<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sufizm.gen.tr -Düşünebilen Beyinlere. &#187; E-Kitap</title>
	<atom:link href="http://www.sufizm.gen.tr/category/e-kitap/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sufizm.gen.tr</link>
	<description>sufizm, islam ve bilim.. sadece gerçeği arayanlara..</description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Mar 2010 23:00:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Kuran Tefsiri &#8211; Elmalılı Hamdi Yazır indir</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/kuran-tefsiri-elmalili-hamdi-yazir/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/kuran-tefsiri-elmalili-hamdi-yazir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Nov 2007 15:01:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editr</dc:creator>
				<category><![CDATA[E-Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tasavvuf.gen.tr/kuran-tefsiri-elmalili-hamdi-yazir/</guid>
		<description><![CDATA[Elmalılı Hamdi Yazır&#8217;ın Kur&#8217;an Tefisirini indirmek için buraya tıklayınız]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.miracyayinlari.com/kitaplar/hak_dini.gif" height="233" width="300" /></p>
<p>Elmalılı Hamdi Yazır&#8217;ın Kur&#8217;an Tefisirini indirmek için <a href="http://www.sufizm.com/download/elmali_tefsiri.zip">buraya tıklayınız</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/kuran-tefsiri-elmalili-hamdi-yazir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>16</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elmalılı Hamdi Yazır &#8211; Kuran&#8217;ı Kerim Meali</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/elmalili-hamdi-yazir-kurani-kerim-meali/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/elmalili-hamdi-yazir-kurani-kerim-meali/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Aug 2007 12:32:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editr</dc:creator>
				<category><![CDATA[E-Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tasavvuf.gen.tr/2007/08/27/elmalili-hamdi-yazir-kurani-kerim-meali/</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center"><a target="_blank" href="http://www.sufizm.com/download/kitap/mealelmalili.lit"><img src="http://www.tasavvuf.gen.tr/wp-content/uploads/2007/08/download.gif" alt="download.gif" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/elmalili-hamdi-yazir-kurani-kerim-meali/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Muhiddin-i Arabi</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/muhiddin-i-arabi/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/muhiddin-i-arabi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Aug 2007 12:30:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editr</dc:creator>
				<category><![CDATA[E-Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tasavvuf.gen.tr/2007/08/27/muhiddin-i-arabi/</guid>
		<description><![CDATA[Mana duvarlarını yıka yıka, önüne bir hazine açıyoruz.. Dikkatli ol; oradan içeri atlamak bir an meselesidir.. O anı yakala ve içeri atıl.. Orada bir tılsım çözeceksin.. İşbu tılsımın anahtarı: &#8221;Bir kimse ki, nefsini bildi; gerçekten Rabbını bilen o oldu..&#8221; anlamına gelen Hadis-i Şeriftir.. Bu eser de o tılsımı çözmek yolunda.. Bütün bu beyanlar, onun için.. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: black; font-family: Trebuchet MS"><font size="2"><a target="_blank" href="http://www.sufizm.com/download/kitap/mirat.pdf"></a>Mana duvarlarını yıka yıka, önüne bir hazine açıyoruz.. Dikkatli ol; oradan içeri atlamak bir an meselesidir.. O anı yakala ve içeri atıl.. Orada bir tılsım çözeceksin.. İşbu tılsımın anahtarı: &#8221;<strong>Bir kimse ki, nefsini bildi; gerçekten Rabbını bilen o oldu..</strong>&#8221; anlamına gelen Hadis-i Şeriftir.. Bu eser de o tılsımı çözmek yolunda.. Bütün bu beyanlar, onun için.. Misaller, teşbihler, hep onun için.. VAHDET-İ VÜCUD, kolay yenir ve hazmedilir cinsten değildir!.. &#8221;<strong>Oldum</strong>&#8221;.. Demekle, hiç olmaz. VAHDET-İ VÜCUD, mana yolcularının, son durağı sayılır. Ondan öte ne bir yol vardır; ne de bir hal veya makam.<br />
<strong>Değerli OKUR</strong>, Bu eserin size kazandıracakları, size bağlıdır! Şüphesiz her ilaç doktoruna ve hastasına göre, zehir veya panzehir olabilir. Dolayısıyla bu eser üzerine söyleyeceklerimiz bu kadardır!..<br />
</font></span></p>
<p><span style="color: black; font-family: Trebuchet MS"><font size="2"><span style="color: black; font-family: Trebuchet MS"><font size="2"><a target="_blank" href="http://www.sufizm.com/download/kitap/mirat.pdf"></p>
<p style="text-align: center"><img src="http://www.tasavvuf.gen.tr/wp-content/uploads/2007/08/download.gif" alt="download.gif" /></p>
<p></a></font></span></font></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/muhiddin-i-arabi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lütfi Filiz &#8211; Noktanın Sonsuzluğu 1-2-3-4</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/lutfi-filiz-noktanin-sonsuzlugu-1-2-3-4/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/lutfi-filiz-noktanin-sonsuzlugu-1-2-3-4/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Aug 2007 12:25:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editr</dc:creator>
				<category><![CDATA[E-Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tasavvuf.gen.tr/2007/08/27/lutfi-filiz-noktanin-sonsuzlugu-1-2-3-4/</guid>
		<description><![CDATA[“ Alem ancak ilimle anlaşılabilir. İlim arttıkça da âlemler değişir ve çoğalır. İşte biz bu ayrı ayrı âlemleri süratle bir noktada toplayabildiğimizde insan oluruz.” . . . “ Âhiret âlemi diye bahsedilen insanın düşünceleridir ve kişi bu âlemde hangi düşüncelerle yaşıyorsa gittiği âlemde de o düşüncelerle yaşayacaktır.” . . . “ Kâinat bir noktadan ibaret [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify" style="margin: 0px 4px; line-height: 150%"><font color="#07519a"><font style="font-size: 9pt"><span style="font-family: Trebuchet MS"><a href="http://www.tasavvuf.gen.tr/wp-content/uploads/2007/08/download.gif" title="download.gif"></a>“</span><span style="font-weight: 700; font-family: Verdana"> </span></font><span class="anametin"><font size="4"><span style="font-family: Trebuchet MS">A</span></font><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS">lem ancak ilimle anlaşılabilir. İlim arttıkça da âlemler değişir ve çoğalır. İşte biz bu ayrı ayrı âlemleri süratle bir noktada toplayabildiğimizde insan oluruz.</span></span><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS"><strong>”</strong></span><span class="anametin"><span style="font-size: 8pt; font-family: Verdana"> </span></span></font></p>
<p align="center" style="margin: 0px 4px; line-height: 150%"><strong><font color="#07519a" face="Trebuchet MS" style="font-size: 9pt">. . .</font></strong></p>
<p align="justify" style="margin: 0px 0cm 0px 4px" class="anametin1"><font color="#07519a"><font style="font-size: 9pt"><span style="font-family: Trebuchet MS">“</span><span style="font-weight: 700; font-family: Verdana"> </span></font><font size="4"><span style="font-family: Trebuchet MS">Â</span></font><strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS">hiret</span></strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS"> âlemi diye bahsedilen <strong>insanın düşünceleridir</strong> ve <strong>kişi bu âlemde hangi düşüncelerle yaşıyorsa gittiği âlemde de o düşüncelerle yaşayacaktır</strong>.</span><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS"><strong>”</strong></span></font></p>
