ff0000;"><strong>muhsin</strong></span>iyn; </span><br />
<strong>Gerek Medine halkına gerekse çevresindeki Bedevîlere, Allah Rasûlünden   geri kalmaları ve kendi nefslerini O&#8217;nun nefsine tercih etmeleri yakışmaz!   Onların Allah yolunda susuzluğa, yorgunluğa, açlığa maruz kalmaları, hakikat   bilgisini inkâr edenleri öfkelendirecek yerlere yerleşmeleri, düşmana karşı   bir zafer kazanmaları; kendilerine imanın gereği fiiller olarak yazılmıştır!   Muhakkak ki Allah <span style="color: #ff0000;">muhsin</span>leri mükâfatsız bırakmaz.</strong></p>
<p><em><span style="color: #ff0000;"><strong>HUD</strong></span></em></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>115-)</strong> Vasbir feinnAllahe la yudıy&#8217;u ecrel <strong><span style="color: #ff0000;">muhsin</span></strong>iyn; </span><br />
<strong>Sabret&#8230; Muhakkak ki Allah ihsan sahiplerinin mükâfatını zayi etmez.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><em><strong>YUSUF</strong></em></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>22-)</strong> Ve lemma beleğa eşüddehu ateynahü hükmen ve ılma* ve kezâlike   neczil <strong><span style="color: #ff0000;">muhsin</span></strong>iyn; </span><br />
(Yusuf)<strong> aklını kullanacak yaşa erdiğinde, Ona hüküm ve ilim verdik.   <span style="color: #ff0000;">Muhsin</span>leri işte böyle mükâfatlandırırız.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>36-)</strong> Ve dehale meahüssicne feteyan* kale ehadühüma inniy eraniy   a&#8217;sıru hamra* ve kalel aharu inniy eraniy ahmilü fevka ra&#8217;siy hubzen te&#8217;külüt   tayru minh* nebbi&#8217;na Bi te&#8217;viylih* inna nerake minel <strong><span style="color: #ff0000;">muhsin</span></strong>iyn; </span><br />
<strong>Zindana Onunla </strong>(Yusuf ile)<strong> beraber iki de delikanlı konmuştu&#8230;   Onlardan biri dedi ki: &#8220;</strong>(Rüyamda)<strong> gördüm ki, şarap yapmak için   üzüm sıkıyordum&#8221;&#8230; Öbürü de dedi ki: &#8220;Ben de </strong>(rüyamda)<strong> gördüm ki, başımın üstünde ekmek taşıyorum, kuşlar da ondan yiyor&#8221;&#8230;   &#8220;Bunların işaret ettiği hakikatleri bize haber ver&#8230; Doğrusu biz seni   <span style="color: #ff0000;">muhsin</span>lerden görüyoruz.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>56-)</strong> Ve kezâlike mekkenna li Yusufe fiyl Ard* yetebevveü minha   haysü yeşa&#8217;* nusıybu Bi rahmetina men neşau ve la nudıy&#8217;u ecrel <strong>muhsin</strong>iyn; </span><br />
<strong>İşte böylece o ülkede </strong>(Mısır&#8217;da)<strong> Yusuf&#8217;u yerleştirdik&#8230; Orada   dilediği yerde dolaşır, konaklardı&#8230; Rahmetimizi dilediğimizde açığa   çıkartırız&#8230; İhsan edicilerin yaptıklarını karşılıksız bırakmayız.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>77-)</strong> Kalu in yesrık fekad sereka ehun lehu min kabl* feeserreha   Yusufu fiy nefsihi ve lem yübdiha lehüm kale entüm şerrün mekâna* vAllahu   a&#8217;lemü Bima tasıfun; </span><br />
(Kardeşler)<strong> dediler ki: &#8220;Eğer o çaldı ise, daha önce onun kardeşi de   çalmıştı!&#8221;&#8230; Yusuf bu </strong>(iftirayı)<strong> içine attı ve onlara bunu hiç   belli etmedi: &#8220;Şimdi siz çok kötü bir konumdasınız&#8230; Kimi neyle   tanımladığınızın içyüzünü Allah daha iyi bilir&#8221; dedi.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>78-)</strong> Kalu ya eyyühel aziyzu inne lehu eben şeyhan kebiyran fehuz   ehadena mekaneh* inna nerake minel <span style="color: #ff0000;"><strong>muhsin</strong></span>iyn; </span><br />
