Mehdi’yi dünya tanıyacak diye bir hadis var mı?
(önceki yazının devamı -3) Konunun sorgulanması gereken bir başka yönü: Kırklı yaşlarında işlevine başlayacağı hadislerle sabit Mehdi aleyhisselâm, Kâbe’de bir hac sırasında tanınacağı bildirilen ömrünün son yedi – dokuz yılına kadar, farzedelim yetmiş ya da seksen yaşına gelinceye kadar ne yapıyor olacak? İnsanlara hiçbir faydası dokunmadan ıssız bir adada mı bekleyecek?..
Bugüne dek sorulmamış sorular
(önceki yazının devamı – 2) Nice insan ömrünü nice ulvî beklentilerle(!) geçirdi, ama şu anda ahırette, hepsi sadece kendi elleri ile götürdükleriyle başbaşalar! Beklediklerini belki de hiç bulamadan, göremeden… Yaşadığımız günün dünyasını anlamaya çalışıp gerçekçi olalım! Mecaz ve benzetmelerle dile getirilenlerin neye işaret ettiğini çözebilmek için günümüz koşullarına göre gerçekçi düşünelim; hayali senaryolar kurmadan! Bir [...]
Hazreti İsâ ve Mehdi neden asla “gelmeyecek”?
“Dünyanın tek günlük ömrü bile kalmış olsa Allah’ın o günü uzatıp, Allah Rasûlü’nün adını taşıyan birinin çıkacağı, ahlakı yönüyle Rasûlullah’a benzeyeceği ve yeryüzünü adaletle dolduracağı” hadislerle bildirilmiş… Zira, “Deccâl’ın çıkacağı ve İsâ aleyhisselam tarafından öldürüleceği” de… Hadislerle sabit “çıkacakları”… Bazıları aynı kişi, bazıları farklı kişiler diye yorumlamışlar… Ahir zaman alâmetlerinden… İnanıyoruz! Kimimize göre “gelecekler”, kimimize [...]
Hakikat açıldıkça örtüsü de yayılır
Her gelişim, paralelinde birçok gelişimi de getiriyor. Göremediğimiz gerçek bu! Tıpkı sulanan bir tarlada yetişen ürünlerin yanısıra istenmeyen yabancı otların da güçlenmesi gibi. Bir tür oluşum hızlanınca, paralelinde diğerleri de hızlanır. Ancak, o hız her birimi kendi varoluş amacına doğru götürür… Denizden gelen lodosun meyveleri tatlandırırken, kuru dalları kırıp geçmesi gibi… Semadan (isimler –esma boyutundan) [...]
Sıradışı keşifler: Kozmik ışınlar DNA’yı parçalıyor
Geçtiğimiz günlerde haber sitelerinde kozmik ışınların insan genetiği üzerindeki etkileri konusunda yayınlanan haberlere geçmeden önce hafızalarımızı biraz yoklayalım: Evrensel Sırlar kitabında Sekizinci günde, Cem’in, çeşitli takımyıldızların yaydıkları ışınların insan beynini nasıl programladığı sorusuna Elf şu cevabı vermişti: “Cem, henüz beyin bilgisi konusunda çok ilkelsiniz!.. Bunu anlamanız çok güç… Ama gene de elimden geldiğince basite indirgeyerek [...]
Lâtin harfleriyle Kur’ân okunamaz mı?
“Dua ve zikir için, Arapça ses kurallarına sıkı sıkıya uymak zorunlu mudur? Arapça zikirleri veya Kur’ân’ı Latin harfleri ile yazılmış şeklinden okuyorsam ve bazı harflerin seslerini tam çıkartamıyorsam, zikirden fayda sağlamam mümkün değil midir?” Zaman zaman aldığımız bu türden sorulara cevap olarak ve benzer tereddütlerin giderilmesi açısından, web’den de indirerek dinleyebileceğiniz Hazine başlıklı Expo Channel [...]
Tasavvuf’ta “fenâfillah”
Kelime-i tevhidin birinci kısmı olan “la ilahe -ötede tanrı olamaz” anlayışının değişik düzeylerdeki tezahürleri olan ve günümüzde yaygın olarak bilinen Taoizm, Budizm, Kabala, Hıristiyan mistisizmi gibi ekollerin her birisi, aslında Nebi ve Rasûller tarafından insanlığa tarih boyunca açıklanagelmiş ve Hazreti Muhammed aleyhisselam ile ikmal bulmuş olan yegâne DİN’in, insanların kapasitesi ve gücü nispetinde algılanması ve [...]
Sıradışı keşifler: Manyetik alanların suya etkisi
“Manyetik alanların hava verilmiş suyu etkilediği bulundu.” Institute of Physics (Fizik Enstitüsü) Yayınları arasında yeralan ve Yüksek Enerji Fiziği konusunda dünya çapında en son gelişmelerin yayınlandığı önde gelen Uluslararası Yüksek Enerji Fiziği Dergisi CERN Courier’in 46.cilt, 2. sayısındaki makalenin başlığı böyle. Devamında ise şunlar vurgulanmaktadır: “Fizikçi ve kimyacılar suyu ne kadar çok incelerlerse, suyun gerçekten [...]
Sıradışı keşifler: Genlerin rolü tahmin edilenin çok ötesinde!
Önce, web sitemizde sunduğumuz Dua ve Zikir kitabındaki şu ifadeleri dikkatle okuyalım: “DUA esas itibariyle, beynin ‘yönlendirilmiş dalgalarıdır’. Evrenin ilk oluşumu, Allâh tasavvurunun, ilim boyutunun enerjiye ve kuantsal yapıya dönüşümü ile meydana geldiği gibi; insanın bütün istek ve arzuları dahi, bilincin ilim boyutundan kaynaklanan istek ve arzularının beyinin yönlendirilmiş dalgalarıyla yoğunlaştırılması suretiyle meydana gelir. Bu [...]
Ötede bir tanrı olmadığını kabul edebilmek!.. Bu noktanın üzerinde neden bu kadar çok duruyoruz? Doğrusu, üzerinde ne kadar durulsa yine de yetmez; çünkü tanrısız olabilmek dünyanın en zor işi gibi görünüyor! Günümüzde maalesef sadece Müslüman toplumlar değil, okumuşundan cahiline dünya nüfusunun büyük çoğunluğu, toplumsal şartlanmalarıyla varsaydıkları ve inandıkları “yukarıdaki tanrı” hayalinin ötesinde (ve hatta tanrı [...]