<p align="center" style="margin: 0pt 0cm 0pt 4px" class="anametin1"><strong><font color="#07519a" face="Trebuchet MS" style="font-size: 9pt">. . .</font></strong></p>
<p align="justify" style="margin: 0pt 0cm 0pt 4px" class="anametin1"><font color="#07519a"><font style="font-size: 9pt"><span style="font-family: Trebuchet MS">“</span><span style="font-weight: 700; font-family: Verdana"> </span></font><font size="4"><span style="font-family: Trebuchet MS">K</span></font><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS">âinat bir noktadan ibaret iken kalem bu noktayı uzatıp harfleri, o harflerden kelimeleri yazmıştır. Her kelimeye birer isim, her isme de ayrı bir huy verildiği için dağdağalar çoğalmıştır. Eğer <strong>insan cümleyi bir noktada toplayabilirse geriye ne kâinat, ne de onun dağdağaları kalır</strong>.</span><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS"><strong>”</strong></span></font></p>
<p align="justify" style="margin: 0pt 0cm 0pt 4px" class="anametin1"><font color="#07519a"><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS"></span></font></p>
<p><font color="#07519a"><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS"></span></font><font color="#07519a"><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS"></p>
<p style="margin: 5px 20px; text-align: justify" class="MsoNormal"><font size="4"><span style="font-family: Trebuchet MS">H</span></font><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS">er şeyin bir başlangıcı, bir de sonu vardır. Eğer bu başlangıç ve son aynı noktada birleşiyorsa o birleşme noktası esas, gerisi teferruattır. Kâinat da bu kuralın dışında değildir. Onun da bir başlangıcı vardır. İşte “Nokta-yı Kübra” diye kabul edilen o başlangıç noktasına “<strong>Allah</strong>” denir.</span></p>
<hr SIZE="0" color="#e1e1e1" align="justify" />
<p style="margin: 5px 20px; text-align: justify" class="MsoNormal"><font size="4"><span style="font-family: Trebuchet MS">A</span></font><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS">llah, zatı itibariyle; kendinden başka bir şey olmayan, kendisinde dolduracak boşluk bulunmayan, her ne düşünürse kendinde mevcut ve müstehlik olan, <strong>kendinden kendine</strong>: “O gün mülkün sahibi kimdir”  &lt;40-16&gt; diye sorulduğunda, <strong>kendinden başkası bulunmadığından</strong> yine <strong>kendi</strong>: “ Her şey Allah&#8217;ın hükmü altında kahrolmuştur ” &lt;40-16&gt; nidasıyla <strong>varlığını kendinde toplayan</strong> mertebedir. Bu mertebede Allah&#8217;ı Allah&#8217;tan başka bilen yoktur.</span></p>
<hr SIZE="0" color="#e1e1e1" align="justify" />
<p style="margin: 5px 20px; text-align: justify" class="MsoNormal"><font size="4"><span style="font-family: Trebuchet MS">A</span></font><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS">llah&#8217;ın kâinatı ve insanı yaratmasının nedeni, <strong>bilinmek</strong> istemesidir. Kâinat, bir sıfattan, yani bir elbiseden ibaret olduğu için, Allah&#8217;ı bilemez. Onda dağınık olarak bulunan akıl, zâtî olarak lâtif olan insanda toplanmış ve insan bu akılla hem kâinatı, hem kendini, hem de Allah&#8217;ı bilmiştir. Kur´an&#8217;daki “ Biz âyetlerimizi enfüste ve âfakta gösteririz ki, onların Hakk olduğunu açıkça görüp anlayabilesiniz ” &lt;41-53&gt; âyeti buna işarettir.</span></p>
<hr SIZE="0" color="#e1e1e1" align="justify" />
<p style="margin: 5px 20px; text-align: justify" class="MsoNormal"><font size="4"><span style="font-family: Trebuchet MS">K</span></font><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS">ur´an&#8217;da geçen Hazret-i <strong>İbrahim</strong> kıssasında onun, “ İnanıyorum, ama kalbim mutmain olsun istiyorum ” &lt;2-260&gt; deyişi ve bunun arkasından cereyan eden olaylar, yani dört kuşun dörder parçaya bölünüp, tekrar birleştirilmesi olayı; keza <strong>Firavun</strong> ile Hazret-i <strong>Musa</strong> arasındaki Nil&#8217;i ters akıtma konusundaki iddiada, Firavun&#8217;un sabaha kadar ağlayarak: “ Ey <strong>Musa&#8217;nın Allah&#8217;ı</strong> bana yardım et, beni teb&#8217;amın yanında mahcup etme” şeklindeki duasını duyup, kabul ederek ona Hazret-i Musa karşısında geçici bir <strong>üstünlük</strong> vermiş olması, O&#8217;nun varlığının ve kullarını işittiğinin delilleridir.</span></p>
<p style="margin: 5px 20px; text-align: justify" class="MsoNormal"><font size="4"><span style="font-family: Trebuchet MS">S</span></font><strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS">on</span></strong><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS"> <strong>olayda</strong> <strong>pek çok incelik vardır</strong>. Bunların başında da Allah&#8217;ın, kendisine inansın, <strong>inanmasın</strong> tüm yaratıklarda mevcut olduğu ve <strong>kulları arasında ayırım yapmadığı</strong>, onlara bir zarar vermeyecekse, dileklerini kabul ettiği hususu gelir. Onun için belirli bir dini benimsemiş olanlar, kendi dinlerinden olmayanları <strong>kâfir</strong> olmakla suçlasalar bile, <strong>Allah, hepsinin Allah&#8217;ı </strong>olduğunu göstermektedir.</span></p>
<hr SIZE="0" color="#e1e1e1" align="justify" />
<p style="margin: 5px 20px; text-align: justify" class="MsoNormal"><font size="4"><span style="font-family: Trebuchet MS">A</span></font><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS">llah&#8217;ın bir işi yaparken <strong>kulunu alet olarak kullanması</strong>, o kul için büyük bir <strong>ihsan</strong>dır. Bu olaya “keramet” adı verilir. Eğer bu kul Peygamber ise, o zaman olayın adı da değişir ve “mucize” olur. Keramet ve mucize göstermek kulun yapabileceği iş değildir. Bunu böyle bilmek gerekir.</span></p>
<p style="margin: 5px 20px; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS"> </span><font size="4"><span style="font-family: Trebuchet MS">O</span></font><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS"> öyle bir Allah&#8217;tır ki, isterse kendisi niyet olur ve kuluna istediğini yaptırır. Görülen rengin, içteki şaraba mı, yoksa kadehe mi ait olduğu anlaşılamaz olur. Hatta öyle olur ki, <strong>kadehteki şarap bizzat kendisi</strong> olabilir. Bunu böyle bilip zevk etmek ve nasibe razı olmak gerekir.</span></p>
<hr SIZE="0" color="#e1e1e1" align="justify" />
<p style="margin: 5px 20px; text-align: justify" class="MsoNormal"><font size="4"><span style="font-family: Trebuchet MS">A</span></font><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS">llah, kendine olan sevgi ve aşkından bir maşuk yaratmak istemiş, bu isteğini gerçekleştirmek için önce Hazret-i Peygamber&#8217;i ruhen yaratmış, daha sonra kâinatı ve ondan da Hazret-i Muhammed&#8217;i maddeten yaratıp, ona, “Habibim” demiştir. <strong>Habibim dediği de aslında, Muhammed aynasında gördüğü Kendi&#8217;nden başkası değildir</strong>. </span></p>
<hr SIZE="0" color="#e1e1e1" />
<p style="margin: 5px 20px; text-align: justify" class="MsoNormal"><font size="4"><span style="font-family: Trebuchet MS">A</span></font><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS">llah, kâinatı muhabbetinden ve kendini bildirmek için yaratmıştır. O&#8217;nun <strong>kendi kendini tesbih</strong> <strong>ettiği</strong>: “Semalar ve arz Allah&#8217;ı tesbih etmektedir”(57-1), <strong>kendi kendini andığı</strong> “Zikredeni zikrederim” (2-152) ve <strong>kendi kendini sevdiği</strong> “Seveni severim” (5-54) âyetlerinden anlaşılmaktadır. <strong>Kendinden başka varlık olmadığına göre, bu sözleri aynadaki görüntüsüne söylemektedir</strong>.</span></p>
<hr SIZE="0" color="#e1e1e1" />