(Kardeşler)<strong> dediler ki: &#8220;Ey Azîz&#8230; Muhakkak ki onun çok yaşlı bir   babası var&#8230; Onun yerine bizden birini al&#8230; Doğrusu senin çok iyi bir insan   olduğunu görüyoruz.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>90-)</strong> Kalu einneke leente Yusuf* kale ene Yusufu ve hazâ ehıy* kad   mennAllahu aleyna* innehu men yettekı ve yasbir feinnAllahe la yudıy&#8217;u ecrel <strong><span style="color: #ff0000;">muhsin</span></strong>iyn; </span><br />
(Kardeşler)<strong> dediler ki: &#8220;Aa! Sen, evet sen gerçekten   Yusuf&#8217;sun?&#8221;&#8230; </strong>(Yusuf)<strong> dedi ki: &#8220;Ben Yusuf&#8217;um ve bu da   kardeşimdir&#8230; Gerçekten Allah bize lütfu ihsanda bulundu&#8230; Zira kim korunur   ve sabreder ise, muhakkak ki Allah iyilik yapanların karşılığını boşa   çıkarmaz.&#8221;</strong></p>
<p><em><strong>NAHL</strong></em></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>128-)</strong> İnnAllahe mealleziynet tekav velleziyne   hüm <strong><span style="color: #ff0000;">muhsin</span></strong>un; </span><br />
<strong>Kesinlikle Allah korunanlar ve muhsinlerle </strong>(Allah için yaşamakta   olduğunun farkındalığında olanlarla)<strong> beraberdir.</strong></p>
<p><em><span style="color: #ff0000;"><strong>HAC</strong></span></em></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>37-)</strong> Len yenalellahe lühumüha ve la dimauha ve lâkin yenalühüt   takva minküm* kezâlike sahhareha leküm litükebbirullahe alâ ma hedaküm* ve   beşşiril <strong><span style="color: #ff0000;">muhsin</span></strong>iyn; </span><br />
<strong>Onların etleri de kanları da Allah&#8217;a asla erişmez; fakat sizden O&#8217;na takva </strong>(itaatle elde edilecek yararlar)<strong> ulaşır&#8230; İşte böylece </strong>(Allah)<strong> onları size boyun eğdirdi ki; size hakikati fark ettirdiği kadarıyla Allah&#8217;ı   tekbir edesiniz&#8230; <span style="color: #ff0000;">Muhsin</span>leri müjdele!</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><em><strong>KASAS</strong></em></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>14-)</strong> Ve lemma beleğa eşüddehu vesteva ateynahu hükmen ve ılma* ve   kezâlike neczil <strong><span style="color: #ff0000;">muhsin</span></strong>iyn; </span><br />
(Musa)<strong> olgunluğa erişip </strong>(33 yaş)<strong> daha sonra da </strong>(olgunluğun   getirisi olan, olayları hakkıyla değerlendirme)<strong> yaşına eriştiğinde </strong>(40   yaş)<strong> Ona hüküm ve ilim verdik&#8230; <span style="color: #ff0000;">Muhsin</span>leri işte böyle mükâfatlandırırız.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><em><strong>ANKEBUT</strong></em></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>69-)</strong> Velleziyne cahedu fiyna lenehdiyennehüm sübüleNA* ve   innAllahe lemeal <span style="color: #ff0000;"><strong>muhsin</strong></span>iyn; </span><br />
<strong>Biz&#8217;e </strong>(ermek için nefsine karşı)<strong> savaş verenlere gelince, elbette   onları yollarımıza ulaştıracağız&#8230; Kesinlikle Allah, yakîn ehliyle </strong>(ihsan   sahibi {Allah&#8217;a görüyormuşçasına yönelen})<strong> elbette beraberdir! </strong>(Mâiyet   sırrı.)</p>
