Füsûs’ül Hikem Yorumlu Özeti (8. Bölüm)
YA’KÛB KELİMESİNDEKİ RUH’A AİT HİKMETİN ÖZÜ …uyarı… …tüm örneklemeler beş duyu mantığının dört boyutlu evrenine hitap etmek için oluşturulmuş mecazlardır, zâhirî ve bâtınî olarak hiçbir görüntüsel değerleri yoktur… (((… Bu bölüm ‘ruhun hikmeti’ olarak isimlendirilmesine rağmen İbn Arabî yaşadığı dönem gereği ruhun yapısal özellikleri konusuna hiç değinmemiştir. Ruhun güçlenmesi konusunu din gerçeğinin anlaşılmasına bağlamıştır. Ağırlıklı [...]
Füsûs’ül Hikem Yorumlu Özeti (7. Bölüm)
İSMÂİL KELİMESİNDEKİ ALİYY (YÜCE/EN YÜKSEK) HİKMETİN ÖZÜ …uyarı… …tüm örneklemeler beş duyu mantığının dört boyutlu evrenine hitap etmek için oluşturulmuş mecazlardır, zâhirî ve bâtınî olarak hiçbir görüntüsel değerleri yoktur… Hak Hz. İsmâil’de “Aliyy” esmâsının özüyle tecelli etmiştir. Hz. İsmâil’in varlığının, Hak’ın zâtındaki ezelî bilgisi Aliyy esmâsı üzere idi. Yani ruhunun hakikati olan çekirdek/öz ismi (Rabb-i [...]
Füsûs’ül Hikem Yorumlu Özeti (1. Bölüm)
ÂDEM KELİMESİNDEKİ İLÂHÎ HİKMET …uyarı… …tüm örneklemeler beş duyu mantığının dört boyutlu evrenine hitap etmek için oluşturulmuş mecazlardır, zâhirî ve bâtınî olarak hiçbir görüntüsel değerleri yoktur… Allah ki… Kendisini düşünebilecek ve kavrayabilecek varlık yoktur. Allah ki… Sayısız ve sonsuz güzel isimlere (esmâ’ül hüsnâ’ya) sahiptir. Sonsuz isimlerinin mânâlarını ve isim bileşiklerinin görünüşlerini âyan-ı sâbite âleminde (ilâhî [...]
İnsandaki Besmele Sırrı
BİSMİLLÂHİRRAHMANİRRAHÎM Besmele, herşeyin başlama noktası olup, mana açısından tüm alemlerin açığa çıktığı ve herşeyi kendinde toplayan “Cem” eden İnsan-ı Kâmil‘dir. Besmele, tüm alemleri kendinde toplayan “İnsan-ı Kâmil”in mana alemindeki karşılığı gibidir. Bu vücudun başı ise “B” harfidir. Bu “B” harfinden yani baştan (noktadan), herşey açığa çıkmaya başlamış ve büyük bir ilahi kasılma sonucunda ise, kademe [...]
Âmâk-ı Hayal’in Yorumlu Özeti (15. Bölüm)
VEDÂ Aynalı ve Râci’nin ebediyen ayrılışı Aynalı Baba ile tanıştıktan sonra kendimi tanıyamaz hale geldim. Nereden geldiğimi nereye gittiğimi karıştırdım. Ben kimim? Hangi memlekette oturuyorum? İşim, mesleğim, ailem, çevrem, arkadaşlarım kimdir? Bilemiyordum ve her şey birbirine karışmıştı.. Son sandal gezintisinden sonra üzerimdeki kat kat hayal perdeleri kalkmaya başladı. Ben aslında doğma büyüme İstanbulluydum. Akıl ve [...]
Âmâk-ı Hayal’in Yorumlu Özeti (14. Bölüm)
LEYLÂ’sız MECNÛN peçesiz güzel Bu gün canım İstanbul Boğazı’nda sandal gezintisi yapmak istedi. Üsküdar’da gözüme boş bir sandal kestirdim. Sahibi yüzünü peştamalla kapatmış uyukluyordu. Biraz ağır adımla bastırarak bindim. “Kaptan-ı Deryâ, asıl küreklere” dedim. Yüzündeki peştamalı kaldırdı. Tahmin ettiğiniz gibi bana gülerek bakan Aynalı Baba idi.. “Nereye nûrum” dedi. “Elbette Bânû’nun olduğu boyuta” dedim. Kıyıdan [...]
“Tasavvuf” ve “Felsefe”.. Nedir birbirinden farkları?…
Soru : – “Tasavvuf” ve “Felsefe“.. Nedir birbirinden farkları?… Cevap : Tasavvuf dinin temelindeki düşünsel tabandır!. Dolayısıyla biz bu olaya daha geniş kapsamlı olarak “Din ve Felsefe” diye yaklaşalım isterseniz..> Din ile felsefe arasındaki en önemli fark şudur:
Zikir’de Belirli Yöntemler
Zikir, bir insanın yaşamında yapabileceği en faydalı çalışma şeklidir. Zikir, anlam olarak “anma, hatırlama” dır. Her an yeni bir şanda olan Allah’ı An’da anmak ve yaşamak da diyebiliriz. Tamamıyla teknik bir çalışma olan zikir, inançla dahi direkt bağlantısı olmayan bir hususiyet taşır. Bu hayati çalışma, yöntem itibariyle değişik birkaç kategoriye ayrılmaktadır. Birinci yöntem, Allah’ın belirli [...]
Âmâk-ı Hayal’in Yorumlu Özeti (13. Bölüm)
LEYLÂ’lı MECNÛN peçenin ardındaki güzel Mecnûn hançeri kaldırır ve tam kalbine saplamak üzereyken durur. “Hayır, Leylâ! İntihar etme” der. Leylâ ve Mecnûn hakkında açıklama : Leylâ ve Mecnûn Osmanlı divan şairi ve tasavvuf edebiyatı üstâdlarından Fuzuli tarafından yazılmış bir hikâyedir. Leylâ ve Mecnûn isimli şahıslar tamamen hayali kahramanlar olup tarihte yaşadıklarına dair hiçbir iz yoktur.. [...]