<p style="margin: 5px 20px; text-align: justify" class="MsoNormal"><font size="4"><span style="font-family: Trebuchet MS">A</span></font><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS">llah, bu kadar severek ve överek yarattığı kuluna karşı aşırı derecede kıskanç davranır ve kulunun, nazarını başka tarafa çevirmesini istemez. Hazret-i Âdem&#8217;i, (<strong>Tevhit</strong>ten ayrılıp, dikkatini <strong>sıfat</strong> <strong>mertebesinde</strong> olan <strong>Havva&#8217;</strong>ya çevirdiği için) <strong>cennetten çıkarması</strong>, bunun ispatıdır. O&#8217;nun bu kadar hassas olduğunu bilen bizim de çok dikkatli olmamız ve çocuğumuzu severken bile, onu kendi çocuğumuz olarak değil, Allah&#8217;tan bir nimet olarak sevmemiz icab eder&#8230;</span></p>
<hr SIZE="0" color="#e1e1e1" />
<p style="margin: 5px 20px; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS">(&#8230;)</span><font size="4"><span style="font-family: Trebuchet MS">B</span></font><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS">u ikazlara rağmen, Allah kimseyi korkutmaz. <strong>Korkuyu yaratan insanlardır</strong>, yani biziz. Nasıl ceza kanununun ağırlaştırılmasından suçlular korkarsa, biz de <strong>kendimizi suçlu hissettiğimiz için korkarız</strong>. Korkudan kurtulmanın yolu; O&#8217;ndan uzaklaşmamak ve “<strong>yakarsan yakıver</strong>” yahut “<strong>canımı alırsan alıver</strong>” demekten geçer.</span></p>
<hr SIZE="0" color="#e1e1e1" />
<p style="margin: 5px 20px; text-align: justify" class="MsoNormal"><strong><span style="font-family: Trebuchet MS"><font size="2">En Büyük </font></span></strong><span style="font-family: Trebuchet MS"><font size="2">‘<strong>Hayrülmâkiriyn</strong>’</font><strong><font size="2"> dir..</font></strong></span></p>
<p style="margin: 5px 20px; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS">Bu söz bize değil, kendine aittir. Kur&#8217;an&#8217;da: “ Mekrettiler ve Allah ta mekretti, Allah mekredenlerin hayırlısıdır ” </span><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS">(</span><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS">3-54) diyen kendisidir. Ancak O&#8217;nun yaptığı mekir (hile) bizimki gibi zararlı değil, kulları için faydalı hilelerdir.</span></p>
<p style="margin: 5px 20px; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS"><strong>Allah&#8217;ın yaptığı en büyük hile</strong>, Hazret-i Musa&#8217;nın dediği gibi, <strong>dünyayı bize var göstermesidir</strong>. Eğer öyle olmasaydı insanlar şu üç günlük ömürlerinde dünyaya ve dünya malına tapmaya kalkarlar mıydı ?</span></p>
<hr SIZE="0" color="#e1e1e1" />
<p style="margin: 5px 20px; text-align: justify" class="MsoNormal"><font size="4"><span style="font-family: Trebuchet MS">B</span></font><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS">ize dünyayı nasıl var göstermiştir ? Her şey kendinden ve bir <strong>mana</strong>dan, bir <strong>düşünce</strong>den ibaret olduğu halde, o mananın muhafazası olan kabı bize var gibi göstermekle&#8230;</span></p>
<p style="margin: 5px 20px; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS">Aynı şekilde birbirine zıt esmalarla bir taraftan <strong>Firavun</strong>&#8216;u yaratıp, ona firavunluk yaptırmak, diğer taraftan da Hazret-i <strong>Musa</strong>&#8216;yı yaratıp onu, doğru yolu göstersin diye peygamberlikle görevlendirmek, “Tavşana kaç, tazıya tut demek” değil midir ?</span></p>
<hr SIZE="0" color="#e1e1e1" />
<p style="margin: 5px 20px; text-align: justify" class="MsoNormal"><font size="4"><span style="font-family: Trebuchet MS">B</span></font><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS">iz, <strong>zaman</strong>da yaşadığımız için, <strong>ân</strong>da olanları bilemeyiz. Burada çok <strong>incelikler</strong> vardır. Biz: “Allah yazdıysa bozsun” deriz. <strong>Allah yazdığını bozmaz, ama hedef değiştirebilir</strong>. Bunu şöyle anlatabiliriz. Bir ok, yaydan çıktıktan sonra bir daha dönüp yaya girmez, mutlaka atıldığı istikamete doğru ilerleyecektir. Ama o okun hedefi vurması istenmiyorsa, hedefi biraz kenara çekmek mümkündür. O zaman, ok atıldığı istikamette gittiği halde hedefe isabet etmemiş olur ki, buna tasavvuf dilinde: “Şahadet âleminden gayb âlemine çekilme” denir.</span></p>
<hr SIZE="0" color="#e1e1e1" />
<p style="margin: 5px 20px; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS">(<strong>Not</strong>: E-Kitapçıkta okuyacaklarınız Lütfi Filiz&#8217;in aynı adlı eserinden sizin için seçtiklerimizdir.)</span></p>
<p align="center" style="margin: 5px 20px; text-align: justify" class="MsoNormal"><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS"></span></p>
<p><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS"><span style="font-family: Trebuchet MS"></span></span><span style="font-size: 9pt; font-family: Trebuchet MS"><span style="font-family: Trebuchet MS"></p>
<p style="text-align: center"><font size="4">Noktanın Sonsuzluğu</font><font color="#07519a" face="Trebuchet MS"><strong> </strong></font><font size="3" color="#07519a">-</font><font color="#07519a" style="font-size: 13pt">1</font><font size="3" color="#07519a">-</font><font color="#07519a" face="Arial" style="font-size: 9pt"> </font><br />
<a target="_blank" href="http://www.sufizm.com/download/kitap/filiz/NoktaninSonsuzlugu1.rar"><img src="http://www.tasavvuf.gen.tr/wp-content/uploads/2007/08/download.gif" alt="download.gif" /></a></p>
<p align="center"><font size="4">Noktanın Sonsuzluğu</font><font color="#07519a" face="Trebuchet MS"><strong> </strong></font><font size="3" color="#07519a">-2</font><font size="3" color="#07519a">-</font><font color="#07519a" face="Arial" style="font-size: 9pt"> </font></p>
<p style="text-align: center"><a target="_blank" href="http://www.sufizm.com/download/kitap/filiz/NoktaninSonsuzlugu2.rar"><img src="http://www.tasavvuf.gen.tr/wp-content/uploads/2007/08/download.gif" alt="download.gif" /></a></p>
<p style="text-align: center"><font size="4">Noktanın Sonsuzluğu</font><font color="#07519a" face="Trebuchet MS"><strong> </strong></font><font size="3" color="#07519a">-3</font><font size="3" color="#07519a">-</font><font color="#07519a" face="Arial" style="font-size: 9pt"> </font></p>
<p style="text-align: center"><a target="_blank" href="http://www.sufizm.com/download/kitap/filiz/NoktaninSonsuzlugu3.rar"><img src="http://www.tasavvuf.gen.tr/wp-content/uploads/2007/08/download.gif" alt="download.gif" /></a></p>
<p style="text-align: center"><font size="4">Noktanın Sonsuzluğu</font><font color="#07519a" face="Trebuchet MS"><strong> </strong></font><font size="3" color="#07519a">-4</font><font size="3" color="#07519a">-</font><font color="#07519a" face="Arial" style="font-size: 9pt"> </font></p>
<p style="text-align: center"><font face="Arial"><a target="_blank" href="http://www.sufizm.com/download/kitap/filiz/NoktaninSonsuzlugu4.rar"><img src="http://www.tasavvuf.gen.tr/wp-content/uploads/2007/08/download.gif" alt="download.gif" /></a></font></p>
<p><a href="http://www.tasavvuf.gen.tr/wp-content/uploads/2007/08/download.gif" title="download.gif"></a></p>
<p></span></span></span></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/lutfi-filiz-noktanin-sonsuzlugu-1-2-3-4/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fîhi Mâ-Fîh -2- Hz. Mevlâna Celâleddin-i Rumî</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/fihi-ma-fih-2-hz-mevlana-celaleddin-i-rumi/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/fihi-ma-fih-2-hz-mevlana-celaleddin-i-rumi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Aug 2007 12:12:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editr</dc:creator>