<p><em><span style="color: #ff0000;"><strong>LUKMAN</strong></span></em></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>1-)</strong> Elif, Lâââm, Miiiym; </span><br />
<strong>Eliif, Lâââm, Miiim.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>2-)</strong> Tilke ayatul Kitabil Hakiym; </span><br />
<strong>İşte bunlar Kitab-ı Hakîm&#8217;in </strong>(o hikmetli BİLGİ&#8217;nin)<strong> işaretleridir.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>3-)</strong> Hüden ve rahmeten lil <span style="color: #ff0000;"><strong>muhsin</strong></span>iyn; </span><br />
<strong>Görüyormuşçasına Allah&#8217;a yönelenler </strong>(ihsan sahipleri)<strong> için hakikate   erdirici ve rahmet olarak.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>4-)</strong> Elleziyne yukıymunes Salâte ve yü&#8217;tunez Zekâte ve hüm bil   ahireti hüm yukınun; </span><br />
<span style="color: #000000;"><strong>Onlar ki, salâtı ikame ederler ve zekâtı verirler; onlar sonsuz   geleceklerine ikân sahipleridir.</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>5-)</strong> Ülaike alâ hüden min Rabbihim ve ülaike hümül müflihun; </span><br />
<span style="color: #000000;"><strong>İşte onlar Rablerinden gelen hakikat bilgisi üzeredirler ve işte onlar   kurtuluşa erenlerdir.</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>22-)</strong> Ve men yüslim vechehu ilellahi ve huve <strong><span style="color: #ff0000;">muhsin</span></strong>ün   fekadistemseke bil urvetil vüska* ve ilellahi akıbetül&#8217; ümur; </span><br />
<strong>Kim muhsin olarak vechini </strong>(şuurunu)<strong> Allah&#8217;a teslim ederse,   gerçekten en sağlam kulpa tutunmuş olur&#8230; İşlerin sonu Allah&#8217;adır!</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><em><strong>AHZAB</strong></em></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>28-)</strong> Ya eyyühen Nebiyü kul li ezvacike in küntünne türidnel   hayated dünya ve ziyneteha fetealeyne ümettı&#8217;künne ve üserrıhkünne serahan   cemiyla;</span><br />
<strong>Ey Nebi&#8230; Eşlerine de ki: &#8220;Eğer dünya hayatını ve onun zinetini   diliyorsanız, gelin size boşanma bedeli vereyim ve sizi güzel bir şekilde   serbest bırakayım.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>29-)</strong> Ve in küntünne türidnAllahe ve RasûleHU veddarel&#8217; ahırete   feinnAllahe eadde lilmuhsinati minkünne ecren azıyma; </span><br />
<strong>&#8220;Yok eğer Allah&#8217;ı, Rasûlü&#8217;nü ve sonsuz gelecek yurdunu diliyorsanız,   muhakkak ki Allah sizden, muhsin kadınlar </strong>(görürcesine Allah&#8217;a   yönelmişler)<strong> için çok büyük bedel hazırlamıştır.&#8221;</strong></p>
<p><em><span style="color: #ff0000;"><strong>SAFFAT</strong></span></em></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>79-)</strong> Selâmun alâ Nuhın fiyl alemiyn; </span><br />
<strong>İnsanlar arasında Nuh&#8217;a Selâm olsun.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>80-)</strong> İnna kezâlike neczil <span style="color: #ff0000;"><strong>muhsin</strong></span>iyn; </span><br />