				<category><![CDATA[E-Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tasavvuf.gen.tr/2007/08/27/fihi-ma-fih-2-hz-mevlana-celaleddin-i-rumi/</guid>
		<description><![CDATA[Defîne yıkık yerde olur; Mâmur yerdeyse köpek bulunur, köpek. Yolcuların duraklarını uzun-uzadıya anlattık; fakat erenlerin hallerinden ne anlatalım? Ona son yok; yolcuların hallerineyse son var. Yolcuların son durağı ulaşmaktır. Erenlerin son durağı nedir? Öylesine bir buluşma ki ayrılığı yok mu, yok. Üzüm, tekrar dönüp koruk olmaz; olmuş meyve, bir daha ham bir hale gelmez artık. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="attribute-short"><strong>Defîne yıkık yerde olur;</strong></p>
<p><strong>Mâmur yerdeyse köpek bulunur, köpek.</strong></p>
<p><strong>Y</strong>olcuların duraklarını uzun-uzadıya anlattık; fakat erenlerin hallerinden ne anlatalım? Ona son yok; yolcuların hallerineyse son var. Yolcuların son durağı ulaşmaktır. Erenlerin son durağı nedir? Öylesine bir buluşma ki ayrılığı yok mu, yok. Üzüm, tekrar dönüp koruk olmaz; olmuş meyve, bir daha ham bir hale gelmez artık.</p>
<p><strong>Halkla konuşmayı haram bilirim; </strong></p>
<p><strong>Fakat senin sözün açıldı mı, sözü uzatır da uzatırım.</strong></p>
<p><strong>V</strong>allahi uzatmayacağım, kısa keseceğim.</p>
<p><strong>Kan içiyorum da sen şarap sanıyorsun;</strong></p>
<p><strong>Can buluyorsun da sanıyorsun ki can veriyorsun.</strong></p>
<p><strong>B</strong>unu kısa kesen, doğru yolu bırakmış, filân ağaç yakındır diye öldürücü çöle dalmış kişiye benzer.</p>
<p class="attribute-long"><strong>Defîne yıkık yerde olur;</strong></p>
<p><strong>Mâmur yerdeyse köpek bulunur, köpek.</strong></p>
<p><strong>Y</strong>olcuların duraklarını uzun-uzadıya anlattık; fakat erenlerin hallerinden ne anlatalım? Ona son yok; yolcuların hallerineyse son var. Yolcuların son durağı ulaşmaktır. Erenlerin son durağı nedir? Öylesine bir buluşma ki ayrılığı yok mu, yok. Üzüm, tekrar dönüp koruk olmaz; olmuş meyve, bir daha ham bir hale gelmez artık.</p>
<p><strong>Halkla konuşmayı haram bilirim; </strong></p>
<p><strong>Fakat senin sözün açıldı mı, sözü uzatır da uzatırım.</strong></p>
<p><strong>V</strong>allahi uzatmayacağım, kısa keseceğim.</p>
<p><strong>Kan içiyorum da sen şarap sanıyorsun;</strong></p>
<p><strong>Can buluyorsun da sanıyorsun ki can veriyorsun.</strong></p>
<p><strong>B</strong>unu kısa kesen, doğru yolu bırakmış, filân ağaç yakındır diye öldürücü çöle dalmış kişiye benzer.</p>
<table border="1" width="100%" cellPadding="2" cellSpacing="0" class="renderedtable">
<tr>
<td vAlign="top">Boyut : 445 Kb.<br />
Format : Acrobat Reader<br />
<a target="_blank" href="http://www.sufizm.com/dosyalar/ebook/FihiMaFih2.rar">Bilgisayarınıza İndirin</a></td>
</tr>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/fihi-ma-fih-2-hz-mevlana-celaleddin-i-rumi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fîhi Mâ-Fîh -1- Hz. Mevlâna Celâleddin-i Rumî</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/fihi-ma-fih-1-hz-mevlana-celaleddin-i-rumi/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/fihi-ma-fih-1-hz-mevlana-celaleddin-i-rumi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Aug 2007 12:11:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editr</dc:creator>
				<category><![CDATA[E-Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tasavvuf.gen.tr/2007/08/27/fihi-ma-fih-1-hz-mevlana-celaleddin-i-rumi/</guid>
		<description><![CDATA[Mevlâna’nın tasavvufî konulardaki sohbetlerini içermekle birlikte, Mesnevî’de yer alan bazı konuların zikredilmesi ve bunların açıklanması bakımından da Mesnevî’nin şerhi olarak da değerlendirilir. Mesnevî’de vezin ve kafiye söz konusu olduğundan Mevlâna orada istediklerini tam açamaz, oysa Fîhi mâ Fîh mensur olduğu için istenilen şeyleri söylemek daha kolaydır. Mevlâna bu eserinde de diğer eserlerinde olduğu gibi bahsettiği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="attribute-short">Mevlâna’nın <strong>tasavvufî</strong> konulardaki sohbetlerini içermekle birlikte, <strong>Mesnevî</strong>’de yer alan bazı konuların zikredilmesi ve bunların açıklanması bakımından da <strong>Mesnevî’nin şerhi</strong> olarak da değerlendirilir.</p>
<p>Mesnevî’de vezin ve kafiye söz konusu olduğundan Mevlâna orada istediklerini tam açamaz, oysa <em>Fîhi mâ Fîh</em> mensur olduğu için istenilen şeyleri söylemek daha kolaydır.</p>
<p><strong>M</strong>evlâna bu eserinde de diğer eserlerinde olduğu gibi bahsettiği konulara açıklık getirmek için başta Âyet ve Hadisler olmak üzere hikaye ve bazı tarihi olaylara değinir; bazen diğer şairlerden bazen de Mesnevî’sinden ve şiirlerinden beyitler nakleder.</p>
<p><em>Fîhi mâ Fîh</em>’in bazı bölümleri de ya müritlerden birinin sorduğu soruya Mevlâna’nın cevabını içerir; yada Mevlâna’nın huzuruna gelen bir cemaatle yapılmış sohbetleri kapsar…</p>
<p class="attribute-long">Mevlâna’nın <strong>tasavvufî</strong> konulardaki sohbetlerini içermekle birlikte, <strong>Mesnevî</strong>’de yer alan bazı konuların zikredilmesi ve bunların açıklanması bakımından da <strong>Mesnevî’nin şerhi</strong> olarak da değerlendirilir.</p>
<p>Mesnevî’de vezin ve kafiye söz konusu olduğundan Mevlâna orada istediklerini tam açamaz, oysa <em>Fîhi mâ Fîh</em> mensur olduğu için istenilen şeyleri söylemek daha kolaydır.</p>
<p><strong>M</strong>evlâna bu eserinde de diğer eserlerinde olduğu gibi bahsettiği konulara açıklık getirmek için başta Âyet ve Hadisler olmak üzere hikaye ve bazı tarihi olaylara değinir; bazen diğer şairlerden bazen de Mesnevî’sinden ve şiirlerinden beyitler nakleder.</p>
<p><em>Fîhi mâ Fîh</em>’in bazı bölümleri de ya müritlerden birinin sorduğu soruya Mevlâna’nın cevabını içerir; yada Mevlâna’nın huzuruna gelen bir cemaatle yapılmış sohbetleri kapsar…</p>
<table border="1" width="100%" cellPadding="2" cellSpacing="0" class="renderedtable">
<tr>
<td vAlign="top">Boyut : 461 Kb.<br />
Format : Acrobat Reader<br />
<a target="_blank" href="http://www.sufizm.com/dosyalar/ebook/FihiMaFih1.rar">Bilgisayarınıza İndirin</a></td>
</tr>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/fihi-ma-fih-1-hz-mevlana-celaleddin-i-rumi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>The Secret &#8211; Sır (Çekim Yasası Sırrı)</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/the-secret-sir-cekim-yasasi-sirri/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/the-secret-sir-cekim-yasasi-sirri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Aug 2007 12:10:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editr</dc:creator>
				<category><![CDATA[E-Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tasavvuf.gen.tr/2007/08/27/the-secret-sir-cekim-yasasi-sirri/</guid>
		<description><![CDATA[“ Sırrın anlamı, yaşamınızda varolan her şeyin sorumluluğu yüzde yüzüyle size aittir. Aklınız bunu kabul etmekte zorlansa dahi&#8230; &#8220;Yaşamınızdakileri var eden güç sizin kendi özünüzde mevcut. Yaşadıklarınızı ve dünyanızı olduğu şekliyle var eden sizsiniz ve bunu düşüncelerinizle, duygularınızla, inançlarınızla, niyetlerinizle gerçekleştirmektesiniz. Bunlar sizin titreşimlerinizi belirliyor ve evrene salınan bu titreşimleriniz de aynı frekanstaki insanları, objeleri, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="attribute-short">“<strong> Sırrın anlamı</strong>, yaşamınızda varolan <strong>her şeyin sorumluluğu yüzde yüzüyle size aittir</strong>. Aklınız bunu kabul etmekte zorlansa dahi&#8230;</p>