<strong>Doğrusu biz muhsinleri </strong>(müşahedelerinde Hak&#8217;tan gayrı bulunmayanları)<strong> böylece cezalandırırız!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>104-)</strong> Ve nadeynahu en ya İbrahiym; </span><br />
<strong>Biz Ona: &#8220;Ey İbrahim!&#8221; diye seslendik.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>105-)</strong> Kad saddakterrü&#8217;ya* inna kezâlike neczil   <span style="color: #ff0000;"><strong>muhsin</strong></span>iyn; </span><br />
<strong>&#8220;Gerçekten rüyanı doğruladın&#8230; Doğrusu biz muhsinleri </strong>(müşahedelerinde   Hak&#8217;tan gayrı bulunmayanları)<strong> böylece cezalandırırız.&#8221;</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>109-)</strong> Selâmun alâ İbrahiym; </span><br />
<strong>Selâm olsun İbrahim&#8217;e.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>110-)</strong> Kezâlike neczil <span style="color: #ff0000;"><strong>muhsin</strong></span>iyn; </span><br />
<strong>Muhsinleri </strong>(Allah&#8217;a görürcesine kulluk edenleri)<strong> böylece   cezalandırırız.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>112-)</strong> Ve beşşernahu Bi İshaka Nebîyen minas   salihıyn;</span><br />
<span style="color: #000000;"><strong>Ona, sâlihlerden bir Nebi olarak İshak&#8217;ı müjdeledik.</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>113-)</strong> Ve barekna aleyhi ve alâ İshak* ve min   zürriyyetihima <strong><span style="color: #ff0000;">muhsin</span></strong>un ve zâlimun li nefsihi mübiyn; </span><br />
<strong>Onun üzerine de İshak&#8217;ın üzerine de bereket lütfettik&#8230; O ikisinin   neslinden muhsin de var, kendi nefsine apaçık zulmeden de var.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>120-)</strong> Selâmun alâ Musa ve Harun; </span><br />
<strong>Musa ve Harun&#8217;a Selâm olsun!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>121-)</strong> İnna kezâlike neczil <strong><span style="color: #ff0000;">muhsin</span></strong>iyn;</span><br />
<strong>Doğrusu biz, muhsinleri </strong>(Allah&#8217;a görürcesine kulluk edenleri)<strong> böylece cezalandırırız!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>130-)</strong> Selâmun alâ İlyasiyn; </span><br />
<strong>Selâm olsun İlYâsîn yolundan gidenlere!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>131-)</strong> İnna kezâlike neczil <strong><span style="color: #ff0000;">muhsin</span></strong>iyn; </span><br />
<strong>Doğrusu biz, muhsinleri </strong>(Allah&#8217;a görürcesine kulluk edenleri)<strong> böylece cezalandırırız.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><em><strong>ZÜMER</strong></em></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>33-)</strong> Velleziy cae Bis sıdkı ve saddeka Bihi ülaike hümül müttekun; </span><br />
<strong>Sıdkı </strong>(Allah kulu olunduğu ve bedende hilâfet hakikatinin yaşandığı   gerçeğini)<strong> getiren ve Onu tasdik edene </strong>(Hz.EbuBekir)<strong> gelince, işte   onlar Müttekî&#8217;lerin ta kendileridir!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>34-)</strong> Lehüm ma yeşaune ınde Rabbihim* zâlike cezaül <strong>muhsin</strong>iyn; </span><br />
<strong>Onlar için Rablerinin indînde diledikleri her şey vardır! İşte bu   muhsinlerin </strong>(Allah&#8217;a görürcesine kulluk etmekte olanların)<strong> cezasıdır!</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>58-)</strong> Ev tekule hıyne teral azâbe lev enne liy kerreten feekûne   minel <span style="color: #ff0000;"><strong>muhsin</strong></span>iyn; </span><br />
<strong>Yahut azabı gördüğünde şöyle der: &#8220;Keşke bir kere daha </strong>(bedenle   yaşama)<strong> sahip olsam da, muhsinlerden olsam.&#8221;</strong></p>
<p><em><span style="color: #ff0000;"><strong>AHKAF</strong></span></em></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>12-)</strong> Ve min kablihi Kitabu Musa imamen ve rahmeten, ve hazâ   Kitabun musaddikun lisanen Arabiyyen liyünzirelleziyne zalemu ve büşra lil<strong><span style="color: #ff0000;">muhsin</span></strong>iyn; </span><br />
<strong>Ondan </strong>(Kurân&#8217;dan)<strong> önce de bir önder ve bir rahmet olarak Musa&#8217;nın   Kitabı </strong>(Bilgisi)<strong> vardı&#8230; Bu </strong>(Kur&#8217;ân)<strong> ise, </strong>(nefslerine)<strong> zulmedenleri uyarması ve muhsinlere de bir müjde olması için Arapça bir lisan   ile </strong>(öncekileri de)<strong> tasdik eden bir Bilgi kaynağıdır!</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><em><strong>ZARİYAT</strong></em></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>15-)</strong> İnnel muttekıyne fiy cennatin ve uyun; </span><br />
<strong>Muhakkak ki korunanlar cennetlerde ve kaynaklardadırlar.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>16-)</strong> Ahıziyne ma atahüm Rabbühüm* innehüm kânu kable zaâlike <span style="color: #ff0000;"><strong>muhsin</strong></span>iyn; </span><br />
<strong>Rablerinin kendilerine verdiğini alıcılar olarak </strong>(içten dışa çıkış   olarak)<strong>! Muhakkak ki onlar bundan önce muhsindiler.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>17-)</strong> Kânu kaliylen minel leyli ma yehceun; </span><br />
<strong>Geceden az bir bölümde uyurlardı.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>18-)</strong> Ve bil eshari hüm yestağfirun; </span><br />
<strong>Seherlerde istiğfar ederlerdi.</strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>19-)</strong> Ve fiy emvalihim hakkun lissaili vel mahrum;</span><br />
<strong>Onların mallarında talep eden ve sıkıntıda olan için bir hak vardı.</strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><span style="color: #000080;"><strong>2- KAVRAMLARDA &#8220;MUHSIN&#8221; VE &#8220;İHSAN&#8221;: </strong></span></p>
<p><span style="color: #000080;"><a href="http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/ihsan/index.htm" target="_blank">http://www.allahvesistemi.org/ahmedhulusidekavramlar/kavramlar/ihsan/index.htm</a></span></p>
<p><span style="color: #333300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">B- ÇÖZÜMLEME </span></strong></span></p>
<p><span style="color: #003366;"><strong>1-TANIMLAR:</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İHSAN;</strong></span> Farz olanı ifa, &#8220;Hakikat&#8221;i müşahede, Rabbani müşahade. Allah&#8217;ın seni her an gördüğünün bilincinde olarak yaşamak&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İHSAN HÂLİ;</strong></span> NAMAZIN HAKKINI VERMENİN EN ALT DERECESİ,&#8221;İHSAN&#8221; HÂLİDİR</p>
<p>Eğer ki sen, namaz hâlinde, namazın hakkını veremiyorsan, henüz namazı &#8220;ikâme&#8221; edemiyorsun demektir. Zira namazın hakkını vermenin en alt derecesi &#8220;İHSÂN&#8221; hâlidir&#8230;</p>