<p>&#8220;Yaşamınızdakileri var eden <strong>güç sizin kendi özünüzde mevcut</strong>. <strong>Yaşadıklarınızı ve dünyanızı olduğu şekliyle var eden sizsiniz ve bunu düşüncelerinizle, duygularınızla, inançlarınızla, niyetlerinizle gerçekleştirmektesiniz</strong>. Bunlar sizin <strong>titreşimleriniz</strong>i belirliyor ve <strong>evrene salınan</strong> bu <strong>titreşimleriniz</strong> de <strong>aynı frekanstaki insanları, objeleri, olayları, şartları yaşamınıza çekiyor</strong>. İç dünyanızdaki düşünceleriniz, dış dünyanızı şekillendiriyor. Bunu bilerek, <strong>dilediğinizi seçin, sonuçlarını yaşayın</strong>!<strong>”</strong></p>
<p class="attribute-long">Dünyayı ve insanların yaşamını yöneten <strong>gökte bir tanrı olmadığını</strong> ve insanın özündeki evrensel güçleri fark etme yolunda önemli bir adım bu ve benzeri filmler. Evrende işleyen bir sistemin varlığını ve insanın kendi yaptıklarının sonucunu yaşadığını anlamasına da önemli bir katkı&#8230;</p>
<p>Hazreti <strong>Rasûlullah</strong> aleyhisselâmın bizlere &#8220;<strong>dua</strong>&#8221; adı altında kendi özümüzde mevcut bu kuvveleri kullanabilmenin yollarını öğütlemiş olmasını bir kez daha iyi değerlendirmek ve şükretmek için iyi bir fırsat bu. &#8220;<strong>Dua edin, icabet edilecektir</strong>&#8221; <strong>sırrı</strong>nı, batı toplumları &#8220;<strong>evrene ne verirseniz, o size geri döner</strong>&#8221; kadarıyla fark etti&#8230;</p>
<p>Müslüman dünya kendi iç sorunlarıyla boğuladursun, Batı toplumları, kendi özlerindeki ilahi güçlere yönelmekle ve onları deneyimlemekle dünya yaşamlarını değerlendirmeye çoktan başladı bile&#8230; Bundan sonra geriye kalan ve çözüm bekleyen sırrın, &#8220;<strong>Allah</strong>&#8221; <strong>ismiyle işaret edilenin</strong> ne olduğunu fark edebilmek olduğu apaçık ortada! Kim bilir, belki de bundan sonraki adımda sıra onda&#8230;(Ahmed Bâki)</p>
<p>Sırra haset edildi.</p>
<p>Sır gizlendi.</p>
<p>Bütün o insanların bunu bildiğine inanamadım.</p>
<p>Tarihteki en büyük insanlar..</p>
<p>Tek istediğim bu sırrı dünyayla paylaşmak.</p>
<p>Bu sırrı bilen yaşayan insanları araştırmaya başladım.</p>
<p>Birer birer ortaya çıktılar.</p>
<p>Sır size her istediğinizi verir;</p>
<p><strong>Mutluluk, sağlık, servet</strong></p>
<p><strong>ne isterseniz yapabilir ya da sahip olabilirsiniz.</strong></p>
<p><strong>Neyi seçersek ona sahip olabiliriz.</strong></p>
<p>Nasıl bir evde yasamak istersiniz?</p>
<p>Milyoner olmak ister misiniz?</p>
<p>Nasıl bir iş sahibi olmak istersiniz?</p>
<p>Daha başarılı olmak ister misiniz?</p>
<p>Gerçekten ne istiyorsunuz?</p>
<p>İnsanların hayatında gerçekleşen birçok mucize gördüm.</p>
<p>Finansal mucizeler, ruh ve beden sağlığı</p>
<p>ya da insan ilişkileri ile ilgili mucizeler.</p>
<p>Bütün bunlar sırrın nasıl uygulanacağını bilmekle ilgili..</p>
<p>Olmuşların, olanların ve tüm olacakların cevabi sırdır.</p>
<p>Muhtemelen sırrın ne olduğunu merak ediyorsunuz..</p>
<p>Size nasıl anladığımı söyleyeceğim..</p>
<p><strong>Başınıza gelen her şeyi, siz hayatınıza çekiyorsunuz</strong></p>
<p>ve hepsi zihninizde tuttuğunuz suretlerden dolayı size geliyor</p>
<p>ve bu düşüncelerinizdir.</p>
<p><strong>Sorun şu ki</strong></p>
<p><strong>Çoğu insan istemedikleri şeyi düşünür</strong></p>
<p>Ve başlarına niye tekrar tekrar geldiğini merak eder.</p>
<p><strong>Çekim yasası sizin bir şeyi iyi ya da kötü algılamanızla</strong></p>
<p><strong>veya olmasını isteyip istememenizle ilgilenmez</strong></p>
<p><strong>sadece düşüncelerinize cevap verir!</strong></p>
<p><strong>İstemediğiniz bir şeye baktığınızda</strong></p>
<p><strong>ve ona hayır diye bağırdığınızda</strong></p>
<p><strong>onu uzaklaştırmaz, aksine onunla ilgili</strong></p>
<p><strong>düşünceyi harekete geçirirsiniz</strong></p>
<p><strong>ve bu defa çekim yasası o düşünceyle ilgili</strong></p>
<p><strong>şeyleri önünüze sıralar.</strong></p>
<p><strong>Çekim yasası </strong>“<strong>neyi düşünür ya da odaklanırsan</strong></p>
<p><strong>onu alırsın</strong>”<strong> der.</strong></p>
<p><strong>Ondan yakınıyor olman,</strong></p>
<p><strong>yakındığını sana daha cok yaklaştırır!</strong></p>
<p>Çok pozitif bir yönelimimiz olabilir,</p>
<p>ve pozitif kişi, olay ya da durumları</p>
<p>kendimize çekeriz.</p>
<p>Veya <strong>negatif yönelimli ve kızgın olabiliriz,</strong></p>
<p><strong>bu durumda da olumsuz kişi ya da koşulları</strong></p>
<p><strong>kendimize çekeriz</strong>.</p>
<p><strong>Hayatınızdaki her şeyi, yakındıklarınız dahil,</strong></p>
<p><strong>hayatınıza siz çektiniz!</strong></p>
<p><strong>Sahip olduklarınızla ilgili hislerinizi</strong></p>
<p><strong>ne kadar çabuk değiştirirseniz</strong></p>
<p><strong>minnet duyduklarınızı o kadar çabuk</strong></p>
<p><strong>hayatınıza çekersiniz.</strong></p>
<p>Çünkü &#8220;istediğim arabaya sahip <strong>değilim</strong>&#8221;</p>
<p>&#8220;istediğim eve sahip <strong>değilim</strong> vs&#8230;&#8221; derseniz</p>
<p>durun durun, bunlar <strong>istemediğiniz şeyler!</strong></p>
<p><strong>Sahip olduğunuz için şükrettiğiniz şeylere odaklanın</strong>!!!..</p>
<p>Bilgi: Bu e-Kitapçık bir filmin İnternet&#8217;ten ulaşan alt yazılarının derlenmiş halidir.</p>
<table border="1" width="100%" cellPadding="2" cellSpacing="0" class="renderedtable">
<tr>
<td vAlign="top"><a name="eztoc2063_0_0_0_0_1" id="eztoc2063_0_0_0_0_1"></a></p>
<h6>Boyut: 289 KB. Format: Acrobat Reader <a target="_blank" href="http://www.sufizm.com/download/kitap/Secret-SIR.rar">Bilgisayarınıza İndirin</a></h6>
</td>
</tr>
</table>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/the-secret-sir-cekim-yasasi-sirri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hasan Güler &#8211; Kurân “B” Meâli -2-</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/hasan-guler-kuran-%e2%80%9cb%e2%80%9d-meali-2/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/hasan-guler-kuran-%e2%80%9cb%e2%80%9d-meali-2/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Aug 2007 12:09:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editr</dc:creator>
				<category><![CDATA[E-Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tasavvuf.gen.tr/2007/08/27/hasan-guler-kuran-%e2%80%9cb%e2%80%9d-meali-2/</guid>
		<description><![CDATA[“Değerli dostlarım… Kurân-ı Kerîm&#8217;in, işaret ettiğimiz anlamlarına açıklık getiren bir meâl istenildi yıllardır… Lûtfu ilahi ile, isteklerinize büyük ölçüde cevap verecek olan ve dahi Türkiye’de bir benzeri olmayan Kurân “B” Meâli’ni sizlere takdim ediyoruz!. Şimdi, yeniden “OKU”maya çalışalım, İslâm DİNİ’nin yüce bilgilerini, yepyeni bir anlayışla!. Dostlarım… İnsan, ne aradığını bilmezse, gözünün önündekileri dahi göremez olur!. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="attribute-short">“D<strong>eğerli dostlarım</strong>…</p>
<p>Kurân-ı Kerîm&#8217;in, işaret ettiğimiz anlamlarına açıklık getiren bir meâl istenildi yıllardır…</p>
<p>Lûtfu ilahi ile, isteklerinize büyük ölçüde cevap verecek olan ve dahi Türkiye’de bir benzeri olmayan <strong>Kurân “B” Meâli’ni</strong> sizlere takdim ediyoruz!.</p>
<p>Şimdi, yeniden “<strong>OKU</strong>”maya çalışalım, İslâm DİNİ’nin yüce bilgilerini, yepyeni bir anlayışla!.</p>
<p>Dostlarım…</p>
<p>İnsan, ne aradığını bilmezse, gözünün önündekileri dahi göremez olur!.</p>
<p>Kişinin, neyi araması gerektiğini bilmesi işin başıdır!.</p>
<p>Bilmediğinizi aramazsınız!.</p>