<p>Namazda &#8220;İhsan&#8221; derecesini Efendimiz Aleyhisselâm şöyle anlatıyor:</p>
<p>-&#8221;Sen Allah&#8217;ı göremiyorsan dahi, Allah seni görüyor olarak düşünüp, namazını böylece edâ etmendir İHSÂN!.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">MUHSİN;</span> </strong>İhsan Eden&#8230; Müşahede Eden&#8230; ALLAH İHSAN EDENLERLE BERABERDİR ayeti gereğince &#8220;İhsan edende veren; Hakk&#8217;tır.&#8221;</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;"><em>İHSAN BOYUTLARI:</em></span></strong></p>
<ul type="disc">
<li>Farz olanı ifa,</li>
<li>&#8220;Hakikat&#8221;i müşahede,</li>
<li>Rabbani müşahade.</li>
<li>Allah&#8217;ın seni her an gördüğünün bilincinde olarak      yaşamak&#8230;</li>
</ul>
<p><span style="color: #333399;"><strong>2- YANSIMALARDA &#8220;İHSAN SAHİBİ; MUHSİN&#8221; TANIMLARINDAN ÖRNEKLER: </strong>(Ayetlere verilen manalardan derlendi)</span></p>
<p><em><strong><span style="color: #ff0000;">MUHSİN:</span></strong></em></p>
<ul type="disc">
<li>Kendisine bağışlananları başkalarıyla karşılıksız      paylaşan.</li>
<li>(Vechinin) hakikatinin Allah (Esmâ&#8217;sının açığa      çıkışı) için olduğunu hisseden.</li>
<li>Kızdığında öfkesini kontrol eden, İnsanların      kusurlarını affeden, bollukta da darlık ta da infak eden.</li>
<li>Allah&#8217;ın sevdiği kimse.</li>
<li>Varlığının Allah Esmâ&#8217;sının açığa çıkışıyla      yaratıldığının idrakı içinde olan.</li>
<li>Müşahede mertebesinde olan.</li>
<li>Korkarak ve İcabet edileceğine inanarak dua eden.</li>
<li>Mağfiret dileyen ve Secdenin anlamını yaşayan.</li>
<li>İyilik yapmak için yaşayan.</li>
<li>İmanın gereği fiilleri ortaya koyarak zafere eren.</li>
<li>Sabreden.</li>
<li>İndAllah&#8217;tan HÜKÜM VE İLİM verilen.</li>
<li>Hakikati OKUma kabiliyetine sahip olan.</li>
<li>Allah için yaşamakta olduğunun farkındalığında olan.</li>
<li>Allah&#8217;ın hakikati fark ettirdiği kadarı ile TEKBİRi      yaşayan</li>
<li>Allah&#8217;ı görüyormuşçasına yönelen.. Yakıyn ehli&#8230;</li>
<li>Allah&#8217;la beraberlik (Maiyet Sırrı ) yaşayan.</li>
<li>Şuurunu Allah&#8217;a teslim eden.</li>
<li>Müşahedelerinde Hak&#8217;tan gayrı olmayan.</li>
</ul>
<p><span style="color: #333399;"><strong>4- MUHSİNLERİN</strong> <strong>ÖZELLİKLERİ, İHSANIN GETİRİLERİ: </strong>(Tamamen ayetlerden özetlendi)</span></p>
<ul type="disc">
<li>Muhsin; benliğinin oluşturduğu hataları fark ederek;      bunlardan dolayı mağfiret dileyen. Secde ile kendi varlığının yokluğunu      itiraf eden, kendisine bağışlananları karşılıksız bağışlayan. (Bakara- 58)</li>
<li>İhsan; verilen nimetin Allah tarafından      artırılmasını getirir. (Bakara- 58) (Araf- 161)</li>
<li>İhsan halini yaşayana korku ve hüzün yoktur. (112)</li>
<li>Muhsin; Allah&#8217;ın sevdiği kimsedir. (Bakara- 195,      A.İmran- 134)</li>
<li>Boşanılan eşin hukuki- insani haklarını korumak,      ihtiyaçlarını çağdaş ölçülerde sağlamak ihsandır. (Bakara-236)</li>
<li>Bollukta ve darlıkta karşılıksız bağış yapar,      kusurları affeder, öfkelerini kontrol eder. (A.İmran- 134)</li>
<li>Hem dünyanın hem de sonsuz süreçlerin sevabını      alırlar. (148)</li>
<li>Allah&#8217;ın Halili olmak, Hullet makamı, Haniflik onların      özelliğidir. (Nisa- 125)</li>