<p>Hazreti <strong>Muhammed </strong>aleyhisselâmın <strong>sırlar</strong> içeren muhteşem mesajları, asırlardır örtüle örtüle; bugün, son derece kısır ve sığ bir “<strong>DİN</strong>” anlayışı ile şartlanmışız!. Bu yüzden de, evrensel insana evrensel gerçekleri anlatan ve kıyâmete kadar geçerliliğini kaybetmeyecek olan Kurân-ı Kerîm’i değerlendiremiyoruz.<strong>”</strong></p>
<p class="attribute-long"><strong><em>Gökte bir yerlerde oturan ulu tanrının, yanındaki melekleri, yeryüzünde seçtiği postacısına yollaması; onun da gökten gelen kitabı(?) insanlara aktarması; diye kabullendiğimiz “DİN” anlayışının kesinlikle yeniden ele alınıp orijin kaynaktaki gerçeklere göre yeniden değerlendirilmesi zamanı</em></strong> gelmiş geçmektedir.</p>
<p><strong><a target="_blank" href="http://www.ahmedhulusi.org/">www.ahmedhulusi.org</a></strong> adresindeki web sitemizde yayınlanan tüm çalışmalarımızda, geçmişteki tüm mâneviyât ehli zevâtın bildiği İslâm Dini’ne ait gerçekleri çağımız diliyle anlatmaya çalıştık. Bütün bu bilgilerin kaynağı ise elbette ki elimizdeki tek <strong>BİLGİ</strong> kaynağı olan <strong>Kurân-ı Kerîm</strong>’dir.</p>
<p>“<strong>ALLAH</strong>” <strong>ismiyle neye işâret edildiğini</strong>; evrensel sistem ve mekânizmayı; insanın hakikatini ve varlıktaki yerini; tüm incelikleriyle, işâret, mecâz, misâl yollu açıklamalarla anlatan bu <strong>Kitap=BİLGİ</strong> anlaşılmadan, asla konunun özüne ermek mümkün değildir.</p>
<p><strong>Kurân-ı Kerîm</strong> kökenli <strong>İslâm Dini</strong> anlayışını elde etmemiz için de bu inceliklere işaret eden noktaları vurgulayan iyi bir <strong>Kurân meâline</strong> ihtiyaç olduğu elbette malûmunuzdur.</p>
<p>Halen <strong>Türkçe olarak yayınlanmış Kurân meâllerinin hiç birinin, Kurân’ın bazı çok önemli inceliklerini hesaba katarak hazırlanmadığı görüşünde olduğum için</strong>; değerli <strong>Kurân âlimi, İstanbul Kanlıca Camii İmamı Sayın Hasan Güler</strong>’den bir “<strong>Kurân “B” Meâli</strong>” hazırlamasını rica etmiştim birkaç yıl önce.</p>
<p>Şimdi size, web sitemizden ilk defa olarak, <strong>Hasan Güler</strong> Hoca’nın birkaç yıllık çalışma sonucu hazırlamış olduğu “<strong>Kurân “B” Meâli</strong>”ni Ramazan hediyesi olarak iletiyorum.</p>
<p>Bu arada şunu da kesinlikle bilmemiz gerekir ki, yeryüzünde hiç kimse tarafından tam hakkıyla bir Kurân meâli yapılması mümkün olmaz!. Zirâ, bir âyetteki bazı kelimelerin birden fazla anlam ihtiva etmesi sebebiyle, aynı âyetten birkaç mânâ anlaşılabilir; okuyanın irfan derecesine göre!.</p>
<p><strong>Bu meâlin benzerlerinde olmayan inceliklerine gelince…</strong></p>
<p><strong>En başta ve en önemli olarak…</strong></p>
<p><strong>İslâm Dini anlayışını insanlara bildiren ve açıklayan Kurân-ı Kerîm, insana, yeryüzünde “HALİFE” oluşunun sırrını, “ALLAH” ismiyle neye, nasıl işâret edildiğini; bir kısım kelimelerin başına koyduğu “B” harfiyle vurgulamaktadır. Aynen “Bismillah’ta” olduğu gibi! “B”</strong> sırrını anlayamayan kişi, <strong>Kurân’</strong>ın ana mesajından mahrum kalır ve <strong>O’nu</strong> bir gök tanrısının fermannâmesi gibi algılar.</p>
<p><strong>Kurân-ı Kerîm’in en önemli yanı ihtiva ettiği “B” sırrıdır!. </strong>Tanrı kavramıyla “<strong>Allah</strong>” isminin işaret ettiği anlam arasındaki fark da bu sırrı keşfetmeye dayanır!.</p>
<p>Bu sırrın fark edilebilmesi için de mutlaka “<strong>B</strong>” harfiyle başlayan kelimelerin çok iyi değerlendirilmesi zorunludur. Aksi halde, eksik ve yanlış algılama yüzünden kuru bir yasa ve tarih kitabından söz edilebilir.</p>
<p>İşte bu <strong>“B” Meâl</strong>’de, öncelikle, <strong>“B”</strong> sırrına işaret eden âyetlerin veya “<strong>B</strong>” harfiyle başlayan kelimelerin çevirisinde; <strong>bu anlam fark edilecek şekilde düzenleme yapılmıştır; </strong>ki bu yüzden de, bu çalışma, <strong>Kurân-ı Kerîm’in bâtın-derûni-içsel-sır anlamlarını</strong> daha iyi fark etmemize yol açacaktır.</p>
<p>İkinci olarak, <strong>“B” Meâl</strong>’de bir kısım kelimeler orijinalinde olduğu gibi kullanılmıştır düşünen beyinlere yeni kapılar açmak için. Meselâ “<strong>Rasûl</strong>” kelimesi geçen yerde, çeviride de “<strong>Rasûl</strong>”; “<strong>Nebî</strong>” geçen yerde “<strong>Nebî</strong>” kullanılmış; bunlar “<strong><em>peygamber</em></strong>” kelimesiyle geçiştirilmemiştir. <strong>Çünkü her bir kelime bir hikmete ve bir sırra dayalı olarak Kurân-ı Kerîm’de öylece kullanılmıştır</strong>. <strong>Ayrıca, her kelimenin işaret ettiği İŞLEV, diğerinden farklı, ayrı bir İŞLEVdir</strong>.</p>
<p><strong>Dilin semantiği gereği</strong>, bu kelimelerin yerine başka kelimelerin kullanılması yanlıştır! “<strong>Hak</strong>” ismi ayrı özelliğe işaret eder, içinde geçtiği âyette; “<strong>Rab</strong>” kelimesi ayrı özelliğe-mertebeye-vasfa işaret eder; “<strong>Allah</strong>” kelimesi ayrı özelliğe işaret eder. Bunların tümünü “<strong><em>tanrı</em></strong>” diye geçiştirmek çok büyük bir gaflettir! Keza “<strong>konuşmak</strong>” anlamında tercüme edilen “<strong>kelam</strong>”, “<strong>kavl</strong>”, “<strong>nutk</strong>”, “<strong>tahdiys/hadiys</strong>”kelimeleri dahi böyledir.</p>
<p><strong>“B” Meâl</strong>’de birçok kelimenin orijinal olarak yer alması yüzünden, ilk bakışta ifadesi ağır gelebilir&#8230; Bu uygulama, <strong>Kurân-ı Kerîm,</strong> rasgele bir Arapça metin olarak görülmeyip; “<strong>meal hazırlamak, bir Arapça metni Türkçe’ye çevirmek değildir” </strong>diye düşünüldüğü içindir! Yani, hem, Kurân’ın mânâ ve te’vilini Türkçe tek bir kelimeyle sınırlamamak ve hem de Arapça bilmeyen okuyucuya, <strong>Kur’an</strong> terminolojisini öğrenme ve tefekkür etme fırsatı vermek niyetindendir&#8230; Ayrıca o kelimenin anlamının sorgulanması ve araştırılması gerekliliğine işaret içindir. Mesela, Türkçe çevirilerde topluca “<strong>korkmak</strong>” diye tercüme edilen “<strong>havf</strong>”, “<strong>haşyet</strong>”, “<strong>rahbet</strong>”, “<strong>ittika</strong>”, “<strong>hazr</strong>”, kelimeleri, orijinalleri ile verilmiş olup; gerekliliğine göre parantez içinde sözlük ve te’vili anlamları da Türkçe olarak yazılmıştır&#8230;<strong> </strong>Bunlarla birlikte,<strong> “B” Meâl</strong>’de parantez içerisindeki ifadelerin yanına konmuş soru işaretleri de, üzerinde düşünülüp, sorgulanması gereken, farklı anlamların dahi çıkarılabileceği hususlara işaret etmektedir.</p>
<p>Ayrıca, örneğin, <strong>Kurân</strong>’da “<strong>ölüm” anlamına gelen“mevt</strong>” ile “<strong>yakıyn</strong>” kelimeleri ayrı ayrı geçerken, çevirilerde “<strong>YAKIYN</strong>” kelimesini kaldırıp, onun yerine “<strong>mevt</strong>” kelimesinin karşılığı olan &#8220;<strong>ölüm</strong>&#8220;ü koymak çok önemli bir yorum hatasıdır!. Sırlara giden yolu kapatmaktır!.</p>
<p>Üçüncü misâl olarak tüm meâllerde gördüğünüz “<strong>KİTAP</strong>” kelimesini ele alalım… <strong>Kurân-ı Kerîm</strong>’de Arapça “<strong>kitap</strong>” kelimesi kullanılarak “<strong>BİLGİ</strong>” kastedilmiştir!. “<strong>Kitap inzâli</strong>” tâbiri ile anlatılmak istenen, <strong>“insan bilincinde ilâhi BİLGİnin açığa çıkarılması”</strong>dır! Yoksa, bizim Türkçe’de kullandığımız anlamda, gökten yeryüzüne yazılı ciltli veya ciltsiz kitap veya herhangi bir lisan ile yazılmış kağıt sayfalar inmemiştir!. “<strong>Kitap indirdik</strong>” türünden çeviriler maalesef insanları tamamen konudan uzak farklı düşüncelere yönlendirmektedir.</p>
<p><strong>Kısacası, “OKU”yabilirseniz, birebir tam karşılığı olmasa da, bu meâlin, şu ana kadar yayınlanmış ve okuyucuya sunulmuş Kurân meâlleri içerisinde çok farklı bir yerde olduğunu göreceksiniz.</strong></p>
<p>Sayın <strong>Hasan Güler</strong>, sadece Allah’a kulluğu ve <strong>Rasûlullah’a hizmet aşkıyla</strong> hazırladığı bu meâli <strong>tüm insanlığa karşılıksız olarak sunmaktadır</strong>. <strong>Bu meâlin telif hakkı yoktur</strong>!. Dileyen herkes orijinaline sadık kalmak kaydıyla çoğaltıp yayabilir. Allah kendisinden razı olsun; makâmı Rasûlullah aleyhisselâmın yakını olsun.</p>
<p><strong>AHMED HULÛSİ</strong><br />
<strong><strong>22 Eylül 2006</strong></strong><br />
<strong><strong>North Carolina, USA</strong></strong><br />
<strong><strong><a target="_blank" href="http://www.ahmedhulusi.org/">www.ahmedhulusi.org</a></strong></strong></p>
<p><a name="eztoc2056_1" id="eztoc2056_1"></a></p>
<h2><a target="_blank" href="http://www.sufizm.com/download/kitap/Kuran-B-Meali-2.rar">Bilgisayarınıza İndirin</a></h2>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/hasan-guler-kuran-%e2%80%9cb%e2%80%9d-meali-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hasan Güler &#8211; Kurân “B” Meâli -1-</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/hasan-guler-kuran-%e2%80%9cb%e2%80%9d-meali-1/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/hasan-guler-kuran-%e2%80%9cb%e2%80%9d-meali-1/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Aug 2007 12:09:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editr</dc:creator>
				<category><![CDATA[E-Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tasavvuf.gen.tr/2007/08/27/hasan-guler-kuran-%e2%80%9cb%e2%80%9d-meali-1/</guid>
		<description><![CDATA[“Değerli dostlarım… Kurân-ı Kerîm&#8217;in, işaret ettiğimiz anlamlarına açıklık getiren bir meâl istenildi yıllardır… Lûtfu ilahi ile, isteklerinize büyük ölçüde cevap verecek olan ve dahi Türkiye’de bir benzeri olmayan Kurân “B” Meâli’ni sizlere takdim ediyoruz!. Şimdi, yeniden “OKU”maya çalışalım, İslâm DİNİ’nin yüce bilgilerini, yepyeni bir anlayışla!. Dostlarım… İnsan, ne aradığını bilmezse, gözünün önündekileri dahi göremez olur!. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="attribute-short">“D<strong>eğerli dostlarım</strong>…</p>
<p>Kurân-ı Kerîm&#8217;in, işaret ettiğimiz anlamlarına açıklık getiren bir meâl istenildi yıllardır…</p>
<p>Lûtfu ilahi ile, isteklerinize büyük ölçüde cevap verecek olan ve dahi Türkiye’de bir benzeri olmayan <strong>Kurân “B” Meâli’ni</strong> sizlere takdim ediyoruz!.</p>
<p>Şimdi, yeniden “<strong>OKU</strong>”maya çalışalım, İslâm DİNİ’nin yüce bilgilerini, yepyeni bir anlayışla!.</p>
<p>Dostlarım…</p>
<p>İnsan, ne aradığını bilmezse, gözünün önündekileri dahi göremez olur!.</p>
<p>Kişinin, neyi araması gerektiğini bilmesi işin başıdır!.</p>
<p>Bilmediğinizi aramazsınız!.</p>
<p>Hazreti <strong>Muhammed </strong>aleyhisselâmın <strong>sırlar</strong> içeren muhteşem mesajları, asırlardır örtüle örtüle; bugün, son derece kısır ve sığ bir “<strong>DİN</strong>” anlayışı ile şartlanmışız!. Bu yüzden de, evrensel insana evrensel gerçekleri anlatan ve kıyâmete kadar geçerliliğini kaybetmeyecek olan Kurân-ı Kerîm’i değerlendiremiyoruz.<strong>”</strong></p>
<p class="attribute-long"><strong><em>Gökte bir yerlerde oturan ulu tanrının, yanındaki melekleri, yeryüzünde seçtiği postacısına yollaması; onun da gökten gelen kitabı(?) insanlara aktarması; diye kabullendiğimiz “DİN” anlayışının kesinlikle yeniden ele alınıp orijin kaynaktaki gerçeklere göre yeniden değerlendirilmesi zamanı</em></strong> gelmiş geçmektedir.</p>
<p><strong><a target="_blank" href="http://www.ahmedhulusi.org/">www.ahmedhulusi.org</a></strong> adresindeki web sitemizde yayınlanan tüm çalışmalarımızda, geçmişteki tüm mâneviyât ehli zevâtın bildiği İslâm Dini’ne ait gerçekleri çağımız diliyle anlatmaya çalıştık. Bütün bu bilgilerin kaynağı ise elbette ki elimizdeki tek <strong>BİLGİ</strong> kaynağı olan <strong>Kurân-ı Kerîm</strong>’dir.</p>
<p>“<strong>ALLAH</strong>” <strong>ismiyle neye işâret edildiğini</strong>; evrensel sistem ve mekânizmayı; insanın hakikatini ve varlıktaki yerini; tüm incelikleriyle, işâret, mecâz, misâl yollu açıklamalarla anlatan bu <strong>Kitap=BİLGİ</strong> anlaşılmadan, asla konunun özüne ermek mümkün değildir.</p>
<p><strong>Kurân-ı Kerîm</strong> kökenli <strong>İslâm Dini</strong> anlayışını elde etmemiz için de bu inceliklere işaret eden noktaları vurgulayan iyi bir <strong>Kurân meâline</strong> ihtiyaç olduğu elbette malûmunuzdur.</p>
<p>Halen <strong>Türkçe olarak yayınlanmış Kurân meâllerinin hiç birinin, Kurân’ın bazı çok önemli inceliklerini hesaba katarak hazırlanmadığı görüşünde olduğum için</strong>; değerli <strong>Kurân âlimi, İstanbul Kanlıca Camii İmamı Sayın Hasan Güler</strong>’den bir “<strong>Kurân “B” Meâli</strong>” hazırlamasını rica etmiştim birkaç yıl önce.</p>
<p>Şimdi size, web sitemizden ilk defa olarak, <strong>Hasan Güler</strong> Hoca’nın birkaç yıllık çalışma sonucu hazırlamış olduğu “<strong>Kurân “B” Meâli</strong>”ni Ramazan hediyesi olarak iletiyorum.</p>
<p>Bu arada şunu da kesinlikle bilmemiz gerekir ki, yeryüzünde hiç kimse tarafından tam hakkıyla bir Kurân meâli yapılması mümkün olmaz!. Zirâ, bir âyetteki bazı kelimelerin birden fazla anlam ihtiva etmesi sebebiyle, aynı âyetten birkaç mânâ anlaşılabilir; okuyanın irfan derecesine göre!.</p>
<p><strong>Bu meâlin benzerlerinde olmayan inceliklerine gelince…</strong></p>
<p><strong>En başta ve en önemli olarak…</strong></p>
<p><strong>İslâm Dini anlayışını insanlara bildiren ve açıklayan Kurân-ı Kerîm, insana, yeryüzünde “HALİFE” oluşunun sırrını, “ALLAH” ismiyle neye, nasıl işâret edildiğini; bir kısım kelimelerin başına koyduğu “B” harfiyle vurgulamaktadır. Aynen “Bismillah’ta” olduğu gibi! “B”</strong> sırrını anlayamayan kişi, <strong>Kurân’</strong>ın ana mesajından mahrum kalır ve <strong>O’nu</strong> bir gök tanrısının fermannâmesi gibi algılar.</p>
<p><strong>Kurân-ı Kerîm’in en önemli yanı ihtiva ettiği “B” sırrıdır!. </strong>Tanrı kavramıyla “<strong>Allah</strong>” isminin işaret ettiği anlam arasındaki fark da bu sırrı keşfetmeye dayanır!.</p>
<p>Bu sırrın fark edilebilmesi için de mutlaka “<strong>B</strong>” harfiyle başlayan kelimelerin çok iyi değerlendirilmesi zorunludur. Aksi halde, eksik ve yanlış algılama yüzünden kuru bir yasa ve tarih kitabından söz edilebilir.</p>
<p>İşte bu <strong>“B” Meâl</strong>’de, öncelikle, <strong>“B”</strong> sırrına işaret eden âyetlerin veya “<strong>B</strong>” harfiyle başlayan kelimelerin çevirisinde; <strong>bu anlam fark edilecek şekilde düzenleme yapılmıştır; </strong>ki bu yüzden de, bu çalışma, <strong>Kurân-ı Kerîm’in bâtın-derûni-içsel-sır anlamlarını</strong> daha iyi fark etmemize yol açacaktır.</p>
<p>İkinci olarak, <strong>“B” Meâl</strong>’de bir kısım kelimeler orijinalinde olduğu gibi kullanılmıştır düşünen beyinlere yeni kapılar açmak için. Meselâ “<strong>Rasûl</strong>” kelimesi geçen yerde, çeviride de “<strong>Rasûl</strong>”; “<strong>Nebî</strong>” geçen yerde “<strong>Nebî</strong>” kullanılmış; bunlar “<strong><em>peygamber</em></strong>” kelimesiyle geçiştirilmemiştir. <strong>Çünkü her bir kelime bir hikmete ve bir sırra dayalı olarak Kurân-ı Kerîm’de öylece kullanılmıştır</strong>. <strong>Ayrıca, her kelimenin işaret ettiği İŞLEV, diğerinden farklı, ayrı bir İŞLEVdir</strong>.</p>