<li>İhsanı yaşayamamak kalp katılığını, yaşadığı      hakikatten haz almamayı, ahdi bozmanın verdiği yanışı davet eder. (Maide-      13)</li>
<li>Ebedi kalacakları, altlarından ırmaklar akan cennet      yaşamı onlar içindir. (85)</li>
<li>İmanın gereği fiiller ortaya koymak, korunmak ve      bunlarda gösterdikleri devamlılık- istikrar sonucu üst mertebede bir iman      anlayışına kavuşmak onlara müşahede halini getirir. (Maide- 93)</li>
<li>ULUL AZM rasul ve nebiler ile kıssaları zikredilen      nebiler ihsan sahipleridir. Ödülleri dünyada da verilenlerdir onlar.      (Enam- 84)</li>
<li>Bozgunculuk yapmayan, korkarak ve icabet      edileceğinden emin olarak dua etmek; ihsan halidir. (Araf- 56)</li>
<li>Allah&#8217;ın Rahmeti Muhsinlere yakındır. (56)</li>
<li>İyilik yapmayı yaşam gayesi edinmek; ihsandır.      (Tevbe- 91)</li>
<li>Allah yolunda, bir takım sınav süreçleri yaşamak,      bunu yaşadığının bilincinde olmak ihsan halini kişiye açar. (120)</li>
<li>İhsan sahiplerinin mükafatı Allah&#8217;a aittir. (120)</li>
<li>Sabır; ihsandır. (Hud- 115)</li>
<li>Aklını kullanarak ilme ve hakikate yönelmek      ihsandır. Hüküm ve İlmi Ledünnü, Rasih olmayı nasibinde olana getirir.      (Yusuf- 22)</li>
<li>İhsan; hakikate ait işaretleri OKUma ve yorumlama      melekesi açar insanda. (36)</li>
<li>Korunan ve Sabreden ihsan ehli için dünyada da zafer      vardır. (Yusuf- 90)</li>
<li>Allah onlarla beraberdir (Maiyet sırrı) (Nahl- 128)</li>
<li>Ekberiyeti yaşama fırsatı verilmiştir Muhsinlere.      (Hac- 37)</li>
<li>Olgunluk, olayları ve oluşları Hakkıyla      değerlendirmek onlara hastır. (Kasas- 14)</li>
<li>Nefsine, benliklerine karşı savaş içindedirler.      Galip geleceklerine dair müjde verilmiştir. (Ankebut- 69)</li>
<li>Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;i hakkıyla değerlendirmek onların      nasibidir. (Lukman- 3)</li>
<li>Namazı ikame eder, zekatı verir, sonsuz      geleceklerine ikan halindedirler. (4)</li>
<li>Vechini, Şuurunu Allah&#8217;a teslim etmişlerdir. (22)</li>
</ul>
<p>Rasule yakınlık; Rasulun dostluğunu kazanmak en büyük ihsan sebebidir. Hiçbir dünyevi bedele değişilmez&#8230;. (Ahzab- 29)</p>
<ul class="unIndentedList">
<li> Müşahedelerinde Hakktan gayrı yoktur. (Saffat- 80,105)</li>
<li> Allah&#8217;ı görürcesine kulluk ederler. (110,121,131)</li>
<li> Sıdk ve Müttakilik halini yaşarlar. (Zümer- 33,34)</li>
<li> İhsanı dünyada yaşayamamak ebedi pişmanlık ve azap sebebidir. (58)</li>
<li> Hidayet rehberi Kur&#8217;an; Muhsinlere müjdedir.( Ahkaf- 12)</li>
<li> Geceleri az uyurlar. Seherde istiğfar ederler. Mallarından ve kazançlarından, ellerinde olandan isteyene ve de sıkıntıda olana verirler. Rablerince kendilerine verileni paylaşarak değerlendirirler. Cennetlerde ve kaynaklardadırlar&#8230; (Zariyat- 15,19)</li>
</ul>
<p><span style="color: #333300;"><strong><span style="text-decoration: underline;">C- SONUÇ;</span></strong></span></p>
<p>Nasibimizde varsa HULLET, MAİYET, ALLAHÇA SEVİLMEK ve nihai noktada EKBERİYET e götüren idrak, yaşam ve çalışmalar bütünü İhsandır diye anladım&#8230;</p>
<p>Doğrusunu, Allah ve Rasülü ve de Ehli bilir&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/mehmet-dogramaci-yazilari/yansimalarda-kavramlar-2-ihsan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