<p><strong>Dilin semantiği gereği</strong>, bu kelimelerin yerine başka kelimelerin kullanılması yanlıştır! “<strong>Hak</strong>” ismi ayrı özelliğe işaret eder, içinde geçtiği âyette; “<strong>Rab</strong>” kelimesi ayrı özelliğe-mertebeye-vasfa işaret eder; “<strong>Allah</strong>” kelimesi ayrı özelliğe işaret eder. Bunların tümünü “<strong><em>tanrı</em></strong>” diye geçiştirmek çok büyük bir gaflettir! Keza “<strong>konuşmak</strong>” anlamında tercüme edilen “<strong>kelam</strong>”, “<strong>kavl</strong>”, “<strong>nutk</strong>”, “<strong>tahdiys/hadiys</strong>”kelimeleri dahi böyledir.</p>
<p><strong>“B” Meâl</strong>’de birçok kelimenin orijinal olarak yer alması yüzünden, ilk bakışta ifadesi ağır gelebilir&#8230; Bu uygulama, <strong>Kurân-ı Kerîm,</strong> rasgele bir Arapça metin olarak görülmeyip; “<strong>meal hazırlamak, bir Arapça metni Türkçe’ye çevirmek değildir” </strong>diye düşünüldüğü içindir! Yani, hem, Kurân’ın mânâ ve te’vilini Türkçe tek bir kelimeyle sınırlamamak ve hem de Arapça bilmeyen okuyucuya, <strong>Kur’an</strong> terminolojisini öğrenme ve tefekkür etme fırsatı vermek niyetindendir&#8230; Ayrıca o kelimenin anlamının sorgulanması ve araştırılması gerekliliğine işaret içindir. Mesela, Türkçe çevirilerde topluca “<strong>korkmak</strong>” diye tercüme edilen “<strong>havf</strong>”, “<strong>haşyet</strong>”, “<strong>rahbet</strong>”, “<strong>ittika</strong>”, “<strong>hazr</strong>”, kelimeleri, orijinalleri ile verilmiş olup; gerekliliğine göre parantez içinde sözlük ve te’vili anlamları da Türkçe olarak yazılmıştır&#8230;<strong> </strong>Bunlarla birlikte,<strong> “B” Meâl</strong>’de parantez içerisindeki ifadelerin yanına konmuş soru işaretleri de, üzerinde düşünülüp, sorgulanması gereken, farklı anlamların dahi çıkarılabileceği hususlara işaret etmektedir.</p>
<p>Ayrıca, örneğin, <strong>Kurân</strong>’da “<strong>ölüm” anlamına gelen“mevt</strong>” ile “<strong>yakıyn</strong>” kelimeleri ayrı ayrı geçerken, çevirilerde “<strong>YAKIYN</strong>” kelimesini kaldırıp, onun yerine “<strong>mevt</strong>” kelimesinin karşılığı olan &#8220;<strong>ölüm</strong>&#8220;ü koymak çok önemli bir yorum hatasıdır!. Sırlara giden yolu kapatmaktır!.</p>
<p>Üçüncü misâl olarak tüm meâllerde gördüğünüz “<strong>KİTAP</strong>” kelimesini ele alalım… <strong>Kurân-ı Kerîm</strong>’de Arapça “<strong>kitap</strong>” kelimesi kullanılarak “<strong>BİLGİ</strong>” kastedilmiştir!. “<strong>Kitap inzâli</strong>” tâbiri ile anlatılmak istenen, <strong>“insan bilincinde ilâhi BİLGİnin açığa çıkarılması”</strong>dır! Yoksa, bizim Türkçe’de kullandığımız anlamda, gökten yeryüzüne yazılı ciltli veya ciltsiz kitap veya herhangi bir lisan ile yazılmış kağıt sayfalar inmemiştir!. “<strong>Kitap indirdik</strong>” türünden çeviriler maalesef insanları tamamen konudan uzak farklı düşüncelere yönlendirmektedir.</p>
<p><strong>Kısacası, “OKU”yabilirseniz, birebir tam karşılığı olmasa da, bu meâlin, şu ana kadar yayınlanmış ve okuyucuya sunulmuş Kurân meâlleri içerisinde çok farklı bir yerde olduğunu göreceksiniz.</strong></p>
<p>Sayın <strong>Hasan Güler</strong>, sadece Allah’a kulluğu ve <strong>Rasûlullah’a hizmet aşkıyla</strong> hazırladığı bu meâli <strong>tüm insanlığa karşılıksız olarak sunmaktadır</strong>. <strong>Bu meâlin telif hakkı yoktur</strong>!. Dileyen herkes orijinaline sadık kalmak kaydıyla çoğaltıp yayabilir. Allah kendisinden razı olsun; makâmı Rasûlullah aleyhisselâmın yakını olsun.</p>
<p><strong>AHMED HULÛSİ</strong><br />
<strong><strong>22 Eylül 2006</strong></strong><br />
<strong><strong>North Carolina, USA</strong></strong><br />
<strong><strong><a target="_blank" href="http://www.ahmedhulusi.org/">www.ahmedhulusi.org</a></strong></strong></p>
<p><a name="eztoc2049_0_1" id="eztoc2049_0_1"></a></p>
<h3><a target="_blank" href="http://www.sufizm.com/download/kitap/Kuran-B-Meali-1.rar">Bilgisayarınıza İndirin</a></h3>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/hasan-guler-kuran-%e2%80%9cb%e2%80%9d-meali-1/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahmed Baki &#8211; Holografik Bakış</title>
		<link>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/ahmed-baki-holografik-bakis/</link>
		<comments>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/ahmed-baki-holografik-bakis/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Aug 2007 12:07:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editr</dc:creator>
				<category><![CDATA[E-Kitap]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tasavvuf.gen.tr/2007/08/27/ahmed-baki-holografik-bakis/</guid>
		<description><![CDATA[Evren” ve “insan”ın anlaşılmasında, görünen veya varsayılandan çok daha farklı bir gerçeklik olgusunun farkına varılmış olması, bilimsel gelişmelere tarihinin en muhteşem ufkunu açmıştır. Henüz geniş kitleler tarafından bilinmese dahi, bilimin çağımızda ortaya koyduğu  bu yeni model, düşünen insanı yepyeni anlayışların eşiğine getirmiştir ve insanlık boyutunda önemli gelişmelere öncülük edecektir. Modern bilimin bulguları, şimdiye kadar bakışını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Evren” ve “insan”ın anlaşılmasında, görünen veya varsayılandan çok daha farklı bir gerçeklik olgusunun farkına varılmış olması, bilimsel gelişmelere tarihinin en muhteşem ufkunu açmıştır. Henüz geniş kitleler tarafından bilinmese dahi, bilimin çağımızda ortaya koyduğu  bu yeni model, düşünen insanı yepyeni anlayışların eşiğine getirmiştir ve insanlık boyutunda önemli gelişmelere öncülük edecektir.</p>
<p class="text1">Modern bilimin bulguları, şimdiye kadar bakışını genelde birbirinden ayrı ve bağımsız varlıklar kabulüne göre geliştirmiş olan insan bilincini, artık bu alışkanlığını terkederek “birlik” ve “bütünlük” anlayışına doğru bir sıçrama yapmaya yöneltmektedir. Bu gelişmelerin en heyecan verici yanı ise, özellikle Fizik, Nörofizyoloji, Genetik gibi evreni ve insanı inceleyen bilim dallarının açtığı yeni ufuklarda Tasavvuf öze erenlerinin izlerinin farkedilmeye başlanmasıdır&#8230;</p>
<p class="text1">Klasik Fizikte uzun yıllar maddenin yapı taşının “atomlar” olduğu öğretilegelmişken, bugün artık Modern Bilim de, tıpkı yüzyıllardır Tasavvuf’un vurguladığı şekilde açıklamaktadır ki, maddenin esas yapı taşı “bilinçtir”. Atomaltı düzeydeki titreşim ve zerreciklerden itibaren herşeyi meydana getiren, evrensel bilinçtir ve bilinci işin içine katmadan evrenden bahsedemeyiz. Dolayısıyla, insan ve evren aynı bütünün tezahürleridir ve özde birdir.</p>
<p class="text1">Bu temel gerçeklik yanısıra, gördüğümüz tüm bu varlığın holografik düzenlenmiş bir yapı olduğuna ve insan beyninin holografik esaslara göre çalıştığına dair bulgular, birçok bilinmezin açıklamasının kolay hale gelmesini sağlamıştır. Bu sayede, geçmişte mecazlar ve benzetmelerle farkettirilmeye çalışılan sırlar, hakikatler yansıra Allah’ın tekliği, kadere iman, ölümötesi yaşam gibi dinin temel gerçeklerinin açıklanması ve çeşitli bağlantıların kurulması da kolaylaşmıştır.</p>
<p class="text1">Holografik olarak düzenlenmiş bir evreni, holografik esaslara uygun şekilde çalışan beyinlerimizle algıladığımıza göre, o halde, doğru değerlendirmelere ulaşabilmek için yapmamız gereken şeyin de, yaşama bakışımızı, yani düşünce ve değerlendirme sistemimizi de bu holografik esasa uygun şekilde yeniden yapılandırmamız olduğu kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.</p>
<p class="text1"><a target="_blank" href="http://ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/hologram/hologram00.htm"><strong>Okumak için tıklayınız&#8230;</strong></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sufizm.gen.tr/e-kitap/ahmed-baki-holografik-bakis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

